MİLLİ BEKA BATILI BELA…

Kefen ile çıkılan yolda dava uğruna canlar verilirken bir yanda, diğer yanda yılan misali gömlek değiştirenlerin ihaneti üzerine kurulu hain pazarında canlar alınır canlar satılmakta…
Milli Beka uğruna binlerce yıllık tarihinde esaret görmemiş milletimiz küffarın üzerine şehadet yemini ile giderken, küfür toplumuna esir olmuş Zillet İttifakı şeytana satılmış ruhları ile birer hain olmuş…
Onlarca yıl terörü besleyenlerin, sandıklardan çıkacak bölücü oyların gücünü arkalarına alarak ülkeyi yıkmak, milleti bölmek ve devleti yıkmak için terörden beslenenler olduğunu gördük.
Cumhur ittifakı karşısında millete yalan söyleyenleri ve söylenen yalanları işittik.
Sipariş parti kuranların sahte milliyetçi söylemlerle milleti nasıl sattıklarını, muhafazakar görüntülü naralarla haykıran Şövalye Sakallıların ROMA kalıntısı tapınaklarda nasıl günah çıkardıklarını ve ulusalcı nutuklar atanların yurdumuzu alçaklara uğratmak için gaflet, dalalet ve tabi ki hıyanet içinde BİZANS oyunlarıyla düşmanla nasıl işbirliği yaptıklarını gördük…
Kriptoların kadrolaşırken devletimizi batıya, milletimizi batıla ve ülkemizi düşmana teslim etmek için içimize sinmiş FETÖ militanlarının TRUVA planlarını gördük. 
Haini gördük, 
İhaneti anladık!

Ortadoğu’yu kan çölüne, Akdeniz’i kan gölüne, Kara Deniz’i Karanlıklar denizine çevirmek için, Firavun torunlarının limanına sığınmış düşman donanmasının yolunu gözleyen işbirlikçiler, yerel seçimi işgal sürecinin başlangıcı olarak görmekteler. 
Düşman ordusuna yurdumuza çıkarma yapması için gel diyen, düşman askerlerinin yolunu gözleyen, Amerikan mandasını ve İngiliz himayesini isteyen Mason yapılanmanın Fason hainleri Kabil’den kalma planların peşinde zillet bataklığına gömülmekte.
Terör eylemleri, FETÖ militanları, algı operasyonları, Darbe İşgal kalkışmaları, Uluslararası terör komploları, ekonomik kriz ve döviz savaşlarından umduğunu bulamayanların son iktidar umudu domates, biber, patlıcan olsa da, bu planları da bozulanların elinde depolarda sakladıkları hıyardan başka bir şey kalmadı.
Bin yıllık yurdumuz Anadolu’dan bizi atmak isteyen düşmanların asıl güvendiği ellerindeki silahlar ve teknoloji değil, yüz yıl boyunca içimizde yetişdirdikleri ve bürokrasi başta olmak üzere tüm devlet kadrolarına yerleştirdikleri hainlerdir.
Yeni dünya düzeni kurma hayaliyle yola çıkanların Osmanlı sonrası ana kurgusu, İslam korkusu ile isimlendirdikleri Türk İslam bağlılığını yok etmekti.
Batı, Türkleri İslam’a ve Anadolu’yu da Müslüman Türklere teslim etmek istemiyordu. Onlar, iktidarda Batılılaştırdıkları hainlerin olmasını istiyorlardı. 
Devşirilmiş hainlerin yerleştirildiği yıkılmış Osmanlı topraklarında, Roma Pagan anlayışıyla yönetilecek bir devlet ile yeni dünya düzenine ulaşmak isteyen batı, yönetim merkezi İstanbul, sembolü Kudüs olan tek dünya devleti hedefine Anadolu hakimiyeti ile ulaşmak zorunda olduğunu biliyordu.
Osmanlı’nın yıkılması ve bitirilmesi sadece toprak işgali için değil, yeryüzünde planlarını durduran İslam ordusunu yok etmek ve Ümmet Birliğini dağıtmak için planlanmış bir hedefti batı için. Planın ikinci adımı ise batı yörüngesinde güdülen Türkiye için, sosyal devrimlerle kıyafetten, dile ve tabi ki dine kadar değiştirilmiş, batıl geleneklerle devşirilmiş bir ülke ve toplum oluşturmak idi. 
İşte bu sebeple günümüz ihaneti anlamak ve hainleri tanımak ihanetin tarihsel derinliği de öğrenmemiz gerekir. 
Milli İradenin devlet idaresine tamamen hakim olduğu güne kadar yüz yıl önce başlattığımız Kurtuluş Savaşımızın ikinci adımı tamamlanmış olmayacaktır. 
Batılı güçlerin devletimizi temsil etmesi için devlet idaresini teslim ettikleri kadrolar, batıya bağlılık andı içinde eğitilmiş İttihat ve Terakki tohumlarıdır. Verdiğimiz mücadele ülkemizi batıya teslim etmek isteyenlere karşı verilen varlık savaşının yansımasıdır.
Haçlıların günümüz versiyonu olan NATO ve batılılar ordusuyla etrafımızı sarıp, besledikleri terör örgütleri ile bizi tehdit edenlerin asıl ordusu içimizdeki hainlerdir. Bu hainler, özellikle siyaset mekanizması ile devlet idaresini elinde tutup milli ve yerli tüm unsur, oluşum ve birlikleri yok etmek için iktidar erkini yeniden ele geçirmek istiyor. 
Ülkemiz için milletimize, milletimiz için devletimize savaş açanların günümüz amacı sadece iktidarı değil muhalefeti de ele geçirmektir. 
Milletimiz ve devletimizin bekası, etrafımızı kuşatan ve içimizde örgütlenen batıl belanın savuşturulmasına bağlıdır.
İktidarı Davut Yıldızına teslim edip, muhalefeti terör çırağına teslim edip, siyaseti demir ve taş devrine götürmek isteyenlerin en büyük garantörü çan kulesi görünümlü Nemrut Kulelerinden ülkemizi gözetleyenlerdir…

YORUM EKLE