Kızı Burun Estetiği Ameliyatında Ölen Anne Konuştu: ‘Kızımı Öldürüp Cesedini Kedi Gibi Kapıya Koydular’

Fransa’da, burun estetiği olmak için Türkiye’ye gelen ve yanlış tedavi sonrasında hayatını kaybeden 24 yaşındaki Manolya Oktay’ın annesi konuştu…

Kızı Burun Estetiği Ameliyatında Ölen Anne Konuştu: ‘Kızımı Öldürüp Cesedini Kedi Gibi Kapıya Koydular’

Türkiye, burun estetiği ameliyatı olmak için Fransa’dan gelen 24 Manolya Oktay’ın şok ölümüyle sarsıldı. Genç kız, burun estetiği için Fransa’dan ailesiyle Türkiye’ye geldi ve iddiaya göre operasyon esnasında anestezi sonrasında nabzı durdu, yoğun bakıma kaldırıldı. Hastanede 40 gün yoğun bakımda kalan Oktay, bitkisel hayata girdi ve hastane yetkilileri, 40 günlük tedavide aileye 165 bin liralık bir fatura kesti. Olayın sonrasında ise, aileye Manolya’nın cansız bedenini verdi.

‘Doktorlar bizi oyaladı’

Sabah gazetesinden Dilek Yaman Demir’in haberine göre anne Adalet Oktay, burun estetiği ameliyatı için gelen ancak bıçak altından kalkamayan Manolya’nın ölüme giden sürecini şu sözlerle anlattı:

“Ameliyat sırasında kızımla ben de İstanbul'a geldim. Kızım, aynı gün ameliyat olup, taburcu olacaktı. Fakat, ameliyattan çıkmasını beklerken kızım fenalaşmış, yoğun bakıma kaldırılmış. Ne olduğunu anlamaya çalışırken doktorlar sürekli yalan yanlış bilgiler vererek bizi oyaladı. Soru sorduğum herkes beni azarladı. Günlerce yoğun bakımda hiçbir haber alamadım."

Günler sonra yoğun bakımdaki Manolya'mı gördüğümde karnı şişmişti. Bir terslik olduğunu anladım. Kızımın ateşi var diyorum, doktorlar beni azarlıyordu. Beyin cerrahı, 'Manolya iyi olacak. Bugün çıkar yarın çıkar' sözleriyle umut verdi. 'Çocuğun durumu iyiye gidiyor, odaya çıkartacağız' gibi sözlerle bizi oyaladılar. Sonra ise 'Durumu kritik' demekten başka bir şey söylemediler. 33 gün boyunca kızımın iyi olacağını söylendi.”

‘Hastane para derdine düştü’

Adalet Oktay sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir gün Hastane yetkilisi, kızımın babasını ve kardeşini çağırdı. Tedavinin uzun süreceğini söyleyen yetkili, bize hastane yakınlarında bir otelde süit tahsis ettiler. Babası ve kardeşi geldikten üç gün sonra yine bizi bir gün hastaneye çağırdılar. Para tahsil etmek istediler. Para derdine düşüp bize bir sürü evrak imzalattılar. Sonra, Manolya'yı hastaneden alın ve gidin diyerek bizi gönderdiler. Kızım ölmüştü. Beni resmen kandırdılar. Taş kalpli görevliler, kızımın cansız bedenini gösterdiler. Yaşadıklarım gerçek olmazdı. Kızım basit bir estetik ameliyat için yattığı hastaneden ölü olarak çıkıyordu.
Şanlıurfa'ya götürüp kızımızı gömdük. Pandemi nedeniyle kimse cenazeye katılamadı. Keşke böyle bir şey yaşamasaydık. Manolya'ma neden böyle oldu? Kimin kusuru var kimin hatası var. Artık kızım geri gelmez. Kızım avukat olacaktı. Mezun olacaktı. Mezuniyetini görmedim. Gencecik kızımızın cansız bedenini kedi gibi kapının önüne koydular. Siz ne bilirsiniz diye dalga geçtiler. Kendi memleketimizde yabancı kaldık."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER