SESSİZ ÇIĞLIĞIN KARANLIĞI 12 EYLÜL

“Ne yasımız bitti, ne dindi gözden yaşımız, Hakk yürekli vatan evlatlarıydı darağacına yolladıklarımız. Kör karanlık gecede bir masumun sessiz çığlığı, geride kalan yaslı adalardan kalma acı hatıralarımız.” 
Vatan uğruna canını verecek vatan evlatlarını satılmış ruhlar kumpanyasının ihanet tiyatrosunda astılar. Sandılar ki asarak, öldürerek bizi korkuturlar ve anayurdumuzda hürriyetimizi elimizden alırlar ama bilmediler biz İstiklale aşık bir milletiz ve bir ölür bin doğarız…
Savaş alanlarında ok, yay ve mızrakla yazıldı yazımız. Hakk’a kul, İstiklale aşık bir milletin, peygamber ocağı saydığı ordusunun, Mehmetçik yürekli bileklerinde binlerce yıl at üstünde kılıç sallayan bir milleti yeneceğini ve tarihten sileceğini düşünen “ tek dişi kalmış canavar” azgın batı bir kez daha kaybetti. Kaybetti batıl ateşinin ummanda battığı gibi. 
Kaybetti batıl Bedir, Uhud ve Hendek’te. Anadolu üzerine hayaller kuran batıl kaybetti Dandanakan’da, Malazgirt ve Şam’da. İstiklalimize ve altı asırlık çınarımıza kastedenler kaybetti Çanakkale’de ve Kut-ül Amare’de…
Topraklarımızı isteyen küstahlarla, vatanımıza ihanet eden hainlerin ittihat ve terakki umutları canımızı alsa da, Sarıkamış’ta ne bizi İstiklal aşkın vazgeçirdi ne de Aziz Türk Milletinin Hakk’a teslimiyetini bitirdi.
Aziz Türk Milletimizi tarihten silmek için dünya savaşlarıyla yeryüzünü kan ve gözyaşı bataklığına çevirip, toprağın altındaki kara bela petrol uğruna yeryüzünde zulüm haritaları çizdiler. Zalimlikle yeryüzünde ilerleyen zalimler çöllerde korkakça gezen vatansız, sürgün korkakların torunlarıdır aslında. Aslı korkak olanların zalim nesilleri yeryüzünde bir kara büyü gibi yayılırken hep karşılarında Aziz Türk Milletini buldu, kendilerine dur diyen. 
İşte bu batıl nefretin kindar tohumları türettikleri küfür toplumları ile geldi Anadolu’ya. İhanette ittifak edenlerin saflarına katılan ihanet nesli hem ortak oldu sirke hem düştü küfre. 
O kara gündür ki, Osmanlı’nın kutlu temellerinde batmayacak bir Hilal olarak doğan Türkiye güneşi İslam’a sancak, Müslümana umut ve mazluma güç olma yolunda ilerlerken, batıl karanlık içinde ihanette yürüyen hain gölgeler belirdi ve ihanet halatından idam sehpası oldu.
27 Mayıs’ta başlayan güneş tutulması Menderes’in boğazında bir ilmek olsa da, asıl katledilmek istenen Aziz Türk Milleti’nin İstiklal aşkı idi.
İşte o karanlıklardan saonra dahi hep doğan güneş ve inadına açan çiçeğin umut çocuklarıydı vatan evlatları. Ülküsü, ideali ve davası vatan olan. Adımları başka olsa da istikametleri güçlü Türkiye olan.
Türkiye düşmanları belirdi yine ve yeniden ölüm oldu vatan evlatları üzerinde. Evren’in Askerleri oldu ihanet ordusu ve masumları yutan karanlık kör geceler, sinsi düşmanın katliamlarını örttü. Yandı canımız, acıdı ruhumuz ama ne durduk, ne korktuk ne de acımıza sığınıp sırtımızı döndük vatana. 
12 Eylül’de 17 yaşında çocuk oldu asılan. Türküsü olmayan acılar oldu sökülmüş tırnaklardan soğuk betonlara damlayan. Milletimize kast edenlerin, ihanet yeminlerine sadakatle ölüme gönderdiği binler oldu sessiz, soğuk ve ölüm sinmiş zindanlarda.
Yine de; ne Milletimiz ahdinden geçti Hakk’tan yana, ne boynunu eğdi zalim karşısında. Öğrendi hasmını ve gördü düşmanını ölümü öldüren Aziz Türk Milleti 12 Eylül karanlığında ve anladı, anladı ki; cesaret bozar sinsi planları ve boğar vatan haini korkakları. 
27 Mayıs’ta darağacında asılmak istenen Aziz Milletimizin direniş mücadelesi, 12 Eylül karanlığında kurban edilen isimsiz yiğitlerin intikam yemini ile sinelerde saklanmış, hep bastırılmış diriliş çığlığı oldu bize 15 Temmuz.
İhanet gecelerinin karanlığı cesareti ile aydınlatan, giydirilmeye çalışılan esaret gömleğini imanlı haykırışlarla yırtan Aziz Türk Milleti, istiklal yolunda bir ve beraberdir her zaman. Mesele memleketse gerisi teferruattır diyen milletimiz,
“ÜLKÜDE BİRLİK
ÜLKEDE DİRLİK” 
diyerek ve tek yürek olarak erişti aydınlık şafaklara.
Nihayet anladı ki batıl karanlık ve içimizdeki hain azınlık;
27 Mayıs oldular astılar, 12 Eylül oldular katlettiler ama yine de bitiremediler bizi, silemediler sinelerden davamızı, indiremediler bayrağımızı ve dindiremediler ezanımızı. Dünya durdukça Hakk yolda yürüyecek Aziz Türk Milleti. Ne korkutur batıl karanlık bizi, ne yolundan döndürür zalim korkaklık Aziz Milletimizi…

YORUM EKLE