DHA YURT BÜLTENİ 1

ŞANLIURFA'DA İKİ AİLE ARASINDA ÇOCUK KAVGASI: 1 ÖLÜ, 4 YARALI   ŞANLIURFA'da, iddiaya göre çocuk kavgası yüzünden Suriyeli ve Türk aileleri arasında çıkan tüfekli kavgada Mahmut Dağ hayatını kaybetti, 4 kardeşi de yaralandı. Olay,...

DHA YURT BÜLTENİ 1

ŞANLIURFA'DA İKİ AİLE ARASINDA ÇOCUK KAVGASI: 1 ÖLÜ, 4 YARALI
 
ŞANLIURFA'da, iddiaya göre çocuk kavgası yüzünden Suriyeli ve Türk aileleri arasında çıkan tüfekli kavgada Mahmut Dağ hayatını kaybetti, 4 kardeşi de yaralandı.
Olay, dün akşam saatlerinde Osmanlı Mahallesi'nde komşu olan iki aile arasında meydana geldi. İddiaya göre, Suriyeli aile ile Dağ ailesinin çocukları sokakta oyun oynarken birbiriyle kavga etti. Evlerine dönen çocukların durumu anlattığı aileleri sokağa çıkıp, kendi çocuklarının haklı olduğunu ileri sürerek birbirleriyle tartışmaya başladı. Kısa sürede büyüyen tartışma, 2 ailenin telefonla haber verdikleri yakınlarının da gelmesiyle büyüdü ve taraflar birbirlerine balta, bıçak, sopa, taş ile tüfekle saldırmaya başladı. Ortalığın savaş alanına döndüğü kavga çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen polislerin müdahalesi ile sonlandırıldı. Kavgada bir minibüse tüfekle ateş açılması sonucu hasar oluştu. Kavgada vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralanan Mahmut, Mesut, Mehmet, Murat ve Müslüm Dağ kardeşler olay yerine çağırılan ambulanslarla Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Acil serviste tedaviye alınan yaralılardan Mahmut Dağ, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay yeri ve hastanede güvenlik önlemi alan polis, kavgaya karışanların yakalanması için çalışma başlattı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

KAVGA GERGİNLİĞE YOL AÇTI, 9 GÖZALTI
Şanlıurfa'da akşam saatlerinde çocuk kavgasında Suriyeli komşuları tarafından tüfekle açılan ateş sonucu ölen Mahmut Dağ'ın ardından toplanan bir grup, Osmanlı Mahallesi'ndeki Suriyelilere ait işyerlerine saldırdı. İşyerlerine zarar veren grup için olay yerine çok sayıda zırhlı araçla polis ekipleri sevk edildi. Sosyal medyadan örgütlendikleri ileri sürülen grubun toplandığı Osmanlı ve Eyyübiye mahallelerinde uyarılara rağmen dağılmayan kalabalığa polis, biber gazı ve tazyikli suyla müdahalede bulundu. Polis bölgede sık sık anons yaparak kimsenin dışarı çıkmaması yönünde uyarıda bulundu. Gerginliğin daha fazla büyümemesi için kent merkezinde Suriyelilerin yaşadığı mahallelerde güvenlik önlemleri artırıldı. Yaşanan olaylarla ilgili 9 kişi gözaltına alındı.

Görüntü Dökümü:
------------------------
- Acil serviste toplanan kalabalık
- Ölüm haberi üzerine gözyaşı dökenler
- Olay yerinde hasar gören minibüs
- Olay yerinde önlem alan polis
- Genel ve detay görüntüler
- Suriyelilere ait işyeri tabelalarını sökenler
- Tabelayı yakmaya çalışanları polis zırhlı araçlara uzaklaştırması
- Polis uyarı anonslarında bulunması
- Sokaklarda toplanan gruplar dağıtılması
- Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ali LEYLAK - Ömer ŞULUL /ŞANLIURFA,()

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

======================

KIZ ÖĞRENCİ YURDUNDA YANGIN; 10 ÖĞRENCİ DUMANDAN ETKİLENDİ

KONYA'nın Ereğli ilçesinde kız öğrenci yurdu çatısında izolasyon çalışması sırasında yangın çıktı. Alevler itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü. Dumandan etkilenen 10 öğrenci ambulansla hastaneye kaldırıldı. 
Yangın, dün akşam saatlerinde Kredi Yurtlar Kurumu'na bağlı üniversite öğrencilerinin kaldığı yurdun, yemekhane, çamaşırhane ve kazan dairesinin bulunduğu binanın çatı katında meydana geldi. Çatı katında izolasyon çalışması yapıldığı sırada belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Hızla yükselen alevler çatının tamamını sardı. O sırada yemekhanede olan öğrenciler de binayı tahliye etti. Tahliye sırasında dumandan etkilenen 10 öğrenci ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavi altına alınan öğrencilerin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Yangının ardından çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle alevler söndürüldü. Soğutma çalışmaları devam ediyor.

Görüntü Dökümü:
------------------------
-Alevlerden detay
-İtfaiyenin müdahalesi 
-Öğrencilerden detay
-Genel ve detay

Haber-Kamera: Atilla ATMACA /EREĞLİ(Konya),()

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

========================

KILIÇDAROĞLU'NUN DOĞDUĞU EV YANDI

Tunceli'de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun evinin de içinde bulunduğu 3 ev yandı.
Yangın, dün saat 15.30 sıralarında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun doğduğu yer olan Nazımiye ilçesine bağlı Ballıca köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kılıçdaroğlu'na ait, doğduğu evinin arkasında köylülerce yakılan ateş, kuru otların tutuşmasına neden oldu. Yangın kısa sürede evlere sirayet etti. Olayın itfaiye ekiplerine bildirilmesiyle Nazımiye Belediyesi'ne ait 2 itfaiye aracı bölge sevk edildi. Nazımiye Belediye Başkanı CHP'li Cafer Kırmızıçiçek, "Saat 15.30 sıralarında belediyeye yapılan ihbar sonucu ekiplerimizi Ballıca köyüne sevk ettik. Ben de bizzat itfaiye araçlarıyla birlikte köye hareket ettim. Köyde çıkan yangın büyüktü. Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisine ait olan ve doğduğu ev tamamen yanarken, yine amcası Mehmet Karabulut ve kuzeni Hasan Karabulut'a  ait ev ve eklentileri tamamen yandı. Yangının çevredeki ormanlık alana ve diğer evlere sıçramaması için iş makineleriyle önlem aldık. Ancak Genel Başkanımızın doğduğu ev tüm çabalarımıza rağmen yandı. Şu an ekiplerimiz yangını kontrol altına almaya çalışıyor. Yangından köydeki kimsenin etkilenmemesi sevindirici bir haber" dedi.

