Haber24.Com - haber, haberler kent haberleri http://www.haber24.com haber, haberler, son dakika haberler, ekonomi haberleri Fri, 12 Mar 2010 15:33:48 +0000 http://wordpress.org/?v=2.9 en hourly 1 Ankara Üniversitesi'nde gerginlik! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88669/Ankara-Universitesi-nde-gerginlik.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88669/Ankara-Universitesi-nde-gerginlik.html#comments Fri, 12 Mar 2010 15:13:09 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88669&kategori_isim= Karşıt görüşlü öğrenciler arasında fakültenin yemekhanesinde başlayan kavga daha sonra bahçeye taşındı.

İki grup arasında taşlı, sopalı devam eden olaya Sıhhiye'de tedbir olarak bekletilen Çevik Kuvvet polisi müdahale etti.
Polisin müdahalesiyle dağılan iki gruptan 37 kişi gözaltına alındı.

Gözaltına alınanlardan 16'sının kız öğrenci olduğu bildirildi.

Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan 37 öğrenci hakkında savcılık talimatı doğrultusunda işlem yapılacağı kaydedildi.

]]>
Gazi Olaylarında ölenler anılıyor! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88659/Gazi-Olaylarinda-olenler-aniliyor.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88659/Gazi-Olaylarinda-olenler-aniliyor.html#comments Fri, 12 Mar 2010 13:59:07 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88659&kategori_isim= Genelkurmay önünde Bağbuğ'a protesto! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88653/Genelkurmay-onunde-Bagbug-a-protesto.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88653/Genelkurmay-onunde-Bagbug-a-protesto.html#comments Fri, 12 Mar 2010 13:36:50 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88653&kategori_isim= Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un Genelkurmay Başkanlığı'na girişi sırasında slogan attığı öne sürülen İsmail Aydoğmuş isimli şahıs gözaltına alındı.

Olay, sabah saatlerinde Milli Müdefaa Caddesi Genelkurmay Başkanlığı girişinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, İsmail Aydoğmuş'un Orgeneral Başbuğ'un Genelkurmay'a girişi sırasında ''Paşalar içerde yatarken, sen keyif mi sürüyorsun?" şeklinde slogan attığı öne sürüldü. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri Aydoğmuş'u gözaltına aldı.

PTT emeklisi olduğu öğrenilen Aydoğmuş'un Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü'ndeki sorgusu devam ediyor.

]]>
Flaş! Ankara'da bir üsteğmen intihar etti! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88633/Flas-Ankara-da-bir-ustegmen-intihar-etti.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88633/Flas-Ankara-da-bir-ustegmen-intihar-etti.html#comments Fri, 12 Mar 2010 11:36:29 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88633&kategori_isim= Polatlı’nın Şentepe Mahallesi’nde oturan evli ve 1 çocuk babası üsteğmen Ünal Sarıoğlu'nun neden intihar ettiği araştırılıyor.

Genç üsteğmen, Polatlı Topçu ve Füze Okulu'ndaki görevine gitmeyince arkadaşları Şentepe Mahallesi'ndeki evine geldi.

Komşularıyla birlikte kapıyı çalan askerler ses gelmeyince kapıyı zorlayarak içeri girdiler ve genç üsteğmenin yatak odasındaki cesediyle karşılaştılar

Üsteğmenin eşi Gül Sarıoğlu 'nun İlçe Tarım Müdürlüğü'nde ziraat mühendisi olarak çalıştığı, 4 yaşındaki oğlu Alp'in ise kreşte olduğu belirtildi

SON İKİ YILDAKİ İNTİHARLAR

Emekli Albay Birol Atakan (2 MAYIS 2007):

İstanbul-Ankara yolunda şüpheli bir trafik kazasında yaşamını yitirdi. Atakan’ın Ergenekon’la ilgili önemli bilgilere sahip olduğu iddia edildi. Albay Atakan’ın, Özden Örnek’e ait olduğu iddia edilen darbe günlüklerinin internete sızmasında ihmali ve kastı olabileceği iddia edilmişti.

Emekli Jandarma Albay Abdülkerim Kırca (10 OCAK 2009):

Ankara’da Etimesgut’taki evinde silahıyla intihar etti. 1998’de teröristlerle girilen çatışmada belden aşağısı felç olan Kırca’ya, 2004’te “Devlet Övünç Madalyası” verilmişti. JİTEM’in eski Diyarbakır Bölge Komutanı olan Kırca’nın adı Ergenekon soruşturmasında geçti.

Özel Harekât Dairesi Başkanı Behçet Oktay (27 ŞUBAT 2009):

Emniyet Özel Harekât Dairesi’nin 13 yıllık başkanı Oktay, 27 Şubat’ta tabancasıyla makamında intihar etti. Oktay’ın, Ergenekon soruşturmasında adının geçmesi ve hakkında medyada çıkan haberler nedeniyle zor günler geçirdiği ileri sürülmüştü.

Kıdemli Yüzbaşı Olgun Ural (26 MART 2009):

Yalova’da beylik silahıyla başına ateş ederek intihar etti. Eğitim Komutanlığı’nda görevliydi. Ural’ın adı 1. Ergenekon davasında deliller bölümünde geçmişti. İntihar eden Ali Tatar’ın personel alımında görevli olduğu öne sürülmüştü. Ural, 2. Ergenekon iddianamesinin açıklanmasının ardından intihar etti. Sessiz sedasız gömüldü.

Emekli Albay Belgütay Varımlı (21 KASIM 2009):

Milli Savunma Bakanlığı Teftiş Kurulu’nun eski başkanı emekli Albay Belgütay Varımlı İstanbul Göztepe’de 9. kattaki evinin balkonundan atlayarak yaşamına son verdi. Varımlı’nın Sarıkız ve Ayışığı darbe planlarını deşifre eden subay olduğu iddia edilmişti.

Deniz Yarbay Ali Tatar (21 ARALIK 2009):

Yarbay Ali Tatar, amirallere suikast soruşturması kapsamında Poyrazköy’de ele geçirilen belgelere ilişkin 9 gün tutuklu kaldıktan sonra 16 Aralık’ta serbest bırakılmış ancak daha sonra hakkında tekrar yakalama kararı çıkmıştı. Bu karar üzerine Yarbay Tatar evinde tabancayla intihar etti.

Albay Berk Erdem (9 Şubat 2010)

İzmir'de Güney Deniz Saha Komutanlığı'nda görevli Kıdemli Kurmay Albay Berk Erdem'in beylik tabancasıyla intihar etti. Erdem'in adı Deniz Kuvvetleri Komutanı'na suikast iddialarına karışmıştı.

Üsteğmen Sema Koç (2 Mart 2010)

GATA'da çalışan Tabip Üsteğmen Sema Koç (28), Ankara'da askeri lojmanda beylik silahıyla kafasına tek kurşun sıkarak hayatına son verdi.

]]>
Komutana böyle sarıldı! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88632/Komutana-boyle-sarildi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88632/Komutana-boyle-sarildi.html#comments Fri, 12 Mar 2010 11:33:01 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88632&kategori_isim= Çadırlardaki kadınların teşekkür ederek, 'Depremin ilk anından itibaren yardımımıza koştular, destek oldular" demeleri üzerine Erdoğan, 'Yaptığınız yardım ve kurtarma hizmetlerinden dolayı size teşekkür ediyorum' dedi ve 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Özaslan'a sarılarak öptü.
]]>
Cevap Gerçeker'den geldi! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88627/Cevap-Gerceker-den-geldi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88627/Cevap-Gerceker-den-geldi.html#comments Fri, 12 Mar 2010 11:23:55 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88627&kategori_isim= Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dün Danıştay’a ilişkin söylediği “Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni gelsin Danıştay yönetsin” sözlerine ilişkin “Biz söyleyeceklerimizi genel olarak söylüyoruz. İsteğimiz yargı bağımsızlığının geriye götürülmemesi ve zedelenmemesidir” dedi.

Gerçeker, Ankara Barosu tarafından gerçekleştirilen 2. Uluslararası spor Hukuku Kurultayı’nın çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gerçeker, kendisine yargı reformuna ilişkin bir randevu talebinin gelip gelmediğine ilişkin bir soru üzerine “Tam bilemiyoruz. Yapılan düzenlemelerin ne olduğu somut olarak ortaya çıkınca o zaman tekrar değerlendiriz” dedi.

Gerçeker, Başbakan Erdoğan’ın dün Danıştay’a ilişkin söylediği “Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni gelsin Danıştay yönetsin” sözlerinin anımsatılması üzerine ise “Biz söyleyeceklerimizi genel olarak söylüyoruz. İsteğimiz yargı bağımsızlığının geriye götürülmemesi ve zedelenmemesidir” dedi.
]]>
Cevap Gerçeker'den geldi! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88624/Cevap-Gerceker-den-geldi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88624/Cevap-Gerceker-den-geldi.html#comments Fri, 12 Mar 2010 11:17:44 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88624&kategori_isim= Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dün Danıştay’a ilişkin söylediği “Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni gelsin Danıştay yönetsin” sözlerine ilişkin “Biz söyleyeceklerimizi genel olarak söylüyoruz. İsteğimiz yargı bağımsızlığının geriye götürülmemesi ve zedelenmemesidir” dedi.

Gerçeker, Ankara Barosu tarafından gerçekleştirilen 2. Uluslararası Spor Hukuku Kurultayı’nın çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gerçeker, kendisine yargı reformuna ilişkin bir randevu talebinin gelip gelmediğine ilişkin bir soru üzerine “Tam bilemiyoruz. Yapılan düzenlemelerin ne olduğu somut olarak ortaya çıkınca o zaman tekrar değerlendiriz” dedi.

Gerçeker, Başbakan Erdoğan’ın dün Danıştay’a ilişkin söylediği “Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni gelsin Danıştay yönetsin” sözlerinin anımsatılması üzerine ise “Biz söyleyeceklerimizi genel olarak söylüyoruz. İsteğimiz yargı bağımsızlığının geriye götürülmemesi ve zedelenmemesidir” dedi.
]]>
Genelkurmaya yüklendi! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88589/Genelkurmaya-yuklendi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88589/Genelkurmaya-yuklendi.html#comments Fri, 12 Mar 2010 02:49:30 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88589&kategori_isim= CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "Gerçekten Genelkurmayda böyle bir eylem planı, (irticayla mücadele eylem planı) yani sabotajları, hukuk dışı tertipleri ön gören, amacı da meşru hükümeti yıkmak olan bir eylem planının resmen hazırlandığı ortaya çıkarsa bu olağanüstü önemli bir olaydır" dedi.

Baykal, CNN Türk'teki "Ankara Kulisi" programına katılarak, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

"Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un, Albay Dursun Çiçek'in hazırladığı iddia edilen belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu söylediği veya onun tarafından yapıldığını kabul ettiği gibi bir beyanınız oldu, bu sizin bir bilginize mi dayanıyor yoksa bir yorum mu?" sorusuna Baykal, "Bunun gerçekçi bir yorum olduğundan kuşku duymuyorum. Çünkü askeri savcılığın yaptığı değerlendirmeler, Dursun Çiçek'le ilgili tutuklama talebi de bir veri olarak ortada" yanıtını verdi.

Konuyla ilgili savcılığın tutuklama talebini askeri mahkemenin geri çevirdiğini, sorunun da buradan kaynaklandığını ifade eden Baykal, şunları kaydetti:
"İrticayla mücadele eylem planı olarak nitelenen ve birbiri ardına son zamanlarda ortaya atılan büyük iddiaların bir anlamda temelini oluşturan ana iddia, hem Genelkurmayın içinde hazırlanmış olması, hem Hükümete ve irticaya karşı bir eylem planını öngörüyor olması, kapsamlı ayrıntılı bir plan olması, sonra bu planın 'fotokopiydi, orijinaldi' tartışmasına, orijinal iddiasıyla dört buçuk ay sonra yeni bir belgenin, 'içeriden tanıklık yapmaya da hazırım' diyen birisinin mektuba koyup İstanbul'a savcılığa göndermesiyle ortaya çıkması, bütün dikkatleri bu olaya çekti. Bu olay büyük bir olaydır. Gerçekten, Genelkurmayda böyle bir eylem planı yani sabotajları, hukuk dışı tertipleri ön gören, amacı da meşru hükümeti yıkmak olan bir eylem planının resmen hazırlandığı ortaya çıkarsa bu olağanüstü önemli bir olaydır." Belgenin gerçek olup olmadığıyla ilgili bir sürecin yaşandığını ve bunun çeşitli aşamalardan geçtiğini anlatan Baykal, "Ne incelendi? Kimler inceledi.

İnceleme sonucunda varılan kanaat nedir? Ve o kanaat gerçeği ortaya koyma bakımından ne derece önemlidir? Bu bir bilim" dedi.

-"PARMAK İZİ İNCELEMESİ ŞART"-

"Adli Tıp zaten güvenmezlik içeriyordu ama Jandarma kriminal raporu da yetersiz olabilir. Çünkü bu siyasi pazarlıkla ayarlanmıştır, bunu mu diyorsunuz?" sorusuna Baykal, şu cevabı verdi:
"Buradaki bütün mesele şu grafolojik incelemeyle matematiksel gerçeği ortaya koymak kolayca mümkün değildir. İmza incelemesi ile yazı incelemesinde, 'evet, bu bunundur' diye matematiksel bir kesinlikle hüküm vermek mümkün değildir. Matematiksel kesinlikte hüküm vermeye yardımcı olacak yöntem parmak izidir. İmza benzetilebilir, nitekim orada 'aynısı' denilmiyor. 'Benzer olduğu' falan 'kanaatine varılmıştır' diyor. Hep esnek ifadeler. Matematiksellik yok.

Burada matematiksel kesinlikle bize yardımcı olabilecek yöntem parmak izi incelemesidir. İmza sahibi olduğu iddia edilen kişi diyor ki 'Bu benim imzaladığım bir kağıt değildir, bu benim imzam değildir. Eğer bunu ben imzaladıysam o kağıdın üzerinde benim parmak izim olması lazım.' Kendilerine tut diye verdikleri zaman tutmuyor, eldivenle tutuyor.

Hala bu inceleme ne İstanbul'da Adli Tıpta ne de Ankara'da jandarmada yapılmıştır. Umut ediyorum önümüzdeki günlerde yapılacaktır. Buraya geldikten sonra bunun yapılmamasını anlayışla karşılamak mümkün değildir. Nitekim İstanbul'daki mahkemede yani Ergenekon davasına bakan sivil hakimlerin bulunduğu mahkemede jandarma raporuna ve askeri savcılığın talebine rağmen Ankara'daki Askeri mahkemedeki hakimler de 'olmaz kardeşim, bunu söyleyemezsiniz' dedi.

Mahkeme şu anda bunun geçerli olduğu kanaatine varabilmiş değildir."

-"ÇANKAYA BUNUN KONUŞULACAĞI ZEMİN Mİ?"-

"Tereddüt varsa niye bakmıyorsunuz şu parmak izine? Niye bakmıyorsunuz mürekkep yaşına? Siz Hammurabi belgesindeki yazının yaşını çıkarmayı başarıyorsunuz da şu Genelkurmayda hazırlandığı iddia edilen kağıttan belgenin yaşını çıkaramıyor musunuz?" diyen Baykal, olayla ilgili kendi vicdanının tatmin olmadığını söyledi.

Baykal, şunları söyledi:
"Bu noktada eğer silahlı kuvvetlerin komuta kademelerinden birileri 'evet anlaşılıyor bu yapmış' diyorsa bu kanaati temellendirmek durumundadır.

Mahkeme nezdinde bu temellendirilmiş değildir. Belki umut ediyorum bir süre sonra diyecektir ki 'yapmış kardeşim işte parmak izleri de var'. Bu çıkmadan niye böyle bir kabule silahlı kuvvetler gitti? Sorguladığım nokta bu. Ben tatmin olmamışım.

Resmi açıklama yapıldığı zaman böyle hassas bir konuda, bütün medya, herkes 'kabul etti silahlı kuvvetler' diyor. Öyle yorumlanacağı biliniyor mu, niye böyle yorumlanacak bir açıklama yapılıyor? Mahkemede yürüyen bir süreç var. Bu süreci beklemeden bu angajman kamuoyuna neden yapılıyor. Çankaya da bu kabul ifade ediliyor mu, edilmiyor mu? Ediliyorsa niye ediliyor? Çankaya bunun konuşulacağı zemin mi? Bizim daha olgunlaşmamış, konunun yeterince aydınlatılamadığı bu noktada Dursun Çiçek'ın bu işin içinde olduğu izlenimini verecek bir kabulü, bir kurumsal kabulün, ifadenin ortaya çıkması sorgulanması gereken bir konudur."

-"KURUMSAL ZAFİYET OLARAK TESPİT EDİYORUM"-

Baykal, 1. Ordu Komutanlığında 2003 yılında yapıldığı söylenen tatbikatla ilgili bir binbaşının bilirkişi raporunu kamuoyunun bilgisine sunduğunu ve bu raporun açıklanmasının çok önemli olduğunu belirterek, "Yani silahlı kuvvetlerin kendisinin 2003'teki bu olayla ilgili bir sorumluluk paylaştırma gayreti içine girmiş olduğunu, bu bilirkişi raporu için de söylüyorum ortaya çıkmış olması çok düşündürücüdür. Suç var mı yok mu bunu bilmiyoruz, inceleyip görürler. Fakat 'bilinsin ki bir yetki tecavüzü var burada' denilmiş olmasını ben bir kurumsal zafiyet olarak tespit ediyorum" dedi.

Deniz Baykal, şöyle devam etti:
"Çiçek'in sorumluluğuyla ilgili kabul yönündeki açıklama askeri savcılığın değerlendirmesi, hem de bilirkişi raporu ile 1. Ordudaki tatbikat hakkındaki değerlendirme, bu kabullerin, ordu komutanlarının, kuvvet komutanlarının ve Genelkurmay 2. Başkanı'nın tahliyesiyle eş zamanlı gerçekleşmiş olması dikkat çekici.

Bütün bunların tümünün Çankaya'daki zirvenin ve arkasından kutlama yemeğinin ertesinde saatlerle ölçülecek bir zaman diliminde cereyan etmiş olması, üzerinde durulması gereken bir noktadır. Türkiye'de hukukun, siyasetle, güçle ilişkisi konusunda çok ibret verici örnekleri yaşamakta olduğumuzu görüyorum.

Daha önce de gördük. Çeşitli vesilelerle gördük. Ergenekon'da da gördük. Bu süreçte de görüyoruz. Artık Türkiye'de bağımsız bir yargının bu tip hassas konularda kendi sorumluluğunu üstlenerek kamuoyunu tatmin edici güven verici bir çalışmayla, hükümler verdiği inancı çok ciddi şekilde sarsılmıştır."


"BU BASKIYLA DIŞ POLİTİKA YAPACAĞIMIZ KANAATİ YABANCILARDA
ORTAYA ÇIKARSA BUNUN ÜSTESİNDEN GELEMEYİZ"

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "dış politikada soykırım iddiası tehlikesini dikkate alarak politik tercihler yapılmayacağının güven verici şekilde ortaya konulması gerektiğini" belirterek, "Bu baskıyla dış politika yapacağımız kanaati yabancılarda ortaya çıkarsa bunun üstesinden gelemeyiz" dedi.

Baykal, CNN Türk'teki "Ankara Kulisi" programına katılarak gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

İsveç Parlamentosunda Ermeni soykırımı iddialarının bir oy farkla kabul edilmesini ve bunun ardından yaşanan gelişmeleri nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Baykal, konunun Türk kamuoyuna çok geç intikal ettirildiğini belirterek, "Konu çok daha önce kamuoyuyla paylaşılmış olsaydı, herhalde oylamadaki bir kişilik farkı ortadan kaldırmak mümkün olabilirdi" dedi.

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin kararına da değinen Baykal, bu kararın sadece 1915 tarihiyle ilgili olmadığını, 1915-1923 arası dönemi soykırım iddiaları için mesnet yaptığını anlattı.

Baykal, "Bu şekilde ilk kez Cumhuriyet dönemi de yani Atatürk dönemi de bu iddiaların kapsamı içine alınmıştır. Bu çok büyük bir haksızlıktır. Hem tarihi bir haksızlıktır hem siyasi açıdan vahim bir anlayış, kaygı verici bir anlayıştır" diye konuştu.

Konunun Amerikan Kongresinde bu şekilde ele alınmasının bir tarihi gerçeğe yönelik ahlaki tavır oluşturma anlayışının ötesinde Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelik siyasi bir karalama, suçlama anlayışını ortaya koyduğunu vurgulayan Baykal, durumu fevkalade vahim, yanlış bir olay olarak niteledi.

Amerikan Kongresinin 1894'ten itibaren Ermenilere karşı Türkiye'de mezalim uygulandığını ifade ederek kararlar çıkardığını anlatan Baykal, 116 yıldır Amerikan Kongresinden Türkiye'ye yönelik defalarca böyle karar girişimleri olduğunu söyledi.

Baykal, "Bu, tarihe karşı saygı anlayışıyla ilgisi olmayan bir iştir. Bu siyasi bir olaydır. Türkiye'nin bunu böyle görmesi lazım. Hiçbir zaman dış politikada soykırım iddiası tehlikesini dikkate alarak politik tercihler yapmayacağımızı güven verici şekilde ortaya koymamız lazım. Bu baskıyla dış politika yapacağımız kanaati yabancılarda ortaya çıkarsa bunun üstesinden gelemeyiz" görüşünü dile getirdi.

Bu çerçevede Ermenistan ile imzalanan protokolün yanlış olduğunu da ifade eden Baykal, "Protokol, Azerbaycan ile ilişkilerimizi zedelemiştir, Ermenistan, Amerika ile ilişkilerimize yardımcı olamamıştır. Maalesef oralarda da bu kararlar çıktı. Bu protokolü artık uygulama zemini kalmamıştır. Zannediyorum hükümet, 24 Nisan'a kadar protokolü çekmeye cesaret edemeyecek. Sadece birtakım yüksek tehdit olasılıkları etrafında siyaset götürecek ama bu protokol politikası yanlış bir politikadır" diye konuştu.

-"İHBARCILARIN ÜZERİNE GİDİLMESİ ÇOK ÖNEMLİ"-

İçinde silahlı kuvvetlere ait mühimmat bulunan bir kamyonun polis tarafından durdurulması ve konuyla ilgili savcılığın açıklaması hatırlatılarak, "Bu tür olayların yaşanması gelinen nokta bakımından neler düşündürüyor?" şeklindeki soru üzerine Baykal, bu tip konularda ihbarcıların üzerine gidilmesinin çok önemli olduğunu, bu konuda ihbarı yapanın sevkıyatı ayrıntılarıyla bildiğinin anlaşıldığını söyledi.

Bu ayrıntıları bilen birinin bunun rutin bir uygulama olduğunu da bilmesi gerektiğini ifade eden Baykal, "Ya bunu da bilerek ve yahut bunu bir gündem belirlemek üzere TSK'ya karşı kampanyanın bir parçası olarak kullanmayı amaçlıyor. Ya da başka bir ince hesap varsa onun ortaya çıkması lazım" dedi.

Bugüne kadar pek çok yanlış ihbar ortaya çıktığını belirten Baykal, "Amerika'dan ihbar yapıldı. Başbakan Yardımcısına suikast iddiası boş çıktı.

İhbarı yapan kimdi peki araştırıldı mı? Hayır. Aynı şekilde hakim, 'takip ediliyorum' diye çıktı, o kozmik patatesler dediğimiz olay... Günlerce bütün Türkiye ayağa kaldırıldı. Genelkurmay Özel Harp Seferberlik Dairesi'nde günlerce araştırmalar yapıldı, hiçbir şey çıkmadı" diye konuştu.

Baykal, "bunların, bir suçlama, bir karalama ihtiyacını, bir merkezden koordine edilen böyle bir planlamanın yürütüldüğü kanaatini getirdiğini" ifade ederek, şunları söyledi:
"Bavullarla belge geliyor. Nereden geliyor? Gelenlerin bir kısmı çarpıtılmış, tahrip edilmiş, eklenmiş ama neyse ne... Bir kısmı da doğru, doğru da neyi ifade ediyor, neyi amaçlıyor? Böyle bir faaliyetin sistematik bir şekilde kurumsal olarak iktidarın himayesi ve desteği olmadan götürülmesi mümkün mü? Günümüzde artık bunlar siyasi mücadelenin bir yöntem olarak kullanılıyor. Biz de bunlara muhatap olduk zamanında. Benim hakkımda da zamanında uluslararası iftira belgeleri, belli yabancı ülke kuruluşlarının orada görev yapan insanların adını içeren, onların yazışma formatını kullanan resmi belgelerle bana yönelik suçlamalar yapıldı.

