DHA YURT BÜLTENİ-3

1)GENÇ SEÇMEN İÇİN STÜDYOYA GİRDİ, DİREKSİYON BAŞINA GEÇTİ İZMİR'de AK Parti'nin Konak Belediye Başkan Adayı Melek Eroğlu, genç seçmene ulaşmak için renkli bir çalışmaya imza attı. Konak için şarkı sözü yazan aday, rap...

DHA YURT BÜLTENİ-3

1)GENÇ SEÇMEN İÇİN STÜDYOYA GİRDİ, DİREKSİYON BAŞINA GEÇTİ

İZMİR'de AK Parti'nin Konak Belediye Başkan Adayı Melek Eroğlu, genç seçmene ulaşmak için renkli bir çalışmaya imza attı. Konak için şarkı sözü yazan aday, rap tarzındaki şarkının bir kısmını selendirdi ve klibini çekti. Kadın aday, 'Koruyucu Melek' adlı şarkının klibinde 1958 model Chevrolet otomobil kullandı. AK Parti'nin Konak Belediye Başkan Adayı Melek Eroğlu, renkli bir seçim kampanyası ile seçmenin karşısına çıktı. Genç seçmene ulaşmak için başkanlığına talip olduğu ilçeye şarkı sözü yazan, rap tarzındaki şarkının bir kısmını stüdyoda seslendiren ve şarkının klibinde de oynayan Melek Eroğlu, çekimler için 1958 model Chevrolet otomobilin direksiyonuna geçti. Hem şarkı söyleyen hem de araç kullanan Melek Eroğlu, genç seçmene "Sizin gibi düşünüyoruz" mesajı verdi. Eroğlu, "Ulaşmak istediğimiz kesim, gençler. Gençlere biraz dokunmak istedik. Gençlere, onlar gibi düşündüğümüzü anlatmaya çalıştık. O nedenle de böyle bir klip hazırlayalım ve gençlerin istediği tarzda bir müzik yapalım dedik. Ben klipte 10 saniye kendim şarkı söylüyorum" dedi. Çekimleri Konak'ın çeşitli bölgelerinde yapılan klipte Chevrolet'i kullanan Melek Eroğlu, biraz zorlandığını ancak çalışmalardan büyük keyif aldığını belirtti. Eroğlu, "Debriyajı ağır, vitesi yandan. Çok yabancı değilim ama yine de zorlandım" dedi.
'BİZİM VİZYONUMUZ FARKLI'
Klip yayınladıktan sonra gençlerin tepkisini merak ettiğini de vurgulayan Eroğlu, şunları söyledi:
"Konak'ın her yeri güzel. Alsancak'ta, Kordon'da, Gültepe'de çekimler yapıldı. Hemen hemen her bölgede dolaştık. Her yerden bir şeyler almaya çalıştık. Bizim vizyonumuz farklı. Biz sıradan, herkes gibi düşünen değiliz. Daha renkli, daha halka dokunabilen ve çoğulcu düşünüyoruz. Bu da bizim farkımız. Biz Konak'ta siyaset yapıyoruz. Konak'taki seçmene de diyoruz ki; Bize oy vermeyin. Kendinize, kentinize, çocuğunuza, torununuz için oy verin."

Klip, Melek Eroğlu'nun sosyal medya hesaplarından yayınlanacak.
Şarkı söylemeyi sevdiğini söyleyen mimar Eroğlu, ilk kez şarkı sözü yazdığını belirtti. 'Koruyucu Melek' adlı şarkının sözleri şöyle:
"Ne bir eksik ne bir fazla. Gönlümüzü vermeye geldik Konağımıza.
Konak'ta sahil kesim refah, biraz daha tepedeyse bambaşka bir yaşam
Her kesime mutluluğu dağıtmaya geldik.
Bitirmeye bir an önce sıkıntıyı derdi.
Bir yer varmış kısıtlıymış imkanları
Mutlu olamıyorlarmış oranın insanları
Tüm asık suratlar çözülecek, onun için geldi koruyucu Melek
İzmir Konak gönül verdim ona, İzmir Konak hastayım baştan sona
İzmir Konak, düşünmeyin tasayı ve derdi. Çünkü artık koruyucu Meleğiniz geldi
Biraz daha yukarıda Kadifekale
Konak bir bütün ve burada herkes büyük bir aile
Konak için hem hizmet hem gönül bağı
Arkada bırakıyoruz artık eski çağı
Saat Kulesi, Asansör, Agora, Alsancak, kardeşlik kazancak
Kemeraltı, Gündoğdu, Göztepe
Aşıklar tepesi hitap eder gözlere."

Görüntü Dökümü
-----------------
-Melek Eroğlu'nun şarkı söylediği ve araba kullandığı klip
-Melek Eroğlu ile röp.
-Genel ve detay görüntü

Haber: Umut KARAKOYUN-Kamera: Hande NAYMAN/ İZMİR, ()

======================================================

2)GÖBEKLİTEPE’DE HEDEF; 2 MİLYON TURİST

ŞANLIURFA'nın Haliliye ilçesinde bulunan, tarihi 12 bin yıl önceye dayanan Göbeklitepe’yi bu yıl 2 milyon yerli ve yabancı turistin ziyaret etmesi bekleniyor.
12 BİN YILLIK GEÇMİŞİ İLE DÜNYANIN EN ESKİ TAPINAĞI
Resmi açılışı 8 Mart'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerçekleştirilen Göbeklitepe’nin bölge turizmini canlandırması hedefleniyor. Şanlıurfa kent merkezine 18 kilometre mesafede, Örencik Mahallesi sınırlarında bulunan Neolitik döneme ait Göbeklitepe'de, 1995 yılında Şanlıurfa Müzesi ve Berlin Alman Arkeoloji Enstitüsü işbirliğinde kazı çalışmalarına başlandı. Kazı çalışmalarında neolitik döneme ait; 3 ila 6 metre boyunda 60 tonu bulan ağırlıkta yabani hayvan figürlü 'T' biçimli dikili taşlar ve 8 ila 30 metre arasında değişen çaplarda dairesel ve dikdörtgen şekilli dünyanın en eski tapınak kalıntıları ile 65 santimetre uzunluğunda heykel ve çeşitli eserler bulundu. 12 bin yıllık geçmişi ile dünyanın en eski tapınağı olarak kabul edilen Göbeklitepe, geçen yıl 1 Temmuz'da UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne dahil edildi. İngiltere’de bulunan Stonehenge’den 7 bin, Mısır piramitlerinden ise 7 bin 500 yıl daha eski olması ile insanlığın bilinen en büyük tapınağı olarak kabul edilen Göbeklitepe’nin üzeri eserlerin zarar görmemesi için çatı ile kapatıldı. Aynı zamanda ziyaretçilere Göbeklitepe’nin daha iyi tanıtılması için canlandırma merkezi yapıldı.

'TARİHİN SIFIR NOKTASI'

Haliliye Belediye Başkanı Fevzi Demirkol, ‘tarihin sıfır noktası’ olarak kabul edilen Göbeklitepe’yi yıllardır ‘daha eskisi yok’ sloganı ile tanıttıklarını söyledi. 2014 yılından itibaren yoğun çalışmalar yürüttüklerini; ulusal ve uluslararası etkinlikler ile verdikleri çabalarının 2019’un 'Göbeklitepe Yılı' ilan edilmesi ile amacına ulaştığını anlatan Demirkol, şöyle konuştu: “Göbeklitepe, dünyanın bilinen en eski kültür varlığıdır. Bu anlamda biz Göbeklitepe’nin 2014 yılından bu yana tanıtımını yapmaya çalışıyoruz. Uluslararası festival, spor müsabakaları, sempozyumlar düzenleyerek Göbeklitepe’nin UNESCO listesine girmesine katkı sağladık. Ayrıca 2019 yılının Cumhurbaşkanımız tarafından 'Göbeklitepe Yılı' ilan edilmesiyle çalışmalarımızın doğru olduğu ortaya çıktı. Göbeklitepe, ülkemiz için bitmeyen kıymetli bir kaynaktır. Göbeklitepe’nin dünyaya tanıtımıyla bölgedeki refah seviyesi artacak, Şanlıurfa turizmin merkezi olacaktır. Daha önceki yıllarda 800 bin olan turist sayısının bu yıl yapılan tanıtımlar ve Cumhurbaşkanımız tarafından turizmde adres olarak gösterilmesiyle 2 milyona yükseleceğine inanıyoruz.ö

Görüntü Dökümü
-------------------------------------------------
- Göbeklitepe ve eserler
- Ören yeri ve çevresi
- Göbeklitepe'nin drone ile çekilen görüntüleri
- Belediye başkanının konuşması
- Genel ve detay haberleri

 Haber-Kamera: Hasan KIRMIZITAŞ - ŞANLIURFA-)

=====================================================

3)BÖBREK NAKİLLİ GENÇ KADIN TÜP BEBEK YÖNTEMİYLE ÇOCUK SAHİBİ OLDU
'BAYRAM' MUCİZESİ

İZMİR'de 9 yıl önce babası Bayram Abeş'ten (55) nakledilen böbrekle ikinci hayata başlayan Dilber Abeş Koç (30), hayalini bile kuramadığı mutluluklara tıp sayesinde ulaştı. Evlenip yuva kuran, tüp bebek yöntemiyle hamile kalan genç kadın, oğlunu 14 Mart Tıp Bayramı'nda dünyaya getirdi. Oğluna Bayram adını veren Koç, bir mucize yaşadığını söyledi.
Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde yaşayan iki çocuk sahibi Fatma Abeş (49)- Bayram Abeş çiftinin kızları Dilber Abeş Koç'a 2008 yılında İzmir'deki Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde böbrek yetmezliği tanısı konuldu, diyalize başlandı. Bir süre diyaliz için İzmir'e gelip giden Koç, daha sonra evde periton diyalize başladı. Koç, babasının ısrarları üzerine 2010 yılında böbrek nakli için İzmir Kent Hastanesi'ne başvurdu. Uygun donör olduğu belirlenen baba Bayram Abeş'in bir böbreği 2 Temmuz 2010'da Opr. Dr. Işık Özgü'nün başkanlığındaki ekip tarafından genç kıza nakledildi. Baba Abeş, kızına yeni bir hayatın kapılarını açtı.
Diyalizden kurtulan genç kız kötü günleri geride bırakırken, Mehmet Koç (33) ile evlendi. Mutlu bir yuva kuran Dilber Abeş Koç, Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Ebru Sevinç Ok'un anne olabileceğini söylemesi üzerine Mart 2018'de İzmir Kent Hastanesi Tüp Bebek Merkezi'ne başvurdu. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Dilek Aslan tarafından 4 Temmuz 2018'de embriyo transferi gerçekleştirilen Koç, tüp bebek yöntemiyle hamile kaldı. Hamileliği süresince Doç. Dr. Ok ve Opr. Dr. Aslan'ın ilaç ve beslenme programlarını titizlikle uygulayan Koç, sorunsuz bir hamilelik geçirdi. Gebeliğinde 38'inci haftayı dolduran Koç, 14 Mart Tıp Bayramı'nda sezaryenle 3.5 kilo ağırlığında, 52 santimetre uzunluğunda bir erkek bebek dünyaya getirdi.
9 yıl önce nakil olan, 4 yıl önce evlenip yuva kuran, iki gün önce de anne olan Dilber Abeş Koç, bir mucize yaşadığını söyledi. Eşi Mehmet Koç ile birlikte mutlulukların en büyüğünü yaşayan ve sevincini anlatacak kelime bulamayan Koç, "Böbrek yetmezliği tanısı konulduğunda değil evlenip çocuk sahibi olmayı iyileşeceğimi bile hayal edemiyordum. Babam nakil için çok ısrarcı olmuştu. Onun sayesinde yeni bir hayata başladım. Evlendim, çocuk sahibi olmak istedim ama kendi sağlığım için endişe ediyordum. Zarar görmeden, böbreğimi kaybetmeden anne olmak istedim. Doktorlarım Ebru Hanım ve Dilek Hanım sağ olsun. Babama minnettarım. Babam böbreğini vermese bugünleri hiç yaşamayacaktım. Bu Allah'ın verdiği bir mucize. Onu Tıp Bayramı'nda dünyaya getirdim. Babamın da adı Bayram, adını koyduk. Bayram günündeyiz biz, çok mutluyuz" dedi. Eşi Mehmet Koç da mutluluktan ağladığını ve çok heyecanlı olduğunu söyledi. Doç. Dr. Ok ise gebelik sürecinin yönetiminin önemine dikkat çekti. Böbrek nakilli hastalarda gebelik sürecinde hastalığın nüks etmesinden ilaç düzenine, tansiyondan kilo almaya kadar pek çok noktanın önemli olduğunu belirten Ok, "Dilber Hanım kendi sağlığına çok dikkat eden bir hastamızdı. Jinekoloji ile birlikte takiplerini gerçekleştirdik ve sonucunda bugün sağlıkla bebeğini kucağına aldı. Onun böbreğinin adı Bayram'dı, oğlu da Bayram oldu. Tıp Bayramı'nda doğması da ayrı güzel" diye konuştu. Kent Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Opr. Dr. Dilek Aslan, kronik böbrek yetmezliği hastalarının gebe kalmada sorun yaşadığını, böbrek naklinden sonra ise gebeliğin daha mümkün olduğunu söyledi. Dilber Abeş Koç'ta ilk tüp bebek uygulamasında gebelik elde ettiklerini ve komplikasyonsuz bir hamilelik geçirdiğini belirten Opr. Dr. Aslan, "Bebeğin Tıp Bayramında dünyaya gelmesi son derece güzel bir tesadüf oldu. Çünkü tıbbın gerek sağlığına gerekse bebeğine kavuşturduğu bir vaka oldu. Dilber Hanım ve Mehmet Bey sağlıkla bebeklerine sahip oldular. Bu anlamlı günde bizim de emeklerimizin boşa gitmediğini gösteren çok güzel bir hediye oldu" dedi.

Görüntü Dökümü
-----------------------
-Anne Dilber Abeş koç ile röp.
-Baba Mehmet Koç ile röp.
-Doç. Dr. Ebru Sevinç Ok ile röp.
-Opr. Dr. Dilek Aslan ile röp.
-Bebekten, anne ve babadan genel- detay görüntü

Haber-Kamera: Mücahit BEKTAŞ / İZMİR, ()

===================================================

4)BİSİKLET CUMHURİYETİ ULA

MUĞLA'nın en sakin ilçelerinden Ula'da 7'den 70'e herkes bisiklete biniyor. Kahvehane, cami ve okul gibi yerlerin önleri, park edilen bisikletlerle dolup taşıyor. Bu durumu görenler, Ula için 'bisiklet cumhuriyeti' nitelemesi yapıyor. Bodrum, Datça, Fethiye ve Marmaris gibi önde gelen turistlik merkezleriyle öne çıkan Muğla'nın geri planda kalmış 23 bin 418 nüfuslu ilçesi Ula, halkın bisiklete verdiği önemle öne çıkıyor. İlk olarak 1930'lu yılların sonunda kullanılmaya başlayan bisiklet, daha sonra halkın yaşam tarzı haline geldi. İlk zamanlar bir yumurta karşılığında 3 dakikalığına kiraya verilerek deneyimlenen bisikleti şimdilerde çocuklar okula, ev hanımları ise pazara giderken kullanıyor. 2 yaşından 90 yaşına kadar hemen hemen herkesin günlük hayatının bir parçası haline gelen bisiklet, kenti diğer yerleşim yerlerinden ayırıyor. İlçenin düz arazi üzerine kurulması bisiklet kullanımı için avantaj sağlarken, sağlık açısından da faydalı oluyor. Kent halkı, herkesi daha sağlıklı bir yaşam için bisiklet kullanmaya davet ediyor.
İlçede kahvehane işleten Ayhan Artar (59), "Dedelerimizden, atalarımızdan gelenek haline gelmiş bir hastalık. İlçemizin düz arazi kurulmuş olması, bisiklet kullanımı açısından avantaj sağlıyor. Doktorlar sürekli spor yapın çağrısında bulunuyor. Biz de sporumuzu bisiklet üzerinde yapıyoruz. Dedelerimiz sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürüyor. 75-80 yıllık bisikletler var" diye konuştu.
90 yaşındaki Hamdi Gülşen ise, "Bisikletimi 30 yıldan fazladır sürüyorum. Çarşıda ve pazardaki işlerimin yanı sıra camiye de bisiklete gidiyorum. Şu anda gençlere taş çıkartırım. Herkesi spor yapmaya davet ediyorum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
-----------------------
- İlçedeki bisikletlerden görüntü
- Bisiklet sürenlerin görüntüsü
- Ayhan Artar röp.
- Hamdi Gülşen röp.
- Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Cavit AKGÜN / MUĞLA, ()

====================================================

5)GÖRME ENGELLİ BAKKAL 49 YILDIR ESNAFLIK YAPIYOR

DÜZCE’nin Gölyaka ilçesi Güzeldere Köyü'nde 49 yıldır bakkallık yapan görme engelli Kemal Şen (63), veresiye alışverişleri ses kayıt cihazıyla tutuyor. Kemal Şen, kendisine verilen paraları tanıyor ve para üstünü eksiksiz veriyor.
Gölyaka Güzeldere Köyü'nde 6 yaşında geçirdiği kaza sonra görme yeteneğini kaybeden ve görme engelli olan 7 çocuk babası Kemal Şen, köyde açtığı 'Şen Bakkal' isimli iş yerini işletiyor. Kendisine gelen müşterileri güler yüzle karşılayan Kemal Şen, veresiye alışverişleri cep telefonuna ses ile kaydediyor. Özellikle yaz mevsiminde Güzeldere Şelalesi'ne çıkan günübirlik tatilciler mutlaka bakkal Kemal Şen'e uğrayarak alışveriş yapıyor.
Zaman zaman art niyetli bazı insanların az para verip çok para üstü istemesine karşın yeteneklerini geliştiren Kemal Şen, paralara dokunarak miktarını da biliyor ve para üstünü tam olarak veriyor.
Bakkallık mesleğine başlaması hakkında bilgiler veren Kemal Şen, "Ben 6 yaşındayken bir kaza sonucu görme yeteneğimi kaybettim. 1970 yılında çanta usulü bakkalcılığa başladım. 80 yılından itibaren resmi kayıtlı oldum. Bana bir zorluğu yok. Bu durumumu kötüye kullanmak isteyenler var. Mesela 10 lira diye 5 lira veriyor ve paranın üstünü istiyorlar. Azcık bir uyanık olmasak paranın üstünü geri vermemiz gerekiyor.  Paraları tanıyorum. Ama bu sır açıklayamam. Veresiye eskisi kadar olmuyor ama veresiye isteyen olursa benim bir cihazım var ona kayıt ediyorum. Köyüm gayet iyi davranıyor. Yoldan gelip geçen tatilciler merak ettikleri için geliyorlar. Çok memnun oluyorlar. Bu yaşta kimseye muhtaç olmadan çalışıyorum." dedi.
Kemal Şen'in eşi Ayfer Şen (50) ise eşinin dışarıya muhtaç olmamasından dolayı mutlu olduklarını dile getirerek, "Gayet memnunuz. Eşim evi idare etmeye çalışıyor. Bazen peşin bazen veresiye satış yapıyor. Müşteri çok olduğu zaman bende yardımcı olmaya çalışıyorum. İdare edip gidiyoruz. Allah’a şükür dışarıya başkasına muhtaç değiliz. Herkes memnun. 1992 yılında evlendik. O zamandan bu zamana geçiniyoruz." diye konuştu.

Görüntü Dökümü
-------------------------
Bakkaldan görüntü
Bakkal Kemal Şen’in para alırken ve üstünü verirken görüntü
Bakkal Kemal Şen’in ürün satarken görüntüsü
Kemal Şen ile röp
Kemal Şen’in parayı tanımasının görüntüsü
Kemal Şen’in eşi ile röp
Kemal Şen’in cep telefonunu ses kayıt cihazı gibi kullanabilmesinin görüntüsü ve detaylar

HABER-KAMERA: Tezcan SOLMAZ/DÜZCE, ()

===============================================

6)TARİH ÖĞRETMENİ 'MUSTAFA KEMAL'İN NEŞESİ' İLE SAHNEDE

İZMİT'te, Atatürk'ün Samsun'a çıkışının 100'üncü yılına saygı göstermek amacıyla tarih öğretmeni Ümit Çetin'in yazdığı ve oynadığı 'Mustafa Kemal'in Neşesi' isimli tiyatro oyunu 13 Nisan'da seyirciyle buluşacak. Oyunda Atatürk'ün dokunuşuyla hayatı değişen insanların hikayeleri anlatılacak. 
Mustafa Kemal Atatürk'ün 1919 yılında Samsun'a çıkışı ve Kurtuluş Savaşı'nın başlamasının 100'üncü yılına saygı göstermek amacıyla, özel bir okulda tarih öğretmenliği yapan Ümit Çetin 'Mustafa Kemal'in Neşesi' isimli tiyatro oyununu yazdı. Türkiye'nin bir çok ilini gezerek çok fazla insan ile tanıştığını söyleyen Ümit Çetin, bu geziler sırasında tanıştığı insanlardan dinlediği Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili hikayeleri bir tiyatro oyunu haline getirdi. Tek kişilik gösteri olarak 2 perde şeklinde seyirci ile buluşan Mustafa Kemal'in Neşesi oyununda, Atatürk ile hayatının bir noktasında karşılaşan ve Atatürk'ün dokunuşları sayesinde hayatları değişen insanların hikayeleri konu alınıyor. Tiyatrocu Burhan Akçin tarafından yönetilen oyun, 13 Nisan'da seyircinin karşısına çıkacak.
Duyduğu Atatürk ile ilgili hikayelerden çok etkilendiğini söyleyen Ümit Çetin, "Ben tarih öğretmeniyim ve insan öykülerine oldukça değer veren bir insanım. Yazarlık geçmişim de var. Yazdığım öykülerde de genellikle insanı merkeze koyuyordum. Mustafa Kemal, dünya için çok önemli bir insan ve onun en çok istediği şeylerden bir tanesi insani yönünün ön plana çıkarılmasıydı. Hatta bununla ilgili oyun tanıtımında kullandığımız bir hikayemiz de var. 1937 yılında uluslararası bir dernek Mustafa Kemal'e bir ödül layık görür. Ödül mektubunda, 'Türk halkına, neşe içerisinde yaşama yolunu açtığı ve rehberlik ettiği için bu ödül kendisine verilmiştir' yazar. Daha önce de Mustafa Kemal'e oldukça fazla ödül verilmiştir, ama Mustafa Kemal bunların pek çoğunun yayınlanmasını istemez. Fakat bundan çok mutlu olur ve neşelenir. Bu ödülün yayınlanmasına izin verir, 'Kabul edebilirsiniz' der. Çünkü çok güzel bir iltifatta bulunmuşlar, benim insani tarafımı övmüşler der. Bu hikaye beni çok cezp etmişti açıkçası ve Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışına bir saygı niteliğinde bir oyun yazmaya karar verdim" dedi.
Oyunda Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatına dokunduğu insanların hikayelerinin anlatıldığını belirten Çetin, "Yaklaşık 15 ayda bu oyunu yazdık, Mustafa Kemal'in insani yönü bu oyunda izleyicilerimizin göreceği taraf olacak. Burhan Akçin hocamızla çalışıyoruz. Kocaeli Bölge Tiyatrosu'nda prova alıyoruz. Tabii ki Mustafa Kemal'in hayatına dokunduğu insanları anlatıyoruz hikayemizde. Bu insanların özellikle kültür, sanat alanında Türkiye Cumhuriyeti'ne katkıda bulunmuş pek çok öyküsü var. Bu öykülerin içerisinde günümüz insanının da oldukça yakından tanıdığı, onların hayatlarına kadar dokunan hikayeler var. Bu hikayeler derya, deniz gibi hikayeler. Bunları kısaltmamız gerekti. Maalesef bazılarından vazgeçmemiz gerekti. Vazgeçtiğimiz kısımları da burada görsellerle, fotoğraflarla, türkülerle devam ettireceğimiz bir oyun gelişti" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
-------------------------
-Yazar-oyuncu Ümit Çetin'in yönetmen Burhan Akçin ile görüşmesi
-Provalardan görüntüler
-Ümit Çetin ile röp.
-Detay

(Haber: Dinçer AKBİR-KAMERA: Alişan KOYUNCU/İZMİT(Kocaeli),()


 

YORUM EKLE