Son aydaki yağışlar da kuraklığa çare olmadı!

Türkiye'de son bir aydır etkili olan sağanak ve kar yağışlarıyla birlikte barajların doluluk oranının yüzde 50'yi aştığını belirten Prof. Dr. Yusuf Demir, kuraklık riskinin halen daha sürdüğünü kaydetti.

Son aydaki yağışlar da kuraklığa çare olmadı!

2020 yılının son aylarında Türkiye genelinde etkisini hissettiren kuraklık nedeniyle ülkenin birçok yerinde barajların doluluk seviyesi yüzde 20'lerin altına inmişti. Yağış azlığı nedeniyle tarımsal kuraklığın baş gösterdiği ve yakın zamanda şehirlerin su sıkıntısı çekeceğine dair uyarılar gelmişti. Özellikle 9 Ocak itibarıyla İstanbul'daki barajların doluluk oranının yüzde 19'a düşmesiyle birlikte susuzluk tehlikesi elle tutulur hale gelmişti. Ocak ayının ortasından itibaren ülkede etkili olmaya başlayan alçak basınç sistemi, sağanak ve kar yağışlarını da beraberinde getirdi. Yoğun yağışların ardından İstanbul'un baraj doluluğu yüzde 50'yi aştı.

"Kuraklığın üç farklı çeşidini yaşıyoruz"

Türkiye'de son bir aydır etkili olan yağışlar hakkında bir açıklama da Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir'den geldi. Meteorolojik, hidrolojik ve tarımsal olarak üç tip kuraklığın bulunduğunu kaydeden Demir, son 10 yıl içinde ülkede üç kuraklığın da etkili olduğunu belirtti. Son yılda ise bu kuraklıkların bir arada ve çok daha şiddetli olarak hissedildiğine değinen Demir, hidrolojik kuraklığın özellikle büyük kentlerin barajlarında göze çarptığını dile getirdi. Ülkede etkili olan son yağışların ardından baraj doluluk oranlarının yüzde 50'yi geçtiğini hatırlatan Prof. Dr. Yusuf Demir, bunun su kaynağı baımından önemli olduğunu vurguladı.

İlkbahar yağışları kritik düzeyde önemli!

Her ne kadar barajların doluluk oranında umut vadeden seviyelere ulaşılsa da ülkedeki kuraklığın sona ermediğini belirten  Demir, iklim değişikliğinin zorşlu koşullarının hissedilmeye devam edeceğini bildirdi. Önemli olanın yağışların düzenli ve sürekli görülmesi olduğuna işaret eden Demir, ilkbahar aylarında yaşanacak muhtemel yağışların kritik önemde olduğunu vurguladı. Şehirlerdeki su kaynağı bakımında durumun biraz daha düzeldiğini ancak risklerin halen daha sürdüğünü bildiren Demir, yağış azlığının tarımsal risklerine de değindi. Yağış azlığının Karadeniz'deki fındık üretiminde olumsuz etkilerinin görülebileceğini kaydeden Demir, yeşeren fındık ağaçlarının mart ayında görülecek don olaylarından etkilenme riskinin bulunduğunu ifade etti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER