Tanık Olarak Gelmeyen Ali Ağaoğlu Hakkında Zorla Getirilme Kararı

"FETÖ’cü eski savcı Zekeriya Öz'ün Dubai tatili" davasında tanık olarak dinlenmesi beklenen Ali Ağaoğlu duruşmaya katılmadı. Mahkeme heyeti Ali Ağaoğlu ile ilgili zorla getirilme kararı verdi.

Tanık Olarak Gelmeyen Ali Ağaoğlu Hakkında Zorla Getirilme Kararı

FETÖ'cü eski savcı Zekeriya Öz’ün Dubai tatilinin masraflarının kendisi tarafından karşılandığına ilişkin Ali Ağaoğlu’ndan belge istediği iddia edilen avukat Tayfun Aktaş’ın yargılandığı davada tanıklar dinlendi.

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanık Tayfun Aktaş ile 3 avukatı katıldı. Tanık olarak dinlenmesi beklenen Ali Ağaoğlu duruşmaya katılmadı. Mahkeme heyeti Ali Ağaoğlu ile ilgili zorla getirilme kararı verdi. Kararda, haklarında daha önce zorla getirme kararı verilen tanıklar Orhan Konak, Hüseyin Sipahi ve Ali Ağaoğlu hakkında, “yerine getirilmemesi halinde suç duyurusunda bulunulacağı” şeklinde uyarı yazılmasına rağmen, bu tanıkları hazır etmeyen sorumlular hakkında gereği için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasını da hükmedildi.

Tanık avukat Ali Demirhan beyanında Zekeriya Öz'ün avukatı Tayfun Aktaş'ın kendini tehdit ettiğini ifade ederek şunları söyledi:

“Ağaoğlu şirketler grubundayken (firari) Aytaç Ocaklı, yanındaki bir kaç kişiyle ofise geldi. Terasta, bir takım tehdit olayları oldu. Zekeriya Öz’ün Dubai tatili masraflarını kendisinin yaptığına ilişkin makbuz istedi. Ağaoğlu da, ‘Kardeşim masrafları ben yaptım, biz buradan gönderdik Öz’ü Dubai’ye. Ağabeyim Halil İbrahim de, ‘Orada ağırladık, parasını da ben verdim’ dedi. Orada tehdit ve küfürleşmeler oldu. Ağaoğlu, Fetullah Gülen’e kadar küfür etti. Daha sonra içeride, masaya geçtik. Tayfun Aktaş da o sırada geldi ve ‘Bu işi çözün, faturayı verin’ dedi. ‘İlla faturayı vereceksiniz’ diyordu. Siyasi tartışmaya girildi, hükümetin gitmesiyle ilgili tartışmalar. ‘Bu adamlar gidecek ve başınız belaya girecek’ dediler. Ben, ‘Bu olay bizi aşar’ dedim. Tayfun Aktaş özellikle beni hedef gösterdi. O olayda en masum insan da benim. 17-25 Aralık operasyonlarının asıl amacının darbe olduğunu falan izah ettim. Zekeriya Öz’ün doğru olmadığını söyledim. Onlar da, ‘Hükümeti savunmanın doğru olmadığını’ söyledi. Sonra çıktık, asansörün orada, ‘Ali ile ilgili çok belge var, başı belaya girecek’ dedi Tayfun. Biz de çok kibar konuşuyoruz normalde. Ondan sonra da zaten tapelerimiz çıktı. Benim hakkımda dosyalar olduğunu, bunu kamuoyuyla paylaşacağını, olayın ters dönmesi halinde başımın belaya gireceğini söyledi, dostane bir şekilde uyardı. Zaten neler yaşadığım ondan sonraki süreçte bellidir. Çok zor günler yaşadım. O laftan sonra başımıza çok şey geldi. Ama sorumluları Tayfun mu Zekeriya Öz mü onu bilemem ben. Bunu devlet bilmeli.”

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 17:21
YORUM EKLE