Sosyal Medyaya Hukuk Gözü!

Biliyorsunuz, Haziran’da erken seçim yapılacağı açıklandı. Özellikle seçim dönemlerinde ve politikanın nabız atışının arttığı dönemlerde, sosyal medyada paylaşımlarımız da artıyor. Bazen bir anlık gaflet ile hakaret boyutuna varan paylaşımlarda bulunabiliyoruz.

Bazense paylaştığımız içeriğin hukuksal olarak kabul edilemeyeceğinin farkında olamıyoruz. Ben de bu hararetli dönemde, sosyal medyada paylaştığımız içeriklerin hukuksal yönü ve bilişim hukuku hakkında biraz bilgilenmek istedim. Bu yüzden Uğur Hukuk ve Danışmanlık’tan Atıl Uğur ile bilişim hukuku hakkında bir röportaj gerçekleştirdim.

Atıl’ın verdiği bilgiye göre; eğer içeriğinde hakaret bulunmuyorsa ve bireylerin özel bilgilerini ifşa etmiyorsak, bilgilendirme amaçlı yaptığımız tüm paylaşımlar hukuka uygun. Çünkü halkın ve kamunun yararına bir paylaşımda bulunmuş oluyoruz. Ya da hukuka uygun eleştiri yaptığımızda, hiçbir şekilde yaptırımı bulunmuyor. Fakat özellikle cumhurbaşkanı gibi, bazı siyasilere hakaret suç sayılıyor. Seçmenler arası hakaret yapıldığı zaman, Türk Ceza Kanunu’ndaki hakaret suçu oluşuyor. Kısacası, hakaret etmediğimiz ve kişisel bilgileri ifşa etmediğimiz sürece yaptığımız paylaşımlar hukuka uygun.

Atıl’la muhabbetimi sosyal medya ile sınırlı bırakmadım. Bilişim hukuku alanında merak ettiğim diğer konuları da kendisiyle konuşma fırsatım oldu. Diyelim ki, bir bankanın internet bankacılığına giriş yapmak istiyorsunuz ama site kopyalanmış. Ben bankanın internet bankacılığına giriş yaptığımı düşünürken, dolandırıcı bir siteye giriş yapıp maddi kayba uğruyorum. Böyle bir durumda ne yapmam gerektiğini sordum.

Böyle bir durum başımıza geldiği zaman, derhal kişisel bilgilerimizi içeren kartlarımızı iptal etmemiz gerektiğini öğrendim. Ardından ise hemen savcılığa suç duyurusunda bulunmamız lazım. Böyle bir suç gerçekleştiği zaman, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na mahkeme aracılığıyla müzekkere yazılıyor, Cumhuriyet Başsavcılıkları’na şikayet yapılıyor. Dolandırıcı sitenin bir IP adresi ve bazı teknik bilgileri oluyor. Bu bilgiler incelenmesi için bilişim bürolarına gönderiliyor. Yurtiçi veya yurtdışı merkezli mi olduğu tespit edildikten sonra diğer tespit çalışmalarını savcılık yürütüyor.

Eğer siz de benim gibi Youtube kanalı olan veya internet üzerinden içerik üretip paylaşan biriyseniz ya da bir e-ticaret siteniz varsa, sizin de bilişim hukuku hakkında biraz bilgilenmeniz faydanıza olabilir. Bunun için pek çok konferans düzenlendiğini belirtiyor Atıl, bunlardan birine katılabilirsiniz. Genel olarak ise; hakaret içermeyen, özel hayatın ihlal edilmediği içerikler hukuka uygun. Bir de kişilerin izniyle o kişiler hakkında bilgi paylaşımı yapmak önemli.

Bilişim hukuku… Teknoloji, internet ve sosyal medya kullanımının bu kadar fazlalaşmasıyla günümüzde en çok ihtiyaç duyulan alanlardan belki de. Neler bilişim hukukunun alanına girer? Neler bilişim suçu sayılıyor? Siz de benim gibi merak ediyorsanız Atıl’la olan röportajımı Youtube kanalıma yükledim, aşağıdaki linki takip ederek videonun tamamını oradan izleyebilirsiniz. İyi seyirler!

RÖPORTAJI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

YORUM EKLE