Türkiye'de böyle bir saldırının hedefidir. Elbette bütün hukuksuzluklar araştırılmalıdır ama toplumda böyle bir kendi kendisine suçlama yönelten, kendine güvenmeyen, kendi kurumlarını tahrip eden bir noktaya ülkenin sürüklenmesinin demokrasi arayışıyla, sivilleşmeyle alakası yok. Maalesef Türkiye'de meydan boş bırakılmıştır. İçeriden, dışarıdan birilerinin katkısıyla böyle bir tezgah götürülüyor."

 


      

]]>
Türkiye'den İsveç'e sert tepki! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88575/Turkiye-den-Isvec-e-sert-tepki.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88575/Turkiye-den-Isvec-e-sert-tepki.html#comments Thu, 11 Mar 2010 22:00:36 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88575&kategori_isim= İsveç Parlamentosu'nda ermeni tasarısının kabul edilmesinin ardından 17 Martta gerçekleştirilmesi öngörülen Türkiye-İsveç Zirvesi ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu ülkeye yapacağı ziyaret iptal edildi.

Başbakanlık Basın Merkezi aracılığıyla yayımlanan konuya ilişkin "Hükümet Açıklaması" şöyle:
"İsveç Parlamentosu'nda Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde bazı halklara soykırım yapıldığına dair bir önerge kabul edilmiş olmasını esefle karşılıyoruz. Kararı şiddetle kınıyoruz.

Dayanaktan yoksun, büyük yanlışlarla malul bu kararı halkımız ve Hükümetimiz reddetmektedir.

Kararın İsveç'te 2010 Eylül ayında düzenlenecek seçimlere yönelik bazı siyasi çıkar hesapları yapılarak alındığı aşikardır. Yerel siyasi saiklerle kabul edilen bu önerge, Türkiye-İsveç ilişkilerine ve halklarımız arasındaki yakın iş birliğine ve dostluğa yakışmamıştır.

Tarihle dürüst şekilde yüzleşilmesi için çağrı yapan Türkiye'dir. Tarihle yüzleşmekten kaçınanlar, iddialarını karşılıklı olarak görüşmekten ve gerçeği
bilimsel yöntemlerle çalışarak açığa çıkarmaktan korkanlardır. Bu korkuyu taşıyanlar, küçük siyasi çıkarlar peşindeki yabancı parlamenterleri istismar
etmekte ve onlar tarafından istismar edilmektedirler. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemine ilişkin iddiaların İsveç Parlamentosu gündemine girmesi böyle bir istismar döngüsünün sonucudur.

Parlamentoların ve siyasetçilerin görevi, tarih konusunda yargıda bulunmak değil, tarihten ders çıkararak geleceği inşa etmektir.

Tarihi gerçeklerin ve Türkiye'nin kendi tarihi ile ilgili görüşlerinin yabancı parlamentoların siyasi çıkar zemininde almış oldukları kararlarla değişeceğini sananlar ağır bir yanılgı içindedirler.

17 Mart 2010 tarihinde gerçekleştirilmesi öngörülen Türkiye-İsveç Zirvesi ve Sayın Başbakanımızın bu ülkeye yapacağı ziyaret iptal edilmiştir.

Stokholm Büyükelçimiz, istişareler için Ankara'ya çağrılmıştır."

]]>
Adana'da gerginlik sürüyor! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88571/Adana-da-gerginlik-suruyor.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88571/Adana-da-gerginlik-suruyor.html#comments Thu, 11 Mar 2010 20:01:59 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88571&kategori_isim= Tuncel sataştı, ADANA Büyükşehir Belediye Meclisi'nde akaryakıt istasyonu yapılmak istenen bir arsa ile ilgili imar değişikliği için bazı meclis üyelerinin 260 bin dolar rüşvet pazarlığı yaptığı ve MHP'li Başkan Aytaç Durak'ın kendine ait arsayı sattıktan sonra rantını arttırmaya çalıştığı, bu satıştan vergi kaçırdığı iddiaları tartışma konusu olmayı sürdürdü. "Durak'ın 2 milyar dolarlık serveti var. 30 liraya sattığı arsayı 18 liradan sattı gösterip, vergi kaçırdı" diyerek suçlayan partilisi Mustafa Tuncel, bugünkü oturumda da suçlamalara devam etti.

Meclis üyelerini korkaklıkla, Başkan Durak'ı yalancılıkla suçlayan Tuncel, Durak'a yönelik "Bu adam kağıttan kaplan. Korkmayın" diye bağırdı. Başkan Durak, zabıta memurlarına Tuncel'i salondan çıkarması için talimat verdi. Tuncel "Beni çıkartacak adam daha anasından doğmadı" diye karşılık verdi. Salondaki zabıtalar Tuncel'e dokunmadı. Bunun üzerine Durak, "Bu zabıtaları değiştireceğim. Apoletlerini sökeceğim. Dışarı atın diyorum atmıyorlar" dedi. Tuncel bu sözün ardından "Apoletlerini ben söktüm. O da zabıtanın apoletlerini sökecek" diye sataştı. MHP ise Tuncel'in `kesin ihraç' istemiyle İl Disiplin Kurulu'na sevk edildiğini bildirdi.

Meclis'te 4 gündür süren küfürleşme, şantaj, tehdit ve rüşvetin konuşulup, gerginliklere neden olan olay, bir internet haber sitesinde, belediye meclis üyelerinin çeşitli imar düzenlemelerini takip ettiği, dosyaların elden ele dolaştığı iddialarını yansıtan yazıyla başladı. CHP'li Halil Tüm, Durak'tan Belediye Meclisi'nin itibarını korumasını isterken, Durak da, yazıyı yazanı arayıp tebrik ettiğini bildirdi. Söz alan Mustafa Tuncel ise "Şaibe varsa, nerede ise açık seçik söylemek zorundasınız. Bütün belediye meclis üyeleri zan altında kalıyor. Bu itham altında kalmak istemiyorum" diye tepki gösterdi. Yaşanan tartışmaların ardından gündem maddelerine geçilmeden toplantı ertelendi.

Meclisin ikinci oturumunda Belediye Başkanı Aytaç Durak, üyelere rüşvet pazarlığı kaseti dinletip, bu kaseti savcılığa da intikal ettirdiğini açıkladı. Durak'ın rüşvet pazarlığı yapıldığı kaseti de Meclisi gerdi ve toplantı ertelendi. Dün yapılan üçüncü oturumda da Tuncel, gündem dışı söz alıp, Durak'ı, haksız yere mal sahibi olmakla, yeşil alan olarak alınan yerlerin imar değişikliğini mecliste gerçekleştirip konut, ticari alan statüsü kazandırarak rant elde ettiğini, bu şekilde 2 milyar dolarlık kazancı olduğunu, 30 liraya sattığı yeri, 18 liraya satmış gösterip vergi kaçırdığı iddialarıyla suçladı. Tuncel ile Durak arasında küfür, tehdit ve şantaj içeren konuşmalar yaşandı. Gündem maddelerine yine geçilmeyip, toplantı ertelendi.

SAKİN BAŞLADI, GERGİN GEÇTİ

Büyükşehir Belediye Meclisi'nin bugünkü oturumunda Başkan Aytaç Durak, salona arka kapıdan girdi. Sakin başlayan toplantıda Başkan Durak, ortaya attığı rüşvet iddialarına karşılık gündemin değiştirilmeye çalışıldığını ancak buna izin vermeyeceğini söyledi.

Gündem dışı söz vermeyen Durak, gündemdeki maddeleri okutmak istedi. Bu esnada AK Partili üye Abdullah Doğru, rüşvet iddialarına delil olarak gösterilen kasetteki konuşmaların Meclis zabıtlarında olmadığını söyleyip, kayıtlara geçirilmesini istedi. Başkan Durak, bu talebi yerinde görüp, ilgili bürokrata talimat verdi.

MHP'li Mustafa Tuncel ise Durak'ın gündem dışı söz vermeyeceğini duyurmasına rağmen söz isteyip, ayağa fırladı ve Başkan Durak'a hakaretler yağdırdı. Bazı Meclis üyelerinin koluna girip, yerine oturtmaya çalıştığı Tuncel, salona dönüp, Meclis üyelerini korkaklıkla suçladı. Tuncel, Durak'a yönelik "Bu adam kağıttan kaplan. Korkmayın" diye bağırdı. Başkan Durak, zabıta memurlarına Tuncel'i salondan çıkarması için talimat verdi. Tuncel, "Beni çıkartacak adam daha anasından doğmadı" diye karşılık verdi. Salondaki zabıtalar Tuncel'e dokunmadı. Bunun üzerine Durak, "Bu zabıtaları değiştireceğim. Apoletlerini sökeceğim. Dışarı atın diyorum atmıyorlar. Böyle zabıta mı olur?" dedi. Tuncel bu sözün ardından "Apoletlerini ben söktüm. O da zabıtanın apoletlerini sökecek" diye sataştı.

`DURAK ARSASI İÇİN İMAR DEĞİŞİKLİĞİ İSTEDİ'

Durak'ın kendine ait arsanın satıştan vergi kaçırdığı iddialarının ardında merkez Çukurova İlçesi'nde Karahan köyündeki 30 dönüm arsasının olduğu anlaşıldı. Tuncel, Başkan Durak'ın adına kayıtlı arsayı satmadan bir gün önce imar değişikliği yaparak rantını arttırmak için Meclis'e teklif verdiğini ve suç işlediğini öne sürdü.

Meclis Başkanvekili olarak bu madde görüşülürken de Başkan Durak'ın yerini kendisine bırakması gerektiğini savunan Tuncel, "Siz bu maddeyi görüşemezsiniz. Siz kendi arsanızın imar değişikliğinde burada oturamazsınız. Daha önce de mülkiyeti değişmeden gündeme aldırdınız. Komisyona da Valiliğin teklifiyle iç içe girmiş halde Meclis'e getirdiniz. Kendi arsanız için benim Meclisi yönetmeme izin vermiyorsunuz. Suç işliyorsunuz" diye tepki gösterdi. Başkan Durak ise "Suç işliyorsam adliye orada. Bana usul öğretme" diye karşılık verdi.

AK Partili'li Abdullah Doğru ise rüşvet iddialarına konu olan ses kasetiyle ilgili Adliyeye herhangi bir şikayet olmadığını savunup, kamuoyunun dikkatini çektiğini söyledi.

Başkan Durak, gündem saptırmaya çalışıldığını, "Cambaza bak" denilerek rüşvetin üzerinin örtülmeye çalışıldığını savundu.

Uzayan tartışmaların ardından yapılan oylamada Başkan Durak'ın TED Koleji'ne sattığı arsayla ilgili imar değişikliği talebi oy çokluğuyla reddedildi.

]]>
Lise öğrencileri tramvay altında kaldı! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88569/Lise-ogrencileri-tramvay-altinda-kaldi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88569/Lise-ogrencileri-tramvay-altinda-kaldi.html#comments Thu, 11 Mar 2010 19:49:40 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88569&kategori_isim= İSTANBUL Merter'de, Bahçelievler Kemal Hasoğlu Lisesi öğrencisi, ikisi kız 3 öğrenci, okul çıkışında karşıdan karşıya geçerken, Bağcılar-Zeytinburnu seferini yapan Ali Osman Erdoğan yönetimindeki tramvayın altında kaldılar. 25 metre sürüklenen ve üçü de ağır yaralanan öğrenciler çevreden gelen ambulanslarla İstanbul Hizmet, Bakırköy ve Bağcılar Devlet Hastanelerine kaldırıldılar. 9. sınıf Öğrencilerin İrem Dinçsoy, Buket Bulet ve erkek öğrenci Deniz Tekin olduğu belirlendi.

Hastanede tedavi altına alınan öğrencilerden 2'si kurtarılamadı. 3 öğrenciyi tramvay ezdi

Bir öğrenci ise, tanıkları, "5 öğrenciydi. Biri 'tramvay yolundan geçmeyelim, bekleleyelim' dedi. Ancak 3'ü karşı geçmek isteyince, facia meydana geldi" dedi.

]]>
Şırnak'ta mayın patladı: 1 ölü! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88555/Sirnak-ta-mayin-patladi-1-olu.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88555/Sirnak-ta-mayin-patladi-1-olu.html#comments Thu, 11 Mar 2010 18:03:43 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88555&kategori_isim= Uludere’nin Yemişli Köyü kırsal kesiminde dolaşan Zirvan Ata, Nuh Ağın ile Hamza Öncü, arazide bulunan mayına bastı. Mayının patlaması sonucu Zirvan Ata olay yerinde yaşamını yitirirken, Ağın ile Öncü ağır yaralandı.

Yaralı çocuklar Şırnak Devlet Hastanesi’ne kaldırılıp tedavi altına alınırken, askeri yetkililer olayla ilgili başlattığı soruşturmayı sürdürüyor.

]]>
Şili'de ikinci büyük deprem! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88538/Sili-de-ikinci-buyuk-deprem.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88538/Sili-de-ikinci-buyuk-deprem.html#comments Thu, 11 Mar 2010 17:17:45 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88538&kategori_isim= Görgü tanıklarının verdiği bilgiye göre, sarsıntı özellikle başken Santiago'da hissedildi.

]]>
Ankara'da ulaşım indirimine son! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88535/Ankara-da-ulasim-indirimine-son.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88535/Ankara-da-ulasim-indirimine-son.html#comments Thu, 11 Mar 2010 16:44:52 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88535&kategori_isim= Ankara Minibüsçüler Odası Başkanlığının,
başkentte ulaşım ücretlerinde altı yıl önceki tarifenin geçerli olmasını sağlayan UKOME kararına ilişkin açtığı davada yürütmeyi durdurma kararı verildi, indirimli tarife iptal edildi.

Oda Başkanı Hacı Bekir Gani, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oda olarak Ankara Büyükşehir Belediyesinin, UKOME'de aldığı karara ilişkin Ankara 2. İdare Mahkemesinde açtıkları davanın bugün sonucunu aldıklarını bildirdi.

Buna göre, minibüs, otobüs ve Ankaray'da altı yıl öncesinin taşıma ücretlerinin geçerli olduğu kararının iptal edildiğini bildiren Gani, yargının verdiği karardan memnun olduklarını söyledi.

Gani, 8 Mart Pazartesi gününden itibaren minibüslerde taşıma bedelinin 900 lira olmasından dolayı esnafın "büyük sıkıntı ve mali kayıp" yaşadığını belirterek, "Bugün yönetim kurulunda yapacağımız toplantıyla birlikte eski taşıma ücreti olan bin 850 liradan yolcu taşımaya devam edeceğiz. Alınan karar aynı zamanda özel ve EGO otobüslerde de UKOME kararı öncesi taşıma bedellerinin geçerli olmasını sağlamıştır" dedi.

Oda avukatı Mehmet Ali Alan da Ankara 2. İdare Mahkemesinin verdiği kararla UKOME'de alınan ulaşımdaki indirimli tarifeden vazgeçildiğini, taşıma ücretlerinin 8 Mart Pazartesi öncesindeki düzeylere geri döndüğünü söyledi.

Bu arada, Gani'nin Ankara 2. İdare Mahkemesinden aldığı iptal kararını gören minibüsçüler, odada sevinç gösterisinde bulunarak "sıkıntıdan" kurtulduklarını ifade etti.

]]>
Çelik, o görüşmeyi anlattı! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88514/Celik-o-gorusmeyi-anlatti.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88514/Celik-o-gorusmeyi-anlatti.html#comments Thu, 11 Mar 2010 15:54:13 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88514&kategori_isim= AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, 27 Nisan "e-muhtıra"dan bir gün sonra dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile Genelkurmay Karargahı'ndaki görüşmenin detaylarını ilk kez anlattı

KanalA’da yayınlanan "Görüş Farkı" programına katılan Çelik, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

-BUNUN NERESİ MUHTIRA?-

Çelik, 27 Nisan 2007’deki "e-muhtıra"dan bir gün sonra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile yaptığı görüşmenin detaylarını açıkladı. Hüseyin Çelik, geçtiğimiz günlerde "27 nisan bildirisi muhtıra değildi" diyen Büyükanıt’ın 28 Nisan tarihinde kendisine de benzer şeyler söylediğini belirtti. O görüşmeyi ilk kez anlatan Çelik, "2 saat 10 dakika oturduk, konuştuk. Bol çaylı, kahveli, ikramlı bir görüşme oldu. Ben iddiaların ne kadar mesnetsiz, gerçekten uzak olduğunu anlattım. Netice itibarıyla sitemimi ilettim" dedi.
Büyükanıt’ın kendisine verdiği cevabı da açıklayan Çelik, Büyükanıt’ın "Muhtıra verdiğimizi söylüyorlar, bunun neresi muhtıra? Sadece hassasiyetlerimizi ortaya koyduk, farklı noktalara çekiliyor" şeklindeki sözlerini aktardı. Çelik, "Ama biz hükümet olarak bildiriyi muhtıra olarak algıladık, ona göre cevap verdik. Hükümet bunu sineye çekseydi, bildiri muhtıra olarak kalmaya devam ederdi. Sayın Büyükanıt’ta gördüğüm şuydu: Muhtıra verilse asker muhtıraya sahip çıkardı. Orada, ’iyi ki
bunu yaptık’ diye bir hava sezmedim" dedi.

-OKULLARDAKİ ŞİDDET VE NAMAZ HABERLERİ KURGUYDU-

Hüseyin Çelik, Dursun Çiçek imzalı "İrtica Eylem Planı"nda ismi geçen tek bakan olduğu için plana karşı dava açmayı düşündüğünü belirterek, Milli Eğitim Bakanlığı yaptığı dönemde kendisine karşı bazı tezgahlar kurulduğunu savundu. "Ben bunları yaşadım" diyen Çelik, gazetelerde çıkan namaz haberleri ile şiddet olaylarının bilinçli bir senaryo olduğunu söyledi. Çelik, "Plan’da ’mescit görüntüleri yayınlayın’ deniyor. Adana’da, İstanbul’da namaz, mescit haberleri gazetelerde manşet oldu. Adeta gazeteler mescit timleri oluşturdu. Okullarda şiddet vardı. Nerede şimdi? Hokus pokus mu yapıldı? Okullardaki şiddet de bir kurguydu. 28 şubat’ta Aczmendiler, Fadimeler, Müslüm Gündüzler gibi. Ne oldu onlar? Maalesef böyle şeyler yapıldı. Sonradan öğreniyoruz ki, bunların hepsi hikaye" diye konuştu.

-GEZEN, AKAN ARANDI, KIRCA’YI ARAMADILAR-

AKP’nin, 20 Mart’ta sanat dünyasıyla bir araya geleceği toplantıyı organize eden Hüseyin Çelik, sanatçıları tek tek aradığını açıkladı. İdeolojik ayrım yapmadıklarını öne süren Çelik, "Mutlaka katılacağını söyleyen 60 kişi oldu. Şu ana kadar ‘gelmiyorum, protesto ediyorum’ diyen çıkmadı. Cem Yılmaz’ı aradım gelecek, Ata Demirer ve Yılmaz Erdoğan’la da görüştüm. Onlar da gelecek" dedi. Başbakan Erdoğan’la sanat dünyasının buluşmasına 80 civarında ismin çağrılacağını söyleyen Çelik, hükümete muhalif tutumları ile bilinen Tarık Akan, Müjdat Gezen’le yaptığı görüşmeyi de şöyle anlattı:

"Tarık Akan’ın Tekel ziyareti sırasında ’çağırsalar gitmem’ dediği medyaya yansıdı. Kendisini aradım, magazin basınına güvenemdiğimi söyleyerek daveti ilettim. Nazik bir şekilde teşekkür etti ve gelemeyeceğini söyledi. Müjdat Gezen’i de aradım. Katılmaktan büyük memmuniyet duyacağını ama başka meşguliyetleri, angajmanı olduğunu söyledi. Rutkay Aziz’i de arayacağım. Metin Akpınar’ı davet ettim, adresini aldık, davetiye göndereceğiz. Zeki Alasya’yı aradım, teyit bekliyoruz."
Çelik, Levent Kırca’yı aramadığını belirterek, gazetecilerin Kırca’nın niye çağrılmadığı yönündeki ısrarlı soruları üzerine, "Kırca’yı sizin kontenjandan arayacağım" yanıtını verdi.

-SPORCULARA DA "AÇILIM" ANLATILACAK-

Başbakan’ın sanatcılarla ilk görüşmesine çağrılan 82 kişiden 75’inin geldiğini ve yüzde 96’sının açılımın ruhuna uygun ciddi konuşmalar yaptığını söyleyen Hüseyin Çelik, "Bir ?iki sanatçı konuyla ilgili olmayan şeyler söyledi. Magazin basını bununla ilgilendi" dedi. Çelik, üçüncü seansta edebiyatçıların ve son olarak da sporcuların davet edilerek açılım projesinin anlatılacağını açıkladı.

-KILIÇDAROĞLU’NUN AĞZINA BİBER SÜRÜLDÜ-

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylediği sözlerden sonra geri adım atmak zorunda kaldığını kaydeden Çelik, "Kılıçdaroğlu’nun ağzına biber sürdüler. Kılıçdaroğlu’da bunları sineye çekti. CHP, Bremen mızıkacıları gibi. Nereden ne ses çıkacağı belli olmuyor" dedi.

-ÇETİN DOĞAN, ZEKAMIZLA ALAY ETTİ-

Balyoz Darbe planı iddialarının gerçek olduğu yönünde mesajlar veren Hüseyin Çelik, "Balyoz bir darbe planıdır. Sayın Çetin doğan, milletin zekasıyla alay eder gibi konuşmalar yaptı. Yok plandı, senaryoydu. Bırakın Allah aşkına. Artık mızrak çuvala sığmıyor" dedi. Çelik, TSK içinde darbe planları yapan insanlar olduğunun ortaya çıktığını ancak birkaç yüz kişi için bir milyonluk TSK’nın yıpratılmaması gerektiğinin altını çizdi.
TSK’nun başındaki ismin yanlış isimleri savunmaması gerektiğini söyleyen Çelik, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un Dursun Çiçek belgesine "Kağıt Parçası" demesinin yanlış olduğunu söyledi.

]]>
'Belediyeyi gelsin Danıştay işletsin' http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88478/Belediyeyi-gelsin-Danistay-isletsin.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88478/Belediyeyi-gelsin-Danistay-isletsin.html#comments Thu, 11 Mar 2010 13:11:00 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88478&kategori_isim= Başbakan Erdoğan Danıştay'ın Ankara'da toplu taşımalarda fiyatları 6 yıl öncesine almasına tepki gösterdi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Ankara’da sağlık yatırımları töreninde bir konuşma yaptı. Konuşmasında Başbakan Yargıtay’ın Ankara’daki toplu taşıma ücretlerini 6 yıl öncesine çekmesine değindi. Vatandaşın ilk başta bu karardan hoşlanabileceğini ancak ileride zararın yine vatandaş tarafından ödeneceğine dikkat çekti.
 
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin akaryakıt ya da yedek parça fiyatlarını belirlemediğini anlatan Başbakan Erdoğan, “Bu Ankara Belediyesi’nin başında AK Partili bir başkan var. Buna ne olursa olsun düşüncesi yanlıştır. Türkiye’de hiçbir belediye kar amacı gütmez. Aldığı ücretlere rağmen zarar eder” yorumu yaparak, alınan kararın ulaşımda Ankara Belediyesi’ne aylık zararının 41 trilyon olduğunu açıkladı.

Ankara Belediyesi'nin kapısına kilit vuralım gelsin Danıştay yönetsin diyerek kararı eleştirdi. Başbakan daha sonra ülkeyi yönetmek isteyenlerin yeni parti kurabileceğini ya da mevcut partilere üye olabileceğini belirterek, "Millet isterse sizi seçer" dedi.

Danıştay’ın kararı millet adına aldığını söylediğini fakat hesabı ne millete ne de başka bir kuruma vermediğini savunan Erdoğan, “Biz karar verirken de hesap verirken de milletin karşısındayız” dedi.

Muhalefetin reform paketine karşı çıkışını da eleştiren Erdoğan, “Reform paketinin mahiyeti belli olmadan yargı reformuna karşı çıkıyorlar. Anayasa Mahkemesi’ne götürürüz diyorlar. İçindekileri bir görün öyle Anayasa Mahkemesi’ne götürün. Bu siyaset uslubü milletin dertlerine deva olmuyor” dedi.

Erdoğan çalışma arkadaşlarının reform paketi üzerinde çalıştığını, bu paketin muhalefet tarafından kabul görüp görmemesine bakmaksızın halka gösterileceğini söyledi.
Başbakan Erdoğan Türkiye’nin kabına sığmadığını ve ilerlemesi için reformlara ihtiyacı olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan bunun için durmadan çalışacaklarını vurguladı.
Başbakan Erdoğan ve bir grup bakan daha sonra Elazığ’a depremzedelerle görüşmeye ve deprem bölgesinde incelemeler yapmaya gitti.

]]>
Diyarbakır'da 8.5 ton esrar ele geçirildi! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88471/Diyarbakir-da-8-5-ton-esrar-ele-gecirildi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88471/Diyarbakir-da-8-5-ton-esrar-ele-gecirildi.html#comments Thu, 11 Mar 2010 12:33:41 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88471&kategori_isim= Geçen yılın Ocak ayında yine Diyarbakır Lice'de gerçekleştirilen operasyonda PKK'ya ait 3.5 ton esrar ele geçirilmişti.

Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, aylar süren takip ve istihbaratınardından Lice’nin Manizör Mezrası’na bu sabaha karşı operasyon düzenledi. Operasyonda bir ev ve ahıra gömülü halde yaklaşık 8.5 ton toz ve kubar esrar ele geçililirken, 5 kişi gözaltına alındı.Jandarma ekipleri, bölgede çalışmalarını sürdürüyor.

DÜNYADA REKOR 11 TON

1993 yılında Akdeniz’de operasyon düzenlenen “Lucy-S” gemisinde tam 11 ton esrar ve 2.5 ton baz morfin ele geçirilmişti.

AYRINTILAR AZ SONRA!..

]]>
Keko babasına kavuştu! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88452/Keko-babasina-kavustu.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88452/Keko-babasina-kavustu.html#comments Thu, 11 Mar 2010 11:12:30 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88452&kategori_isim= di.
Tüm Türkiye'yi gözyaşlarına boğan görüntülerden sonra Keko bugün gurbetteki babasına kavuştu. Babasını karşısında gören Keko'nun acısı az da olsa hafifledi...]]>
Turhan Selçuk hayatını kaybetti http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88451/Turhan-Selcuk-hayatini-kaybetti.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88451/Turhan-Selcuk-hayatini-kaybetti.html#comments Thu, 11 Mar 2010 11:01:53 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88451&kategori_isim= KARİKATÜRİST Turhan Selçuk, Acıbadem Maslak Hastanesi’nde karın içindeki aort damarının yırtılması nedeniyle ameliyat olmuştu. Yoğun bakıma alınan Turhan Selçuk, hayati tehlikeyi atlatamadı, gece yaşamını yitirdi.

TURHAN SELÇUK KİM?

Türk mizahının önde gelen isimlerinden olan ve Türkiye'de mizaha yön veren duayen karikatüristi olan Turhan Selçuk 1922’de Milas’ta doğdu. İlk karikatürleri Adana’daki ortaöğrenimi sırasında aynı yerde çıkan Türk Sözü gazetesi ile İstanbul’da Kırmızı Beyaz ve Şut spor dergilerinde yayımlandı(1941). 1943’te Akbaba’nın kadrosuna girdi, 1948’de Tasvir’de karikatürcü ve ressam olarak çalıştı; Refik Halit Karay’ın çıkardığı Aydede’nin baş çizeri oldu. Kardeşi İlhan Selçuk’la birlikte 41 Buçuk (1952), Dolmuş (1956) mizah dergilerini çıkardı. 1949’da, dünyada Steinberg’in öncülüğüyle başlayan modern karikatür anlayışına yöneldi. Yeni İstanbul gazetesindeki yazılarında “grafik mizah”ın karikatürün evrensel anlatımı olduğunu savundu; çalışmalarını bu yönde sürdürmeye başladı.

Yeni İstanbul, Yeni Gazete, Akşam, Milliyet, Cumhuriyet gazetelerinde ve Akis, Yön, Devrim, Toplum, vb. dergilerde çizdi. 1957’de Milliyet’te çizmeye başladığı Abdülcanbaz dizisi büyük ilgi gördü. Tiyatroya ve sinemaya uyarlanan bu çizgi romanın bir deseni 1991’de PTT tarafından pul olarak basıldı. 1969’da iki arkadaşıyla Karikatürcüler Derneği’ni kuran Turhan Selçuk 1973’te Sanatçılar Birliği tarafından “Halkın Sanatçısı”, 1983’te Gazeteciler Cemiyeti tarafından “Yılın Karikatürcüsü” seçildi. Yurt içinde ve dışında çeşitli ödüller aldı:

Bordighera Altın Palmiye (1956) ve Gümüş Hurma (1962), İppocampo (1970), Vercelli (1975), Sedat Semavi Vakfı Görsel Sanatlar Ödülü (1984), Cumhurbaşkanlığı Büyük Sanat Ödülü (1997) vb. 1992’de Dışişleri Bakanlığı’nın önerisi üzerine hazırladğı “İnsan Hakları” konulu sergisi Avrupa Konseyi’nin önerisiyle ilk kez Strasbourg’da açıldı, 1997’ye kadar Avrupa’nın çeşitli kentlerinde ve Güney Afrika’da dolaştı.

“Barış ve Kitap” konulu karikatürü 1992’de Avrupa Konseyi’nin başlattığı kitap okuma kampanyası boyunca bütün afiş ve dokümanlarda logo olarak kullanıldı. Sanatçı, çalışmalarını Turhan Selçuk Karikatür Albümü (1954), 140 Karikatür (1959), Turhan 62 (1962), Hiyeroglif (1964), Hal ve Gidiş Sıfır (1969), Söz Çizginin (1979) adlı albümlerinde topladı.

1980`de Milliyet`e döndü. Selçuk son olarak Cumhuriyet gazetesinde çalışıyordu.

]]>
"Bombalar TSK'ya ait" http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88410/Bombalar-TSK-ya-ait.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88410/Bombalar-TSK-ya-ait.html#comments Thu, 11 Mar 2010 01:10:44 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88410&kategori_isim= Muğla İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Salih Karataş mühimmatın TSK’ya ait olduğunu doğruladı.

Muğla İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Salih Karataş, mühimmatın kendilerine ait olduğunu belirterek, "Mühimmatın tamamı Türk Silahlı Kuvvetlerine ait. Hepsinin sevk belgeleri var. Buradan rutin olarak gönderilen mühimmatlar ve üzerlerinde seri numaraları var. Mühimlmatın tamamı kayıt altında. Burada kullanılan askeri malzemeler" dedi.

]]>
Kartal'ın zirve uçuşu: 2-0! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88405/Kartal-in-zirve-ucusu-2-0.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88405/Kartal-in-zirve-ucusu-2-0.html#comments Thu, 11 Mar 2010 00:17:46 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88405&kategori_isim= Turkcell Süper Lig'de erteleme maçında Beşiktaş ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi karşı karşıya geldi. İnönü Stadı'nda oynanan mücadeleyi Beşiktaş 2-0 kazanarak zirveye bir adım daha yaklaştı.


Kara Kartal'a galibiyeti getiren golleri 43. dakikada Bobo ve 62. dakikada Holosko kaydetti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi karşısında etkili bir oyun sergileyen ve mücadele boyunca rakibine az sayıda gol pozisyonu veren Beşiktaş, kendisine ters gelen rakibini bu kez rahat mağlup etti.

Siyah beyazlı ekip bu sonuçla puanını 48'e yükseltti ve lider Galatasaray ile arasındaki puan farkını ikiye indirdi. Ezeli rakibi Fenerbahçe ile puanını da eşitledi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ise 37 puanda kaldı.

BEŞİKTAŞ'TA 2 DEĞİŞİKLİK

Siyah-beyazlılar, son Kayserispor maçı kadrosundan 2 değişikle sahaya çıktı. Teknik direktör Mustafa Denizli, sarı kart cezalısı İbrahim Kaş ile sakatlığı bulunan Ernst'in yerlerine Necip Uysal ile Filip Holosko'yu 11'de tercih etti.

Bu arada, 18 kişilik maç kadrosuna İbrahim Kaş ve Ernst'in yanı sıra son haftalarda olduğu gibi yine Serdar Özkan alınmadı. Çocuğunun rahatsızlığı nedeniyle Kayseri'ye götürülmeyen Nobre ise yedekler arasında yer aldı.

Öte yandan, daha önce Ziraat Türkiye Kupası maçlarında ilk 11'de sahaya çıkan genç Necip Uysal, ligde ilk kez bu heyecanı yaşadı.

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESPOR'DA 11 EKSİK

İstanbul Büyükşehir Belediyespor, son haftalarda olduğu gibi Beşiktaş karşısına da oldukça eksik bir kadroyla çıktı. Lacivert-turunculu ekipte sakat ve kart cezalısı tam 11 futbolcu maç kadrosunda yer alamadı.

KARA KARTAL DAHA ARZULU

Erteleme maçına siyah beyazlı ekip daha hırslı ve istekli başlayan taraftı. Bobo, Tello ve Holosko ile tehlikeler geliştiren ev sahibi ekip, ilk yarım saatte gol fırsatlarını değerlendiremedi. 12. dakikada sol çaprazdan gelişen Beşiktaş atağında, İbrahim Üzülmez ceza alanına girdiği anda, pasını yerden altıpasın önünde Bobo'ya verdi. Bobo, yerden vuruşunda kaleci Hasagic'ten döndü.

EKREM DAĞ KOLAYI ZORA ÇEVİRDİ

Beşiktaş, rakip yarı alanda baskısını sürdürken, özellikle Ekrem Dağ iki dakika içerisinde iki pozisyonun içerisindeydi. 26. dakikada İbrahim Toraman'ın sağ çaprazdan ortasında, savunmanın arkasında topla buluşan Ekrem, meşin yuvarlağı kaleciden önce kafayla kaleye göndermek istedi, ancak bu oyuncunun dokunamadığı top auta gitti. 27. dakikada Tello, kullandığı serbest atışta, topu sürpriz koşu yapan Holosko'nun önüne bıraktı. Holosko, sağ çaprazdan ceza alanına girdiği anda sert vurdu, ancak meşin yuvarlak Ekrem'e çarparak kornere çıktı.

BOBO'NUN LİGDEKİ 9. GOLÜ: 1-0

İlk yarıda son dakikalara girilirken Beşiktaş aradığı golü buldu. 43. dakikada İbrahim Üzülmez'in şutunda savunmaya çarpan topu, ceza alanı içinde Bobo aldı. Brezilyalı oyuncu, dönerek meşin yuvarlağı ters köşeden ağlara gönderdi ve takımını 1-0 öne geçirdi. Bobo, bu sezon siyah beyazlı formayla 9. golünü kaydetti: 1-0

İlk yarı bu skorla sona ererken; İstanbul Büyükşehir Belediyesi ,ilk 45 dakika içerisinde net gol pozisyonu üretemedi.

HOLOSKO, TAKIMINI RAHATLATTI: 2-0

İkinci yarıda zaman zaman kalesinde tehlikeler yaşayan Beşiktaş, yıldız futbolcusu Holosko ile 2-0 öne geçti. 62. dakikada Ferrari'nin orta alandan uzaklaştırmak istediği top, bir anda Holosko'nun önünde kaldı. İBB savunmasının dağınık yakalandığı pozisyonda Filip Holosko, sağ ayağıyla yaptığı sert plase ile meşin yuvarlağı ağlara gönderdi: 2-0

 

Skor avantajını eline geçirdikten sonra siyah beyazlı ekip, oyunu daha kontrollü bir şekilde yönetti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, hücumda Ali Güzeldal ile girdiği pozisyonu değerlendiremezken; Beşiktaş da Tello, Holosko ve Bobo üçlüsüyle rakip kalede tehlikeler oluştursa da skor değişmedi. Beşiktaş taraftar desteğini de arkasına alarak karşılaşmayı rahat bir şekilde kazandı.

İBB ile oynadığı son 6 maçta sadece bir galibiyet alabilen Beşiktaş, zirve yarışında son derece önemli bir müsabakadan galibiyet çıkarttı ve lider Galatasaray'ın 2 puan gerisinde 48 puana ulaştı.

MAÇTAN DAKİKALAR (İLK YARI)

12. dakikada sol çaprazdan gelişen Beşiktaş atağında, İbrahim Üzülmez ceza alanına girdiği anda, pasını yerden altıpasın önünde Bobo'ya verdi. Bobo, yerden vuruşunda kaleci Hasagic'in göğsünden dönen topu bir kez daha kaleye göndermeye çalışırken, savunma tehlikeyi uzaklaştırdı.
26. dakikada İbrahim Toraman'ın sağ çaprazdan ortasında, savunmanın arkasında topla buluşan Ekrem, meşin yuvarlağı kaleciden önce kafayla kaleye göndermek istedi, ancak bu oyuncunun dokunamadığı top auta gitti.
27. dakikada Tello, kullandığı serbest atışta, topu sürpriz koşu yapan Holosko'nun önüne bıraktı. Holosko, sağ çaprazdan ceza alanına girdiği anda sert vurdu, ancak meşin yuvarlak Ekrem'e çarparak kornere çıktı.
30. dakikada kafalardan seken top İstanbul Büyükşehir Belediyespor ceza alanına düşerken, Ekrem yine kaleciden önce hamle yapma fırsatı buldu. Siyah-beyazlı oyuncu bu kez de meşin yuvarlağa dokunamayınca kaleci Hasagic topa sahip oldu.
43. dakikada İbrahim Üzülmez'in şutunda savunmaya çarpan topu, ceza alanı içinde Bobo aldı. Brezilyalı oyuncu, dönerek meşin yuvarlağı ters köşeden ağlara gönderdi ve takımını 1-0 öne geçirdi.

MAÇTAN DAKİKALAR (İKİNCİ YARI)

Beşiktaş, 62. dakikada savunmadan top çıkardığı anda ikinci golü buldu. Orta sahada Ferrari'nin uzaklaştırmaya çalıştığı topu, savunmanın unuttuğu Holosko önünde buldu. Slovak oyuncu, sağ çaprazdan ceza alanına girdiği anda düzgün bir vuruşla meşin yuvarlağı filelere gönderdi: 2-0
64. dakikada Ekrem'in ara pasında, sağ çaprazda topla buluşan Ali, İbrahim Üzülmez ve Ferrari'den meşin yuvarlağı kurtardığı anda sert vurdu. Kaleci Rüştü ilk hamlede topu önlerken, savunmadan seken meşin yuvarlağa ikinci hamlede sahip oldu.
65. dakikada Kus'un sağdan ortasında, Sivok'tan seken topu Efe kaleye göndermek isterken, meşin yuvarlak üst ağlarda kaldı.
87. dakikada Ali'nin sağdan kullandığı korner atışında, ceza alanı içinde topla buluşan Barbosa kafayı vurdu, meşin yuvarlak üstten auta gitti.

BEŞİKTAŞ: 2 - İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESPOR: 0

Stat: BJK İnönü
Hakemler: Yunus Yıldırım, Alper Ulusoy, Volkan Narinç
Beşiktaş: Rüştü, Ekrem, Sivok, Ferrari, İbrahim Üzülmez, İbrahim Toraman, Fink, Necip (Dk. 86 Uğur), Holosko, Tello (Dk. 88 Tabata), Bobo
İstanbul Büyükşehir Belediyespor: Hasagic, Kus, Can, Barbosa, Ekrem, Nsumbu (Dk. 54 Efe), Mahmut, Serhat (Dk. 81 Okan), Ali, Tevfik, İskender (Dk. 71 Hasan)
Goller: Dk. 43 Bobo, Dk. 62 Holosko

]]>
Elazığ'da ölü sayısı 10 kişi düştü! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88394/Elazig-da-olu-sayisi-10-kisi-dustu.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88394/Elazig-da-olu-sayisi-10-kisi-dustu.html#comments Wed, 10 Mar 2010 19:33:30 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88394&kategori_isim= ELAZIĞ'da, geçen pazartesi günü sabaha karşı saat 04.32'de meydana gelen Richter ölçeğine göre 6.0 büyüklüğündeki depremde ölenlerin sayısının 41 olduğu ortaya çıktı. Kovancılar Kaymakamı Selçuk Aslan, "Ölü sayısındaki karışıklık, ölenlerin kimliklerinin nüfustaki isimleri farklı, köydeki halk arasındaki isimlerinin farklı olmasından kaynaklandı" dedi.

Merkez üssü Elazığ'ın Karakoçan İlçesi'ne bağlı Başyurt Beldesi olarak saptanan ve önceki gün saat 04.32'de meydana gelen 6.0 büyüklüğündeki depremin yaraları sarılmaya devam edilirken, ölü sayısıyla ilgili 3 gündür yetkililerin açıkladığı rakamlar da kafaları karıştırdı.

Pazartesi günü sabaha karşı olan ve Kovancılar İlçesi'ne bağlı köyleri vuran depremin etkileri saatler ilerledikçe ortaya çıkarken, önce Elazığ Valisi Muammer Erol, ardından bölgeye gelen Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek basın mensuplarına, depremin bilançosuyla ilgili açıklamalar yaptı. Her iki yetkili de ölü sayısını 57 olarak açıkladı. Ancak ardından aynı gün saat 14.30 sıralarında, hem Bakan Çiçek'le birlikte bölgeye gelen Sağlık Bakanı Recep Akdağ hem de Valilik Kriz Merkezi, ölü sayısının 51 olduğunu açıkladı. Bakan Akdağ, "Daha önce açıklanan 57 sayısı, cenazelerin mükerrer sayımından kaynaklanmış" dedi.

Ancak bugün yapılan açıklamada ise ölenlerin sayısının 41 olduğu ortaya çıktı. Kovancılar Kaymakamı Selçuk Aslan, daha önce 51 olarak açıklanan ölü sayısının 41 olarak düzeltildiğini belirtti. Kaymakam Aslan, DHA muhabirine yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Ölü sayısındaki karışıklık, ölenlerin nüfustaki kimliklerinin farklı, köydeki halk arasındaki bilinen isimlerinin farklı olmasından kaynaklandı. Ölen bazı kişiler bu nedenle 2 kez sayılmış. Ancak yapılan çalışmalar sonunda sayıyı ortaya çıkardık. 10 kişinin eksik çıkması bizi bir nebze de olsa sevindirdi. Bu konuda ayrıntılı açıklamayı Valilik yapacak."

]]>
El bombası yüklü kamyon gerilimi! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88387/El-bombasi-yuklu-kamyon-gerilimi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88387/El-bombasi-yuklu-kamyon-gerilimi.html#comments Wed, 10 Mar 2010 19:26:32 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88387&kategori_isim= Kamyonu sevkıyat için TSK’nın kiralandığı ve araçta görev kağıdıyla birlikte iki asker olduğu anlaşıldı ancak savcılık olaya el koydu. Yaklaşık 8 saatlik incelemeden sonra kamyon bırakıldı

Başkent’te dün akşam saatlerinde silah ve mühimmat yüklü bir kamyonun yakalanması heyecanlı saatler yaşanmasına neden oldu. Kamyonun sivil plakalı olması ve siviller tarafından kullanılması Ankara’yı karıştırırken, mühimmatın Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait olduğu ve Muğla’dan Gölbaşı’ndaki bir askeri birliğe cephane sevkiyatı yaptığı ortaya çıktı. Ankara’da heyecanlı saatler yaşanmasına neden olan olay şöyle gelişti:

155’e ihbar geldi

Dün saat 15.57’de 155 Polis İmdat telefonuna yapılan bir ihbar üzerine Terörle Mücedele Şubesi ekipleri, 06 BJ 9915 plakalı beyaz, üzeri mavi brandayla kaplı bir kamyonu takibe aldı. Polisler kamyonu, saat 18.00 sıralarında Ankara’ya girişte Etimesgut civarında durdurdu. Brandayı kaldırdıklarında altından 900 adet el bombası, çeşitli silah ve mühimmat çıktı. Sivil şoför Mehmet Çelik’in yanında yine sivil giysili biri astsubay üst çavuş ve bir onbaşı bulunduğu belirtildi. Astsubay üst çavuşun mühimmatı Muğla’dan getirdiklerini ve Gölbaşı’ndaki Özel Kuvvetler Komutanlığı Karargahı’na teslim edeceklerini söyleyerek buna ilişkin görev belgeleri polislere verdiği öğrenildi.

Kamyon emniyete çekildi

Polisler, durumu savcılığa bildirdi. Özel yetkili savcının talimatı üzerine kamyon incelenmek üzere Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Kamyona onlarca polis aracı ve olası bir uzaktan kumandalı saldırıya karşı jammer yüklü bir koruma aracı eşlik etti. Olayın duyulması üzerine Ankara Merkez Komutanlığı’ndan üst düzey askerler de önce olay yerine ve ardından Emniyet’e giti.

Seri numaraları silinmiş iddiası

Bu arada TRT 2’de yayınlanan haberde kamyondaki el bombalarının seri numaralarının kazınmış olduğu iddia edildi. Konuyla ilgili Genelkurmay’dan resmi açıklama yapılmazken, açıklama Muğla Jandarma Komutanı Kurmay Albay Salih Karataş’tan geldi. Karataş, “Kamyondaki mühimmatın tamamı TSK’ya ait. Hepsinin sevk belgeleri var. Bunlar rutin olarak gönderilen mühimmatlar ve hepsinin üzerinde seri numaraları var. Tamamı kayıt altında” dedi. Karataş, kamyonların da Ankara’dan kendilerine gönderildiğini, kendilerinin sadece belgeleriyle birlikte mühimmatların gönedirmesinden sorumlu olduklarını ifade etti. Kamyonun bağlı olduğu Enkaylar Taşımacılık şirketinin müdürü Metin Karaoğlu da kamyonun TSK’ya kiralandığını ve taşınan malzemenin de TSK’ya ait olduğunu söyledi.

12 kamyon sevkiyat yapmış

Anadolu Ajansına bilgi veren askeri yetkililer, kamyonun Muğla’dan saat 06.00 sıralarında yola çıkıp Polatlı-Etimesgut güzergahından Ankara’ya giriş yaptığını, taşıdığı silah ve mühimmatın Gölbaşı’ndaki bir askeri birliğe teslim edilmesinin planlandığı belirttiler. Sevkiyattan askeri makamların haberdar olduğunu da vurguladılar. Yetkililer, silah ve mühimmat sevkiyatının kiralanan sivil araçlarca gerçekleştirildiğini belirterek, dün Ankara’ya benzer şekilde 12 sivil kamyonla silah ve mühimmat sevkiyatının yapıldığını kaydettiler. Bu uygulamanın rutin olduğunu belirten yetkililer, sivil kamyonların herhangi bir risk teşkil etmemesi için tercih edildiğini bildirdiler.

]]>
Üsküdar'da tarihi binada göçük! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88382/Uskudar-da-tarihi-binada-gocuk.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88382/Uskudar-da-tarihi-binada-gocuk.html#comments Wed, 10 Mar 2010 18:41:57 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88382&kategori_isim= 3 muvazzaf asker tutuklandı! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88347/3-muvazzaf-asker-tutuklandi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88347/3-muvazzaf-asker-tutuklandi.html#comments Wed, 10 Mar 2010 14:53:19 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88347&kategori_isim= Balyoz Güvenlik Harekat Planı’na ilişkin soruşturma kapsamında mahkemeden serbest bırakılan ve savcılığın itirazı üzerine haklarında yakalama kararı çıkarılan 3 muvazzaf asker tutuklandı.


Muvazzaf asker ile soruşturma kapsamında tutuklananların sayısı 40 oldu. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan muvazzaf askerler 28 Şubat Pazar günü sevk edildikleri mahkeme tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Soruşturmayı yürüten savcılarının muvazzaf askerlerin serbest bırakılmasına itiraz etmeleri üzerine mahkeme 3 muvazzaf asker hakkında yakalama kararı çıkardı. Haklarında yakalama kararı çıkartılan 3 muvazzaf asker Merkez Komutanlığı’ndaki işlemlerinn ardından bugün öğle saatlerinde soruşturmanın yürütüldüğü İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın Beşktaş’taki adliye binasına getirildi.

Haklarındaki yakalama kararı İstanbul nöbetçi 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandı.

]]>
'Türkiye hızlı büyüyecek' http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88343/Turkiye-hizli-buyuyecek.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88343/Turkiye-hizli-buyuyecek.html#comments Wed, 10 Mar 2010 14:31:54 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88343&kategori_isim= Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin 2010 yılında büyüme tahmininin yüzde 3,5 olduğunu, başta IMF, Dünya Bankası, OECD olmak üzere birçok uluslararası kuruluşun Türkiye'ye ilişkin tahminlerinin bunun çok daha üzerinde bulunduğunu ifade etti.

Erdoğan, Türkiye-Kore İş Forumunda, Güney Kore'nin, içinde bulunulan hassas ve kırılgan dönemde bu dönemin etkilerini başarıyla bertaraf edebildiğini 2009'da 40 milyar dolarlık dış ticaret fazlası elde etme başarısını gösterebildiklerini ve 2010 yılı için öngördükleri yüzde 5 büyüme hedefine emin adımlarla ilerlediklerini memnuniyetle izlediklerini söyledi.

Türkiye'nin de hükümetin kararlılıkla uyguladığı ekonomik reformlar ve politikalar sayesinde küresel finans krizinden en az etkilenen ülkeler arasında yer aldığını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

''Son 7,5 yıl içinde her alanda gerçekleştirmekte olduğumuz reformlar ekonomiyi güçlü şekilde desteklerken ekonomide tarihi nitelikte yapısal reformlara imza attık. Bankacılık sektöründe, finans sektöründe, mali sektörde önemli düzenlemeler yaptık. 7,5 yılda girdiğimiz 3 seçim ve bir referandumda mali disiplinden ve para politikalarından asla taviz vermedik. Küresel krizin ortaya çıkmasının ardından sanayiyi, üretimi, istihdamı, tüketimi teşvik edecek bir dizi tedbirleri cesur şekilde uyguladık. Küresel ticaret 2009 yılında ciddi şekilde daralırken, Türkiye 102 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmayı başardı.''

Erdoğan, Türkiye'nin turizmde de küresel krize rağmen başarılı bir performans sergilediğini vurgulayarak, 2007'de Türkiye'yi ziyaret eden turist sayısının 23 milyon civarındayken bunun 2008'de 26 milyona, 2009 yılında ise küresel kriz yılı olmasına rağmen 27 milyona ulaştığını bildirdi.

Turizm gelirlerinin de aynı şekilde küresel krizden etkilenmediğini anlatan Erdoğan, 2007'de 18,5 milyar dolar olan gelirin 2008'de 21,9 milyar dolara ulaştığını, 2009'da ise 21,3 milyar dolar olarak gerçekleştirdiğini ifade etti.

''OLUMLU SİNYALLER GELMEYE BAŞLADI''

Başbakan Erdoğan, sanayi üretimi, ihracat ve istihdama yönelik olumlu sinyallerin de gelmeye başladığını dile getirerek, şunları kaydetti:

''Henüz zikzaklar devam ediyor. Tamamen bitti diyemem. Fakat 2009 yılına göre hızlı bir artış seyrini de şu 2 ayda müşahede etmiş vaziyetteyiz. Şurası son derece önemli, Eylül 2008'den yani küresel krizin ilk sinyalleri alınmaya başlandıktan itibaren dünya genelinde 37 ülkenin kredi notu 95 kez düşürüldü. Yalnızca 17 ülke için not artırımı yapıldı. Türkiye notu artırılan bu 17 ülke arasında yer aldı ve son 2 ay içinde 4 ayrı kuruluş tarafından ki bunlardan birisi Moody's'dir, birisi Fitch'dir, birisi JCR'dır bir diğeri de Standard & Poor's'dur, bunlar tarafından da kredi derecelendirme noktasında notu yükseltilmiştir.

Şunu da burada bir kez daha tekrarlamak durumundayız; Türkiye ekonomisi için 2010 yılında bizim büyüme tahminimiz yüzde 3,5. Başta IMF, Dünya Bankası, OECD olmak üzere birçok uluslararası kuruluşun Türkiye'ye ilişkin tahminleri ise bunun çok daha üzerinde. Sadece 2010'da değil 2011 yılında da Türkiye'nin dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında yer alacağı yine uluslararası kuruluşlar tarafından ifade ediliyor.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyetin 100'üncü yıl dönümünde dünyadaki ilk 10 ülke arasında Türkiye'nin görüleceğine inandığını ifade ederek, ''Bu çabayla, bu gayretle, bu yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Bu büyük hedeflere doğru kararlı adımlarla ilerlerken, demokrasi ve hukuk alanında statükoyu tercih edemeyiz'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Türkiye-Kore İş Forumunda, Türkiye'nin elde ettiği önemli başarılardan birinin de yatırım ortamının iyileştirilmesi olduğunu kaydederek, ulusal ve uluslararası yatırım ortamını güçlendirmek ve kolaylaştırmak için tarihi düzenlemeler yaptıklarını ve bunun da neticesini aldıklarını anlattı.

2003 yılına kadar Türkiye'nin çekmiş olduğu yıllık ortalama uluslararası yatırım miktarı 1 milyar dolar iken, 2007 yılında iktidarları döneminde bunun, zirve yaptığını ve 22 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Erdoğan, BM Ticaret ve Kalkınma Örgütü tarafından yayımlanan ''Dünya Yatırım Raporu''na göre, Türkiye'nin 2008 yılında çektiği 18,2 milyar dolar tutarındaki uluslararası doğrudan yatırım girişiyle, dünya genelinde 2007 yılına göre 5 ülkeyi daha geride bırakarak, 20'inci sıraya yükseldiğini, bu alanda Türkiye'nin, gelişmekte olan ülkeler arasında ise 9'uncu sırada yer aldığını bildirdi.

Erdoğan, uluslararası doğrudan yatırım girişlerinin, küresel krizin etkisiyle 2008 yılına göre önemli ölçüde azaldığını, ancak tüm dünyada bu alandaki ciddi daralmaya rağmen 2009 yılında Türkiye'ye giren doğrudan uluslararası yatırım miktarının 7,6 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiğini söyledi.

Türkiye'nin bugün 72,5 milyonluk genç ve dinamik nüfusuyla, kalifiye insan gücüyle, büyük iç pazarı ve rekabetçi endüstrisiyle uluslararası yatırımlar için son derece cazip bir pazar olma özelliğini koruduğunu dile getiren Erdoğan, ''Öte yandan Türkiye, 3 saatlik uçuşla 50'den fazla ülkeye ve 10 trilyon dolarlık bir pazara erişim sağlayabilecek bir coğrafi konuma sahip. Katılım müzakerelerini sürdürdüğümüz AB ile aramızda 15 yıldır Gümrük Birliği'nin bulunuyor olması da yatırımcılar için önemli bir avantaj. AB ile Gümrük Birliği sayesinde hangi ülkeden olursa olsun Türkiye'de yatırım yapmak isteyen ülkeler, Avrupa'da yatırım yapmak anlamına gelecek şekilde, yatırımlarını gerçekleştirebilirler'' diye konuştu.

KORELİ YATIRIMCILARA DAVET

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yurt dışı doğrudan yatırım miktarı toplamda 100 milyar doları aşan Güney Kore'nin, Türkiye'deki doğrudan yatırımlarının 500 milyon dolar seviyesinde kalmasını şu anda yeterli görmediğini ve üzücü bulduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

''İstiyorum ki, Güney Koreli dostlarımızın buradaki yatırımları çok daha fazla bir şekilde gerçekleşsin. Bu rakam, ne sahip olduğumuz dostluk ve kardeşlik bağlarına, ne de işbirliği potansiyellerimize denk düşen bir rakam değil. Bu itibarla, Koreli yatırımcı ve iş adamlarının daha çok yatırım yapmaları konusunda bir an önce Türkiye'ye bugün geldiğiniz gibi, daha farklı bir şekilde gelmesini bekliyoruz ve biz buna hazırız. Bizzat bana bağlı olarak çalışan Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı da aynı şekilde yatırım yapmak isteyen iş adamlarına her türlü katkıyı verecek, her türlü danışmanlığı yapacaktır.

Şunu da hatırlatmak durumundayım; küresel kriz mutlaka sona erecek. Bu kalıcı değildir. Küresel kriz, etkileriyle er ya da geç telafi edilecektir ve bu süreç başlamıştır. Bu süreçle, şu anı kastediyorum, yatırım yapanlar kriz sürecini fırsata dönüştürenler, inanıyorum ki krizden de avantajlı olarak çıkacaklardır. Uluslararası yatırımcıların, özellikle Koreli dostlarımızın Türkiye'nin sunduğu avantajları en iyi şekilde değerlendirmelerini umuyorum. Biz 2003 yılında doğrudan uluslararası yatırımları teşvik için yeni bir yasa çıkardık. Bununla beraber yatırım ortamını iyileştirme koordinasyon kuruluyla birlikte yatırım ortamını daha da iyileştirmek için çabalarımız devam ediyor. Ama tüm bunlardan daha da önemlisi, Türkiye demokrasiye, hukuka, istikrar ve güven ortamına yaptığı yatırımlarla bölgesinin çok önemli bir ülkesi olmak için çaba sarf ediyor.''

''ARTIK TÜRKİYE, KABINA SIĞMIYOR''

Başbakan Erdoğan, Türkiye'yi yurt dışından izleyen yatırımcılara fikir vermesi amacıyla yaşanan son gelişmeleri değerlendirirken, hükümet olarak iktidarı devraldıkları andan itibaren, ekonominin, dış ve iç politikanın, demokratikleşmenin birbiriyle etkileşim içinde götürülmesi hususuna özellikle önem verdiklerini söyledi.

Türkiye'nin AB ile katılım müzakerelerini yürüttüğünü, dünyaya entegre olmuş, 26'nci sıradayken 17'nci sıraya yükselen bir ülke olduğunu hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Ve 17'nci sırada G-20 zirvelerinde 20 ülke birlikte bu müzakereleri, dünyanın ekonomik geleceğini değerlendiren bir ülkeyiz. Türkiye ekonomisini dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına sokmak için de bizler, Cumhuriyetimizin 100'üncü yılı olan 2023'e de buna göre hazırlıklarımızı, bu farklı heyecanla sürdürüyoruz. Bu konuda ihracatta 500 milyar dolar, ithalatta 500 milyar dolar gibi bir dengeyi yakalamanın da gayreti, hesabı içerisindeyiz.

İnanıyorum ki, Cumhuriyetimizin 100'üncü yıl dönümünde ilk 10 ülke arasında bir Türkiye'yi dünya görecektir. Bu çabayla, bu gayretle, bu yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Bu büyük hedeflere doğru kararlı adımlarla ilerlerken, demokrasi ve hukuk alanında statükoyu tercih edemeyiz. Statüko devam ederken, demokrasi ve hukuk alanında geçmişin parametreleri hüküm sürerken, Türkiye'nin AB'ye, bir defa hedef olarak söylüyorum, ekonominin de biraz önce ifade ettiğim hedeflere ulaşabilmesi mümkün olamaz. Türkiye'de yaşanan son gelişmeler, özellikle de Türkiye'nin normalleştiğinin, daha da normalleşmekte olduğunun göstergeleridir. Değişim elbette kolay değil. Dünyanın her ülkesinde ve tüm zamanlarda özellikle değişime karşı hep dirençler olmuştur. Hangi ülkeye bakarsanız bakın, bunu görürsünüz. Değişimden etkilenecek mutlu azınlık, her zaman değişimi durdurmak, yavaşlatmak, engellemek istemiştir. Ama bugün artık Türkiye kabına sığmıyor. Mevcut parametreler, Türkiye'nin büyüklüğünü, ağırlığını, vizyonunu taşımıyor. Ülkemizde, son dönemde özellikle mevcut gelişmeler, Türkiye'nin adeta kabuğunu kırma sürecine girdiğinin en açık, en güzel ifadesidir.''

 

]]>
Nükleer santral için protokol imzalandı! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88327/Nukleer-santral-icin-protokol-imzalandi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88327/Nukleer-santral-icin-protokol-imzalandi.html#comments Wed, 10 Mar 2010 13:59:47 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88327&kategori_isim= Türkiye ile Kore arasında Sinop'ta nükleer enerji santrali kurulmasına ilişkin işbirliği protokolü imzalandı.

Türkiye-Kore İş Forumu çerçevesinde Türkiye ile Kore arasında Sinop'ta nükleer enerji santrali kurulmasına ilişkin İstanbul'da iş birliği protokolü imzalandı.

]]>
PKK'ya hacker operasyonu! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88326/PKK-ya-hacker-operasyonu.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88326/PKK-ya-hacker-operasyonu.html#comments Wed, 10 Mar 2010 13:39:28 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88326&kategori_isim= Aralarında İstanbul, Ankara ve İzmir'in de olduğu 13 ilde devlete ait 300'e yakın internet sitesine saldıran 23 kişi gözaltına alındı.

Polisin 5 aydır yaptığı takip sonucunda, daha önce tutuklanan PKK'lı hackerlar yerine görevlendirilen gruba operasyon düzenlendi.

Diyarbakır merkezli düzenlenen operasyonda gözaltına alınan zanlıların Kandil ve Avrupa'dan talimat aldıkları iddia ediliyor.

]]>
Rahmi Koç kalçasını kırdı! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88306/Rahmi-Koc-kalcasini-kirdi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88306/Rahmi-Koc-kalcasini-kirdi.html#comments Wed, 10 Mar 2010 12:01:56 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88306&kategori_isim= Rahmi M. Koç'un genel durumunun iyi olduğu ve hastanedeki tedavisinin normal odada devam ettiği, doktorların bugün yapacağı değerlendirme ve gerekli tıbbi müdahaleler sonrasında kısa bir süre içinde taburcu olup yurda dönmesinin beklendiği duyuruldu.


Rahmi Koç'un oğlu, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç'un da yaklaşık 2 ay önce Çırağan Sarayı açıklarında teknesinin bir dubaya çarpması sonrası sağ bacağı kırılmıştı.

Ayrıntılar az sonra..

]]>
Jet Fadıl döndü! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88288/Jet-Fadil-dondu.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88288/Jet-Fadil-dondu.html#comments Wed, 10 Mar 2010 11:24:29 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88288&kategori_isim=
Avniye Obut’un İstanbul’da 2012 yılında hayata geçireceği Caprice Otel için Bayrampaşa Belediyesi’nden Forum İstanbul ile eski Bayrampaşa cezaevi arasında kalan 26 bin metrekarelik arazi 49 yıllığına kiralanmıştı. Obut, 12 Mayıs’ta temeli atılacak otelin açılış tarihi olarak da Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethi olan 29 Mayıs’ı belirlemiş durumda.

500’ün üzerinde satış yaptı

Milliyet'in haberine göre 2 bin oda ve 3 bin yataklı olarak tasarlanan Caprice Gold’da konaklama 15’er günlük devremülkler şeklinde olacak. Aslında, Caprice Gold ile İstanbul’da bir otel ilk kez devre mülk şeklinde işletilecek.

Elde edilen bilgilere göre, Anadolu kadar yurtdışındaki muhafazakâr kitlenin de müşteri olarak hedeflendiği projede, Avniye Obut, devre mülk satışlarına da başlamış durumda. Henüz lansmanı bile yapılmayan projede şimdiye kadar 500’ün üzerinde devre mülk satışı gerçekleştiği iddia ediliyor. Öte yandan devre mülkü alanlar kullanmadığı dönemlerde kiraya verebilecek. Kiralama işlemi Caprice Otelcilik tarafından gerçekleştirilecek.
300 bin metrekarelik inşaat alanına sahip otelin maliyetinin ise 350 milyon dolar civarında olması bekleniyor.. Devremülklerin hepsinin satılması durumunda elde edilecek ciro ise 2 milyar dolar

En küçük 23 bin TL



Otelde doların büyüklükleri 19.60 metrekare ile 48.20 metrekare arasında değişiyor. En küçük odanın devre mülk satış bedeli 23 bin TL.
Otelde Türkiye için ilk olarak nitelendirilebilecek bir sistem devreye sokulacak. Proje ‘3 Gold sistemi ile çalıştırılacak.

3 Gold’da sadece oda ücretini ödeyen misafire otomobil ve saray hizmeti de sunulacağı ifade ediliyor. Buna göre devremülk için gereken ücreti ödeyen, 120 euro’luk günlük bedelle otomobil ve saray hizmetinden de yararlanabilecek. Avniye Obut’un hazırlattığı katalogda hizmetlerle ilgili Caprice Gold misafiri bu ücretle 24 saat açık büfe ve diğer saray hizmetlerinden yararlanmak suretiyle, konakladığı süre içerisinde veya konaklamadan sonraki 5 yıl içinde kullanabilir veya dostlarına kullandırabilir” ifadelerine yer verildi.

Kadınlara ayrı havuz

Otel daha çok muhafazakar kitleye hitap ettiği için her şeyi kadınlara ve erkeklere özel olarak tasarlandı. Kadınlara ve erkeklere özel 12’si kapalı, 6’sı açık 18 havuz bu şekilde projelendirildi 20 bin metrekarelik SPA’da da yine bu ayrıntıya önem verildi.

FADIL AKGÜNDÜZ’ÜN JETPA TARİHİ



Yurtdışındaki Türklerin paraları kurtarılamadı
- Fadıl Akgündüz, dolandırıcılık suçunu işlediği gerekçesiyle 10 Ekim 2002 tarihinde tutuklandı.
- Akgündüz’ün tutuklanmasına neden olan, Almanya, Hollanda ve Fransa’daki Türkler’den 1998 ve 2000 arasında ‘yüksek kar payı’ vaadiyle para toplamasıydı.
- Yaklaşık 661 kişiden gelen şikayetler üzerine başlatılan soruşturmada Akgündüz’ün 10 milyon 675 bin mark ve 51 milyar 146 milyon TL topladığı ortaya çıkmıştı.
- 2003’te yargılanmaya başlayan Akgündüz için 494 ile 1.235 yıl arasında ağır hapis cezası istendi. Ancak, dava, cezaevinde yattığı süreç de göz önüne alınarak zaman aşımı nedeniyle 2008’de düştü.

Konuttaki düğüm halen çözülemedi

- Fadıl Akgündüz’e konut alanında da davalara konu olmuştu. Jetpa Holding, 1998’de Ankara’da Jetkent 3 adı verilen bir site inşaa etti. Evlerin 2001’de verileceğini taahhüt etti.
- Ancak, 98-2001 döneminde evler bir türlü teslim edilmedi. Gerekçe olarak da o dönemde evlere koyulan ihtiyadi tedbir kararı gösterilmişti.
- Jetpa’nın konuttaki İstanbul macerası ise Beylikdüzü’nde gerçekleşmişti. Beylikdüzü’nde Fadıl Akgündüz’e ait Jetpa konutlarından alan vatandaşların mallarına da el konulmuştu.

İMZA’YI DA 29 EKİM’DE PİYASAYA SÜRECEKTİ

Caprice Gold’un açılış tarihi olarak Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethettiği gün olan 29 Mayıs seçildi. 2 yıl sonra açılması hedeflenen otelde bu tarihin altı çizilerek belirtilmesi akla, Fadıl Akgündüz’ün Jet-Pa Holding’i ve İmza otomobilini getirdi. Akgündüz, bu otomobilin piyasaya çıkma tarihi olarak da Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıldönümü olan 29 Ekim’i tercih etmişti. Akgündüz, İmza’nın üretim yılı olarak 2002’yi gösterirken, otomobili, ‘Cenevre Otomobil Fuarı’nda “Türkiye’nin ilk dünya otomobili” sloganıyla duyurmuştu.

Hatta İmza, dünyanın önde gelen haber ajanslarından Associated Press tarafından da dünyaya fotoğraflı bir haber olarak duyurulmuştu. Ancak, İmza’yı üretmek için Siirt’i üretim üssü olarak seçen Akgündüz, bu otomobili üretemediği gibi Almanya’daki Türklerden topladığı 300 milyon doları da vatandaşlara geri ödemedi.

ABLAYA DEVİR OLUNCA ORTAK DAVA AÇTI



Akgündüz, bir süre önce yüzde 98’i Jetpa’ya ait olan Aytepe Turizm’in yaklaşık 200 milyon dolar değerindeki Didim Caprice Otel tesislerini ev hanımı ablası Avniye Obut ve eniştesi İbrahim?Obut’un kurduğu Mai Turizm’e devretmişti. Akgündüz, 135 bin lira sermayeli Aytepe Turizm’in sermayesini 3 milyon liraya yükselterek şirketin sahipliğini Mai Turizm’e geçirmek istedi. Bunun üzerine 1990’dan itibaren Akgündüz ile birlikte holdingin kurucu ortağı konumundaki Sacit Duran, operasyonu engellemek için ‘işlemin geçersizliği davası açtı.
]]>
Enkazın altına girip annesini aradı! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88286/Enkazin-altina-girip-annesini-aradi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88286/Enkazin-altina-girip-annesini-aradi.html#comments Wed, 10 Mar 2010 11:19:37 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88286&kategori_isim= Bakan Akdağ 'insaf' istedi! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88238/Bakan-Akdag-insaf-istedi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88238/Bakan-Akdag-insaf-istedi.html#comments Wed, 10 Mar 2010 02:32:47 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88238&kategori_isim= Eşcinseller hakkında yaptığı açıklamayla tepki toplayan Bakan Selma Aliye Kavaf'ın "Eşcinsellik hastalık, tedavi edilmeli" açıklaması üzerine Sağlık Bakanı Recep Akdağ, "Türkiye’de eşcinsellik yaşayanlarca zor bir şeydir. Toplum insaflı olmak durumundadır" dedi


Eşcinsellik hastalık, tedavi edilmeli

Kadın ve Aileden sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, eşcinsellik hakkında yaptığı açıklamalarla büyük tepkilere neden olmuştu. Kavaf, eşcinseller hakkında "Ben eşcinselliğin biyolojik bir bozukluk, bir hastalık olduğuna inanıyorum. Tedavi edilmesi gereken bir şey bence. Dolayısıyla eşcinsel evliliklere de olumlu bakmıyorum. Bakanlığımızda onlarla ilgili bir çalışma yok. Zaten bize iletilmiş bir talep de yok. Türkiye’de eşcinseller yok demiyoruz, bu vaka var" demişti.

TÜRKİYE’DE EŞCİNSELLİK ZOR BİR ŞEYDİR

Kadın ve Aileden sorumlu Devlet Bakanı Aliye Kavaf’ın eşcinselliğin hastalık olduğu yönündeki açıklamalarına karşı ne düşündüğü sorusuna Sağlık Bakanı Recep Akdağ “Şu bir gerçek, Türkiye’de eşcinsellik yaşayanlarca zor bir şeydir. Ayrımcılık sebebi olabilir. Toplum insaflı olmak durumundadır. Eşcinsel evliliklerin yapılabileceği konusu bizim toplumumuzun kabul edebileceği bir durum değildir. Çocukların cinsel eğitimlerinin doğru gelişebilmesi için gerekenleri yapmalıyız” diye cevap verdi.

]]>
Belçika'da 6 PKK'lı tutuklandı! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88234/Belcika-da-6-PKK-li-tutuklandi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88234/Belcika-da-6-PKK-li-tutuklandi.html#comments Wed, 10 Mar 2010 00:34:38 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88234&kategori_isim= Tutuklananlar arasında PKK’nın üst düzey Avrupa yöneticilerinden, kapatılan DEP’in eski milletvekilleri Remzi Kartal ve Zübeyir Aydar da var. Diğer isimler ise Charleroi’da yakalanan Naim Acar, Brüksel’de ele geçirilen Orhan Nuri Amil, Ali Gülmez ve Bezari Adıgüzel, Anvers’de gözaltına alınan Nuri Alim ve Suriye uyruklu Abdusselam Mustafa. Mahkeme çıkışında açıklama yapan PKK’lıların avukatlarından Selma Benkhelifa, oturumda baskınlarıyla ilgili hiçbir soru sorulmadığını öne sürerek, “PKK’nin 2006-2008 yılları arasındaki, yürüyüş, protesto gibi genel faaliyetleri üzerinde duruluyor” dedi. Yoğun güvenlik önlemleri altında devam eden duruşma sırasında adliye önünde PKK yandaşları saatler boyunca protesto gösterisinde bulundu.

Abdullah Öcalan posterleri ve PKK bayraklarının açıldığı gösterilere 70 kadar PKK yandaşı katıldı. Belçika’da geçen hafta terör örgütü PKK ve bağlı kuruluşlarına yönelik geniş çaplı operasyonlarda 22 kişi gözaltına alınmıştı. Bunlardan 14’ü daha sonra serbest bırakılmıştı. Bu arada PKK, Belçika’yı bombalı saldırılarla tehdit etti. AG Sigorta adıyla faaliyet gösteren sigorta birimine gönderilen PKK imzalı faksta, bu hafta içinde Brüksel’de birçok binanın bombalanacağı tehdidinde bulunuldu.

]]>
Elazığ'da cenazeler defnedildi! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88206/Elazig-da-cenazeler-defnedildi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88206/Elazig-da-cenazeler-defnedildi.html#comments Tue, 09 Mar 2010 19:05:58 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88206&kategori_isim= Kareteci olan Demirtaş, depremde evlerinin yıkıldığını belirterek, "Büyük bir gürültü sesi ile uyandım. Evde ne varsa hareket ediyordu. O sırada odamın duvarı çöktü. Bulduğum bir boşluktan kendimi dışarı attım. Evin kapısını açarak diğer odada olan anne ve babamın yanına gitmek istedim. Ancak demir kapı sıkıştığı için açılmıyordu. Kapıyı tekmelere kırıp açtım. Anne ve babamı kurtardıktan sonra evimizin karşısında yıkılan evlerden imdat diye bağırıyorlardı. Hemen onların yanınan gittim. Anne ve babamla birlikte toplam 11 kişi ankaz altından çıkardım" dedi.


 YAKINLARINI KAYBEDEN ÇOCUKLAR GÖZYAŞI DÖKÜYOR

 Okçular Köyü'nde yaşamını yitirenlerin mezarlarına öğlen saatlerine doğru giden kadın ve çocuklar ise Kürtçe ağıtlar yakarak gözyaşı döküyor. Depremde kaybettiği halasının kızı olan Seher Karadağ'ın mezarına sarılan Zeynep Polat ile diğer yakınları ağlayarak, "Onu çok seviyorduk. Bir gecede deprem aldı bizden" dedi.

 Depremde annesi Kibar (60), babası Davut(65) ile ağabeyinin eşi Melike Yüksel'i kaybeden Şemsettin Yüksel'de mezarlıkta gözyaşı dökenler arasındaydı. Depremde kaybettiği yakınlarının mezarına kapanan Şemsettin Yüksel'i diğer yakınları teselli etmekte güçlük çekti.

 

]]>
Raylara düştü iki bacağı koptu! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88202/Raylara-dustu-iki-bacagi-koptu.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88202/Raylara-dustu-iki-bacagi-koptu.html#comments Tue, 09 Mar 2010 18:30:09 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88202&kategori_isim= Kaza saat 13.30 sıralarında Kızıltoprak Tren İstasyonu'nda meydana geldi. Kızıltoprak'ta bulunan eski işyerinden dönen Emine Demirkaya evine gitmek üzere banliyö istasyonunda tren beklemeye başladı. Polisteki ifadesine göre Emine Demirkaya'nın bir anda gözleri karardı.
Dengesini kaybeden Emine Demirkaya, tren raylarına düştı. Emine Demirkaya o sırada istasyona giren Gebze-Haydarpaşa seferini yapan banliyö treninin altında kaldı. Trenin çarpmatığı evli ve 1 çocuk annesi Emine Demirkaya'nın her iki bacağı dizlerinin altından tamamen koptu.

Kanlar içinde kalan Emin Demirkaya, Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Bacakları yerine burada dikilemeyince Emine Demirkaya, Kartal Dr. Lütfü Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Sağlık ekibi kopan bacakları poşetler içinde taşıdı.

Eşinin sağlık durumu ile ilgili bilgi almak için hastaneye gelen Salih Demirkaya, “Eşimin nereye gittiğini bilmiyorum. Ama o bölgede eski işyeri bulunuyordu. Oraya gitmiş olabilir. Kesinlikle intihar etmiş olamaz” dedi.

Göngü tanıkları ise polise Emine Demirkaya'nın intihar girişiminde bulunduğunu ileri sürdü. Polis bu yönde de araştırma yapıyor.

]]>
Pastanede Ergenekon araması! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88164/Pastanede-Ergenekon-aramasi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88164/Pastanede-Ergenekon-aramasi.html#comments Tue, 09 Mar 2010 15:17:46 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88164&kategori_isim= ERZİNCAN'da, Fethullah Gülen'i ve Ak Partiyi bitirmeyi hedeflediği ileri sürülen İrtica ile Mücadele Eylem Planı'nı uygulamaya koyduğu iddiasıyla tutuklanan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'e yakın olduğu ileri sürülen Hüseyin Erdoğan'ın sahibi olduğu Paradise Pastanesi'nde bugün arama yapıldı.

Erzincan Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, saat 14.45'te kentin Ordu Caddesi üzerinde bulunan Hüseyin Erdoğan'a ait Paradise Pastanesi'ne geldi. Pastanede siparişlerin alındığı bilgisayarlar, işyerinde bulunan CD'ler, evrak ve dokümana polis tarafından el konuldu.

Terörle Mücadele Şubesi polislerinin 2 saat süreyle yaptığı arama, kamerayla kayıt altına alındı. Bilgisayarlar, CD'ler ve el konulan evrakı çuvallara dolduran polisler, o sırada içerde bulunan pastane sahibi Hüseyin Erdoğan'ın oğlu Abdullah Erdoğan'ı da gözaltına aldı.

Paradise Pastanesi'ne yapılan polis baskını ve Abdullah Erdoğan'ın gözaltına alınıp Emniyet Müdürlüğü'ne götürülmesi operasyonu saat 17.00'de tamamlandı ve çevrede toplanan halk ilgiyle izledi.

MİLLETVEKİLİ ERSİN İLE `MUNZUR` GÖRÜŞMESİ

Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı'nca hazırlanan Erzincan Ergenekon örgütlenmesi iddianemesinde, CHP Milletvekili Ahmet Ersin'e gizli tanık `Munzur'un, sonradan özel yetkisi alınan savcı Osman Şanal'ın tehdit ederek ifade aldığını söylediği iddiaları gazetelerde yer almıştı. Gizli tanık `Munzur' da 23 Şubat günü Erzurum Özel Yetmili Cumhuriyet Savcılığı'na bu konuda veridği ifadede, herhangi bir milletvekili ile görüşmediğini, Paradise Pastanesi'ne, randevulaştığı işyeri sahibi Hüseyin Erdoğan'ın oğullarından Erdal Erdoğan ile görüşmek üzere gittiğini söyledi.

`Munzur' kameraya alınan ifadesinde, kardeşi ve bir arkadaşıyla gittiği pastanede Erdal Erdoğan'la buluşup dışarı çıktıklarını Eskiçayırlı Yolu'na gittiklerini söyledi. Araçtan indikleri anda resmi ve sivil jandarma ekiplerinin yanlarına geldiğini belirten `Munzur' kod adlı gizli tanık, içlerinden birisinin kendisine zorla telefonla 156'yı arattırdığını ileri sürdü. `Munzur'un kamera kaydına alınan ifadesiyle ilgili iddianamade şöye denildi:

"Can güvenliğinin olmadığını buradan alınmasını söylettirdiğini, söyleneni yaptıktan sonra arabaya bindirilip önce jandarma binasına götürüldüklerini, şüpheli İlhan Cihaner'in avukatlarının da jandarmaya geldiklerini, burada 2 saat kadar bekledikten sonra adliyeye götürüldüğünü, 4 saat kadar adliyede bekletildiklerini, üçünün de ifadesinin alındığını, kendisinin ifadesinde Savcı Osman Şanal ve Savcı Bayram Bozkurt'tan şikayetçi olmadığını söylediğini, ifadeyi okumadan imzaladığını, Erzurum Cumhuriyet BaşsavcıIğındaki ifadelerinin doğru olduğunu, kendisine emniyet veya Osman Şanal tarafından baskı yapılmadığını beyan etmiştir."

]]>
"Türkiye Cumhuriyeti hedef alınıyor"! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88163/Turkiye-Cumhuriyeti-hedef-aliniyor.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88163/Turkiye-Cumhuriyeti-hedef-aliniyor.html#comments Tue, 09 Mar 2010 15:01:02 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88163&kategori_isim= ELAZIĞ DEPREMİ

Öncelikle Elazığ’daki depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyorum. 6 büyüklüğündeki bir depremde bu kadar can kaybının yaşanması çok acıdır. Bu olayı siyasi çekişmelerden uzak olarak değerlendirmeliyiz. Deprem sonrasında ne yapmamız gerektiğine ilişkin belli bir birikime sahip olduk.

Ama asıl mesele depremden sonrakilerin yanında depremden önce neler yapacağımızı ele almak.

 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

Dünya Kadınlar Günü’nü izninizle bu yıl çoluk çocuğunun rızkı için Ankara’nın soğuğunda mücadele eden Tekel’deki kadın işçilerimize adamak istiyorum.

Türkiye’deki kadın işçilerimizin bu gününü Tekel’de çalışan kadın işçilerimizin şahsında kutlamak istiyorum.

EKONOMİK GELİŞMELER

 Türkiye’nin ekonomik sıkıntılarını geride bırakmaya yönelik umut verici ilerleme hala gerçekleştirilmiş değildir. Ocak ayında 68 bin kişi daha kredi kartı borcunu ödeyemeyenler kervanına eklenmiştir.

 2 yıl 1 aylık süre içinde kredi borcunu ödeyemeyenler 2 milyon kişiyi aşmış, 4 kat yükselmiştir. Ferdi kredi borcunu ödeyemeyenler ise 12 kat artmıştır. Bunlar üzüntü verici bir tabloyu bize gösteriyor.

 En büyük sıkıntıyı yaşayan grupların başında ise esnaf ve çiftçimiz gelmektedir. Esnafın yarısı sermayeden yemektedir. Mahcup olmamak için işini devam ettirir görünmektedir. İşsizlik patladı, neden? Çünkü tarımı bitirirseniz işsizlik patlar. Tarım işsizliği emen bir sünger gibidir. Siz tarımı bitirirseniz işsizlik patlar. CHP iktidarında öncelikle ele alınacak kesimlerin başında çiftçilerimiz ve köylülerimiz gelmektedir.

 ZİRAAT BANKASI REKOR KAR AÇIKLADI AMA ÇİFTÇİ ZOR DURUMDA

 Çiftçi bu kadar sıkıntı çekerken Ziraat bankası tarihini en büyük karını yapıyor. Ziraat Bankası 3.5 katrilyon kazanacak ama çiftçi en perişan dönemini yaşayacak.

 Aynı şeyi diğer bankalar açısından bakın. İşsizlik büyüdü, sanayi üretimi daraldı ama bankalar kar ediyor. Bu neyi ifade ediyor. Bu AKP’nin politikasının insan odaklı değil, rant odaklı olduğunu ifade ediyor.

 ERMENİ TASARISI

 Biz iyi niyetle hükümete hep uyarılarda bulunduk ama maalesef  bu noktaya gelinmiştir. Kamuoyunun aydınlanması açısından bir noktaya dikkat çekiyorum.  ABD Kongresi 1890 yılından itibaren Ermeni meselesine ilgi göstermiştir.

 Daha 1890 yılında Erzurum İsyanı’nda ABD konuya sahip çıkmaya çalışmıştır. 1894 isyanından sonra yani 116 yıl önce bir karar ile Osmanlı Devleti’nin katliam yaptığını ilan ederek suçlamıştır.

 1896’da ABD Kongresi’nde Osmanlı aleyhine bir karar alınmıştır. 1910’da Adana’daki olayların ardından ABD karasularımıza gözdağı için iki tane savaş gemisini göndermiştir. 1915’ten önce yaşananlar bunlar.

 1920 ile 1975 yılları arasında ise konu hiç gündeme gelmemiştir. 116 yıldır ABD Kongresi bu olaylarla ilgili olarak bizi suçluyor.

 SADECE OSMANLI DEĞİL TÜRKİYE CUMHURİYETİ HEDEF ALINIYOR

 Bu tasarı 1915’teki olaylar hakkında ABD Kongresi’nin karar almasını değil 1915-1923 arasında yaşananlar için ABD Kongresi’nin bir karar almasının istiyor.

 Yani artık sadece Osmanlı değil Türkiye Cumhuriyeti ve Mustafa Kemal Atatürk dönemi de Ermeni iddialarının hedefi haline getirilmek isteniyor.

 Ne kadar itham edici, ne kadar karanlık bir zihniyetin yansıması. Bu Türkiye’nin gelecekteki politikasını belirlemek için kullanılmak istenene bir araç haline getirilmek istenmektedir.

 Osmanlı döneminde yapılan müdahalelerin amacı Osmanlı’da bir Ermeni devletinin yaratılması amacına hizmet ediyordu. 1925’ten sonra yaşanan gelişmeler bunu gündemden düşürdü.

 Şimdi tekrar gündeme geliyor. Bu Ermenistan konusunda, Kafkasya konusunda Türkiye’yi bir istikamete sokma çabasının aracı olarak gündeme geliyor. Ermenistan’la ilişkilerin gelişmesi için gereken zihni ortamın Ermenistan’da henüz oluşmadığını söyledik.

 Azerbaycan’daki işgal devam ettiği sürece, soykırım iftirasını Türkiye’nin alnına damgalamak isterken dostluk arayışının maalesef mümkün olamayacağını anlattık. Protokol uygulanabilir olmadığını söylemiştik, sonra bir de baktık ki, Ermenistan Anayasa Mahkemesi “bunu kabul etmiyoruz” dedi.

 Azerbaycan ile dostluğu yıkacaksınız dedik. Bu protokol ile bunu yıkmayın dedik. Kalkıştılar. Üstüne üstlük Ermenistan Anayasa Mahkemesi bir kara aldı, “Soykırım’a devam, Türkiye ile sınırı da tanımıyoruz.”

 Biz sevimli gözüktük ama peki ne oldu? Artık hiçbir anlam taşımadığı ortaya çıkan aldatmaca belgesi olan bu protokoller meclis gündeminde çekilmelidir. Hükümet olayı iç politika zemininde kurcalamaya çalışıyor. Yapılması kaçınılmaz olan tek bir iş var. O protokollerin Meclis gündeminde çekilmesi.

]]>
Yolcu otobüsü devrildi: 4 ölü! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88143/Yolcu-otobusu-devrildi-4-olu.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88143/Yolcu-otobusu-devrildi-4-olu.html#comments Tue, 09 Mar 2010 13:58:40 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88143&kategori_isim= Alınan bilgiye göre, Mustafa Görgülü yönetimindeki 45 SY 2002 plakalı midibüs, Manisa-Turgutlu kara yolu Çobanisa Köyü yakınlarında devrildi. Yaklaşık 100 metre sürüklenen midibüste bulunan yolculardan 4'ü öldü, 15'i çeşitli yerlerinden yaralandı.

Yaralılar, Manisa ve Turgutlu'daki çeşitli hastanelere götürüldü.

]]>
Ukrayna Konsolosluğu'nda çatışma! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88114/Ukrayna-Konsoloslugu-nda-catisma.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88114/Ukrayna-Konsoloslugu-nda-catisma.html#comments Tue, 09 Mar 2010 11:50:20 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88114&kategori_isim=
Olayla ilgili açıklama yapan İstanbul Valisi Muammer Güler 'Olayın siyasi ve terör boyutu yok. Kişisel bir durum söz konusu' dedi.



Bakırköy'ün Florya semtinde bulunan Ukrayna'nın İstanbul Başkonsolosluğu'na elinde bir çanta ve silahla gelen V.D. üzerini aratmadan içeriye girmek istedi. Polisler bu durumdan şüphelenerek çantada ne olduğunu sordu. 'Üzerimde silah ve bomba var' diyen saldırgan silahını çekerek rastgele ateş etmeye başladı.

Bunun üzerine polisler devreye girdi ve saldırgan V.D. ile polis arasında çatışma çıktı. Silahlı ve bombalı saldırgan silahla vurularak etkisiz hale getirildi. Yaralanan saldırgan ambulansla hastaneye kaldırıldı.

SALDIRGANIN İLK İFADESİ



Vurularak etkisiz hale getirilen ve hastaneye kaldırılan V.D, Ukrayna'da bir iftira nedeniyle cezaevine girdiğini ve burada işkence gördüğünü söyledi.

V.D.'nin yaralıyken verdiği ifadesinde ayrıca, bu ülkeye girmesine izin verilmeyince böyle bir eylem planladığını ve bomba süsü verdiği bir çanta ile başkonsolosluğa gittiğini belirtti.

ZAMAN AYARLI BOMBA

Konsoloslukta meydana gelen bu çatışmanın ardından V.D.'nin çantasında zaman ayarlı bomba olduğu belirlendi. Bölgede geniş güvenlik önlemleri alındı ve başkonsolosluk binasının bulunduğu Adakale Sokak'ın girişleri polislerce kapatılarak güvenlik şeridi oluşturuldu.

Bomba imha uzmanları olay yerine gelerek V.D'nin çantasını fünye ile patlatmak için hazırlıklara başladı. Bu amaçla olay yerine bomba imha işleminde kullanılan robot da getirildi.

VALİ GÜLER: SİYASİ BOYUTU YOK



İstanbul Valisi Muammer Güler, konsolosluktaki saldırıyla ilgili ayrıntıları açıkladı.

Olayın siyasi ve terör boyutu olmadığını belirten Güler 'Saldırganın 1981 doğumlu bir Türk vatandaşı olduğunu, Ukrayna'dan sınır dışı edilmiş, eşinin Ukrayna'da olduğunu ve sorunlar yaşadığını öğrendik. Kişisel bir durum söz konusu' dedi.

Saldırganın yanındaki çantada kablolu ve bomba benzeri bir düzeneğin görüldüğünü söyleyen Güler 'Arkadaşlarımız olaya müdahale ediyor. İncelemelere göre fünye ile patlatacağız' diye konuştu.

EMNİYET MÜDÜRÜ ÇAPKIN: ŞAHIS HASTANEYE KALDIRILDI


İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın da “Polis, silah kullanma yetkisini kullanarak, şahsı etkisiz hale getiriyor. Ş Şahsın Ukrayna'da sıkıntılar yaşadığı, bu nedenle böyle bir eyleme kalkıştığı sanılıyor. İlk bilgilerimiz bu yönde” diye konuştu.

CEZAEVİNDE İŞKENCE GÖRMÜŞ

V.D'nin Ukrayna'da bir iftira nedeniyle cezaevine girdiği ve burada işkence gördüğünü söylediği öğrenildi. V.D.'nin yaralıyken verdiği ifadesinde ayrıca, bu ülkeye girmesine izin verilmeyince böyle bir eylem planladığını ve bomba süsü verdiği bir çanta ile başkonsolosluğa gittiğini söyledi belirtildi.
]]>
Hakkari'de hain tuzak: 2 şehit! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88075/Hakkari-de-hain-tuzak-2-sehit.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88075/Hakkari-de-hain-tuzak-2-sehit.html#comments Tue, 09 Mar 2010 04:05:39 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88075&kategori_isim= Dün de aynı yerde yine mayın patlamış ve bir piyade onbaşı şehit olmuştu.


Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde terör örgütü PKK üyeleri tarafından döşenen mayının patlaması sonucu şehit olan Piyade Onbaşı Onur Ayaydın'ın Bayrampaşa'daki evinin bulunduğu sokaktaki evlere Türk bayrakları asıldı.

Şemdinli'nin Koçyiğit bölgesinde arazi arama ve tarama faaliyetleri sırasında terör örgütü PKK üyeleri tarafından araziye önceden döşenen mayının patlaması sonucu dün şehit olan Piyade Onbaşı Ayaydın'ın Bayrampaşa Kartaltepe Mahallesi'ndeki evlerinde baba Zafer, anne Nagihan Ayaydın ve diğer yakınları taziyeleri kabul ediyor.

Ayaydın'ın şehit haberini aileye dün akşam eve gelen askeri yetkililerin verdiği öğrenilirken, şehidin evinin bulunduğu sokakta evlerin pencerelerine Türk bayrakları asıldı.

Ayaydın'ın evinin önünde toplanan bazı şehit yakınları ve komşularının da göz yaşlarını tutamadıkları görüldü.

Malulen emekli olan ve kanser tedavisi gören baba Zafer Ayaydın'ın ikisi kız 3 çocuğundan biri olan Onur Ayaydın'ın, askere gitmeden önce bilgisayar teknikeri olarak çalıştığı öğrenildi.


52 GÜN SONRA TERHİS OLACAKTI


Bu arada, şehit Ayaydın'ın eniştesi Şenol Güneş yaptığı açıklamada, Onur Ayaydın ile 2 gün önce telefonla konuştuğunu belirterek, “Bize, 'göreve gidiyorum hakkınızı helal edin' dedi. Dönünce de bu olay oldu. Acımız çok büyük, ailesinin tek erkek evladıydı. Kendi halinde, kimseye zararı olmayan biriydi” dedi.

Ayaydın'ın askerliğinin bitmesine 52 gün kaldığını ifade eden Güneş, acemi birliğindeki görevini tamamladıktan sonra çabuk terhis olmak için izin dahi kullanmadığını söyledi.

Öte yandan, Bayrampaşa Belediyesi de şehit Ayaydın'ın yakınlarının cenazeyi karşılamak üzere Atatürk Havalimanı'na gidişlerini sağlamak üzere 3 otobüs tahsis etti.

]]>
Cim Bom'un Eskişehir fobisi: 2-1! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88057/Cim-Bom-un-Eskisehir-fobisi-2-1.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88057/Cim-Bom-un-Eskisehir-fobisi-2-1.html#comments Mon, 08 Mar 2010 23:18:06 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88057&kategori_isim= Eskişehir Atatürk Stadı'nda ilk yarısı da ev sahibi takımın 1-0'lık üstünlüğü ile sona eren mücadelede Eskişehirspor'un golleri 43 ve 46. dakikalarda Koray'dan gelirken, Galatasaray'ın tek golü 72. dakikada penaltı vuruşundan Elano ile geldi.


Eskişehirspor'da Koray attığı iki gol ve ortaya koyduğu hırslı futbol ile maça damga vuran isim oldu.

Bu sezon 4. mağlubiyetini alan Galatasaray 50 puanda kalıp liderliğini sürdürürken, Eskişehirpsor puanını 39'a yükseltti.

CİM BOM'UN ES-ES'E ŞANSI TUTMUYOR...
Galatasaray, Süper Lig'de son 2 sezonda Eskişehirspor ile oynadığı 4 maçta 3 yenilgi 1 beraberlik aldı ve hiç kazanamadı. Geçen sezon deplasmanda rakibine 4-2 yenilen Galatasaray, sahasında da 1-0 mağlup olmuş bu sezon evinde oynanan maçta ise 1-1 berabere kalmıştı. Bugün oynanan maçta da Eskişehirspor sahadan 2-1 galip ayrılmasını bildi. Galatasaray'ın geçen sezon Süper Lig'de puan alamadığı tek takım Eskişehirspor olmuştu.

 

EL İTİRAZLARI ARASINDA GOL...
Eskişehir'de gol perdesini açan isim ilk yarının bitimine 2 dakika kala Koray Aslan oldu. Mehmet Topal'ın hatalı geri pasını kontrol eden Koray, ceza sahası içinde sol ayağının içiyle yaptığı plase vuruşla topu ağlara gönderdi. Golün ardından Koray'ın topu kontrol ettiği sırada elini kullandığı yönünde Galatasaraylı oyuncuların yoğun itirazı oldu ama hakem kararını değiştirmedi. 1-0.

KORAY'DAN MÜTHİŞ BİR GOL...
Eskişehirspor evindeki maçın ikinci yarısına golle başladı. Henüz santra vuruşu yeni yapılmıştı ki, Doğa'nın pasıyla Galatasaray ceza sahasına hareketlenen Koray, ceza yayı üzerinden müthiş bir şut attı ve topu ikinci kez Galatasaray ağlarına gönderdi. 2-0.

ELANO UMUTLANDIRDI...
Galatasaray'ı deplasmanda umutlandıran gol Elano'nun penaltısıyla geldi. Giovanni sağ kanattan ceza sahasına girmek isterken Bülent Kocabey'in müdahalesiyle yerde kaldı, hakem penaltı noktasını gösterdi. 72. dakikada kullanılan penaltıda topun başına Elano geçti. Brezilyalı oyuncu topu ve kaleciyi ayrı ayrı köşelere gönderdi. 2-1.

 

KONTROLLÜ BİR İLK YARI...
Karşılaşma öncesinde, Elazığ'ın Karakoçan ilçesinde bu sabaha karşı meydana gelen depremde yaşamını yitirenler için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Ayrıca her iki takım oyuncuları da kollarına siyah bant takarak sahaya çıktı. Eskişehir'e lider olarak gelen Galatasaray, son 3 maçta mağlup edemediği ve bunlardan 2'sinde mağlup olduğu rakibi karşısında oyuna oldukça temkinli başladı. Savunma güvenliğini ön planda tutarak öncelikle gol yememeyi ve kontrataklarla pozisyon aramayı düşünen sarı-kırmızılı takım, ilk yarıda bu düşüncesinde başarılı olamadı. İlk yarı genellikle orta alan mücadelesi şeklinde geçerken, her iki takım da rakip kalede çok fazla gol pozisyonu bulamadı.

JO VE KEITA GOLE YAKLAŞTI...
Orta saha mücadelesi şeklinde geçen ilk 30 dakikanın ardından ilk tehlikeli ataklar Galatasaray'dan geldi. Cim Bom iki yıldızı Jo ve Keita ile golü bulmaya çok yaklaştı. 31. dakikada gelişen atakta, Galatasaray çok organize geldi. Sol kanattan Arda ile başlayan atakta, Arda topu Ayhan'a bıraktı. Ayhan şık bir hareketle rakibinden kurtardığı topu Elano'ya gönderdi. Elano bekletmeden ceza sahasına hareketlenen Jo'ya çok şık bir ara pası attı. Rakibinden kurtulan Jo ceza sahası içinde ayağının üzeriyle topa dokundu, herkesin bakışları arasında top üst ağlarda kaldı.

Bu pozisyondan 6 dakika sonra Keita gole yaklaşan isimdi. Hızlı gelişen Galatasaray atağında Arda, topu sağ kanattan Keita'nın önününe attı. Süratle rakip ceza alanınaa ilerleyen Keita, Nadarevic'e rağmen yerden çok sert bir şut çıkardı, köşeye giden topu Ivesa çok iyi uzandı ve topu kornere gönderdi.

Evsahibi takım ilk yarının son dakikalarında, Mehmet Topal, Servet ve Caner'in ortaklaşa hatalarından yararlanan Koray'ın attığı golle devreyi üstün tamamlamayı başardı.

 

AYDIN YETİŞEMEDİ...
Eskişehirspor'un devre arasında Galatasaray'dan transfer ettiği genç futbolcu Aydın Yılmaz, sakatlığı nedeniyle eski takımına karşı forma giyemedi. Kırmızı-siyahlı takımın eski Galatasaraylı futbolcularından Ümit Karan ile Volkan Yaman ise karşılaşmaya ilk 11'de başladılar. Eskişehirspor'da ayrıca sakatlıkları bulunan Okwuwanne, El Saka ve Serdar ile sarı kart cezalısı Bülent Ertuğrul, takımlarındaki yerini alamadı.

ELANO 11'DE, GIOVANNI YEDEK BAŞLADI...
Galatasaray'da ise sakatlığı nedeniyle Kasımpaşa'ya karşı oynayamayan Brezilyalı Elano ilk 11'de görev aldı. Teknik Direktör Frank Riijkaard, geçen hafta etkili futboluyla göz dolduran Giovanni Dos Santos ile Uğur Uçar'a ise yedekler arasında yer verdi.

İkinci yarıda oyuna dahil olan Giovanni arzulu futboluyla takımına golü kazandıran isim oldu. Giovanni, yaptırdığı penaltı pozisyonundan sonra fazla topla buluşamadı.

Galatasaray'da günün etkisiz isimlerinden olan Keita da 68. dakikada oyundan alındı. Fildişili oyuncu hücumda beklenen etkinliği sağlayamayınca, sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü Frank Rijkaard, yıldız oyuncunun yerine genç Emre Çolak'ı sahaya sürdü.

MAÇTAN DAKİKALAR (İLK YARI)
5. dakikada Nadareviç'in yaklaşık 25 metreden sert şutunda, kaleci Leo Franco topu kontrol etti.
7. dakikada Eskişehirspor'un, sol taraftan kullandığı serbest vuruşu kullanan Sezer, topu ceza alanına ortaladı. Keita'nın kafasından seken top direğin dibinden kornere çıktı.
13. dakikada Elano'nun sol taraftan kaleye gönderdiği top, direğin üstünden auta gitti.
31. dakikada Elano'nun mükemmel arapasıyla ceza alanında bir anda kaleciyle karşı karşıya kalan Jo'nun aşırtma vuruşunda, top üst ağlarda kaldı.
36. dakikada Mehmet Yılmaz'ın ceza alanı sol çaprazından şutunda, meşin yuvarlak az farkla auta gitti.
37. dakikada sağdan ceza alanına sokulan Keita'nın, karşısındaki Vucko'ya rağmen yaptığı vuruşta, meşin yuvarlak kaleci Ivesa'nın da müdehalesiyle kornere çıktı.
43. dakikada Mehmet Topal'ın hatalı pasında, Servet ve Caner'in uzaklaştıramadığı topu kaparak ceza alanına giren Koray, yerden plase bir vuruşla topu kaleci Leo Franco'nun sağından filelere gönderdi: 1-0
İlk yarı Eskişehirspor'un 1-0 üstünlüğüyle sona erdi.

MAÇTAN DAKİKALAR (İKİNCİ YARI)
İkinci yarıya Eskişehirspor golle başladı. 46. dakikada orta alandan aldığı topla Galatasaray ceza alanına sokulan Koray, Mehmet Topal'dan sıyrıldıktan sonra ceza yayı üzerinden mükemmel bir vuruşla, Leo Franco'nun solundan meşin yuvarlağı ağlara gönderdi: 2-0
54. dakikada Mehmet Topal'dan kaptığı topla ceza alanına giren Alper, Koray'a pasını aktardı. Bu futbolcunun vuruşunda Servet'e çarpan top kornere gitti. Kullanılan korner atışından gelen topa Sezgin kafayı vurdu. Fakat meşin yuvarlak kaleci Leo Franco'da kaldı.
62. dakikada Sabri'nin sağdan ceza alanına ortaladığı topa, yakın mesafeden Jo vuramadı. Arka direk dibindeki Keita kafa vuruşunu iyi yapamayınca Galatasaray pozisyondan yararlanamadı.
65. dakikada Elano'nun pasıyla buluşan Sabri'nin ceza alanı dışından sert şutunda, top üstten auta gitti.
67. dakikada Koray'ı çalımla geçen Caner'in ceza alanına ortaladığı topa, Keita kafayı vurdu. Fakat meşin yuvarlak yandan auta çıktı.
72. dakikada Dos Santos'un ceza alanında Veysel tarafından düşürülmesiyle Galatasaray penaltı kazandı. Atışı kullanan Elano, topu ve kaleciyi ayrı köşelere göndererek skoru 2-1'e getiren golü attı.
85. dakikada Galatasaray'ın kazandığı serbest vuruşu kullanan Elano, kötü bir vuruşla topu auta gönderdi.
Karşılaşma Eskişehirspor'un 2-1 üstünlüğüyle sona erdi.

Stat: Atatürk
Hakemler: Bülent Yıldırım, Erhan Sönmez, Muharrem Yılmaz 
Eskişehirspor: Ivesa, Sezgin, Vucko, Nadareviç, Volkan  - Koray, Alper  (Dk. 69 Veysel), Doğa, Sezer  (Dk. 75 Adem) - Mehmet Yılmaz, Ümit Karan  (Dk. 63 Bülent Kocabey)
Galatasaray: Leo Franco, Sabri, Neill, Servet, Caner  - Keita  (Dk. 68 Emre Çolak), Elano, Mehmet Topal  (Dk. 58 Dos Santos), Ayhan  (Dk. 81 Mustafa Sarp), Arda  - Jo  Goller: Dk. 43 ve 46 Koray (Eskişehirspor), Dk. 72 Elano (penaltıdan) (Galatasaray)
Sarı Kartlar: Dk. 35 Ayhan, Dk. 58 Arda, Dk. 62 Jo, Dk. 63 Caner (Galatasaray), Dk. 56 Ümit Karan, Dk. 62 Doğa, Dk. 72 Veysel, Dk. 88 Sezgin, Dk. 90+1 (Eskişehirspor)

 

]]>
Erdoğan'ın eli havada kaldı http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88028/Erdogan-in-eli-havada-kaldi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88028/Erdogan-in-eli-havada-kaldi.html#comments Mon, 08 Mar 2010 16:52:33 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88028&kategori_isim=
Ancak tokalaşmak için elini uzattığı bir bayanın Erdoğan’a elini uzatmaması üzerine eli havada kalan Başbakan Erdoğan, bozuntuya vermedi ve bayanı başı ile selamladı.
]]>
'Toplumsal uzlaşı olmadan af olmaz' http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88021/Toplumsal-uzlasi-olmadan-af-olmaz.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-88021/Toplumsal-uzlasi-olmadan-af-olmaz.html#comments Mon, 08 Mar 2010 16:21:48 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=88021&kategori_isim=
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun, “Toplumsal barışın bir parçası olacaksa genel affa 'evet' deriz” açıklamasının hatırlatılması üzerine Okay, genel affın ön şartının, toplumsal barış olduğunu ifade etti. Okay, toplumsal barış için önce terörün bitmesi, anaların gözyaşının dinmesi, silahların bırakılması, dağdaki teröristin teslim olması ve terörle yaşayan bir ülke olmaktan çıkılması gerektiğini söyledi. Okay, “Bundan sonra, çok doğal ki bir barış ve kardeşlik projesi olarak, ondan sonraki süreçte genel af düşünülebilir” dedi.

Okay, genel affı, “yeni, temiz bir sayfa açmak, geçmişin tartışmalarını geride bırakmak” olarak tanımlayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama bugün Türkiye'nin gündeminde toplumsal barışa, toplumsal barışın sürecine ilişkin beklentiler gerçekleşmiş durumda değildir ve gerçekleşme sürecinde de değildir. Türkiye'de halen terörle mücadele ediliyorsa, terör dağdan şehirlere de inmişse; teröristler can almaya devam ediyorsa, bu konjonktürde bir af söz konusu olamaz. Ama af, bir toplumsal uzlaşmadır. Toplumsal uzlaşmanın konjonktürü oluşmadan, toplumsal uzlaşma için af olmaz. Önce affın alt yapı koşulları oluşur, ondan sonra ihtiyaç varsa, bu Türkiye'nin gündemine gelebilir.”

“DEPREM DEĞİL, BİNALAR ÖLDÜRÜYOR”


Elazığ'da meydana gelen depremde hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara geçmiş olsun dileğinde bulunan Okay, Türkiye'de depremin değil, binaların öldürdüğünü belirtti.

Okay, Türkiye'yi yöneten siyasal yapılanmanın, doğal afetlerin ardından kaderci bir anlayış içinde olduğunu ileri sürdü.
CHP'li Okay, imar ve inşaattan kaynaklanan, sonu acı, gözyaşı olan doğal afetlerin yaşandığını ifade etti.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne de işaret eden Okay, her türlü yasal düzenlemelere karşın, kadınların hak ettiği yerde olmadığını vurguladı. Okay, kadınların, parlamentoda, siyasi partilerde ve yerel yönetimlerdeki temsil oranının düşüklüğüne işaret etti.
]]>
Deprem bölgesinde okullar tatil! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87967/Deprem-bolgesinde-okullar-tatil.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87967/Deprem-bolgesinde-okullar-tatil.html#comments Mon, 08 Mar 2010 13:16:03 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87967&kategori_isim=
Kriz Masası'na ulaşan son bilgilere göre depremde ölenlerin sayısı 57'e yükseldi. 

Depremde yaralıların sayısı 100'ü geçerken, hastanelere kaldırılanların tedavisi sürüyor. Yaralılardan Kovancılar Devlet Hastanesi'nde tedavi gören 53 kişinin adları şöyle:

Rabia Aydemir, Yusuf Akdemir, Hasret Kale, Süleyman Tosun, Halime Gündüz, Hilal Yağmur, Niyazi Keleş, Cihan Polar, Remzi Aydemir, Feyzullah Dağdöğer, Telli Özdoğan, Derviş Ersöz, Hasan Hüseyin Yüksel, Ramazan Karadağ, Fındık Karadağ, Melis Yüksel, Asiye Yüksel, Nazlı Ersöz, Remzi Aydemir, Mustafa Aydemir, Fatma Kahraman, Hakan Abdullah Dağdöğer, Berivan Yıldız, Muhammed Yıldız, Harun Uygur, Hüseyin Yıldırım, Serhat Yıldız,Veysel Yıldız, Veysel Yıldız, Rukiye Yıldız, Mehmet Rıza Yıldız, Resul Cirit, Makbule Cirit, Safiye Akdağ, Emrullah Akdağ, Burhan Yüksel, Mücahit Yıldırım, Çiçek Yıldırım, Ayşe Yıldırım, Adem Yıldırım, Mikail Yıldırım, Mülkiye Yıldız, Feyza Yıldırım, Ruşen Yıldırım, Cevahir Çiçek, Aynur Yıldırım, Gökhan Yıldız, Ayni Çimen, Naciye Yüksel, Arzu Uzun, Abdurrahman Cirit, Remziye Doğan, Esma Demirtaş

OKULLAR TATİL

Elazığ ve çevre illerde deprem nedeniyle günlük yaşam alt üst oldu. Binaların hasar görmesi nedeniyle resmi dairelerdeki görevliler bu sabah işbaşı yapamadı, öğrenciler okullara gidemedi. Elazığ'ın yanı sıra Tunceli'de de öğrencilerin olumsuz etkilendiği gerekçesiyle okullarda öğretime 2 gün ara verildi.
]]>
Erdoğan'dan deprem açıklaması! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87966/Erdogan-dan-deprem-aciklamasi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87966/Erdogan-dan-deprem-aciklamasi.html#comments Mon, 08 Mar 2010 13:10:52 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87966&kategori_isim=
Merkezi üssü Elazığ'ın Karakoçan ilçesi Başyurt beldesi olan depremde 51 kişinin hayatını kaybettiğini, 71 kişinin de yaralı olarak hastanelerde tedavi altına alındığını söyleyen Başbakan Erdoğan, Ankara, Kayseri ve Van'da bulunan ambulans helikopterlerin bölgeye intikal ettiğini, Türk Kızılayı'nın ilk etapta 230 çadır, bin battaniye, 20 prefabrik ev, 2 seyyar mutfak ve personeli bölgeye sevk ettiğini bildirdi.

Çevre il ve ilçelerden çok sayıda ambulans, sağlık personeli, arama-kurtarma ekibinin de bölgeye ulaştığını kaydeden Başbakan Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve il milletvekillerinin sabah erken saatlerde Elazığ'a gittiklerini anımsattı. Erdoğan, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından gelişmelerin ve ihtiyaçların yakından izlendiğini, gerekenlerin yapıldığını belirtti.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Şu ana kadar kaybettiklerimiz en büyük üzüntümüz, hüznümüz. Şüphesiz ki bu bölgenin yerel mimari anlayışı kerpiç yapılanmadır. Bu kerpiç yapılanmanın da ne yazık ki tabii faturası, bedeli ağır olmuştur. Bir asra yakın bir süredir deprem görmeyen bu bölgede şu anda bir deprem gerçekleşiyor. Deprem olan bu bölgemizi şüphesiz ki çok daha farklı bir şeklide imar etmek için de süratle Toplu Konut İdaremize gerekli talimatları verdik. Şu anda Toplu Konut İdaremizden de arkadaşlarımız bölgede çalışmaları yapmak üzere bugün oraya intikal edecekler.

İlk depremin ardından en büyüğü 4,4 olmak üzere 55 artçı deprem daha oldu. En son sabah 9.47'de de 5,6 büyüklüğünde ikinci bir deprem yaşandı. Bölgedeki vatandaşlarımdan özellikle rica ediyorum, depremler ve artçı sarsıntılar sürdüğü için lütfen hasarlı yapılara girmesinler. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Yakınlarının, ülkemizin, milletimizin başı sağolsun. Yaralı vatandaşlarımıza da Allah'tan acil şifalar temenni ediyorum. Onların da ailelerine sabırlar temenni ediyorum.''
]]>
Enkaz altında hipotermi tehlikesi! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87927/Enkaz-altinda-hipotermi-tehlikesi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87927/Enkaz-altinda-hipotermi-tehlikesi.html#comments Mon, 08 Mar 2010 10:45:10 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87927&kategori_isim= Kadıoğlu, normal hava koşullarında enkaz altında kalan bir kişinin 3 gün yani 72 saate kadar kurtarılabildiğini vurgularken Elazığ'da özel bir durum olduğunu belirtti.
Hava sıcaklığının 5 derecenin altında olduğu durumlarda hipotermi yani donma tehlikesi nedeniyle ölümlerin artabileceğini kaydetti.

HİPOTERMİ NEDİR

Vücut ısısının düşmesi nedeniyle bilinç bulanıklığı, solunum ve nabız yavaşlaması ile kan basıncının alçalması olarak tanımlanan hipotermi belirtileri görüldüğünde acil tedavi gereklidir.

En önemli nokta ise vücudu ısıtmamaktır. Dolaşımın bozuk olduğu bu durumda, ani ısı yükselmesi kanı, hayati organlardan çekecektir. Hasta, yalnız daha fazla ısı kaybını önlemek amacıyla iyice örtülmeli ve vücut ısısının kendiliğinden yükselmesi beklemelidir.

]]>
Flaş! Elazığ'da büyük felaket: 57 ölü! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87917/Flas-Elazig-da-buyuk-felaket-57-olu.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87917/Flas-Elazig-da-buyuk-felaket-57-olu.html#comments Mon, 08 Mar 2010 10:30:00 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87917&kategori_isim=  Depremde ilk belirlemelere göre en çok Kovancılara bağlı üç köyde hasar meydana geldi.57 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. 

Sabaha karşı meydana gelen depremin ardından tam 28 artçı deprem meydana geldi. En son saat 09:47'de meydana gelen depremin şiddeti 5.5 olduğu belirlendi.

Elazığ'da bu sabaha karşı saat 04.32'de meydana gelen Richter ölçeğine göre 6.0 büyüklüğündeki depremde 40'ı aşkın kişi yaşamını yitirdi, 100 kişi yaralandı. Merkez üssü Karakoçan ve komşu Kovancılar ilçelerine bağlı bazı köylerde yıkılan evlerin enkazında kalanlar oldu, yüzlerce yaralı hastanelere taşındı.                

Depremin yıktığı köylerde kurtarma çalışmaları devam ederken, ekaz altından her an cesetler çıkıyor. Elazığ Valiliği Kriz Merkezi, Okçular, Yukarı Kanatlı ve Kayalı köylerinde ölü sayısının 41'e çıktığını açıkladı. Hastanelerde 10'u ağır 100 kadar yaralı bulunduğu belirtildi.

ÇADIR KENT KURULUYOR

Depremde evlerin büyük bölümünün yıkıldığı Elazığ'ın Kovancılar İlçesi'ne bağlı köylerde kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmaları devam ediyor. Çadırkent kurma çalışmaları başlatıldı

Günün ağarmasıyla birlikte Okçular ve Yukarı Kanatlı köylerinde evlerin büyük bölümünün yıkıldığı görüldü. Elazığ'ın Karakoçan ilçesinde meydana gelen 6.0 büyüklüğündeki depremin ardından Türk Kızılayı'nın Ankara'daki Afet Operasyon Merkezi'nde kriz masası oluşturuldu. Bölgeye 20 kişilik afet müdahale ekibi ve yardım malzemesi gönderildi.

Türk Kızılayı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, deprem haberinin ardından Türk Kızılayı Elazığ Bölge Afet Yönetim Merkezi, Erzurum Bölge Afet Yönetim Merkezi ve Muş şubesinden 20 afet müdahale uzmanını bölgeye gönderdi.

Afet müdahale ekibi ilk planda, 250 çadır, bin battaniye, 1 seyyar mutfak ve çok sayıda kumanya bölgeye ulaştırdı. Evlerinde hasar olan vatandaşlar için yeterli sayıda “Mevlana Evi” olarak adlandırılan çelik afet evlerinin de bölgeye ulaştırılması için çalışma başlatıldı.

Bölgede ortaya çıkabilecek kan ihtiyacının karşılanabilmesi için bölgeye yakın kan merkezleri alarm durumuna geçirildi.

Türk Kızılayı'nın Diyarbakır ve Malatya kan merkezlerinden bölgeye kan sevkıyatı için hazırlıklar tamamlandı. Bölgeye ulaşan afet müdahale ekibi yardım malzemelerini ihtiyaç sahiplerine dağıtacak.

Ayrıca bölgeye gönderilen seyyar mutfaktan halka ve kurtarma çalışmalarına katılan görevlilere sıcak yemek dağıtımı yapılacak.

ÇEVRE İLLERDE HİSSEDİLDİ

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nün merkez üssünü Elazığ'ın Karakoçan İlçesi'ne bağlı Başyurt Beldesi olarak belirlediği deprem geniş bir alanda hissedildi. Yerin 5 kilometre derinliğinde meydana gelen deprem Elazığ'ın yanı sıra başta Tunceli, Diyarbakır ve Malatya olmak üzere çok sayıda ilde hissedildi, binlerce kişi uykularında yataklarından fırladı.

Çok sayıda evin yıkıldığı köylerden yüzlerce yaralı çevre ilçelerdeki ve Elazığ'daki hastanelere taşındı.

10 KÖYDE EVLER YIKILDI

Elazığ Valisi Muammer Erol, depremin ardından kriz masası oluşturulduğunu ve hasar gören yerlere kurtarma ve sağlık ekiplerinin sevk edildiğini söyledi.

Kovancılar Kaymakamı Selçuk Aslan, depremin 10 köyde yıkıma neden olduğunu, bu köylere ekiplerin sevk edildiğini söyledi. Kaymakam Aslan, “Deprem şehir merkezlerinden çok köyleri vurdu. Bir çok ev yıkıldı, çok sayıda yaralı var” dedi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Erdik de “Bu depremin şiddetti bölge için çok büyük değil. Bundan sonra bölgede artçılar yaşanabilir” dedi.

Erdik, şunları kaydetti:

“Bu depremin şiddetti bölge için çok büyük değil. Bundan sonra bölgede artçılar yaşanabilir. Bunun şiddeti 5 ile başlar 4, 3 ve 2'ye kadar düşer. Başka yerleri tetikleyip tetiklemeyeceği meydana gelen gerilmelerin dağılımı incelendikten sonra belirlenebilir” şeklinde konuştu.

ÇİÇEK VE BAZI BAKANLAR BÖLGEYE HAREKET ETTİ
        
Elazığ'daki depremin ardından Başbakan Recep   Tayyip Erdoğan'a sürekli bilgi veriliyor.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı   Cemil Çiçek Devlet Bakanı  Cevdet Yılmaz, Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, Sağlık Bakanı Recep  Akdağ ve AK Partili bölge milletvekilleri incelemelerde bulunmak üzere Elazığ'a  hareket etti.

BAŞBAKANLIK: 5.5


Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından yapılan ilk yazılı  açıklamada, Elazığ'da saat 04.32'de meydana gelen depremin büyüklüğünün 5.5,  derinliğinin ise 10.42 kilometre olduğu kaydedildi.

28 ARTÇI

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma  Enstitüsü'nün internet sitesindeki verilere göre, saat 04.32'deki ilk depremin ardından bölgede, büyüklükleri 5.5  ile 2.6 arasında değişen 27 sarsıntı meydana  geldi.

]]>
Kara büyü bozuldu: 1-0 http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87875/Kara-buyu-bozuldu-1-0.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87875/Kara-buyu-bozuldu-1-0.html#comments Sun, 07 Mar 2010 21:01:20 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87875&kategori_isim=
Ligde oynadığı son 4, Türkiye Kupası ve UEFA Avrupa Ligi de dahil edildiği zaman oynadığı son 7 maçı kazanamayan Fenerbahçe bu galibiyetle kötü gidişine de dur demiş oldu. Sarı-lacivertli takım kart cezalısı Alex'in yokluğunda hücum organizasyonlarında beklendiği gibi zorlanırken, kalesinde uzun bir aradan sonra gol görmeden bir maçı tamamlamış oldu. 

Fenerbahçe bu galibiyetle puanını 48'e yükseltirken, Antalyaspor 30 puanda kaldı.

SANTOS HIZLI GELDİ VE BİTİRDİ...

Fenerbahçe, Antalyaspor karşısında aradığı golü 33. dakikada Brezilyalı oyuncusu Andre Santos ile buldu. Antalyaspor gol için savunmasında tek isim bırakınca, Fenerbahçe kontra atağa çok iyi çıktı. Semih ile başlayan atakta golcü oyuncu bekletmeden rakip yarı alana geçen Emre'nin önüne topu attı, Emre de bu topu bekletmeden şık bir pasla Santos'un önüne bıraktı. Kaleci Ömer ile karşı karşıya kalan Brezilyalı oyuncu da ceza sahasına girer girmez düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi. 1-0.

VEDERSON DEVAM EDEMEDİ...

Fenerbahçe'nin, Antalyaspor ile oynadığı maçın 41. dakikasında Vederson oyuna devam edemedi ve yerini Mehmet Topuz'a bıraktı. Antalyasporlu Jedinak ile girdiği hava topu mücadelesinde kafasına dirsek darbesi alan Vederson bir süre yerde kaldıktan sonra oyuna devam etti. Bir kaç dakika sonra hakeme kendini iyi hissetmediğini belirten Vederson oyuna devam edemedi.

Brezilyalı oyuncunun hemen beyin tomogrofisinin çekildiği öğrenildi. Vederson'un ciddi bir sorunun olmadığı öğrenildi.

TEMPOLU BAŞLADI SONRA DURDU...

Şükrü Saracoğlu Stadı'ndaki maç çok süratli başladı. İki takım da kazandığı toplarla doğrudan rakip kaleye gitmeyi düşündü ve bu da seyir zevki yüksek bir maçın olacağının işaretiydi. İlk 15 dakika müthiş bir tempoda geçti, daha sonra duraklayan maç bir daha bu tempoya ulaşmadı. Fenerbahçe savunmada daha kontrollü bir maç çıkartırken, kontra atakta aradığı golü buldu.

DEİVİD, BU SEZON İLK KEZ 11'DE...

Fenerbahçe'nin Brezilyalı futbolcusu Deivid De Souza, bu sezon ligde ilk kez 11'de şans buldu. Teknik direktör Daum sakatlığı geçen Mehmet Topuz'a ise yedekler arasında yer verdi. Hafta içinde yapılan antrenmanlarda Deivid ile özel olarak ilgilenen Daum, Brezilyalı futbolcuya bu sezon ilk kez 11'de şans tanıdı.

Kart cezalısı kaptan Alex'in yanı sıra sarı-lacivertli ekipte Ali Bilgin ve çalışmalarını takımdan ayrı sürdüren Özer ve tedavisi süren Uğur kadroda bulunmadı.

SANTOS COŞTU, DEIVID SIRITTI...

Fenerbahçe'nin Brezilyalı oyuncularından Santos, Antalyaspor maçında attığı golün yanı sıra ortaya koyduğu futbolla da geceye damga vuran isimlerin başında geldi. Sol kanattan etkili bindirmeleri ile takımının neredeyse tüm tehlikeli ataklarının içinde olan Santos, savunmada da başarılı bir maç çıkardı. Uzun bir sakatlık döneminden çıkan ve eski formunu bir türlü yakalayamayan Deivid, bu sezon ilk kez 11'de çıktığı maçta çok etkisiz bir görüntü sergiledi. Fenerbahçe, Deivid'in görev yaptığı sağ kanattan neredeyse hiç atak geliştiremezken, Deivid'in attığı bir kaç şut dışında sahada varlığı-yokluğu belli değildi.

KAPTAN SEMİH...

Kırmızı kart cezalısı Alex'in yokluğunda Semih kaptan olarak sahaya çıktı. Semih, Güiza ile birlikte her ne kadar çift forvetten biri olarak gözükse de maçta Alex'in yaptığı işleri de elinden geldiğince gerçekleştirmeye çalıştı.

DAUM'DAN SKORU KORUMA HAMLESİ...


Sarı-lacivertli takımın teknik direktörü Daum, ilk yarıda yaptığı zorunlu değişikliğin ardından ikinci değişikliğini 69. dakikada yaptı. Fenerbahçe maçı 1-0 önde götürdüğü için Daum, skoru koruma adına hamlesini yaptı. Maçın etkisiz isimlerinden olan Semih Şentürk'ü oyundan alan Daum, orta sahayı Selçuk takviyesiyle güçlendirdi. Uzun süre sonra ilk 11'de sahaya çıkan Semih ise oyundan çıkınca yedek kulübesine gitmek yerine doğrudan soyunma odasının yolunu tuttu.

Antalyaspor teknik direktörü Mehmet Özdilek ise sakat oyuncuları nedeniyle sıkıntılı geldiği Kadıköy deplasmanında ilk değişikliğini 75. dakikada yaptı. Orta sahanın çalışkan isimlerinden Korhan'ı kenara alan Özdilek, Ertuğrul'u oyuna sürerek skoru çevirmeye çalıştı. Özdilek ikinci değşikliğini ise 84. dakikada geldi. Veysel Cihan yerini bu dakikada İsrailli golcü Balili'ye bıraktı. Genç hoca maçın bitimine bir dakika kala ise Kerim Zengin'i oyuna aldı, Erhan Güven'i kenara aldı.
]]>
PJAK lideri Hacı Ahmedi gözaltında! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87861/PJAK-lideri-Haci-Ahmedi-gozaltinda.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87861/PJAK-lideri-Haci-Ahmedi-gozaltinda.html#comments Sun, 07 Mar 2010 17:29:53 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87861&kategori_isim=
PJAK lideri Ahmedi'nin, PKK'ya karşı Brüksel'de düzenlenen operasyon sonrasında Köln'e kaçtığı iddia ediliyor. Köln polisi, sivil polislerle yapılan operasyon hakkında açıklama yapmaktan kaçınıyor.

Köln polisinin bilgi vermediği operasyonun, Türk ve Alman istihbarat birimleri arasındaki bilgi alışverişiyle gerçekleştirildiği bildiriliyor. Hacı Ahmedi'nin gözaltına alınmasından bir kaç gün önce de Belçika'da, başta Kongra Gel Başkanı Remzi Kartal ve Zübeyr Aydar olmak üzere toplam sekiz kişi gözaltına alınmıştı. Ahmedi'nin gözaltına alınmasının, söz konusu tutuklamaların ardından gelmesi dikkat çekti.
]]>
"Evlatlarınıza engel olun" http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87835/Evlatlariniza-engel-olun.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87835/Evlatlariniza-engel-olun.html#comments Sun, 07 Mar 2010 14:22:49 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87835&kategori_isim= Başbakan Erdoğan, "Kadınlar Günü" mesajını Şanlıurfa'da verdi

Erdoğan, Devlet Su İşleri Salonunda ''Dünya Kadınlar Günü'' çerçevesinde düzenlenen ''GAP ve Kadının Güçlendirilmesi'' panelinin açılışında konuştu.

''Ülkemizde kadınımızı, kızımızı kılık kıyafetine göre sınıflara ayıran her türlü anlayış da çağ dışıdır'' diyen Erdoğan, kadınlara şiddet uygulayan, el kaldıran, onları insanlık dışı muamelelere maruz bırakan her türlü yaklaşımın çağ dışı olduğunu söyledi.

Erdoğan, ''Bu toprakların adetlerinde, geleneklerinde, inançlarında, altını çiziyorum töresinde ve örfünde kendisi için istemediğini, başkasına reva görmek yoktur. Kim ki töre adı altında örf, adet, gelenek, inanç adı altında kadınlara insanlık dışı muameleyi reva görüyorsa o gaflet içindedir, delalet içindedir'' diye konuştu.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle bir kez daha ülkemizin tüm annelerinden, tüm kadınlardan yaşanan bu acıyı durdurmak için yüreklerini ortaya koymalarını rica ediyorum'' dedi.

''Dünya Kadınlar Günü'' dolayısıyla Devlet Su İşleri Salonunda düzenlenen, ''GAP ve Kadının Güçlendirilmesi'' panelinin açılışında konuşan Erdoğan, annelerin kaybettiği bir ortamda hiç kimse kazanamayacağını belirtti.

Erdoğan, ''Kadının maalesef kan tacirleri oldu, istismarcıları oldu, silah tüccarları oldu. Biz bu acıyı daha fazla taşıyamayız. Bu acıya daha fazla tahammül edemeyiz. Biz artık Dünya Kadınlar Gününü buruk yaşamak istemiyoruz. Biz artık bayramları buruk yaşamak istemiyoruz'' diye konuştu.

Binlerce yıl bu ülkenin doğusundaki acıyı Batı'dakinin de paylaştığını, Batı'nın sevincini, Doğu'nun da yaşadığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Ayrı gayrılığa bizim artık tahammülümüz olamaz. Bugün artık her türlü husumeti bitirme zamanı, kaynaşma, dayanışma zamanı. Ben Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle bir kez daha ülkemizin tüm annelerinden, tüm kadınlardan yaşanan bu acıyı durdurmak için yüreklerini ortaya koymalarını rica ediyorum. Bölücü terör örgütüne destek veren annelere de sesleniyorum, evladını kaybeden anneler yerine kendinizi koyarak düşünün. Lütfen evlatlarınızın dağlara birer terörist olarak çıkmasına engel olun. Gelin 72.5 milyon bir olalım, beraber olalım, iri olalım, diri olalım.''

''HER TÜRLÜ SOSYAL MESELENİN, HER TÜRLÜ TOPLUMSAL HASTALIĞI ŞİFASI DA PANZEHİRİ DE AİLEDİR''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bizim kültürümüzde, bizim geleneklerimizde, bizim köklü medeniyetimizde ayrımcılığın hiçbir çeşidi yoktur. Kadınlara yönelik her türlü ayrımcılık çağ dışıdır. Kadınları ikinci sınıf gören, onları aşağılayan, horlayan her türlü zihniyet çağ dışıdır'' dedi.

Erdoğan, DSİ Salonunda ''Dünya Kadınlar Günü'' etkinliği kapsamında düzenlenen ''GAP ve Kadının Güçlendirilmesi'' panelinde yaptığı konuşmada, Anadolu topraklarının tıpkı anneler gibi şefkatini, rahmetini, bereketini cömertçe sunduğunu belirtti.

Erdem Beyazıt'ın ''Sana, Bana, Vatanıma, Ülkemin İnsanlarına Dair'' isimli şiirini hatırlatan Erdoğan, ''Şairin en güzel şekilde ifade ettiği gibi, bu topraklar üzerinde yaşayan Anadolu'da, Trakya'da nefes alıp veren tüm hanım kardeşlerimizin yürekleri Akdeniz kadar geniş, solukları Afrika kadar sıcaktır'' dedi.

Anneleri, anneliği kutsal gören, ''Cennet anaların ayağının altındadır'' buyuran bir medeniyetin mensubu olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Bizim kültürümüzde, bizim geleneklerimizde, bizim köklü medeniyetimizde ayrımcılığın hiçbir çeşidi yoktur. Kadınlara yönelik her türlü ayrımcılık çağ dışıdır. Kadınları ikinci sınıf gören, onları aşağılayan, horlayan her türlü zihniyet çağ dışıdır. Kadın emeğini sömüren, kadınları istismar eden her türlü uygulama, tavır, yöntem çağ dışıdır. Kadınları, kızlarımızı sosyal hayattan, ekonomik hayattan özellikle ve özellikle eğitimden yoksun bırakan her türlü anlayış çağ dışıdır'' diye konuştu.

Salona gelirken yolda kendisini bekleyen kız çocuklarıyla konuştuğunu söyleyen Başbakan Erdoğan, liseli çocukların kendisine ''Babam beni bundan sonra okula göndermeyecek'' dediklerini, kızlara nedenini sorduğunda da ''Göndermeyecek Başbakanım. Diyor ki 'Ben size para ayıramam, bizim paramız yok'' yanıtını aldığını aktardı. Hükümet olarak ilk, orta ve yüksek öğretimde okuyan kız çocuklarına burs verdiklerini söylemesi üzerine kızların, ''Bize yok diyorlar'' diye karşılık verdiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Yani kızımız, kadınımız hakkını da bilmiyor, haklarını da bilmiyor. Halbuki biz gerek ilk, gerek orta öğretimde de yavrularımıza, kızlara pozitif ayrımcılık yapmak suretiyle destek veriyoruz. Parayı da babaya değil annenin hesabına yatırıyoruz ki yerini bulsun, duman olup gitmesin diye. Böyle bir hesabın, böyle bir gayretin içerisindeyiz.

Üniversiteye başladığın zaman da kızım orada da biz size burs veriyoruz. Sen üniversiteye başlayacağın zamana kadar şu anda 200 lira olan burs belki o zaman 250-300 liraya ulaşacak. Bundan sonra da bunu devam ettireceğiz.''

-''BU ÜLKENİN KADINLARI TARİH BOYUNCA ÖRNEK OLDULAR''-

Kadınların büyüyen, gelişen, hızla kalkınan, dünyada itibarı her geçen gün artan, bölgesinde ve dünyada ağırlığını çok daha fazla hissettiren bir Türkiye'nin vatandaşları olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

''Bu ülkenin kadınları tarih boyunca, tüm dünya kadınlarına örnek oldular. Bizim tarihimizde Ertuğrul Gazi'nin annesi Hayme Ana var. Bizim tarihimizde Osman Gazi'nin eşi Bala Hatun var. Orhan Gazi'nin eşi Nilüfer Hatun var. Bizim tarihimizde gerektiğinde eline silahı alıp düşmanın üzerine yürüyen gerektiğinde sırtında bebeği, kucağında mermiyle cepheye koşan kahraman kadınlar var.

Erzurumlu Nene Hatun, Kastamonulu Halime Çavuş, Gördesli Makbule Hanım, Tarsuslu Kara Fatma, Adanalı Kılavuz Hatice, Gaziantepli Yirik Fatma, Vanlı Süreyya Hanım... Her biri bu toprakların özgürlüğü ve bağımsızlığı yolunda kahramanlıklarıyla isimlerini tarihe yazdırdılar. Dünyada kadınların her alanda dışlandığı, horlandığı bir dönemde bizim kadınlarımız sosyal ve ekonomik hayattaki yerlerini aldılar. 1913'ten itibaren kadınlarımız devlet memuru olmaya başladılar. Cumhuriyetimizin kuruluşunda ve yükselmesinde kadınlar her zaman ön safta oldular. 1934 yılında daha dünyada kadınların oy hakkı bile yokken bizim kadınlarımız seçme ve seçilme hakkına kavuştular. İşte bugün de Türkiye'nin sahip olduğu atılım ivmesinde siz hanımlar yine ön safta olacaksınız.

Türkiye'nin kadınları tarih boyunca olduğu gibi bugün de dirayetiyle, çalışkanlıklarıyla, ferasetleriyle, şefkat ve merhametiyle bölgesine ve dünyaya örnek olacaklar.''

-''DAHA ATILMASI GEREKEN ADIMLAR VAR''-

Kadınların sosyal hayatta, ekonomik aktivitelerde ve özellikle siyasette hak ettikleri yere kavuşabilmeleri için hükümet olarak yoğun çaba gösterdiklerini vurgulayan Erdoğan, 2004'te kadın-erkek eşitliğini en üst seviyede sağlamaya yönelik olarak Anayasa'nın 10. maddesini değiştirdiklerini, ''Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla hükümlüdür'' ibaresini de Anayasa'ya yerleştirdiklerini hatırlattı.

İş yerlerinde cinsiyet ayrımcılığını kaldırmaya yönelik adımlar attıklarını, Türk Ceza Kanunu'nda yaptıkları değişiklikle kadınlara yönelik şiddetin cezasını artırdıklarını kaydeden Başbakan Erdoğan, kadına yönelik şiddete karşı topyekun mücadele başlattıklarını belirtti.

Belediyeler Kanunu'nda yapılan değişiklikle kadın ve çocuklar için sığınma evleri açtıklarını anlatan Erdoğan, ''Gerçi o sığınma tabiri benim pek hoşuma gitmiyor. Hep bunu hanım kardeşlerime de söylüyorum. Sığınma çok çirkin. Onun yerine başka bir ifade bulalım diyorum. İnşallah onu da kısa zamanda bulur ve onu da değiştiririz'' diye konuştu.

''Haydi Kızlar Okula'' ve ''Ana-Kız Okuldayız'' kampanyalarıyla 350 bine yakın kız çocuğunu ve kadını eğitimle buluşturduklarını ifade eden Erdoğan, kadın girişimciliğini teşvik ettiklerini, esnaf-sanatkara sağlanan düşük faizli kredide kadınlara pozitif ayrımcılık uyguladıklarını dile getirdi.

''Bunlar bizim dönemimize kadar olmayan şeylerdi'' diyen Erdoğan, kadınların çalışma hayatına katılımı için 5 yıl boyunca SSK işveren primlerini ödediklerini hatırlattı.

AK Parti hükümeti döneminde TBMM'de ''Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'' kurulduğuna işaret eden Erdoğan, kadınların evlerinde ürettikleri ürünlerin vergiden muaf tutulduğunu da ifade etti.

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

''Hanım kardeşlerimiz siyasi hayatın her alanında aktif şekilde yer alsın istedik. Milletvekili, belediye başkanı, meclis üyesi olarak hanım kardeşlerimizi siyasete teşvik ettik. Biz işin edebiyatını yapmadık. Kadınları, meseleleri arkasına samimi, güçlü bir irade koyarak yer alsın istedik. Daha atmamız gereken çok adım var, almamız gereken çok mesafe var. Çünkü bir zihniyet değişimini gerçekleştirmek öyle kolay değil. Tabii ki erkeklerin elinden de bazı yetkileri koparıp almak da kolay bir iş değil. O da zaman alıyor. Bunu son seçimlerde de yaşadım. Özellikle bir genel başkan olarak bir prensip, ilke kararı almamıza rağmen bu ilke kararlarının nasıl çiğnendiğini de gördük. Maalesef... Bunu kendi partimde yaşadığım için açıkça söylüyorum ama aşacağız, olacak.

Tüm bunların dışında hanım kardeşlerimizin sorunlarına karşı tarihi nitelikte bir mücadele başlattık. Biz bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu ülkenin kadınlarının hiçbir ayrımcılığa, hiçbir horlanmaya, istismara, engellemeye maruz kalmadan hayatlarını idame ettirmeleri için ne gerekiyorsa yaptık, yapıyoruz ve yapacağız. Hiç şüphesiz bunu sizlerle birlikte başaracağız.

Ben ülkemin tüm kadınlarından, tüm hanım kardeşlerimizden bu mücadeleye destek olmalarını, sorunlarının çözümü noktasında bizim gayretlerimize omuz vermelerini rica ediyorum. Haklarınızı size birilerinin vermesini bekleyemeyin. Sürece el koyun, süreci siz yönetin ve haklarınızı elde edin.''

-''SOKAĞIN TERBİYESİNE BIRAKAMAYIZ''-

Toplumunun en temel dayanak noktasının aile olduğunu anlatan Erdoğan, ailenin kişiyi var eden ve ayakta tutan en güçlü zenginlik olduğunu kaydetti. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Aileyi ne kadar muhafaza edersek geleceğe de o denli güvenli bakabiliriz. Her türlü sosyal meselenin, her türlü toplumsal hastalığın şifası da panzehiri de ailedir. Eğitim aileden başlar. Anne ve baba okul ve öğretmenden önce gelir. Çocuklarımız bizim geleceğimiz ve onları en iyi şekilde geleceğe hazırlamak da bizlerin ellerinde. Sizlerin aile kurumunun muhafaza edilmesi, onun her türlü harici saldırıdan korunması noktasında özellikle hassas olmanızı rica ediyorum. Sokağa bırakamayız, sokağın terbiyesine bırakamayız. Ondan sonra feryat ederiz ama iş işten geçmiş olur. Çocuklarımızın her türlü tehlike karşısında korunması önce sizlerin, bizlerin tabii ki hepsinin ardından da hükümet, devlet olarak bizim vazifemiz. Hep birlikte aileyi yüceltelim. Hep birlikte bu en büyük zenginliğimizi güçlü bir şekilde geleceğe taşıyalım.''

]]>
Irak sandık başında! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87834/Irak-sandik-basinda.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87834/Irak-sandik-basinda.html#comments Sun, 07 Mar 2010 14:16:22 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87834&kategori_isim= Irak'ta genel seçimler için oy kullanma işlemi, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin Süleymaniye şehrindeki bir seçim merkezinde TSİ 06.00'da oy kullanmasıyla başladı.

Süleymaniye'de oyunu kullanan Talabani yaptığı açıklamada, seçimlerin demokratik tecrübe açısından çok önemli olduğunu belirterek, tüm Iraklılar'ın bu seçimlerde oy kullanmasını temenni ettiğini ve Iraklılar açısından bu seçimlerin çok önemli olduğunu söyledi.

Yoğun güvenlik önlemleri altında başlayan seçimlerde, 19 milyon Iraklı seçmen 51 bin seçim merkezinde oy kullanacak. Oy verme işlemi bu akşam saat 17.00'ye kadar sürecek. Irak Başbakanı ve diğer politikacıların başkent Bağdat ve diğer illerde oy kullanması bekleniyor.

Irak'ta ilk oylama geçtiğimiz Perşembe günü güvenlik görevlileri, tutuklular ve hastaların oy kullanmasıyla başlamıştı. Ülke dışında yaşayan Iraklılar, Türkiye'nin de bulunduğu toplam 16 ülkede, kendileri için oluşturulan seçim merkezlerinde geçtiğimiz gün oy kullanmaya başlamıştı.

Bu arada, seçimlerin şeffaf bir ortamda geçmesi için Irak devletinin daveti üzerine 100 ülkeden gözlemcinin katıldığı dile getirildi. Seçim sürecini BM, Avrupa Birliği, Arap Birliği, İslam Konferansı Teşkilatı'nın yanı sıra uluslararası sivil kuruluşlardan ve birçok ülkeden 500'e yakın gözlemci izleyecek. Irak'ta büyükelçiliği bulunan ülkelerin büyükelçiliklerinin de gözlemci olarak seçimlerde yer alması bekleniyor. Dünyada en fazla uluslararası gözlemcinin katıldığı bildirilen Irak'taki seçimlere, en fazla gözlemci gönderen ülkelerin arasında Türkiye de yer alıyor.

Irak Parlamentosundaki 325 sandalye için toplam 167 partiden oluşan 12 koalisyon ve 74 partiye mensup 6 bin 200 aday yarışıyor.

Öte yandan, oy verme işlemi başladığı sırada Bağdat'ta çok sayıda patlama sesi duyuldu. Iraklı yetkililer patlamalarla ilgili herhangi bir açıklamada bulunmadı. Irak İçişleri Bakanı Yardımcısı ve seçim güvenliğinden sorumlu olan Korgeneral Aydın Halid Beyatlı, daha önce yaptığı açıklamada, aldıkları güvenlik önlemleri hakkında bilgi verdi.

Beyatlı, ordu, polis ve istihbarattan güvenlik güçlerinin seçmenlerin, seçim merkezlerinin ve adayların güvenliğini sağlamak için ortak çalışacaklarını, her tür önlemi aldıklarını, bu önlemlerin yeni hükümet kurulana kadar devam edeceğini kaydetti. Aldıkları güvenlik tedbirleri hakkında ayrıntılı bilgi vermeyen Beyatlı, hazırladıkları güvenlik planının duruma göre işleyeceğini söyledi.

