DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 5

1- (ek görüntüyle geniş haber)  İRAN'DA DÜŞEN UÇAĞIN SAHİBİ HÜSEYİN BAŞARAN: PİLOTAJ HATASI GİBİ GÖZÜKÜYOR * Hüseyin Başaran, "Ön bilgilere göre uçağın bir arızası olmadığı, pilotajdan kaynaklanan bir düşme olduğu...

DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 5

1- (ek görüntüyle geniş haber)
 İRAN'DA DÜŞEN UÇAĞIN SAHİBİ HÜSEYİN BAŞARAN: PİLOTAJ HATASI GİBİ GÖZÜKÜYOR

* Hüseyin Başaran,

"Ön bilgilere göre uçağın bir arızası olmadığı, pilotajdan kaynaklanan bir düşme olduğu söyleniyor"

"En son Beril Kaptan ile Dubai'den ben konuştum.  'Hava çok güzel, kalkıyoruz. Kızlar çok mutlu. 08.30'da görüşürüz. Hava da çok güzel' dedi. Ondan bir saat sonra da uçağın radardan kaybolduğu haberini aldık. Sonra da yıkıldık"

* Öte yandan Hüseyin Başaran'ın Genel Havacılık apronunda 25 Mayıs'ta açılışı yapılan binaya 'Mina' adını büyük harflerle yazdırırken, kızana ait özel bir oda da yaptırdığı ortaya çıktı. Kızının fotoğraflarıyla donatılan oda da düşen uçağın bir maketinin bulunması da dikkat çekti. 

Kamera: Enver ALAS - Kamera: İbrahim YILDIZ  / İSTANBUL,
İran'da düşen Başaran Holding'e ait uçakta kızı Mina Başaran'ın da aralarında olduğu 11 kişinin ölümüyle sonuçlanan kazanın 
ardından uçağın sahibi Hüseyin Başaran ilk kez konuştu. Kazaya ilişkin İran Sivil Havacılığı'nın hazırladığı ön raporun yakın bir zamanda açıklanacağını umut ettiğini kaydeden Başaran, "Ön raporu İran sivil havacılığının açıklaması gerekiyor. Belki bir ay içinde açıklayacaklar diye umut ediyorum" diye konuştu. Rapora ilişkin kendilerine gelen bilgilere göre kazanın pilotaj hatası gibi gözüktüğünü de belirten Başaran, "Tam çıkmadan (rapor) konuşmak da belki ters ama gelen ön bilgilere göre uçağın bir arızası olmadığı, pilotajdan kaynaklanan bir düşme olduğu söyleniyor. Ancak gerçekler, rapor açıklanınca sizler gibi hepimiz öğreneceğiz" diye konuştu. 

ÖN RAPORU İRAN SİVİL HAVACILIĞI AÇIKLAYACAK
Hüseyin Başaran, Atatürk Havalimanı Genel Havacılık apronunda yer alan holdinge ait MC Havacılık binasında basın mensuplarına konuştu. 12 Mart'ta meydana gelen ve kızının da aralarında olduğu 11 kişinin hayatını kaybetmesine yol açan kazanın ardından ilk kez açıklamalarda bulunan baba Başaran, kazaya ilişkin ön raporun yakın bir zamanda açıklanacağını kaydetti.
Başaran, "Kara kutular Fransa'da açıldı. Ön raporu, İran'da kırım olduğu için İran sivil havacılığının açıklaması gerekiyor. Onlar da eli kulağında diye söylediler. Önümüzdeki günlerde, belki bir ay içinde açıklayacaklar diye umut ediyorum" dedi. 

"PİLOTAJ HATASI GİBİ GÖZÜKÜYOR
Kazaya ilişkin bir öngörüsü olup olmadığıyla ilgili bir soru üzerine Hüseyin Başaran, "Pilotaj hatası gibi gözüküyor. Tam çıkmadan (rapor) konuşmak da belki ters ama gelen ön bilgilere göre uçağın bir arızası olmadığı pilotajdan kaynaklanan bir düşme olduğu söyleniyor. Ancak gerçekleri, rapor açıklanınca sizler gibi öğreneceğiz" değerlendirmesinde bulundu. 

