Kripto paralar 2021’in en güçlü aktörleri olacak!

Covid-19, pandemi krizi olarak ortaya çıktığından bu yana finansal sistemin tüm aygıtlarının birer birer değer kaybetmesine neden olurken, yalnızca kripto paralara sert bir şekilde vuramadı. Dijital yönüyle kendini gösteren gümrük krizi finansal piyasaları sert şekilde sarsarken Covid-19 ile şekil mi değiştirdi. Dijital paralar, Covid-19 ile yerini sağlamlaştırdı mı? Yeni dünya düzeninin en güçlü kartları dijital paralar mı olacak? Detaylar haberimizde…

Kripto paralar 2021’in en güçlü aktörleri olacak!

Dow Jones ve S&P 500 kripto para birimlerinin endeksleri incelendiğinde Covid-19’dan en az hasar gören finans piyasasının kripto para piyasası olduğu anlaşılıyor. Hatta öyle ki, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından pandemi olarak ilan edilen Covid-19’un etkisi, ABD Dolar’ı, Euro ve altın fiyatlarında sert kırılmalara ve volatiliteye neden olurken kripto paralarda ciddi kırılmalar meydana gelmiyordu. Bu durum kripto paralar hakkında ciddiye alınmama ve şüphe duyulma gibi sonuçlar doğururken, Covid-19’un sert bir şekilde etkisini gösterdiği son çeyreklikte kripto para piyasasında meydana gelen kırılmalar, kripto paraların giderek dünya ekonomisine oturduğunun göstergesi haline geldiği şeklinde yorumlar ekseriyetle arttı.

Eurasian Economic Review adlı derginin Temmuz ayında yayımladığı makaleye göre Bitcoin (BTC), Ethereum (ETH) ve Ripple (XRP), Covid-19 kaynaklı vaka ve ölümlerden etkilenmemiş, bu durumun kripto paraların gerçekçiliği hakkında tartışmalara neden olmuştu.

Covid-19 mevcut finansal düzeni sert şekilde vurdu!

Kripto paralar ile Covid-19 arasındaki ilişkisinin incelendiği makalede, ilişkinin en görünür tarafı olan kripto para piyasasının Covid-19 sürecindeki karakteristiğine işaret edildi. Makalede, Covid-19 kaynaklı vaka ve ölüm sayısı ile kripto para birimleri arasında anlamlı bir sonuç çıkarılmak istenirse yalnızca ters bir orantı görülebildiği, Covid-19’un ilk dalgasında özellikle, Çin, İran, İtalya ve ABD’de meydana gelen vaka ve ölüm sayısının dünyanın tüm para birimlerini, borsalarını, petrol ve altını sert bir şekilde vurduğunu ancak kripto paralarda arz ve talep artışındaki değerlemelerin Covid-19’un geleneksel finansman türlerinin değerlemelerine göre farklılık gösterdiği ifade ediliyordu. Ancak, özellikle son çeyreklikte kripto paralar Covid-19’a dair gelişmeler ile hareketlenme sağladı.

Bu durum, kripto para birimlerinin hızlı bir şekilde hayatımıza girdiğine işaret mi ediyor, kripto paralar yeni dünya düzeninin güçlü kartları mı oluyor? Covid-19 krizi, dijital devrimi mi getiriyor? İşte, Covid-19 öncesi krizlere genel bir bakış ve günümüz dünyasının sağlık krizi hakkında kaydettiğimiz notlar…

1929 Buhranı serbest piyasa ekonomisini sarsmıştı!

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından pandemi ilan edilen Covid-19’un dünya ekonomisinde meydana getirdiği ve getirmeye devam ettiği tahribat hakkında ekonomistlerin karşılaştırma yapmak için ilk başvurdukları nokta 1929 Buhranı olmuştu. 1929 küresel krizine Covid-19 bağlamında bakılacak olursa, tüm dünya ülkelerinde kurulu olan ekonomik sistemler yeniden sorgulanmış, özellikle klasik kapitalizmin serbest piyasa ekonomisi görüşü güvenirliğini sert bir şekilde kaybetmişti.

1929 Buhranı’nda üretim daralmış, işsizlik üç yıl içinde ortalama yüzde 16,8 artmıştı. 2020 Covid-19 krizi penceresinden bakıldığında da işsizlik ciddi bir sorun olarak tüm dünyada yerini bulmaya başladı. OECD’nin geçtiğimiz aylarda yapmış olduğu açıklamaya göre, üye ülkeler 1930 yılındaki işsizlik oranı ile yeniden yüzleşebilir. Bugün Türkiye’de bu oran yüzde 12,7 ile TÜİK tarafından yayımlanırken, aralarında DİSK-AR, HAK-İŞ gibi sivil toplum örgütleri bu oranın yüzde 26,4 olduğu yönünde açıklamalarda bulundu. Öyle ki, işsizliğin en az görüldüğü Almanya’da bu oran yüzde 6,1, sadece ABD’de işsizlik yardımına başvuran sayısı 41 milyon kişi olarak kamuoyuna duyurulmuştu.

1929 buhranına karşı önlem olarak ABD ve Sovyetler Birliği gibi devler çözümü ve gücü elinde bulundurma politikasını dünya ülkelerinin ekonomilerine finansman akıtmakta bulmuştu ve bu da Soğuk Savaş gibi uzun soluklu bir çekişmeye el vermiş, serbest piyasa ekonomisi yumuşak ve sert güç yordamıyla günümüz dünya ekonomisine kadar ilerlemişti.

ABD ile Çin arasında dijitalleşmenin baskın olduğu ticaret savaşı sürerken Covid-19 patlak verdi!

Özellikle geçtiğimiz 3 yıla kadar ABD ile Çin arasında meydana gelen ticaret savaşı ile gümrük ve dijital yaptırımlar, yeni dünya düzeninin aktörlerini aşikâr bir şekilde belirlemişti. İlgili ülkeler yine sert ve yumuşak güçlerini ortaya koymuş, adeta büyük bir teknoloji ve askerî güç savaşı meydana gelmişti. Aynı durum ABD ile Sovyetler Birliği arasında da 1929 Buhranı sonrasında meydana gelmişti. Geçtiğimiz yıl Çin, 3 yıllık savunma sanayi harcamalarını 250 Milyar Dolar’dan 500 Milyar Dolar’a dört yıl içinde çıkaracağını duyurmuş, ABD kanadında ise senatoya sunulan CAATSA yaptırımları ile asker harcamalarını 716 Milyar Dolar’dan 740 Milyar Dolar ila 750 Milyar Dolar arasına çıkaracağı planı senatodan geçirdi. CAATSA yaptırımları, şu an ABD Başkanı Donald Trump’ın imzasını bekliyor. Bununla eşzamanlı olarak birçok dünya ülkesi hâlihazırda savunma sanayi yatırımlarını sertleştirmeye devam ediyor.

Kripto paralar finansal manipülasyonlara dirençli!

Dünya tarihinin en yaygın sağlık krizi olan Covid-19 ile birçok dünya ekonomisi sınırlarını kapattı. Virüsün önüne geçebilmek için ekonominin kılcal damarları olan birey ve esnaflardan; dev şirketlere finansman sağlamak için merkez bankalarını görevlendirdi. Hükümetler, uluslararası para kuruluşları durmaması gereken ekonomiyi canlı tutmak için adeta hastaya kan verir gibi finansman pompalama kararları aldı. Bu politika aslında tıpkı 1929 Buhranı’nda kendini göstermiş, ABD ile Sovyetler Birliği arasında meydana gelen bir güç savaşına neden olmuştu. Geçtiğimiz yıllarda giderek ısınan ticaret savaşının suyu, Covid-19 nedeniyle bir süre dondurulmuştu.

Hükümetler ve uluslararası kuruluşların, pandemi döneminde “dereye su gelene kadar, kurbağanın gözleri kururmuş” başlığı konulabilecek para pompalama politikası, karşılıksız ya da geç ödemeli borç vermelere dönüştü. Özellikle ABD Doları birçok para birimi karşısında sert şekilde dalgalandı ve her dalgalanma ile sadece gelişen ülkelerin para birimleri değer kaybetmedi, mevcut düzendeki finans sistemini sarstı. Güçlü algoritmaların ürettiği dirençli kripto para birimleri de bu süreçte çok daha güçlü bir şekilde dikkat çekti. Bu dikkat çekme özellikle, kripto paraların güçlü algoritmaları sayesinde manipüle edilememe yönünün ortaya koyulmasıyla meydana geldi.

Covid-19 ile dijitalleşme arttı: Uzaktan çalışma, uzaktan eğitim!

Covid-19 salgını ile tüm dünya halklarının evde kalmalarına yönelik politikalar arttı. Uzaktan çalışma, uzaktan eğitim gibi birçok husus bu sayede test edildi. İş ilanlarında “uzaktan” ibaresi artış gösterdi. Bill Gates gibi dev figürler, “artık kimse ofis ortamında çalışmayı beklemesin” gibi açıklamalarda bulundu. Artık Urfa’da ikamet eden bir kişi başarılı bir portfolyo sunarsa Harvard Üniversitesi’nde eğitim görebilecek veya Ankara’da yaşayan birisi yine başarılı bir profil çıkartabilirse Silikon Vadisi’nde ya da Wall Street’te çalışabilecek. Covid-19’dan dolayı yükselen bu dijitalleşme ile kripto para birimleriyle maaş alınabilecek.

Kripto para ile maaş veren şirketler artıyor!

Kripto para türleri ile istihdam konusunda ilk adımlar Japonya merkezli GMO Group tarafından atıldı. Şirket, bu inovasyonu ortaya atmalarında en önemli faktörün şirket çalışanlarının kripto paralar ile uyumunu artırmak olduğunu belirtti. Kripto maaş ile maaş veren şirketlerin bayrak taşıyıcılığını Microsoft, AT&T, Facebook (aynı zamanda Libra adlı kripto parayı ortaya atan şirket) ve Wikipedia gibi şirketlerin yapması, KFC, Burger King gibi yiyecek endüstrisi devlerinin kripto para ile sipariş almaya başlaması da konunun geleceği hakkında gösterge olmaya devam ediyor.

Kripto para piyasası ekonomik göstergeler arasında yerini güçlendiriyor!

Kripto para birimlerinin ilk çıktığı dönemler birçok güçlü ekonomi ve finansman aktörü tarafından ciddiye alınmamış, hatta alay konusu olmuştu. Ancak bu durum özellikle Covid-19 sürecinde değişti ve dev şirketlerin ve İngiltere Bankası (BoE) gibi merkez bankalarının ana odağı oldu. S&P, Dow Jones gibi dev borsalarda kripto para birimler yerini güçlü bir şekilde aldı.

Kripto paralar finansal davranış öznesi haline geldi!

Öncesinde ümit vadeden birimler olarak anılan kripto paralar kısa sürede Covid-19’da ile finansal davranışların güçlü bir öznesi haline geldi. Kripto paralar, tıpkı diğer borsalar gibi kamu davranışlarının güçlü bir şekilde etkisine giriyor. Örneğin ABD seçimlerinde meydana gelen belirsizlikler, kripto paralarda dalgalanmalara neden olabiliyor, aşıya ilişkin gelişmeler yatırımcının risk iştahını artırabiliyor. Kripto para birimlerinin mevcut durumu artık istatistiksel teknik analizler ile izlenen birimler değil, politik faaliyetlerden de ciddi bir şekilde çıkarımlarda bulunabilen güçlü bir aygıt haline geldi ve yeni dünya düzenin güçlü kartı olma yönündeki sertliğini giderek artırıyor.

Safa Kaçar

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER