01 Mart 2017 Çarşamba 14:31
Milli Çizgi Film Olmadan Gerçek Altın Nesil Yetişmez

ROPÖRTAJ;

YANLIŞ ÇİZGİ FİLMLER ÇOCUKLARIN DÜNYASINDA NE GİBİ SONUÇLAR DOĞURUR?

Çizgi filmin alt yapısı çocuk edebiyatından beslenir. Ülkemizde çocuk edebiyatı yüzde 90 tercüme eserlerle karşılanır. Çizgi filmlerde ise şiddet ve kötü alışkanlıklar adeta özendirilmektedir. Çizgi film karakterleri, bir sanal kahraman olarak  çocuklarımıza rol model olarak sunulmaktadır. Yalnızca Örümcek Adam'ı örneklersek, ona özenen çokça çocuğunun evlerinin penceresinden, balkonundan yere atlayıp facialara yol açtıkları bilinmektedir.  

Çizgi filmler hemen arkasından, oyuncak kavramını gündeme getirir. Burada ise örneğin, Barbie bebekle çocuklarımıza tek kalıp kadın tiplemesi figürü verilir. Tabi bütün bunlar aynı zamanda markalaşma kavramınında ön hazırlıklarıdır. 

YANİ YABANCI ÇİZGİ FİLMLER ÇOCUK AÇISINDAN SAKINCALIDIR DİYEBİLİR MİYİZ?

Ülkemizde çocuklara yönelik yayın yapan TV kanallarının -ki yaklaşık 25 tane- hiçbiri milli çizgi film üretmediğinden dolayı batılı değerleri çocuklarımıza empoze etmektedirler. Hele ki Mickey Mouse'un artık gay ve lez Mickey'leri üretmeye başladığı durumda, geleceğin artık sapkın yönlenmelere maruz kalacağını da hesaba katmamız lazım. (Ülkemiz nüfusunun 25 milyonu, 12 yaşın altında yani bu, çocuklarımıza kendi değerlerimizi yüklemleyemezsek gelecekle ilgili ciddi endişelerimizin olmasının kaçınılmaz olduğunu gösterir. Muhafazakar Türk halkı, çocuklarının isimlerini Muhammed ya da Fatıma koyarak bu işi çözdüklerini sanmaktadır.) 

ALGI OPERASYONLARINDA ÇOCUK FİGÜRÜNÜN ÖNEMİ NEDİR?

Bu günlerde popüler olan bir kavram var ki, yani algı operasyonu, hemen her türlü konunun adete başlangıç cümlesi olmuştur. Asıl algı operasyonu yani kültürel işgal, çocuklarımızın üzerindedir. Şu anda Irak'ta Erbil'de, Amerikan bayraklı oyuncaklarla, o coğrafyanın çocukları üzerinde bir algı çalışması yapılmaktadır. Bizde, Kuran kursuna giden çocuklarımızın giydikleri tshirtlerde Amerikan bayrakları ya da İngiliz bayrakları önemsenmemektedir. Gençlerimiz için kahveler Yemen'den değil Starbucks'dan gelmektedir. Futbol, müzik, TV-sinema yıldızları modernite dininin azizleri-evliyaları olmuşlardır. Dolayısıyla kendi çocuklarımız yandaşlık hususunda kökten batıcı olmuşlardır. Asıl fundamentalizm budur. Ayrıca oluşturulan çalışmalar büyük ve hacimli bir ekonomik gücünde sahibidirler. Kendi paralarımızla kendi çocuklarımızı, kendi ellerimizle kültürel açıdan zehirlemekteyiz. İşin ciddiyetinin farkına varan kimse yok.  Özellikle çizgi film konusu açıldığında ilk kullanıla gelen kelime sübliminaldir. Yani gizli ve bilinçaltı vurgulamalar. Ben bu konuya katılmıyorum. Artık bilinçaltı değil, bilincin her yerine vurmaktalar. Çizgi filmlerde akılılara işlenilen temel konular, sihir-büyü, şiddet, mucize, seks (Homoseksüalite) gibi konulardır. Masum gibi gösterilen hikayelerde özellikle, Yunan Mitolojisi; Tanrı kavramını dahi başka türlü işleyerek aktif rol oynar. Elbette top yekün bir karalama yapamayız ama Batı'nın iyi niyetli ve vicdanlı çalışmaları dahi bu konuda gölgede kalmaktadır.  

PEKİ BU DURUM YANİ ÇİZGİ FİLMLERİ SUBLİMİNAL MESAJ OLARAK KULLANMAK, NASIL VE NE ZAMAN ORTAYA ÇIKTI?

SSCB'nin yıkılmasıyla Doğu ve Batı blogunun düşmanlık noktasındaki kutuplaşması nihayetlenmişti. Özellikle Batı blogunun, emperyal amaçları doğrultusunda yeni bir düşmana ihtiyacı vardı. Bu ihtiyaç da doğal olarak, İslam ve İslamın temsil ettiği değerler yer alacaktı. Bu işin fiili startı 11 Eylül ile birlikte verilmiştir. İslami terörizm dalgası ile, yoğun bir şekilde süren sıcak savaş artan şiddeti ile devam etmektedir. Ancak, göz ardı edilmemesi gereken bir konu daha vardır ki o da kültür emperyalizminin ara vermeksizin başta İslam ülkeleri olmak üzere, tüm dünya insanlarını -özellikle çocukları- hedefinde tutmaya devam ettiği gözlemlenmektedir. Bütün dünya eğitim sistemleri ilgili ülkelerin stratejileri ile örtüşük olarak formal yönden sürdürülmektedir. Ama asıl, gizli emeller informal eğitim çerçevesinde devam etmektedir. İşte burada özellikle çocuklar için öncelikli olarak çizgi filmler ön plana çıkmaktadır. Amerika'nın istek ve hevesleri doğrultusunda, tek dünya tipi bir insan yetiştirmek hedeflenmektedir.  

BİR ÇİZGİ FİLM PROJENİZ VAR, BİRAZ BAHSEDER MİSİNİZ? 

İşte bütün bu gerçeklerin ışığı altında bizde bu gidişata dur demek için, itiraz etmek için, bir çalışmanın içine girdik. Ve 'Herotürk' ismini verdiğimiz, Türkiye'nin ilk, sanal ve milli çizgi roman karakterini oluşturduk. Dört cilt çizgi romanını ürettik. Kahramanımızın maceraları ile ilgili 6 adet roman yazdık. Hatta kahramanımızın macerasının anlatıldığı bir tiyatro oyunu da sergiledik. Aylık çocuk dergisi çıkarttık. Ve nihayetinde pilot bölüm olarak bir de çizgi filmini hazırladık. Ve dosyamızı TRT'ye sunduk. TRT'nin raflarında dosyamız beklemektedir. Gerekli desteği göreceğimiz günü bizde merakla beklemekteyiz. 

MİLLİ ÇİZGİ FİLMLER YAVAŞ YAVAŞ ÜRETİLSE DE ULUSAL KANALLRDA YAYINLANMIYOR BUNUN SEBEBİ SİZCE NEDİR?

Diğer özel televizyon kanallarına götürmedik, çünkü onlar yerli üretimden yana değiller. Nasılsa işin kolayı var. Yurtdışından ucuza mal ederek aldıkları çizgi filmleri, yayınlamak onlar için ticari bir tercih. Yurtdışında diğer ülkeler, bu tür kültürel üretimler için sübvanseler vermekteler. Dolayısıyla ülkemizde çizgi film üretimi birkaç idealist ekibin işi. TRT bu hasasiyeti yeterince karşılamamaktadır. Üniversitelerimizin bile yeterince önem vermediği bu konu, devlet erkanından da pek yüz bulamamaktadır. Diyanet, Milli Eğitim, Kültür Bakanlığı hatta Genelkurmay'ı bile ilgilendiren bu konu ortada ve mahsundur.  

İşte bu konuların ışığı altında milli eğitime, milli kültüre önem verilmesi gerektiğini defaatle dile getiren ve bu konuda seferberlik çağrısı yapan, Sayın Cumhurbaşkanı'na konunun önemine dair bir mektup hazırladık. Mektubun özeti aşağıdaki konuları içermektedir. 

1- NÜFUSUMUZUN 25 MİLYONU 12 YAŞ ALTI MELAİKELERİMİZDEN OLUŞMAKTADIR. BUNLAR İÇİN İNFORMAL MAHİYETTE BİR EĞİTİM STRATEJİSİNE İHTİYAÇ VARDIR. ÇOCUKLARIMIZ İÇİN ÇİZGİFİLMLER, ÇOCUK EDEBİYATI, İNTERNET OYUNLARI, MİLLİ OYUNCAK GİBİ KONULAR İVEDİLİKLE ELE ALINMALIDIR. FORMAL EĞİTİMDE İSE İSTİDADA GÖRE EĞİTİM AMAÇLANMALIDIR. MİLLİ MAARİF SİSTEMİ TESİS OLUNMALIDIR.
UNUTMAYIN KENDİ DEĞERLERİMİZLE EVLATLARIMIZI KODLAYIP YETİŞTİREMEZ İSEK...ADLARINI MUHAMMED KOYDUKLARIMIZ RİCHARD, FATMA KOYDUKLARIMIZ ELİZABETH OLARAK YETİŞECEKLERDİR. 10 YIL SONRASI YANİ BU ÇOCUKLARIMIZ 20 Lİ YAŞA GELDİKLERİNDE SUFLİLİK ORANIMIZ ARTACAKTIR.

2- DİYANETİN YAPISI VE İŞLEYİŞİ REVİZE EDİLMELİDİR. ACİLEN MODERN BİR KURAN TEFSİRİNE İHTİYACIMIZ VARDIR. AYRICA AÇIKLAMALI BİR MEALDE HAZIRLANMALIDIR.
İMAM EFENDİLERİ YA DA DİĞER DİN GÖREVLİLERİNİ HAYATIN İÇİNE ÇEKMEK ZORUNDAYIZ. ETKEN BİR YAPI ZARURETİ HASIL OLMUŞTUR. BÜTÜN DİNİ YAPILARA BAĞIMSIZ DİNİ DENETMENLER KOMİSYON MANTIĞI İLE MONTE EDİLMELİDİR. YARDIM, BAĞIŞ, SADAKA, ZEKAT, KURBAN YARDIMI GİBİ ORGANİZASYONLAR AYRICA DENETİME TABİİ OLMALIDIR.

3- BÜTÜN SİYASİ PARTİLERİMİZ HEMEN KONGRELERE GİDİP, İÇ SAFRALARINI TEMİZLEMELİDİRLER. KADROLAR YENİLENMELİDİR. SEÇME VE SEÇİLME İLE İLGİLİ MEVZUAT GÖZDEN GEÇİRİLMELİ, SİYASİLERİN SEÇİMİ BİR KISIM KRİTERLERE BAĞLANMALIDIR. PARLEMENTER YAPIYA SENATO TEKRARDAN EKLEMLENEREK İHDAS EDİLMELİDİR.

4- HUKUK SİSTEMİMİZ SİLBAŞTAN GÖZDEN GEÇİRİLMELİDİR. AİLE, MİRAS, CEZA HUKUKU TEMEL DİNAMİKLERİMİZE GÖRE TERTİBE TABİİ OLMALIDIR.

5- KIZILAY, YEŞİLAY GİBİ YAPILARIMIZ GÜÇLENDİRİLMELİDİR.

6- ADALET, EMNİYET, EĞİTİM, ASKERİYE, İSTİHBARAT GİBİ YAPILARIN MANİFESTOLARI BELİRLENMELİDİR.
BELEDİYELERİN İŞLEYİŞLERİ REVİZE EDİLMELİDİR.

7-BİLGİ KİRLİLİĞİNİN VE MANİPÜLATİF BİLGİNİN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN CİDDİ CİDDİ SOSYAL MEDYANIN, MEDYANIN YENİ TÜRKİYENİN ŞARTLARIYLA ÖZDEŞİR HALE GETİRİLMESİ GEREKİR. ÖZELLİKLE TV PROGRAMLARI SIKI DENETİME TABİİ OLMALIDIR.

8- ÜNİVERSİTELERİN REHABİLİTASYONA İHTİYACI VARDIR. GÖZARDI EDİLMEMESİ GEREKEN EN HAYATİ KONULARIMIZDANDIR, ÜNİVERSİTELERİMİZİN ISLAHI.

9-İNSANIMIZI MEMURİYETE DEĞİL ÜRETİME YÖNELİK YÖNLENDİRMELİ VE TEŞVİK ETMELİYİZ. TARIM VE HAYVANCILIK HUSUSUNDA YENİ BETİMLEMELERE İHTİYACIMIZ VARDIR. ÜRETİM, İSTİHDAM VE İHRACAT KONULARI İVEDİLİKLE YÖNLENDİRİLMELİ VE TANIMLANMALIDIR.

10- MADENCİLİK VE ÇEVRECİLİK GİBİ SPESİFİK KONULARI İHTİSASİ DÜZEYDE MASAYA YATIRMALIYIZ.

11- KÖTÜ ALIŞKANLIKLARLA İLGİLİ MÜCADELEYİ HIZLANDIRMALIYIZ.

12- MEŞREBİMİZE UYGUN SINIR KOMŞULARIMIZLA İLİŞKİLERİMİZİ İNSANİ DÜZEYDE GELİŞTİRMELİYİZ.



Son Güncelleme: 02.03.2017 11:56
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat: Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.