EZELDEN EBEDE İSTİKLAL!

Biz, kendi coğrafyamızda hür bir devlet,
Kendi devletinde egemen bir millet istiyoruz!
Hepsi bu...
İyilik yerde kalmaz;
Günahların bedeli denizler dağları yutsa da O, azgınlık dalgasıyla köpürmüş denizde yok olmaz. Atılsa dahi kör bir kuyuya O yine de kuyuya sığmaz. Zindanda yatmaz ve ateşte yanmaz O. Ummandan geniş iken bir balık hafızasında unutulamaz. Hedef Kızılelma derken Kızıldeniz’de boğulmaz. Ölmez öldü dendiğinde ve O hep diridir istendiğinde dirilir. Bir küçük çocuğun umudu olarak çöllerde yürürken insanlığın kurtuluşu olur Arap Yarımadasıyla sınırlanamaz…
İstiklalimize kastetmek için iblisi istibdat düzenine boyun eğmiş satılmış ruhlar kumpanyasının ihanet kampanyası ne Türk Milletine, ne devletine nede istiklaline bir zarar veremez, veremeyecek. Olsa olsa, ancak ve ancak, kötünün ve kötülüğün, hainin ve ihanetinin sonunun başlangıcı olacak sebebe vesile ve akıbete vasıta olur. Garbın afakını sararken çelik zırhlı duvar misali kara bulutlar, kötülük karşısında milletin nihai kurtuluşunun mührünün, kötülük ve ihanet karşısında Milletimizin tek yürek, bir ve beraber duruşu olması umulur. 
Milletimize karşı ittifak kurmuş karanlıklar krallığının Kraliçesi ve kralları geceyi ebedi kılmak için masumlara kıysa da, dökseler de masum kanını kızgın toprağa, masumiyetin umudu bir tohum misali düştüğü topraktan sulandığı masum kanıyla filizlenir ve ebediyen başak verir inat kötülük cellatlarına.
Anadolu oldu ise anayurdumuz ve bin yıldır tutunduysak canımızı acıtanlara inat acılarımızla bu toprağa, hep acımasız düşmanlara karşı dik tuttuğumuz başımızdır gücümüzün sembolü ve imanla atan inanmış bir yürektir O, gücümüzün özü.
Görünür dünya, gözükmez düşler düşman saklıdır kafalarda ve hain sinelerde. Geceyi korkutan ihanetler saklı Aziz Milletimizin binlerce yıllık tarihinde. Tarihi değiştirdi de talihi değişmedi milletimizin ve sonu gelmedi insanlığı kemiren iblisi illet olmuş batıl tehdidin. İsimleri değişti, bayrakları değişti, devletleri değişti etrafımızı saran ihanet atlasının ama ne düşmanlıkları değişti komşu bildiklerimizin, ne de emelleri değişti gözü yurdumuzda olan ve yılan misali gömlek değiştirerek çatallı diliyle yeryüzünde fitne fesat yayan o yurtsuz sürgün sinsi düşmanlarımızın.
Bir yanımızda Helen düşlerle bezeli antik Roma Paganlarının paralı lejyonları, öte yanımızda Firavunun torunu Mısır şeytanları varken diğer yanımızı sarmış, dili fars kalbi pers karanlığının Kum kenti devşirmeleri ve elbette içimizde siyon protokollerinin hizmetçisi FETÖ militanları.
Ne bizi kuşatan düşman, ne bizi kemiren hainler bizi yenebilir. Aydınlığa mahkum geceler var oldukça kötülüğe esir olmuş ihanet nesli anlayacak ki, iyilik umuttur ve kötülük umutsuzluktur. Ebediyetten umudunu kesmiş kötülerin Dünya için verdiği mücadele dünya içiyle sınırlıdır. Derdi dünya olanların dünyalık mücadelesi, umudu ebediyet ve gücü iman olan iyi ve iyilik karşısında kaybetmeye mahkumdur. Hayatın sınırı dünya değil, dünyanın sınırı hayattır. 
Gelecek günler programlanmış kötülük bulutları ile yüklü halde ülkemizin üstüne doğru gelse de, yerleri yürütecek sarsıntılar insanlığı sarssa da, kötülük volkanlara sığmayan lavlar misali yeryüzüne aksa da, inanmış yüreklerden güç almış dualarda saklı olan umut, geleceğimizin aydınlık sabahı olacaktır. 
Esaret bilmeyen milletimizin keskin kılıcı istiklal aşkı ve kalesi maneviyattır. Kötüden ve kötülükten medet umanların beyinleri saran ve yürekleri sarsan silahları, çürümüş yapraklar misali bir bir düşerken yere, uyanış olacak şehadet istikameti ebediyet olan Aziz Milletimize. 
Sancağımız Hilal ve mescidimiz yer yüzüdür. 
Dirilişimiz direnişimizin eseri ve direnişimiz istiklal aşkımızın nişanesi olmuş iken;
Milletimize kefen biçemez, kader çizemez…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Günay Aktaş savman
Günay Aktaş savman - 4 hafta Önce

Güzel yorumlu ve güzel ruhlu arkadaşım bir insan duygularını gerçekleri ancak bu kadar iyi kaleme alır

Çelebi
Çelebi - 4 hafta Önce

Kalemine sağlık kardeşim, güzel dökülmüş cümleler sayfalara satır satır...