DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2

1- SARALLARLA BAĞLANTILI ŞEBEKE ÜYELERİNE İKİNCİ OPERASYON Çağatay KENARLI, İstanbul İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri 'Sarallar' olarak bilinen suç örgütüyle bağlantılı gruba düzenlenen...

DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2

1- SARALLARLA BAĞLANTILI ŞEBEKE ÜYELERİNE İKİNCİ OPERASYON

Çağatay KENARLI, İstanbul
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri 'Sarallar' olarak bilinen suç örgütüyle bağlantılı gruba düzenlenen operasyonda 7 kişi gözaltına alındı. 
Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri 5 Aralık'ta liderliğini Ümit Saral ve Tufan Saral'ın yaptığı gruba yönelik yaptığı operasyonda 17 kişiyi gözaltına almış bu şüphelilerden 11'i tutuklanmıştı.  Serbest bırakılan şüphelilerin, tutuklanan suç örgütü üyeleri hakkındaki şikayetlerini geri çekmeleri için mağdur iş adamlarını darp edip tehdit ettikleri  ve  'Şikayetinizi geri alacaksınız' dediği ihbarı üzerine polis çalışma başlattı.  Ekipler, kentte belirlenen adreslere düzenlediği baskınlarda 7 şüpheliyi gözaltına aldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 7 şüpheli, Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayına sevk edildi. 

Görüntü Dökümü
----------
(Polis Kamerası)
-Şüphelilerin mağdurları darp etmesi (5 Aralık operasyonu)
-Şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi 
-Genel ve detaylar

============================

2- SAĞLIK BAKANLIĞI'NDAN "GRİP SALGINI" İDDİALARIYLA İLGİLİ AÇIKLAMA

Haber: Buse ÖZEL-Kamera: İlkay DİKİCİ -  İSTANBUL, ()  
SAĞLIK Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, "Son haftalarda Avrupa'da ve Kuzey Yarım Küre'de yer alan ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de grip olan hasta sayılarında artış görülmektedir ve artış devam edebilir. Grip hasta sayılarındaki artış olağan bir durum olup geçmiş grip sezonları ile kıyasladığımızda benzer olduğu görülmektedir" denildi.

Grip salgını iddialarıyla ilgili Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü'nden açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Grip (influenza) genellikle yıl içerisinde Ekim ayından başlayarak mart sonu nisan başına kadar olan dönemde sık görülen oldukça bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. Grip, Kuzey Yarım Küre'de yer alan her ülkede ifade edilen aylar arasında toplumda önemli sayıda kişiyi etkileyen bir hastalıktır. Bu aylarda hasta kişi sayısının belirgin şekilde artması beklenen bir süreçtir ve salgın olarak değerlendirilmemeli, mevsimsel grip hastalığı aktif dönemi olarak ifade edilmelidir. Mevsimsel grip hastalığının etkenleri olan influenza virüslerinin çok fazla sayıda alt tipleri bulunmaktadır. Yıllar içerisinde toplumda sık görülen influenza virüsleri sürekli değişmekte, bir önceki yıl görülen virüsten oldukça farklı virüsler sonraki yıllarda insanları hastalandırabilmektedir. Bu durum neden her yıl grip olabildiğimizi net bir şekilde açıklamaktadır. Hastalıktan korunmada en etkili yöntemin grip aşısı olduğu, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından her yıl vurgulanmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere grip aşısı içerisinde bir önceki yıl toplumu en çok hastalandırılan virüsleri içeren 3 veya 4 alt tip influenza virüsü aşı içerisine dahil edilmekte ve her yıl aşı yeni hazırlanmakta, bir önceki yılın aşıları kullanılmamaktadır. İnsanlarda hastalık oluşturan influenza virüslerinin neredeyse tamamı influenza A ve influenza B alt tiplerine aittir ve aşılar içerisinde her iki alt tipe ait alt türler yer almaktadır. İnfluenza A ve influenza B ayrı alt tipler olarak adlandırılmakla birlikte neden olduğu hastalık tablosundaki şikâyetler ve bulgular tamamen aynıdır. Bu iki alt tipin tedavisinde kullanılan ilaçlar da farklı değildir ve hastalar aynı ilaçlar ile tedavi edilmektedir"

