DHA YURT BÜLTENİ -10

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Brunson açıklaması: Türkiye hiçbir taviz vermemiştir AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD'li rahip Andrew Craig Brunson'un serbest bırakılmasına yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Çelik, "Türkiye hiçbir...

DHA YURT BÜLTENİ -10

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Brunson açıklaması: Türkiye hiçbir taviz vermemiştir

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD'li rahip Andrew Craig Brunson'un serbest bırakılmasına yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Çelik, "Türkiye hiçbir taviz vermemiştir, dayatmaların en yüksek sesle haddini aşan şekilde ifade edildiği bir noktada bile geri adım atmamıştır" dedi.

AK Parti Adana İl Başkanlığı'nda gündeme dair açıklamalarda bulunan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, rahip Brunson olayının Türkiye'de gündeme geldiği dönemde Amerikan tarafından atılan twitteri hatırlattı. Çelik, "Orada belli bir saat vererek, 'şu gün, şu saate kadar bırakılmazsa şu tavırları koyacağız', 'İlişkilerin arasına bir takım engellerin çıkartılması için çeşitli politikalar yatacağız, çeşitli yaptırımlar ortaya koyacağız' diye pek çok açıklama yapıldı. Amerikan başkanı tarafından ve başkan yardımcısı tarafından, hatta son derece yadırgadığımız bir biçimde belli bir saat verdiler, 'şu saat ve şu gün serbest bırakılması gerekiyor' diye. Arkasından 2 bakanımıza dönük olarak bir karar aldılar. ABD Başkan Yardımcısı Pence, bir yerde yaptığı konuşmada Türkiye dönük ifadelerini sabitlenmiş twitter haline getirdi ve bunu günlerce kendi hesabında tuttu. Tabi bu dayatmalar karşısında Türkiye'nin herhangi bir şekilde onların tutumuna uyum sağlaması ya da onların verdiği bir takvimle hareket etmesi söz konusu değildir. Dolayısıyla burada Cumhurbaşkanımızın baştan beri tavrına dikkat edindiği zaman hiçbir şekilde bu dayatmalara prim vermeyen, bu dayatmaları hiçbir şekilde önemsemeyen ve Türkiye'nin kendi yolunda gitmesini, kurumların kendi kararlarını vermesi, takvimlerine uyması konusundaki ifadelerinin korunması şeklinde bir tutum altığı ortadadır. Gelinen aşamada yargısal akış tamamlandı, en azından şu safhada tamamlandı ve suçu sabit görülerek belli oranda bir ceza verildi bu şahsa. Daha  sonra da yattığı süreye sayılarak tahliye edildi. Karşı tarafta bunu temyize göndereceğini söyledi. Dolayısıyla bu safhada yargısal akış tamamlandı ama diğer aşamalar devam edecek" dedi.

HİÇBİRİNE PRİM VERİLMEDİ
Rahip Brunson'un dayatmalar neticesinde serbest bırakıldığı yönünde yapılan eleştirileri değerlendiren Çelik, şunları söyledi:
"Sürecin takip edilmemesinden kaynaklanan bir yaklaşım bu. Başından beri dikkat ederseniz, ilk açıklamaların yapıldığı günlerde Amerikan başkanın ve başkan yardımcısının gün ve saat vererek Türkiye'yi hiçbir şekilde kabul etmeyeceğimiz bir dille, hükümeti tehdit etmeye kalkışarak, haddini aşarak bu şekilde yaklaşımlar ortaya konulduğunda, bunların hiçbirine prim verilmedi. 'Bu dayatmalar neticesinde bu karar çıktı' diyenlerin dikkat etmesi gereken şudur; O  tweetler atıldığı zaman, bu açıklamalar yapıldığı zaman, Türkiye'yi birileri haddini aşan bir biçimde tehdit etmeye kalktığı zaman bunların hiçbirine Türkiye tarafından, Cumhurbaşkanımız tarafından bir prim verilmedi. Bu dayatmalara karşı hiçbir şekilde Türkiye, bir adım atmayacağı açık ve net bir şekilde söylendi. Eğer belli dayatmalar neticesinde bu kararlar alınacak olsaydı o dayatma ifadelerinin ortaya çıktığı zaman eşzamanlı olarak Türkiye'ye ekonomik saldırılar yapıldığı zaman Türkiye bu kararları alırdı. Dolayısıyla Türkiye bu dayatmalara teslim olmamış, tam tersine milli onur, milli haysiyet ve kendi milli çıkarları temelinde Türkiye'nin egemenlik haklarının, kurumların egemenlik haklarının korunması temelinde tutumunu sürdürmüştür.  Dolayısıyla dayatma ifadesi kullananların bu takvimi gözden geçirmeleri gerekir. Bakanlarımıza karşı yaptırımlar koydular, Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinde karşı karşıya kalmadığı kadar ağır bir ekonomik saldırı ortaya koydular ve bunu alenen yaptılar. Dolayısıyla dayatmalarla hareket edilecek olsaydı o zaman yapılırdı. O dayatmalar ortaya çıktığı zaman, tehditler haddini aşan tehditler ortaya çıktığında bu yapılırdı. "

TÜRKİYE'DE YABANCILARIN YARGILANRMASI
Yabancıların Türkiye'de yargılanması ile ilgili uzun bir tarih olduğunu kaydeden Çelik, şöyle dedi:
"Bu vesileyle geçmişte nasıl davranmış, bugün nasıl davranılmıştır. Bunun bir mukayesesi için, bazı arkadaşlarımızın belli çalışmalar yapmasında, hafıza tazelemelerine gitmesinde fayda vardır. Çok ilginçtir geçmişte Türkiye'de Amerikan vatandaşlarının yargılanması söz konusu olduğunda ya da yabancıların yargılanması söz konusu olduğunda, geçmişte çeşitli hükümetler döneminde, Cumhuriyet döneminde alınan tavırlar çok ilginçtir. Burada onların ayrıntısına girmeyeceğim. Ama Fahir Armaoğlu'nun kitaplarında da bu çok ayrıntılı hikayeler şeklinde anlatılır ve çok çarpıcıdır bunlar. Bunlara bakılmasında fayda vardır. Dolayısıyla bu son durum son derece ayrıksı bir durumdur."

YANLIŞ BİR TUTUM VAR
Türkiye'nin kendi egemenlik hakları çerçevesinde gereken tutumu aldığının altını çizen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Burada şunun görünmesi gerekir; maalesef yanlış bir tutum var. Bu olayda da halen devam eden Amerikan yönetiminin kullandığı üslubu eleştirmek yerine, eleştiriyi içeri yöneltiyorlar. Halbuki dikkat edin dünden itibaren Trump'un attığı tweetlerden, başkan yardımcısı Pence'nin attığı tweetlere kadar bunu bir teolojik siyasete dönüştürmeye çalıştıkları, teolojik bir siyaset diline enerji kazandırmak için kendi iç politikaları çevresinde bunu kullandıkları çok açıktır. Esas araştırılması gereken şey budur. Amerikan yönetiminin de şunu anlamış olması gerekir. Ne Türkiye'nin Cumhurbaşkanı, ne Türkiye'nin kurumları ve hükümeti hiçbir şekilde bu dayatma diliyle muhatap olmaz. Bu haddini aşan dile herhangi bir pirim vermez. Türkiye Cumhuriyetini tehdit etmek, kimsenin haddine düşmez. Dolasıyla onları söyledikleri zaman, onları en ağır saldırılarla ortaya koydukları zaman Türkiye'de hiç kimse bunlara prim vermemiştir. Dolayısıyla Amerikan yönetiminin de şuna dikkat etmesi gerekir. Bu dili hiçbir ülkeye karşı kullanmamaları gerekir. Hele Türkiye gibi bir ülkeye karşı hiçbir şekilde kullanmamaları gerekir. Eğer dil vasıtasıyla sonuç aldıklarını düşündükleri ülkeler varsa, şunu bilsinler Türkiye'nin milli onuru, milli haysiyeti her şeyin üzerindedir. Bu dilin eğer yer yüzünde işleyeceğini, çalışacağını düşünüyorlarsa bu dilin karşılık bulmayacağı, bu dile prim verilmeyeceği bu dilin çalışmayacağı ve işlemeyeceği yegane ülke Türkiye Cumhuriyeti'dir. Dolayısıyla Amerikan yönetiminin bu tehdit ve saldırılarla ve dayatmalarla ortaya koyduğu dile prim verilmediğini görmesi ve Türkiye ile olan ilişkilerde kullandığı dilde bu dönemden bir özeleştiri yapması anlamlı bir safhaya geçmesi gerekir."
Çelik, Türkiye'de bu tip olaylar olduğunda muhalefetin belli kesimleri tarafından dışarıdan Türkiye'ye dönük saldırılar söz konusu olduğunda Türkiye Cumhuriyetini savunmak yerine, dışarıyla birlikte saf tuttuğunu sözlerine ekledi.

KAŞIKÇI AÇIKLAMASI
Bakan Çelik, 2 Ekim'de Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na girdikten sonra kendisinden haber alınamayan Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'ya yönelik yaptığı değerlendirmede, şunları ifade etti: "Bu mesele çok vahim bir meseledir. Saygın bir gazetecinin öldürülmesiyle ilgili son derece spekülatif iddialar vardır. Dış basında da bizim basınımızda da bazı isimler üzerinde bunların resimlerini de yayınlıyorlar, bu isimler üzerinde yoğunlaşma var. Bütün bunlar tabi ki iddiadır. Güçlü bir şekilde soruşturulacak. Şunu unutmamak gerekir, böylesi bir eylem aslında demokratik dünyanın bütün değerlerine saldırıdır. Asla affedilmeyecek ve üstü örtülemeyecek bir eylemdir. Kuşkusuz Türkiye Cumhuriyeti topraklarının içerisinde Viyana sözleşmesine göre konsolosluğun ait olduğu ülkenin toprağı sayılabilecek bir alanda bu eylemin yapıldığına dair iddialar var. Dolayısıyla bunlarla ilgili soruşturmalar bu çerçevede yürütülecek. Bu durum ülkemizi doğrudan ilgilendirmektedir. Kendi topraklarımızın içerisinde olan bir bölgede bu eylemin gerçekleşmesi ve bu şahsın kaybolması söz konusudur. Şahsın belli bir mekana girdiği ama oradan çıkmadığı görülmektedir. Dolayısıyla bunun açığa kavuşturulması gerekir. Tabi her türlü spekülasyondan uzak durarak olayın açığa çıkarılması için titiz bir şekilde çalışmalar yürütülüyor. Biz de yakından takip ediyoruz. Bu Türkiye Cumhuriyeti'nin asla kabul edemeyeceği bir eylemdir. Fakat sadece bizim ülkemizi değil bu eylemi gerçekleştirilenler ve demokratik dünya, uluslararası kurumların da arasında olan bir meseledir. Dolayısıyla demokratik dünyadan da çok yüksek sesler ortaya çıkıyor.  Bu konunun takibi sürüyor. Şundan herkes emin olsun. Bun konu hakkında günü gününe bilgi verilmemesi bu olayın hakkında hassasiyetin düştüğünü göstermemektedir. Bu olay eninde sonunda aydınlığa kavuşturulacaktır."

Görüntü Dökümü 

-----------------------------

- Ömer Çelik'in açıklaması

Haber:Akif ÖZDEMİR-Can ÇELİK-Kamera:Akif ÖZDEMİR/ADANA,()

===================================

Alman turist girdiği villada konaklayıp, eşyaları satmış
 
Antalya'da tatil yapan Alman turist M.S. (51), iddiaya göre parası bitince sahibinin olmadığı sırada villada konaklayıp, ziynet eşyaları ve elektronik cihazları sattığı iddiasıyla gözaltaın alındı. M.S., ifadesinde, "Açlıktan ölecektim. Bu yüzden villada konaklayıp yiyip içtim" dedi.

Olay, Konyaaltı ilçesi Gürsu Mahallesi'ndeki villada meydana geldi. Sahibi S.Ç.'nin olmadığı sırada villa içinde ışık yandığını fark eden site görevlisi, durumu polise bildirdi. İhbarın ardından baskın yapan İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, villada Alman vatandaşı M.S. ile karşılaştı. Gözaltına alınan M.S., bir süre önce Almanya'dan tatile geldiğini, parasının bittiğini ve konakladığı otelden ayrılmak zorunda kaldığını anlattı. Kalacak yeri olmadığı için villaya zorla girdiğini ifadesinde anlatan M.S., "Açlıktan ölecektim. Bu yüzden villada konaklayıp yiyip içtim" dedi. İncelemede, M.S.'nin evdeki ziynet eşyası ve elektronik cihazları çalıp sattığını da belirledi. Villa sahibi S.Ç.'nin şikayetçi olduğu M.S. adliyeye sevk edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------------
-Şüphelinin asayiş şubeden çıkış görüntüsü
-Polis ekip aracına bindirilmesi
-Polis ekip aracının hareket etmesi
101 MB, 55 saniye
Haber: BÜLENT TATOĞULLARI, Kamera: BERKAY KUNT/ANTALYA-)

======================================

Çalıştığı işyerini soyup, kamyonet ve motosiklet aldı
 
Antalya'da, çalıştığını işyerini soyan İ.T. ve 3 arkadaşı polis operasyonuyla yakalandı. Hırsızlık anı kameralara yansırken, şüphelilerin hırsızlıktan elde ettiği parayla kamyonet ve motosiklet aldıkları belirlendi.

Kepez ilçesinde 27 Ağustos'ta bir alışveriş merkezine giren hırsızlar, içinde 72 bin 556 lira bulunan çelik kasayı çaldı. Olayla ilgili geniş çaplı araştırma başlatan Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kamerası kayıtlarını incelemeye aldı. Ekipler incelemelerini sürdürürken aynı işyerinde bir hırsızlık olayı daha meydana geldi. Aynı yöntemle işyerine giren hırsızlar, bu kez açtıkları kasadan 63 bin 338 lira alarak kayıplara karıştı.
Soruşturmayı derinleştiren polis, hırsız ya da hırsızların işyerinden olabilme ihtimali üzerine durdu. Ekipler, onlarca güvenlik kamerası kayıtlarını inceledikten sonra hırsızlığın alışveriş merkezinin balık reyonunda çalışan İ.T. ve arkadaşları tarafından gerçekleştirdiğini tespit etti.
Ekipler, İ.T. ile soyguna karışan M.K., N.K. ve M.Ş.'yi gözaltına aldı. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Güvenlik kameralarına da yansıyan olayda yaklaşık 136 bin lira çaldığı tespit edilen şüphelilerin, parayla kamyonet ve motosiklet aldıkları tespit edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------------
- Şüphelilerin asayiş şubeden çıkış görüntüsü 
- Polis ekip araçlarına bindirilmesi
- Polis ekip araçlarının hareket etmesi
192 MB 1.44'

Haber: BÜLENT TATOĞULLARI, Kamera: BERKAY KUNT/ANTALYA-)

======================================

İslahiye'de uyuşturucu operasyonunda 4 tutuklama

Gaziantep'in İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde, jandarma tarafından uyuşturucu satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 6 kişiden 4'ü tutuklandı.

İl Jandarma Komutanlığı ve İslahiye Jandarma Komutanlığı ekiplerinin İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde ortaklaşa yürüttüğü istihbarat çalışmalarında 8 kişinin uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlendi. Önceki gün sabaha karşı belirlenen adreslere eş zamanlı dronla hava desteği sağlanarak operasyon düzenlendi. 'Badem' ve 'Ferman' adlı dedektör köpeklerin de katıldığı operasyonda yapılan aramalarda bir miktar uyuşturucu, hassas terazi, 13 cep telefonu, ruhsatsız tabanca ve 3 bin 884 lira ele geçirilirken, M.Y., M.Ş., R.D., B.K., Ö.K.ve Y.P. gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardında adliyeye sevk edilen şüphelilerden M.Y., M.Ş., R.D. ve B.K. 'Uyuşturucu madde imal ve ticaretini yapmak' suçundan tutuklanırken  Ö.K., ve Y.P. ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------

- Jandarmadan adreslere operasyon

- Ele geçirilen uyuşturucular

- Detektör köpekler

- Jandarma tarafından şüphelilerin adliyeye götürülmesi 

- Genel ve detay görüntüler

Haber: Kadir ÇELİK- Kamera: GAZİANTEP-)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 72 MB

======================================

'Macera Park törenle açıldı

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından, Bornova ilçesinde 30 dönümlük alan üzerine inşa edilen 'Macera Park', düzenlenen törenle açıldı. Açılışta konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, bu kez aday olmayacağını açıkladığı yerel seçimlerde, partisi CHP'nin başarılı olması için daha çok çalışacağını söyledi.

