BAK(SANA) BİR ŞEY DİYECEĞİM!

Şimdi sana bir soru güzel insan…

Sen kimsin?

Amacın ne?

Kimlerlesin? Neredesin? Ne Yapıyorsun? Nasıl Yapıyorsun? Neden Yapıyorsun?

Her şeyin bir zamanı var diyorsun da neyi ne zaman yapacağını biliyor musun?

Bu soruları cevapladığında içinde huzur var mı?

Mutlu musun demiyorum bak, huzurlu musun?

Çoğumuz daha duygularımızı doğru tanımıyoruz bile. Öğretilmiyor çünkü.

Kırgınlıkla öfkeyi, mutlulukla huzuru karıştırabiliyoruz.

Duygular karşısındaki tepkin ne?

Sinirlendiğinde ortalığı yakıp yıkıyor musun yoksa içine mi kapanıyorsun?

Her ne olursa olsun önemli olan huzurlu olmak, haklı olmak ve en önemlisi haklı kalmak.

Mutlu olmak çok geçici bir duygu yüklemesi.

Ama huzur öylemi?

Yatarken başını koyduğun yastıkta, miss gibi kokan yeni yıkanmış bir nevresim takımında, işlerini hallettikten sonra bitirmenin rahatlığıyla içtiğin yorgunluk kahvesinde, yolda gördüğün bir kedi yavrusunda, baharda, yazda yeşil otların üzerinde gezen beyaz kelebekte, miiisss gibi kokan ekmekte, kulağına gelen müzikte, bir çocuğun gülümsemesinde… Sen doldur işte istediğin gibi.

Bu arada haklı kalmak huzurlu da yapar seni.

Yukarıda sorduğum soruları şimdi bir de kendine geçmiş ve gelecek zaman ekiyle sor.

Neredeydim? Nerede olacağım? Gibi.

Şimdi bana sorsan hayat nedir diye? Derim ki; hem çok kısa hem çok uzun bir yol (yolculuk).

Ve öyle yol al ki hep beraber diyelim senin için nereden nereyeeee :) diye.

Bu yolda (yolculukta) hep haklı, huzurlu, hoşça kalman dileğiyle.

YORUM EKLE