Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul'a Karşı Çıkanları Atatürk ve Cumhuriyet Düşmanı Olarak Tanımladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, emekli amirallerin yayımladığı bildiriye ilişkin yapılan toplantı sonrasında bazı açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul'a Karşı Çıkanları Atatürk ve Cumhuriyet Düşmanı Olarak Tanımladı

Muhalefet Cephesi'nin sürekli karşı çıktığı Kanal İstanbul projesiyle ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  konu ile ilgili çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul projesine karşı çıkanların en büyük Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları olduğunu iddia ederek, Montrö ile arada bir bağ kurulmasının yanlış olduğunu  ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, emekli amirallerin yayımladığı bildiriye ilişkin yapılan toplantının ardından çok konuşulacak bazı açıklamalarda ve değerlendirmelerde bulundu. Son  zamanlarda tartışma konusu haline gelen "Kanal İstanbul projesinin açılmasıyla Montrö Boğazlar Sözleşmesi tehlikeye girecek" iddialarına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sert bir dil ile karşı çıktı.

Kanal İstanbul projesini boğazdaki egemenliği  sağlayacağını  vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu bizim egemenlik mücadelemizdir. Peki biz İstanbul Boğazı'nda egemen miyiz, maalesef. Bilhassa Kanal İstanbul boğazdaki egemenliğimizi tahsis edecektir. Vazifem, Türkiye'nin ve milletinin hak ve menfaatleri ne gerekiyorsa onu yapmaktır. Montrö'den çıkmakla ilgili bir çalışmamız yoktur. Fakat gelecekte böyle bir sonuç çıkarsa önümüze gelen her şeyi detaylıca değerlendirmekten de kaçınmayız"  ifadelerini kullandı. Toplantının ardından yapılan açıklamalarda, Kanal İstanbul ve Montrö'ye ilişkin açıklamalar yapan Erdoğan, projeye karşı çıkan kişilere yönelikte konuştu.

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Açıklaması

Özellikle son zamanlarda  Kanal İstanbul projesi ile  Montrö  arasında  kurulan bağın yanlış olduğunu ifade eden olur başkanı Recep Tayyip Erdoğan açıklamanın devamında ise şu ifadeleri kullandı, "Esasen imzaladığımız tarihten beri bu sözleşmeyle ilgili akademi, medya, diplomasi, askeri cenahta pek çok görüş ortaya konmuştur. Bugün de sözleşme tüm boyutlarıyla tartışılmaya devam etmektedir. Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı aldığı günlerde Meclis Başkanımıza Montrö örneği verilerek bir soru yöneltilmiştir. Kendisi de hukukçu olan Meclis Başkanımız tamamen teorik olarak konuyu izah etmiş, fakat Montrö'den çekilme durumunun olmadığını açıkça beyan etmiştir. Şayet amaç Montrö sözleşmesi tartışmaya katkı sağlamaksa bunun mecrası bildiri değil, akademik dünyada, medyada görüş ifade etmektir. Nitekim bu zaten yapılmaktadır. Hiç kimsenin bu yüzden yakasına yapışılmamıştır. Önceki gece yayınlanan bildiri bu çerçeve dışında yayınlanan belgedir. Kanal İstanbul ile Montrö arasında kurulan bağ da temelden yanlıştır. Türkiye İstanbul boğazındaki ağır deniz yükünü Kanal İstanbul'la hafifletirken tamamen kendi egemenliğindeki alternatife kavuşmuş olacaktır. Şu anda İstanbul Boğazı'nda egemen miyiz? Maalesef. Bir başka ifade ile Kanal İstanbul Boğaz'daki egemenlik haklarımızı güçlendirecektir. Böyle bir projeye karşı çıkanlar en büyük Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarıdır" ifadelerini kullandı

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER