DHA YURT BÜLTENİ -6

YURT BÜLTENİ -6 HÜDA-PAR yerel seçimlere katılmama kararı aldı Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Şahin, parti olarak ekonomik nedenlerden dolayı 31 Mart'ta yapılacak yerel seçimlere katılmama kararı aldıklarını...

DHA YURT BÜLTENİ -6

YURT BÜLTENİ -6

HÜDA-PAR yerel seçimlere katılmama kararı aldı

Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Şahin, parti olarak ekonomik nedenlerden dolayı 31 Mart'ta yapılacak yerel seçimlere katılmama kararı aldıklarını açıkladı.
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Şahin, partisinin Diyarbakır İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında, 31 Mart'taki yerel seçimlere katılmayacaklarını söyledi. Seçimlere ekonomik nedenlerden katılmayacaklarını belirten Şahin, "Parti olarak yaşadığımız seçim tecrübeleri ve teşkilatlarımızın mevcut durumu itibarıyla yeni bir seçime girmenin teşkilatların tamamlanması, planlanan hedeflere ulaşılması noktasında maddi anlamda olumsuz etkilerinin olacağı kanaati hasıl olmuştur. Genel İdare Kurulumuz uzun bir süreden beri teşkilatlarla yaptığı istişareler neticesinde var olan çalışmalarımızın niteliğini artırmak, daha etkili bir siyasetle yolumuza devam etmek, bundan sonraki seçimlere daha güçlü girebilmek amacıyla teşkilat, kadro ve eğitim alanlarına yoğunlaşmak için 31 Mart 2019 yerel seçimlerine katılmama kararı almıştır. Seçime girmeme kararımız bir boykot kararı olmayıp, ileriye yönelik hedeflerimize ulaşmak içindir" diye konuştu.
'HERHANGİ BİR PARTİYİ DESTEKLEME KARARIMIZ MEVCUT DEĞİL'
Herhangi bir partinin lehinde veya aleyhinde beyanlarının olmadığını belirten Mahmut Şahin, "Bu kararımızla birlikte hiçbir partinin ne karşısında ne de yanında olduğumuz şeklinde hiçbir şekilde açık bir beyan olmadığı gibi satır aralarında da böyle mesaj söz konusu değildir. Herhangi bir partiyi destekleme gibi bir kararımız mevcut değildir. Resmi olarak doğrudan ittifak şeklinde ne bizden ne de başka bir partiden gelen bir görüşme teklifi söz konusu değil. Tabii onun ötesinde değişik konularda birtakım görüşmeler yapıldığını söyleyebiliriz" dedi.

Görüntü dökümü
------------------------------
- HUDA-Par İl binasından görüntü
- Açıklamayı takip eden basın mensupları
- Mahmut Şahin'in açıklamaları
- Genel ve detay görüntü

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 514 MB

Haber-Kamera: Emrah KIZIL-Serdar SUNAR/DİYARBAKIR,()

===============

Denize düşen kadını, komutan kurtardı

Trabzon'da kimliği henüz belirlenemeyen bir kadın, Ayasofya sahilinde kayalıklardan denize düştü. Su üzerinde hareketsiz halde duran kadını, Trabzon Sahil Güvenlik Grup Komutanlığı Dalış Emniyet Güvenlik ve Arama Kurtarma Timleri Dalış Tim Komutanı Astsubay Üstçavuş Abdullah Yeltirik kurtardı.
Olay saat 11.00 sıralarında Trabzon'un Ortahisar ilçesi Ayasofya mevkii sahilinde meydana geldi. İdidaya göre kimliği henüz belirlenemeyen bir kadın, sahilde bulunan kayalıklardan denize düştü. Kadının su üzerinde hareketsiz biçimde durduğunu gören vatandaşlar, polise haber verdi. Olay yerine gelen polis ekipleri, su yüzeyinde duran kadının kurtarılması için Trabzon Sahil Güvenlik Grup Komutanlığı ekiplerini olay yerine çağırdı. O sırada evinde bulunan Trabzon Sahil Güvenlik Grup Komutanlığı Dalış Emniyet Güvenlik ve Arama Kurtarma Timleri Dalış Tim Komutanı Astsubay Üstçavuş Abdullah Yeltirik ihbar üzerine olay yerine geldi. Teçhizatı olmadan suya atlayan Astsubay Üstçavuş Yeltirik, su üzerindeki kadının yanına kadar yüzdü. Yeltirik, kadını kıyıya doğru çekerek kurtardı. Acil sağlık ekipleri bilinci kapalı kadını battaniyeyle sararak kayalıklardan çıkardı. İlk müdahalesi burada yapılan kadın, Fatih Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Polis ekipleri olayla ilgili soruşturma başlattı. 
'VATANDAŞIN CAN GÜVENLİĞİ BİZİM CAN GÜVENLİĞİMİZDEN ÖNEMLİ'
İhbarı aldığında evinde olduğunu söyleyen Astsubay Üstçavuş Yeltirik, vakit kaybetmemek için teçhizatını almadan olay yerine geldiğini söyleyerek "İhbarı aldığımda evimdeydim, evim buraya yakın. Kendi aracımla ivedi bir şekilde olay yerine geldim. Diğer ekiplerimiz o esnada yoldaydı. Ben kazazedeyi suda görünce, zaten bilincini yavaş yavaş kaybetmeye başlamıştı. Suya atladım ivedi bir şekilde, karaya çekerek ambulanse teslim ettim. İhbar bana geldi ama iş yerine gidip gelmem zaman alacağından kendi aracımla buraya geldim. Üzerimi çıkarıp direk suya atladım ve kazazedeyi kurtardım. Aldığımız eğitimlerin faydasını burada gördük. Yanımda hiçbir teçhizat yoktu, vatandaşın güvenliği bizim can güvenliğimizden daha önemli" dedi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------
- Sahilde olayı izleyen vatandaşlardan detaylar
- Kadının su yüzeyindeki görüntüsü
- Kadının sudan çıkarılması
- Ambulansa taşınması
- Röportaj
- Detaylar

(BOYUT: 651 MB)

Haber-Kamera:Uğur AYDIN-Selçuk BAŞAR/TRABZON, ()

================

Akhisar'da dere taşkını karayolunda ulaşımı olumsuz etkiledi

Manisa'nın Akhisar ilçesinde şiddetli sağanak yağmur sonrası dere taşınca, İstanbul-İzmir karayolunun iki şeridi sular altında kaldı. İzmir yönüne kapanan yol, karşı şeritten gidiş- geliş olarak sağlanmaya başlandı.
Akhisar'ın Kayalıoğlu Mahallesi'ndeki Kayalıoğlu Deresi, şiddetli sağanak yağmur nedeniyle bugün saat 07.00 sıralarında taştı. Taşan derenin suları, İzmir-İstanbul karayolunu kaplyadı. Karayolunun İstanbul-İzmir yönü, ulaşıma kapandı. Karayolları, polis ve jandarma ekipleri de bölgeye gelerek karayolunda çalışma başlattı. Karayolunun İstanbul'dan İzmir'e geliş yönünün kapanması üzerine, bölünmüş yoldaki trafik akaşı karşı şerittten geliş-gidiş olarak sağlanmaya başlandı. Büyükşehir ve İlçe Belediyesi ekipleri de iş makineleriyle bölgeye gelerek çalışma yaptı.
Buradaki Akhisar Organize Sanayi Bölgesi (OSB) girişi de biriken su nedeniyle ulaşıma kapandı. OSB'de mesaisi bitip saban evlerine dönmek isteyen, ancak sular yüzünden kapanan yoldan geçemeyen bazı işçiler, Büyükşehir Belediye ekiplerinin kepçesiyle dışarı çıkartılabildi.
Kayalıoğlu Mahallesi kıyısındaki zeytin bahçeleri ve parklar da sular altında kalırken, evlerde herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı. Ev ve işyerlerine su girmemesi için ekipler çalışmaları sürdürüyor.

Görüntü Dökümü
--------
- Suyla dolup taşan karayolu
- Kepçeyle işçilerin taşınması
- Vatandaşlarla röp.
- Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Barış GEZİCİ / AKHİSAR (Manisa), ()

================

CHP Purçu'dan eleştirdiği Vali Tutulmaz'a ziyaret

CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, geçen yıl Afyonkarahisar'ın Dinar ilçesinde Hanife Kaçar'ın (85) kaldığı çadırda yanarak yaşamını yitirmesinin ardından TBMM Genel Kurulu'nda olaya tepki göstererek eleştirdiği Afyonkarahisar Valisi Mustafa Tutulmaz'ı makamında ziyaret etti. Özcan Purçu, "Bir can gitmiş vahim bir olay sonrasında. Özür dilenecekse o canın yakınlarından ve akrabalarından özür dilenmeli" dedi.
Afyonkarahisar'ın Dinar ilçesinde geçen yıl Kasım ayında, yaşadığı barakada çıkan yangında hayatını kaybeden Hanife Kaçar için istenen konteyner, ölümünden bir hafta sonra temin edilip gönderilebildi. Olayın gündeme gelmesinin ardından TBMM Genel Kurulu'nda konuşma yapan CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, Afyonkarahisar'da bir insanlık dramı yaşandığını, 4 yıldır çadırda yaşayan Roman vatandaşın çıkan yangında yaşamını yitirdiğini söyledi, Afyonkarahisar Valisi Mustafa Tutulmaz'ı aileye konteyner vermediğini öne sürerek eleştirdi.
Yaşanan olayın ardından CHP Milletvekili Özcan Purçu, CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal ve beraberindekilerle Vali Mustafa Tutulmaz'ı dün akşam makamında ziyaret etti. Yaklaşık 1,5 saat süren ziyaretin ardından Purçu ve Vali Tutulmaz, gazetecilere açıklamalarda bulundu.
'BÖYLE ÜZÜCÜ OLAYLARIN YAŞANMASINI HİÇ KİMSE İSTEMEZ'
Bu üzücü olayın yaşanmasını kimsenin istemeyeceğini belirten CHP'li Özcan Purçu, şunları dedi:
"Sayın Valimize o üzücü olaydan sonra telefon açtık. Sayın Milletvekilimizle de görüştük. Sayın Valimiz bizi buraya davet etti. Bu üzücü olayı kimse tasvip etmez ve yaşanmasını istemez. Bir insanın çadırda diri diri yanmasını hiçbir vicdan kabul etmez. Bu bağlamda üzülerek ifade edeyim; Bir daha böyle olayların Türkiye'nin hiçbir yerinde yaşanmamasını istiyoruz. Sayın Valim o konuşmadan sonra beni aradı. 'Çadırda ne kadar vatandaş varsa ben hepsini aldım ve evlere yerleştirdim. Ben de istemezdim' dedi. Birçok vatandaşımız çadırdan evlere yerleştirdi ve ev düzenlerini kurdu. Kendisine teşekkür ediyorum bu bağlamda. Hem merkezde ve hem ilçelerimizde yaşayan Roman vatandaşlarımızla ilgili 'Gelecekte ne yapabiliriz, kötü bir olay yaşandı bundan sonra yaşanmasın' diyerek, 'bir plan dahilinde hizmet edebiliriz' şeklinde Sayın Milletvekilimiz ve Sayın Valimizle bir toplantı yaptık. İnşallah ileriki süreçte bütün vatandaşlarımızla ilgili, sadece Roman vatandaşlarımızla değil, mağdur, yardıma ihtiyacı olan ve yoksul tüm vatandaşlarımızla ilgili gelecekte ne yapabiliriz, onu konuştuk. Bu bağlamda da inşallah birlikte çalışacağız."
'YANLIŞ YÖNLENDİRME DİYE BİR ŞEY YOK'
Bir gazetecinin 'Olayla ilgili yanlış mı yönlendirildiğinizi düşünüyorsunuz?' sorusuna Özcan Purçu, şöyle yanıt verdi:
"Yanlış bir yönlendirme yok, net bir olay var işin içerisinde. Bir vatandaş çadırda yanıyor. Bunun yanlış yönlendirmesi gibi bir şey yok. Kamusal zafiyet ve eksikliklerimizden. Sosyal sorumluluk çerçevesinde herkesin görevi, çadırda yaşayan vatandaşın normal sosyal hayat şartlarına kavuşturulması. Yanlış yönlendirilme gibi bir şey yok. 2 artı 2 eşittir 4. Çadırda yaşayan vatandaşımız vefat ediyor. Yanlış yönlendirme diye bir şey yok."
'GERİYE TAKILIP KALIRSAK GELECEĞİ GÖREMEYİZ'
Vali Mustafa Tutulmaz da geriye takılıp kalmanın bir anlam taşımayacağını söyledi. Tutulmaz, "Bundan sonra Roman kardeşlerimize neler yapabiliriz, bunları topluma daha fazla entegre etme adına üzerimize ne düşer; bununla ilgili 1,5 saatlik bir toplantı yaptık. Geriye takılıp kalmayalım. Kalırsak geleceği göremeyiz. Bundan sonra Roman kardeşlerimizi topluma daha fazla entegre etme yönünde neler yapabiliriz; buna hep birlikte kafa yoralım" diye konuştu.
'YAKINLARINDAN VE AKRABALARINDAN ÖZÜR DİLENMELİ'
Bir gazetecinin herhangi bir özür dileme olup olmadığını sorması üzerine Vali Tutulmaz, "Sayın Vekilimiz 'Benim buraya gelmem zaten bunu bir şekilde ifade ediyor' dedi" karşılığını verirken, araya giren Özcan Purçu ise "Özür dilenecek de bir şey yok. Bir sayfayı kapattık, önümüze bakıyoruz, Sayın Valimizin de ifade ettiği gibi. Bir can gitmiş vahim bir olay sonrasında. Özür dilenecek bir şey yok ortada. Özür dilenecekse o canın yakınlarından ve akrabalarından özür dilenmeli, böyle bir olaya sebebiyet verdiğimiz için. Kamu görevlisi olarak bütün insanların sorumluluğu onlardan özür dilenmeli. Dolayısıyla ben Hanife Hanım'ın çocuklarından, akrabalarından ve yakınlarından onun ölümünü engelleyemediğimiz için özür diliyorum" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------
- CHP'li Özcan Purçu'nun konuşması
- Vali Mustafa Tutulmaz'ın konuşması
- Fotoğraf çektirilmesi
- Vali ve Purçu el sıkışırken
- Purçu valilik binasından çıkarken 

Haber- Kamera: Satılmış AKKAŞ/AFYONKARAHİSAR, ()

==============

Benzin yerine mazot koyulan aracının bozulduğu iddiasıyla şikayetçi oldu

Diyarbakır merkez Bağlar ilçesinde parzarcılık yapan Güler Deniz, (32) ürünlerini taşıdığı benzinle çalışan kamyonetinin akaryakıt istasyonunda benzin yerine mazot koyulması nedeniyle çalışmadığını iddia ederek, tamir masrafını ödemeyen istasyon sahipleri hakkında dava açacağını söyledi. 
Diyarbakır'da pazarcılık yaparak kendi ailesiyle birlikte 2 ailenin de geçimini sağlayan Güler Deniz, 15 gün önce aracına yakıt almak üzere akaryakıt istasyonuna gitti. Daha sonra eve giden Deniz, sabah ürünlerini götürmek için aracına bindi. Araç bir türlü çalışmayınca çekici çağırıp, aracını tamirciye götüren Deniz, yaklaşık 10 gün sonra aracının benzin yerine mazot konulması nedinyle çalışmadığını öğrendi. 2 yıldır yakıt aldığı akaryakıt istasyonuna giden Deniz, istasyonun sorumlu müdürünün ilk başta hatalarını kabul ettiğini ama faturayı gördükten sonra ödeme yapmayı reddettiğini söyledi. Deniz, hem tamir parasını hem de yaklaşık 15 gün boyunca ürünlerini taşımak için kiraladığı aracın parasını cebinden ödedi. Akaryakıt istasyonu sorumlusunun çıkan fatura karşısında aracını da küçümsediğini iddia eden Deniz, tuttuğu avukat aracılığıyla mahkemeye başvurarak hakkını arayacak.
'3 AİLEYE BAKIYORUM'
Pazarcılık yaparak geçimini sağladığını aktaran Deniz, "Bir tek kendi aileme değil baktığım 2 aile daha var. Normalde 2 yıldır oradan alıyorum. Gittiğim gün iki personel oradaydı. Benzin mi mazot mu? diye sordular ben de benzin dedim. Onlar mazot olabilir diye kararsız kaldı. 2 defa pompaya bastılar almadı. 3'üncü denemelerinde doldurdular. O anda şüphelenmedim. Aracı kullanmayı biliyorum ama o kadar anlamıyorum. Sonra nakliyemi yaptım eve gittim. Sabah aracı çalıştıramadım. Çekici ile sanayiye götürdük. Orada bana benzinden olabileceğini söylediler. 'Hayır onlar hata yapmaz' dedim. 10 gün boyunca arızasını bulamadılar. Bunun yanı sıra önce elektrikçiye götürdüm anlamadı. Başka tamirciye götürdüm. O da anlamadı. En son aracımızın markasının tamircisine bırakmışlar. Beni aradılar. Gittim aracıma benzin yerine mazot bırakıldığını ve bundan dolayı bozulduğunu söyledi. Daha sonra akaryakıt istasyonunun müdürüyle görüştüm. İlk başta 'Tamam biz hallederiz, sıkıntı değil' dediler. Hatta bizzat usta ile görüşmeye gittiler. Ustaya ücreti yüksek bulduklarını söylemiş. Bu yüzden problem çıktı. 15 gündür beni zaten mağdur etmişler. Ayrıca aracım olmadığı için günlük 100 lira nakliye parası ödedim" dedi.
'HATAYI İŞÇİYE YÜKLEDİLER ÖDEME YAPMADILAR'
Akaryakıt istasyonu sorumlusunun faturayı duyduktan  hatayı işçiye yüklediğini ve işçinin ödemesi gerektiğini kendisine söylediğini anlatan Deniz, "Ama işçinin de işi bıraktığını söyledi. Öyle anlaşamadık. Hakkımı sonuna kadar savunacağım. Beni üzen nokta, dalga geçer gibi 'Sizin aracınızın değeri ne ki bin 600 lira masraf çıkarıyorlar' demesi oldu. Aracımın değeri isterse 5 bin lira olsun o benim emeğim sonuçta. Benim aracım. Bunu söylemeye hakkı yok. Ben onlar hakkında maddi ve manevi ne gerekiyorsa hukuki yollardan hakkımı arayacağım" diye konuştu.  
Oto tamircisi Mehmet İğne de araca yanlış yakıt koyulduğunu belirterek, "Benzin yerine mazot bırakmışlar. O şekilde çalıştırılmak istenince de çalışmamış. Çekici ile getirdiler. Enjeksiyonları, sübapları, contaları yanmış. Bin 660 lira masrafı oluştu" dedi.

Görüntü Dökümü:
-------------
- Oto tamircinin araca bakması
- Güler Deniz'in tamir faturasını alıp aracına binmesi
- Aracıyla tamirciden ayrılması
- Pazar tezgahında ürünleri düzenlemesi
- Güler Deniz'in konuşması
- Mehmet İğne'nin konuşması
- Güler Deniz'in pazar tezgahında ürünleri tartması
- Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 620 MB

Haber-Kamera: Emrah KIZIL, Serdar SUNAR / DİYARBAKIR,()

=================

Çaldıkları kamyonu satmak isterken yakalandılar

Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde, İstanbul'dan çaldıkları kamyonu sahte evrakla satmaya çalışan 2 kişi suçüstü yakalandı.
5 Ocak günü İstanbul Sultangazi'de çalınan kamyon, Kocaeli'de bulundu. Kartepe Sapanca Yolu Caddesi üzerinde durumundan şüphelendikleri bir kamyon hakkında plaka sorgulaması yapan Kocaeli İl Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Şube Müdürlüğü ekipleri, kamyona takılı plakanın başka bir otomobile kayıtlı olduğunu belirledi. Bunun üzerine polis, kamyonun yanında beklemeye başladı. Yaklaşık 2 saatlik  bekleyişin ardından kamyonun yanına gelen T.K.(33) ve S.A.(43) gözaltına alındı.
İstanbul Sultangazi'den çalınan kamyonun üzerindeki plakaların 11 Ocak tarihinde İstanbul Esenyurt'taki bir otomobilden çalındığı ve kamyonun bu şekilde Kocaeli'nin Kartepe ilçesine getirildiği belirlendi. T.K. ve S.A.'nın kamyonu satmak için sahte evrak düzenledikleri ve yakalandıkları sırada bir alıcı ile görüşmeye gittikleri öğrenildi. T.K.'nın evden ve otodan hırsızlık suçlarından 6 adet, S.A.'nın ise aynı suçlardan toplam 24 adet sabıka kaydının olduğu öğrenildi. Emniyette işlemleri tamamlanan T.K. ve S.A. adliyeye sevk edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------
-Zanlıların asayişten çıkışı
-Detay

Haber:Dinçer AKBİR-KAMERA:Alişan KOYUNCU/GÖLCÜK(Kocaeli),()
 

YORUM EKLE