Kavcıoğlu: Kaybeden her zaman Türkiye oldu!

TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) Başkanı Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu, daha önce kaleme aldığı bir yazıda, "yüksek faiz düşük kur politikası"nda kaybedenin her zaman Türkiye olduğunu ifade etti.

Kavcıoğlu: Kaybeden her zaman Türkiye oldu!

TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) Başkanı Naci Ağbal görevden alınmış, yerine getirilen isim ise Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu olmuştu.

Prof. Dr. Kavcıoğlu'nun 9 Şubat 2021 tarihinde Yeni Şafak'ta yayımlanan bir yazısı ortaya çıktı.

"Enflasyon, faiz ve döviz kuru" başlığına sahip olan yazıda, kur, faiz ve enflasyonun birbirine olan etkisi nedeniyle Türkiye'nin senelerdir ekonomide beklediği neticelere ulaşamadığı ifade edildi. Yazıda, 90'lı senelerde kur, faiz ve enflasyonun yüksek seyretmesi nedeniyle Türkiye'de peş peşe krizlerin meydana geldiği belirtilerek, 2001 senesinde yaşanan ekonomik kriz ile hayata geçirilen uygulamalar ve 2003 senesinde meydana gelen siyasi istikrar ile kur, faiz ve enflasyonun azaldığı bir döneme geçildiği kaydedildi. 

"Kırılganlıklar meydana geldi"

Fakat söz konusu dönemde düşük kurun yani liranın gereğinden fazla bir şekilde değerlenmesinin topuzunun kaçırıldığı belirtilen yazıda, güç kazanan Türkiye ekonomisinde yapısal reformların yalnızca belirli bir bölümünün hayata geçirilmesi sebebiyle kırılganlıklar meydana geldiği ifade edildi. Yazıda, cari açığın kapatılmasına yönelik eylemlerin yetersizliği ve ödemeler dengesinde yaşanan problemler nedeniyle ekonomideki faiz, enflasyon ve döviz kuru hastalığının yeniden ortaya çıktığı aktarıldı. 

"Yeni bir artış dalgası gerçekleşti"

TCMB'nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) enflasyonda gevşeme yaşanana dek faizleri yükseltebileceğini duyurması sonucu swap ve hisse girişlerinde yeni bir artış dalgasının meydana geldiği ifade edilen yazıda, portföy yatırımları ile sıcak parada artış görüldüğü belirtildi. Yazıda, en yüksek faizin alınabilmesinin amaçlandığına dikkat çekilerek, kurun bir nebzede de olsa kontrol altında tutulduğu kaydedildi. 

"Faiz artırımından mı kaynaklanıyor?"

Kurdaki kazanımların ne kadarının faiz artırımından kaynaklandığı sorulan yazıda, maliye politikasının değil de faizin seçilmesinin nasıl bir bedele sahip olduğu ve bunun nereye kadar kullanılması gerektiği de soruldu. Yazıda, kriz durumunda yapılacak faiz hamlelerinin nelere yol açacağının iyi bir şekilde analiz edilmesi gerektiği belirtildi. 

"Yüksek faizde istikrar aranması üzücü"

Bütün kesimlerin yapısal çözümler konusunda uzlaşma sağlaması gerektiği ifade edilen yazıda, dünya genelinde negatif faiz varken Türkiye'de yüksek faizde istikrar aranmasının ciddi derecede üzücü olduğuna dikkat çekildi. 

"Hep aynı şeyler"

Yazıda, bu konuda öne sürülen tezlerin hep aynı şeyler olduğu belirtilerek, "Türkiye'de adalet ve hukuk probleminin mevcut olduğunun, güven ve itibar sıkıntısı yaşandığının, şeffaflık problemi ile basın hürriyeti, düşünce hürriyeti ve insan hakları gibi konularda sorun yaşandığının" ifade edildiği hatırlatıldı. "Türkiye'nin ayrıca uluslararası ilişkilerde de sorun yaşadığından, ABD (Amerika Birleşik Devletleri) ve AB (Avrupa Birliği) ile yaşanan problemlerin yanı sıra Libya ve Suriye meseleleri nedeniyle Rusya ile de sıkıntı yaşandığından bahsedildiği" anımsatılan yazıda, "altın ve döviz rezervlerinin yetersiz olması, cari açık, enflasyon, dış borçların fazla olması ve bütçe açığı gibi sıkıntıların mevcut olduğunun" aktarıldığı da kaydedildi. 

"Yüksek faizde ısrar etmeyin"

Yazıda, söz konusu problemleri birçok ülkenin yaşadığına dikkat çekilerek, söz konusu ülkelerde negatif faiz olduğu belirtildi. Bu nedenle TCMB'nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) yüksek faizde ısrarcı olmaması gerektiği kaydedilen yazıda, faiz artışının ekonomik problemleri çözüme kavuşturmayacağı ve tam tersine bu problemleri giderek derinleştireceği ifade edildi. Yazıda, faiz artışı nedeniyle enflasyonun da artacağı aktarıldı. 

"Biz kaybettik"

Likiditenin bol olduğu zamanlarda senelerce "yüksek faiz düşük kur" politikasının izlendiği belirtilen yazıda, sıcak paranın yüksek faize geldiği belirtildi. Yazıda, sıcak paranın Türkiye'den çıkarken Türk Lirası'ndan dövize döndüğüne işaret edilen yazıda, söz konusu politikada kaybedenin daima Türkiye olduğuna vurgu yapıldı. 

Güncelleme Tarihi: 20 Mart 2021, 12:28
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER