Brezilya Dövüş Sanatı Capoeira'da Kadir Efe Ekinci ve Umay Doğu'dan Çifte Madalya

Brezilya'da doğan ve Afrikalı kölelerin kimse anlamasın diye dansla harmanladıkları, aslında içerisinde çok fazla sertlikte içeren bu sporda Kadir Efe Ekinci ve Umay Doğu bize çifte madalya getirdi. T

Güncel 25.01.2022 - 15:12 25.01.2022 - 15:15 Berkay Keskin

Capoeira brezilya asıllı saldırı ve savunma sporudur. 16. yüzyıl başlarında ortaya çıkmıştır. ilk capoeiristalar (capoeira yapan kisiler) Afrika’dan Brazilya’ya getirilen kölelerdir , bu sporun içinde akrobasi ve dans olmasının asıl sebebide budur , Afrikalı köleler , köle sahipleri kölelerin onlara karşı isyan çıkaracağını anlamasın diye saldırı ve savunmayı hem müzik hem dans hem de akrobasi ile gizlemişlerdir böylece dışardan bakıldığı zaman dans ve akrobasi olarak gözükür fakat sporun içine girdiğimiz zaman aslında sporun içerisinde çok sert saldırı teknikleri barındığını anlarsınız. (Kadir)
 
Capoeiranın felsefesi şudur , capoeirayı çocuklar , kadınlar , erkekler yapabilir. Yapamayacak tek insan profili “istemeyenlerdir.” (Kadir)
 
Birbirimizle tam karakterimizin gelişim sürecinde tanıştık ve bu yüzden birbirimize uyum sağlamamız kolay oldu.  İkimiz bir ekibiz evet. birlikte çok güçlüyüz fakat Capoeira ne kadar grup sporu olarak görünse de arkaplanında bireysel olarak çok fazla hazırlık gerektiren bir spor. Kadirle ilk başta anlaşmak elbette biraz zor oldu. Çünkü çok küçük yaşlarda tanıştık uyum sağlamak biraz zaman aldı, hatta aramızı bir bebe büskivisi düzeltti diyebilirim :D  (Umay)


 
Türkiye’de bazı gruplar kendi aralarında eğlence amaçlı bazı turnuvalar düzenliyor. Yurtdışında capoeira biraz daha çevresel, Türkiye’de durum biraz daha farklı çünkü çok kapalı kutu olarak çalışıyorlar. Eğitmenler ve öğrencilerdeki ego, eğlencenin önüne geçiyor.
Turnuvalar genelde müsabaka şeklinde yapılıyor. 45 saniyeden oluşan 2 raunt şeklinde düzenleniyor ve berabere kalma durumunda 30 saniyeden oluşan 1 raunt daha yapılıyor , hareketlere göre puanlama sistemi bulunuyor. Toplamda 5 juriden oluşuyor , bunlardan 1’i akrobasiye , 1’i tekmelere , 1’i düşürüşlere ve geriye kalan 2 juri de müsabakanın tamamına bakıyor. Müsabaka sırasında yere düşürüş , rakibi kilite alma ve rakibi sakatlamayacak şekilde sert tekmelerde serbest bir şekilde yapılabilmektedir. (Umay ve Kadir)
 
Ülkemiz yaşadığımız ekonomik sıkıntılar nedeniyle, dünya çapında gerçekleştirilen birçok organizasyonun dışında kalmakta. Bizde bu sıkıntıları çok yaşadık. Çok fazla merciye başvurduk fakat hiçbir geri dönüş alamadık. Ailemizin maddi ve manevi desteği olmasaydı bu başarıya yine sahip olamayacaktık. Bu sebeple dünya çapında olan yarışmalara her ne kadar katılmak istesek de ekonomik sıkıntılar yüzünden geri planda kalmaktayız. (Umay)


 
Capoeira bir kültürdür, felsefedir, müziktir, sanattır, enerjidir, bazen öfke bazen mutluluktur. Kısacası capoeira hayattır. İçine girdiğinizde sizi daha da saran bir sarmaşık gibidir. Her yeni bir günde capoeirayla daha çok şey öğrenirsiniz. Müzikle zihninizi, yapılan oyunlarla vücudunuzu medite edersiniz. Capoeira yapamam, olmaz gibi kelimeleri kabul etmez. Tüm insanları evrenselleştirir, eşitler. Kibri törpüler. Jogo dediğimiz ve oyunlarımızı gerçekleştirdiğimiz o alana herkesin çıkıp o enerjiyi, o mutluluğu tatmasını çok isterim.. (Umay)


 
KADİR EFE EKİNCİ
 
2017 Eylül ayından beri yaklaşık 4.5-5 senedir capoeira yapıyorum.
 
Bu spora beni annem yönlendirdi , ben normalde yüzme kursuna yazılmaya gitmiştim tesise fakat annem orda capoeira dersi verildiğini görünce bana bu sporu ve içeriğini anlattı ve içeriğinin bana uygun olduğunu düşündük böylece kaydımı yaptırdık.
 
Eski antrenörümüzleyken dersler 1 saat sürüyordu , bunun 30 dakikası ısınma 30 dakikası tekme çalışması olarak fakat antrenörümüzden ayrıldıktan sonra capoeirada ısınma ve tekmeden daha fazlasını olduğunu keşfettik ve kendi başımıza 2’li olarak çalışmaya başladık şu anda da her katılabildiğimiz capoeira etkinliğine katılarak yaptığımız spor hakkında her gün daha fazla bilgi edinmeye çalışıyoruz.


 


 
Asiye Ağaoğlu Anadolu Lisesinde 11. sınıf sayısal bölümü öğrencisiyim.
 
Bu alanda aldığım ilk madalya 16.01.2022 cumartesi günü aldığım 3.lük yani bronz madalyadır.
 
Capoeira Open Tournament 2022 , bu turnuva için turnuva tarihi belli olduğu andan itibaren çalışmaya başladık yani yaklaşık 2-2.5 ay düzenli ve sıkı bir şekilde çalışma yaptık. Buradan madalya ile döneceğimizi hiç tahmin etmezdik çünkü bu turnuva Umay içinde benimde içinde bir ilkti çok heycanlıydık , katılan 14 ülke içinden Türkiyeyi temsilen 2 başarı elde edeceğimizi hayal bile edemiyorduk.
 
Madalyayı alıcağım belli olduğu anda vücudum adrenalin ve serotoninle doldu heycandan ne yapacağımı bilemedim  , koşarak kürsiye çıktığım anda orada Türk bayrağı ile bulunmak , ülkemi temsil etmek ve ülkeme başarı kazandırmak beni ve ailemi çok gururlandırdı , çok mutlu etti.
 
Bundan sonraki turnuva 2 ay sonra Dubai’de gerçekleşmesi ön görülüyor , o turnuvayada katılmayı çok istiyoruz fakat ekonomik durumumuz bizi biraz zor durumda bırakıyor…
 
ileriye dönük olarak bu sporla ilgili hayalimiz Türkiyede’de biran önce federasyonunun kurulup bu tarz etkinliklerde daha fazla Türk bulunması ve ülkemize daha çok madalya ve başarı getirmektir.
 
Üniversitede yazılım mühendisliği okumayı istiyorum , yazılım mühendisliği konusunda ilerlemeyi istiyorum fakat aynı zamanda capoeira alanındaki aktifliğimide bırakmayı düsünmüyorum.
 
Capoeira sporu ile uğraşmak en başta bana çok güzel arkadaşlıklar kazandırdı ve aynı zamanda hayatımı düzene sokmamı sağladı , günlerimin çoğunu spor salonunda arkadaşlarımla spor yaparak geçiriyordum , bedenim ve zihnim capoeira ile gelişti. Capoeira öncesi biraz asosyel bir insandım ve capoeira sayesinde çok fazla insanla tanışıp sosyelleşmeye başladım.
   
UMAY DOĞU

2011 yılında başladım. Geçtiğimiz aylarda 10. yılımı doldurdum..
 
8 yaşındayken 5 yıllık yüzme serüvenimi babamın capoeirayı keşfetmesi sayesinde ailecek bir karar alıp sonlandırdık :D Böylece 10 yıllık capoeira serüvenim başlamış oldu.
 
Bundan 5 ay önce eski antrenörümle çalışırken derslerim 1 saatti. 30 dakika ısınma ve 30 dakika tekme antrenmanı olarak ilerliyordu. hocayla yollarımızı ayırdıktan sonra farkettiğim üzere capoeira bundan çok daha fazlasıymış. Henüz sistematik bir ders durumum yok. Çevremde tanıdığım her capoeiristanın dersine katılmaya çalışıyorum. kendimi bilgiye aç olarak nitelendiriyorum. "nerde capoeira orda ben" felsefesini benimsedim :D
 
İstanbul Aydın Üniversitesi Biyomedikal Cihaz Teknolojileri 1. sınıf öğrencisiyim.


 
2012 yılında kendi grubumuz arasında yaptığımız solo yarışmasında kazandığım madalyam var. Hatırladığım kadarıyla yine o yıllarda gösterilerden kazanmış olduğum teşvik madalyalarım var. Tek dünya çapında kazandığım ve gerçekten önemli olan madalya Budapestede kazandığım madalyaydı :)
 
2022 Budapeste Uluslararası Capoeira Turnuvasının olacağı haberini 2 ay öncesinden aldık. Katılıp katılmama kararını vermemiz 1 ay gibi bir süre düşündürdü bizi. Bu düşünme sürecindeki en büyük etken tabii ki ekonomi oldu. Geriye kalan 1 aylık gibi bir süreçte ise Kadir ve ben bir spor salonunda ağırlıklı olarak çalıştık. Türkiye'de bulabildiğimiz her capoeira organizasyonuna gitmeye çalıştım. Bu şekilde ilerledim. Gerçekten derece beklemediğime yemin edebilirim. Diğer ülkelerde capoeira kültürü çok daha farklı bunun bilincinde olarak gittim ama bu denli bir başarı elde etmek inanın hiç beklediğim bir şey değildi. Çok fazla şaşırdım, hir süre idrak edemedim. Azeri dostlarım maçtan sonra yüzüme bakıp niye sevinmiyorsun dediler, neden sevineyim daha bitmedi dediğimde final maçına çıkıp rakibi yendiğimi 2 dakika falan bana idrak ettirmeye çalıştılar. o an çok komik ve güzeldi:D
 
14 farklı ülkenin olduğu böyle bir organizasyonda kürsüye bir Türk olarak çağırılmak çok başka bir duygu. Nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Capoeira harici çok farklı sporlar yaptım, başarılar elde ettim fakat bu his bambaşka bir şey. Umarım tekrar yaşama fırsatı elde edebilir hem ailemi hem de ülkemi tekrar gururlandırabilirim.
 
Yine 2022'nin Mart ayında bu sefer Dubai'de bir turnuva olması ön görülüyor. Ekonomik durumlar sebebiyle tabii ki yine derin bir düşünce içine girdik maalesef...
 
Dünya çapınca tanınan bir capoeirista olmak çocukluğumdan beri en büyük hayalim. Bu gayeyle yaşadım, bu hırsla çalıştım, bu düşüncelerle egomu ve kibrimi körelttim. En büyük hedefim bu.
 
Şu an okuduğum bölüm yaptığım işten biraz daha komplike bir bölüm. Bazı durumlarda birbirini tamamlar nitelikle fakat genel olarak çok zıt iki dal. Fakat okuduğum bölümle ilerlemek elbet isterim. Önünün çok açık olduğunu ve ölmeyecek bir meslek olduğunu düşünüyorum. Bunun bilincinde ilerliyorum.
 
Karakterimin gelişmesinde en büyük yere sahip şey belki de capoeiradır. Salonda durduğum süre evde geçirdiğim süreden çok daha fazla olduğu zamanlar oldu. Çok küçük yaşlarda özgüven sahibi oldum. Yaptığımız spor çok alışılagelmiş olmadığından dolayı insanlara bir şeyler anlatıp, öğretmeye başladığımda da çok küçüktüm. Capoeirayı ön yargısız bir şekilde insanlara aşılamaya çalışmak büyük sabır gerektiren bir durumdu, bu yüzden bana sabretmeyi de öğretti. Benden yaşça büyük insanlarla arkadaş olmak durumunda kaldığım için nerde ne şekilde davranılması gerektiğini daha erken yaşta kavradım. Egonun kibre dönüşmemesi gerektiğini öğrendim. Yaşanılan her tür tartışmanın o anda kalması gerektiğini öğrendim. Belki unuttuğum ve şu anki Umayı oluşturan bir çok karakter ögesi vardır hatırlamadığım. Böyle bir spor yaptığım için her zaman kendimi çok şanslı hissettim.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@