"VİRÜSLER HAYVANLARDAN İNSANLARA GEÇME ÖZELLİĞİ KAZANABİLİYOR"
İnsanlarda olduğu gibi diğer canlılarda da grip virüsünün mevcut olduğunun ve bunun insanlara bulaşacak şekilde evrilebildiğinin belirtildiği açıklamada "İnsanlarda olduğu gibi her canlının kendine ait grip virüsleri mevcuttur ve kuş gribi halk arasında bunun bilinen en güzel örneğidir. Diğer canlılara ait grip virüslerinin insanları hastalandırması beklenmez. Bununla birlikte 2009 yılında tüm dünyanın yaşadığı domuz gribi salgınında olduğu gibi hayvanlardaki grip virüsleri insanlara geçiş özelliği kazanabilmekte ve tüm dünyayı etkileyen pandemiye neden olabilmektedir. Ancak domuzlardan insanlara geçen domuz gribi virüsleri gibi virüslerde tüm dünyayı etkileyecek bir salgına neden olma yetisini birkaç yıl içerisinde kaybetmekte, sonraki yıllarda mevsimsel influenza etkenleri arasında yerini almaktadır. Başka bir deyişle domuz gribi ifadesi sadece tüm dünyayı etkilediği pandemi döneminde kullanılmıştır ve artık salgın sonrasındaki yıllarda mevsimsel grip etkenleri arasında yer almaktadır, domuz gribi olarak tanımlanmamaktadır" denildi.

"HASTA KİŞİYE 1 METRE VE DAHA YAKIN OLANLARA VİRÜS BULAŞMA RİSKİ VAR"
Kişisel hijyen kurallarının hastalıktan korunmada önemine vurgu yapılan açıklamada virüs taşıyan hasta ile 1 metre ve daha yakınında bulunan kişilerin risk altında olduğu belirtildi. Açıklamada,  "İnfluenza virüsleri hasta kişiden diğer kişilere kolaylıkla bulaşabilmekte, insanların kapalı alanlarda daha çok vakit geçirdikleri kış aylarında hastalık en yoğun dönemine ulaşmaktadır. Grip genellikle hasta olan kişilerin konuşma, öksürme ve hapşırma gibi davranışları ile saçılan ve virüs içeren damlacıkların, hasta kişiye 1 metre ve daha yakın olan kişilerin ağız, burun ve göz mukozalarına geçmesi ile bulaşmaktadır. Daha nadir olarak virüs içeren damlacık ile kirlenmiş, kontamine olmuş yüzeylere, araç ve gereçlere kişilerin önce elleri ile dokunması ve sonrasında ellerini ağız, burun veya gözlerine götürmeleri ile de bulaşabilmektedir. Hastalıktan korunmak için grip sezonunda mümkün olduğunca kalabalık ve kapalı ortamlardan uzak durulmalı, hasta kişiler ile temas etmemeye, sarılmamaya ve tokalaşmamaya çalışılmalı, eller sık sık yıkanmalı ve kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmelidir. Grip birçok kişide hafif seyretmekte ve bu kişiler birkaç gün içerisinde tamamen iyileşmektedir. Bununla birlikte yaşlılarda, genç çocuklarda, gebelerde ve kronik hastalığı olanlar gibi özellikleri bulunanlarda ağır seyretmekte, hastane yatışlarına ve hatta ölümlere neden olabilmektedir" ifadeleri yer aldı.

