Almanya Çifte Vatandaşlık Yasası: Türk Vatandaşlığına Yeniden Başvuru Süreci Başlıyor Almanya Çifte Vatandaşlık Yasası: Türk Vatandaşlığına Yeniden Başvuru Süreci Başlıyor

Nakit ihtiyacını gidermek, ev ya da taşıt sahibi olmak isteyen emekli vatandaşlar, bankalardan kredi kullanarak ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Ancak ödemelerinde güçlük çeken emekliler, borçlarını zamanında ödeyemeyince maaşlarına haciz konulması riskiyle karşı karşıya kalıyor. Yargıda son zamanlarda alınan bazı kararlar da emeklilerin maaşlarını kaybetmelerine neden olacak.
Emekli vatandaşlar, bankadan kredi çektiklerinde ve bu kredinin borcunu ödeyemediklerinde maaşlarına haciz konulabileceğini yazılı ve imzalı olarak onayladıklarını fark etmeyebiliyor ve sonuçta maaşlarına el konulması ve haciz uygulanması gibi durumlarla karşılaşabiliyorlar.
YARGI İTİRAZLARI KABUL ETMEYECEK
Emekliler, bankalardan yüksek limitli kredi almak istediklerinde, kredi sözleşmesi imzalamalarının yanı sıra maaşlarını gelir olarak beyan etmeleri gerekiyor. Ancak bu sözleşmenin bazı maddeleri, vatandaşların başını sonradan çok büyük belalara sokabiliyor. Ne yazık ki, sözleşme sayfalarca uzun olduğu için çoğunlukla dikkatlice okunmadan imzalanıyor. Sözleşmeyi imzalayan kişiler ödenemeyen taksitler için aylık emekli maaşlarının bloke edilmesi gibi ciddi sonuçlarla karşılaşıyor. İmzalanan muvafakatname nedeniyle, vatandaşların itirazları yargıda genellikle olumsuz sonuçlanıyor. Son zamanlarda, bu durumun sık sık yaşandığı görülüyor ve yargıda sürekli yer alıyor. 

Son zamanlarda yaşanan bu tür olayların tekrar yaşanmaması için Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, vatandaşları uyarmak amacıyla önemli bir karar aldı. Geçmiş yıllarda 913.07 lira maaş alan bir vatandaş iki ayrı bankadan kredi çekti ve bu kredilerinin geri ödemesinin 913.06 TL olduğunu belirtti.  Bu vatandaş kredilerinin aylık taksitini ödemesi halinde maaşından geriye sadece 1 kuruş kalacağını söyledi ve kirada yaşadığını, karısının ev hanımı olduğunu, emekli olarak aldığı olduğu emekli maaşından başka haneye giren hiçbir gelirin olmadığını, karısının bu borcu öğrendiğinde boşanmayı talep ettiğini mahkemeye beyan etti. Son derece zor durumda kalan bu vatandaş maaşına yapılmış olan blokenin kaldırılmasını talep etti ve parasının iade edilmesini istedi.  

MAHKEME UYARDI

Mahkeme kararında yer alan cevapta, emeklinin kredi işlemleri devam ederken aksi bir durum yaşanması halinde emeklinin maaşından kesinti olabileceğine kendi rızası ile muvafakat verdiği hatırlatıldı. Davalı banka, bu durumun başvuru esnasında emekliye bildirildiğini ve davanın reddedilmesi gerektiğini savundu. Mahkeme ise, bu dava üzerinden tüm vatandaşlara uyarıda bulunarak, haklarını kullanırken ve borçlarını öderken dürüstlük kuralına uymaları gerektiğini vurguladı.
Bu emeklinin kredi alırken sadece maaşını teminat göstermesi, bankanın kredi geri ödemesini tahsil etmesi sırasında bir risk oluşturduğu için alınan kararda bu durum ele alındı. Karar metninde, muvafakatnamelerle yapılan kesintilerin haksız şart niteliği taşımadığı belirtildi ve taraflar arasında sözleşme müzakere edilerek düzenlendiği vurgulandı. Aksi kabul edilirse hakkın açıkça kötüye kullanımı anlamına geleceği için davanın reddine karar verildi. 

Emekli vatandaş davanın reddedilmesine itiraz etti, ancak Yargıtay bu temyiz başvurusunu da reddetti. Sonuç olarak, borçluların kendi rızalarıyla imzaladıkları taahhütname ve belgelerin sonradan geri alınamayacağına karar verildi.