77 AKP Milletvekilinin Ortak İmzasıyla Yeni Kanun Teklifi Meclise Sunuldu

AKP Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci imzasıyla başlatılan ve toplamda 77 AKP milletvekilinin imzaladığı yeni kanun teklifi meclise sunuldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onaylamasıyla birlikte Resmi Gazete'de yayımlanarak uygulanmaya başlanaca

77 AKP Milletvekilinin Ortak İmzasıyla Yeni Kanun Teklifi Meclise Sunuldu

Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi meclise sunuldu. İlk imza sahibi AKP Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci tarafından başlatılan kanun teklifi 77 Ak Parti milletvekilinin imzasını taşıyor. Komisyona sunulan kanun teklifi oy çoğunluyla kabul edilirse Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayına sunulacak.

Kanun Teklifinin Özeti: Teklif ile tasarruf finansman faaliyetlerinin düzenlenmesi ve şirketlerinin denetim altına alınması amacıyla; tasarruf finansman sisteminde faaliyette bulunan firmaların Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) denetim ve gözetim çatısı altına alınması ile bu alanda ayrı bir lisans türünün ihdas edilmesi; lisans verilenler dışındaki kişi veya kurumların tasarruf finansman sisteminde bulunmalarının yasaklanması ve yaptırıma bağlanması; lisans şartlarına, izin verilen faaliyetlere, şirketlerin organizasyon yapılarına, özkaynak ve likiditelerine ilişkin kısıtlamalar ile müşterilerin ve toplanan fonların korunması, karşılık ve ihtiyat fonu ayrılması, muhasebe ve raporlama ile denetim otoritesinin yetkilerine ilişkin düzenlemeler yapılması; müşterilerden toplanan kaynakların firmanın dâhil olduğu grup içindeki diğer faaliyetlerde kullanılmasını önlemek amacıyla münhasıran belirli likit finansal varlıklara yatırılması zorunluluğunun getirilmesi; mevcut firmaların iç sistemleri başta olmak üzere uygun organizasyon ve yönetsel yapılarının tesis edilmesi; tasarruf finansman müşterilerinin sözleşme fesih ve sözleşmeden cayma haklarını kullanmaları durumunda birikimlerinin iade edilmesini engelleyen kişilere ve zimmet suçu işleyen tasarruf finansman şirketi yönetici ve mensuplarına yönelik adli ceza hükümlerinin düzenlenmesi; sistem kapsamında faaliyette bulunan firmaların iradi tasfiye haricinde BDDK tarafından yapılan denetimler sonucunda yükümlülüklerini sürdüremeyecek şekilde mali durumlarının bozulduğunun tespiti ile düzeltici, iyileştirici veya kısıtlayıcı önlemlerden sonuç alınamaması hâlinde BDDK ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından bildirilecek üyelerden oluşan bir tasfiye kurulu tarafından tasfiyelerinin yapılması amaçlanmaktadır.

KANUN TEKLİFİNİN GENEL GEREKÇESİ

Ülkemizde istikrarlı ve uzun dönemli bir büyüme performansı yakalanabilmesi için yurt içi tasarruflar kilit rol oynamaktadır. Genel olarak bakıldığında, kamu ve özel sektör tasarruflarını da içeren ülkemiz toplam tasarruf düzeyi, gelişmekte ve hatta gelişmiş birçok ülkenin üzerindedir. Ancak hane halkı tasarruf oranlarımız görece düşük seviyede seyretmeye devam etmektedir. Bu durum nedeniyle özellikle bireyler için tasarrufları arttırıcı tedbir ve uygulamalar daha da önemli hale gelmiştir. Hane halkı tasarruflarının arttırılması için öncelikle kişilerin kendilerini finansal açıdan güvence altında hissedecekleri uygun tasarruf ürünlerinin bulunması gerekmektedir.

Uluslararası örnekler incelendiğinde sözleşmeye dayalı tasarruf (contractual saving) olarak adlandırılan ve tasarruf sahibinin belirli bir dönem birikim yaptıktan sonra önceden belirlenmiş bir menfaate ulaştığı yatırım araçlarının çok uzun zamandır tasarruf oranlarını arttırmak için yaygın şekilde uygulandığı görülmektedir. Sözleşmeye dayalı tasarruf sistemleri arasında en yaygın olanları ulusal finansman fonları, hayat sigortaları, kamu destekli sosyal emeklilik sigorta sistemleri ve özel emeklilik fonlarıdır. Söz konusu tasarruf sistemleri, bireysel birikimlerle oluşan tasarruf havuzları ile uzun vadeli yükümlülük edinirken, yatırım amaçlı kullanılabilecek istikrarlı nakit akışları elde etmekte ve sahip oldukları fon fazlası ile kamu kesimine ve reel sektöre uygun finansman kaynağı sunabilmektedirler. Ayrıca söz konusu tasarruf sistemleri ulusal tasarruf seviyesinin arttırılması, büyümenin desteklenmesi ve uzun vadede faiz oranlarının ve genel fiyat düzeyinin dengelenmesi yoluyla finansal istikrara katkı sağlamaktadır.

Dünyada yaygın olarak kullanılan diğer bir sözleşmeye dayalı tasarruf sistemi birikim dönemi sonrası katılımcıların belirli konularda finansman hakkı elde ettiği modeldir. Dönüşümlü kredi tasarruf birlikleri (Rotating Saving and Credit Associations - RoSCA), konut tasarruf planları (Housing Saving Plans) veya yapı tasarrufu birlikleri (Bausparen, Epargne Logement, Building Societies, Savings and Loans Associations) bu tür sistemlere örnek gösterilebilir. Almanya başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde uygulanan yapı tasarrufu sistemi; genç hane halklarının daha fazla tasarruf etmesini özendirme, dar gelirli kesimlerin konut finansmanına ulaşmasına yardımcı olma ve yüksek ve istikrarlı tasarruf oranlarına kavuşulmasına katkı sağlama bakımından yakalamış olduğu başarı ile öne çıkmaktadır.

Ülkemizde vatandaşlarımızın konut ve taşıt başta olmak üzere çeşitli varlıkları edinmeleri için finansman hizmeti sunan özel firmaların belirli bir süredir faaliyet gösterdikleri ve günümüzde önemli bir müşteri kitlesine sahip oldukları bilinmektedir. Söz konusu firmaların ilan ve reklamlarında, uyguladıkları çeşitli yöntemler ile kişileri faizsiz şekilde ev ve taşıt sahibi yaptıkları duyurulmaktadır. Bu firmaların faaliyetleri incelendiğinde dönüşümlü kredi tasarruf birliklerine veya kurumsal olmayan yapı tasarrufu kuruluşlarına çok benzer şekilde faaliyet yürüttükleri görülmektedir.

Bu firmalar esas itibarıyla, bireylerin bireysel olarak veya grup halinde tasarruf edecekleri ve sonunda bir finansman elde edecekleri organizasyon yapıları tesis etmektedirler. Özünde bir finansal aracılık faaliyeti yürüten söz konusu firmaların uygun şekilde denetim ve gözetime tabi tutulmasıyla bu alanın güvenli ve sürdürülebilirliğinin sağlanarak finansal sektörümüzün büyümesine ve piyasalarımızın derinleşmesine katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

Bu çerçevede, Kanun Teklifimiz ile "Tasarruf Finansman” olarak adlandırılan yöntemin düzenlenmesi ve denetim altına alınması amaçlanmaktadır. Tasarruf Finansman Sistemi en genel anlamıyla; firma ve müşteri arasında önceden kararlaştırılmış olan ya da müşteri grupları içinde çekiliş yapma gibi yöntemlerle belirlenen vadeye kadar müşterinin birikim yapması karşılığında müşterilere konut veya taşıt edinebilmeleri amacıyla finansman kullandırılması faaliyeti şeklinde tanımlanabilir. Sistemi finans sektöründeki diğer uygulamalardan farklı kılan temel unsur, finansman kullanımının tasarruf etme şartına bağlı olmasıdır.

Sistemin diğer temel unsurları, firmanın belirli bir varlığı satmasından ziyade varlığın satın alınması amacıyla müşteriye finansman kullandırılmasının söz konusu olması ve bireysel veya grup halinde tasarruf imkânı sunması, sözleşmenin her bir müşteri bazında tasarruf etme ve finansman sağlama olmak üzere iki ayrı dönemi kapsaması, bireysel tasarrufta kişilerin firmaya önceden kararlaştırılmış belirli bir vadeye kadar para yatırması, grup halinde tasarrufta ise çekiliş sonuçlarına bağlı olarak bireylerin tasarruf edecekleri dönemin değişiklik göstermesi, grup üyelerinin birbirini finanse etmeleri için gereken süre tamamlanana kadar çekilişte henüz çıkmayan müşterilere diğer gruplardan sağlanan kaynaklarla finansman ödemesi yapılması, firma tarafından sağlanan finansal hizmetin karşılığı olarak, müşterilerden finansman büyüklüğüne göre değişen oransal bir ücret tahsil edilmesi, finanse edilen varlıkların, karşılığında rehin veya ipotek teminatı alınabilen taşıt ve konut olmasıdır.

Tasarruf finansman faaliyetlerinin düzenlenmesi ve şirketlerinin denetim altına alınması amacıyla Kanun Teklifimiz ile,

Tasarruf finansman sistemini icra eden firmaların finansal aracılık faaliyetinde bulundukları değerlendirildiğinden sisteme kaynak aktaran müşterilerin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla BDDK'nın denetim ve gözetim çatısı altına alınmaları ve bu çerçevede ayrı bir lisans türünün ihdas edilmesi,
Lisans verilenler dışındaki kişi veya kurumların sistemi izinsiz ve lisansız şekilde icra etmelerinin yasaklanması ve yaptırıma bağlanması,
Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce sistemi icra etmekte olan firmalara, mevzuata intibak sağlamaları amacıyla süre verilmesi,
Lisans şartları, izin verilen faaliyetler, şirketlerin organizasyon yapıları, özkaynak ve likiditelerine ilişkin kısıtlamalar, müşterilerden toplanan fonların ve müşterilerin korunması, karşılık ve ihtiyat fonu ayırma, muhasebe ve raporlama ile denetim otoritesinin yetkilerine ilişkin düzenlemeler yapılması,
Müşterilerden toplanan kaynakların firmanın dahil olduğu grup içindeki diğer faaliyetlerde kullanılmasını önlemek amacıyla münhasıran belirli likit finansal varlıklara yatırılması zorunluluğunun getirilmesi,
Mevcut firmaların iç sistemleri başta olmak uygun organizasyon ve yönetsel yapılarının tesis edilmesi,
Tasarruf finansman şirketlerinin faizsiz esaslara göre çalışması ve buna ilişkin kurumsal uygulamaların tesis edilmesi,
Tasarruf finansman müşterilerinin sözleşme fesih ve sözleşmeden cayma haklarını kullanmaları durumunda birikimlerinin iade edilmesini engelleyen kişilere ve zimmet suçu işleyen tasarruf finansman şirketi yönetici ve mensuplarına yönelik adli ceza hükümlerinin düzenlenmesi,
Tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla sistem kapsamında faaliyette bulunan firmaların iradi tasfiye haricinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yapılan denetimler sonucunda yükümlülüklerini sürdüremeyecek şekilde mali durumlarının bozulduğunun tespiti ile düzeltici, iyileştirici veya kısıtlayıcı önlemlerden sonuç alınamaması halinde en az üç üyeden oluşan ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından bildirilecek üyelerden oluşan bir tasfiye kurulu tarafından tasfiyelerinin yapılması,
Mali durumlarının bozulması nedeniyle Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararıyla tasfiyesine karar verilen şirketler hakkında tasfiye sürecinin tasfiye komisyonunun gözetiminde etkin şekilde gerçekleştirilebilmesi ve bu sayede tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin mümkün olan en üst seviyede korunabilmesi amacıyla şirket yöneticilerinin sorumluluğunu da içerecek şekilde 5411 sayılı Bankacılık Kanununda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından tasfiyeye tabi tutulan bankalar hakkında getirilen belirli hükümlerin, tasarruf finansman şirketleri hakkında da uygulanması, öngörülmektedir.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE I- 6361 sayılı Kanunun tanım maddesine bu Kanun ile kurulması öngörülen tasarruf finansman faaliyetine ilişkin yapı ve süreçlerin daha iyi anlaşılabilmesi, anlam bütünlüğünün ve terim birliğinin sağlanması ve ilgili hükümlerin uygulanmasının kolaylaştırılması amacıyla konuya ilişkin temel kavramların tanımları eklenmektedir.

MADDE 2- Mülga Türk Ticaret Kanununda anonim şirketlerin en az beş ortakla kurulması gerekirken, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda bu hükme yer verilmemiş ve anonim şirketlerin tek bir ortakla da kurulabileceği belirtilmiştir. Bu çerçevede madde ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile madde hükmünün uyumlaştırılması amacıyla ortak sayısının en az beş olmasına ilişkin ifadeler madde metninden çıkarılmaktadır.

Diğer taraftan madde ile tasarruf finansman şirketlerinin unvanlarında yer alması gereken ibare 6361 sayılı Kanunun kuruluş şartları başlıklı maddesine eklenmektedir. Şirketlerin, denetim ve gözetime elverişli, faaliyetlerini emin ve güvenilir bir şekilde icra edebilecek, sektörde güven ve istikrara zarar vermeyecek bir ortaklık yapısına, iyi yönetime, yeterli mali güce, gerekli organizasyon yapısına sahip olması amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda, söz konusu şirketlerin kuruluş izinlerinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla verileceği öngörülmektedir. Ayrıca, tasarruf finansman şirketinin kuruluşu için aranan şartlar, 6361 sayılı Kanununda diğer şirketler için öngörülen hükümlere göre belirlenmektedir. Bu şekilde, kuruluş aşamasında planlanan faaliyetleri gerçekleştirme ehliyetinden yoksun, sisteme zarar verebilecek, etkin denetimi engelleyecek ve iyi yönetime sahip olmayan şirketlerin sektöre girmelerinin önlenmesi amaçlanmaktadır.

Madde ile ayrıca, daha önce faktoring şirketleri için getirilen asgari elli milyon Türk Lirası ödenmiş sermaye yükümlülüğünün, 6361 sayılı Kanunda düzenlenen finansal kiralama ve finansman şirketleri için de geçerli olması amacıyla değişiklik yapılmakta, ayrıca ve tasarruf finansman şirketleri için ödenmiş sermaye tutan en az yüz milyon Türk Lirası olarak belirlenmektedir. Tasarruf finansman şirketlerinin müşterilerinden fon toplaması nedeniyle daha yüksek bir ödenmiş sermaye tutarı öngörülmekte ve böylece tasarruf finansman sistemi müşterilerinin hak ve menfaatlerinin daha etkin şekilde korunması hedeflenmektedir. Diğer taraftan, ilerleyen dönemlerde yeni kurulacak şirketler için enflasyona, ekonomik konjonktüre, sektörün gelişimine ve benzeri sebeplere bağlı olarak artması muhtemel asgari ödenmiş sermaye tutarının yeniden belirlenmesi için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna yetki verilmektedir.

MADDE 3- Madde ile tasarruf finansman şirketlerinin 6361 sayılı Kanun kapsamındaki diğer şirketlerden ayrılan belirli yönleri olması sebebiyle, şirketlerin yapamayacağı iş ve işlemleri konu alan maddede tasarruf finansman şirketlerine bazı hususlarda istisnaların tanımlanması ve tasarruf finansman şirketlerinin finansmanını yapabileceği ürünlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Tasarruf finansman şirketleri, kapalı bir mekanizma içerisinde müşterilerine finansman kullandırmak amacıyla yine aynı müşterilerden fon toplama faaliyeti sürdürmektedirler. Bu bakımdan söz konusu fon toplama işleminin faktoring, finansal kiralama ve finansman şirketleri için getirilmiş bulunan para toplama yasağı kapsamında olmadığı hüküm altına alınmaktadır. Diğer taraftan, müşterilerin tasarruf finansman şirketleri nezdindeki birikimlerinin ve finansman haklarının korunması amacıyla, bu şirketlerin ana faaliyet konulan dışındaki mal ve hizmetler ile tasarruf finansman sözleşmeleri dışında borç verememesi, başka şirketlerde ortaklık payı edinememesi ve ayrıca konut veya taşıt alımlarım finanse etme şeklinde yurt dışı faaliyetlerde bulunamayacakları düzenlenmektedir. Fıkra kapsamında ayrıca, tasarruf finansman şirketlerinin müşterileri nezdinde banka gibi faaliyet gösterdikleri veya ülkemiz katılım bankacılığı sektörü altında yer aldıkları izlenimi oluşturmamaları amacıyla kamuoyuna yaptıkları açıklamalara yönelik tedbirlere yer verilmektedir.

Madde ile ayrıca tasarruf finansman şirketleri dışındaki şirketler için iştirak edinme süreci hakkında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna usul ve esas belirleme yetkisi verilmektedir. Kanuna tabi şirketler gerek yurt içinde gerekse yurt dışında iştirak edinmelerine rağmen, Kanunda bu hususa ilişkin bir düzenleme öngörülmediğinden hangi şirketin hangi kuruluşlarda ortaklık payı olduğu hususu takip edilememektedir. Diğer taraftan, iştirak edinimlerinde şirketten nakit çıkışı olduğu için, bu hususun şirketin mali bünyesine etkisinin incelenmesi açısından, iştirak edinimlerinin bankalarda olduğu gibi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından düzenlenmesi öngörülmektedir.

MADDE 4- 6361 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yapılması öngörülen değişikliğe uygun olarak madde ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile madde hükmünün uyumlaştırılması amacıyla ortak sayısının beşten aşağı düşmesine yol açan işlemlerin pay defterine kayıt yasağına ilişkin hükmün madde metnin çıkarılması amaçlanmaktadır.

MADDE 5- Tasarruf finansman şirketlerinin müşterilerden fon toplaması ve bu nedenle doğan yükümlülükleri nedeniyle, 6361 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde bahse konu şirketlerin birleşme, bölünme, devir ve iradi tasfiyesinin ayrıntılı olarak düzenlenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda ilgili maddenin birinci ve ikinci fıkralarında tasarruf finansman şirketlerinin bu konularda 6361 sayılı Kanuna tabi diğer şirketlerin tabi olduğu hükümlere tabi olmadığı vurgulanmakta ve maddeye eklenen üçüncü fıkrada ise tasarruf finansman şirketlerinin birleşme, bölünme, devir ve iradi tasfiyesine ilişkin ayrıntılı hükümler belirlenmektedir.

Tasarruf finansman şirketlerinin birleşme, devir, bölünme ve iradi tasfiyelerinin özel olarak düzenlenmesinin temel unacı, müşteri hak ve menfaatlerinin korunması ve sisteme olan güvenin sağlanmasıdır. Bu bakımdan, başka bir şirketle birleşecek, birden fazla şirkete bölünecek, başka bir şirkete devredilecek veya iradi olarak faaliyetlerine son verecek bir tasarruf finansman şirketinin müşterilerinin tüm haklarını garanti altına alması gerekmektedir. Tasarruf finansman sisteminde müşterilerin "yapılan tasarrufların geri alınması” ve "hak kazanılan finansmanın elde edilmesi” olmak üzere iki temel hakkı bulunmaktadır. Özellikle bölünme, devir veya tasfiye olacak şirketlerin müşterilere olan birikmiş tasarrufları ödeme yükümlülüğünün yanında, tasarruf dönemi sonrasındaki finansman yükümlüğünün yerine getirilmesi de önem arz etmektedir. Bu çerçevede, maddede birleşme, devir, bölünme veya iradi tasfiye süreçlerine gidilmesi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu iznine bağlanmakta ve şirketlerin mevcut yükümlülüklerini nasıl karşılayacaklarına ilişkin bir plan sunması zorunlu kılınmaktadır. Söz konusu plana uyulmaması veya birleşme, devir, bölünme veya iradi tasfiye süreci sırasında müşteri hak ve menfaatlerinin zarara uğratılacağının tespit edilmesi halinde ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna ilgili şirketin iminin iptali konusunda yetki verilmektedir. İradi tasfiyenin iptali durumunda, kendi isteğiyle tasfiyeye başlamış ancak bunu sağlıklı bir şekilde yürütememiş bir şirketin tekrar faaliyetlerine dönmesine izin verilemeyeceğinden dolayı, Kurul Kararıyla 6361 sayılı Kanuna bu Kanunla eklenmesi öngörülen 50/A maddesi uyarınca tasfiyeye gidilmesi ve söz konusu kararın genel kurul kararı hükmünde olduğu hüküm altına alınmaktadır.

MADDE 6- Madde ile 6361 sayılı Kanunun 15 inci maddesinde yer alan "şirketlerin faaliyetleri ve özkaynaklan arasında” ibaresi çıkarılarak, şirketlerin finansal sağlamlığım korumak amacıyla, özkaynaklarla ilişkilendirilenler dışında da sınırlamalar ve standart oranlar belirlenebilmesine imkân sağlanmaktadır. Zira şirketlerin mali yapısını koruyacak tedbirlerin yalnızca özkaynaklara göre belirlenmesi, özellikle tasarruf finansman şirketlerinin yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için önemli bir unsur olan likiditeye ilişkin alınabilecek risk yönetim tedbirlerini kısıtlamaktadır.

Madde ile ayrıca şirketlerin aktif kalitesinin ve gelir-gider dengesinin dolayısıyla özkaynaklarımn faaliyetlerin emin bir şekilde yürütülmesine engel olacak şekilde bozulması ya da şirket yönetimlerinin basiretsizliği nedeniyle maruz kalınan risklerin önemli ölçüde artması veya malî bünyeyi zayıflatabilecek şekilde yoğunlaşması hallerinden birinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunca tespit edilmesi halinde, şirketten istenecek tedbirlere açıklık getirilmesi amaçlanmaktadır.

Maddeye eklenen beşinci fıkra ile tasarruf finansman şirketlerinin tasfiyeleri halinde o tarihe kadar topladıkları tasarrufların iade edilebilmesini güvence altına almak amacıyla, faaliyetleri karşılığında elde ettikleri gelirin belli bir kısmı üzerinden düzenli olarak ayrı bir hesapta zorunlu birikim yapmaları düzenlenmektedir.

MADDE 7- 6361 sayılı Kanuna eklenen 39/A maddesi ile tasarruf finansman sözleşmesinin çerçevesi ortaya konulmaktadır. Tasarruf finansman sözleşmesinin esası, belirli bir birikim süreci sonunda belirli bir konuda finansman elde etmeye hak kazanılmasına dayanmaktadır. Bu bakımdan, sözleşme birbiriyle bütünleşik bir "tasarruf' ve bir "finansman” taahhüdünü içermektedir. Sözleşme, müşterinin taahhüt ettiği tasarruf tutarını sözleşme yaptığı şirket nezdinde biriktirmesi ve sözleşmede yer alan süre, yasal sınırlamalar ve ödeme gücünün devam etmesine ilişkin koşulların sağlanması şartıyla müşteriye belirli bir konu ve tutarda finansman elde etme hakkı vermektedir. Dünyadaki benzer uygulamalarda da olduğu gibi, sözleşmedeki finansman müşteriye bir seçenek olarak sunulmakta ve istenilirse müşteri tarafından kullanılmayabilmektedir. Bu yalnızca müşteri tarafından kullanılan tek taraflı bir hak olup, müşteri isterse sözleşmede öngörülen tahsisat zamanında finansman kullanabilmekte, eğer şartlan uygun görmezse bu hakkı kullanmayı daha ileriki bir zamana öteleyebilmekte veya hiç finansman kullanmadan da sözleşmeyi sona erdirebilmektedir. Söz konusu hakkın tanınması, sözleşmedeki finansman kullanma imkânının müşteriye uygun olmayan zaman veya koşullarda bir yükümlülüğe dönüşmemesi bakımından önem taşımaktadır.

Dünyada örneği çok görülmemekle birlikte ülkemizde yaygın şekilde uygulanan tasarruf ve finansman için grup oluşturulması uygulaması sözleşmenin yukarıda açıklanan genel çerçevesini değiştirmemektedir. Zira grup uygulaması, tarafların birbirine finansman sağlamasından ziyade, belirli bir gruptaki müşterilerin tahsisat zamanlarının belirlenmesi için kullanılmaktadır. Fiiliyatta, farklı gruplardan birbirine kaynak aktarımının sürekli olarak gerçekleştiği bilinmekte olup, finansal açıdan bu uygulama olmadan faaliyetin sürdürülebilmesi mümkün değildir. Grup halinde tasarruf ve finansman uygulamasında en önemli husus, çekiliş veya benzer yöntemlerle tespit edilen sıra uyarınca farklı zamanlarda tahsisat elde eden müşterilerin hak ve menfaat bakımından birbirleriyle eşit olması, özellikle tahsisat ödemelerini geç alan müşterilerin mali açıdan kayba uğramamasının sağlanmasıdır.

Sözleşme ile şirkete müşteriden organizasyon ücreti alma hakkı verilmekte, buna mukabil, müşterinin tasarruflarını yönetme, bunları geri ödeme ve sözleşme hükümleri çerçevesinde müşteriye finansman kullandırma yükümlülüğü getirilmektedir.

Organizasyon ücreti, tasarruf finansman şirketlerinin müşterilere sundukları hizmetler karşılığında aldıkları bedeldir. Şirketler müşterilerine temel olarak iki hizmet sunmaktadırlar. Bunlardan birincisi tasarruf finansman sistemine katılmak isteyen kişileri bulmak, bir araya getirmek, tasarruf ve finansman dönemlerini düzenlemek ve sözleşme imzalamak şeklindeki organizasyon faaliyetidir. Diğer hizmet ise şirket nezdinde biriken tasarrufların yönetimidir.

Dünyadaki ve ülkemizdeki diğer sözleşmeli tasarruf ürünleri gibi tasarruf finansman sözleşmesinde de erken aynıma durumunda müşteri açısından belirli oranda mali kayıp olması söz konusudur. Ancak söz konusu kaybın adil ve makul düzeyde olması gerekmektedir. Bu kapsamda madde kapsamında şirketlerin sözleşme yapma şekilleri ve müşterilerin sözleşmeden vazgeçme hakları düzenlenmektedir. Buna göre tasarruf finansman faaliyetinde müşterilerin iki tür vazgeçme hakkı bulunmaktadır. Birincisi sözleşme imzalanmasını takip eden on dört gün içerisinde kullanılabilen ve müşterinin organizasyon ücreti de dâhil olmak üzere, ödediği her türlü tutarı cayma kararının ilgili şirkete bildiriminden itibaren en geç on dört gün içerisinde geri alabildiği cayma hakkıdır. Diğer vazgeçme hakkı ise, ilk on beş günlük süreden sonra başlayıp finansman sağlanana kadar devam eden sözleşmede fesih hakkıdır. Sözleşmede fesih halinde şirket müşteriye organizasyon ücretini geri ödememe hakkına sahiptir fakat müşterinin tüm birikimlerini yani tasarruflarını ve bunların birikmiş nemalarım Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından belirlenecek süre içerisinde ödemek zorundadır. Diğer taraftan, finansman sağlandıktan sonra müşterinin sözleşmeyi fesih hakkı bulunmamakta, sözleşmeyi sona erdirmek isteyen bir müşterinin kendisine sağlanan finansmandan kaynaklanan toplam borç bakiyesini geri ödemesi gerekmektedir.

391A maddesinin son fıkrasında sözleşmede yer alması gereken asgari unsurlar tek tek sayılmakta ve müşterilerin korunmasına yönelik sözleşmeye aykırı davranan tasamıffinansman şirketleri hakkında idari yaptırım uygulanması amacıyla yasal yükümlülükleri belirlenmektedir. Fıkra kapsamında ayrıca sözleşme kapsamında müşterinin bilgilendirilmesine ve maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından çıkartılacak alt düzenlemeyle ortaya konulacağı ifade edilmektedir.

MADDE 8- 6361 sayılı Kanuna eklenen 39/B maddesi ile hem tasarruf finansman faaliyetinin işleyişi hem de müşteri hak ve menfaatlerinin korunmasına ilişkin genel çerçeve ortaya konulmaktadır. Şirketler, müşterileri veya müşteri gruplarının her biri için ayrı bir plan hazırlayarak tasarruf finansman faaliyetinin işleyişini ve likiditesini yönetmek zorundadır. Bunun yanında, müşteri birikimlerinden oluşan fon havuzlarının, şirketlerin kendi operasyonel faaliyetlerinden ayrılması ve söz konusu tasarrufların özel olarak korunması zorunluluğu madde kapsamında hüküm altına alınmaktadır. Bu şekilde, müşterilerin hak ve menfaatlerinin etkin bir şekilde korunması amaçlanmaktadır.

Diğer taraftan, ülkemiz uygulamasında söz konusu sistemin yalnızca faizsiz finans ilke ve esaslarına uygun şekilde gerçekleştirilmesi öngörülmektedir. Bu kapsamda hem tasarruf finansman sözleşmeleri kapsamındaki işlemler hem de tasarruf finansman şirketlerinin diğer faaliyetleri faizsiz ilke ve esaslara uygun şekilde gerçekleştirilmek zorundadır. Ayrıca, şirket nezdinde birikim yapan müşterilerin tasarruflarından oluşan fonların Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunca belirlenecek faizsiz yatırım araçlarında değerlendirilmesi de zorunlu tutulmaktadır.

MADDE 9- Madde ile 6361 sayılı Kanuna tabi olan şirketlerin kendi aralarındaki müşterek ihtiyaçlarının karşılanmasını, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesinin sağlanmasını, meslek mensuplarının birbirleriyle ve müşterilerle olan ilişkilerinde dürüstlüğün ve güvenin hâkim kılınmasını, meslekî disiplin ile ahlakın korunmasını teminen oluşturulan Birliğe, varlık yönetim şirketleri ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun gözetim ve denetimine tabi kuruluşlardan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunca uygun görülenlerin de üye olmaları amaçlanmakta ve Birliğin ismi "Finansal Kurumlar Birliği” olarak değiştirilmektedir.

MADDE 10- Madde ile tasarruf finansman sözleşmesi ve tasarruf finansman faaliyetine ilişkin hükümlere aykırılık durumunda ilgililere verilecek idari para cezasının belirlenmesi amaçlanmaktadır.

MADDE II- Madde ile tasamıf finansman şirketlerinin, izinsiz faaliyette bulunan kişiler hakkında belirlenen adli ceza hükümleri kapsamına eklenmesi amaçlanmaktadır. Madde ile ayrıca, izinsiz faaliyetin internet aracılığıyla işlenmesi halinde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebilmesi ve izinsiz tasarruf finansman faaliyetinde bulunan şirketler hakkında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından tasfiye kararı verilebilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 12- Madde ile tasarruf finansman müşterilerinin sözleşmede fesih ve sözleşmeden cayma haklarını kullanmaları durumunda birikimlerinin iade edilmesini engelleyen kişilere yönelik adli ceza hükümlerinin düzenlenmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 13- Madde ile zimmet suçu işleyen tasarruf finansman şirketi yönetici ve mensuplarına yönelik adli ceza hükümlerinin düzenlenmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 14- 6361 sayılı Kanun kapsamındaki şirketlerin faaliyet izinlerinin iptalini düzenleyen 50 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarına "tasarruf finansman şirketleri dışındaki şirketlerin” ibaresi eklenerek, faaliyet izinleri ve tasfiyeleri özel hükümlerle düzenlenmesi öngörülen tasarruf finansman şirketlerinin sayılan fıkralar kapsamı dışında kalması sağlanmaktadır.

Diğer taraftan, 50 inci maddede, 6361 sayılı Kanun kapsamında yer alan, tasarruf finansman şirketleri dışındaki şirketlerin faaliyet izin iptal nedenleri sayılmış, ancak mali bünyenin bozulması gibi temel bir faaliyet izni iptal gerekçesine yer verilmemiştir. Kanun hükümlerinin uygulanmasında sorun yaşanmasına neden olan bahse konu eksikliğin giderilmesini teminen, madde ile tasarruf finansman şirketleri dışındaki şirketler tarafından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunca istenen mali bünyeye ilişkin önlemlerin alınmaması veya alınan önlemlere rağmen sorunların Kurumca verilen uygun süre içinde giderilememesi ya da bu tedbirlerin alınması durumunda dahi sonuç alınamayacağının Kurumca belirlenmesi halinde, ilgili şirketin faaliyet izninin iptal edileceğinin hüküm altına alınması amaçlanmaktadır.

MADDE 15- Madde ile diğer şirketlerden farklı olarak tasarruf finansman şirketlerine münhasır bir tasfiye sürecinin işletilebilmesi amacıyla 6361 sayılı Kanuna ilave bir madde eklenmektedir. Zira tasarruf finansman şirketleri bireylerden topladıkları tasarruflara dayalı olarak faaliyet gösteren finansal kuruluşlardır. Bu özellik, söz konusu kuruluşların mali yapılarının çok yakından izlenmesini ve müşterilerin hak ve menfaatlerine zarar getirecek eylemlerin önlenmesini zorunlu kılmaktadır. Şirketlerin likiditelerini yönetememesi, varlık yükümlülük dengelerinin bozulması veya risk yönetim sistemlerini etkin bir şekilde kuramamaları tasarruf finansman sisteminin istikrarlı bir şekilde sürdürülmesine engel olabilecektir. Bu çerçevede madde ile 6361 sayılı Kanuna eklenen 50/A maddesi kapsamında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu denetimleri sonucunda bir şirketin önemli finansal riskler taşıdığı veya faaliyetlerini güvenle sürdüremeyeceği veya 6361 sayılı Kanuna, ilgili düzenleme veya kararlara aykırı hareket ettiğinin tespit edilmesi halinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna gerekli tedbirleri alma yetkisi verilmektedir. Kurula, alınacak tedbirlere uyulmaması veya uyulsa bile tedbirlerin istenilen faydayı sağlayamayacağının tespiti halinde ilgili şirketin faaliyet imini iptal etme ve tasfiyeye tabi tutma yetkisi de tanınmaktadır.

Bu şekilde tasfiyesine karar verilen şirketlerin ise, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından bildirilecek ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından atanacak üyelerden oluşan bir komisyon vasıtasıyla tasfiye olması düzenlenmektedir. Tasfiye komisyonu üyeleri ile komisyon adına çalışanlara bu görevleriyle kısıtlı olmak kaydıyla hukuki koruma sağlanmaktadır.

Tasarruf finansman şirketlerinin topladıkları fonlar, mevduat sigortası kapsamına girmemekte, şirketler de söz konusu tutarlar için prim ödememektedir. Bu nedenle şirketler nezdinde biriken tasarruflara ilişkin herhangi bir devlet garantisi öngörülmemektedir. Diğer taraftan, çoğunlukla dar ve orta gelirli hane halklarının tasarruflarının bulunduğu söz konusu şirketlerdeki birikimlerinin güvence altına alınmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Bu bakımdan, faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde sürdüremeyeceği belirlenen şirketlerin tasfiyesinin yetkili bir komisyon tarafından gerçekleştirilmesi müşterilerin tasarrufların korunması bakımından büyük önem taşımaktadır. Madde kapsamında öngörülen tasfiye sürecinin tasfiye komisyonunun gözetiminde etkin şekilde gerçekleştirilebilmesi ve bu sayede tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin mümkün olan en üst seviyede korunabilmesi amacıyla ayrıca, 5411 sayılı Kanunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından tasfiyeye tabi tutulan bankalar hakkında uygulanan belirli hükümlerin, tasarruf finansman şirketleri hakkında da uygulanması öngörülmektedir.

MADDE 16- Madde ile, bu Kanunla adı değiştirilmiş olan Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Birliğine mevzuatta yapılmış olan atıfların Finansal Kurumlar Birliğine yapılmış sayılması amaçlanmaktadır. Madde ile ayrıca, 6361 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinde yapılması öngörülen değişiklik uyarınca, bu Kanunun yürürlüğe gimıesinden önce 5411 sayılı Kanuna göre faaliyet imi almış olan varlık yönetim şirketlerinin Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde Birliğe üye olma zorunluluğu getirilmektedir.

MADDE 17- Madde ile, hâlihazırda bir lisansa tabi olmadan tasamıf finansman faaliyeti sürdüren şirketler için intibak süreci düzenlenmektedir. Bu kapsamda, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte herhangi bir lisansa tabi olmaksızın tasarruf finansman faaliyeti yürüten şirketlerin bir ay içinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna, tasarruf finansman faaliyetinde bulunduklarını beyan eden ve intibak etmek istediklerini belirten bir dilekçeyle başvuruda bulunmaları, başvuru sırasında da ödenmiş sermayeleri, finansal durumları ve kurumsal yapılan başta olmak üzere, durumlarını mevzuat hükümlerine nasıl uyumlu hale getireceklerini makul ve uygulanabilir bir plan dâhilinde açıklamaları gerekmektedir. Sunulan planın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yeterli bulunması halinde ise planda sunulan süreler içerisinde gereken adımların atılması gerekmektedir. Burada tasarruf finansman sisteminin güvenliği ve müşterilerin hak ve menfaatleri için önem arz eden ödenmiş sermayenin getirilmesi veya hesapların ayrılması gibi eylemlerin altı aylık süre beklenmeden en kısa zamanda gerçekleştirilmesi önem arz eünektedir. Bilgi sistemi tesisi veya iç sistemlerin kurulması gibi işlemlerin tamamlanması için daha uzun süreler öngörülebilecektir. Bu çerçevede, Kanun hükümlerine intibak için ilave süre gerekmesi halinde, ilave bir plan sunulması ve söz konusu planın Kurum tarafından makul ve uygulanabilir görülmesi halinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararıyla şirket bazında ilave bir altı aylık süre belirlenebilmesi ve ayrıca, asgari ödenmiş sermaye tutarı dışındaki mevzuat hükümlerine uyum için intibak süresini altışar ayı geçmemek üzere iki defa daha uzatabilmesi öngörülmektedir.

Diğer taraftan, tasarruf finansman faaliyeti yürüten şirketlerden bir aylık süre içerisinde Kuruma başvuruda bulunmayanlar hakkında 6361 sayılı Kanunun 46 ncı maddesi uyarınca izinsiz faaliyette bulunma hükümleri uygulanacağı düzenlenmektedir. Ayrıca, plan sunup sunmadıklarına bakılmaksızın varlıkları yükümlülüklerini karşılayamayacağı tespit edilenler ile durumlarını öngörülen süre içerisinde Kanun hükümlerine uygun hale getirmeyenler veya sunduğu plan Kurul tarafından yeterli görülmeyenler hakkında 50/A maddesi uyarınca tasfiye kararı alınacağı hüküm altına alınmaktadır. Bu şekilde müşterilerin hak ve menfaatleri zarar görmeden mevcut şirketlerin Kanuna ve ilgili mevzuata uyum sağlaması, uyum sağlayamayacak olanların ise sistemin istikrarına zarar veremeden tasfiye edilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 18-2644 sayılı Kanunun 26 ncı maddesine eklenen fıkra ile 6361 sayılı Kanun kapsamındaki tasarruf finansman şirketlerinin müşterilerine sağladıkları finansmanlar karşılığında teminat olarak gösterilecek ipotek işlemlerinin tapuya tescil edilebilmesine imkân sağlanması öngörülmektedir.

MADDE 19- Mülga Türk Ticaret Kanununda anonim şirketlerin en az 5 ortakla kurulabileceği düzenlenmişken 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda anonim şirketlerin tek bir ortakla da kurulabileceği belirtilmiştir. Bu çerçevede madde ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile madde hükmünün uyumlaştırılması amacıyla ortak sayısının beşten aşağı düşmesine yol açan işlemlerin pay defterine kaydı yasağına ilişkin hükmün madde metninden çıkarılması amaçlanmaktadır.

MADDE 20- Madde ile izinsiz bankacılık faaliyetinin internet aracılığıyla işlenmesi halinde Kurum tarafından içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi karan verilebilmesi öngörülmektedir.

MADDE 21- Madde ile, yeni bir finansal kuruluş türü olarak Tasarruf Finansman Şirketlerinin 6361 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmesi doğrultusunda mevzuatta buna ilişkin uyum düzenlemeleri yapılmaktadır.

MADDE 22- Yürürlük maddesidir.

MADDE 23- Yürütme maddesidir.

FİNANSAL KİRALAMA, FAKTORİNG VE FİNANSMAN ŞİRKETLERİ KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE I- 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri” ibaresi "Kurumlar” şeklinde, (ı) bendinde yer alan "ve finansman” ibaresi G', finansman ve tasarruf finansman” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki bentler eklenmiştir.