"GRİPTEN KORUNMANIN EN ETKİN YOLUN AŞI OLDUĞU GÖSTERİLMİŞTİR"
"Hasta kişiler hekim önerisi olmadan ilaç kullanmamalıdır" denilen açıklama şu şekilde devam etti: "Grip tedavisi olan bir hastalıktır, ancak yapılan çalışmalar ile tedavinin olabildiğince erken dönemde başlanmasının önemi vurgulanmaktadır. Hastalık belirtileri başladıktan sonraki ilk 48 saat içerisinde başlanan tedavinin daha etkili olduğu bilinmelidir. Ayrıca grip olan kişiler bol sıvı almalı, beslenmelerine dikkate etmeli, ellerini sık sık yıkamalı, öksürme ve aksırma sırasında ağızlarını kâğıt mendille, mendil yok ise kolun iç yüzü ile kapatmalı, mümkün ise birkaç gün evde istirahat etmelidir. Dünyada bilimsel çalışmalar ile gripten korunmanın en etkin yolun aşı olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle grip sezonu öncesinde ve grip sezonu süresince özellikle hastalığın ağır seyrettiği ve hatta ölümlerin görülebildiği risk grubundaki kişilerin grip aşısı yaptırmaları önerilmektedir. Diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de Sağlık Bakanlığı tarafından hekim reçetesi ile grip aşıları risk grubundaki kişilere her yıl tüm sağlık kuruluşları tarafından ücretsiz yapılmaktadır. Son haftalarda Avrupa'da ve Kuzey Yarım Küre'de yer alan ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de grip olan hasta sayılarında artış görülmektedir ve artış devam edebilir. Grip hasta sayılarındaki artış olağan bir durum olup geçmiş grip sezonları ile kıyasladığımızda benzer olduğu görülmektedir. Ülkemizde dolaşımdaki baskın grip virüsü influenza A(H3N2) virüsüdür. Bununla birlikte grip benzeri hastalıklara neden olan diğer solunum yolu virüsleri de dolaşımda yüksek düzeyde yer almaktadır. Dolaşımdaki diğer solunum yolu virüslerinin baskınlığı mevsimlere göre değişkenlik göstermektedir. Grip sezonu başlarında soğuk algınlığına neden olan rhinovirüs baskın seyretmekte iken son haftalarda özellikle 5 yaş altı çocukları etkileyen respiratory syncytial virüsün baskın olduğu görülmektedir."

Görüntü dökümü:
------------------
-Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisinden detaylar

==========================

3- İSTANBUL'DA BARAJLARDA DOLULUK ORANI YÜZDE 90'I GEÇTİ

Haber: Erhan TEKTEN - İstanbul
İstanbul'da kar ve kuvvetli yağmurla birlikte barajlardaki doluluk oranı yüzde 90'ı geçti.
İstanbul'da Ocak ayının ortasına gelmeden barajlar doldu. İSKİ'den edinilen bilgiye göre kar ve kuvvetli yağmurla birlikte barajlardaki doluluk oranı yüzde 90'ı geçti. İstanbul'da geçtiğimiz yıl aynı dönem doluluk oranı yüzde 66 seviyesindeydi. Kuraklığın yaşandığı 2014 yılının Ocak ayında ise barajlardaki doluluk oranı yüzde 34'dü.
Kentteki 10 barajdan Istrancalar, Darlık, Kazandere ve Alibey barajlarında doluluk oranı yüzde 100'e ulaştı. İstanbul'daki diğer barajlarda ise doluluk oranı şu şekilde: Terkos yüzde 99,  Büyükçekmece yüzde 96, Ömerli yüzde 91, Elmalı yüzde 87, Pabuçdere yüzde 77, Sazlıdere yüzde 53.

Görüntü Dökümü;:
----------
(ARŞİV HAVADAN GÖRÜNTÜLERİ)
-Büyükçekmece barajı
-Alibeyköy Barajı

===========================

4- HALKALI'DA ÖĞRENCİ SERVİSİ YOLDAKİ BETONA BATTI 

Haber-Kamera: Gökhan ÇELİK-Onur MERİÇ/İSTANBUL,()  
Küçükçekmece'de bir öğrenci servisinin arka tekeri yol çalışmasında dökülen ve hiç bir önlem alınmayan ıslak betona battı. duruma tepki gösteren servis şoförü "Böyle bir sorumsuzluk olmaz. Burada daha önce çalışma yapıldığına dair hiçbir uyarıcı levha yok. İlgililerin bu işleri yaparken daha sorumlu davranmasını rica ediyoruz" dedi. 
Olay sabah 08.30 sularında Halkalı Merkez Mahallesi Billur Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, sokaktan öğrenci alan servis şoförü geri geri manevra yaparken aracın sol arka tekeri yol çalışması nedeniyle dökülen ıslak betona battı. Araç içinde bulunan öğrenciler kısa süreli panik yaşarken, uzun süre aracı battığı yerden çıkaramayan şoför, servis içinde bulunan öğrencileri, başka bir araçla okula gönderdi. Sorumlular hakkında şikayetçi olacağını söyleyen servis şoförü Özgür Yaman,  "Burada oturan öğrenci vardı. Onu almaya gelmiştim. Sokaktan geri geri çıkarken buraya düştüm. Servisin içinde öğrenciler vardı. Onlar da haliyle korktular. Öğrenciler de ben de mağdur oldum. Çocuklar okullarına geç kaldı. Bu öğrenciler içinde sınavı olanlar vardı. Onlar sınavlarına geç kaldı. Böyle bir sorumsuzluk olmaz. Burada daha önce çalışma yapıldığına dair hiçbir uyarıcı levha yok. İlgililerin bu işleri yaparken daha sorumlu davranmasını rica ediyoruz.  Üstünü kapatmışlar herhalde çukurun, ama buradaki çimento kurumamış ve gördüğünüz gibi aracım içinde. Bir buçuk saattir burada bekliyorum" dedi.

Görüntü dökümü:
-----------------
-Çukura batan öğrenci servisinden ayrıntılar
-Servis şoförü Özgür Yaman ile röportaj

==============================
5- SANATÇI FERHAT TUNÇ SERBEST BIRAKILDI

Haber - Kamera: Serpil KIRKESER / İSTANBUL
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hakkında "Örgüt üyeliği" ve "Örgüt propagandası" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında
hakkında yakalama kararı çıkarılan şarkıcı Ferhat Tunç ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Edinilen bilgiye göre, dün gece uçakla Almanya'dan gelen Ferhat Tunç hakkında, pasaport işlemleri sırasında Diyarbakır'da yürütülen bir soruşturma kapsamında yakalama kararı olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan Ferhat Tunç, Atatürk Havalimanı Emniyet Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Tunç, işlemlerinin tamamlanmasının ardından bu sabah saatlerinde Bakırköy Adalet Sarayı'na sevk edildi. Tunç, burada SEGBİS sistemiyle Diyarbakır'a bağlanarak soruşturma kapsamında savcıya ifade verdi. İfadesinin ardından Tunç serbest bırakıldı.

"CEZAEVİNDE DE OLSAK BURADA YAŞAYACAĞIZ"
Çıkışta gazetecilere açıklama yapan Ferhat Tunç serbest bırakıldığını belirterek, Almanya'ya giderken sorun yaşamadığını ancak dün akşam gözaltına alındığı belirtti. Tunç, "Ben yurtdışında yaşamak istemiyorum. Bedeli ne olursa olsun. Bu ülkede sanat yaptık, bu ülkede barış için kardeşlik için şarkılarımızı söyledik. Cezaevinde de olsak burada yaşayacağız. Burada yaşamımı sürdürmek istiyorum. Bu ülkeyi, bütün insanları seviyorum" ifadelerini kullandı. 

Görüntü dökümü:
------------------------
Ferhat Tunç'un konuşması
Adliyeden görüntü
Genel ve detaylar


EK GÖRÜNTÜ
//////////////////////
-Tunç'un açıklamaları

Görüntü dökümü:
----------------
-Tunç'un arşiv görüntüleri

========================

6- İHA VE İHA PİLOTU SAYISINDA REKOR ARTIŞ

Haber: Enver ALAS- İSTANBUL
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) verilerine göre 2018'de İnsansız Hava Aracı (İHA) pilot sayısı 35 bini, İHA sayısı ise 27 bini geçti. Geçen yıl 7 bin İHA ile 13 bin de İHA pilotu SHGM'ye kaydedilirken, bu alanda rekor bir artış yaşandı.  
SHGM verilerine göre, 2016 yılında 11 bin 839 olan İHA pilotu sayısı 2017 yıl sonunda 22 bin 195'e, 2018 yıl sonu itibariyle de 35 bin 660'a yükseldi. 2016 yılında 8 bin 349 olan İHA sayısı ise 2017 yıl sonunda 20 bin 813'e, 2018 sonunda ise 27 bin 560'a ulaştı. 
SHGM'den yapılan yazılı açıklamada İHA eğitimleri vermek üzere yetki alan eğitim kuruluşu sayısı 2018'de 15 olurken, toplamda bu rakam 29'a ulaştı. İHA eğitimleri vermek üzere  Ankara'da 11 ve İstanbul'da 5 kuruluş yetkilendirilirken, bunun yanı sıra Eskişehir, Nevşehir, Samsun, Kayseri, Konya, Burdur, Elazığ, Kocaeli, Tokat ve Antalya'da da İHA eğitimi verilebilecek.  

SHGM'nin açıklamasındada şu ifadelere yer verildi: "2018 yılında ayrıca SHGM İHA Koordinatörlüğü tarafından üniversiteler ve yetkili kuruluşlarla işbirliği içinde 10'un üzerinde seminer ve panel düzenlendi. D-8, Teknofest, Euroasia, ODTU, Tokat, Samsun UZAYTEM, Yıldız Teknik Üniversiteleri bünyelerinde düzenlenen panel ve seminerlerin yanı sıra Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı(ICAO) ve Avrupa Sivil Havacılık Emniyeti Ajansı(EASA) tarafından düzenlenen İHA ile ilgili paneller de de SHGM İHA mevzuatı ve uygulamalarını içeren sunumlar gerçekleştirildi.
 
2018'DE KESİLEN CEZALAR
Askerlik, güvenlik, istihbarat, gümrük ve orman yangınları ile mücadele hizmetlerinde kullanılan TSK, Emniyet Müdürlükleri, Orman Genel Müdürlüğü, İstihbarat Birimleri, Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğü gibi kurumların sahip olduğu devlet insansız hava araçları hariç azami kalkış ağırlığı 500 gram ve üzeri tüm insansız hava aracı sahiplerinin İHA'larını kayıt ettirmeleri gerekiyor. Ayrıca 500 gr ve üzeri İHA uçurmak isteyen pilotların da SHGM sistemine kayıt olmaları ve İHA uçuşları öncesinde uçuş izni almaları gerekiyor. Geçtiğimiz yıl izinsiz veya kayıtsız, tescil olmadan uçuş yapan şahıslara ve İHA pilotlarına 6 bin 868 TL, uçuş izni almadan yapılan İHA uçuşlarına 11 bin 447 TL olarak kesilen cezalarının, 2019 yılı idari para cezaları kapsamında yapılacak yeniden değerlenme ile artması bekleniyor.
Dünya genelinde hızla yaygınlaşan İHA'ların emniyet ve güvenlik riskleri ile ilgili olarak uluslararası havacılık kuruluşları tarafından standartların düzenlenmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. SHGM ise bu riskleri en aza indirmek amacıyla İHA Sistemi'nde risk değerlendirme uygulamasını hayata geçirdi. Pilotların planladıkları uçuşların kabul edilebilir emniyet seviyesinde olup olmadığını belirlemek üzere risk analizi yapmaları gerekiyor.  Risk değerlendirme modülü ile, pilotların emniyet olaylarını ve emniyet bariyerlerini içeren bazı sorulara cevap vererek planlanan ilgili uçuşa ait riski değerlendirmeleri sağlanıyor. İlgili uçuşa ait riskin boyutu "kabul edilemez" çıkması halinde, sistem tarafından uçuş izin talebi kabul edilmiyor. 
İHA ile ilgili düzenlemelere ve mevzuat çalışmasına dünyadaki pek çok ülkeden daha önce başlayarak bu alanda önemli bir yol kat eden SHGM, İHA yetkili kuruluşlarının diğer sivil havacılık işletmelerinde olduğu gibi İHA Operatörleri olarak faaliyetlerini sürdürmesini hedefliyor."

Görüntü dökümü:
--------------------
-İstanbul'da havadan yapılmış bazı çekimler (ARŞİV) 

YORUM EKLE