Alışveriş Bağımlıları Konuştu: “Almadan Duramıyorum”

Pandemi sürecinde artan alışveriş bağımlılığı durumu tehlikeli bir yöne doğru gitmeye başladı. Psikolog Serap Duygulu bu konu hakkında açıklamalarda bulundu.

Alışveriş Bağımlıları Konuştu: “Almadan Duramıyorum”

Ülkemizi ve tüm dünyayı etkisi altına alan ve bir süreyi aşkın süredir devam eden pandemi süreci, pek çok kişiyi derinden etkiledi. Pandeminin başlangıcından beri evden çalışmayı sürdüren vatandaş ise alışveriş bağımlılığına saplandı. İnternetten alışveriş bağımlısı olan pek çok kişinin durumu ise gittikçe ciddi bir hale geldi. Bu durumun sebeplerini ve sonucunu ise psikolog Serap Duygulu anlattı.

Edinilen bilgilere göre karantina ve sokağa çıkma yasaklarının başlaması ile internetten yapılan alışverişlerin yüzde 72 oranında yükseldiği öğrenildi. Alışverişin lider olan ürünleri ise kıyafet, ayakkabı ve aksesuar seçildi. Bu ürünler yüzde 64'lük oran ile alınmaya devam edildi. Bu ürünlerin yanı sıra yüzde 32 oranı ile de dizi filmler ikinci sırada geldi. 3. sıra ise yüzde 29 oranı ile yemek siparişlerinin oldu. Aslında bu tablonun çok fazla şey anlattığı psikolog Serap Duygulu tarafından açıklandı.

Psikolog Duygulu pandemi sürecinde ciddi anlamda artış gösteren online alışverişler hakkında yorumlar yaptı. Öncelikle konuşmasına alışverişi tanımlayarak başladı. Günlük ihtiyaçların giderilmesi amacı ile yapılan eyleme alışveriş ismi verildiğini, ancak heyecanlı katılarak ve ihtiyaç olmadığı durumlarda tekrar eden satın alma durumuna alışveriş bağımlılığı ismi verildiğini açıkladı. Bu bağımlılık kavramının ilk kez 1915 yılında ortaya çıktığını belirten Duygulu, kelime kökeninin ise Yunancadan geldiğini ve çılgınlık, delilik kelimelerinden türetildiğini belirtti.

17 ile 30 yaşlar arasında bu durumun ortaya çıktığını açıklayan psikolog Serap Duygulu, kadınlarda alışveriş bağımlılığının daha sık görünmesine rağmen erkekler arasında da bu durumun tutkun olan pek çok kişinin bulunduğunu belirtti.

Pandemi sürecinin de savaş, kıtlık, afet, salgın ya da ekonomik kriz gibi olağan dışı bir durum olduğunu ve insanlar üzerinde travmatik etkiler yarattığını açıklayan Duygulu, bu tip olaylar karşısında insanların kendilerini zayıf, güçsüz, yetersiz ya da çaresiz hissettiğini söyledi. Bu hislerin ortaya çıktığı zaman ise dış şartları değiştirmeyi başaramayan insanoğlunun doğal bir savunma olarak kendini değiştirmeye çalıştığını ve daha güzel, daha iyi görünmek istediğini açıkladı. Bu durumda da alışveriş bağımlılığının başladığını ifade etti.

Yaşanılan bu zorlu süreç boyunca insanların engellenmiş hissini aşmak ve eski hayatlarına devam ediyormuş gibi hissetmeleri için alışveriş yapmaya başladıkları açıklandı. Salgın sürecinde en çok çalışan sektörün alışveriş ve gıda olduğunu ifade eden Duygulu, duygusal açlığın yemek ile bastırıldığı ve gıda sektörüne gelen fazla sayıda siparişler ile bu sektörün çok çalışmaya başladığını ifade etti. İnternetten ticaret satışlarının da salgın sürecinde artış gösterdiğini söyleyen Duygulu, insanların bu şekilde aşırı alışveriş yaparak kaygılarını azaltmaya çalıştıklarını açıkladı.

Alışveriş bağımlılığının normal İhtiyaç olan alışverişten farklı olduğuna değinen psikolog Serap Duygulu, alışveriş bağımlısı olan bir insanın ihtiyacı olmayan şeyleri aldığını ve fiyat konusunda dengeli olmadığını ifade etti. Bağımlı olduğu düşünülen kişilerin tipik depresyon belirtileri gösterdiğini de ifade eden Duygulu, kişinin kendisini yalnız, alıngan ve diğer insanların onu anlamadığını düşündüklerini dile getirdi. Bunun yanı sıra yapılan alışveriş sonrasında pişmanlık ve büyük bir suçluluk hissedildiğini belirten psikolog, alışveriş bağımlılarının elinde bulunan dolapların içerisinde etiketleri ile duran yeni ürünler olduğunu açıkladı.

Bununla birlikte yapılan klinik alıştırmalar sonucunda alışveriş bağımlısı olan bireylerin duygu durumu ve yeme bozuklukları, narsistik kişilik bozukluğu, kontrol ve madde kullanımı gibi bazı ruhsal rahatsızlıklara daha yakın olduklarını keşfettiklerini söyledi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER