DHA YURT BÜLTENİ -23

ALKOLLÜ SÜRÜCÜ, KAMYONET İLE POLİSE VE BİR VATANDAŞA ÇARPIP KAÇTI   ADANA'da Mahmut G., kamyoneti ile sabit nokta yol uygulaması yapan polise ve bir vatandaşa çarpıp, kaçtı. Kazadan yaklaşık 3 kilometre uzakta park halinde bulunan kamyonetin...

DHA YURT BÜLTENİ -23

ALKOLLÜ SÜRÜCÜ, KAMYONET İLE POLİSE VE BİR VATANDAŞA ÇARPIP KAÇTI
 
ADANA'da Mahmut G., kamyoneti ile sabit nokta yol uygulaması yapan polise ve bir vatandaşa çarpıp, kaçtı. Kazadan yaklaşık 3 kilometre uzakta park halinde bulunan kamyonetin sürücüsü Mahmut G.'nin 2 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edildi. 

Kaza, saat 21.15 sıralarında merkez Çukurova ilçesi Karslılar Mahallesi'nde meydana geldi. Motosikletli Yunus polislerinin sabit nokta uygulaması yaptığı sırada iddiaya göre, 01 HZ 256 plakalı kamyonet, hızla polislerin üzerine sürdü. Bir polis ve Ömer Sertkaya isimli vatandaşa çarpan kamyonet, daha sonra hızla kaza yerinden kaçtı. Olay yerindeki diğer polislerin durumu telsizden anons etmesi üzerine, ambulans sevk edildi. Başından darbe alan polis ile bacağından yaralanan Sertkaya, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

Kamyonetin kaçış güzergahı boyunca arama yapan ekipler, aracı Yurt Mahallesi'nde buldu. Kamyonet çevresinde aramayı sürdüren ekipler, sürücüsü olduğu belirlenen Mahmut G. ve yanındaki 3 kişiyi yakaladı. Yapılan alkol muayenesinde sürücü Mahmut G.'nin 2 promilin üzerinde alkollü olduğu belirlendi. Mahmut G. ve beraberindeki 3 kişi, gözaltına alınarak, Fatih Polis Merkezi'ne götürüldü. 

Polis, olayla ilgili soruşturmaya devam ediyor. 

Görüntü Dökümü
-----------------------
- Yerde yatan yaralı Ömer Sertkaya'dan görüntü
- Sağlık görevlilerinden görüntü
- Ambulansın yanındaki polislerden görüntü
- Ambulanstaki yaralı polisten görüntü
- Yaralı Sertkaya'nın sedle ile ambulansa taşınması
- Ambulansların kaza yerinden gidişi
- Kamyonetten görüntü
- Genel ve detay görüntüler

Süre: 01'45" Boyut: 196 MB

Haber - Kamera: Gökhan KESKİNCİ/ADANA, ()

=============================

İZMİR'DE SİLAHLI KAVGA: 1 AĞIR YARALI
 
İZMİR’in Konak ilçesinde, Eren Tulum (28), tekel bayinde karşılaştığı ve aralarında husumet bulunan Oğuz Ö. (40) tarafından tabanca ile vuruldu. Hastaneye kaldırılan Tulum'un hayatı tehlikesinin bulunduğu belirtilirken, olaydan sonra şüpheli Oğuz Ö. ile arkadaşı Rıza Emre Ü. yakalanarak gözaltına alındı. 

Olay, bugün saat 22.00 sıralarında Betonyol üzerindeki bir tekel bayinde meydana geldi. Oğuz Ö. ile arkadaşı Rıza Emre Ü. (24) alışveriş yapmak için tekel bayine geldi. Bu sırada, Oğuz Ö. iddiaya göre aralarında husumet bulunduğu öğrenilen Eren Tulum (28) ile karşılaştı. Taraflar arasında başlayan tartışma kısa sürede silahlı kavgaya döndü. Oğuz Ö., belinden çıkarttığı tabancayı Eren Tulum’a doğrultarak ateş açtı. Olayda, Eren Tulum ağır yaralanırken, Oğuz Ö. ve arkadaşı Rıza Emre Ü. olay yerinden uzaklaştı.

Yaralanan Eren Tulum, bir taksicinin yardımıyla İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü. Burada tedaviye alınan Tulum’un hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. İlk belirlemelere göre, Tulum’un ağzına isabet eden kurşunun boynuda kaldığı ileri sürüldü.

Olayla ilgili çalışma başlatan polis, şüpheli Oğuz Ö. ve arkadaşı Rıza Emre Ü.’yü kısa süren kovalama sonunda yakaladı. İki şüpheli, sorgulanmak üzere Cinayet Büro Amirliği’ne götürüldü.  Olayla ilgili soruşturma sürüyor. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: 
----------------------------
-Hastaneden detay görüntü

Haber - Kamera: Halil İbrahim KARABIYIK/İZMİR, () 

==============================

Mersin'de tarım işçilerini taşıyan midibüs devrildi: 5 ölü, 22 yaralı (3)
CHP’Lİ AĞBABA’DAN TARIM İŞÇİLERİNE ZİYARET

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Mersin'in Silifke ilçesine bağlı Atayurt Mahallesi Esenbel mevkiinde meydana gelen kazada yaralanan tarım işçilerini ziyaret etti, olay yerini inceledi. Ağbaba’ya ziyarette, CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel, Silifke Belediye Başkanı Dr. Mustafa Turgut, CHP Silifke İlçe Başkanı Cemil Sungur eşlik etti. Kazanın bulunduğu bölgeye geçen Ağbaba, olay yerini inceledi. Ağbaba, daha sonra Silifke Devlet Hastanesi'ne giderek burada tedavi altında bulunan yaralıları ziyaret etti. Ziyaret çıkışı gazetecilerle bir araya gelen Ağbaba, şöyle konuştu:

"Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun görevlendirmesiyle, CHP Milletvekilimiz Cengiz Gökçel, Gençlik Kolları Genel Başkanımız Emre Yılmaz, Silifke Belediye Başkanımız Mustafa Turgut ile beraber buradayız. Burada tedavi altında olan hastaların durumu iyi. Bu yaşanan olay sadece Mersin’e özgü bir durum değil. Kazanın sebebi araştırılıyor. Tedbirsizliğin, denetimsizliğin olduğunu görmekteyiz. Umarız tarım işçilerinin geçirdiği son kaza olur. Ama maalesef bu tedbirsizlik, denetimsizlik sonucu kazalar olmaya devam ediyor. Aracın kendisi ile ilgili problem olduğu düşünülüyor, sadece şoföre yüklenebilecek bir kaza değil. Mutlaka bunun sonuçları araştırılmalı. Devlet bu konu ile ilgili tedbir almalıdır. Bugün Silifke’de çilek işçileri, yarın başka bir bölgede tarım işçileri ölmeye devam ediyor. Vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum." 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------------
 - CHP'li Veli Ağbaba ile beraberindekiler gelişi 
- Ağbaba ve beraberindekiler kaza yerinde inceleye yaparken 
- Ağbaba ve beraberindekiler bölgede yaşanlarla sohbet etmesi 
- Ağbaba ve beraberindekiler hastanede bekleyen hasta yakınları ile konuşması
- Ağbaba ve beraberindekiler hastaneye girişi 
- Ağbaba'nın basına açıklama yapması 

Süre: 04'45" Boyut: 533,15 MB

Haber-Kamera: Erol OKUR/SİLİFKE (Mersin), ()

===================

YAZICIOĞLU'NUN ÖLDÜĞÜ KAZANIN İNCELEMESİNİ EĞİTİMSİZ HEYET YAPMIŞ
 
BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı merhum  Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopterdeki GPS cihazlarının sökülmesiyle ilgili 10 kişinin yargılandığı davada tanık olarak dinlenen Kaza Kırım Heyeti Başkanı Ferudun Seren, "Kaza kırım tarihi itibariyle bizim ekip olarak herhangi bir kaza kırım eğitimimiz, belgemiz yoktu" dedi.

Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde 25 Mart 2009'da düşen, Muhsin Yazıcıoğlu, BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, yardımcısı Yüksel Yancı, BBP Sivas Belediye Meclisi Üyesi Adayı Murat Çetinkaya, İHA muhabiri İsmail Güneş ve Pilot Mustafa Kaya İstektepe'nin hayatını kaybettiği helikopterdeki Argus 5000 ve Skymap III C isimli GPS cihazlarının sökülmesiyle ilgili tutuksuz 10 sanık hakkında 'Kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık' suçundan davanın 4'üncü duruşması Göksun Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Davaya Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, kızı Firuze Yazıcıoğlu, oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu, ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu, ablası Mavış Ocak, İsmail Güneş'in eşi Yasemin Güneş, tutuksuz sanık Ebubekir Semih Yüksekkaya, aile ve sanık avukatları katıldı. Sanıklardan başka davalardan tutuklu olan Davut Uçum, Aydın Özsıcak ve Yusuf Yiğit kalıkları cezaevlerinden, tutuksuz sanık Cemal Şahin ile tanıklar Ferudun Seren ve Şıhmehmet Sevdim bulundukları illerin adliyelerinden SEGBİS sistemiyle duruşmaya katıldı.

Sanıklardan Yusuf Yiğit, dönemin Kahramanmaraş İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürü Ahmet Ergeç arasında geçen görüşmede kendisine ait olduğu öne sürülen "Bir söken ekip var, bir de sökülen malzemeyi yakan ekip var. Biz de yaktık. Ama işte hava soğuktu ısınmak için yaktık falan. Yaktıkları şey de mekanik bir şey ama bu kadar yani fazlasını da bilmiyorum" sözlerinin kendisinin değil, başkalarından kulak misafiri olarak duyduğu sözler olduğunu söyledi.

AYNI TUTANAĞI BAŞKAN 31 OCAK'TA, ÜYELER 20 MAYIS'TA İMZALAMIŞ

Daha sonra tanık olarak dinlenen Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Kaza Kırım Ekibinden Şıhmehmet Sevdim, helikopterin bulunduğu bölgeye ekip başkanı Ferudun Seren ve Esas Havacılık'ın çalışanı Kenan Köksal ile birlikte 29 Mart'ta gittiklerini ve o zaman ekipte yer alan Kerem Mumcuoğlu'nun Göksun'da kaldığını söyledi. Kaza alanına gittiklerinde hava koşulları nedeniyle 15-20 dakika kalıp fotoğraflar çektikten sonra ayrılmak zorunda kaldıklarını ve Argus 5000 cihazının kokpitte olduğunu ancak 31 Mart'ta gittiklerinde Cihazın kokpitte olmadığını belirten Sevdim, "Argus 5000 isimli cihazın kaybolduğunu savcılığa bildirdik. O gün kokpit panelini söküp savcılığa teslim ettik. Benim ve Kerem'in cihazların kaybolduğuna ilişkin tutanağın 20 Mayıs 2009'da, Ferudun'un ise aynı tutanağı 31 ocak 2009'da imzalamasının muhtemelen heyet başkanı olan Ferudun'un bize tutanağı imzalatmayı unutmuş olmasından kaynaklanabilir" diye konuştu.

SEVDİM: KAZA İNCELEME SERTİFİKAM, KAZA TARİHİNDEN SONRADIR

Helikopter şirketinin çalışanı olan Kenan Köksal'ın neden kaza kırım heyetinde olduğunun sorulması üzerine Şıhmehmet Sevdim şunları söyledi:

"Esas Havacılık aranarak bir şirket yetkilisinin görevlendirilmesi Ferudun Seren tarafından istendi, genel müdür ile görüştü diye hatırlıyorum. Kenan'ın ekibe dahil olmasının yasal yönetmeliğe bir aykırılığı yoktur. Ben kaza kırım ekibinde gerek askeri hava araçlarında gerekse sivil hava araçlarında daha önce görev yapmış ve Kaliforniya Üniversitesi'nden kaza inceleme ve araştırma konusunda sertifikam var. Ancak sertifika tarihi, sivil helikopterin kaza tarihinden sonradır."

SEREN: EĞİTİMİMİZ VE BELGEMİZ YOK

Diğer tanık Kaza Kırım Heyeti Başkanı Ferudun Seren ise Ulaştırma Bakanlığı tarafından kaza kırım heyeti olarak görevlendirildiklerini ve görevlendirme yazısını imzalayan kişiyi de müsteşar ya da müsteşar yardımcısı olarak hatırladığını söyledi. Argus 5000 cihazının yerinde olmadığına dair tutanaktaki imza tarihlerinin neden farklı olduğunu bilmediğini belirten Seren, avukatların olay tarihinde kaza kırım uzmanlıklarının bulunup bulunmadığını sorması üzerine, "Kaza kırım tarihi itibariyle bizim ekip olarak herhangi bir kaza kırım eğitimimiz, belgemiz yoktu. Ancak olmazsa olmaz bir kural değildir" dedi.