Büyükşehir Belediyesi'nin, Atatürk Mahallesi'ndeki 30 dönümlük alan üzerinde 18 milyon TL'ye inşa ettiği, açık hava sporlarının yapılabileceği mekanları barındıran ve dağcılık, kaya tırmanışı, zipline (çelik halat ile, bir noktadan bir noktaya kayarak ulaşma) gibi aktiviteler için olanak sağlayan, ayrıca 4 bin metrekarelik piknik alanını da içinde barındıran 'Macera Park'ın açılışı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila, Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanı Ersan Başar ile çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleştirildi. Bir süre önce İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için tekrar aday olmayacağını açıklayan Kocaoğlu, vatandaşlarla tek tek selamlaştı ve selfie çekme isteklerini geri çevirmedi.
Kocaoğlu, açılış töreninde yaptığı konuşmada, yerel seçimlerde, kendisinin aday olduğu dönemlerden daha fazla ve kendisine oy istemeyeceği için de daha rahat çalışacağını belirterek, "Pazartesi gününden itibaren bütün ilçelerimizi, köy köy mahalle mahalle gezerek hem hemşehrilerimizle konuşacağım hem de beni 15 yıldır başkan yapan partime hizmet etmek için her türlü çalışmayı gerçekleştireceğim. Bunda en ufak bir handikap yoktur. Bu işler, belediye başkanlığı meslek değildir. Hayatın bir döneminde, önünüze böyle bir imkan çıkar, koşullar el verir siz bu görevi yaparsınız. Ben 10 sene yapmayı planlamıştım ama 2014'te şu anki Meclis Başkanımız aday olunca biz de zorunlu olarak aday olduk ve yüzümüzün akıyla kazandık. Şu anda, CHP'nin, ama benim ama başka bir arkadaşımızın adaylığında, seçimi kazanması konusunda en ufak bir tereddüt yoktur. Menfi propaganda yapılarak, İzmir'de ve CHP'de bir moral bozukluğu oluşturulmaya çalışıyor. Ben inanıyorum ki 2009'da olduğu gibi, yine tarih yazacağız. Hep birlikte omuz omuza çalışacağız. Sağlıklı arkadaşlarımızın ilçelerimizde aday olmasını sağlayacağız, bu bir bayrak yarışıdır ve bayrağın kefil olacağımız kişilere teslim edilmesi mücadelesidir. Bizim 5.5 aylık temel görevimiz budur" dedi.

YAP-İŞLET-DEVRET TEPKİSİ
Kocaoğlu, Macera Park'ın yakınlarındaki bir alışveriş merkezini işaret ederek, "Karşımızda bir AVM var, milli emlak arazisi üzerinde. Bir de aynı AVM, Üçkuyular'ın 2 kilometre yukarısında yapıldı. Oralar AKP zihniyeti, burası da CHP zihniyeti.  Alışveriş yapıp yandaşa imkan sağlamaksa eğer ülkeyi yönetmek, o başka bir iş. 81 milyona aynı nazardan bakıp, hepsinin hakkını hukukunu koruyarak ülkeyi ve kenti yönetmekse, o da bizim işimiz. Bugün 15 yıl içerisinde kim olursa olsun, hangi etnik kökenden ve bölgeden olursa olsun, bir tane hemşehrimiz kalkıp da şurada ayrımcılık, adaletsizlik yaptın diyemez. Belediye başkanlığının da genel siyasetin de böyle yapılması gerekir. Hemen üstümüzde bir hastane var, yap-işlet- devret yöntemiyle yapılan. Bunun da içinde de bir sürü AVM benzeri ticarethaneler var. Devlet kendi arazisini birisine veriyor ve diyor ki sen buraya hastane yap, içine de AVM yap, hastaneyi de bana kiraya ver. Hazine devletin, yapacak adamda bir kuruş para yok, kredi alması lazım, Türkiye Cumhuriyeti hazinesi de kefil oluyor. Şimdi yapılamıyor bu inşaat, çünkü deniz bitti. İnsanını seven, vatanını ve milletini seven insanlar bunu yapmaz. Elini vicdanına koyar yapamaz" diye konuştu.

ATİLLA: "BİZ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANIMIZI ÇOK SEVİYORUZ"
Açılışta konuşan Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila, hayallerinin gerçeğe dönüşmesinden dolayı mutlu olduklarını söyleyerek, "Sporda pek çok ilkin yapıldığı, Türkiye'de futbolun ilk oynandığı ve ilk tenis müsabakalarının yapıldığı bu yerde, böylesi önemli bir tesise ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Sayın Kocaoğlu, Bornova için pek çok büyük yatırımlar yaptı. Bornova Stadyumumuz ve Aşık Veysel Rekreasyon Alanı gibi önemli projelere imza atılıyor. Bornova Atatürk Spor Kompleksi, Büyükşehir Belediyemizin çok büyük destekleriyle tamamlandı. Bulunduğumuz alan, yani Atatürk Mahallesi bundan 10 sene önce her yağmur yağdığında su baskınlarının yaşandığı bir alandı. Bugün burada huzurlu bir şekilde yaşıyoruz. Bu kutsal topraklar için daha çok çalışmamız ve daha çok üretmemiz gerekiyor. Bundan kısa bir süre önce, İzmir köy ve kötü gibi pek çok kelimeler kullanılmaktaydı. Bugün önemli şirketlerin önemli temsilcilerinin İzmir'de yaşamak istediği görülüyor. Yerelde kalkınma ve kırsalda kalkınma modeli hepimiz için önemli bir hedeftir. Biz, Büyükşehir Belediye Başkanımızı çok seviyoruz ve onun yaptığı ayrılık açıklamasına katılmıyoruz. Ona layık olmak için çalışmaya devam edeceğiz dedi.

TDF Genel Başkanı Ersan Başar da yaptığı konuşmada çağdaş yaşamın en önemli noktalarından bir tanesinin insanların kapalı alanlardan doğaya çıkması olduğunu belirterek, "Başta Başkanımızın emekleriyle açılan bu park bizim için çok önemli ve emeği geçen herekse teşekkür ediyorum. Federasyonumuz, özellikle gençlerin, çocukların doğa sporlarıyla tanışması açısından çok önemli projeler yürütmektedir. İzmir'de, kaya tırmanışı açısından büyük bir eksikliği bugün gidermiş olacağız. Bu tip tesislerin yapılması, geleceğin olimpiyat sporlarının yetiştirilmesinde en önemli noktadır" dedi. 
Tören, konuşmaların ardından açılış kurdelesinin kesilmesiyle sona erdi. Macera Park İzmir hizmete açıldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

- Konuşmalardan görüntü

- Parktan görüntü

- Protokolden görüntü

- Genel ve detay görüntü

Haber: Davut CAN - Kamera: Hande NAYMAN / İZMİR, () 

======================================

Engelli kız çocuğuna cinsel istismarın zanlısı yakalandı
 
Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesinde, zihinsel engelli 12 yaşındaki kız çocuğuna sokakta cinsel istismarda bulunan E.K. (47), polis tarafından yakalandı. Sağlık kontrolüne götürülen E.K.'ye hastane girişinde vatandaşlar linç girişiminde bulundu.

Olay, Eyyübiye ilçesine bağlı Camikebir Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre E.K., sokakta gördüğü engelli kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu. Olay, çevredeki güvenlik kamerasına yansıdı. Harekete geçen polis, şüphelinin E.K. olduğu belirlendi. Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, dün gece düzenlediği operasyonla E.K.'yi Mance Mahallesi'nde saklandığı evde gözaltına aldı.

Şüpheli, sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne getirildi. Burada E.K.'yi görüp, haberlerden tanıyan vatandaşlar şüpheliye linç girişiminde bulundu. Polisler tarafından kalabalığın arasından çıkarılan E.K., hastanede sağlık kontrolünden geçirildikten sonra işlemleri için emniyete götürüldü. Şüpheli, emniyetteki ilk ifadesinde kız çocuğunu, "Sana elbise alacağım" diyerek kandırıp, götürdüğü ıssız sokakta istismarda bulunduğunu söyledi. Soruşturmanın sürdüğü belirtildi. 
 GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------------------------
- Hastanenin acil servisi
- Şüpheli E.K'yi vatandaşlar tarafından vurmaları   
- Şüpheliyi uzaklaştırmaları
- Genel ve detay görüntüler

Haber:Ömer ŞULUL-Kamera: ŞANLIURFA-)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 16.36 MB
======================================

YORUM EKLE