Avrupa Birliği birlikte yıkılmaya doğru ilerlerken, Amerika birleşik devletleri çatırdayıp ayrılığa doğru sürüklenirken düşürülmeye çalışıldığı tüm tuzak ve hileleri bertaraf etmeyi başaran ve aydınlık bir sabahın şafağında yürüyen Türkiye Cumhuriyeti bölgesinin ve dünyanın yeni süper gücü olma sürecini tamamlıyor. Avrupa ülkeleri katlettikleri milyonlarca masum, sömürdükleri onlarca ülke, kan ve gözyaşlarını sel misali akıttıkları çocukların acıları üzerine kurulu medeniyetlerini dünyaya bir erdemmiş gibi satmaya çalışırken , şimdi artık yüzlerine zalimlikle örülü katliamlarını haykıran ve kendilerine dur diyen bir güçle karşı karşıya gelmenin şoku içinde ne yapacaklarını şaşırdılar.

Türkiye tarihi boyunca sömürüye karşı, adaletten yana tavrı, gerçek barış ve huzuru tesis eden gücü ile tarihe yön veren bir medeniyet olarak, dünya ve insanlık tarihi boyunca durdurduğu batılın bugünkü temsilcisi olan batının karşısına da bir kez daha dikildi ve yine dur diyerek haykırdı;

“ Dünya Beşten Büyüktür” …

Avrupa Birliği ülkeleri kendi içlerinde ekonomik çöküntü, siyasi başarısızlık, sosyal ve toplumsal çöküş sürecinin sonucu olarak kaybedecekleri siyasi güç ve iktidar koltuğuna ulaşmak için sistematik olarak ırkçılık ve islam düşmanlığını kışkırtarak tekrar iktidar yolu ararken aslında çok tehlikeli olan ve geri dönüşü bulunmayan bir süreci de başlatmış olduklarının farkında değiller. Sömürünün ve dünya derin devletinin sinsi merkezi olan Fransa, teknolojik gücünü sömürü ve faşizmle birleştiren Almanya, Avrupa’nın çizmesi olarak hep ayak işlerinde kullanılan Roma putperestliğinin yeni Sembolü Vatikan ve İtalya, Avrupa’nın karakolu ve insanlığın kara lekesi İngiltere, küçük küstahların en büyüğü olan Hollanda ve şımarık mitolojik artık Yunanistan üzerine kurulu Avrupa birliği bu kadar kötülükle ilerleyebileceği sürecin maalesef sonuna gelmiş bulunuyor.

Amerika ve Avrupa batıl birliğinin ilişkilerinin kirli meyvesi olan İsrail ise bugün bir insanlık sivilcesi olarak patlatılacağı o irinli günü beklerken Ortadoğu’ya yön vermek isteyen sahiplerinin yok oluşlarının şahitliğinden başka bir şey yapamayacak aslında. Ortadoğu’nun acılara, kan ve gözyaşına bu kadar bulanmış olmasının belki de en temel sebebi olan İ’lay-ı Kelimetullah davasının ve İslam güneşinin ışıklarından mahrum kalmış ve bırakılmış olduğu gün gibi ortada dururken, o güneşin Ortadoğu’dan dünyaya yayılışının üstünden geçen bin yıllık sürenin ardından şimdi Batısından yükselen güneş Ortadoğu’yu aydınlatacağı günlerin sıcaklığını hisettiriyor umutla bekleyen yaşlı gözlere.

Bir intikam projesi ile birinci ve ikinci dünya savaşında milyonlarca Katolik Hristiyanı katlettikten sonra projenin devamı ve tamamlayıcısı olan Avrupa Birliği projesini devreye alan Siyonizm, darwinizm, sosyalizm ve ateizmle Avrupa’yı bir şeytan coğrafyası haline getirme gayretine girişti. Avrupa’yı Katolik ve Ortodoks olarak ikiye bölen batıl, birlik dışında bıraktığı Ortodoks ülkeleri bugün Rusya ve Türkiye’ye kaptırmamak için borçlarıyla beraber kabul etmek zorunda kalmanın maddi yükü altında zor günler yaşıyor. Hristiyan görünümlü putperestlik kulübü olan Avrupa Birliği üyesi ülkelerin vatandaşları işin sadece ama sadece maddi boyutu ile güdülenerek yönetiliyor.

Kendilerine sunulan hak ve zenginliklerin büyüleyici esaretinde ekonomik kaygı dışında hiçbir insani kaygıyı önemsememe üzerine algılar ile yönetilmeye çalışılan Avrupa Birliği vatandaşları gün geçtikçe ağırlaşan vergi yükü ile Avrupa Birliği’nin finanse edilmesine tepki göstermeye başlamış durumda ve bu tepki öfkeye dönüşürken Avrupa Birliği üyesi ülkelerde sistematik olarak bu tepkiyi İslam ve yabancı düşmanlığına yönelterek siyasi rant elde etmeye çalışan günümüzün siyasi aktörleri birer Hitler olma yolunda ilerliyor. Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak için ekonomik silahı kullanmaya çalışan batı, kredilendirme kuruluşlarını dahi büyük bir yalan ve kumpasa dahil ederek dünyanın en istikrarlı ve büyüme eğilimi gösteren Türkiye ekonomisini algı ve terör operasyonları ile durdurmaya çalışıp bunda da başarısız olunca koşa koşa Türkiye kapılarında diz çökmeye başladı bile.

Bugün Avrupa’da on binlerce Türk işveren yanında yüzbinlerce Avrupa Birliği Vatandaşına iş verirken, büyük bir sermaye gücünü de yönetmektedir. Öte yandan Türkiye bugün teknoloji ve ürün satan Avrupa Birliği Ülkeleri için en istikrarlı ve güven veren pazar olma özelliğini de muhafaza etmektedir.

Bu yönü ile de Avrupa birliği üyesi gelişmiş ülkeler, yükselmesini istemediği Türkiye’yi kontrol altına almak için;
 
- 2015 seçimlerinde muhalif ve terör gruplarını destekledi

- NATO gözetiminde ki darbe terör eylemine bizzat asker ve mühimmat ile stratejik ve lojistik yardımda bulundu

- Bir yılan misali ortama ve zemine göre gömlek değiştirip, kah komünist terör örgütü, kah laik, kah kumarbaz ama hep hain olarak kirli işler ve işbirliklerinin ve türlü türlü filmlerin        vazgeçilmez ve aranılan baş rol oyuncusu olan FETÖ eliyle darbe işgal girişimi dahil yasadışı eylemler düzenledirler

- Terör örgütleri ile yurdun her yanında düzenlenen kanlı eylemlere hem istihbarat hem insan kaynağı sağladı

- Başta DEAŞ olmak üzere PYD,YPG,PKK terör örgütlerini Türkiye kuşatmasında kullandı

- Ekonomik krizlere sebep olmak için dolar operasyonu ve en sonunda uluslararası ekonomik kriz dalgasını kullanma gibi bir çok eylemi gerçekleştirdi.

Tüm saldırı ve yok etme çabaları boşa çıkan Avrupa bugün Türkiye’nin kapısında stratejik ortaklık yalanı ile af dilenmeye ve geleceğini kurtarmaya çalışmaktadır. Türkiye etrafında dönen her şeyin farkında olarak gereken tedbirleri alarak Avrupa başta olmak üzere batılı ülkeleri oynadıkları tehlikeli oyun ve sonuçları hakkında uyarmış olmasına rağmen kullandığı terör maşasının elinde oyuncak haline dönmüş gelişmiş ülkeler kendi geleceklerinin ve başlarına geleceklerinde Türkiye’nin elinde olduğunu anlamış durumdadır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat: Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.