09 Ekim 2017 Pazartesi 11:54
10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü

Ruhsal sağlığı ise kişinin ilk olarak kendisiyle ve akabinde çevresiyle uyum içerisinde olması olarak nitelendirebilir. Bu uyum, hiçbir zaman katı ya da durağan değildir. İçerisinde her zaman esnek bir denge barındırır.

Ruhsal Bakımdan Sağlıklı Bireylerde Olması Gereken Ayrıntılı Özellikler

Günlük kaygı ve üzüntüler her insanda vardır. Bunlar ruhsal uyumsuzluk göstergesi olarak tanımlanmaz. Ancak nedeni nükseden ve uzun süren kaygılar, ruhsal dengenin sapmasında bir belirtidir. Kişi, önce kendiyle uyum içerisinde yaşamını sürdürmelidir. Kişinin kendine güveni olmalı, davranış ve yeteneklerini gerçekçi olarak tartabilmelidir. Empati yeteneği yüksek olmalıdır. Kendine bir başkasının gözüyle de bakabilmelidir. Kişiler yakın ve uzak çevresiyle iletişim kurabilmeli, bunu sürdürebilmelidir.

Güç durumlarla karşılaşmak olağandır fakat bunun neticesinde kişinin bu güç durumlarda başvurabileceği bir B planı olmalı, yeni durumlara uyma esnekliğini gösterebilmelidir. Güç durumlarda asla kendini bırakmamalıdır. Başarısızlıklarından muhakkak bir anlam çıkarmalıdır. Bir durumun bir kere olması hata, tekrar etmesi ise öncesinde yaşadığı olayın bilerek yanından geçmek olduğunu unutmamalıdır.

Bireyin muhakkak inandığı değerleri olmalıdır. Toplumun çağdışı yasaları ve değer yargıları karşısında elini kolunu bağlamamalıdır. Toplumun başı eğik bir üyesi olmak yerine katkı yapan bir üyesi olmak için çalışmalıdır. 

Kişi, yanılgılarını başkalarına yüklemek ve acımasız eleştirmek yerine kendi kararlarını kendi alabilmelidir. Önyargılarına bağımlı kalmamalıdır. Ruhsal sorunların olması başka, ruhsal dengenin bozukluğu bambaşkadır. Sosyal ilişkilerde benzer hataların tekrarlanması, aynı sonuçların yaşanması nedenlere tekrar bakılması gerektiğini gösteriyor.

Yapılan istatistikler sonucunda en mutsuz ülkelerin sıralamasında 3. sırasında Türkiye yer alıyor. Mutsuzluğun üzerinde, eğitim seviyesi ve ekonominin etkisi oldukça yüksektir. Tüm iyilikler sevgi ile başlar. Her şeyden önce iyi, başkasının hakkını gözetmeyen, şiddete meyil göstermeyen bireyler yetiştirebilmek için müfredatta, ‘’sevgi ‘’ kavramını anlatan, öğreten bir dersin olması gerekmektedir. Kendini sevmek, insanları sevmek, doğayı ve hayvanları sevmeyi anlatan, öğreten uygulamalı eğitim gören bireyler, ruhsal açıdan kendiyle ve çevresiyle uyumlu, var olan problemleri yok edici ve başkasının hakkını gözetmeden ekonomi seviyesini yükselten, en önemlisi ise ruh sağlığını besleyen sanata sanatçıya değer veren bir nesil yetiştirir.

Psikolog ve Uzm. Aile Danışmanı

Serap Ağalar

Son Güncelleme: 09.10.2017 13:11
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat: Suç teşkil edecek, içerik ve yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.