Gölge siyaseti yapılmaya çalışılan günümüzde asıllar unutturulmaya çalışılırken, gölgelere ve suretlere değil, asıllara ve özlere bakmak gerek. Piyon çöplüğüne dönen siyaset atlası, siyaset sahnesinde yer alamayan ve ülkemize giremeyen terörist başlarının sözcüsü ve elçisi rolü oynayan kiralıkların sahnesi haline getirilmeye çalışılıyor. 
Ortadoğu’da sınırlar çizmeye çalışanlar emellerine ulaşabilmek için ülkemizde siyasi haritalar çizip istikrar ve iktidarı yok etme amacıyla kiralık figüranlarını saldı bir kez daha meydanlara. 
Batı çok iyi biliyor ki; Türkiye’de güçlü ve milli bir hükümet varken Balkanlarda, Kafkaslarda, Afrika’da ve Ortadoğu’da karanlık emellerine ulaşamazlar. Bu vesiledir ki kabile ve mezhep kavgalarıyla kan gölüne çevrilen Ortadoğu, sömürülen ve katledilen Afrika, etnik ve dinsel ayrım ile baskı ve zulüm merkezi olan Balkanlar, Ermeni ve Pakrudinilerin gerçekleştirdiği tarihin en büyük soykırımına şahitlik eden Kafkaslar sadece Türkiye’nin varlığı ile huzur ve güvene kavuşabilir. 
Tüm bu coğrafyaların ve dünyanın kaderinin kesişme noktası olan Anadolu medeniyetlerin buluşma yeri olduğu kadar menfaatlerin çakışmasından dolayı tarihin her döneminde en şiddetli çatışmalarında yaşandığı bir coğrafya olmuştur. 
Bu coğrafyaya barış, huzur ve güvenin gelmesi, bölgede yaşayan tüm milletlere selamet olan İslam Sancağının bölgede dalgalanması ile olmuştur. 
Siyaset sahnesinde batılı abi ve biraderlerine uşaklık eden piyonların hedefi, ne iktidar olmak nede icraat yapmaktır. Piyon siyasetinin tek ve kirli gayesi, yüz yıla yaklaşan Cumhuriyet tarihimizde ilk kez yakalanan 15 yıllık istikrarı ve milli iktidarı yok etmektir. Milletin karşısında sembolizm, siyasi masallar, FETÖRİST misaller, tuzaklar ve toplumsal düşmanlıklar ile yalan söyleyenler kendi küçük çıkarları uğruna milletimizin ve devletimizin geleceğine kastetmektedir.
Teröre koltuk değnekliği yapıp teröristi öven, kirli oyunlar ve kendi oylarıyla meclise taşıyan ana muhalefet, darbeci postalların izinden giden kızıl elma kurtları ve her daim milli menfaatlerle manevi değerlerin karşısında duran derin devlet yapılanması işbirliği ile yeni saldırı için hazırlıklarını tamamlamaya çalışıyor. 
Günümüz siyaset sahnesinde iyilik nutukları atanlar siyasi aktörler değil, teslimiyet siyasetinin temsilcisi olan piyonlardır. Piyonist siyasetçiler Yurtta Esaret, Cihanda Esaret akımının temsilcileridir. 
Yönetilen ve güdülen devlet modeli ile batının ve batılın menfaatlerine hizmet edilen bir Türkiye hayali ile İnönü döneminden beri çalışan derin devlet ve batıl bürokrasi bugünde satın aldığı yeni oyuncaklarla ülkemizin geleceğine kastetmekten başka bir hedefe sahip değildir. 
Kendisine çizilen yörüngede ilerleyen değil geleceğe yön veren bir ülke olmak için bizim yapmamız gereken, milli ve yerli kadrolarımızı çağın gereğine göre yetiştirmektir. Milletlerin ve kültürlerin barış ve huzur diyarı olan Anadolu için, “ insanı yaşat ki devlet yaşasın” politikasını dünyaya yayacak kadrolar için şimdi, bugün ve hemen çalışmalar başlamalıdır. 
Anadolu dünyanın ve insanlığın huzur başkentidir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat: Suç teşkil edecek, içerik ve yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.