Çocuğunuzu Ne Kadar Tanıyorsunuz?

Ailelerin bir kısmı çocuğunu net bir şekilde tanıdığını savunurken bir taraftan çocuklarının onları şaşırtan hareketlere şahit olduklarını söyleyip, bunun bir şekilde çözüm yolunu aramaya başlıyorlar. Uzm. Aile Danışmanı Serap Ağalar günümüzdeki ailelerin çocuklarını ne kadar iyi tanıdığı ve anladığı yönündeki fikirlerini bizimle paylaştı.

Çocuğunuzu Ne Kadar Tanıyorsunuz?

Ailelerin çocuklarını ne kadar tanıdığından ziyade bireylerin kendilerini ne kadar iyi tanıdığına odaklanmaları gerektiğini düşünüyorum. Sürü psikolojisinin ve sosyolojiye karşı çıkamamanın yapıldığı evliliklerin sonuçları maalesef kişileri mutlu etmeye yetmiyor. Kişinin kendini tamamıyla tanıması çok mümkün değildir. Çünkü yaşanılan tecrübeler bir süre sonra olaylara ve kişilere verilen tepkilerin de güncellemesini yapar. Fakat kişinin kendini tanıması neyi istemediğini bilmesiyle özdeşleşebilir. Birçok genç hala devam eden aile baskısı, arkadaş baskısı, sevgili baskısıyla kendilerini evliliğe hazır hissetmese de kısa vadede verdiği evlilik kararı ile evlenebiliyor.

Çelişkili bir şekilde aldığı bu kararla da ‘’hiçbir şeye tam hazır olamadım zaten, evlilik kararı da böyle bir şey belki de ‘’ diyerek attığı adımın sonunda karşılaştığı pürüzlerle yaşamını bir kaos haline getirebiliyor. Kimi birey ise anne ve baba olmaya hazır olmadan bir de çocuk sahibi olmak isteyip çoğu da bu istek doğrultusunda çocuk sahibi olabiliyor. Bazı danışanlarımdan da gözlemleyebildiğim kadarıyla çocuklarda bu ani kararların ve oturmayan iletişim şeklinin mutsuz sonuçları oluyorlar.

Ailede nasıl bir iletişim şekli varsa çocuk aileden görmüş olduğu iletişim kalıbını ailesine ve çevresine yansıtıyor. Çocukların, ebeveynlerin yansıması olduğunu unutmamak gerekiyor. Eşlerin iletişimi, birbiriyle paylaşımı, ailenin çocuğuyla onları korkutmadan, ses yükseltmeden iletişim kurduğu taktirde çocukların ailelerinden saklayacağı nedenleri kalmıyor.

Çocukların iyi bir gözlemci olduğu ve beyin yapılarının adeta bir sünger gibi olup, gördüğü duyduğu hiçbir şeyi unutmadığı ve her şeyi iyi ve kötü olarak doğru ve yanlış olarak anlamlandırdığı bireyler olduğu unutulmamalıdır.

YORUM EKLE