Geride bıraktığımız referandum sürecinde Cumhurbaşkanlığı sistemi halk oylaması az bir farkla kabul edilmiştir. Bu referandumun EVET yönünde sonuçlanmasında Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yaşayan Kürt ve Zaza kökenli vatandaşların tercihleri önemli rol oynamış ,neredeyse Referandumda sonucunda belirleyici olmuştur.Referandumun hemen sonrasında Sayın Cumhurbaşkanı'da bölge halkına teşekkür ederek bu gerçeğe işaret etmiştir.
Peki daha önce HDP'yi destekleyen bölge halkının tercihlerinde neden bu kadar büyük değişiklikler yaşanmıştır?

Bölge halkının tercihlerinde değişiklik olmasının bir kaç nedenini veya en önemli nedenlerini burada ifade etmek istiyorum.

Yıllardır bölgede PKK'nın baskısı altında, silahların gölgesinde gerçek tercihlerini sandığa yansıtmamalarına neden olmuş , halkın adeta zorla HDP'ye oy vermelerine neden olmuştur. Özellikle 15 Temmuz darbesi sonrası PKK Terör örgütü başta olmak üzere Terör örgütlerine , şehir yapılanması KCK'ya , siyasi uzantısı HDP'den suça bulaşmışlara yönelik yapılan ciddi ve başarılı operasyonlar , Terörle mücadeledeki kararlılık bölge halkının kaybolan güvenini yeniden kazanmasına sebep olmuş , vatandaşımız can ve mal güvenliğinin sağlanmasından dolayı vatandaş PKK'nın baskısına maruz kalmadığından gerçek tercihlerini sandığa yansıtmıştır. Bölgede seçime yönelik alınan ciddi tedbirler vatandaşın güven ve huzur içerisinde oylarını kullanmasına sebep olmuştur.

Çözüm sürecinde PKK Terör örgütü tarafından Kürt ve Zaza kökenli vatandaşlara, yani bölge halkına yönelik yapılan baskı ve şiddet politikaları bunda belirleyici olmuştur. PKK'nın çukur siyaseti ile hayatı bölge halkına yaşanmaz hale getirdiğine hepimiz şahit olduk. Bölge halkının evleri, iş yerleri yakılıp yıkıldı , evlerinin önüne hendekler kazıldı , okullar, camiler, hastaneler, halka hizmet veren kamu binaları yakılıp yıkıldı. Halkın çocukları zorla dağa götürüldü. Vatandaşlardan vergi adı altında zorla haraçlar toplandı.Halk kendisini çatışmaların ortasında gördüğünden zorunlu göçlere başvurdu. PKK bunları yaparken halkının yanında olması beklenen HDP , PKK yı destekler eylem ve söylemlerde bulundu. Bölge halkı tartışmasız olarak bu olayların sorunlusu olarak PKK ve HDP'yi gördü.
Bir diğer önemli husus yıllardır belediyeleri yöneten HDP'nin halka hizmet sunmaması , halkın ödediği vergilerle PKK'ya silah ve lojistik yardım yapması , dağa eleman kazandırması, belediyeleri KCK'lılara teslim etmesi halkın çok büyük tepkisine neden olmuştur. Bu süreçte alt yapı , üst yapı hizmetleri yapılmadığı gibi şehirler adeta çöp yığınları haline gelmişti.

HDP'li belediye başkanları yerine atanan kayyumların kısa sürede halkın gözle görebileceği Hizmetler yapmaya başlamaları , şehirleri çöp yığınlarından temizlemeleri , alt yapı ve üst yapı hizmetlerini yerine getirmeye başlamaları , halkın paralarını halk için harcamaya başlamaları halkın tercihinde etkili olmuştur.

Bir diğer önemli husus bölgedeki güvenlik politikaları ile ekonomik adımlar beraber yürütülmekte, bir taraftan halkımızın can ve mal güvenliğinin sağlanmasına yönelik adımlar atılırken , diğer taraftan bölgeye yönelik açıklanan ekonomik paketler , teşvik paketleri , cazibe merkezleri projesi , bölgede PKK'nın çukur siyasetinde evleri ve iş yerleri yıkılan vatandaşların evlerinin yeniden yapılmaya başlanması , vatandaşın zarar ve ziyanlarının karşılanması , yeniden inşa ve ihya süreci kapsamında şehirlerin tarihi dokularına sadık kalınarak alt yapısıyla üst yapısıyla modern binalarıyla  yeniden yapılmaya başlanması bölge halkının geleceğe umutla bakmasına sebep olmuş , devlet ile vatandaş arasında ciddi bir kardeşlik ruhunun yeniden oluşmasına neden olmuştur. Bölge halkı kendi geleceğini kaderini ülkenin bütünlüğü içinde görmüş , 35 yıldır bölge halkı üzerinde siyaset yapan HDP'nin bölge halkına savaş, kaos, kan ve göz yaşından başka birşey vermediğini net bir şekilde görmüştür.

Bölgeye atanan kamu görevlilerinin devletin şefkatli merhametli yüzünü vatandaşlarımıza göstermeleri , vatandaşa hizmet endeksli Politikalar üretmeleri , halkın her türlü sorunlarıyla ilgilenmeleri bunda çok önemli rol oynamıştır. Bölgeye yaptığımız ziyaretlerde özellikle kendisi de Kürt kökenli olan Ağrı Valisi Musa IŞIN'ın gecesini gündüzünü vatandaşa hizmet için harcadığını , vaktinin büyük bölümünü vatandaşlarla iç içe geçirdiğini , eşini yanına alarak sürekli ev ziyaretlerinde bulunduğunu , bu güne kadar buraya devlet giremez denilen mahallelerde halkın büyük bölümünün gönlünü kazandığını , vatandaşlara cesaretle PKK'nın kirli kanlı yüzünü anlattığına şahit olduk. Sadece bir Valinin halka sıcak samimi davranması Ağrı'da 7 Haziran'dan başlayarak önce 1 Kasım seçimlerinde ve en son referandum sürecinde HDP'den ciddi kopmaların olmasında çok ciddi etkiye sahip olduğunu Ağrı'da gördüğümüz, ziyaret ettiğimiz birçok vatandaştan duymak bizleri fazlasıyla memnun etmiştir. Bölgede Ağrı Valimiz gibi başka illerde de Çalışkan , halkla iç içe olan Valilerimizin olduğuna yakınen şahitlik ettik. Bu kamu görevlilerin bu tutumu vatandaşın PKK'dan ve arkasındaki siyasi uzantısı HDP'den kopmasına neden olmuştur.

Bölge halkının Referandumda tercihlerinin değişmesinin bir diğer önemli nedeni ise İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu'nun bölgeye sık sık ziyaretler yaparak bölge halkını cesaretlendirici konuşmalar yapması , bölge halkına devlet sizin yanınızdadır mesajını vermesi son derece etkili olmuştur. Çünkü bölge halkının en çok ihtiyaç duyduğu şey devletin omuzlarına dokunması ve vatandaşının yanında olduğunu mesajını vermesidir. Sayın bakan çok kısa sürede bu güveni vatandaşa vermeyi başarmıştır.

Bölgedeki Terör operasyonlarının kararlı bir şekilde devam etmesi , bölgedeki yatırımların süratle tamamlanarak bölgede yeni istihdam alanlarının oluşturulması devlet millet kaynaşmasını sağlayacak , Terör bölge halkının kaderi olmaktan çıkacak , böylece önümüzdeki seçim süreçlerinde sözde Kürtlerin temsilcisi olduğunu iddia eden HDP'nin eriyerek bölgede siyaseten yok olmasına sebep olacaktır.

Bu referandum sürecinin bir parti seçimi olmaması , vatandaşın Sayın Cumhurbaşkanına olan sevgisi, muhabbeti ve desteği bütün Türkiye'de olduğu gibi bölge halkının tercihlerinde etkili olmuştur.

KİMSE ÖZGÜR İRADEMİZE GÖLGE DÜŞÜRMEMELİ...

Referandum sonuçlarının EVET şeklinde sonuçlanmasından dolayı başta CHP olmak üzere , bir takım dış destekli sivil toplum örgütleri referanduma gölge düşürmek adına , referandum sürecini tartışmalı ve şaibeli duruma sokmak için vatandaşların mühürsüz oy pusulalarını kullandıkları yönünde bir algı oluşturmaya çalışmalarını şaşkınlıkla izlemekteyiz.

CHP'nin ve diğer gurupların bu tutumu "yenilen pehlivan güreşe doymazmış" misalini bizlere hatırlatmaktadır. Bu halkımızın iradesine yapılabilecek en büyük saygısızlıktır. Oy pusulalarının mühürlü olup olmaması vatandaşın bir tercihi olmadığı gibi mühürsüz olduğu iddia edilen oyların tamamının hayır oyları olduğu yönünde algı yaratmak vatandaşımızın aklı ile alay etmektir. Referandum sonuçlarına göre Evet ile Hayır oyları arasında 1.350.000 bin gibi ciddi bir farkın olmasına rağmen CHP'nin bunu kabullenmemesi halkın iradesine saygısızlıktan başka birşey değildir. Halkın iradesinin üzerinde hiç bir gücün olmadığı ve olamayacağı bu referandum sürecinde bir kez daha tescillenmiştir. Halkımızın bu Referandumda kullandığı EVET'te olsa HAYIR'da olsa her oy helaldir, temizdir ve şaibeden uzaktır.Kimsenin bu oyları tartışmaya açmaya hakkı yoktur, olmamalıdır.

Ayrıca tamamı PKK Terör örgütüne yakınlığı ile bilinen sözde Avrupa adına seçimleri gözlemleyen  AGİT üyelerinin taraflı olduğu , bilinçli bir şekilde Türkiye düşmanlığı yaptıkları bu kadar açık iken , CHP'lilerin bunlara itibar etmesi , bunlarla beraber hareket etmesi , bunları sığınacak liman olarak görmesi de yakışıksız olmuştur. Hiç bir vatandaşımızın bu PKK sevicilerine itibar etmemesi gerekmektedir. Kaldı ki bu AGİT üyeleri hangi hakla hangi mantıkla içişlerimize müdahale hakkını kendilerinde buluyorlar? Görevi Makamı ne olursa olsun hiç kimsenin vatandaşın özgür iradesine şaibe karıştırmaya hakkı yoktur. CHP vatandaşın özgür iradesine saygı duymalı ve toplumu kışkırtıcı tahrik edici eylem ve söylemlerden uzak durmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat: Suç teşkil edecek, içerik ve yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.