YAVUZ: HIRSIZLIK DEĞİL, ÖRGÜTLÜ BİR CİNAYETTİR

Diğer sanık ve tanıkların dinlenmesinin ardından Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Kemal Yavuz, sanıkların tutuklu yargılanmasını talep ederek, "Dosyanıza konu yargılama hırsızlık olmayıp, tamamen suç delillerinin yok edilmesidir. Karşımızda örgütlü bir yapının işlediği bir cinayet vardır. Beyanlar sürekli değişmekte, deliller karartılmakta, dosyalar ayrılmakta ve süreç tıkanmaktadır. Sanıklar tutuklu yargılanmadığı müddetçe maddi hakikat ortaya çıkarılmaz" diye konuştu.

Duruşma sonunda hakim, sanıkların tutuklama talebini reddederek davayı erteledi.

YAZICIOĞLU: DEVE DURURKEN, KULAĞIYLA UĞRAŞIYORUZ

6 saat süren duruşma sonunda Gülefer Yazıcıoğlu adliyeden ayrılırken gazetecilerin sorusu üzerine gecikmiş adaletin adalet olmadığını belirterek, "Adaletimizin bir an önce bize teslim edilmesini istiyorum. Bu 10 yıllık süreçte yaşadığımız ızdırabı, acıyı biz biliriz. Biz bunu niye istiyoruz; ülkemizde bu tarz olaylara bir başkaları bir daha tevessül etmesin diye aydınlatılmasını istiyoruz. Çünkü bizim çabalarımız geriye dönmeyecek, bunun da farkındayız ama ülke adına bunun aydınlatılmasının şart olduğuna inanıyorum. Zaten bizim ana dosyamız kapalı. Deve duruyor şurada, devenin kulağıyla uğraşıyoruz biz maalesef" dedi.

10 YILA KADAR HAPİSLERİ İSTENİYOR

Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterini arama çalışmalarına katılan ve kırıma uğrayan helikopterin soruşturmasını yürütmek üzere bölgeye giden Pilot Yarbay Ebubekir Semih Yüksekkaya, Pilot Yüzbaşı Davut Uçum, Teknisyen Başçavuş Halil İbrahim Açan, Teknisyen Başçavuş Bekir Çerikçi, Teknisyen Üstçavuş Cemal Şahin, Teknisyen Başçavuş Suat Kaplan, Teknisyen Başçavuş Aydın Özsıcak, Teknisyen Başçavuş Nedim Bakırhan ve Teknisyen Başçavuş Nusret Memiş'ten oluşan teknik heyet gitmiş, daha sonra ortaya çıkan ve helikopterdeki GPS cihazlarının sökülme anı olduğu iddia edilen görüntülerde helikopter enkazının başında elinde sigara ile çömelmiş bereli askerin Cemal Şahin, elinde tornavida olan askerin Aydın Özsıcak, onun karşısında enkazın başında duran askerin ise Nedim Bakırhan olduğu tespit edilmişti. Ayrıca olayla ilgili yürütülen soruşturma sırasında teknik takibe takılan dönemin Kahramanmaraş İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürü Ahmet Ergeç ve şu anda 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle tutuklu bulunduğu belirtilen Yusuf Yiğit arasında geçen görüşmede Yiğit, "Bir söken ekip var, bir de sökülen malzemeyi yakan ekip var. Biz de yaktık. Ama işte hava soğuktu ısınmak için yaktık falan. Yaktıkları şey de mekanik bir şey ama bu kadar yani fazlasını da bilmiyorum" demişti.

Bunun üzerine başlatılan soruşturma sonunda teknik heyette yer alan 9 kişi ile Yusuf Yiğit hakkında 'Nitelik hırsızlık suçundan' 10 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------------------
- Göksun Adliyesi
- Duruşmadan çıkanlar
- Gülefer Yazıcıoğlu ile röp.
- Yazıcıoğlu'nun gidişi
- Aile ve avukatların adliyeden çıkması

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-)

==============================
 

YORUM EKLE