"UÇAĞIN UÇMASIYLA İLGİLİ BİR SIKINTI YOKTU"
"Uçağın uçmasıyla ilgili bir sıkıntı yoktu" diyen Başaran, "Ama bizim için kötü oldu. Kaptanımız Fransa'ya gitti. İran sivil havacılığı, Bombardier (imalatçı firma) ve Türk sivil havacılığından oluşan heyet kara kutuları dinledi. Oradan bize gelen dedikodu, pilotaj hatasından kaynaklandığı, uçağın bir arızasının olmadığı.  Tabi bizim şimdi konuşmamız da yersiz. Ama gelen ön bilgiler öyle gösteriyor" ifadelerini kullandı. 

BERİL KAPTANIN CENAZESİ HAKKINDA
Hüseyin Başaran, pilot Beril Gebeş'in cenazesine halen ulaşılamamasıyla ilgili olarak ise, "İran sivil havacılığı ve İran devleti elinden geldiğince günlerce,  aylarca Beril Kaptan'ı aradı. Fakat bulamadılar. Tabi bilemiyoruz. Ama yanındaki ikinci kaptanın vücudu ortada bir şekilde, parçalanmadan duruyordu. Benim düşüncem, belki oradaki vahşi bir hayvan aldı; gece çekti, götürdü. Soru işareti. Ama şunu söyleyebilirim, Beril Kaptan uçağın içindeydi. Herkes, 'Beril yoktu' diye söylüyor. En son Beril Kaptan ile Dubai'den ben konuştum;  'hava çok güzel, kalkıyoruz. Kızlar çok mutlu. 08.30'da görüşürüz. Hava da çok güzel' dedi. Ondan bir saat sonra da uçağın radardan kaybolduğu haberini aldık. Sonra da yıkıldık" diye konuştu.

"BU KONUDA BELKİ AVRUPA'NIN EN BÜYÜĞÜ OLACAĞIM"
Hüseyin Başaran, kazanın ardından yaşadığı büyük acıya rağmen kızı ve arkadaşları anısına havacılık sektöründe yatırımlarına devam ettiğini ve bundan sonra da yatırımların arkasının geleceğini aktardı. Hangarın girişine ve uçağına 'Mina' adını yazdırdığını belirten Başaran, "Kızım uçakta öldü. Benim için çok acı bir şey. Onun anısına ve hatırına işi büyüteceğim. Belki daha da büyüteceğim, bu konuda belki Avrupa'nın en büyüğü olacağım" diye konuştu. 

"O ÇOCUKLARIN ANISINA HER ŞEYİ YAPACAĞIM"
Kazada hayatını kaybeden kızının arkadaşları için de "hepsi bizim çocuğumuzdu" ifadelerini kullanan acılı baba, "Benim kızım ve kızlarımız, kendi uçağımda öldü. Hepsi elimizde büyümüştü. Sınıf arkadaşları, 3 aylık bebeği olan var, işte Mina evlenecekti. Çok kötü oldu. Allah kimseye böyle bir acı vermesin. Onun için o çocukların anısına her şeyi yapacağım. Belki uçuş okulu açabilirim. Belki bir üniversite bile yapabilirim adlarına. Onu da konuştum Bakan bey ile. Artık onları yaşatacağız. Başka çaremiz yok" dedi.

KIZINA AİT ÖZEL ODA YAPTIRDI
Öte yandan Hüseyin Başaran'ın Genel Havacılık apronunda 25 Mayıs'ta açılışı yapılan binaya 'Mina' adını büyük harflerle yazdırırken, kızana ait özel bir oda da yaptırdığı ortaya çıktı. Kızının fotoğraflarıyla donatılan oda da düşen uçağın bir maketinin bulunması da dikkat çekti. 

"HAVACILIK SEKTÖRÜNDE YATIRIMLARIMIZA DEVAM EDECEĞİZ"
Hüseyin Başaran, havacılık sektöründeki yatırımlarıyla ilgili de bilgi verdi. Başaran, "Havacılığı seviyoruz. Hangarımızı yaptırdık. İçinde bakım onarım dahil her şey var. Avrupa'da olmayan bir hangar yaptığımızı tahmin ediyorum. Hangarımıza 21 adet iş jeti alabiliyoruz. Bu jetlerin çoğunun bakım onarımı için yetkimiz var. 40 kişi çalışıyor. Gelen pilotların kalabileceği 5 yıldız konforunda bir otel yaptırdık. İnşallah daha da iyisi olacak" şeklinde konuştu. 

İRAN'DA YAŞANAN KAZA
12 Mart'ta meydana gelen kazada kaptan pilotu Beril Gebeş, ikinci pilotun Melike Kuvvet'in idaresindeki Başaran Holding'e ait, TC-TRB tescilli Bombardier Challenger 604 tipi iş jeti, İran'da düşmüş, kazada Hüseyin Başaran'ın kızı Mina Başaran ile 7 arkadaşının da olduğu 11 kişi hayatını kaybetmişti. 

Görüntü Dökümü 
------------------
-Hüseyin Başaran'ın açıklamaları
-Hüseyin Başaran'ın kızı için hazırladığı oda
-Kızının fotoğrafları önünde görüntüsü
-Düşen uçağın maketi 
-Hangardaki uçaklar
-Binadan görüntüler
-Genel ve detaylar
-Genel ve detaylar

27.09.2018 - 17.33 Haber Kodu : 180927178
27.09.2018 - 16.36 Haber Kodu : 180927158
================

2- ÇATALCA'DA METAL GERİ DÖNÜŞÜMÜ YAPILAN ATÖLYEDE PATLAMA: 2 YARALI 

Haber-Kamera: Ersan SAN /İSTANBUL,() 
Çatalca'da metal geri dönüşümü yapılan atölyede meydana gelen patlamada 2 kişi yaralandı.
Tepecik Yolu Tepeci Mevkiinde bulunan bir metal hurda geri dönüşümü yapılan bir atölyenin bahçesindeki metallerin arasında saat 15.30 sıralarında patlama meydana geldi. Nedeni henüz bilinmeyen patlamada  2 işçi yaralandı.  Yaralılar ambulanslarla Beylikdüzü Devlet Hastanesi ve Kanuni Sultan Selim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Olay yeri inceleme ekipleri patlamanın olduğu bölgede çalışmaları devam ediyor. Patlamanın neden meydana geldiği ekiplerin incelemelerinin ardından ortaya çıkacak. 

Görüntü dökümü:
----------------
-Olay yeri
-Bahçeden detaylar
-Polislerden görüntü
-Patlamanın olduğu bölge
-Genel ve detaylar 

27.09.2018 - 16.52 Haber Kodu : 180927165
=========

3- (ek bilgilerle)- TOPKAPI SARAYI'NDAKİ RESTORASYON ÇALIŞMALARI 

*Harem'in en küçük avlusu olan Cariye Taşlığı ile Hünkar ve Valide Sultan Hamamındaki restorasyon çalışmaları görüntülendi.  

Haber- Kamera: Cansel KİRAZ- İdris TİFTİKCİ-İSTABUL  
Topkapı Sarayı'nda restorasyonu devam eden Cariye Taşlığı ile restorasyonu tamamlanan Hünkar ve Valide Sultan Hamamları görüntülendi. 
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) "Dünya Turizm Günü" nedeniyle Topkapı Sarayı'nda etkinlik düzenledi. Etkinliğe TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz ile Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sabri Küçükaşçı katıldı. 

"İNŞALLAH 2018'İ 40 MİLYONA YAKIN BİR TURİSTLE KAPATACAĞIZ"
Topkapı Sarayı'nda düzenlenen etkinlikte sarayı ziyarete gelen turistlere çiçek dağıtıldı. Etkinlikte konuşan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, "Dünya Turizm Günü"ne değinerek, "Bu vesileyle bugün Topkapı Sarayı'nda bugünümüzü turistlerle birlikte geçirelim dedik. Onlarla biraz vakit geçirdik, sohbet ettik. Tüm sektör mensuplarının hepsinin turizm gününü kutluyorum" dedi. TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, bir gazetecinin "Bu sezon nasıl geçti? Beklentileriniz nedir? Aynı zamanda kurdaki artış Türk turizmini nasıl etkiledi?" sorusuna, "Yurt dışından gelen turist açısından bakıldığı zaman, kurların yüksek olması, alçak olması yabancı turistle ilgili bir durumdur. Negatif bir durum söz konusu değil. Yerli turizmle uğraşan arkadaşlarımızla ilgili sıkıntılar yaşıyoruz bu dönemde. Bu sene güzel bir sene. İyi bir sene geçiriyoruz. 2018'i inşallah 40 milyona yakın bir turistle kapatacağız. Sektörümüz, 2019'da rekor kırmaya devam edecektir. Mesele artık, kişi başı gelirin artırılmasıyla ilgili çalışmaların yapılması. O konulara odaklanılması. Burada hep birlikte gezdik beraber. Arjantinli, Amerikalı turistlerle birlikte olduk. Dünyanın her yerinden ülkemize gelen turistler var. Bizim ülkemiz, dünyanın her yerinden gelen turiste sunacak, her türlü ürüne sahip" şeklinde yanıt verdi. 

"İSTANBUL'DAKİ TURİST SAYISI 10 MİLYONA YAKLAŞMIŞ DURUMDA"
İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, İstanbul'un sadece Türkiye'nin değil dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekti. Yılmaz," Biz şuna inanıyoruz; İstanbul şüphesiz bugün dünyada 25-30 milyon turisti rahat ağırlayabilecek bir şehirdir. Nitelikli turist beklemek, son derece önemli ve görevimiz. Nitelikli turisti karşılamak için, nitelikli bir insan yapısı ve toplum yapısını da inşa etmemiz gerekiyor. Otelcisinden, taksicisine, resmi görevlisinden ticaret mensubuna varıncaya kadar turistle muhatap olan herkesin nitelikli turiste cevap verebilecek, nitelikli bir birikime aynı zamanda ahlaki değerler yapısına sahip olması gerekiyor. Bunun için de devlet, toplum ve sektör iş birliğini mutlaka ikame etmemiz gerekiyor. Bugün itibariyle ilk 9-10 aya baktığımızda, İstanbul'daki turist sayısı yaklaşık 10 milyona ulaşmış durumda. Yıl sonuna kadar bu sayı daha da artacak. Hedefimiz, sayı ile birlikte niteliği artırmak" diye konuştu. 

"RESTORASYON İÇİN 350 MİLYON LİRALIK HARCAMA YAPILDI"
Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sabri Küçükaşçı ise "Dün, Topkapı Sarayı'ndan tüm dünya yönetiliyordu. Öyle bir merkezdeyiz. Bugün, o yönetilen dünyanın dört bir yanından gelen insanları burada ağırlıyoruz. Topkapı Sarayı'nın son 10 aylık rakamlarına baktığımız zaman Topkapı Sarayı'nın ziyaretçi sayısı 2 milyonu aşmış durumda. Bunun, yıl sonuna kadar 2 buçuk milyonu geçeceğini de düşünüyoruz. Son zamanlardaki Topkapı Sarayı'nın en yüksek rakamlarından birisi" dedi. Küçükaşçı, Topkapı Sarayı'nda devam eden restorasyon çalışmalarına değinerek, "Biz, öncelikli olarak buranın saray özelliklerini muhafaza edip, aynı zamanda buraya ait olan eşyayı gösterip daha çok ilgi gören bir yer olarak tasarlamaktayız. Bu bakımdan yaklaşık 350 milyon liralık yıllık harcama yapmak suretiyle, büyük bir çabayla restorasyonlarımızı bitirmeye çalışıyoruz. Hem tarihi eserlerin aynı anda restorasyonunun yapılması, aynı anda ziyaretçi kabulünü bir araya yürütmeye gayret ettiğimiz için bazı işlerin uzaması söz konusu. Biz peyderpey, bitmiş olan yerleri açıyoruz. Şu anda bizim bakanlığımızın veya hükümetimizin 100 günlük süreçte açılması planlanan yerler var. Restorasyonu bitmiş, açılması planlanan yerlerden bir, iki yeri beraber göreceğiz. Cariye Koğuşu'ndaki çalışmaları göreceğiz. Hünkar Hamamı'nın tamamlanmış olan, açılmak için son rotüşleri yapılan Hünkar Hamamı'nı göreceğiz ve onun açılıştan önceki son halini göreceğiz" dedi. 

RESTORASYON ÇALIŞMALARI GÖRÜNTÜLENDİ
Açıklamaların ardından Topkapı Sarayı hareminde Osmanlı Dönemi'nde cariyelerin yaşadığı "Cariye Taşlığı"ndaki restorasyon çalışmaları görüntülendi. Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sabri Küçükaşçı, restorasyonu tamamlanan Valide Sultan Hamamı ve Hünkar Hamamı ile ilgili de basın mensuplarına bilgi verdi. Küçükaşçı, Hünkar Hamamı için, "Buranın restorasyonu bitti. Ufak tefek işleri var. Onları bitirdikten sonra ziyaretçiye açacağız. Uzun bir zamandır çalışılıyor" dedi. 8 etapta restorasyonun tamamlanması planlanan Harem bölümünde 4. etapta çalışmalara başlandı. Öte yandan, sarayda betonlardan ayrıştırılarak saraya geri kazandırılan çiniler de görüntülendi.
 
Görüntü Dökümü
-Turistlere çiçek verilmesi
-TÜRSAB Başkanının konuşması 
-İstanbul İl Kültür Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz'ın konuşması
-Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sabri Küçükaşçı'nın konuşması
-Topkapı Sarayı'nda yapılan restorasyon çalışmalarının görüntüsü
-Genel ve detaylar 
 
27.09.2018 - 16.45 Haber Kodu : 180927160
27.09.2018 - 16.44 Haber Kodu : 180927162

 ============

4- KÜRK MANTOLU MADONNA YENİ SEZONDA PERDELERİNİ AÇTI

Müge YARIMBATMAN - Gökhan ÇELİK / İSTANBUL
Sabahattin Ali'nin aynı isimli kült eserinden Engin Alkan'ın tiyatroya uyarladığı ve yönettiği oyun, dün yeni sezonunun perdelerini açtı. 
Başrollerinde Tuba Ünsal, Engin Alkan, Alper Saldıran, Sercan Badur, Lila Gürmen, Sacide Taşaner'in ve konuk oyuncu Kayhan Yıldızoğlu'nun yer aldığı oyunun müziklerini de Sezen Aksu hazırladı.
Maria Puder rolünde Tuba Ünsal'ın göründüğü oyunda, Raif karakterinin olgunluk dönemini Engin Alkan, gençliğini Alper Saldıran canlandırıyor. Sercan Badur ise 'yazar'ın kendisini portreliyor. Söz ve müziğinin Sezen Aksu'ya ait olduğu 'Veda' şarkısının kullanıldığı oyunun, sahne ve ışık tasarımını Cem Yılmazer üstlendi. Oyundaki Maria Puder otoportresi ise çağdaş ressamlardan Ahmet Güneştekin'in imzasını taşıyor.
Sabahattin Ali'nin ölümsüz eserinden uyarlanan oyun Anadolu'nun işgali sırasında babası tarafından müttefik Almanya'ya gönderilen Raif'in, ressam Maria Puder'le Berlin'de yaşadığı baş döndürücü aşkın hikayesini sahneye taşıyor.
Maria Puder karakteri için öyle bir kadın olmak çok özel diyen Tuba Ünsal, "Kitabı okurken hayatımda bu kadının bana ilham verdiği çok alan olmuştu. Onun gibi güçlü, ayakları yere basan, şu hayatta hiçbir şeyi kendimi erkeklere beğendirmek için öğrenmedim ben diyebilecek bir kadını oynadığım için mutluyum." ifadelerini kullandı. 
Raif karakterinin olgunluk dönemini canlandıran Engin Alkan ise rolünü, "Biz buz dağının görünen tarafına bakıldığında aslında ne aşkı yakıştırabileceğiniz, ne duygusallığı yakıştırabileceğiniz, ne de herhangi bir insani duyguyu yakıştırabileceğiniz ketum bir adamın aslında çok derin bir tutkuyla aşkın her hücresini yaşadığını görüyoruz. Bu da galiba topluma ilham edilecek en önemli şeylerden bir tanesi." sözleriyle anlattı.
Oyunun yönetmenliğini de yapan Alkan, Sabahattin Ali'nin pek çok güzel kitabı arasından Kürk Mantolu Madonna'nın bu kadar ilgi görmesinin sebebi hakkındaki düşünceleri için ise, "Sabahattin Ali solcu bir yazar. Bunun için cezalandırılmış. Hatta faili meçhul denilebilecek, aslında meçhul de bir cinayete kurban gitmiş bir yazar. Ama bir sürü eseri içinde niçin kürk mantolu Madonna kuşaktan kuşağa bu kadar beğeniliyor ve yeni okurlar sürekli peşine takılıyor bu kitabın diye düşündüğümüzde, orada çok ilginç bir düşüncem var: Biz genellikle aşkı ideal karakterlere uygun görürüz. Dört başı mamur, gerçekten aşık olmaya ya da aşık olunmaya uygun karakterler üzerinden aşkı hayal ederiz masallarda. Bu kitap aslında bir çeşit provokatif bir kitap, kışkırtıcı bir kitap diyebilirim. Çünkü aşkın en beklenmedik, en olmadık, bütün ezberleri parçalarcasına; sünepe diyebileceğimiz, asosyal diyebileceğimiz bir adamın aslında destansı bir aşkın kahramanı olacağına dair bir fikir ileri sürüyor. Ve bu da zannediyorum ki insanların hayatlarında başka bir cesaret, başka bir birliktelik, başka bir ezber yaratıyor." dedi.
Her oyun öncesi kendisini Sabahattin Ali'nin ruhuyla buluşuyormuş gibi hissettiğini söyleyen ve Raif karakterinin gençliği olarak karşımıza çıkan Alper Saldıran ise, hissettiklerinin dünya dışı bir duygu olduğunu söyledi.
Yazar karakterinde, Raif Efendi'nin yaşlılık döneminin iş arkadaşı olarak izlediğimiz Sercan Badur, kendi rolü ve Raif karakteri hakkındaki düşüncelerini "Biraz ketum bir karakterle karşılaşıyorum aslında başta ve önyargılı bir süreç başlıyor benim için. Ta ki siyah kaplı defteri bulana kadar. O defteri açıyor ve gençliğindeki aşkına şahit olan bir sürece başlıyor yazar karakteri. Ve benim de en sevdiğim şey, o önyargıyla bütün duyguların değişimi. Oyunun başındaki düşüncesiyle, oyunun sonundaki düşüncesi bambaşka. Aslında bir yerde olgunlaşma süreci yaşıyor yazar. Ve bu değişimi yaşamak, onun ruhunu hissetmek kelimelerle ifade edilemez." sözleriyle dile getirdi. 
Dün yeni sezona perdelerini açan Kürk Mantolu Madonna, 19 Ekim'de tekrar tiyatro severlerle buluşacak.

Görüntü Dökümü:
-----------------
-Oyunun provasından görüntüler
-Tuba Ünsal ile röp.
-Engin Alkan ile röp
-Alper Saldıran ile röp.
-Sercan Badur ile röp.

27.09.2018 - 17.05 Haber Kodu : 180927170

================

5- HAVALİMANINDA İNTİHAR GİRİŞİMİ
 
İbrahim YILDIZ/İSTANBUL, () 
Atatürk Havalimanı'nda Kırgız vatandaşı olduğu öğrenilen bir yolcu ikinci kattan kendini atarak intihar girişiminde bulundu.
Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali'nde meydana gelen olay iddialara göre şu şekilde gelişti: Dış Hatlar Gidiş Katı terminaline gelen Kırgız yolcu, burada merdiven korkuluklarına çıktı. O sırada yanında bulunan başka bir yolcu, onu ikna etmeye çalıştı. Yapılan tüm ikna çalışmalarına karşılık vermeyen yolcu, kendini merdiven boşluğuna bırakarak iki kat altta bulunan beton zemine düştü. . Olay yerine gelen sağlık ekipleri  yolcuya ilk müdahaleyi yaptı. Kırgız yolcu daha sonra ambulansla Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Bu arada polis olayla ilgili geniş soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü:
--------------------
-İntihar sonrası yere çakılan Kırgız yolcunun cep telefonu görüntüleri
-Detay görüntüler

27.09.2018 - 17.27 Haber Kodu : 180927174


 

YORUM EKLE