YANGINLA İLGİLİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun doğduğu köyde çıkan yangında 3 evin küle dönüşmesinin ardından Nazımiye Cumhuriyet Savcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun doğduğu evin de kül olduğu yangın soruşturmasında Savcılığın, Nazımiye İtfaiye Müdürlüğü'nün raporu doğurltusunda, köyledeki bazı kişilerin ifadesine başvuracağı öğrenildi.
Bu arada yangına ilk andan itibaren müdahalede bulanan Nazımiye Belediye Başkanı CHP'li Cafer Kırmızıçiçek, yaptığı açıklamada, yangına Nazımiye Belediyesi ile Tunceli Belediyesi ve Orman İşletme Müdürlüğü'ne ait ekiplerin müdahale ettiğini söyledi. Kırmızıçicek, yangın söndürme çalışmalarının ardından Kemal Kılıçdaroğlu'na gerekli bilgiyi vereceğini dile getirdi.

Görüntü Dökümü:
------------------------
-Yanan evlerin içinden görüntü
-Ekiplerin yangına müdehalesi
- Nazımiye Belediye Başkanı Cafer Kırmızıçiçek röp
-Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: Ferit DEMİR /TUNCELİ,() 

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
======================

İNEGÖL'DE 2 AHŞAP EV KÜLE DÖNDÜ

BURSA'nın İnegöl ilçesinin kırsal mahallesi Özlüce'de iki ahşap ev cayır cayır yandı.
Alınan bilgiye göre, İnegöl ilçesi Özlüce mahallesindeki ahşap evde ikamet eden Ahmet Özgül ile Saadet Özgül çiftine ait iki katlı ahşap evde henüz belirlenemeyen bir sebeple yangın çıktı. Kısa sürede alev topuna dönen ev bitişiğindeki yine Ahmet Özgül'e ait tek katlı ahşap eve sıçradı. İki ev de alev topuna döndü. Yangını gören mahalle sakinleri durumu İnegöl itfaiyesine bildirdi. Tüm ekip ve araçlarıyla yangın yerine ulaşan itfaiye erleri, alev alev yanan evlerdeki yangını söndürmek için büyük çaba sarf ettiler. Ekipler, bitişikteki iki katlı eve alevlerin sıçramaması için büyük çaba sarf ettiler.

GÖZYAŞLARINA BOĞULDULAR
Alevleri gören aile bireyleri gözyaşlarına boğuldular. Yangın sonucunda iki ev tamamen yanarken, bitişikteki 3. Ev ise yanmaktan kurtarıldı. Evlerinin yandığını duyup ailesinin yanına gelen yaşlı çiftin kızı Fatma Özgül Demir, olaya tepki gösterdi. Anne ve babasının yardıma muhtaç olduğunu söyleyen Fatma Özgül Demir, "Kaç kez belediyeye gittim. Ailemi alıp bir konteynır eve yerleştirin. Bizde de para yok olsa kimseden destek istemem. Sonunda evimiz de yandı. Annem babam evsiz kaldılar. Yetkililerin gerekli desteği vermesini istiyoruzö dedi.
Yangın sonucunda iki ev de kullanılamaz hale geldi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------------------------------
- Yangından detaylar
- Röportaj

Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ /İNEGÖL(Bursa),()

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
========================

10 YAŞINDAKİ ÇOCUK, OYUNCAK SANDIĞI TABANCAYLA BABAANNESİNİ VURDU

AKSARAY'da, R.D. (10) evde oyuncak sandığı babasına ait tabancayla oynarken tetiğe dokununca, karşısında oturan babaannesi Ummahan D.'yi (89) başından yaraladı. Ağır yaralanan yaşlı kadın hastaneye kaldırıldı.
Olay, dün saat 17.00 sıralarında Taşpazar Mahallesi 851'inci Sokak'taki apartmanda meydana geldi. R.D., evde  babası M.D.'ye ait oyuncak sandığı tabancayla oynamaya başladı. İddiaya göre tetiğe dokunması sonucu ateş alan tabancadan çıkan kurşun, karşısında oturan babaannesi Ummahan D.'nin başına isabet etti. Yaralanan Ummahan D., kanlar içinde yere yığıldı. Yaşlı kadın, aile fertlerinin çağırdığı ambulansla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. R.D. de ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.

TORUNUN VURDUĞU BABAANNE ÖLDÜ
Aksaray'da torunu R.D.'nin (10) evde oyuncak sandığı babasına ait tabancayla oynarken tetiğe dokununca, karşısında otururken başından yaralanan babaannesi Ummahan D.'yi (89), kaldırıldığı hastaneye yapılan tüm müdahaleye rağmen yaşımını yitirdi. Ummahan D.'nin yapılan ilk otopsisinde başında ve çenesinden 2 mermiyle yaralandığı belirlendi. Ummahan D.'nin cesedi detaylı otopsi için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Olayın ardından R.D. de ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. 
Türk Ceza Kanunu'nun 31'inci maddesine göre, 'Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.' 

Görüntü Dökümü:
------------------------
- Yaralının ambulanstan indirilip acıl servise alınması 
- Olay yerinde polisin binaya girişi 
- Baba ve oğlunun fotoğrafı 

Haber-Kamera: Hasan BÖLÜKBAŞ /AKSARAY,()

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
============================

UŞAK'TAKİ YURTTA TACİZ VE KÖTÜ MUAMELE DAVASINDA ÇOCUKLARDAN KAN DONDURAN İFADE
 
UŞAK'ta Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü'ne bağlı Sevgi Evleri Çocuk Yuvası ile Kız Yetiştirme Yurdu'nda, toplam 28 kız ve erkek çocuğuna cinsel istismar, taciz, şiddet, eziyet, kötü muamele ve hakarette bulundukları ileri sürülen, aralarında yönetici, öğretmen, bakıcı anneler ve hizmetlinin de bulunduğu 16 sanığın, 23 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına devam edildi. Dinlenen 15 sanık suçlamaları kabul etmedi, mağdur 3 erkek kardeş ile o yıllarda yurtta kalan kız çocuğun ifadeleri ise tüyler ürpertti.

Yurttaki skandal olay, 2016 yılı Mart ayında Uşak Sevgi Evleri Çocuk Yuvası ve Kız Yetiştirme Yurdu'nda kalan bazı çocukların yaşadıklarını ailelerine anlatmasıyla ortaya çıktı. Çocuklarının başına gelenleri dinleyen aileler, Uşak Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü'ne başvurdu. Müdürlük, çok sayıda çocuğun ailesinin cinsel istismar, taciz, şiddet, eziyet, kötü muamele ve hakaret şikayeti üzerine inceleme başlattı. Bakanlık tarafından görevlendirilen müfettişin hazırladığı raporun ardından, suç duyurusunda bulunuldu. Aralarında yurt müdürü, yardımcıları, öğretmen ve bakıcı annelerin de bulunduğu yuva ve yurt görevlilerinin ifadeleri savcılık tarafından alındı. Soruşturmanın ardından savcılık, skandal iddialarla ilgili iddianame hazırladı.
İddianamede, bakanlığın suç duyurusuna da yer verildi. Bu suç duyurusundaki ifadelerde yurt ve yuvada korunma altında bulunmuş mağdur çocuklara kurum çalışanları tarafından cinsel istismar, taciz, şiddet, eziyet, kötü muamele ile hakarette bulunulduğu, yurt müdürü S.D.'nin kendisine yakın bir ekip oluşturup bazı olayları örtbas ettiği öne sürüldü. Ayrıca, yurt yönetim memuru V.Ş.'nin kız çocuklarına yönelik cinsel tacizde ve istismarda bulunduğu, bakıcı annelerin, hizmetlilerin de bazı çocuklara eziyet çektirdikleri iddia edildi. Bakanlık müfettiş raporunda ise yurt yönetim memuru olarak görev yapmakta olan sanık V.Ş.'nin, 2014 yılı ve öncesinde 17 yaşındaki mağdur kız çocuğu K.K.'yi rızası dışında dudağından öptüğü, ellerini tuttuğu, cinsel ilişki teklif ettiği, yine V.Ş.'nin yurt içerisinde teşhircilik yaparak dolaştığı, bu duruma yurtta kalan çocuklarla çalışanların şahit olduğu anlatıldı.
16 sanık hakkında 6 aydan 23 yıla kadar hapis cezası istenen davanın 3'üncü duruşması, Uşak 5'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde önceki gün görüldü. Duruşmaya tutuksuz yargılanan 15 sanık, 4 mağdur çocuk, 10 tanık katıldı. Duruşmaya, mağdur 3 erkek kardeş ve o yıllarda yurtta kalmış 1 kız çocuğun ifadeleri damga vurdu.

TEŞHİRCİLİK YAPTI
Çocuklar ifadelerinde yurt hizmetlisi olarak çalışan S.T. ve bakıcı anne B.K. hakkında şiddet, eziyet ve kötü muamele yaptığı için şikayetçi oldu. Mağdur kız çocuğu K.T. de ifadesinde, idari amir V.Ş. hakkında cinsel istismar ve taciz hakkında şikayetçi olduğunu söyledi. 2014 yılı ve öncesinde yurtta kalan ve yaşını doldurarak yurttan ayrılan mağdur kızlardan K.T., ifadesinde, izin dönüşlerinde nöbetçi öğretmen veya amirle odasında görüştüklerini belirterek, izin dönüşünde V.Ş.'nin teşhircilik yaptığını söyledi. K.T., arkadaşı F.Y.'nin de V.Ş.'nin aynı şekilde teşhircilik yaptığını kendisine anlattığı belirtti. K.T.; F.Y.'nin kendisine V.Ş. ile kız arkadaşlarından K.K.'nin sevgili olduğunu söylediğini de anlattı.

'HEM KIZIYOR HEM DÖVÜYORDU'
Mağdur çocuklardan S.D. de ifadesinde, "Yurt hizmetlisi S.T. birazcık da olsa şımarsak bizi dövüyordu. Bakıcı annemiz B.K. ile birlikte S.T. mutfakta sigara içiyorlardı. B.K. anne biz arkadaşlarımızla eğlendiğimiz zaman, hizmetli S.T.'yi çağırıyordu. S.T. ise bize hem kızıyordu hem de dövüyordu. Bir keresinde S.T. benim yüzüme vurdu. Benim çok gücümü gitti. Kardeşlerimle aynı yerde kalmıyordum. Onları dövdüğünü görmedim. Ancak kardeşlerimi de hem dövmüş hem küfür etmiş. Ayrıca arkadışımz E.A.'yı hizmetli S.T. boğazından tutarak 1-2 dakika havada tuttu. Arkadaşlarımız da gördü. S.T.'nin bizimle hiç top oynadığını görmedim. Yurtta kalan her çocuk S.T.'nin elinden geçmiştir. Bakıcı anne B.K., bize sürekli olarak 'Sizinle mi uğraşacağım?' diyordu" dedi.

'HİZMETLİ BENİ BOĞAZIMDAN TUTUP KOLTUĞA FIRLATTI'
Y.D. de ifadesinde, "Yurt hizmetlisi S.T. bize hitaben 'Buraların efesiyim' diyordu. Bir gün arkadaşımla oynarken bakıcı anne B.K., hizmetli S.T.'yi çağırdı. S.T. beni boğazımdan tutarak koltuğa fırlattı. Bakıcı anne B.K. bana eziyet ediyordu. Elimden tutup, sürükleyerek odaya, uykuya götürüyordu. S.T.'den korkardık. Bize iyi davranmıyordu" diye konuştu.

'HİÇBİR ŞEY YAPMASAK DA BİZİ DÖVÜYORDU'
Mağdur çocuklardan A.A.D. (10) ise ifadesinde, ifade veren kardeşleri gibi hizmetli S.T.'nin kendisi ve yurttaki diğer çocukları herhangi bir suçları olmasa da dövdüğünü ileri sürüp, "S.T. bana bir tokat ve tekme attı. Ondan korkardık. Çocuklar arasında sevilen birisi değildi. Yurtta bana da B.K. isimli anne bakıyordu. Bakıcı anne B.K., hizmetli S.T.'ye 'Bunlar yaramazlık yapıyor, icabına bak' diyordu" dedi.

HİZMETLİ SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
Sanıklardan hizmetli S.T. ise ifadesinde çocukların suçlamaları kabul etmeyip, "Çocuklara bağırsak bile sonra oyun oynardık. Yurtta cinsel taciz olsa ben bunu duyardım" dedi. Sanık bakıcı anne B.K. de suçlamaları reddederek, o yıllarda 8 aylık hamile olduğunu, bir anne olarak çocuklara şiddet uyguladığı iddiasını kabul etmediğini, çalıştığı süre içerisinde de çocuklarla ilgili herhangi bir olumsuz davranış görmediğini belirtti.

MÜDAHİL AVUKATLAR SANIKLARIN TUTUKLANMASINI İSTEDİ
Diğer sanıklar V.Ş., A.Ç., A.K., C.S., D.K., E.Ç., H.D., H.D., R.K., S.Ç., Ş.T., Y.D. ve A.M. de haklarındaki suçlamaları kabul etmedi. Duruşmada, Uşak Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü avukatları, davaya müdahil oldu. Komisyon adına söz alan avukatlar, sanıkların tutuklanmasını istedi. Mahkeme başkanı avukatların taleplerini diğer celsede değerlendirmek ve diğer sanıklar ile mağdurların dinlenmesi için duruşmayı erteledi.

'YARGILAMA AĞIR CEZA MAHKEMESİNDE YAPILMALI'
Mağdur çocukların avukatları Volkan Berber ve Ezgi Sağcan duruşma çıkışında yaptıkları ortak açıklamada, şöyle dedi:
"Mağdur beyanları çok çarpıcı ve dosyayı aydınlatır niteliktedir. Tanık beyanları da mağdur beyanlarıyla örtüşmekte, özellikle eziyet ve cinsel istismar suçlarının sanıkları bakımından tutuklama talebimiz oldu ancak davaya her celse farklı hakimler baktığından talebimiz bu celse değerlendirilmedi. Aynı zamanda, biz olayda eziyet suçunun failleri kamu görevlisi olduğundan, cinsel istismar suçu ise süreklilik arz ettiğinden işkence ve nitelikli cinsel istismar suçları oluştuğu için görevsizlik kararı verilmesi ve yargılamanın ağır ceza mahkemesinde yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu talebimiz de geçen celse değerlendirilmedi. Dava kamu vicdanını yaralamaktadır. Uşak Barosu olarak davanın sonuna kadar takipçisi olacağız."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
-Yurdun dışardan arşiv görüntüsü
-Adliyenin dışarıdan adşiv görüntüsü 

Haber-Kamera: Feyzi DAVULCU /UŞAK,()

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

==========================

KIZININ OKUL TAKSİTİNİ ÖDEYEMEYEN ANNEYE HAPİS KARARI (2)

AHBAP OKUL TAKSİDİNİ ÖDEDİ, HAPİSTEN KURTARDI

Antalya'nın Manavgat ilçesinde kızı N.K.'nin gittiği özel lisenin 7 bin liralık taksitini ödeyemediği için 90 gün hapis cezası alan Deniz Çavuş'un borcu sanatçı Haluk Levent'in başkanlığını yaptığı AHBAP Platformu tarafından ödendi. 

GÜNDEME GETİRDİ
Demirören Haber Ajansı'nın konuyu gündeme getirmesi üzerine sanatçı Haluk Levent, sosyal medya üzerinden Deniz Çavuş'a ulaşarak, yardım etme talebinde bulundu. AHBAP Platformunun kurucusu da olan Haluk Levent, daha sonra platformun Antalya Şubesi ile temasa geçerek Çavuş'a yardım edilmesini istedi. Platform üyelerinin girişimiyle Antalyalı iş insanı Kerem T., Deniz Çavuş'un borcu olan 7 bin lirayı ödeyeceğini söyledi. Kerem T. daha sonra parayı AHBAP Platformu Antalya Şubesi'ne teslim etti. Akşam saatlerinde Manavgat'a gelen platform üyesi 6 kişi, Deniz Çavuş'u evinde ziyaret ederek parayı verdi. 
Deniz Çavuş bugün icra dairesine giderek parayı yatıracağını ve hapis cezasını kaldıracağını söyledi. Platform üyelerine teşekkür eden Çavuş, 4 Ekim'e kadar parayı yatırmadığı takdirde hapse gireceğini söyledi.

HALUK LEVENT SOSYAL MEDYADAN DURUYURDU
Haluk Levent ise Deniz Çavuş'un borcunun ödendiğini ve hapis cezasından kurtulduğunu sosyal medya hesabı Twitter üzerinden duyurdu. Levent paylaşımında, "Şu an Antalya'nın en yakışıklısı Kerem T.'yi aradım. Ablamız hapse girmeyecek.. Ahhh ahh en iyi ben bilirim icra borçlarını) Haydi Antalya AHBAP." ifadelerine yer verdi.

Görüntü Dökümü:
------------------------
- Deniz Çavuş'un adliyeden çıkması
- Mahkeme kararını incelemesi
- RÖP Deniz Çavuş

Haber-Kamera: Mithat ABAKAN /ANTALYA,()

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=========================

BOĞULARAK ÖLDÜRÜLEN FULYA CİNAYETİNDE GELİŞME 

MUĞLA'da bir araya gelen kadınlar, Fulyan Arpat'ın (35) boşandığı eski eşi Turgut Karagöz (44) tarafından boğularak öldürülmesini protesto etti. Protesto gösterisine katılan Avukat Muhsin Erdem, "Fulya Arpat'ın çocukları cinayetten bir gün önce alınarak Zonguldak'ın Kilimli ilçesine götürülüyor. Oradan dönüp cinayet işleniyor. Bu konuda iki müdürlüğe müracaatta bululup çocukların Muğla'da eğitimlerine devam etmesini ve cinayet zanlısının ailesine çocuk teslim edilmemesi konusunda feryat ettim. Maalesef duyarsız kalındı" dedi. 
Menteşe İlçesi'ndeki şirkette jeoloji mühendisliği yapan Turgut Karagöz tarafından geçen cumartesi günü evinde uyurken yastıkla boğulan Fulya Arpat'ın ölümüne tepki geldi. Muğla Kadın Platformu üyeleri, Sınırsızlık Meydanı'nda bir araya gelip 2  çocuk annesi Arpat'ın canice öldürülmesini protesto etti. Platform üyeleri, 'Sessiz kalma, suça ortak olma', 'Erkek adalet değil, gerçek adalet', 'Kadın cinayetlerinde indirim uygulanamaz' dövizleri taşıyarak, 'Susma haykır, yaşamak haktır' sloganları attı. 
Protesto gösterisine katılan ve basın açıklamasını yapan Avukat Muhsin Erdem, "Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı gerekli soruşturmayı yürütüyor. Fulya Arpat'ın 2 çocuğunun cinayetten 1 gün önce kaçırılmasından dolayı da ayrıca suç duyurusunda bulunduk. Ölümden sonra Muğla ve Zonguldak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri ile yaşadığım sorundan bahsetmek istiyorum. Fulya Arpat'ın çocukları cinayetten bir gün önce alınarak Zonguldak'ın Kilimli ilçesine götürülüyor. Oradan dönüp cinayet işleniyor. Bu konuda iki müdürlüğe müracaatta bululup çocukların Muğla'da eğitimlerine devam etmesini ve cinayet zanlısının ailesine çocuk teslim edilmemesi konusunda feryat ettim. Maalesef duyarsız kalındı. Gidin siz vasilik ve velayetin kaldırılması davası açın diyorlar. Hukukçu olarak buna bir anlam veremedim" dedi.
Fulya Arpat'ın iş arkadaşı İncilay Eker de, "İki çocuk annesi, mühendis, çalışan, üreten, hep gülen, yaşam dolu genç bir kadın, cennet ülkemizin, cennet bir köşesinde, doğup büyüdüğü, en güvende olması gereken yerde, evinde eski kocası tarafından öldürüldü. Bu ülkede artık duymaya, görmeye, uzaktan öylece izlemeye alıştığımız kadın cinayetlerden birisi yanı başımıza düştü. Kadın cinayetlerini lanetliyoruz çığlıkları atıp, ertesi gün aynı çaresizliğin içinde yapayalnız bırakılmayı, bunu kaderimizmiş gibi kanıtsamayı kabul etmiyoruzö diye konuştu. Muğla Kadın Platformu Sözcüsü Dilek Bulut ise, "Bir gecesi yarısı o erkek tarafından planlanarak öldürüldü. Hiçbir gerekçe bir kadının hayattan koparılmasının nedeni olamaz" dedi.

Görüntü dökümü:
------------------------
-Grubun toplanması 
-Gruptan görüntü
-Sloganlar atılması
-Av Muhsin Erdem'in açıklaması
-İncilay Eker'in açıklaması 

Haber-Kamera: Cavit AKGÜN /MUĞLA,()

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=======================

CEYLİN ATİK'İN ÖLDÜRÜLMESİNDE SÜRPRİZ TANIK İDDİASI

İZMİR'in Ödemiş ilçesinde, parka oynamaya gittikten sonra kaybolan 10 yaşındaki Ceylin Atik'in 3 gün sonra komşusunun evinde cansız bedeninin bulunmasıyla ilgili davada, tutuklu sanıklar Serkan Türkmen ile eşi Şükriye Türkmen'in yargılanmasına devam edildi. Duruşmada şükrüye Türkmen cinayeti eşi ile birlikte işlediklerini yineledi. Duruşma çıkışında açıklama yapan öldürülen Ceyin Atik'in dedesini avukatı Mehmet Kaymak, Türkmen Çifti'nin Celyin'in sandık içindeki cesedini taşımaya çalıştıklarını gören bir tanık olduğunu, duruşmaya çıkıp ifade vermesi için ikna etmeye çalıştıklarını söyledi.

Ödemiş 50'nci Yıl Ortaokulu öğrencisi Ceylin Atik, 10 Haziran 2017 tarihinde, arkadaşlarıyla oynamak için Cumhuriyet Mahallesi'ndeki evlerinin önündeki Kazım Karabekir Parkı'na gitti. Ceylin'in uzun süre ortalıkta görünmemesi ve eve dönmemesi üzerine merak eden dedesi Mustafa ile babaannesi Ülkü Atik, arkadaşlarına sormalarına, gidebileceği yerlere bakmalarına rağmen torunlarını bulamadı. Bunun üzerine Ceylin Atik'in yakınları, Ödemiş İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne gidip, kayıp başvurusunda bulundu. Yakınları sosyal medyadan da Ceylin'in fotoğraflarını paylaşarak, bulunması için yardım istedi. Dede Mustafa Atik'in cep telefonuna, 'Polise haber vermeyin. Torununu öldürürüz' yazılı mesaj gelmesiyle, anne ve babası ayrı yaşadığı için dedesi ve babaannesiyle kalan Ceylin Atik'in kaçırıldığı anlaşıldı. Polis, dede Atik'e gelen mesajdan yola çıkarak, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. İstihbarat çalışmasıyla Ceylin'in, en son parkın yakınındaki Şengül Sokak'ta bulunan apartmanın 4'üncü katında oturan komşuları oto tamircisi Serkan ve eşi Şükriye Türkmen'in evinde su içerken görüldüğünü belirlendi. Polisin operasyonuyla Serkan ile Şükriye Türkmen ve onun halası Raziye Ö. yakalanıp, gözaltına alındı. Küçük kızın cansız bedeni de Türkmen çiftinin evinde bulundu. Olay sonrası tutuklanan Şükriye Türkmen ve eşi Serkan Türkmen hakkında, 'çocuğa veya beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu, tutuksuz sanık Raziye Ö. hakkında ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Davanın dün görülen 11'inci duruşmasına tutuklu sanıklar Şükriye Türkmen ve eşi Serkan Türkmen Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Tutuksuz sanık Raziye Ö. duruşmaya gelmezken, tarafların avukatları, öldürülen Ceylin Atik'in babası Murat Atik, dedesi Mustafa Atik ve babaannesi Ülkü Atik ile yakınları hazır bulundu.

Duruşmaya, 16 Ağustos tarihli ara karardaki, tanık polis memuru Mehmet Tezgel'in tekrar dinlenmesi için mahkemeye çağrılması, tutuklu sanıkların telefonlarının geçmişe dönük 1 yıl boyunca incelenip, konuşma dökümlerinin mahkemeye gönderilmesi için  Ödemiş 2 Asliye Ceza Mahkemesi'ne yazılan müzekkereye yanıt gelmemesi nedeniyle tekrar yazı yazılmasına karar verilerek başlandı. Mahkeme hakimi, öldürülen çocuğun dedesi Mustafa Atik'in avukatı Mehmek Kaymak'ın tkalebi üzerine tutuklu sanık Serkan Türkmen'e, öldürülen Ceylin Atik'in cesedinin bulunduğu sandığı evden dışarıya çıkarmaya yönelik bir davarnışta bulunup, bulunmadıklarını sordu. Bunun üzerine Türkmen, 'Hayır' diye yanıt verdi. 

Söz alan sanık Serkan Türkmen'in avukatı Aydan Davran ise öldürülen Ceylin Atik'in dedesi Mustafa Atik'in telefon numarasının tutuklu sanık Şükriye Türkmen'in telefonunda 'Ceylin' olarak kayıtlı olduğunu, bunu daha önceki beyanlarında da söylediğini hatırlattı. Şükriye Türkmen ayrıca cinayeti eşi Serkan Türkmen ile birlikte işlediklerini bir kez daha yineledi. Tarafların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı dosyadaki eksikliklerin tamamlanmas duruşmayı erteledi.

SÜRPRİZ TANIK İDDİASI
Duruşyma çıkışında bir açıklama yapan öldürülen Cealyin Atik'in dedesi Mustafa Atik'in avukatı Mehmet Kaymak, "Sanık Şükriye Türkmen verdiği ifade de cinayeti eşi ile birlikte işledikleri beyanını tekrar etti. Bir dahaki duruşmada müteaala verileceği kanaatindeyiz. Yaptığımız incelemeler doğrultusunda Ceylin'in içerisinde olduğu sandığı taşındığını gördüğünü belirten bir tanığın önümüzdeki celsede mahkemede dinlenmesini sağlayıp, olayın daha iyi aydınlanmasına yardımcı olmak için çalışacağız. .Emniyet güçlerinin konuyla ilgili bilgisi bulunuyor. Kişinin ifade vermeye çekiniyor. Neden çekindiği konusunda bilgimiz yok. Bu konuda dede Mustafa Atik'in çabaları çok fazla kendisini bu hususta tebrik ederim. Herkesten de aynı duyarlılığı bekliyorum" dedi.

Görüntü Dökümü:
------------------------
-Öldürülen Ceylin Atik'in fotoğrafı
-Şükriye Türkmen ve eşi Serkan Türkmen'in arşuv fotoğrafı 
-Ceylin Aütik'in dedesi Mustkafa Atik'in görüntüsü
-Dede Mustafa Atik'in avukatı Mehmet Kaymak'ın duruşma çıkışında açıklaması

Haber-Kamera: Faruk ÇARK /ÖDEMİŞ(İzmir),()

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
======================

AVUSTRALYA UYRUKLU DEAŞ'LIDAN "ELİME HİÇ SİLAH ALMADIM" SAVUNMASI

ABD'nin ölüm listesinde bulunan ve Kilis'te yakalanarak tutuklanan DEAŞ terör örgütünün sözde üst düzey yöneticisi Avustralya uyruklu Neil Christopher Prakash'ın yargılanmasına devam edildi. Prakash, eline hiç silah almadığını öne sürüp, gerçek yüzünü görünce de örgütten ayrıldığını iddia etti.
24 Ekim 2016 tarihinde Kilis'in İnanlı köyünde Suriye sınır hattından kaçak yollarla Türkiye'ye geçmeye çalışan aralarında Avustralya uyruklu Neil Christopher Prakash'ın da bulunduğu bir grup DEAŞ üyesi, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Gaziantep H Tipi Cezaevine gönderildi. Terör örgütü DEAŞ'ın yöneticilerinden olduğu ve ABD'nin ölüm listesinde yer aldığı belirlenen Prakash, terör örgütüne üye olmak suçu ile yargılandığı Kilis Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu bulunduğu Gaziantep cezaevinden Sesli Görüntülü Kayıt ve Video Konferans Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.
Avustralya Ankara Büyükelçiliği yetkilileri ve Avustralyalı gazetecilerin de takip ettiği duruşmada savunma yapan Neil Christopher Prakash, Suriye'ye daha fazla dini bilgi almak için gittiğini öne sürerek, "Örgütün gerçek yüzünü gördüğüm zaman örgütten ayrıldım. Hiçbir zaman elime silah almadım. 3 yıl boyunca kurslarda dini eğitim aldım. Suriye'de dini bilgi almak ve insanları yardım etmek için gittimö dedi.
Mahkeme heyetinin örgüte ne zaman katıldığı sorusuna 2013 yılı olarak yanıt veren Prakash,  savcılık ve jandarma sorgusunda 2015 yılında katıldığı yönünde ifadesini hatırlatınca, "Korkudan öyle ifade verdim. Oradaki ifadeyi sahte kimlikle verdim. Korktuğum için bilgilerin hepsini yanlış söyledim" dedi.
Prakash,  Suriye'ye ilk gittiğinde Ahraru Şam örgütüne katıldığını ve her hangi bir silahlı eylemde yer almadığını iddia etti. Prakash, Suriye'de bulunduğu sırada yanlarına gelen ve Avustralya dilini konuşanlar olduğu için DEAŞ'a katıldığını da iddia etti. İdlip, Rakka ve Musul'da bulunduğunu öne süren Prakash, silahlı fotoğraflarını ise örgüte katılmak istediği sırada kabul edilmek için çektirdiğini söyledi.
Örgüte ilişkin bilgilerini yazılı olarak da verebileceğini ve pişman olduğunu söyleyen Prakash'ın avukatı Reşat Davran da müvekkilinin uzun süredir tutuklu olduğunu, beyanları ile pişman olduğunu etkin olarak duruşma ve beyanlarında da ifade ettiğini belirterek tahliyesini talep etti.
Mahkeme heyeti tahliye talebini reddedip tutukluluğunun devamına karar verdiği Prakash'ın irtibatta olduğu kişilerin tespit edilmesi, dijital materyallerin incelenmesi amacıyla duruşmayı erteledi.

Görüntü Dökümü:
------------------------
- Adliye binası ve çevresi
 - Avukat Reşat Davran'ın açıklamaları
- Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Reşit ÇELEBİOĞLU /KİLİS,()

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
==================================

AYRILMAK İSTEYEN KIZ ARKADAŞINI YAKARAK ÖLDÜRDÜ

BURSA'da sevgililerin ayrılık kavgası vahşete dönüştü. Ümit V. (30), barışmak için buluştuğu Şengül Vatansever'i (35) çıkan tartışmanın ardından otomobilde benzin dökerek ateşe verdi. Alev topuna dönen Vatansever'i otomobilden indirirken kendisi de kısmen yanan Ümit V. otomobille kaçarken polis tarafından yakalandı. Vücutlarındaki yanıklar nedeniyle Kocaeli'ne sevk edilen yaralılardan Vatansever yaşamını yitirirken, Ümit V.'nin ise tedavisine yanık ünitesinde devam edildiği belirtildi. 

Olay, merkez Yıldırım ilçesi Millet Mahallesi'nde meydana geldi. Şengül Vatansever bir süredir birlikte olduğu, Kütayha Domaniç'den gelen erkek arkadaşı Ümit V. ile buluştu. İddiaya göre ayrılık aşamasında olan gençler, Millet Mahallesi'nde otomobilin içerisinde tartışmaya başladı. Kısa sürede büyüyen tartışmanın ardından Ümit V. otomobilde bulunan benzini direnmesine rağmen Vatansever'in üzerine dökerek ateşe verdi. Bir anda alev topuna dönen Vatansever'in otomobilden indirirken kendisi de kısmen yanan Ümit V., araçla olay yerinden kaçmaya çalıştı.
Yol kenarında bir kadının yandığını gören çevredekiler durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekibi vücudunda ağır yanıklar olan Vatansever'i Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırdı. Olayla ilgili soruşturma başlatan polis ise şüpheli Ümit V.'yi kovalamaca sonucu yakaladı. Ancak, Ümit V. de vücudundaki yanıklar nedeniyle Çekirge Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Vücutlarında ağır derece yanıklar meydana gelen Şengül Vatansever ile Ümit V., Uludağ Tıp Fakültesi Hastanesi'nde bulunan Yanık Ünitesi'nin tadilatta olması ve bu nedenle hasta kabul etmemesi nedeniyle Darıca Farabi Devlet Hastanesi Yanık Ünitesi'ne kaldırıldı. Burada yapılan müdahaleye rağmen Vatansever yaşamını yitirdi. Ümit V.'nin ise hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

Görüntü Dökümü:
------------------------
- Şengül Vatansever'in fotoğrafları

Haber: Enver Fatih TIKIR /BURSA,()

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

====================

KAZA YAPAN OTOMOBİLDE BAŞINDAN VURULMUŞ HALDE ÖLÜ BULUNDU

TEKİRDAĞ'ın Çorlu ilçesinde Hasan Kara(59), Tem otoyolunda kaza yapan otomobilin içinde başında tabanca ile vurulmuş halde ölü bulundu.
Olay, İstanbul- Edirne TEM otoyolunun Çorlu gişelerine 4 kilometre mesafede meydana geldi. Edirne istikametine giden sürücüler bir otomobilin bariyerlere çarparak kaza yaptığını görünce durumu jandarmaya bildirdi. Olay yerine giden jandarma ekipleri kaza yapan 34 KY 2519 plakalı otomobil içindeki kişinin kanlar içinde ve ölü olduğunu belirledi. Olay yeri inceleme ekipleri yaptıkları çalışmada ölen kişinin Hasan Kara olduğunu ve başından tabanca ile vurularak öldüğünü belirledi. Otomobil içinde yapılan aramada ise sürücü koltuğunun altında 1 adet tabanca bulundu. 
Görgü tanıkları, otomobilin sol bariyerlere çarptığını görünce, durup durumu jandarmaya bildirdiklerini söyledi. Jandarmanın incelemesinin ardından Hasan Kara'nın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere Çerkezköy Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Jandarmanın olayla ilgili soruşturması sürüyor.

Görüntü Dökümü:
------------------------
-Olay yerinden detaylar
-Kazaya karışan otomobil
-Jandarmanın olay yerindeki çalışması
-Çevreden detaylar
-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mehmet YİRUN /ÇORLU(Tekirdağ),()

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
========================

'DUR' İHTARINA UYMAYAN ALKOLLÜ SÜRÜCÜNÜN ÇARPTIĞI POLİS YARALANDI

BARTIN'da 'dur' ihtarına uymayan alkollü sürücü Sibel Y. (33), polis memuruna çarptı. Vücudunda kırıklar oluşan polis memuru, tedaviye alındı.
Olay, dün saat 04.00 sıralarında, Karaçay Mahallesi'nde meydana geldi. Sibel Y. idaresindeki 74 AAD 330 plakalı otomobil, uygulama noktasında 'dur' ihtarı yapan polis memuru Turgut Çalıkoğlu'na çarptı. Olay yerine gelen 112 Acil ekibi, yaralanan Turgut Çalıkoğlu'na ilk müdahalede bulundu. Bartın Devlet Hastanesi'ne kaldırılan polisin vücudunda kırıklar olduğu tespit edilirken, sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Sibel Y.'nin 1.40 promil alkollü olduğu tespit edilirken, gözaltına alındı. 

KAMERALARA YANSIDI
Bartın'da 'dur' ihtarına uymayan alkollü sürücü Sibel Y.'nin, polis memuru Turgut Çalıkoğlu'na çarpma anı güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde, polis memuru Turgut Çalıkoğlu'nun otomobili durdurmak için işaret yaptığı, otomobilin çarpması ile polis memurunun havaya fırlaması ve diğer polislerin yaşadığı panik yansıdı.

Görüntü Dökümü:
------------------------
-Kaza anı
-Yaralanan polis memuru Turgut Çalıkoğlu'nun fotosu

Haber-Kamera: Ayhan ACAR /BARTIN,()

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=======================

MARMARİS'TE PREVEZE DENİZ ZAFERİ'NİN 480'İNCİ YILDÖNÜMÜ KUTLANDI

MUĞLA'nın Marmaris ilçesinde, Preveze Deniz Zaferi'nin 480'inci yıldönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü kapsamında Aksaz Deniz Üssü Komutanlığı'na bağlı askeri bando şehir merkezinde konser verdi. Hafif yağmura rağmen alanı dolduran yaklaşık bin kişi marşlara eşlik etti.
Preveze Deniz Zaferi'nin 480'inci yıldönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü kapsamında Aksaz Deniz Üssü Komutanlığı'na bağlı askeri bando, dün saat 20.00'da şehir merkezindeki 19 Mayıs Gençlik Meydanı'nda konser verdi. Konseri, aralarında yerleşik yaşayan yabancılar ve turistlerin de olduğu yaklaşık bin kişi izledi. Konseri izlemeye gelenler askeri bandonun çaldığı, 'Vatan Marşı', 'Biz Atatürk'ün Gençleriyiz', 'Yemen Türküsü', 'Tuna Nehri' ve 'Yörük Ali" adlı marş ve türkülere yağan yağmura rağmen meydandan ayrılmayarak eşlik etti. Bazı vatandaşlar ise cep telefonlarıyla öz çekim yaptı. Bir saat süren konser, askeri bandonun halkı selamlamasıyla son buldu.

Görüntü Dökümü:
-------------------------------
- Konserden görüntü
- Yağmura rağmen marşlara eşlik edenlerden görüntü
- Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: Ali GÜNDOĞAN /MARMARİS(Muğla),()

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=========================

ADANA'DA SANATÇILAR SEVGİ KORTEJİ'YLE HALKI SELAMLADI

ADANA'da bu yıl 25'incisi gerçekleştirilen Uluslararası Adana Film Festivali kapsamında oluşturulan Sevgi Korteji ile sinemacılar halkı selamlayıp, şehir turu attı.
Festival kapsamında Hacı Sabancı Bulvarı'ndaki bir otelin önünden üstü açık klasik otomobillere binen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü ile Türk sinemasına emek veren oyuncu, yönetmen ve yapımcılar, şehir turu atarak belediye binasının bulunduğu Atatürk Caddesi'ne halkı selamlayarak geldi. Aralarında ünlü sanatçı Doğuş'un yer aldığı ve Nuri Alço, Sermiyan Midyat, Mustafa Altıoklar, Gülşen Tuncer, Demir Karahan ve Süleyman Turan'ın da katıldığı kortejde, vatandaşlar sanatçıları fotoğraflamak için birbirleriyle yarıştı.

ADANA'YA YAKIŞIR BİR FESTİVAL
Büyükşehir Belediyesi hizmet binası önünde sanatçılar, halka karanfil attı. Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan vatandaşlar da, kendilerine çiçek veren ünlülerle fotoğraf çektirdi. Kortejde yer alan motorsiklet kulübü üyeleri de dikkati çekti. Kortejde yer alan Nuri Alço, Adana'ya yakışır bir festival gerçekleştiğini belirtirken, festivale katılan ve kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Yakup Yavru'yu andı. Sevgi korteji, İstasyon Meydanı'nda sona erdi.

Görüntü Dökümü:
------------------------
- Klasik araçlardaki sanatçıların görüntüleri
- Sanatçıların karanfil atmaları
- Nuri Alço ile röp.
- Konvoydaki araçların görüntüleri
- Sanatçıların halkı selamlaması
- Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Can ÇELİK - Nuri PİR - Eser PAZARBAŞI - Sude UÇAROĞLU /ADANA,()

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=============================================================

'3'ÜNCÜ ULUSLARARASI TEKSTİL ZİRVESİ' BAŞLADI

TÜRK tekstil üretiminin büyük bir bölümünün gerçekleştiği Kahramanmaraş?ta 26-28 Eylül 2018 tarihleri arasında 3'üncü Uluslararası Tekstil Zirvesi (UTZ) açılışı gerçekleştirildi.
Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası toplantı salonunda düzenlenen toplantıya, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Serdar Zabun, Tekstil ve Hammaddeleri Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, RieterGroup CEO'su Ph.DNorbertKlapper, Dalgakıran Makine Sanayi ve Ticaret Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi Adnan Dalgakıran, MurataMachinery Avrupa Satış Müdürü DaisukeTanii, FanucRobotics Technical Manager Murat Kısa katıldı.
Kahramanmaraş'ın tüm Türkiye'de model olduğunu ifade eden, Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Başkanı Serdar Zabun, "Kahramanmaraş'ın 5 milyar dolar sanayi üretimi ve 2,5 milyar dolar dış ticaret hacmi ile kalkınma konusunda Anadolu'daki en iyi model. Tekstil sektörünün en önemli buluşmalarından birisi haline gelen uluslararası Tekstil Zirvesi'nin, Kahramanmaraş'ın bu sektördeki başarısını, uluslararası marka gücünü sergilerken, tekstil serüveni ve moda yolculuğunda yep yeni kapıları aralıyor. Kahramanmaraş, üretim için sergilediği performansı, bu defa moda tasarımları, fuar ve sempozyum kültürüyle taçlandırmaktadır. Dünyanın 125 ülkesine ihracat yapan kent, iplikte, dokumada ve örmede artık güçlü bir Türk markası olarak anılmaktadır" dedi.
Oturumun devamında Kahramanmaraş'ta tekstil sektörünün en önemli çözüm ortakları sektörün Endüstri 4.0'a adaptasyonu ve şirketlerinde bu alandaki çalışmalar hakkında bilgi vererek sunum yaptı.

Görüntü Dökümü:
------------------------
- Toplantıya katılanlar
- Serdar Zabun'un konuşması
- Sunum yapılması
- Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mustafa KANLI /KAHRAMANMARAŞ,()

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=========================
 

YORUM EKLE