DHA YURT BÜLTENİ-2

1)SİVAS'TA 7 HEKTARLIK ORMANLIK ALAN YANGINDA KÜL OLDU SİVAS'ın Koyulhisar ilçesinde dün akşam saatlerinde başlayan orman yangını 9 saat süren çalışmanın ardından söndürüldü. Ekipler soğutma çalışmalarını sürdürüyor. Koyulhisar...

DHA YURT BÜLTENİ-2

1)SİVAS'TA 7 HEKTARLIK ORMANLIK ALAN YANGINDA KÜL OLDU

SİVAS'ın Koyulhisar ilçesinde dün akşam saatlerinde başlayan orman yangını 9 saat süren çalışmanın ardından söndürüldü. Ekipler soğutma çalışmalarını sürdürüyor. Koyulhisar ilçesi Ortaseki Köyü yakınlarında dün akşam saatlerinde başlayan orman yangını kısa sürede büyüdü. Yangına Koyulhisar ile çevredeki ilçelerin yanı sıra Amasya, Tokat, Ordu, Giresun ve Yozgat'tan gelen takviye itfaiye ekipleri de müdahale etti. Sabah saatlerine kadar süren çalışmaların ardından yangın tamamen söndürüldü. Yangın sonrası ekipler soğutma çalışmasına başladı. Yangında 7 hektarlık kızılçam ormanı zarar gördü.
Yangın ile ilgili açıklamalarda bulunan Giresun Orman İşletme Bölge Müdürü Mustafa Özkaya, "Dün 17.30 sıralarında çıkan orman yangını rüzgarın etkisiyle büyüme eğilimine girdi. İşletme müdürlüklerimizden, kamu kurumlarımızdan, belediyelerimizin desteği ile 15 arazöz, 6 tane iş makinesi ile yangına müdahale ettik. Gece saat 23.30 gibi yangını kontrol altına aldık. Gece saat 02.30'da ise yangını tamamen söndürdük. Tabi yangın riski bir kaç gün devam edeceği için sabah saatleri itibari ile 15 arazöz 2 dozer ve 1 greyder ile soğutma çalışmalarına başladık. Şu an korkulacak herhangi bir şey yoktur. Meskun mahallelerde ve kara yolunda korkulacak bir şey yoktur. Yangın tamamen kontrolümüzde. Herhangi bir ateş ve duman kalmadı. Ekiplerimiz sabaha kadar çalıştılar. Biz de Koyulhisar Orman İşletme Müdürlüğü yönetici ve personeli ile sabaha kadar buradaydık. Şu an konuyu takip ediyoruz. Tabi yangın sonrası önemli, bir zafiyet göstermemek gerekir. Bir daha yeni yangınlar başlayabilir. Çünkü özellikle çıralı köklerde hala kor kalıntıları kalabiliyor. Onun için yangın alanının tamamını dozerlerle çeviriyoruz. İçerisinde de arazözlerle soğutma çalışması, köpük sıkma ve su sıkma şeklinde devam ediyor. Muhtemelen bugün öğle saatlerinde çalışmaları bitiririz. Bu yangında yaklaşık 7 hektar civarında bir kızıl çam ormanımız zarar gördü" dedi.
Öte yandan yangının çıkış nedeni hakkında da soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü:
--------------------------
-Bölgeden görüntüler
-Yangından sohnra geriye kalanlar
-Söndürlen alanların görüntüleri
-Ekiplerin soğutma çalışmaları
-Orman İşletme Bölge Müdürünün açıklamaları

Haber-Kamera: Hüsnü Ümit AVCI-İrfan ÖZŞEKER/KOYULHİSAR(Sivas),(
 
=================================================

2)TUNCELİ'DE EYLEM HAZIRLIĞINDAKİ PKK'LI 2 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ

TUNCELİ kırsalında eylem hazırlığında olduğu belirlenen PKK'lı 2 terörist düzenlenen hava destekli operasyonla etkisiz hale getirildi.  İl Jandarma Komutanlığı'nın Tunceli kırsalında düzenlediği operasyonda, Bali Deresi'nde PKK'lı 2 terörist tespit edildi. Eylem hazırlığında olduğu saptanan teröristler, bugün sabaha karşı düzenlenen hava destekli operasyonla, etkisiz hale getirildi. 
Bölgede operasyonları sürdüğü bildirildi.

TUNCELİ,()-

=================================================

3)OKUL MÜDÜRÜNE YAPILAN SALDIRI GÜVENLİK KAMERASINDA

İZMİR'in Ödemiş ilçesinde, okul müdürü 47 yaşındaki Ayhan Kökmen'in, öğrencilerden İ.P. (İlhami Palaz) (16) tarafından pompalı tüfekle vurularak öldürülmesine dair çarpıcı görüntüler ortaya çıktı. Dava dosyasına da giren ve kriminal uzmanlarının incelediği güvenlik kamerası görüntülerinde İ.P. ile suç ortağı U.Y.'nin, cinayet öncesindeki hareketleri, İ.P.'nin elinde pompalı tüfekle okula ardından müdürün odasına girip ateş etmesi, kaçmaları, koltuğunda vurulan müdür Ayhan Kökmen'in yaralı olarak yere düşüş anları yer aldı. Ödemiş Kaymakçı Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Ayhan Kökmen, 15 Aralık 2017 tarihinde yaşanan olayda, üç yıldır görev yaptığı okulun içinde, öğrencilerinden İ.P.'nin pompalı tüfekli saldırısına uğradı. Vücudunun çeşitli yerlerine isabet eden saçmalarla ağır yaralanan iki çocuk babası Kökmen, ambulansla Ödemiş Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Kökmen, doktorların müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi. 
Jandarma, olayın ardından, hakkında disiplin soruşturması bulunan 11'inci sınıf öğrencileri İ.P. ile bir süre önce okuldan uzaklaştırılıp başka okula kaydı yaptırılan U.Y.'yi ve olayda kullanılan tüfeğin sahibi olan U.Y.'nin babası B.Y.'yi, gözaltına aldı. Tutuklanan sanıklardan öğrenciler İ.P. arkadaşı U.Y. ile U.Y.'nin azmettirici olmakla suçlanan babası B.Y. hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle, ayrıca başka iki öğrenci C.A. ve Y.O. hakkında da yardım ve yataklık suçlamasıyla dava açıldı. 
CANINI SIKAN VARSA VURUN GİTSİN
Azmettirici olmakla suçlanan B.Y.'nin, olaydan önce uyuşturucu ile birlikte ağır psikiyatri ilaçları alan İ.P. ve oğlu U.Y.'ye, "Canınızı sıkan varsa vurun gitsin. Ben size içeride bakarım. Ne olacak size, ben arkanızdayım. Kafanızı boş yere yormayın, vurun öldürün. Size çatan olursa sıkın, silahlar arabada" dediği öne sürüldü. B.Y.'nin yine oğlunun okuldan uzaklaştırılmasından sonra yanına gittiği Müdür Kökmen'e, "Benim oğlum yanlış yapmaz, ne yapmışsa doğru yapmıştır. Ben oğlumla gurur duyuyorum. Silahla tehdit şeklinde bir olay yok. Silah da yok, tüfek de yok" dediği ifade edildi. 
DEHŞET ANLARININ GÖRÜNTÜSÜ
Halen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmalarına devam edilen sanıklardan İ.P., arkadaşı U.Y. ve U.Y.'nin babası B.Y. ile yardım ve yataklıkla suçlanan diğer öğrenciler C.A. ve Y.O'ya ait, olay günü kaydedilen güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Dava dosyasına da giren ve kriminal uzmanlarının incelediği güvenlik kamerası görüntülerinde; İ.P. ile suç ortağı U.Y.'nin, cinayet öncesindeki okul önündeki hareketleri, C.A. ile Y.O.'nun yanlarına gidip gelmeleri yer aldı. Görüntülerin devamında da İ.P.'nin elinde pompalı tüfekle okul bahçesine girdikten sonra koşarak içeriye girdiği, bu anlarda öğrencilerinde büyük panik yaşayıp kaçıştıkları görüldü. Görüntülerin devamında da odasının kapısı açılan Okul Müdürüne, öğrenci İ.P.'nin ateş etmesi, koltuğunda oturan Ayhan Kökmen'in yere düşmesi yer aldı. Güvenlik kamerasının kaydettiği son görüntülerde, iki sanık öğrencinin motosikletle ve yaya olarak kaçtıkları görüldü. 

Görüntü Dökümü
----------------------
-  Güvenlik kamerası görüntüleride İ.P. ile suç ortağı U.Y.'nin, cinayet öncesindeki hareketleri 
- İ.P.'nin elinde pompalı tüfekle okula, ardından müdürün odasına girip ateş etmesi, kaçmaları, 
- Koltuğunda vurulan müdür Ayhan Kökmen'in yaralı olarak yere düşmesi

Haber: Taylan YILDIRIM -Kamera: İZMİR ()

=====================================================

4)ZENGİNLERİN YİYECEĞİ GENÇLER İÇİN EĞİTİM BURSU OLDU

DÜNYADA 'Kara Elmas' olarak adlandırılan trüf mantarı, Muğla'daki dar gelirli öğrencilerin eğitimi için yetiştirilmeye başlandı.
Menteşe ilçesinde öğrencilere burs vermek amacıyla iş kadını Özlem Uzman ve dünyaca ünlü ressam Safai Özer tarafından 2015'te kurulan Eğitim Geriatri Ekolojik Tarım Turizm (EGET) Vakfı, 2019 yılında ilk trüf mantarı hasadını yapmaya hazırlanıyor. EGET Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Uzman, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'nde 2015 yılında yapılan aşılamayla en pahalı tür olan kışlık trüf mantarı yetiştirmekte olduklarını söyledi. 20 dönümlük tarım işletmesinde meşe fidanlarının arasına sahil kentlerinin ilk lavanta tarlasını da oluşturduklarını belirten Uzman, "İşletmemizde üretilen, tuber melanasporum türü bir trüf. Kilosu, o yıl dünyadaki hasada bağlı olarak, 1000-1500 Euro arasında değişiklik göstermekte. Meşeler 6 metre arayla dikildi. Fidanların arasındaki araziden faydalanmak için lavanta fideleri diktik. Bu lavantaların gerek yağını satarak gerekse balını üreterek elde edeceğimiz gelirle, öğrencilere verdiğimiz bursları artıracağız" dedi.
VAKIF KENDİ SERMAYESİNİ KENDİ OLUŞTURUYOR
EGET Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Uzman, burs verirken belirledikleri kriterleri anlattı. Burs değerlendirme sistemi için özel bir yazılım hazırlattıklarını belirten Uzman, online yapılan başvuruların yazılım aracılığıyla ve kriterlere göre otomatik sıralandığını, böylece en fazla ihtiyacı olan kişilere burs verildiğini ifade etti. Bu sistemin Türkiye'ye örnek olmasını istediklerini ifade eden Uzman, kriterlerin de kız öğrencilere; anne babası olmayan ya da ayrı olan öğrencilere; kardeşi üniversitede okuyan öğrencilere öncelik verilmesi gibi unsurlar olduğunu anlattı. Uzman, "EGET Vakfı, eğitim görmekteyken maddi zorluklar yaşayan üniversite öğrencilerine burs vermek amacıyla kuruldu. Bu madde, vakıf senedimizin değiştirilemez maddesi. Ancak burs verirken, salt bağışlara bağlı bir vakıf olmak değil de kendi döner sermayesini oluşturabilmiş bir vakıf olmayı hedefledik. Bu nedenle de gelir elde etmek için 3 alan belirledik. Bunlardan birisi ekolojik tarım. İkincisi geriatri ve geriontoloji odaklı sağlıklı yaşam turizmi. Üçüncüsü de çiftlik turizmi tesisleri. Bunlardan elde edeceğimiz tüm gelirler, öğrencilerimize burs olarak aktarılacak" dedi. 
EGET Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Safai Özer, EGET'in geriatri ve çiftlik turizmi açısından gelecekte Muğla'nın ve Türkiye'nin turizmini çeşitlendirmeye aday girişimleri olduğunu vurgulayarak, kamu ve yerel yönetimlerin bu projeleri memnuniyetle karşıladıklarını, hayata geçebilmesi için kamu yönetiminin kolaylaştırıcı yaklaşımına ihtiyaç olduğunu söyledi. 
Öte yandan vakıf gönülleri tarafından lavanta hasadı gerçekleştirildi. 

Görüntü Dökümü
----------------------
- 20 dönümlük trüf alanından görüntü
- Vakıf gönüllerinin trüf alanında çalışması ve lavanta hasat etmesi
- Vakıf gönüllerinin bir arada genel görüntüsü  
- Röp. Özlem Uzman

(KJ Haber- Kamera Cavit AKGÜN / MUĞLA, ()

=====================================================

5)TARIMSAL İLAÇLAMADA DRONE DÖNEMİ

MANİSA'da çiftçilik yapan ziraat yüksek mühendisi Nazım Şafak, birçok alanda faydalanılan drone'u tarımsal ilaçlamada kullanmaya başladı. Şafak, cihazın zamandan tasarruf gibi birçok faydasının bulunduğunu söyledi. 
Birçok alanda kullanılmaya başlanan drone, artık çiftçiler tarafından tarımsal ilaçlamada da kullanılıyor. Manisa'da yaşayan yüksek ziraat mühendisi Nazım Şafak, Çin'den, tarımsal ilaçlamada kullanılan drone satın alıp, Manisa'daki tarlasında denemeler yaptı. Üzüm bağını drone'la ilaçlayan Şafak, cihazı görüp talep eden bazı çiftçiler için de ilaçlama yapmaya başladı. Şafak, geleneksel yönteme göre hem zaman tasarrufu sağlayan hem de çiftçinin tarımsal ilaçlarla yakınlaşmasını engelleyen drone'un ilgi gördüğünü belirtti. 
FAYDALARINI ANLATTI
Drone ile ilaçlamanın faydalarına değinen Şafak, "Geleneksel ilaçlama yöntemi beraberinde birçok riski barındırıyor. Çiftçi direk ilaçla temas ediyor. İstediğimiz yere istediğimiz ilacı atamıyoruz. Sık ve fazladan ilaç kullanımı da geleneksel yöntemlerde zorunlu hale geliyor. Drone'la ilaçlama dünyada yeni gelişen bir sistem. Elektrostatik dediğimiz bir sistemle ilaçlama yapıyoruz. İlaca elektrik yükleniyor. Bitki pozitif, ilaç da negatif elektrikle yüklü olduğu için herhangi bir sapma ve bulaşmaya neden olmuyor. İstediğimiz yerde bulunan zararlıları hedefleyebilir ve ona uygun ilaçları kullanabiliyoruz. Ayrıca drone ile ilaçlama tarlanın içinde traktörle dolaşmayı da engellediği için bitkiye fiziki zarar verilmesini engelliyor. İlaç maliyetleri de düşüyor. Yüzde 50 daha düşük ilaçlamayla çok başarılı sonuçlar elde ettik. Pamuk tarlasını 3'ncü ilaçlama yapıyoruz. Diğer tarlalarda ise 8 ilaçlama yapıldı. Bu teknoloji yeni bir teknoloji. Türkiye'de ilk defa yapanlardan biri biziz" diye konuştu. 
Drone sayısını artırıp işlerini büyütmeyi hedeflediklerini kaydeden Şafak, "Drone ile bir kalkışta 10-13 dekar arasında ilaçlama yapabiliyoruz. En büyük problem pil problemi. Türkiye'de pil üretimi ve ithalatıyla ilgili kısıtlamalar var. Yeterli miktarda pile sahip olamıyoruz. Diğer çiftçiler de drone almayı düşünüyor. İşi büyütmeyi hedefliyoruz. Üzerinde çalışılması gerekiyor. Tarım Bakanlığı'nın, üniversitelerin ve Ar-Ge kuruluşlarının bu konu hakkında ciddi araştırmaları, doz denemeleri yapmasını bekliyoruz. Şuana kadar yaptığımız çalışmalardan çiftçiler ve biz çok memnunuz" dedi. 
KENDİ DE ÜRETECEK
Drone'un dünyada 3 ülkede üretildiğini dile getiren Şafak, tarımsal ilaçlamada kullanılacak drone'ların üretimi için adım atmayı planladıklarını açıkladı. Şafak, "Amerika, Çin ve Japonya'da drone üretimi yapılıyor. Biz Çin'den getirdik. Drone kullanmayı bilmiyordum. Teknoloji olarak bize yabancıydı. Açık alanlarda ve insan yoğunluğunun az olduğu yerlerde kullanma şansımız vardı. Drone'u uçurmak için ziraat fakültesi, İl Tarım ve Ortan Müdürlüğü, Valilikle görüşmelerimiz olumlu oldu. Tarımsal ilaçlamada drone üretimi için ciddi adımlar atılmalı. Biz üniversitenin teknoparkında bir şirket kurup, yazılımını, teknolojik altyapısını oluşturup, üretim yapmayı hedefliyoruz" diye konuştu. 

Görüntü Dökümü
----------------------
- Tarımsal ilaçlamada kullanılan drone'dan görüntü
- Nazım Şafak'ın drone'nu kullanması
- Drone tarafından ilaçlama yapılması
- Nazım Şafak'ın konuşması
- Tarımsal ilaçlama kullanılan dronenin ilaçlama yaparken başka bir drone ile çekimi 
- Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: İlker KILIÇASLAN- Nermin UÇTU / MANİSA, ()

==================================================

6)DÜNYANIN EN ESKİ TİYATROSU ESKİ İHTİŞAMINA KAVUŞMAYI BEKLİYOR

MANİSA'nın Salihli ilçesindeki Sardes Antik Kenti'nde bulunan 20 bin kişi kapasiteli dünyanın en eski tiyatro alanının, restore edilerek tekrar sanata kazandırılması için çağrı yapıldı.
Lidya uygarlığının başkenti Sardes Antik Kenti'nde yer alan yaklaşık 2 bin 300 yıllık tiyatro alanı, restore edilip eski ihtişamına kavuşturulmayı bekliyor. Türkiye'nin en görkemli antik kentlerinden Sardes'de M.Ö. 200'üncü yıla ait olduğu düşünülen 20 bin kişilik tiyatro tekrar seyirciyle buluşmayı bekliyor. Salihli Turizm Derneği Onursal Başkanı, Araştırmacı- Yazar Mustafa Uçar, "Eski çağın en önemli tarihçilerinden Polybios'un tarih kitabında, M.Ö. 215 yılında Selevkos İmparatorluğu ile Bergama Krallığı arasındaki savaşlar sırasında Bergama Kralı III. Antiokhos'un askerlerinin Sart şehrini ele geçirmek için bu tiyatronun basamaklarından tepeye tırmandıkları yazar. Bu tiyatro, M.Ö. 215'e tarihlenmiş bir tiyatrodur. Burası birinci derece deprem bölgesi olduğundan yıkılmış ve ağır hasar görmüş. Romalılar burada yönetimi ele geçirdiklerinde burayı tekrar restore etmişler. Ancak zaman içerisinde yaşanan yine büyük depremler nedeniyle bu tiyatro yine yıkılmış. 1750 yılında İtalyan kökenli olan Giovanni Battista Tiepolo, bilinen diğer adlarıyla Gianbattista veya Giambattista Tiepolo, kente gelmiş ve tiyatro alanının sulu boyayla resmini yapmıştır. 1750 yılında yapılan resimde de görüldüğü gibi, şu anki alan arasında hiçbir fark yok. Sadece tiyatronun içerisinde çam ağaçları ve bitkiler yetişmiş. Bu değerli tiyatronun bir kültür hazinesi olarak tekrar ortaya çıkartılıp, insanlığa kazandırılması gerekiyor. Burada günümüze kadar hep yüzeysel çalışmalar yapılmış. Derinlemesine araştırmalar hiçbir zaman yapılmamış" dedi.
ROMA DÖNEMİNDE YAPILAN STADYUM VAR
Tiyatronun hemen ön kısmında Roma döneminde yapılmış bir stadyum olduğunu belirten Uçar, "Bu stadyum alanı da kazılıp gün yüzüne çıkartılmayı bekliyor. Bunun yanı sıra tiyatronun hemen batı kısmına teras evleri dediğimiz evler var. Bu teras evlerinin içleri mükemmel mozaiklerle süslü. Kısacası bu alan tam bir kültürel hazine" dedi.

Görüntü Dökümü
-----------------------
- Tiyatro alanından görüntü
- Turizm Derneği Onursal Başkanı Mustafa Uçar'ın açıklaması

(Haber- Kamera: Emre SAÇLI / SALİHLİ (Manisa), () 


405 MB'lik görüntü- 5 dakika 22 saniye


 

YORUM EKLE