"j) Organizasyon ücreti: Müşterilerin tasarruf finansman sözleşmesi kapsamında tasarruf dönemine ilişkin olarak tasarruf finansman organizasyonu ve tasarruf fon havuzunun yönetimi karşılığında ödeyecekleri tutarı,

Tahsisat: Tasarruf finansman sözleşmesi uyarınca, tahsisata hak kazanılmasına ilişkin koşulların yerine gelmesi şartı ile müşterinin tasarruf birikimlerinin ve sözleşme kapsamında taahhüt edilen finansman tutarının müşterinin, mirasçısının veya vekilinin konut veya taşıt edinmesi amacıyla satıcı konumundaki üçüncü kişilere hesaben ödenmesini,
Tasarruf finansman faaliyeti: Bir sözleşme kapsamında önceden belirlenmiş koşulların gerçekleşmesi şartıyla konut veya taşıtın edinimi için faizsiz finansman esaslarına göre belirli bir süre tasarruf edilmesi, müşterilere finansman kullandırılması ve toplanan tasarrufların yönetimini,
Tasarruf fon havuzu: Belirli bir dönemde tasarruf finansman şirketi nezdindeki birikmiş tasarruflar ve finansman geri ödemelerinden oluşan tutarlar ile ihtiyat fonu tutan toplamından, tahsisat olarak verilmiş tutarlar ile tasarruf geri ödemelerinin düşülmesinden sonra kalan tutarı,”
MADDE 2-6361 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "ve kurucu ortak sayısının beşten az olmaması” ibaresi madde metninden çıkarılmış, (c) bendinde yer alan "veya "Finansman Şirketi'"' ibaresi Finansman Şirketi” veya "Tasarruf Finansman Şirketi'"' şeklinde, (e) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve üçüncü fıkrasında yer alan "her yıl Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan yıllık üretici fiyatlan endeksindeki artış oranının gerektirdiği miktarı geçmemek üzere” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

"e) Tasarruf finansman şirketi dışındaki şirketlerin nakden ve her türlü muvazaadan ari olarak ödenmiş sermayesinin en az elli milyon Türk Lirası olması, bu tutarın tasarruf finansman şirketleri için en az yüz milyon Türk Lirası olması,”

MADDE 3- 6361 sayılı Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan "2499 sayılı Kanuna” ibaresi "6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Semaye Piyasası Kanununa” şeklinde değiştirilmiş, bende aşağıdaki cümle ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

"Müşterilerin tasarruf finansman sözleşmelerinde taahhüt ettikleri tasarruf tutarları bu fıkra kapsamında değerlendirilmez.”

"(5) Tasarruf finansman şirketleri konut veya taşıt ediniminden doğduğu tevsik edilmeyen borçlan finanse edemez, tasarruf finansman sözleşmeleri dışında finansman sağlayamaz, üçüncü taraflara borç veremez, ortaklık payı edinemez, her türlü belge, ilân ve reklamlarında banka izlenimi yaratacak ifade ve deyimleri ve katılım ibaresini kullanamaz ve yalnızca yurt içinde tescil edilmiş konut veya taşıt alımlarını finanse edebilir.

(6) Tasarruf finansman şirketleri dışında kalan şirketlerin, yurt içinde veya yurt dışında iştirak edinmesine ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.”

MADDE 4- 6361 sayılı Kanunun II inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "ile ortak sayısının beşin altına düşmesine yol açan pay devirleri” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

MADDE 5- 6361 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Şirketin” ibaresi "Tasarruf finansman şirketi dışındaki şirketlerin” şeklinde, ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"(2) Kurulun uygun görüşü alınmak kaydıyla tasarruf finansman şirketleri dışındaki şirketlerin faaliyetlerine son vermesi ve tasfiyesi hâlinde genel hükümler uygulanır. Bu şirketlerin tasfiye süreci gerekli görülmesi hâlinde Kurumca denetlenebilir.”

"(3) Tasarruf finansman şirketlerinin birleşme, devir, bölünme ve iradi tasfiyeleri, Kurumun denetimi ve Kurulun imi ile aşağıdaki usul ve esaslara tâbidir.

Bu şirketlerin birleşme, devir, bölünme ve iradi tasfiye izni için Kuruma vereceği başvuru dilekçesinde mevcut yükümlülüklerini yerine getirebileceğine ilişkin bir plan sunması zorunludur.
Bu şirketlerin tasfiyesi, müşterilerine olan finansman yükümlülükleri dâhil olmak üzere tüm yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ve alacaklarının tahsili bizzat şirket tarafından yapılarak genel hükümlere göre gerçekleştirilir. Bu durumdaki bir şirket tasfiye iminin verilmesinden sonra yeni müşteri edinemez ve yükümlülüklerini yerine getirmesini engelleyecek hiçbir yeni taahhüt altına giremez.
Birleşme, devir, bölünme ve iradi tasfiye işlemlerine ilişkin verilen izin, sunulan plana uyulmaması veya söz konusu işlemlerin müşteri hak ve menfaatlerini zarara uğratacağının tespit edilmesi halinde Kurul tarafından en az beş üyesinin aynı yöndeki kararıyla iptal edilebilir. İradi tasfiye imi iptal edilen tasarruf finansman şirketi hakkında 50/A maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları kapsamında tasfiye kararı verilir. Kurulca verilen tasfiye karan, genel kurul kararı hükmündedir.”
MADDE 6- 6361 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "şirketlerin faaliyetleri ile özkaynakları arasında” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

"(4) Kurumca yapılan denetimler sonucunda bir Şirketin;

Yükümlülüklerinin toplam değerinin varlıklarının toplam değerini aşması veya aktiflerinin vade itibarıyla yükümlülüklerini karşılayamama tehlikesiyle karşı karşıya gelmesi ya da aktif kalitesinin malî bünyeyi zayıflatabilecek şekilde bozulması,
Gelir ve giderleri arasındaki ilgi ve dengelerin bozulması nedeniyle özkaynaklarının faaliyetlerini emin bir şekilde yürütecek yeterlilikte olmaması veya bu durumun gerçekleşmek üzere bulunması,
7 nci maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendinde belirtilen şartları kaybetmesi veya denetimi engelleyici herhangi bir hususun bulunması,
ç) Özkaynağının, Şirket ödenmiş sermayesinin üçte birine gerilemesi,

Maruz kaldığı risklerin ölçülmesine ve yönetimine ilişkin yeterli ve etkin bir risk yönetimi sistemini tesis etmemesi,
Güven veya istikrar bakımından finansal sisteme yönelik risk oluşturması,
Bu Kanuna ve ilgili düzenlemelere veya Kurulca alman kararlara aykırı nitelikte karar, işlem ve uygulamalarının bulunması hâllerinden bir veya birkaçının varlığı durumunda Kurum, gerekli gördüğü tedbirlerin uygun göreceği bir süre ve onaylayacağı bir plan dahilinde alınmasını Şirketten istemeye, tasarruf finansman şirketleri için tahsisat tarihlerini ötelemeye yetkilidir.
(5) Tasarruf finansman şirketleri, tasfiyeleri halinde tasarruf sahiplerine ödenmek üzere, tahsil ettikleri organizasyon ücretlerinin binde beşini gelir hesaplarından ayırmak zorundadır.

Kurul, bu oranı firma bazında üç katına kadar artırmaya ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

MADDE 7- 6361 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinden sonra gelmek üzere "Tasarruf Finansman” başlıklı Üçüncü Bölüm ve aşağıdaki 39/A maddesi eklenmiştir.

"Tasarruf finansman sözleşmesi

MADDE 39/A- (I) Tasarruf finansman sözleşmesi, belirli bir tasarruf tutarı ve dönemine bağlı olarak önceden belirlenmiş koşulların gerçekleşmesi şartıyla konut veya taşıt edinimi için müşteriye finansman kullanma hakkı veren, şirkete ise müşteriye ait birikmiş tasarruf tutarını yönetme, geri ödeme ve finansman kullandırma yükümlülüğü ile organizasyon ücreti alma hakkı veren, faizsiz finansman esaslarına göre düzenlenen sözleşmedir.

Tasarruf finansman sözleşmesi, yazılı veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek yöntemler yoluyla kurulacak şekilde düzenlenir.
Müşteri, sözleşme imzalanmasını takip eden on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin tasarruf finansman sözleşmesinden cayma hakkına sahiptir. Müşterinin söz konusu cayma hakkını kullanması halinde şirket, organizasyon ücreti dâhil, müşteriden aldığı tutarın tamamını cayma kararının bildirilmesinden itibaren on dört gün içinde iade etmekle yükümlüdür.
Müşteri, tasarruf finansman sözleşmesinin tasarruf dönemi bitimine kadar sözleşmede fesih hakkına sahiptir. Şirket, müşterinin sözleşmede fesih hakkım kullanması halinde organizasyon ücreti bedeli dışında kalan toplam birikim tutarı, Kurulca belirlenecek süre içerisinde müşteriye iade etmekle yükümlüdür. Müşterinin talebi ile tahsisat ileriki bir tarihe ertelenebilir, erteleme halinde müşterinin sözleşmedeki hak ve yükümlülükleri saklı kalır. Tasarruf finansman sözleşmeleri, müşterinin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumu haricinde, şirket tarafından tek taraflı olarak feshedilemez.

Tasarruf finansman sözleşmelerinde asgari olarak tutarlara, vadeye, organizasyon ücretine, gelir, maliyet ve masraflara, konut veya taşıt edinimine yönelik tasarruf etme ve finansman kullandırma dönem ve koşullarına, iade süre ve şartlarına, temerrüde, cayma hakkının kullanımına, sözleşmenin sona ermesine, feshine, mirasçılara intikaline, üçüncü taraflara devrine, tarafların hak ve yükümlülüklerine ilişkin hükümler yer alır. Şirketler tasarruf finansman sözleşmeleri kapsamında taahhüt ettikleri yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. Finansman kâr payı oranı tasarruf finansman sözleşmesi kapsamında belirlenir ve müşteri aleyhine değiştirilemez. Sözleşmenin imzalanması sonrası konut ve taşıt edinimi arasında müşterinin ve şirketin değişiklik hakkı bulunmaz. Sözleşme kapsamında müşterinin bilgilendirilmesine ve tasarruf dönemine ilişkin olarak bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.
 

MADDE 8- 6361 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki

39/B maddesi eklenmiştir.

"Tasarruf finansman faaliyeti

MADDE 39B- (1) Tasarruf finansman şirketleri her bir müşteri grubu ve müşteri bazında bağımsız bir tasarruf ve finansman planı düzenler. Grup halinde tasarruf uygulamasında müşterilerin teslimat tarihleri, grup için öngörülen toplam vade esas alınarak belirlenir.

Tasarruf finansman şirketleri, tasarruf fon havuzu hesaplarını diğer hesaplarından ayırmak zorundadır. Tasarruf fon havuzu varlıkları, şirketlerin tasarruf finansman sözleşmelerinden kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesi dışında başka bir amaçla kullanılamaz, hapis hakkına, alacağın devir ve temlikine ve takasa konu edilemez, rehnedilemez, teminat gösterilemez, müşterilerin tasarruf finansman sözleşmelerinden kaynaklanan alacakları müstesna, kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemez, üzerine ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz konulamaz veya iflas masasına dâhil edilemez.
Tasarruf finansman şirketleri faizsiz finansman esaslarına göre faaliyet gösterir.
Tasarruflardan oluşan fonların değerlendirileceği faizsiz yatırım araçlarının belirlenmesi ve faizsiz finansman esaslarına uygun tasarruf ve finansman yöntemleri ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.”

MADDE 9- 6361 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Finansal Kurumlar Birliği

MADDE 40- (1) Şirketler ve 5411 sayılı Kanunun 143 üncü maddesinde düzenlenen varlık yönetim şirketleri ile Kurumun gözetim ve denetimine tabi diğer kuruluşlardan Kurulca uygun görülenler, tüzel kişiliği haiz ve kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan Birliğe, faaliyet izni aldıkları tarihten itibaren bir ay içinde üye olmak zorundadır.”

MADDE 10- 6361 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine "maddesinin” ibaresinden sonra gelmek üzere "birinci,” ibaresi eklenmiş ve fıkraya aşağıdaki bentler eklenmiştir.

"k) 9 uncu maddenin beşinci fıkrasına, 39/A maddesinin üçüncü veya dördüncü fıkralarına aykırı işlem yapılması hâlinde, altmışiki bin beşyüz Türk lirasından az olmamak üzere aykırılık oluşturan işlem tutarının beş katına kadar,

l) 39/A maddesinin ikinci veya beşinci fıkralarına, 39/B maddesinin birinci, ikinci veya üçüncü fıkralarına aykırı işlem yapılması hâlinde, Yirmibeş bin Türk lirasından elli bin Türk lirasına kadar,”

MADDE II- 6361 sayılı Kanunun 46 ıncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan "ve finansman” ibaresi 6', finansman ve tasarruf finansman” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan "Cumhuriyet başsavcılığının talebi üzerine” ibaresi "Kurumun ilgili Cumhuriyet Başsavcılığını muhatap talebi üzerine” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"(4) Bu aykırılıkların internet ortamında gerçekleşmesi halinde Kurum tarafından içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Karar uygulanmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na gönderilir.

(5) İzinsiz tasarruf finansman faaliyetinde bulunan şirketler hakkında Kurul, 50/A maddesinin birinci fıkrası kapsamında tasfiye karan verebilir. Hakkında tasfiye kararı verilen şirketlerle ilgili olarak aym maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır.”

MADDE 12-6361 sayılı Kanuna 49 uncu maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki 49/A maddesi eklenmiştir.

"Tasarrufların çekilmesini engellemek

MADDE 49/A- 39/A maddesinin üçüncü veya dördüncü fıkralarına aykırı davrananlar altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 13-6361 sayılı Kanuna 49 uncu maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki 49/B maddesi eklenmiştir.

"Zimmet

MADDE 49B- (1) Görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya senetleri veya diğer malları kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren tasarruf finansman şirketi yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları, altı yıldan oniki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacakları gibi tasarruf finansman şirketinin uğradığı zararı tazmine mahkûm edilirler.

Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde faile oniki yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası verilir; ancak, adli para cezasının miktarı tasarruf finansman şirketinin uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca meydana gelen zararın ödenmemesi hâlinde mahkemece re t sen ödettirilmesine hükmolunur.
Faaliyet izni kaldırılan bir tasarruf finansman şirketinin; hukuken veya fiilen yönetim ve denetimini elinde bulundurmuş olan gerçek kişi ortaklarının, tasarruf finansman şirketinin emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek şekilde doğrudan veya dolaylı olarak kendilerinin veya başkalarının menfaatlerine kullandırmak suretiyle, her ne suretle olursa olsun tasarruf finansman şirketini zarara uğratmaları zimmet olarak kabul edilir. Bu fiilleri işleyenler hakkında on yıldan yirmi yıla kadar hapis ve yimi bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur; ancak, adlî para cezasının miktarı tasarruf finansman şirketinin uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca, meydana gelen zararın müteselsilen ödettirilmesine karar verilir.
Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.
Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın yansı indirilir. Bu durumun hükümden önce gerçekleşmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.
Zimmet suçunun konusunu oluşturan para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.”
 

MADDE 14- 6361 sayılı Kanunun 50 nci maddenin birinci fıkrasında yer alan "Bir şirketin” ibaresi "Tasarruf finansman şirketleri dışındaki şirketlerin” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki bent eklenmiş ve üçüncü fıkrasında yer alan "şirketin” ibaresi "tasarruf finansman şirketleri dışındaki şirketlerin” şeklinde değiştirilmiştir.

"f) 15 inci madde uyarınca Şirket tarafından Kurumca istenen önlemlerin alınmaması veya alınan önlemlere rağmen sorunların Kurumca verilen uygun süre içinde giderilememesi ya da bu tedbirlerin alınması durumunda dahi sonuç alınamayacağının Kurumca belirlenmesi,”

MADDE 15- 6361 sayılı Kanuna 50 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 50/A maddesi eklenmiştir.

