DHA YURT BÜLTENİ 7

Anıtkabir'e kadar 600 kilometre pedal çevirecekler   Adnan AÇIKGÖZ/MERSİN, () - MERSİN Bisiklet Derneği'nce (MERBİSDER) 2'ncisi düzenlenen 'Pedala Engel Yok' projesi kapsamında Ankara'da Anıtkabir'e kadar 600 kilometre pedal çevirecek...

DHA YURT BÜLTENİ 7

Anıtkabir'e kadar 600 kilometre pedal çevirecekler
 
Adnan AÇIKGÖZ/MERSİN, () - MERSİN Bisiklet Derneği'nce (MERBİSDER) 2'ncisi düzenlenen 'Pedala Engel Yok' projesi kapsamında Ankara'da Anıtkabir'e kadar 600 kilometre pedal çevirecek olan, aralarında görme ve bedensel engelli sporcuların da yer aldığı yaklaşık 100 bisikletçi yola çıktı.

10 Kasım'da Ata'nın huzuruna çıkacak bisikletliler, 3 görme engelli co-pilot, 1 trike bike ve 10 tandem pilotu ile birlikte günde ortalama 100 kilometre yol kat edecek; Tarsus-Pozantı-Ulukışla-Aksaray-Şereflikoçhisar-Gölbaşı rotasını izleyerek Anıtkabir'e ulaşacak. Mersin Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle gerçekleşen projede bisikletçiler, Anıtkabir'de mozaleye çiçek bırakacak.

'POZİTİF ENERJİ'

Cumhuriyet Meydanı'ndaki uğurlama töreninde duygu ve düşüncelirini dile getiren Tarih Öğretmeni görme engelli bisikletçi Ceyhun Denir, "Öğrencilerime, 'Çocuklar, bugüne kadar size hep Cumhuriyeti korumayı, kollamayı öğretiyordum. Bundan sonra size öğretmenin yanı sıra, yılda bir defa da olsa Ata'yı ziyaret ederek ona mesajlarımızı, Cumhuriyetimizi koruduğumuzu göstereceğiz' dedim. Onlar da, 'Hocam güle güle gidin' diye bir uğurlama yaptılar. Gruptan aldığım pozitif enerji ile bu yolculuğu en iyi şekilde geçireceğimi düşünüyorum. Çünkü kollektif bir çalışmanın ürünü bu. Hem psikolojik hem de fizyolojik olarak Anıtkabir'e en sağlam şekilde varacağız" dedi.

'GÜNDE 100 KİLOMETRE'

MERBİSDER Başkan Süleyman Uygun ise şöyle konuştu:

"Projenin ilkini geçtiğimiz yıl gerçekleştirmiştik. Büyükşehir Belediyemizin de destekleri ile beraber projemizi geleneksel hale getiriyoruz. Türkiye'nin farklı yerlerinde de arkadaşlar katılmaya başladı. Farklı bisiklet tarzları ile engelsiz yaşam adına. Bir arkadaşımız var, kanser tedavisi görmüş ve başarılı şekilde atlatmış. Trike bike farklı bir bisiklet kullanıyor. Amacımız 4 Kasım'da yola çıkıp, ortalama günde 100 kilometre pedal çevirerek Ankara'ya ulaşmak. 10 Kasım'da Anıtkabir'de olacağız, Atamızı ziyaret edeceğiz."

Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hasan Gökbel ise bisikletçilere hayırlı yolculuklar diledi.

Törenin ardından bisikletçiler Ankara'ya doğru yola çıktı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------- 
Sporcuların genel görüntüleri
Görme engelli bisikletçilerin görüntüsü
Görme engelli 2 bisikletçinin detay görüntüsü
Fiziksel engelli sporcunun görüntüleri 
Görme engelli tarih öğretmeni Ceyhun Denir ile röportaj
MERBİSDER Başkanı Süleyman Uygun ile röportaj
Ceyhun Denir'in detay görüntüsü
Bisikletçilerin yola çıkışı

(BOYUT: 281 MB) (SÜRE: 02.35 DK) 
Haber-Kamera: Adnan AÇIKGÖZ/MERSİN, ()


======================================

46 dakikada 315 çöp şiş yiyen Ceren, 3 kilo aldı

ANTALYA'da bir restoranın yaptığı yarışmaya katılan Ceren Yılmaz (21), 46 dakikada 315 çöp şiş yiyerek yeni bir rekora imza attı. Daha önce de 255 çöp şiş yiyerek rekor kıran Yılmaz, kendi rekorunu yeniledi. Yılmaz'ın, yarışma sonunda 3 kilo aldığı görüldü.

Antalya'da bir restoran tarafından uzun süredir 'çöp şiş yeme yarışması' düzenleniyor. Yarışmaya bugüne kadar yüzlerce kişi katıldı. Geçen ay kadınlar kategorisinde yarışan üniversite öğrencisi Ceren Yılmaz, 23 dakikada 255 çöp şiş yiyerek rekor kırdı.

İşletme sahibi İlyas Demir, Yılmaz'ı yeni bir rekor denemesi için restorana davet etti. Daha önce 301 şiş yiyen ve rekor kıran eski pehlivan Osman Aksöl'ün rekorunu geçmek isteyen Yılmaz, teklifi kabul etti. Rekor denemesine kendisi de katılacağını söyleyen işletme sahibi Demir, rekoru kırdığı takdirde ödülü Otizm Dernekleri Federasyonu'na bağışlayacağını söyledi.

20 DAKİKADA ESKİ REKORUNU KIRDI

Önceki yarışmada 255 çöp şiş, 3 bardak ayran, 2 bardak su, 1 tabak salata, 1 lavaş ekmek yiyen ve çay içen Ceren Yılmaz, bu rekorunu geçmek için masaya oturdu. Yarışma sosyal medya üzerinden canlı yayınlandı. Yılmaz, yarışma için masaya gelen 156 çöp şişi 12 dakikada yedi. Eski rekoru olan 255 çöp şişi ise 20 dakikada yiyen Yılmaz'ı görenler şaşkınlıklarını gizleyemedi.

315 ÇÖP ŞİŞ YEDİ, 3 KİLO ALDI

Restoranda bulunan müşterilerin yoğun ilgi gösterdiği 50 dakikada tamamlanması gereken yarışma sonunda Yılmaz, 46 dakikada 315 çöp şiş, 1 tabak salata, 2 bardak ayran ve 1 lavaş ekmeği yiyerek yeni bir rekora imza attı. Yarışmanın sonlarına doğru zorlandığı görülen Yılmaz, 5 bin TL, elektrikli motosiklet ve 6 ay boyunca restoranda ücretsiz yemek hakkı kazandı. Önceki rekor denemesine 40 kilo olarak başlayan ve yarışma sonunda 47 kilo olan Yılmaz, bu yarışmada ise 3 kilo aldı. 46 kilo olan Yılmaz, yarışma sonunda 49 kiloya ulaştı.

ÜCRETSİZ YEMEK ŞEHİT VE GAZİ AİLELERİNE

Yarışma sonunda kazandığı 6 ay boyunca restoranda ücretsiz yemek hakkının şehit ve gazi aileleri tarafından kullanılmasını istediğini söyleyen Yılmaz, "Önceki rekoru kırdığım zaman midem çatlar diye korkmuştum. Bugün 315 çöp şiş yedim ve artık bacaklarım titremeye başlamıştı. Kadınların da bu kadar yiyebileceğini göstermek için tekrar yarışmaya geldim. Çöp şişleri yedikten sonra kısa bir süre çok garip hissediyordum ancak şu an gayet iyiyim" dedi.

YENİ REKORA 15 BİN TL

Rekor denemeleri sonucu ilginin arttığını belirten işletme sahibi İlyas Demir, "Ceren'den bu rekoru bekliyordum ama buna rağmen gerçekten çok şaşırdım. Ceren'in rekorunu kırabilecek kadın misafirimiz varsa, 15 bin TL'lik ödülün sahibi olacak. Bugün ben de yarıştım, kazansaydım ödül olan 5 bin TL'yi Otizm Dernekleri Federasyonu'na bağışlayacaktım. Ancak kazanamadım ve yarışma katılım bedeli olan 700 TL'yi burs verdiğimiz öğrencilerimize ulaştıracağım" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------
- Restorandan detay
- Rekoru kıran Ceren Yılmaz'dan detay
- Ceren Yılmaz'ın kilosunun ölçülmesi
- Ceren Yılmaz Röportaj
- İşletme sahibi İlyas Demir Röportaj

210 MB /// 01.52"
HABER: Semih ERSÖZLER-Aslı DURAN- KAMERA:Semih ERSÖZLER/ANTALYA, ()

======================================

Kolunu makineye kaptıran kadının tek isteği protez el

BURSA’da çalıştığı tekstil fabrikasında temizlediği elyaf makinesinin çalışması sonucu sol elini bileğinden kaybeden Fatma Küçükkafa (32), kendi saçını bile tarayamadığını belirterek protez el takılması için yetkililerden ve hayırseverlerden yardım istedi.
Merkez Osmangazi ilçesinde 1 yıl önce Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren bir tekstil fabrikasında işçi olarak çalışan 2 çocuk annesi Fatma Küçükkafa, sabah saatlerinde elyaf yastık üreten makinenin rutin temizliğini yapmaya başladı. Bu sırada aniden çalışan makinenin silindirleri, Küçükkafa’nın sol elini kopardı. Olay anında fabrikada yalnız olan Küçükkafa, yardım istemek için 500 metre uzaklıktaki başka bir fabrikaya gitti. Burada, revirde yapılan ilk müdahalenin ardından Küçükkafa, 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Ameliyata alınan Küçükkafa, 5 günlük tedavisinin ardından taburcu edildi. Geçirdiği kazanın, makinenin arızalı olmasına rağmen üzerinde uyarı notu bulunmaması yüzünden meydana geldiğini iddia eden Küçükkafa, işyerinden şikayetçi oldu.
Sol elini kaybettiğinden beri evden dışarı çıkamadığını söyleyen Fatma Küçükkafa, “Bakmakla yükümlü olduğum 9 ve 13 yaşlarında 2 çocuğum var. Onların yemeklerini yapmakta çok zorlanıyorum. En basiti kendi saçımı toplayamıyorum. Her gün bekliyorum ki birisi gelsin, kapımı çalsın, bana yemek yapsın diye. Ben kaza geçirdikten sonra çocuklarım bana, ‘üzülme anne senin bir elin olmasa bile altı tane elin var’ dedi. Hiçbir zaman benim elimi bırakmadılar. Eşim de dahil olmak üzere her konuda yanımdalar. 13 gün sonra elimi kaybedeli 1 sene olacak ama ben hala alışamadım. Dışarı çıkamıyorum. İnsanların bakışlarından çok rahatsız oluyorum. Benden korkan küçük çocuklar oluyor. Büyük insanlar da yanındakine seslenip ‘Bak kızın bir eli yok’ diyorlarö dedi.
'YETKİM OLMAYAN MAKİNEYE SAHTE BELGE DÜZENLENDİ'
Protez ele sahip olursa hayatının daha iyi bir duruma geleceğini belirten Küçükkaya, “Ben hayatla çok barışık bir insandım, ama hayata küstüm. Mecbur kalmadıkça sokağa çıkmıyorum. Çalıştığım firma, bu olayla alakalı hiçbir sorumluluk kabul etmiyor. Benim çalışan makineye elimi soktuğumu iddia ettiler. Eğitim almadığım makineyle ilgili adıma sahte evrak düzenleyip mahkemeye sundular. Biz bunlara itirazda bulunduk. Hiçbir şekil benim yanımda olmadılar. Protez el için gidip ölçümlerini yaptım. Tazminat alamadığımız için protezimi de alamıyorum. Protez elim olsa, ev işlerini daha rahat yapabilirim. Çocuklarıma daha rahat yemek yapabilirim. Onlarla dışarı çıkabilirim. Yazın dışarı çıkmaya mecbur kaldığım zamanlarda yelek giyip elimi cebime sokup da dışarı çıkmıştımö diye konuştu.
Ekonomik durumlarının iyi olmadığını belirten Fatma Küçükkafa, 150 bin lira değerindeki protez ele sahip olmak için yetkililerden ve hayırseverlerden yardım istediğini belirtti.
'HAYATI DEĞİŞECEK'
Fatma Küçükkafa’nın eşi Cüneyt Küçükkafa (40) ise, “İlk zamanlar psikolojisi çok bozuktu. Çocukların kendisinden korkacağını düşündüğü için endişelendi. Benim onu yalnız bırakacağımı düşünüyordu. Bunların hepsini konuşarak anlattık. Protez ele çok ihtiyacı var ama maliyetli bir şey olduğu için biz karşılayamıyoruz. Protez eli olsa, hayatında çok ciddi değişiklikler olacağına inanıyorum" şeklinde konuştu.
'UZUN YARGILAMA SÜRESİ MAĞDURİYETİ ARTIRIYOR'
Yargılama süreci sonrası adil bir karar verileceğine inandığını söyleyen Küçükkafa’nın avukatı Furkan Koca, “İş kazası neticesinde Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yapacağı tahkikat süreci oldukça uzun sürmektedir. Özellikle organ ve uzuv kaybı gibi ağır derecede gerçekleşen ‘iş kazaları’ neticesinde zaten zor durumda olan vatandaşın mağduriyetine daha çok mağduriyet katılmaktadır. İş kazaları neticesinde kaza anından itibaren vatandaşa maddi ve manevi destek sağlanmalı ve hatta psikolojik tedavi uygulanmalıdırö dedi.


Görüntü Dökümü:
---------------------
-Fatma Küçükkaya ev işleri yaparken
-Kolu olduğu zamanki fotoğrafla görüntü
-Fatma Küçükkaya ve eşi Cüneyt Küçükkafa röportajlar
-detaylar

Süre: 4.24  Boyut: 493 MB
Haber: Muammer İRTEM/ Kamera: Halil ÖZÇOBAN/BURSA, ()

======================================

Pazarın kahrını temizlik işçileri çekiyor

AFYONKARAHİSAR'ın Sandıklı ilçesinde temizlik işçileri semt pazarları dağıldığında geriye kalan atıkları gece geç saatlere kadar temizliyor.
Sandıklı'da pazartesi kapalı pazar yerinde, çarşamba Şirinevler Mahallesi'nde ve cuma da Çakır Mahallesi'nde semt pazarı kuruluyor. Semt pazarlarında sabahın erken saatlerinde tezgah açan esnaf, akşam hava kararana kadar sebze ve meyvenin yanı sıra giyim ürünlerinin satışını yapıyor. Hava karardığında pazar esnafı tezgahını topladıktan sonra temizlik işçilerinin mesaisi başlıyor.
Kışın saat 20.00 sularında çalışmaya başlayan temizlik işçileri pazar esnafından arta kalan sebze, meyve, karton, kağıt gibi atık maddelerin temizliğini yapıyor. Kar, kış, soğuk demeden titizlikle işlerini yapan temizlik işçilerinin mesaileri çoğu zaman gece geç saatlere kadar devam ediyor.

'VATANDAŞ PAZAR YERLERİNİ TERTEMİZ BULUYOR'
Her gün sabah saat 06.00'da normal temizlik çalışmalarına başladıklarını söyleyen temizlik işçisi Kamil Uluışık, "Millet uyanmadan her gün güzelce temizliğimizi yapıyoruz. Bu çalışmamızı pazar yerlerinde de gösteriyoruz. Pazar temizliklerimiz gece saat 23.00'e kadar sürüyor. Akşam 20.00'de başlıyoruz. Cuma, çarşamba ve pazartesi bu üç pazarda gece de çalışmaktayız. Vatandaş sabah kalktığında pazar yerlerini tertemiz buluyor" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------
- Dağılan semt pazarındaki atıkları temizleyen temizlik işçilerinin çalışma görüntüsü
- Temizlik işçisi Kamil Uluışık semt pazarında atıkları temizleme çalışmalarından görüntü
- RÖP: Kamil Uluışık(Temizlik işçisi)
- Temizlik işçileri semt pazarında topladıkları atıkları çöp aracına koyarken görüntü

HABER- KAMERA: Ahmet DAĞLI/SANDIKLI, ()

======================================

Milletvekili Özkaya: OHAL Komisyonu 40 bin dosyayı karara bağladı

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan'ın hukuk danışmanlarından AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya, 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası görevden ihraç edilen 125 bin memurun göreve geri dönmek için OHAL Komisyonu'na başvurduğunu belirterek, "125 bin dosyadan, 40 bini sonuçlanmış durumda. 40 bin dosyanın 2 bin 700'ünden kabul kararı çıktı. 37 bin 300 müracaat da reddedilmiş durumda. Geriye 85 bin dosya var" dedi.

HAK -İŞ Konfederasyonu Afyonkarahisar İl Başkanlığı tarafından 'İstişare ve Değerlendirme' toplantısı bir restoranda düzenlendi. Toplantıya, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hukuk danışmanlarından AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya, Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Toruntay, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Sezen, İl Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Sevim, Öz-Taşıma-İş Ege Bölge Başkanı Osman Coşgun, Hak-İş İl Başkanı Hulusi Güngör ve sendika yöneticileri katıldı.

'287 DARBE DAVASI AÇILDI'

Afyonkarahisar'da Hak-İş'in yaptığı çalışmaların ele alındığı toplantı sonrası Milletvekili Özkaya ve Genel Başkan Yardımcısı Toruntay gazetecilere açıklamada bulundu. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası 287 darbe davası açıldığını hatırlatan Ali Özkaya, bunlardan 207'sinin sonuçlandığını söyledi. Özkaya, "Bu yılın sonuna kadar önemli bir kısmının daha sonuçlanacağını düşünüyorum. Büyük, 'Çatı' ve 'Akıncı' davaları gibi 400 ile 500 sanıklı davalar belki gelecek yıla sarkar" dedi.

'40 BİN DOSYANIN 2 BİN 700'ÜNDEN KABUL KARARI ÇIKTI'

Örgüt üyeliğiyle ilgili soruşturma sayısının 200 bini aşmış durumda olduğunu vurgulayan Özkaya, "Bunun bir kısmının davaları sonuçlandı. Ceza alanlar veya devam edenler var. Haklarında ihraç kararı verilip daha sonradan takipsizlik kararı alanlar ve beraat edenler var. Bunlar da dönmek için müracaat ediyor. OHAL Komisyonu kurulmuştu 685 sayılı KHK ile. Bu komisyona bugün itibariyle 131 bin 922 müracaat olmuş. Bunun 125 bini memur kamu görevinden ihraç. Diğerleri de rütbe almanın iptali. Bir kısmı da iş yeri iptali, dernek, gazete, vakıf gibi kapatma kararları. 125 bin dosyanın 40 bini sonuçlanmış durumda. Bu da 30 Ekim tarihi itibariyledir. 40 bin dosyanın 2 bin 700'ünden kabul kararı çıktı ve bu kişiler kamu görevine geri döndüler. 37 bin 300 müracaat da reddedilmiş durumda. Geriye henüz 85 bin dosya var. Bir yıl içerisinde geri kalanların sonuçlanması en büyük arzumuz" diye konuştu.

'GÖNÜL İSTER Kİ 2 BİN TL'NİN ÇOK ÇOK ÜSTÜNDE OLSUN'

Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Toruntay ise asgari ücrete ilişkin değerlendirme yaptı. Asgari ücret zammının enflasyon rakamlarına göre belirlenmesi gerektiğini aktaran Toruntay, şöyle dedi:

"Asgari ücretle alakalı '2 bin TL'nin altında olmasın' diye bir düşünce var. Yaklaşık 6.5 milyon insanı ilgilendiren bir konu. Asgari ücreti gerçekte değerlendirdiğimizde bu günkü ücretlerle geçinmek çok zor. Ama ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik durumu da göz önüne alarak bir oranın belirlenmesi gerekiyor. Hak-İş Konfederasyonu olarak asgari ücret tespit komisyonunda yokuz. Türk-İş Konfederasyonu burada çalışanları temsil ediyor. Dolayısıyla Türk-İş Konfederasyon başkanlığının da açıklamaları var. Asgari ücretin 2 bin TL'den az olmaması gerektiği yönünde. Asgari ücretin enflasyonun üzerinde bir artışla gerçekleşmesini arzu ediyoruz. Gönül ister ki 2 bin TL'nin çok çok üstünde olsun. Ama asgari ücret tespit komisyonunun yapacağı çalışmalar da önemli. 2 bin TL'nin üzerinde bir rakam olması lazım."


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------
- Hak-İş Genel Başkanı Toruntay'dan detay
- Milletvekili Özkaya'nın gelişinden detay
- Özkaya ve Toruntay'dan detay
- Genel Detaylar
- Milletvekili Özkaya ile röp
- Genel Başkan Yardımcısı Toruntay ile röp

HABER-KAMERA: Satılmış AKKAŞ/AFYONKARAHİSAR, ()

======================================

Güzel sözleri ahşapta ölümsüzleştiriyor

ANTALYA'nın Kaş ilçesinde emekli öğretmen Fahri Gökoğlan (60), şekil verdiği ahşapların üzerine güzel sözleri işleyerek, ölümsüzleştiriyor.
Fahri Gökoğlan, 27 yıl ilkokul öğretmenliği yaptıktan sonra emekli oldu ve Kaş'a yerleşti. Aileden gelen ahşap sanatını, emekli olduktan sonra yaşama geçiren Fahri Gökoğlan, Toroslarda yetişen ardıç ağaçlarının atıl durumda olan, odun için ayrılan bölümlerini satın alıyor. Kasaba Mahallesi'ndeki bir marangoz atölyesinde kestirdiği ahşap parçalarına evinin bahçesindeki atölyesinde şekil veren Fahri Gökoğlan, bunların üzerine Mustafa Kemal Atatürk, Yunus Emre, Mevlana, Pir Sultan Abdal, Fatih Sultan Mehmet, Hz. Ali, Tolstoy, Nelson Mandela ve Konfüçyüs'ün güzel sözlerini, Nazım Hikmet ve Can Yücel'in şiirlerinden dörtlükleri yapıştırma harflerle yerleştiriyor. Üzerine vernik çekilen ahşaplar özlü sözler ve şiirleri ölümsüzleştiriyor.
Ahşaplara değişik şekiller de veren Fahri Gökoğlan, ağaçlar üzerine saatler yerleştiriyor. Saatin üzerine kurum adı veya istenen sözü yazıyor. Ardıç ağacından kalın kalemler yapıp, üzerine söz yaza Gökoğlan, yaptığı işleri kurumlara ve dostlarına hediye ediyor. Gökoğlan, bazı ağaçları da saksı yaparak kaktüs yetiştiriyor.
Fahri Gökoğlan, "Sanata karşı ailecek özel bir ilgimiz var. Bu babadan gelen bir yetenek. Kardeşlerim de güzel sanatlarla uğraşıyor. Heykel sanatçısı. Öğretmen Okulu yıllarında bu sanata karşı ilgiyi aşıladı bize öğretmenlerimiz. Mezun olduktan sonra bunu öğretmen olarak yapmaya çalıştım. Zaman yoktu bu sanatla uğraşmaya. Emekli olduktan sonra düşünürlerin özlü sözleriyle ardıç ağacını birleştirip, ölümsüzleştirmek istedim. Bunları yapıyorum. Evime gelen eş dosta da hediye ediyorum. Duvarlarında sergiliyorlar" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------
- Çalışma yaparken görüntüler
- Yaptığı işlerden
- Güzel sözlerden
- Saksılardan görüntüler
- Röportaj

228 MB /// 07.10"
HABER- KAMERA: Ahmet ACAR/KAŞ, ()

YORUM EKLE