Size de oluyor mu? Bende bu aralar inanılmaz bir dinlenme, içime kapanma, evde vakit geçirme ve enerjimi yeniden toplama isteği var. Hareketli, eğlenceli, sürprizlerle dolu, spontane yaşadığım bir yazı yavaş yavaş geride bırakıyorum. Yaz boyunca dışarıya verdiğim enerjimiyse, sonbaharın hafiften kendini hissettirmeye başladığı şu günlerde tekrar toparlamak istiyorum. Yaz süresince sürdürdüğüm spontane hayatımın yerini, daha düzenli ve planlı bir yaşam tarzıyla doldurma niyetim var. Bakalım uygulayabilecek miyim? Peki aklımda neler var?

Arada yaptığım kısa yürüyüşleri saymazsak uzun zamandır düzenli spor yapmıyorum. Epey uzun bir süre ise yogayı düzenli olarak yapmıştım. Bu yüzden tekrar yogaya başlama isteğim var. Hedefim haftada en az iki kere yogaya gidebilmek. Yoga vücuduma esneklik, yaşam tarzıma düzen ve zihnime netlik getiriyor. Ayrıca yogaya devam ettiğim zamanlar beslenmeme de dikkat ediyorum. Özellikle yaz süresince evde nerdeyse hiç yemek yapmadım. Evde yemek yapmak, daha yeşil ve sağlıklı besinler tüketmemi sağlıyor. Tekrar yemek yapmaya başlamam, benim için vücudumun da bir nevi detoksa girmesi demek.

Bir diğer hedefim; kendimi geliştirebileceğim yeni alanlar keşfetmek ve bu alanlarda kendime yatırım yapabilmek. Bu aralar neye karşı ilgi duyuyorum, neyi yapmazsam içimde ukde kalır, biraz bunun üzerine düşüneceğim. Heykel mi, resim mi, ebruli sanatı mı, seramik mi? Ne benim ilgimi çekiyor? Araştırıp bulabildiğim en uygun kursa gitmek istiyorum. Beceremesem bile en azından denemiş ve kendimde yeni bir yönü keşfetmiş olurum. 

Ayrıca sonbahar boyunca gitmek istediğim pek çok kültürel, sanatsal ve sosyal aktivite var. Özellikle İstanbul, Eylül ayına kültürel ve sanatsal etkinlikler anlamında oldukça hızlı bir başlangıç yaptı. Her yerde dolu dolu programlar var. Geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen Contemporary İstanbul bunlardan biriydi. Oldukça kalabalık olan sanat fuarı bana, “İstanbullular meğer sanat aşkıyla yanıp tutuşuyormuş ama benim haberim yokmuş.” dedirtti. O kadar yoğun bir ilgi vardı. Devam eden diğer sergiler ise 15. İstanbul Bienali ve Sakıp Sabancı Müzesi’nde Ai Weiwei’in porselen çalışmalarına odaklanıldığı sergisi. Her ikisi de en yakın zamanda gitmek istediğim sergilerden. Geçtiğimiz günlerde Dolapdere’de açılan Pilevneli Gallery de, merak edip görmek istediklerim arasında yer alıyor.

Sonbaharda yapmayı planladıklarım bunlarla bitmiyor. Gidilecek sinema ve tiyatrolar ile okunacak kitaplar var daha. Tatildeyken otelde tanıştığım ve bilgi birikimiyle beni kendilerine hayran bırakan iki arkadaşımın önerdiği bir kitap var aklımda. Engel Yolun Kendisidir. Yazarı Ryan Holiday. En yakın zamanda okumak istediğim bir kitap, engellerimi fırsatlara çevirebilmek için. Uniq İstanbul’da sahnelenecek Shakespeare’in “Bir Yaz Gecesi” oyunuysa, heyecanla beklediğim oyunlardan. 9 Kasım’da sahnelenecek oyunun başrollerinde Levent Üzümcü, Neslihan Yeldan, Sezai Aydın, Beyti Engin ve Arda Aydın yer alıyor. İstanbul Devlet ve Opera Balesi’yse Ekim itibariyle opera ve bale severlere oldukça yoğun bir program sunuyor. İçlerinde benim ilgimi çeken “Uyuyan Güzel” balesi oldu. Onu da listeme alıyorum.

Benim sonbahar için planladıklarım bunlar. Sizin sonbahar planlarınız var mı? Eğer yoksa ne duruyorsunuz? Haydi alın elinize bir kağıt kalem ve yapmak istediklerinizi, hep erteleyip durduklarınızı listeleyin. En çok yapmak istediklerinizi en üst sıraya taşıyın. Sonra da hiç beklemeden harekete geçin! Hayata geçirmek için bugün değil de ne zaman?
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat: Suç teşkil edecek, içerik ve yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Antonio Banderas 2017-10-24 12:33:35

Sonbahar, ilkbahar kadar olmasa da güzel bir enerji veriyor bana..
İlkbaharın enerjisini güneşten, sonbaharınkini de rüzgardan alıyorum. :)
Sonbahar hüzünlü diyenlere ise cevabım şudur:
"Hüzün de hayatın bir parçasıdır, aynı açlık, susuzluk, üşüme gibi."
Açsan yemek ye, susuzsan su iç, üşürsen kalın giy.
Hüzünlü isen de al bir arkadaşını, otur bir kafede "hayat" a dair sohbet et.
Boğazından aşağı süzülen ılık ve tatlı bir suyun susuzluğunu gidermesi ve vücuduna zindelik vermesi gibi "bilgelik" de ruhuna zindelik versin.