ABD'deki Kronikleşen Irk Sorunu

Afroamerikalılara yönelik polis şiddeti sorunu George Floyd'un öldürülmesinin ardından tekrar gündeme geldi. Ülke çapında protesto gösterileri düzenlendi. Ama bu sorunun altında polis teşkilatındaki orantısız güç kullanımından çok daha fazlası yatıyor.

ABD'deki Kronikleşen Irk Sorunu

Afroamerikalıların Polis Teşkilatı İle İlişkisi

Son yıllarda Black Lives Matter (Siyah Yaşamlar Önemlidir) hareketi ivme kazanmış olsa da ırk temelli ayaklanmalar hep vardı. Bunların en büyüklerinden bir tanesi 1992'deki meşhur Los Angeles Ayaklanması'ydı. Bu ayaklanma da benzer şekilde bir Afroamerikalı'ya karşı uygulanan polis şiddetinin kayda alınmasından sonra çıkmıştı. Ve yine benzer şekilde olayların çıkışından kısa süre sonra geniş çapta yağma olayları başlamıştı. Ne yazık ki bu tarz olaylarda yağmanın önüne geçilemiyor.

Polis teşkilatı Afroamerikalılara karşı daha orantısız şekilde güç kullanıyor. Bunun temel sebebi polis ve Afroamerikalılar arasındaki gerilimin yüksek çok yüksek olması denilebilir. Polisler hoş karşılanmadıklarını hatta kendilerine düşman gözüyle bakıldıklarının farkında olunca daha tedirgin oluyorlar. Bu da korku ve hayatta kalma mekanizmalarını devreye sokuyor.

Amerikan hükümeti de bu durumun farkında olduğundan polis teşkilatı ile Afroamerikalılar arasındaki ilişkiyi yıllarca onarmaya çalıştı. En bilindik yöntemlerden bir tanesi verilen kotalardan faydalanıyor olmalarıdır. Hatta öyle bir noktaya gelindi ki beyaz birinin polis şefi olması bile çok zor oluyor. Çünkü beyaz bir polis şefinin ırkçılıkla suçlanması çok kolay olur. Ama Afroamerikalı polis şefleri ve azınlık kotalarına rağmen bir ilerleme sağlanamadı.

Özel Hapishaneler ve Emek Sömürüsü

Polis teşkilatındaki ne kadar reform yapılırsa yapılsın ırkçılık sorununu düzelmeye yetmeyecektir. Çünkü bu sorunun kaynağını polis teşkilatı oluşturmuyor. Polis şiddeti asıl sorunlarının dolaylı bir sonucu denilebilir. Asıl sorunu azınlıkların emek sömürüsüne karşı daha savunmasız olmaları oluşturuyor.

Amerika'daki özel hapishane sistemi sayesinde pek çok kişi milyonlar kazanıyor. Bu özel hapishaneler eyaletlerle anlaşma yapıyor ve mahkum başına para alıyor. Ama olay sadece bununla bitmiyor. Mahkumlar düşük ücretle çalışıp üretim de yapıyorlar. Bu sistemin kar edebilmesi için yüksek cezaların uygulanması gerekiyor. Afroamerikalıların yüksek tutukluluk oranlarına bakıldığında sistem onların üzerinden yürüyor.

Partiler seçim bağışı aldığından dolayı bu sistemin üzerine gitmek de çok zor oluyor. Çünkü şirketler lobiler aracılıyla politikacıların kampanyalarına destek oluyorlar. Politikacılar bu işten en karlı çıkan tarafı oluşturuyor. Hem lobilerden kampanya bağışı alıyorlar hem de yüksek ceza vaadleri ile oy topluyorlar.

Milyonerler Özel Hapishane Sisteminden kar ederken sıradan beyaz Amerikalılar ırkçılıkla suçlanıyor. Aslında fakir beyazlar da bu sistemin mağdurları arasında yer alıyorlar. Ama sürekli beyaz oldukları için ayrıcalıklı olmakla suçlanıyorlar. Yani bir nevi günah keçisi ve kalkan olarak kullanıyorlar.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER