İHANET TESADÜFÜ SEVMEZ…

Ne bir gün, ne bir ses, ne de bir nefes. Nasıl ki gece sabahın aydınlığına boyun eğmeye mahkum ise karanlıkta mecbur umudun nurlu şafağına…
Sabah bir vakittir,
Gece bir süre.
Ne sabahın vakti ertelenir,
Ne ebediyen sürer gece…
Ülkemizi saran düşmanlar ve arşı sarsan ihanetlere rağmen Anadolu hala kalesi İslam’ın ve kurtuluş ümidi mazlum, masum ve huzuru bekleyen insanlığın. 
Siyaseti kemiren satılmışlar, bürokrasiyi tehlikeli bir silaha çeviren kriptolar ve tarihi düşmanlıkların ucuz piyonlarının aciz çırpınışları ile ülkemize karşı açtıkları savaşın güncel yansımalarını izlerken, biliyoruz ki; İhanet Tesadüfü Sevmez…
Kravatlı yularları batıl batının elinde olan Şehidimize sevinen, zaferimize üzülen hainleri gördük. Ülkemizin birlik ve beraberliğinden huzuru kaçan bozguncuları gördük. Batıl elinde maşa, Batı elinde kukla olmuş beddua ayinlerinde şeytana nispet yapan Vatikan Papazı emrinde İslam’ı inkar eden FETÖ militanlarını gördük. İngiliz, Alman veya Fransız pasaportları için yurdunu, yurttaşlığını ve vatanını satan alçaklıkları gördük. 
Dünyaya savaş, kan ve gözyaşı yayan batıl kaynaklı Siyonist terörü alkışlayanlar ile işbirliği yapanlar ihanet kariyerleri uğruna ruhlarını şeytana satarken, terörü besleyen ittihat ve terakki uzantılı hücreleri gördük. Gördük ve anladık; ihanetle vazifeli hainler bizden gözüken ama bizi bitirmeye ant etmiş düşmanların torunlarıydı. 
Darbeler ile kararmış geçmişin, katliamlar ile yazılmış tarihine yön verenler şimdide geleceğimize yön vermek istiyor. Mustafa Kemal’in ölümünden sonra icat edilen dogma ve katliam diktatöryası ile batının istediği, batılın sevdiği bir Anadolu ve Türk milleti oluşturma derdine düştü İhanet Şefliği. İSTİKLAL MAHKEMELERİNDE katlettiği Milletimizin, İstiklal Aşkı ile iman dolu göğsünü siper ederek kurduğu Türkiye Cumhuriyetinden Milletimizi atmak isteyenler, bugünde sinsi tuzaklarla Milletimizi Anadolu’dan çıkarma derdinde.
Türkiye düşmanlarının ortak motivasyon noktası, bir gün Anadolu’da tanrıları siyonizmin ailelerinden oluşan, süslü tapınaklarında putperest ayinlerin düzenlendiği bir krallık kurma hayalidir. Bu hayalin hayalperestleri ise günümüz ittihat terakki uzantısı ihanet kümesi üyeleridir. 
Milli Devlet ve Yerli Politikaların düşmanı olan siyonist düşlerin siyasi keşişleri, Devlet ve Millet için milli ve yerli siyaset üretmek yerine, Ankara İstanbul arasında tükettikleri vakitleriyle adım adım milletten uzaklaştıklarını göremeyecek kadar siyasi körlük içine girmiştir. Tarihi yenilgilerinin faturasını millete kesmeye kalkışan nankörler boyunlarındaki esaret prangalarıyla özgürlük naraları atarken, yaşayacakları son yenilgi öncesi sinsi planlardan medet ummaktan başka bir güce sahip değiller. 
Ülkemizi kuşatan düşmanlardan güç olan, Türk İslam tarihinden öç alan ana muhalefet, her seçim gördüğü düşü bir kez daha görüyor. Aç tavuk misali kendisini buğday ambarında görürken mağlubiyet tokatı ile uyanacak olanlar Cumhur ittifakına nifak tohumları ile saldırıp huzur ve barışımıza bürokratik darbe ile zarar vereceğini sanmaktadır. O ihanet gafletinde uyuyan gafiller bilmezler ki milletimizin birlik ve beraberliği binlerce yıllık kader ortaklığına ve İslam mayasına dayanmaktadır. 
Satılmış siyasetin savrulmuş Muhalif hainleri bilmiyorlar mı; Osmanlı’yı yıkmak için kurulan masonik hücre olan İttihat ve Terakki ile işbirliği yaban batı bile yenemedi milletimizi. Silemedi Anadolu’dan Türk İslam medeniyetinin izlerini. 
Yaklaşan yerel seçimde de global ihanetin yerel temsilcileri olarak, milletimize, devletimize ve ülkemize saldıranların hedefi hükümetimiz, birliğimiz ve huzurumuz olacak. İnsanlık tarihinden ve insanın sinesinden İslam Nurunu silmek için bize saldıran düşmanlara uşaklık eden korkaklar bir kez daha inanmışlık ve adanmışlık nişanesi olan Aziz Milletimize boyun eğecek ve geldikleri karanlığın ıssız sessizliği içinde yok olup gidecek…

YORUM EKLE