13 Ocak 2017 Cuma 11:01
105 Okunma
"Meclisin ipini çekmiş olacaksınız"

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM Genel Kurulu'nda şu konuşmayı yaptı:

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, televizyon yayını olmadığı için bizleri sadece İnternet aracılığıyla izleyebilen saygıdeğer yurttaşlarımız; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu getirdiğiniz ne bir parlamenter sistem ne de bir başkanlık sistemidir. Getirdiğiniz bu paket, tüm yetkileri tek kişide toplayan bir kuvvetler birliği rejimidir, düpedüz bir tek adam rejimidir. Getirilen tüm düzenlemelerin, mesela, Cumhurbaşkanı ve Meclis seçimlerinin aynı gün yapılmasının tek amacı Cumhurbaşkanı ile Meclis çoğunluğunu aynı partiden çıkarma hesabıdır. Ancak bunu sağladığınız anda millet egemenliğinin tecelli makamı olan bu yüce Meclisin de ipini çekmiş olacaksınız. Bir kişi hem Cumhurbaşkanı olacak hem de parti lideri kalacak ve milletvekillerini belirleyecek. Meclis çoğunluğu onun kontrolünde olacağı için Meclisin bağımsızlığı, saygınlığı kalmayacak. Meclis, en temel yetkisi yasama tekelini Cumhurbaşkanı kararnamelerine devredecek, yürütmeyi denetleme olanakları elinden alınacak, ülke bütçesini dahi denetleyemez duruma getirilecek. Bunlar yetmezmiş gibi, Cumhurbaşkanına verilecek Meclisi feshetme yetkisiyle yüzde 50'nin iradesi ile milletin tamamının iradesi üzerinde tahakküm kurulacak. Sonra bir de tarafsızlık meselesi var, Cumhurbaşkanı bir yandan Anayasa'da yazan tarafsızlık yeminini edecek, devlet başkanı olarak görev yapacak ama bir taraftan da partisinin genel başkanı olarak kalacak; milletvekillerini, belediye başkanlarını, il başkanlarını belirleyecek. Bunun adı demokrasi, bunun adı hukuk devleti değildir arkadaşlar, bunun adı açıkça söyleyelim ki parti devletidir ve 21'inci yüzyıl Türkiye'sine yakışmayan arayışlardır bunlar.

"YARGININ BAĞIMSIZLIĞI KALMAYACAK!"

Değerli arkadaşlarım, denge ve denetleme mekanizmasının temel unsuru yargı, bu paketle Cumhurbaşkanının kontrolü altına girmekte, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı tamamen ortadan kalkmakta.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, biz bu kadar sınırsız yetki, bu kadar sorumsuz ve bu kadar denetimsiz biçimde kimin elinde toplanırsa toplansın buna karşıyız ve sonuna kadar da karşı duracağız çünkü tüm kuvvetlerin tek kişide bulunduğu bir sistemde hiçbir yurttaş güven altında değildir, hürriyetlerden bahsedilemez.

Değerli arkadaşlarım, sizlere sormak isterim, getirilen bu Anayasa değişikliği Türkiye'nin hangi sorununu çözecek? İktidarıyla muhalefetiyle bizleri buraya gönderen aziz urttaşlarımızın bizden haklı beklentileri var, çözüm bekleyen dertleri, sıkıntıları var. Terörü nasıl bitireceğiz? Yurttaşımızın yaşam hakkını nasıl güvence altına alacağız? Hukuk güvenliği, yargı bağımsızlığı nasıl sağlanacak? Yoksulluk nasıl bitirilecek? İşsizlik nasıl azaltılacak? Türk liramızın değer kaybı nasıl durdurulacak? Üretim nasıl artırılacak? Hakça paylaşım nasıl sağlanacak? Eğitim sistemimiz nasıl iyileştirilecek?

"SORUNLARI KONUŞMUYORUZ"

Arzu ettiğiniz tek adam rejiminde bu sorunların çözüleceğinin garantisi var mı? Yok arkadaşlarım, yok çünkü hem on beş yıldır tek başınıza iktidarsınız hem de bunun son iki yılında Anayasa'ya da aykırı bir biçimde fiilî başkanlık sistemi var. Peki, sorunlar çözülebildi mi? Terör her gün yavrularımızın canını almaya devam ediyor. Kürt sorunu hâlâ çözümsüz. 3 gençten 1'i işsiz. Asgari ücret açlık sınırının altında. Dolar aldı başını gidiyor, ardı sıra zamlar, vergiler. Esnaf borç yükü altında, çiftçinin beli bükülmüş. Hâl böyle iken biz günlerdir sabahlara kadar neyle uğraşıyoruz? Bir kişinin Başkanlık ısrarıyla, Parlamentomuza yönelik tek adam dayatmasıyla...

"TELEVİZYONLAR ÖZGÜRCE YAYIN YAPAMIYOR"

Değerli arkadaşlarım, halkımız burada ne tartışıldığından habersiz, ülkemizi, yurttaşlarımızı yakından etkileyen böylesine büyük bir değişikliğin ne getirdiği bilinmiyor. Neden? Çünkü televizyonlar özgürce yayın yapamıyor. Bakın, Meclis Televizyonu dahi vermiyor görüşmelerimizi. Halkın haber alma güvencesi olan basının sesi kısılmış durumda. 150 gazeteci hapiste, hapiste olmayanların büyük çoğunluğu işsiz. Gazeteler, televizyonlar, radyolar kapalı, İnternet yasaklı. Tutuklu gazetecilerin, milletvekillerinin bir an önce iddianameleri açıklanmalı, tutuksuz yargılanarak hâkim önüne çıkarılmaları sağlanmalıdır. OHAL bitmeli, olağan düzene dönmemiz gerekmektedir. Bu ülkede ifade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün sağlanması meselesi iktidarıyla muhalefetiyle hepimizin, Türkiye demokrasisinin itibar sınavıdır.

Değerli arkadaşlarım, Atatürk ve cumhuriyeti kuran kadrolar tarafından en değerli armağan olarak bizlere bırakılan, üzerine namus ve şeref sözü vererek yemin ettiğimiz cumhuriyetimizi, millet egemenliğine dayalı parlamenter demokrasimizi korumaya kararlıyız. Bu nedenle bu tek adam düzenlemesine sonuna kadar "hayır" diyeceğiz.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Chp 1 hafta önce

Doğru söylüyorsa istifa edip secime gitsinler bu milet tekrar secime gitsinler

Avatar
Chp 1 hafta önce

Istifa edip secime gitsinler chp

Avatar
C mhr 5 gün önce

Ülkeyi ne hale getirdiler , yazık