8 Mart

8 Mart Dünya Kadınlar Gününü neden anıyoruz? 
ABD’nin New York kentinde bir dokuma fabrikasında ağır çalışma koşulları, çok uzun iş günleri ve buna karşın çok düşük ücretler alınıyordu.Çalışma şartlarının her geçen gün daha da dayanılmaz hale gelmesi, kadın işçilerin artık tahammül sınırını zorlamaya başladı. Greve çıkma kararı alan kadınlar taleplerini de açıkladılar: “Daha iyi koşullarda çalışmak, 10 saatlik iş günü, eşit işe, eşit ücret...”dediler ve bu grevi başlattılar
Takvimler 1911’in 25 Mart’ını gösterdiğinde Asch binasının son üç katında faaliyet gösteren Triangle Gömlek Firması’nda sönmemiş bir sigara izmaritinden kaynaklandığı tahmin edilen yangın, sekizinci katta başlıyor.
Kağıt ve kumaş artıklarıyla dolu olan atölyede yangın hızla yayılıp ve önce dokuzuncu katı sonra onuncu katı sarıyor.Ne olup bittiğini anlayamadan kaçışmalar başlıyor, asansörlere, yangın merdivenlerine koşuluyor.Ancak sadece bir asansör çalışır haldedir ve yangın merdivenlerine açılan kapılar kilitlidir. Zaman maalesef onlardan değil alevlerden taraftır.
Yangında hayatını kaybeden 146 kişiden 129’u kadındır.
8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılmasını Clara Zetkin önerdi.Zaman zaman bu günün anılmasının önüne geçilse de bir çok ülke bu günü anmayı oy birliğiyle kabul etti.
Bu güne özel çok tartışılan bir konu 'Dünya Emekçi Kadınlar Günü' mü, yoksa 'Dünya Kadınlar Günü' mü? 
Bu konuya ilişkin Zihnioğlu’nun da dediği gibi "Kadınların büyük çoğunluğu mülksüz, yoksul ve emekçidir. Kadınları "emekçi ve emekçi olmayanlar" olarak sınıflamak, her şeyden önce, ücretli bir işte çalışmayan ev kadınlarının evde çocuk, koca, yaşlı bakımı için harcadıkları ücretsiz emeği yok saymak anlamına geliyor. Ev kadınları emekçi değil mi? Kadın hareketi, kadınların boğaz tokluğuna çalışması/çalıştırılması olan ev işinin ve görünmeyen emeğin görünür hale gelmesi için mücadele etmeliyiz." 
Talihsiz yangında hayatını kaybeden (kayıtlara geçtiği kadar bilinen)146 kişiyi anıyoruz.
Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun.
Psk.Bilge KORKMAZ

YORUM EKLE