"Tasarruf finansman şirketinin faaliyet iminin kaldırılması ve tasfiyesi

MADDE 501A- (1) Likidite düzeyinin sürdürülememesi veya sürdürülemeyeceğinin anlaşılması, likidite hesaplamasının güvenilir şekilde gerçekleştirilememesi veya kasıtlı olarak likiditenin yanlış hesaplanması veya 15 inci madde kapsamında Kurumca alınması istenen tedbirlerin verilen süre içerisinde alınmaması ya da bu tedbirler kısmen veya tamamen alınmış olmasına rağmen malî bünyenin güçlendirilmesine imkân bulunmadığının veya bu tedbirler alınmış olsa dahi malî bünyenin güçlendirilemeyeceğinin tespit edilmesi halinde Kurul, en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla alınan kararla şirketin faaliyet iznini kaldırmaya ve tasfiyesine karar vermeye yetkilidir. Bu madde kapsamında tasfiyesine karar verilen şirketlerde müşterilerin sözleşmelerde yer alan finansman kullanma haklan uygulanmaz. Tasfiye kararı Resmî Gazetede yayımlanır. Yayım tarihi, ilgililer bakımından tebliğ tarihi olarak kabul edilir.

Kurul tarafından tasfiyesine karar verilen şirketler, Kurul tarafından atanacak en az üç kişilik tasfiye komisyonu tarafından genel hükümlere göre tasfiye edilir. Tasfiye komisyonu üyeleri, Kurum ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından bildirilecek üyelerden oluşur. Tasfiye komisyonu üyeleri ile bu kişiler tarafından temsil yetkisini haiz olmak üzere görevlendirilenlerin aldıkları kararlar, yerine getirdikleri görev ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz. Tasfiye komisyonu üyelerinin ücret dâhil diğer hak ve yükümlülükleri Kurul tarafından belirlenir.
Tasfiyesine karar verilen şirket tarafından alınan tescile tabi tüm kararlar, tasfiye komisyonunun talebi üzerine noter onayı şartı aranmaksızın ticaret sicil müdürlüklerince harca ve hizmet bedeline tabi olmaksızın tescil ve ilan edilir. Şirketin genel kurulunun yetkileri, 6102 sayılı Kanun hükümlerine tabi olunmaksızın tasfiye komisyonu tarafından kullanılır. Bu şirketle ilgili olarak tasfiye komisyonu tarafından açılan dava, istinaf, temyiz ve takip gibi yargı süreçleri harçtan muaftır. Şirketin tasfiye işlemlerini yürütmek üzere görevlendirilen tasfiye komisyonu, adli işlemler veya davalar bakımından taraf ehliyetine sahiptir.
Faaliyet izni kaldırılarak tasfiyesine karar verilen şirketler hakkında 5411 sayılı Kanunun 109, 110, 133, 134, 137, 138, 140, 141 ve 142 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır, bu maddelerde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu için öngörülen yetki ve görevler, ikinci fıkra kapsamında düzenlenen tasfiye komisyonu tarafından yerine getirilir.”
MADDE 16- 6361 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

"(6) Mevzuatta Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Birliğine yapılmış olan atıflar Finansal Kurumlar Birliğine yapılmış sayılır.

(7) Bu fıkrayı ihdas eden Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 5411 sayılı Kanuna göre faaliyet izni almış olan varlık yönetim şirketleri, bu fıkrayı ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde, Birliğe üye olmak zorundadır.”

MADDE 17- 6361 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"Tasarruf finansman şirketlerinin intibak süreci

GEÇİCİ MADDE 7- (I) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte tasarruf finansman faaliyeti yürütenler, yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma başvuruda bulunmak, başvuru sırasında durumlarını en geç altı ay içinde Kanun hükümlerine uygun hale getireceklerine veya müşteri hak ve menfaatlerini zarara uğratmadan tasfiye olacaklarına dair bir plan sunmak ve planın uygun görülmesi halinde gereken işlemleri planda belirlenen süreler içerisinde yerine getirmek zorundadır.

Bu maddede belirtilen süre içerisinde Kuruma başvuruda bulunmaksızın tasarruf finansman faaliyetinde bulunmaya devam edenler hakkında 46 ncı madde hükümleri uygulanır.
Bu maddenin birinci fıkrasında yer alan altı aylık süre, Kanun hükümlerine uyum sağlanmasına ilişkin ilave bir plan sunulması ve söz konusu planın Kurulca uygun görülmesi halinde altı ayı geçmemek üzere uzatılabilir. Ayrıca Kurul, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendi dışındaki mevzuat hükümlerine uyum için intibak süresini altışar ayı geçmemek üzere iki defa daha uzatmaya yetkilidir.
Kuruma başvuruda bulunanlardan, bağımsız denetimden geçmiş mâli tablolarına göre varlıkları yükümlülüklerini karşılayamayacağı tespit edilenler ile durumlarım öngörülen süre içerisinde bu Kanun hükümlerine uygun hale getirmeyenler veya sunduğu plan Kurul tarafından yeterli görülmeyenler hakkında Kurul, 50/A maddesinin birinci fıkrası kapsamında tasfiyesine karar verebilir. Tasfiyesine karar verilen şirketler hakkında aynı maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uygulanır.
Durumlarını bu Kanun hükümlerine uygun hale getirerek intibak eden tasarruf finansman şirketlerinin bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlük tarihi öncesinde akdettikleri tasarruf finansman faaliyeti kapsamındaki sözleşmeler bu Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre tadil olduktan sonra uygulanmaya devam olunur. Ancak bu maddeyi ihdas eden Kanununun yürürlük tarihinden önce düzenlenen sözleşmelerin finansman konusu değiştirilemez. Bu maddeyi ihdas eden Kanununun yürürlük tarihinden önce düzenlenen sözleşmeler kapsamında tahsil edilmiş birikim tutarları hakkında da 39/B maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır ve bu sözleşmeler hakkında Kurum 15 inci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca tahsisat tarihlerini ötelemeye yetkilidir.”
MADDE 18- 22/12/1934 tarihli ve 2644 sayılı Tapu Kanununun 26 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu kapsamındaki tasarruf finansman şirketleri tarafından müşterilere sağlanan veya sağlanacak finansmana karşılık teminat gösterilen taşınmazların ipotek işlemleri, tarafların istemi halinde, imzalanan tasarruf finansman sözleşmesine istinaden tapu müdürlüklerinde tapuya tescil olunur.”

MADDE 19- 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 18 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Ortak sayısının beşten aşağı düşmesine yol açan işlemler ile izin” ibaresi "izin” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 20- 5411 sayılı Kanunun 150 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan bu aykırılıkların internet aracılığıyla işlendiğinin tespit edilmesi durumunda içerik ve yer sağlayıcıları yurt içinde ise internet sitelerine erişim engellenir” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Bu aykırılıkların internet ortamında gerçekleşmesi halinde Kurum tarafından içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi karan verilebilir. Karar uygulanmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na gönderilir.”

MADDE 21- (1) 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun; a) Adı "Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu” şeklinde değiştirilmiştir.

1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "ve finansman” ibareleri ”, finansman ve tasarruf finansman” şeklinde değiştirilmiştir.
2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "ve finansman” ibaresi ”, finansman ve tasarruf finansman” şeklinde ve dördüncü fıkrasında yer alan "ve finansman” ibaresi finansman şirketleri ve tasarruf finansman” şeklinde değiştirilmiştir.
ç) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine "finansman” ibaresinden sonra gelmek üzere ”, tasarruf finansman” ibaresi eklenmiştir.

(2) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun;

93 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerinin” ibaresi "Kurumun gözetim ve denetimine tabi diğer kuruluşların” şeklinde değiştirilmiştir.
101 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ile finansman” ibaresi G', finansman şirketleri ile tasarruf finansman” şeklinde değiştirilmiştir.
25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 45 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "ile finansman” ibaresi ”, finansman şirketleri ile tasarruf finansman” şeklinde ve "finansal kiralama şirketleri ve finansman şirketleri” ibaresi "finansal kiralama şirketleri, finansman şirketleri ve tasarruf finansman şirketleri” şeklinde değiştirilmiştir.
6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 57 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "ve finansman” ibaresi '6, finansman şirketleri ve tasarruf finansman” şeklinde değiştirilmiştir.
7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun;
3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan "ve finansman” ibaresi finansman şirketleri ve tasarruf finansman” şeklinde değiştirilmiştir.
4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "faiz dışında alınacak” ibaresi "faiz ve tasarruf finansman sözleşmeleri kapsamında alınan organizasyon ücreti dışında alınacak” şeklinde, sekizinci fıkrasında yer alan "katılım bankalarım da kapsar” ibaresi, "katılım bankalarını ve tasarruf finansman şirketlerini de kapsar” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 22 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 23 - Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER