DHA YURT BÜLTENİ-2

1)EYLEM HAZIRLIĞINDAKİ DEAŞ’Lİ TERÖRİST TUTUKLANDI MERSİN’in Tarsus ilçesinde eylem hazırlığındayken yakalanan 1 DEAŞ’li terörist tutuklandı. İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri,...

DHA YURT BÜLTENİ-2

1)EYLEM HAZIRLIĞINDAKİ DEAŞ’Lİ TERÖRİST TUTUKLANDI

MERSİN’in Tarsus ilçesinde eylem hazırlığındayken yakalanan 1 DEAŞ’li terörist tutuklandı.
İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri, alınan istihbarat doğrultusunda eylem hazırlığındaki 1 DEAŞ’li terörist ile beraberindeki 1 şüpheliyi Tarsus’ta saklandıkları yerde gözaltına aldı. Emniyetteki sorgularının ardından Mersin Adliyesi'nde hakim karşısına çıkarılan adı açıklanmayan şüphelilerden Fas uyruklu olduğu öğrenilen DEAŞ zanlısı tutuklanarak cezaevine konuldu. Diğer şüpheli ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

Görüntü Dökümü
-------------------------
- Şahısların polis nezaretinde adliyeye girişi

SÜRE: 00'19" BOYUT: 16.2 MB 

Haber: Adnan AÇIKGÖZ - Kamera: MERSİN, ()

=====================================================

2)İLK KEZ DRONE GÖREN KÖYLÜ KADIN KAÇIRILMAKTAN KORKMUŞ

DENİZLİ'nin Çameli ilçesinde havadaki drone'dan korkup ağaçların arasına kaçarak saklanan 60 yaşındaki Lütfiye Yıldırım, cihazı görünce çok korktuğunu, kendisini kaçıracaklarını sandığı için ağaçların arasına saklandığını söyledi. 
Denizli'nin Çameli ilçesinde, yerel yayın yapan televizyon kanalının kameramanı, Cevizli Mahallesi üzerinde, drone ile haber amaçlı görüntü çekmeye başladı. Bu sırada yolda yürüyen yaşlı kadın, havadaki drone'u gördü. Bir süre cihaza bakan ancak anlam veremeyen kadın, drone'un üzerine doğru geldiğini görünce korkup, ağaçların arasına koştu. Bu görüntüler, izleyenleri gülümsetti. 
, drone'dan kaçan kadını yalnız yaşadığı evinde bularak konuştu. 5 çocuk ve 4 torun sahibi 60 yaşındaki Lütfiye Yıldırım, havada cihazı görünce çok korktuğunu belirterek, "Ormana mantar toplamaya gidiyordum. Birden havada onu gördüm. Üzerime doğru gelince çok korktum. Uçak gibi bir şey sandım. Beni alıp götürecek sandım. Ağaçların arasına kaçarak kendimi gizlemeye çalıştım. Ağaçların arasına giremez diye düşündüm. İlk kez böyle uçan bir cihaz gördüm. Çok fazla korktum" dedi. Yıldırım, görüntüyü izleyen çocuklarının kendisini arayıp, güldüklerini de söyledi. 

Görüntü Dökümü
-------------------------
- Drone görüntüsünden 
- Lütfiye Yıldırım'ın konuşması
- Yıldırım'dan detay görüntüler

(Haber- Kamera: Ramazan ÇETİN / DENİZLİ, ()

==================================================

3)ŞİKAGO'LU 2 KARDEŞ, ÜNLÜ İŞ ADAMININ BABALARI OLDUĞUNU İDDİA EDİYOR

ABD'nin Şikago eyaletinde doğup büyüyen Henry Kevin Jackson (30) ve Candice Jackson (36) kardeşler, yaklaşık 9 bin kilometre yol katederek geldikleri İzmir'de, babaları olduğunu iddia ettikleri ünlü işadamı Kasım Pırlant'a babalık davası açmaya hazırlanıyor. Alışveriş merkezleri sahibi, İzmir ve Şikago'da milyonlarca liralık yatırımı bulunan Pırlant'ın, seneler önce bu eyalette, anneleri Carolyn Jackson ile beraber olduğunu belirten Jackson kardeşler, "Biz senelerdir babamızı arıyoruz. Önceliğimiz asla para değil. Sadece babamızın bizi kabullenmemesini içimize sindiremiyoruz" dedi. İzmirli işadamı Kasım Pırlant'ın filmleri aratmayan hayat öyküsüne, yeni bir gelişme eklendi. İş yaşamına 1973 yılında Şikago'daki bir eğlence mekanında garsonluk yaparak başlayıp daha sonra aynı eyalette bir lokanta satın alan, 1978 yılında emlak işine girişen ve 1985 yılına geldiğinde burada 9 alışveriş merkezi sahibi olan Pırlant, 2005'te İzmir'de başladığı milyonlarca liralık yatırımlarıyla ekonomi dünyasında adından söz ettirdi. Pırlant, garsonluktan başlayıp gayrimenkul krallığına giden başarılı bir iş hayatına imza attı.
ANNESİNİN ÇALIŞTIĞI KULÜPTE SÖYLENDİ
Şikago'da doğup, büyüyen Henry Kevin Jackson ve Candice Jackson kardeşler, 1999 yılında ölen anneleri Carolyn Jackson'ın kendilerine söylediği, "Babanız bizi terk etti. Yunanistan'da gemicilik şirketi var, orada yaşıyor" sözlerinin gerçek olmadığını anlayınca, babalarının peşine düştü. Annelerinin seneler önce çalıştığı Şikago Club'a giden ve burada çalışanlarla konuşan çocuklara, babalarının da aynı yerde çalışan Kasım Pırlant olduğu, anneleri Carolyn ile beraber yıllar önce bu kulüpte birlikte çalıştıkları söylendi. Bunun üzerine Kevin ve Candice Jackson kardeşler, internet üzerinden babaları olduğunu düşündükleri Kasım Pırlant hakkında araştırma yaptı. Jackson kardeşler, vakit kaybetmeden İzmir'de olduğunu öğrendikleri Pırlant'ın yanına geldi.
PIRTLANT'LA İKİ KEZ GÖRÜŞTÜLER
Candice ve Kevin, İzmir'de Kasım Pırlant'la iki kez görüştü. İki kardeş Pırlant'ın hukuken kendilerini çocukları olarak kabul etmediğini belirtti. Görüşmede duygu dolu anlar yaşadığını anlatan kardeşlerden Candice Jackson, "Ben babamı az çok hatırlayabiliyorum, 1985 yıllarında ben küçük bir çocuktum ve onun hayatımızın bir parçası olduğunu hayal meyal hatırlıyorum. Küçüktüm ve karnım acıkmıştı, babamdan bana bir şeyler almasını istemiştim. Babam, 'Tamam, sana yemek almaya gidiyorum' deyip gitti. Onunla ilgili hatırladığım son şey bu" dedi. Kendilerinin herhangi bir maddi kaygılarının olmadığını belirten Candice Jackson, "Otuz küsür sene sonra babamla görüşmek benim için duygusal olduğu kadar zor da oldu. Benim üç, Kevin'in de bir çocuğu var ve onlar büyükbabalarını bilmek istiyorlar. Biz seneler boyu babasız büyüdük ve bunun ne kadar acı verici olduğunu biliyoruz. Biz onun babamız olduğuna inanıyoruz ve DNA testi yapılmasını talep ediyoruz. Parayla ilgili herhangi bir derdimiz ya da niyetimiz yok, çok güzel bir işim var, Kevin'in de öyle" dedi. 
Diğer kardeş Kevin Jackson ise, kendisinin yüz hatlarına bakılmasının gerçeği anlamak için yeterli olacağını belirterek, "Anneme hiç benzemiyorum. Kasım Pırlant'ın ikizi gibiyim. Onunla ilk görüşmemizde duygulandım, çünkü Chicago'dan bütün o yolu babamla bir ilişki kurabilmek için gelmiştim. Babalık davası açmak için gerekli işlemlere en kısa sürede başlayacağız ve DNA testi isteyeceğiz" dedi.

Görüntü Dökümü
-------------------------
- Jackson kardeşler ile röp.
- Jackson kardeşlerin çocukluk fotoğrafları
- Kasım Pırlant ile çocukların görüşmesinden fotoğraflar
- Genel ve detay görüntü
( Haber: Davut CAN - Kamera: Mücahit BEKTAŞ / İZMİR, ()

========================================================

4)DOWN SENDROMLU ÇOCUKLAR, TİYATRO EĞİTİMİYLE SOSYALLEŞİYOR

TRABZON'da, Ortahisar Belediyesi ve sivil toplum kuruluşları öncülüğündeki proje ile down sendromlu çocuklara tiyatro eğitimi veriliyor. Özel araçlarla eğitime getirilen çocukların, sosyal hayata adapte olması ve sanatla da buluşturulması amaçlanıyor. Tiyatro eğitimi alan öğrenciler, sahne alıp oyunlarını da başarıyla sergiliyor.  Trabzon'da Down Sendromluları Derneği, Karadeniz Emes Derneği ve Trabzon Ortahisar Belediyesi'nin katkıları ile düzenlenen proje kapsamında engellilere tiyatro eğitimi veriliyor. Engellilerin sosyal hayata katılımını sağlamak ve özgüvenlerini yerine getirip hayata daha da sıkı tutunmalarının hedeflendiği projede, görme engelli, down sendromlu, emes hastası ve çeşitli engelli bireyler özel eğitmenler eşliğinde sanatla buluşuyor. Engellilerin yaşadığı sorunlar tiyatro gösterilerinde skeçlerle anlatılmaya çalışılıyor.
'KENDİLERİNİ ÖZGÜR HİSSETMELERİNİ SAĞLIYORUZ'
Tiyatrocu Emre Yeşilyurt kendisinin de engelli kardeşi olduğunu belirterek engellilerin ve ailelerinin yaşamış olduğu problemleri çok iyi anladığını belirtti. Yeşilyurt, "Tüm engellilerimiz kapsayan bir çalışma yürütüyoruz. Burada engeller sınırlı değil. Çeşitli engellerde bireylerimiz var. Özel eğitmenler eşliğinde kendilerine tiyatro eğitimi veriyoruz. Engelli kardeşlerimizle sanat atölyesi kurduk. Engellilerimizin biraz daha kendilerini özgür hissedebilmeleri için elimizden geleni yapıyoruz. Ailelerin yükünü alıyoruz. Bende engelli abisiyim. Kız kardeşim egeli olduğu için engellilerin ve engelli ailelerinin neler yaşadığını çok iyi anlayabiliyorum. Onları mutlu edebilmek için elimizden geleni yapıyoruz" dedi.

'ÇOCUKLARIMIZ ÖZGÜVEN KAZANDI'

Çocukların tiyatro eğitiminde özgüvenlerinin yerine geldiğini belirten engelli babası Hüseyin Karasoy, "Çocuklarımıza bir hareketlilik geldi. Evde sürekli kapalı kalmaları hem kendileri açısından hem de biz aileler için sıkıntı oluyor. Çocuklarımız için değişiklik oldu. Burada yapılan çalışmalarla çocuklarımız toplumda kendilerine özgüven kazanıyorlar" diye konuştu.

Trabzon Down Sendromluları Dernek Başkanı Ensar Öztürk de engelli bireylerin sanatla buluşması ve bu tür aktivitelere katılıp alkışlanmasının onlar üzerinde olumlu etki yarattığını belirtti. Öztürk, "Çocuklarımız toplum içerisinde korkmuyorlar artık. Onlar da bir birey olduklarının farkına varıp fark ettirmeye başladılar. Kendilerine güvenleri geldi. Yemek içmek kadar sosyal faaliyetlerde yer almalarını sağlamak önemli" ifadelerine yer verdi.

'ENGELLİLER CESARETLİ OLSUN'

Doğuştan görme engelli Deniz Yılmaz ise engellilerin cesaretli olmaları gerektiğini kaydederek, "Sanat atölyesi benim için çok şey ifade ediyor. Burada farklı engelli arkadaşlarımızla aynı ortamı paylaşıyoruz. Birbirimizden çok şey öğreniyoruz. Hem eğleniyoruz hem öğreniyoruz. Farklılıklarımız aslında bizi güzel kılıyor. Bu farklılıklarla bir arada olmayı ve birlikte yaşamayı daha iyi öğreniyoruz. Bu da her şeyden önemli. Güzel bir oluşum olduk. Engellilerin cesaretli olmalarını ve evlerde kapalı kalmamalarını istiyorum" dedi.

Görüntü Dökümü
-----------------------
Çocuklardan detay
Tiyatora gösterisi detayları
Röpller
Detaylar
Haber: Aleyna KESKİN Kamera: Emre KOLTUK TRABZON -

=======================================================

5)KALAMAR PROJESİYLE 1 YILDA 1.5 MİLYON YUMURTA ELDE EDİLDİ

İZMİR Büyükşehir Belediyesi, balıkçıların önemli geçim kaynağı olan kalamarın neslini devam ettirmesini sağlamak ve popülasyonunu artırmak için örnek bir projeye imza attı. Gümüldür açıklarında dalan balık adamlar, Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ile birlikte hayata geçirilen proje kapsamında, denizin 22 metre derinliğine kamalarların yumurtlaması için düzenek yerleştirdi. Bir yılda 1.5 milyon kalamar doğaya kazandırıldı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, küçük ölçekli balıkçılığın en önemli gelir kaynaklarından biri olan kalamarların kirlilik ve yanlış avcılık yöntemleri nedeniyle hem doğal üreme sahaları hem de sayılarındaki azalmaya karşı etkin bir mücadele başlattı. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ile birlikte yürütülen örnek proje kapsamında, kalamar üretimini artırmak amacıyla 180 adet kalamar yapay yumurtlama düzenekleri (kolektör) hazırlanarak Gümüldür açıklarında 18 ile 22 metre arasındaki çeşitli derinliklere yerleştirilmiş yapay resifler üzerine bağlandı. Pilot uygulama kapsamında 4 balık adam belli periyodlarda dalış yaparak kolektörleri izledi. Bir yıllık sürede toplam 13 bin 500 yumurta salkımı sayılırken, düzenekler sayesinde 1.5 milyon kalamar yumurtasının doğaya kazandırıldığı belirlendi. Düzeneklerin yerleştirildiği bölgelerde görüşülen balıkçılar, kalamarın ekonomik olarak çok önemli bir av ürünü olduğunu ve sayılarının artması ile birlikte kazançlarının da arttığını belirtti. 
KOLEKTÖRE TUTUNDULAR
Kalamarın hem küçük ölçekli balıkçılığın en önemli gelir kaynaklarından biri hem de ekosistem için çok önemli olduğunu belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, kalamar popülasyonunu artırmak ve bölgedeki balıkçıların geçim kaynağına katkı sağlamak amacıyla yürüttükleri bu çalışmanın, diğer sahil bölgeleri için de referans olacağını söyledi. Büyükşehir yetkilileri, projeye ilişkin şu bilgileri verdi:
"Kalamar, deniz ortamında özel bir üreme davranışı sergiliyor. Yumurtalarını bir kapsül içerisinde suda askıda tutabileceği yüzeylere bırakıyor. Son yıllarda yapılan aşırı-yanlış avcılık ve denizlerin kirlenmesi, tüm balık türlerinde olduğu gibi kalamarların da üreme sahalarının azalması ve bazı bölgelerde yok olmasına neden oluyor. Doğal yumurta bırakma yerleri tahrip olan kalamarlar,  türlerinin devamını sürdürmek için yeni yumurtlama sahaları bulmaya çalışıyor. Bu sahalarda tekne ipleri ve ağ gibi hareketli sahalar oluyor. Ağların çekilmesi ve teknelerin hareketiyle milyonlarca yumurta telef oluyor ve kalamar nesli tehlikeye giriyor. Birçok balığın besin zincirinde yer alan kalamarların sayılarının azalması, ekosistem dengesini de bozuyor. Bu nedenle türler kendilerine yeni üreme sahaları bulmaya çalışıyor ve bulamadığı takdirde bölgeyi terk ediyor. Bunun sonucu olarak besin zincirinin diğer halkası olan türler de onlarla birlikte yer değiştiriyor."
KALAMAR NEDİR?
Kalamar, yaklaşık 300 farklı türü barındıran Teuthida takımını oluşturan uzunca, ovalimsi bedenli kafadan bacaklılar sınıfında yer alan bir deniz canlısıdır. Ortak özellikleri nedeniyle mürekkep balığı ile karıştırılır; ancak bir yumuşakça çeşididir. Türkiye denizlerinde bulunan kalamar, tür olarak Avrupa kalamarı veya adi kalamar olarak bilinen Loligo Vulgaris'tir. Bunun dışında mızraklı kalamar ve kırmızı kalamar türlerine de sıklıkla rastlanır. Yaşaması için tuzlu suların olması gerekir. Derisini kaplayan pigmentleri sayesinde av olmaktan kurtulmak ve yeri geldiğinde avcı olabilmek için rengini değiştirme özelliğine sahiptir. Akdeniz mutfağının vazgeçilmezi olan kalamar protein deposudur. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
- İzmir Büyükşehir Belediyesi Deniz Hizmetleri Şube Müdürü Ayça Ataşer ile röp
- Su altından resim ve yumurta görütüleri
- Genel ve detay görüntüler 
Haber-Kamera: İZMİR, ()
============================================

5)DEVE GÜREŞİ SEZONUYLA KÖRÜKLÜ ÇİZMEYE TALEP ARTTI

AYDIN'ın İncirliova ilçesinde körüklü çizme imalatı yapan 48 yaşındaki İzzet Erkaç, yaklaşan deve güreşi sezonuyla birlikte yoğun bir talep yaşandığını, karşılamak için gece-gündüz çalıştıklarını söyledi. 
Günlerce uğraşarak yaptığı birbirinden güzel körüklü çizmeleri deve gürüşlerine katılanlar başta olmak üzere birçok kişiye satan İzzet Erkaç, siyasiler ve sanatçıların da aralarında yer aldığı birçok meraklısının bulunduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski başbakanlardan Binali Yıldırım ve Ahmet Davutoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener gibi siyasilere körüklü çizme yaptığını belirten Erkaç, ayrıca bazı dönem dizilerinde kentin önemli bir kültür ürünü olan körüklü çizmenin kullanıldığını kaydetti. 
Kış mevsimiyle birlikte deve güreşlerinin başlamasının talep patlamasına yol açtığını söyleyen Erkaç, "Bu yılda her yıl olduğu gibi Manisa, Balıkesir ve Çanakkale illeri başta olmak üzere çok yoğun bir siparişlerimiz var. Bu siparişleri yetiştirebilmek için yoğun bir şekilde çalışmaktayız. Körüklü çizme yapmak, zahmetli bir iştir. Ama efe çizmesinden gelen inanç ve o kültürle bu işi severek yapıyoruz. Eski ustalarımız nasıl körüklü çizme yaptıysa, biz de bugün aynı özellikte ve daha iyisini yapmayı amaçlıyoruz. Biz Türkiye'ye körüklü çizme konusunda çizmeci ustası olarak kendimizi ispatladık. Yurt içi ve yurt dışındaki müşterilerimize buradan çizme yaparak yollamaktayız. Körüklü çizmeleri tamamen doğal derilerden üretmekteyiz. İçi keçi derisi, dışı ise dana derilerinden yumuşak derilerden yapmaktayız" dedi.
Ülkede yaşanan son zamların körüklü çizmenin fiyatına da yansıdığını belirten Erkaç, "Fiyatlar birkaç ay öncesine kadar 750 TL idi. Son zamanlarda yaşanan zamlarla birlikte bizde çizmenin fiyatını 800 TL yaptık. Aslında çizme fiyatında 800 TL kurtarmıyor ama kültürel bir amaç olduğu için elimizden geldiğince fedakarlık yapıyoruz" dedi. 
Körüklü çizme ustası Ferhat Yıldızer ise, "18 yaşından beri körüklü çizme giyiyorum. Bu mesleğe başladığımda her kış sezonu geldiğinde giyerim. Yaşım 65, ben 42 yıldan beri körüklü çizme giyiyorum. Hem üşütmez, hem de sağlık açısından çok faydalı bu nedenle tercih ediyorum" diye konuştu. 
Görüntü Dökümü
-----------------------
- Körüklü çizme imalatından görüntü
- Çizmelerden görüntü
- İzzet Erkaç ve Ferhat Yıldızer ile röp.
- Körüklü çizme ile yürüyüş ve çizmeyle Kerimoğlu oyunu görüntüsü

(Haber- Kamera: Burhan CEYHAN / AYDIN, ()
 

YORUM EKLE