Bu haftasonu beni inanılmaz heyecanlandıran, harika bir röportaj gerçekleştirdim. Öyle dünya starı, herkesin ulaşmakta zorluk çektiği, ünlü bir isimle röportaj yaptım diyemeyeceğim. Ama bütün dünyanın gündeminde olan, bireylerden kurumlara kadar herkesin bunu konuştuğu bir konuda, alanında uzman iki isimle keyifli bir söyleşi gerçekleştirdim.

Konumuz bitcoin, yani kripto paralar! Biliyorsunuz; bu aralar bitcoin ya da genel kullanımıyla sanal paralar herkesin dilinde. Herkes bu alana yatırım yapmaya çalışıyor. Çok fazla kazandırdığı söyleniyor. Bankalar, bildiğimiz mevcut bankacılık sistemine bir tehdit olarak görüyor. Kimisi bitcoin’in devletlerin çıkardığı paraya bir alternatif olduğunu iddia ediyor. Bitcoin’in bir dolandırıcılık olduğunu ve patlayacağını düşünenler bile var. Kısaca bitcoin, yani kripto paralar hakkında, piyasada çok farklı iddialar dolaşıyor. Ben de merak edilen tüm bu soruları; bu konuda oldukça bilgili, zeki mi zeki, zehir gibi iki kişiye sordum:

Yusuf Öç ve Sadullah Dinç. Yusuf ve Sadullah; sanalpara.com ismiyle kurdukları şirketle, kripto para yatırım danışmanlığı veriyorlar. Ayrıca yakın zamanda sanalpara.com’un bitcoin alım satım borsa sitesi hayata geçecek. Ama işin beni asıl heyecanlandıran kısmı; Yusuf ve Sadullah “madencilik” diye adlandırılan “bitcoin mining” yapıyorlar. Türkçe’si bitcoin üretiyorlar.

Bunun için büyük bir ofisleri ve sadece bu konu üzerine çalışan IT (Bilgi Teknolojileri) ekipleri var. Ofislerinin bir kısmını ise, bitcoin üretimi yapan özel donanımlara ayırmışlar. IT’ye biraz olsun ilgisi olanlar bilir, aynı bir server (sunucu) odasındaki makinelere benziyor bu donanımlar. Fakat bir server kadar da büyük değil. Bu makineler 7 gün 24 saat çalışıyor ve sürekli bitcoin veya diğer altcoin’leri üretiyorlar. Hep bu “bitcoin mining” nasıl yapılıyor acaba diye merak ediyor ama bir türlü kafamda somutlaştıramıyordum. Yusuf ve Sadullah’ın ofisini ziyaret ederek nasıl yapıldığına birebir şahit olmuş oldum. Peki, nedir bu son zamanlarda kimsenin ağzından düşürmediği bitcoin? Bitcoin, aslında bir para birimi olarak çıkarıldı. Amaç; internetin getirdiği özgürlüğü, paranın özgürleşmesi için de kullanmaktı. Merkezi yapıların, bankaların ve üçüncü partilerin aradan çıkarılacağı bir sistem yaratılmaya çalışıldı.

Fakat bugün bitcoin bir para biriminden öte; altın gibi, diğer değerli madenler gibi bir yatırım aracı olarak görülüyor. İlk çıkartılan sanal para, bitcoin olduğu için biz daha çok onu biliyor olsak da; aslında bitcoin dışında 1400’ün üzerinde coin, yani kripto para var. Sanal para borsa siteleri üzerinden bu coin’ler kolaylıkla alınıp satılabiliyor. Sadece bir mail adresinizle istediğiniz coin’i 7 gün 24 saat alabildiğiniz için de, geleneksel borsada işlem yapmaktan çok daha kolay. Ayrıca devletler tarafından regüle edilen bir piyasa olmadığı için de fiyatlar çok çalkantılı olabiliyor.

Bu yüzden çok fazla kazandırabilirken çok fazla da kaybettirebiliyor. Yusuf ve Sadullah’a “Bitcoin zamanla devletlerin çıkardığı paraya bir alternatif olabilir mi?” diye sordum. Kesinlikle devletlerin bastığı para birimine bir alternatif veya rakip olarak görmüyorlar. Onların öngörüsü, gelecekte devletlerin kendi sanal para birimlerini çıkaracağı yönünde. Amerikan Doları’nın sanal para birimi, Türk Lirası’nın sanal para birimi gibi… Devlet destekli sanal para birimleri sayesinde transfer ücretleri ve işlem masrafları da ortadan kalkacak. Bitcoin ise; bu sanal para dünyasının altını gibi konumlanacak.

İnsanlar siyasi olmayan bir para birimine dönmek isterlerse bitcoin’i tercih edebilecekler. Bitcoin; 2009’dan bu yana hali hazırda ayakta olan, merkezi olmayan, dağıtılmış, üçüncü bir şahsın regüle edemediği blockchain altyapısını kullanıyor. Basitçe aslında ard arda gelen bloklardan oluşuyor blockchain. Bu bloklar bitcoin işlemlerinin, bitcoin’in nereye gittiğinin, kimin ne gönderdiğinin tutulduğu muhasebe defterleri. Blockchain teknolojisinin bankacılık dışında, tapu işleri ve oy sayma sisteminde de çok rahat kullanılabileceği öngörülüyor. Bazı şirketler ise kendi sadakat kartlarını blockchain altyapısında tutuyorlar. Yusuf ve Sadullah, bitcoin ve blockchain ikilisini bankacılığa bir tehdit olarak görmüyor. “Bankalar şu an kredi kartı sisteminin bir yapı taşı.

Bitcoin veya herhangi bir altcoin mekanizmasında ise bir borçlanma yapısı yok. Ama dünyada her zaman bir borçlanma mekanizması olacağı için bankalara hali hazırda bir rakip değil.” Yusuf ve Sadullah, aksine bitcoin’i bankalar için bir fırsat olarak düşünüyor. Özellikle swift işlemlerde (uluslararası para transferi), blockchain teknolojisinin kullanılması masrafları epey azaltacağa benziyor.

Bu aralar dünya bitcoin’i konuşuyor. Balon mu fırsat mı? Sanal mı gerçek mi? Bu konu bir süre daha gündemi epey meşgul edecek gibi duruyor. Avrupa’da bitcoin ATM’leri yaygınlaşıyor, birçok yer bitcoin ödeme kabul ediyor. Sanal para borsa siteleri pıtırcık gibi artıyor. Günümüzde bankacılık sistemi, para birimi yeniden şekilleniyor. Treni kaçırmamak adına bu alanda, coin alım satımının ötesinde bir şeyler yapmak gerek sanki. Yusuf ve Sadullah işte bu bakış açısıyla harekete geçmişler. Bu alanda kendi şirketlerini kurmuşlar.

Bitcoin, diğer altcoinler ve blockchain hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz, size onlarla yaptığım röportajı izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Youtube kanalıma yüklediğim video’yu aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz. İyi seyirler!

https://www.youtube.com/watch?v=YVPqJB-DGXw&feature=youtu.be

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat: Suç teşkil edecek, içerik ve yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.