DHA YURT BÜLTENİ 2

Güneş ışınlarına maruz kalanlarda dudak kanseri riski ANTALYA Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği uzmanı Doç. Dr. Levent Renda, Türkiye'de ağız içi kanserleri arasında en sık görülen türün dudak kanseri olduğunu...

DHA YURT BÜLTENİ 2

Güneş ışınlarına maruz kalanlarda dudak kanseri riski

ANTALYA Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği uzmanı Doç. Dr. Levent Renda, Türkiye'de ağız içi kanserleri arasında en sık görülen türün dudak kanseri olduğunu belirterek, alt dudakta üst dudağa oranla daha sık görüldüğünü kaydetti.
Doç. Dr. Levent Renda, Türkiye'de ağız içi kanserleri arasında en sık görülen türün dudak kanseri olduğunu söyledi. Doç.Dr. Renda, bu türün Türkiye coğrafyasında sık görülmesine ultraviyole ışınlarının etken olduğu belirtti. Güneş ışınlarına direkt maruz kalan çiftçilerin yanı sıra bahçe işleriyle uğraşan ve güneş altında çalışanların risk altında olduğunu vurgulayan Doç.Dr. Renda, bu kanser türünün alt dudakta üst dudağa oranla daha sık görüldüğünü kaydetti.
Bunun nedenini ise güneş ışınlarının daha çok alt dudağa temas etmesi olarak açıklayan Doç. Dr. Levent Renda, "Üst dudak biraz daha korunuyor. Çeşitli çalışmalarda bu riskin, güneş ışınına maruz kalmayan insanlara göre 3 ila 5 kat daha fazla olduğu belirlendi" dedi.

DUDAK KANSERİ AMELİYATLARINDA TEMEL PRENSİP
Dudak kanseri tedavisinde cerrahi müdahalenin önemine işaret eden Doç.Dr. Renda, tümörün dudağın 3'te 1'inden daha azında etkili olduğu durumlarda direkt çıkartıp dudağı birleştirip diktiklerini söyledi.
Yapılan bu operasyonun 'primer onarım' olarak adlandırıldığını kaydeden Doç. Dr. Levent Renda, "Böyle olunca dudak, yutma ve konuşma fonksiyonlarına engel olmuyor. Alt dudak tümörlerinde metastaz noktası çene altındaki lenf bezleri ve boyun olabiliyor. Dolayısıyla küçük tümörlerde de boynu tedavi ediyoruz. Hem dudak tümörünü hem de boynu temizliyoruz" diye konuştu.

AFTLAR VE UÇUKLARLA KARIŞTIRMAYIN
Ağız içinde ve dudakta görülen yaraların dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Doç.Dr. Renda, uçuk ve aft gibi sık rastlanan şikayetlerle karıştırılmaması gerektiğine de dikkat çekti. "Aftlar daha çok dudağın diş tarafına bakan bölümde gelişiyor. Sıklıkla 1 hafta ya da 10 gün içinde iyileşiyor. Uçuk ise dudakta olmasına karşın içi boşluklu, kabarcıklı bir yapısı var" diyen Doç.Dr. Renda, şunları söyledi:
"Dudak tümörünün farklı olduğu nokta ise gözle görülür yerde, yani dışta, güneş ışınlarının temas edebildiği noktalarda olması. Tümör dokusu daha çok ülser dediğimiz yaralara benziyor. 2-3 haftada geçmeyen bu tip yaralarda kanserden şüphelenmek gerekir. Özellikle güneşe maruziyet varsa mutlaka bir hekime başvurulmalı." 

SAĞLIĞIMA KAVUŞTUM
Doç. Dr. Renda, son olarak alt dudağında geçmeyen yara nedeniyle kendilerine başvuran Emine Çelik'e  (77) dudak kanseri teşhisi konulduğunu, yapılan ameliyatla tümörü aldıklarını ifade etti. 
Tedavisi tamamlanan Çelik, "2 ay önce bir yara çıktı. Uçuk sandık ama bir türlü geçmedi. Kanser olabileceği hiç aklımıza gelmedi. Doktora başvurduğumuzda biyopsi yapıldı. Sonuç kanser dendi. Yapılan ameliyatla sağlığıma kavuştum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------------
Hastane dış plan görüntü
Servis dış plan görüntü
Doktor hastayı muayene ederken görüntü
RÖP 1: Doç. Dr. Levent Renda
RÖP 2: Arife Yıldırım
Hasta ve yakınlarının görüntüsü

301 MB -- 02.43  /// HD
Haber: Selma KUNAR-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,()

===================

Petrolün karanlığından suyun berraklığına 

Taylan Yıldırım, İZMİR, () - İZMİR'in Foça ilçesinde söküm için getirilen gemideki personelin bilinçli olarak fueloil bırakıp deniz suyunu ve sahil bandını kirletmesinden sonra başlatılan temizlik çalışmalarında önemli mesafe keydedildi. Denizde ve kıyıda günler süren çalışmalar sonrasında deniz suyu tertemiz oldu. Sahil bandının bazı bölgelerindeki 'ince temizlik' olarak isimlendirilen çalışmaların sürdüğü açıklandı.

Foça ilçesinde Gencelli ve Cumhuriyet Mahallesi bölgesinde, geçen 30 Ağustos tarihinde denizde kaynağı belirlenemeyen petrol sızıntısı meydana geldi. Yaklaşık 2.5 kilometrelik sahil şeridi sızıntı nedeniyle petrolle kaplandı, siyaha büründü. Kirliliğin temizlenmesi için çalışma başlatıldı. Denize petrolün nereden sızdığına dair de gerek Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, gerek Aliağa Liman Başkanlığı gerekse de Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bağlı ekipler çalışma yapmıştı. Bölgedeki onlarca gemi ve tesis üzerinde yapılan incelemeler sonrasında Aliağa gemi söküm ve geri dönüşüm tesislerine getirilen "Harrier" isimli gemiden yapıldığı saptandı. TÜBİTAK'ta yapılan testler sonrasında da petrolün bu gemiden döküldüğü kesinlik kazandı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'da firmaya 1 milyon 644 bin 742 TL idari para cezası kesildiğini açıklamıştı. Foça kıyılarının kirlenmesine neden olan geminin geri dönüşüm tesislerinde sökülmek üzere karaya çıkartıldığı ortaya çıktı. Foça'da bir yandan da Asliye Hukuk Mahkemesi'nde, adli süreç devam etti. Foça Asliye Hukuk Mahkemesi hakiminin yanı sıra halk sağlığı uzmanı, çevre mühendisi, deniz ve iç su bilimleri uzmanından oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti olay yerine inceleme yaptı. Raporun gelecek günlerde açıklanacağı ifade edildi.

TEMİZLEME ÇALIŞMALARINDA SONA GELİNDİ
Olayın hemen ardından denizde sürdürülen çabalar sonuç verdi. Petrolün tabaka halinde vurduğu deniz kıyısı tamamen temizlendi. Su yüzeyindeki petrolün temizlenmesinin tamamlanmasından sonra çalışmalar kara bölümüne taşındı. Buradaki işlemler de önemli oranda tamamlandı. Bazı bölgelerde ince temizlik olarak isimlendirilen çalışmaların sürdüğü açıklandı. Denizde ve kıyıda günler süren çabalar sonrasında gelinen son nokta, temizlik çalışmalarını sürdüren şirketin hem karadan hem de havadan drone ile çektiği görüntülerle ortaya çıktı. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
Havadan ve yerden çekilen görüntülü


=====================


Pamuktaki düşük verim ve fiyat üreticiyi tedirgin etti  

AYDIN'ın İncirliova ilçesinde, pamuk üreticileri yaşanan iklim değişikliğinden dolayı bu yıl dönümde 600 kilo yerine 400 kilo pamuk elde etti. Çiftçinin masraflarını karşılayamaz duruma geldiğini söyleyen Ziraat Odası Başkanı Ali Kaykı, "Dolar, geçen yıla göre yüzde 80 arttı. Pamuk ise yüzde 17 arttı. Verim de düştü bu şartlarda üretilen pamukla çiftçi borçlarını bile kapatamaz. Eğer bu şekilde giderse gelecek yıl pamuk ekecek çiftçi kalmayacak. Çok tedirginiz" dedi. 

Aydın'da pamuk hasadı başlarken, çiftçi beklediği verimi alamadığını ifade etti. Artan döviz kuru nedeniyle girdi fiyatlarının arttığına dikkat çeken üretici, verimin düşmesiyle sarsıldı. Yıllardır pamuk üreticiliği yapan ve aynı zamanda İncirliova Ziraat Odası Başkanı olan Ali Kaykı, çiftçinin en mutlu zamanının hasat zamanı olduğunu ancak bu yıl düşük verim nedeniyle mutluluğun yerini burukluğa bıraktığını belirterek, şöyle dedi: 
"İklim değişikliği nedeniyle pamukta rekolte düşüklüğü yaşandı. Her tarlada bir önceki yıla göre verim 150- 200 kilo eksik. Yani geçen yıl dönümünde 600 kilo pamuk elde ederken, bu yıl 400 kilo ancak alabiliyoruz. Bu eksikliğin nedeni iklim değişikliği ve zamansız yağan yağmur. O yüzden çiftçi hasat zamanı sevinecekken, burukluk yaşıyor. Dünya pamuk piyasasında pamuk fiyatları yükselirken, Türkiye'de fiyatlar neden düşüyor? Bu fiyatlar kimin elinde, kimler belirliyor? Türkiye'deki pamuk üreticileri üç dört kişiye mi bağlı? Biz üreticiyiz. Eğer pamuk bu şekilde devam ederse, gelecek yıllarda kimse pamuk ekmez. Bu yıl mazot, gübre, ilaç ve benzeri girdilerin zam gelmesinden dolayı çiftçi zor durumda kaldı. Çiftçinin bu yıl yaptığı hasatla bankalara olan borcunu ödemesinin imkanı yok. Daha gelen zamların hepsi bize yansımadı gelecek yıla göre düşünürsek işimiz daha da zorlaşacak." 
Üreticinin işinin her geçen gün zorlaştığına değinen Kaykı, sözlerini şöyle sürdürdü: 
"Bizim isteğimiz, alım ve satımların devletin kontrolü altında olması. Merdiven altı pamukçuluğu değil. Çiftçi tamamen yalnız kalmış durumda. Kimse ne yapacağını bilmiyor. Tarım ve Orman Bakanımıza buradan sesleniyoruz. Çiftçinin durumunu bir incelesin. Bizler ziraat odası olarak destek vermeye her zaman hazırız. Bu şekilde giderse gelecek yıl yurt dışından 13 TL'ye pamuk getireceğiz. Geçen yıla göre doların bugünlerdeki artışı yüzde 80, geçen yıla oranla pamuktaki artış ise yüzde 17'dir." 
'MALİYETİ BİLE KARŞILAYAMAYACAĞIM'
Pamuk üreticisi Turgut Sönmez, "Ben başka birisinin arazisinde kiracıyım. Dönümünde beklediğimiz pamuğu alamadık. 600 kilo pamuk beklerken, dönümde 400 kilo pamuk alınca zarar ediyorum. 400 kilo pamuğun 160 kilosunu tarla sahibine veriyorum. Geriye 240 kilo kalıyor. Bunu ortalama 4 TL'den satarsak dönümde yaklaşık 1000 TL yapıyor. Zaten pamuk ekimindeki dönüm maliyeti 1000 TL'yi geçiyor. Elde edeceğim pamukla ettiğim maliyeti karşılayamayacağım. Devletin verdiği kilo başı 80 kuruş primle de borç ödeyeceğiz" dedi.  

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: 

- Ali Kaykı ve Turgut Sönmez röp.
- Pamuk toplanırken görüntü
- Tarladan görüntü
- Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Burhan CEYHAN / AYDIN, ()

====================

Taze balık için fıskiyeli çözüm

DENİZLİ'deki semt pazarlarında tezgah açan balıkçı 42 yaşındaki Suat Çiftçi, sıcak havalarda balıkların kuruması ya da sineklerin toplanmasını önlemek için 300 lira maliyetle fıskiyeli sistem kurdu. Böylelikle tezgaha sürekli tasla su atarak buz koymaktan da kurtulan Çiftçi'yi gören diğer esnaf da aynı sistemi kendi tezgahlarına kurmaya başladı.
Semt pazarlarında kurduğu tezgahlarında 27 yıldır deniz ürünleri satan 42 yaşındaki Suat Çiftçi, eskiden balıkları taze tutmak ve sineklerin toplanmasını önlemek amacıyla ya buz koyuyor ya da tasla su döküyordu. Verimli olmayan bu yöntemden bunalan Çiftçi'nin aklına, fıskiyeli sistem geldi. Genelde yaz aylarında kafelerde müşterilerin sıcaktan bunalmaması için kullanılan bu yöntemi, tezgahında uyguladı. 300 liraya sistemi kuran Çiftçi, su akışını sağlamak için pazara en yakın evin sahibiyle anlaştı. Hortumla su çekerek bu su sorununu da çözdü. Çiftçi, şimdi pazarlarda tezgahın üzerine kurduğu fıskiyeli sistemle balıkların üzerine sürekli su akışını sağlayarak, tezgahın sıcak havaya rağmen serin kalmasını, balıkların da tazeliğini korumasını sağlıyor. Diğer balıkçıların da kendisini örnek almaya başlayıp bu sistemi tezgahlarında kurduklarını söyleyen Suat Çiftçi, "Balıkları serin ve taze tutmak ve müşterilere sağlıklı balık satmak için böyle bir sistem geliştirdim. 'Tezgahı nasıl serin tutabilirim' diye düşünürken, aklıma geldi. Balık çok nazik, sıcağa dayanmıyor. Hemen bozulma durumu var. Balıkların üzerine buz atıyoruz ama hemen eriyor. Sürekli su atmak zorunda kalıyoruz yine olmuyor. Biz de bu sistemi kurduk. Normal su hortumu ve fıskiyelerle balıkları serin tutmayı başardık. Bizden gören diğer balıkçılar da aynı sitemi kurmaya başladı" dedi. 
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

- Pazardaki balık tezgahından görüntü
- Balıklardan görüntü
- Tezgahın üzerindeki fıskiyelerden görüntü
- Balıkçı Suat Çiftçi ile röp.

Haber- Kamera: Ramazan ÇETİN / DENİZLİ, ()

===============

Haberleşme istasyonunda yangın paniği

Coşkun MENEK / ERZİNCAN, () - ERZİNCAN kent merkezinde Türk Telekom'a ait haberleşme için kullanılan radyolink istasyonunda çıkan yangın paniğe neden oldu. İtfaiyenin müdahalesi ile kısa sürede söndürülen yangın sonrası maddi hasar meydana geldi.

Olay dün gece 01:00 sıralarında Ordu Caddesi üzerindeki Türk Telekom İl Müdürlüğü bahçesinde meydana geldi. Haberleşmeyi sağlamak amacıyla kurulan yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki radyolink istasyonundan henüz belirlenemeyen bir nedenle alevler yükselmeye başladı. Olayın haber verilmesi üzerine itfaiye ekipleri kısa sürede yangına müdahale etti. Güvenlik güçleri çevrede önlem alırken,  itfaiye erleri yangına itfaiye aracının merdiveni yardımı ile müdahale ettiler. Yangın kısa sürede kontrol altına alınırken, yangının çıkış nedeni ile ilgili inceleme başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-İtfaiye araçlarından görüntü
-İtfaiyecilerin yangına müdahalesi

Haber-Kamera: Coşkun MENEK / ERZİNCAN, ()

=====================

Yaralı kızıl şahine tedavi

Suat DENİZ / IĞDIR, ()-IĞDIR'da, tarlada bir vatandaş tarafından yaralı halde bulunan kızıl şahin Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü'nde tedaviye alındı.
    Kuşun kanadından saçma ile yaralandığını söyleyen Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürü Mete Türkoğlu, "Yaralı şahini bir süre kurumda gözlem altında tuturak besleyeceğiz. Tamamen iyileşmesinin ardından da Aras Kuş Halkalama İstasyonu'nda halkalayıp tekrar doğal ortamına bırakacağız" diye konuştu.
    Yaralı buldukları hayvanları kendilerine getiren vatandaşlara teşekkür eden Türkoğlu, "Birçok hayvansever tarafından yaralı halde bize getirilen yabani hayvan iyileşip tekrar doğadaki yerini almıştır" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-Kızıl şahin genel görüntü
-Mete Türkoğlu açıklama

Haber-Kamera: Suat DENİZ / IĞDIR, ()
(Süre: 84 MB / 2.39 Dk)

YORUM EKLE