Hamam Sefası

2017’nin bitmesine sayılı günler kaldı. Koca bir yılı daha geride bırakırken, hayatımızda yeni bir yıl için
bembeyaz, bomboş bir sayfa açmanın tam zamanı. Şimdi geçmişi, olması gerektiği yerde, geçmişte
bırakıp, bu bembeyaz sayfaya geleceği yazmanın zamanı. Hayallerimizi, hedeflerimizi, beklentilerimizi,
umutlarımızı, en derin arzularımızı… Ama bunu yapmadan önce 2017’ye yakışır, güzel bir kapanış
yapmaya ne dersiniz? Madem dedik, geçmişi olması gerektiği yerde, geçmişte bırakalım diye… O zaman
tüm yüklerimizi, bize faydası olmayan alışkanlıklarımızı, özümüze uymayan, başkaları için takındığımız
maskeleri bırakıp yeni başlangıçlar yapalım. Bu böyle soyut, sözde de kalmasın. Geçmişi, eskiyi, tüm
yüklerimizi bırakmayı eski bir ritüelle süslendirelim. Harika bir fikrim var! Hamam! Evet, yanlış
duymadınız. 2017’ye bir hamam sefasıyla veda edelim. Tüm kirlerimizden arınırken tüm yüklerimizi de
bırakalım.

Hamamlar aslında yıkanmanın ötesinde manevi arınma, terapi ve şifa mekanları. Isınma, yıkanma ve
rahatlama şeklinde üç adımdan oluşan hamam ritüelinde göbek taşına uzanarak terliyoruz. Isının
etkisiyle cildimiz yumuşuyor ve kese için hazır hale geliyor. Vücut ısınırken günlük hayatın
düşüncelerinden uzaklaşıyor ve hem ölü derimizi hem de bize yük gelen tüm olumsuz düşüncelerimizi
bırakmaya hazır hale geliyoruz. İyice ısındığımızda kese ile ölü derilerimizden kurtulup yenileniyoruz.
Vücudumuzun her bir gözeneği nefes almaya başlıyor. Daha sonra kurna başında, bakır hamam tasları ile
hamamın şifalı sıcak suyunu dökünerek mis kokulu sabunlarla yıkanıyoruz. Kese, yıkanma ve özel olarak
yaptırılan köpük masajları inanılmaz bir rahatlama sağlıyor, tüm kaslarımız gevşiyor ve yumuşacık
oluyoruz.

Siz de benim gibi, 2017’ye hamam sefası ile muhteşem bir kapanış yapmak isterseniz, size İstanbul’da
oldukça tarihi iki hamam önereceğim. Çemberlitaş ve Kılıç Ali Paşa Hamamı. Her ikisi de ustaların ustası
Mimar Sinan’ın eseri. Çemberlitaş Hamamı; 1584 yılında, Sultan II. Selim’in karısı ve Sultan III. Murad’ın
annesi Nurbanu Sultan tarafından yaptırılmış. Kılıç Ali Paşa Hamamı ise, Derya Kılıç Ali Paşa tarafından
leventlere hizmet vermesi amacıyla 1580 yılında yaptırılmış. Özel mimari yapı ve görkemli kubbeye sahip
her iki hamam da, tarihin izlerini taşıyan büyülü bir atmosferle harika bir deneyim sunuyor.

Her iki hamamda da, içeri girer girmez sizi ilk “dinlenme” bölümüne alıyorlar. Bu bölümde sofalar,
yumuşacık yastıklar, hamama özel içecek ve atıştırmalıklar ile soyunma alanı yer alıyor. Kılış Ali Paşa
Hamamı’nda, gelen her misafire ev yapımı şerbet de ikram ediliyor. Soyunup peştemalinizi vücudunuza
sardıktan sonra göbek taşının ve kurnaların bulunduğu “sıcaklık” bölümüne geçiyorsunuz. Göbek taşında
dinlenip terliyor ve yıkanmak için hazır hale geliyorsunuz. Bu iki hamamda da verilen hizmet, kendinizi
sultan gibi hissettiriyor. Hamam görevlileri size enfes bir kese ve köpük masajı yaptıktan sonra sizi
kurnanın başında yıkıyor. Tüm bu işlemler bittiğinde ise “dinlenme” bölümüne geçerek Türk kahvesi
eşliğinde hamam keyfine devam edebilirsiniz. Çemberlitaş Hamamı’nda ise, bitki özlerinden elde edilmiş
yağlarla yapılan aromaterapi masajıyla keyfinizi taçlandırabilirsiniz.

Hamamın sağlığa faydaları ise saymakla bitmiyor. Hamamdaki sıcaklığın etkisiyle mutluluk hormonunun
salgılanmasını sağlıyor. Tüm bedenimizi rahatlatarak stresin giderilmesine yardımcı oluyor. Ölü deri ve
toksinlerden hamama giderek kurtulabiliyoruz. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Pek çok hastalığın
önünü kesebiliyor. Kan dolaşımını ve bedenin metabolik aktivitesini attırıyor. Kas gerginliklerini ve
ağrılarını gideriyor.

Yıl biterken kendinize güzel bir armağan verin! İyileştirici etkiye sahip bir hamam sefası yapmak, hem
ruhsal hem de bedensel rahatlamak ve tarihin derin sularında gezintiye çıkmak isterseniz Çemberlitaş
veya Kılıç Ali Paşa Hamamı’nın yolunu tutun. Hem tüm kirlerinizden arının hem de ruhunuzu dinlendirin.
İyi yıllar!

YORUM EKLE