Bazı kaynaklara göre, seçimde alınan güvenlik önlemleri çerçevesinde bu akşamdan itibaren Pazartesi sabahına kadar havaalanları ve sınır kapıları kapatılırken, Pazartesi sabahı saat 06.00'ya kadar şehirlerarası ulaşım yasaklandı.

Seçim merkezlerinin etrafında 3 güvenlik kuşağı oluşturulacağı, bu kuşaklardan en dıştaki kuşağın ordu mensuplarından, ikinci kuşağın polislerden ve içteki kuşağın da istihbarat mensuplarından oluşacağı kaydedildi. Irak'ın 18 ilinde seçim boyunca güvenliği sağlayacak güvenlik gücü sayısının 800 bin civarında olduğu ifade edildi. Amerikan güçlerinin de, seçim boyunca Iraklı güvenlik güçlerine destek vermesi bekleniyor.

-BAĞDAT'TA PATLAMA

Genel seçimler için oy verme işleminin başladığı Irak'tan bir yandan da saldırı ve şiddet haberleri geliyor.

Başkent Bağdat'ta bir apartmanın ağır hasar gördüğü patlamada, ilk belirlemelere göre 4 kişi öldü, 8 kişi yaralandı.

İçişleri Bakanlığından bir kaynak, bir başka binada daha patlamada olduğunu belirtti ancak başka ayrıntı vermedi.

Irak'ta 2003'teki ABD işgalinden sonra ikinci kez yapılan genel seçimlerde sabah oy verme işleminin başlamasından bu yana oy verme merkezleri yakınına isabet eden havan topu mermileri ile yol kenarına yerleştirilen bombaların patlama sesleri duyulduğu haber veriliyor.;

BİR BİNADA DAHA PATLAMA

Irak'ın başkenti Bağdat'ta, genel seçimler yapılırken iki binada meydana gelen patlamalarda, ilk belirlemelere göre 16 kişi öldü.

İçişleri Bakanlığından bir kaynak, bir apartmanda meydana gelen ve en az 4 kişinin öldüğü patlamanın ardından bir başka binada meydana gelen patlamada da ilk belirlemelere göre 12 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Genel seçimler için oy verme işleminin başlamasından bu yana Bağdat'ta havan topu mermileri ve yol kenarına yerleştirilen bombaların yol açtığı patlama sesleri duyulduğu haber veriliyor.

]]>
MHP: Erdoğan ruh sağlığını kaybetti! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87824/MHP-Erdogan-ruh-sagligini-kaybetti.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87824/MHP-Erdogan-ruh-sagligini-kaybetti.html#comments Sun, 07 Mar 2010 13:08:21 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87824&kategori_isim=
Şandır, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Yargı, yürütme ve yasamayı kuşatma altına aldı, asıl hedefleri AKP” şeklindeki sözlerini ANKA’ya değerlendirdi.

Erdoğan’ın sözlerini Türkiye için, “talihsizlik” olarak yorumlayan Şandır şöyle konuştu:
“Türkiye Cumhuriyeti hukuk devletidir. Herkes hukuk kuşatması altında olmalıdır. Başbakan ruh sağlığını kaybetti. Herkesle kavga ediyor. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın herkesle kavga etmesini doğru bulmuyorum. Başbakanın Türkiye’yi yönetmek için bir ehliyeti kalmamıştır. Hepimiz yargıya sığınıyoruz. Başbakan da yargıyı eleştiriyorsa, bu gösteriyor ki, ruh sağlığı iyi değil.”
]]>
Futbolcular dehşet dakikalarını anlattı! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87823/Futbolcular-dehset-dakikalarini-anlatti.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87823/Futbolcular-dehset-dakikalarini-anlatti.html#comments Sun, 07 Mar 2010 13:03:03 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87823&kategori_isim=
MAÇIN tatil edildiğini öğrenen Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, Bursaspor takımını, üzerlerini değiştirmeye bile fırsat tanımadan apar topar iki polis midibüsüne bindirip stattan çıkardı. Havalimanına giderken saldırıya uğrayan polis midibüsleri bir ara Polis Evi’ne sığındı. Güçlükle havalimanına giden yeşil beyazlılar daha sonra özel uçakla Bursa’ya döndü. Aynı uçakta seyahat ettiğimiz Bursasporlu futbolcu ve teknik adamlara, sahada ve polis midibüslerinde yaşadıkları korku dolu dakikaları anlatmalarını istedik.

Polis Evi’ne sığındık
Ömer Erdoğan: Sırtımda bir ağırlık ve sıcaklık vardı. Birden titredim. Meğerse bizi taşıyan araca atılan taşlardan serpilen camlar boyun kısmıma girmiş. Bir an o polis midibüsünde öleceğimizi sandım. Taraftarların saldırıları nedeniyle Diyarbakır Polis Evi’ne sığındık.
Sercan Yıldırım: Daha ısınma idmanında tribünlerden atılan kaya parçalarını görünce korktum. Fakat en korkuncunu stattan polis midibüsü ile havalimanına giderken yaşadık. Yüzlerce insan üstümüze akın ediyordu. Bir ara etrafımdakilere, “Buraya kadarmış. Bildiğiniz duaları okuyun” dediğimi hatırlıyorum.
Hüseyin Cimşir: Böyle dehşet görmedim. Diyarbakırsporlu arkadaşlarımız bile bize acıdı.
Ali Tandoğan: Stat çıkışında bizi taşıyan midibüs az daha bize mezar olacaktı. İnanılmaz bir gün yaşadık. Bize taş atanlarların yaşları 15 ila 16’ydı.
Antrenör Mutlu Topçu: Polislere, “Bu midibüslerin camları kurşun geçirmez mi?” diye sordum. Bana, kurşun geçirmez olduğunu söylediler. Araçlarımız trafik nedeniyle bir yerde durmak zorunda kalınca, onlarca kişi midibüse saldırıp camları koruyan demirleri söktü. Ondan sonra da taş yağmuru başladı. Kurşun geçirmez denilen o camlar taşlarla paramparça oldu. Camlar kırılınca polislerden kalkanlarını istedik, onlar da bize perde yaptı. Bu arada birkaç polis kasklarını çıkarıp bize verdiler. Yaşadıklarımız o kadar korkucuydu ki, Ozan İpek ağlamaya başladı.

Bursasporlular polis kaskı taktı

Bursasporluların bindiği polis midibüslernin camları atılan taşlar nedeniyle paramparça oldu. Yeşil beyazlılar kendilerini polislerin kasklarını takarak korudu.
]]>
...Ve maç tatil edildi! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87724/Ve-mac-tatil-edildi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87724/Ve-mac-tatil-edildi.html#comments Sat, 06 Mar 2010 15:29:24 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87724&kategori_isim= HAKEMLER VE BURSASPORLU OYUNCULAR SOYUNMA ODASINA GİTTİ

Diyarbakırspor - Bursaspor maçının 15. dakikasında yan hakemin kafasına yabancı madde gelmesi sonucu, mücadele yarıda kaldı. Hakemler soyunma odasına gitti. Hakemlerin soyunma odasına gitmesinin ardından Bursasporlu oyuncular da çevik kuvvet eşliğinde soyunma odasının yolunu tuttu.

MAÇ OLAYLI BAŞLADI

Diyarbakırspor - Bursaspor maçının başlamasına dakikalar kala taraftarlar, Yeşil-beyazlıların bulunduğu kale arkasına yabancı madde yağdırdı. Kale arkasında görev yapan bir basın mensubu, atılan maddelerin yüzüne isabet etmesi nedeniyle yaralandı. Yüzü kanayan basın mensubuna ilk müdahale sağlık görevlileri tarafından yapıldı. Karşılaşma, taraftarların yatıştırılmasının ardından yaklaşık 10 dakikalık gecikmeyle başladı.

Diyarbakır'da oynanan Diyarbakırspor-Bursaspor maçı öncesi kent genelinde olağanstü güvenlik önlemi alındı. Stat çevresinde yaşanan küçük çaplı gerginliklerde ise kulüp yöneticilerinin araya girmesiyle sona erdi. Ancak stat içinde çevik kuvvetin yoğun önlemine taraftar büyük öfke gösterdi. Diyarbakırlı taraftarlar stadyum içine astıkları pankartlarla Bursalılara mesaj gönderdi.

Diyarbakırspor-Bursaspor maçı kapalı ancak futbol oynamaya elverişli bir havada oynandı. Stat, maça saatler kala doldu. Binlerce taraftar dışarda kaldı. Dışarda kalan taraftar ise dışardan tezahürat yaparak takımlarına destek vermeye çalıştı. Diyarbakırsporlu taraftarlar, maç öncesi yaptığı tezahüratlarla Bursaspor'da yaşananları hatırlatarak, stadyuma astıkları pankartlarla da centilmenlik örneği gösterdi. Yeşil kırmızılı taraftarlar, "Ülkemizi sizden çok seviyoruz", "Bize bir özür borcunuz var", "Türk-Kürt kardeştir, ayırım yapan kalleştir" şeklinde pankartlar astı.

Stadyum içinde ve dışında 2 bin 500 polis görev aldı. Olağanüstü güvenlik önlemlerinin alındığı stadyum içi ve çevresinde ise küçük çaplı olaylar yaşandı. Özellikle Bursaspor kafilesi stada gelirken, az sayıdaki taraftarın sözlü saldırı ve tacizine maruz kaldı. Polisin müdahale etmesiyle küçük çaplı bir arbede yaşandı. Ancak Diyarbakırspor Kulüp Başkanı Çetin Sümer ve yöneticilerin devreye girmesiyle de bu olaylar büyümeden önlendi.

Stadyum içinde de çevik kuvvet polisinin Diyarbakırsporlu futbolcuların olduğu yerde kalkanlarını havaya kaldırarak önlem almaya çalışması, tribünde bulunan taraftarların tepkisine yol açtı. Kısa süre sonra polisler kalkanlarını indirerek yer değiştirmesi üzerine de taraftarlar bu kez polisi alkışladı.

İSTİKLAL MARŞI'NI ISLIKLADILAR

Karşılaşma öncesi her iki takım oyuncuları İstiklal Marşı'nı söylemek için açılış seramonisine çıktı. Diyarbakırsporlu taraftarlar İstiklal Marşı'na ıslıklarla eşlik etti.PANKART SAVAŞI

Herkesin beklentisi, ilk yarıdaki maçta yaşananlar nedeniyle kritik bir hale gelen zorlu karşılaşmada centilmenliğin kazanması. Maçta bir bakımada pankart savaşı yaşandı. Ligin ilk yarısında Bursa'da oynanan karşılaşmada yeşil-beyazlı taraftarlar 'Biz açılımı yaptık, ne mutlu Türk'üm diyene' şeklinde pankart açmıştı. O pankart nedeniyle olaylar bu güne kadar süre geldi. Şimdi ise Diyarbakır'daki maçta taraftarlar 'Ülkemizi sizden çok seviyoruz' ve 'Bize bir özür borcunuz var' şeklinde pankartlar açtı.

MAÇ ÖNCESİ

Dün geceyi Dedeman Oteli'nde geçiren Bursaspor kafilesi, emniyet müdürlüğüne ait otobüsle otelden alındı. Yoğun güvenlik önlemleri altında farklı bir güzergahtan Atatürk Stadyumu'na getirilen kafile bazı taraftarlarca yuhalandı. Kafile stadyuma giriş yaptı.

Maça Diyarbakırspor taraftarları büyük ilgi gösterdi. Taraftarlar sabahın erken saatlerinden itibaren stada girmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Stadyumda Diyarbakırsporlu taraftarlarca hazırlanan ilginç pankartlar da yer aldı. Stadyumun dört bir tarafında yer alan pankartlardan bazıları şunlar:

“Ülkemizi sizden çok seviyoruz', 'Bize bir özür borcunuz var', “Türk-Kürt kardeştir, ayırım yapan kalleştir', “Tenlerimiz ve gözlerimiz farklı renkte olsa da, akan gözyaşlarımızın rengi aynı.”  

Bu arada, zemini kontrol etmek için sahaya çıkan Bursasporlu oyuncular taraftarlarca yuhalanırken, Diyarbakırsporlu oyunculara ise büyük sevgi gösterisinde bulunuldu.

BİR GRUP TARAFTAR, POLİSİ VE BURSASPOR OTOBÜSÜNÜ TAŞLADI

Diyarbakırspor - Bursaspor maçı öncesinde Atatürk Stadı çevresinde Diyarbakırspor taraftarları olay çıkardı. Olaylar polisin müdahalesiyle önlenirken, Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şubesi'ne ait otobüsle stada gelen Bursaspor otobüsü de taşlandı.

Diyarbakırspor- Bursaspor maçı öncesinde Atatürk Stadı çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Maç nedeniyle Diyarbakır polisinde izinler kaldırılırken, maç için 2 bin 500 polis görevlendirildi. 50 kadar Diyarbakırspor taraftarı polisin önlem alıp kapattığı güvenlikli bölgeden geçmek istedi. Polis izin vermeyince olaylar çıktı. Polisin izin vermemesi üzerine grupta bulunanlar polise taş attı. Kalkanları kullanıp kendilerini savunan polis, gruba herhangi müdahalede bulunmadı. Diyarbakırspor Başkanı Çetin Sümer, buraya gelirken taraftarlarları sakinleştirip uzaklaştırdı.

Bursasporlu futbolcular stada Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'ne ait otobüsle eskortlar eşliğinde çok sıkı güvenlik önlemleri altında stada getirildi. Otobüsün, stat çevresine geldiği sırada toplanan bazı Diyarbakırspor taraftarları Bursaspor'lu futbolcuların bulunduğu otobüsü taşladı. Polis, taş atan grupları kalkanlarını kullanarak uzaklaştırdı.

İLK MAÇTA ORTALIK KARIŞMIŞTI

Turkcell Süper Lig'in 7. hafta karşılaşmasında Bursa Atatürk Stadı'nda oynanan maçta Bursaspor ile Diyarbakırspor karşı karşıya geldi. Yeşil-beyazlı ekibin Diyarbakırspor'u 4-0 mağlup ettiği karşılaşma sırasında olaylar çıktı. Taraftarların birbirini taşladıkları olaylarda 10 kişi yaralanırken, 4 Diyarbakırspor, 2 de Bursaspor taraftarı gözaltına alındı.

Konuk ekip taraftarlarının koltukları sökerek sahaya atması üzerine, iki takım arasında gerginlik yaşanırken, Diyarbakırspor taraftarlarının Bursaspor tribünlerine taş attığı görüldü. Çevik kuvvet saha içine girerek olaylara müdahale etti.

]]>
TEKEL işçilerinden Aksu'ya yumurta! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87717/TEKEL-iscilerinden-Aksu-ya-yumurta.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87717/TEKEL-iscilerinden-Aksu-ya-yumurta.html#comments Sat, 06 Mar 2010 14:20:25 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87717&kategori_isim= AYRINTILAR GELİYOR...

]]>
"Seçim kaçınılmaz!" http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87708/Secim-kacinilmaz.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87708/Secim-kacinilmaz.html#comments Sat, 06 Mar 2010 12:56:52 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87708&kategori_isim= Seçim Türkiye için çok önemli. Ülkemizin kaderini belirleyecek, Türkiye’nin tarihi bir tercih yapmasını ortaya koyacak fevkalade önemli bir seçimdir. Seçim Türkiye için kaçınılmaz oldu.

En uygun koşullarda bir dönemde iktidar oldular. Peki bu 8 yıl sonunda Türkiye’nin ekonomik bakımdan emeklinin, memurun, gencin durumunda gelişme oldu mu?

]]>
Gerçeker'e "kuşatma" cevabı! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87706/Gerceker-e-kusatma-cevabi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87706/Gerceker-e-kusatma-cevabi.html#comments Sat, 06 Mar 2010 12:49:56 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87706&kategori_isim= Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TUSKON Genel Kurulu'nda konuştu. Erdoğan, Yargıtay Başkanı Gerçeker'in “Yapılmak istenilen düzenlemelerle yürütme, yargıyı daha da kuşatma altına almak istemektedir” sözlerine karşılık verdi. İşte konuşmasından satırbaşları;


Başbakan Erdoğan, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'in dünkü konuşmalarına "Yasama da yürütmede yargı tarafından kuşatılmıştır" diyerek cevap verdi. 

- O Meclis'te "Evet" oyu verenlerin kaç tanesi Ermenistan'ın yerini biliyor.

- Televizyonlarda izledik, komediydi. Orada 'Yes-No' mücadelesi verdiler.    

- Bunların kaç tanesi Osmanlı tarihini biliyor? Kaç tanesi Ermenistan'a yönelik iyi girişimlerden haberdardır? Böyle bir komedi olabilir mi?

- Türkiye çok büyük bir ülkedir. Bizim siyasetteki politikamız dik durmaktır. Kimse bizi yalan ve yanlış politikalara muhtaç edemez.

- Bu ülke bir kabile ülkesi değildir. Türkiye bu tür komedilere, oldu bittilere pabuç bırakmayacak kadar asil bir duruş sergiler.

- Dış İlişkiler Temsilciler Meclisi'nin bu kararı Türkiye'ye hiçbir zarar vermez.

- Bugün dünyanın neresine giderseniz gidin sempatiyle karşılanırsınız. Çünkü bizim çağrımız barış çağrısıdır.

- Ankara-İstanbul arasına hızlı tren koyup çalıştırmak yetmiyor. Demokrasiyi de çalıştırmak gerekiyor.

- Milletle devleti buluşturmadığınız sürece bu altyapı çalıştırmaları yeterli olmuyor. Yük taşıyan TIR’lar güvenli şekilde seyahat edecek, aynı zamanda siyaset de güvenli şekilde seyahat edecek.

]]>
"Pelosi tasarıyı donduracak!" http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87661/Pelosi-tasariyi-donduracak.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87661/Pelosi-tasariyi-donduracak.html#comments Sat, 06 Mar 2010 02:49:27 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87661&kategori_isim= Obama yönetimi Ermeni tasarısını genel kurula getirmeyecek

ABD Temilciler Meclisi Dışilişkiler Komitesi’nde kabul edilerek Meclis Genel Kurulu’na sevk edilen Ermeni tasarısı şu an Temsilciler Meclisi’nde 137 vekilin imzasını taşıyor. Amerikan Anayasası’na göre tasarıyı gündeme almakta tek yetkili kişi ise Meclis Başkanı Nancy Pelosi. 2007 yılında Başkan Bush’tan gelen baskı telefonları sonrasında tasarıyı buzdolabına kaldıran Pelosi dün bir kez daha Beyaz Saray’ın baskısı altında kaldı. Reuters haber ajansının bir Obama yönetimi kaynağına dayanarak verdiği habere göre Beyaz Saray, Kongre ile tasarının genel kurulda görüşülmemesi konusunda anlaştı. Reuters’a konuşan yetkili, “Tasarı olduğu yerde kalacak” açıklamasını yaptı. Ancak bir başka Demokrat Partili yetkili ise tasarının altında kabulune yetecek kadar imza görülmesi durumunda ancak oylanabileceğini söyledi. Pelosi de daha önce yaptığı açıklamada tasarının mecliste kabul edileceğine emin olması durumunda gündeme alacağını söylemişti. Tasarının 435 üyeli Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’nda kabulü için gereken rakam ise 218 evet.

]]>
Albay Temizöz davasında gerginlik! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87660/Albay-Temizoz-davasinda-gerginlik.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87660/Albay-Temizoz-davasinda-gerginlik.html#comments Sat, 06 Mar 2010 02:46:27 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87660&kategori_isim= ŞIRNAK ve çevresinde görev yaptığı 1993-95 yılları arasında 23 kişinin öldürülmesinden sorumlu tutulan Kayseri İl Jandarma Komutanı Albay Cemal Temizöz ile Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atak, Tamer Atak, Adem Yakın, Hıdır Altuğ, Fırat Altın, Kuktel Atak’ın yargılandığı davaya dün Diyarbakır 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada Huri Uykur, 1994 yılı Şubat ayında kocası Ramazan Uykur’un öldürülmesiyle ilgili ifade verdi. Eşinin Kamil Atak, oğlu Tamer ile kardeşi Kukel Atak tarafından öldürüldüğünü iddia eden Uykur, oğlu İsmet ile kayınbiraderi Mehmet’in eşinin öldürülmesine şahit olduğunu söyledi. Huri Uykur kimseyle husumetlerinin de bulunmadığını da belirtti.

Sanık Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atak, Tayan ve Kiçan aşiretleri arasında husumet olduğunu ve 1980’li yıllarda Ramazan Uykur’un babasının Tayan aşireti tarafından öldürüldüğünü öne sürdü. Huri’nin üvey annesi Güli ile kendisinin evlendiğini belirten Atak, “Öldürdüğün kişinin karısını almak aşiret geleneklerine aykırıdır. Ben Güli ile evlendim. Bu bir tarihtir. Oğlumun ismi de Tarih. Kiçan bunu bilsin. Tarih yazılacak. Böyle rahat ifade vermesinler” dedi.

‘Her şey Temizöz’ün elinde’

1994’te gözaltına alındıktan sonra kendisinden haber alınamayan İzzet Padır’ın oğlu Harun Padır da, olay günü köylerinin askerlerce ablukaya alındığını ve kendisi ile amcası İbrahim Özdemir’in gözaltına alındığı söyledi. Padır, şunları anlattı: “Askerler bizi topladı. Sivil biri ’Harun Padır’ kim dedi, ’Benim’ dedim. Babamın nerede olduğunu sordu. Silopi’ye gittiğimi söyledim. Daha sonra Bedran (Adem Yakin) olduğunu öğrendiğim bu kişi, ’Komutanım babası gelinceye kadar onu gözaltına alalım’ dedi. Beni ve İbrahim Özdemir’i aldılar. Köyden 200 metre uzaklaştıktan sonra babamın içinde olduğu araç geldi. Cizre İlçe Jandarma Komutanlığı’nda gözlerimiz bağlı şekilde beni, babamı, İbrahim Özdemir ve Ebubekir adlı kişiyi nezarethaneye attılar. Ertesi gün beni serbest bıraktılar. Babamın da serbest bırakılacağını söylediler. O sırada Tahir amcam geldi. Bana savcılıktan geldiğini söyleyip, savcının kendisine ’Her şey Cemal Temizöz’ün elinde’ dediğini belirtti. Babamın niye gözaltına alındığı bilmiyorum.”

Avukatlar salonu terk etti

Öğleden sonra savunmasını yapan PKK itirafçısı Abdulhakim Güven, salondaki bazı müdahil avukatlarıyla husumetinin bulunduğunu söyledi. Güven, bu avukatların Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar, eski baro başkanı Sezgin Tanrıkulu, Tahir Elçi olduğunu söylemesi üzerine, müdahil avukatları, mahkeme başkanına itirazda bulundu. Müdahil avukatlar, “Burada direkt biz suçlanıyoruz” diyerek salonu terk etti.

9 kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapsi isteniyor

Şırnak ve çevresinde görev yaptığı 1993-95 yılları arasında 23 kişinin öldürülmesinden sorumlu tutulan ve cinayet, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, adam öldürmeye azmettirmek suçlamasıyla tutuklanan sanıklardan Kayseri İl Jandarma Komutanı Albay Temizöz hakkında 9, Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atak’ın 7, Tamer Atak’ın 2, Adem Yakın’ın 7, Hıdır Altuğ’un 3, Fırat Altın’ın (Abdulhakim Güven) 6, Kuktel Atak’ın 1 kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası isteniyor.

]]>
İşte o şok diyalog! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87617/Iste-o-sok-diyalog.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87617/Iste-o-sok-diyalog.html#comments Fri, 05 Mar 2010 17:18:43 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87617&kategori_isim=
Savcı Şanal, elindeki yakalama ve gözaltı kararını incelemesi için İlhan Cihaner'e veriyor.

Mahkeme kararını şaşkınlık içinde okuyan Cihaner, "Evrakta sahtecilik, iftira, tehdit ne için bunlar" diye soruyor. Osman Şanal'ın 'Anlatacağız' sözleri üzerine Cihaner, "Bunu yapamazsınız. Hukuk dışı, direneceğim. Bunu yapamazsınız arkadaşlar" diyor.

"Mahkeme kararı da eşkıyalık"


Savcı Osman Şanal'ın "mahkeme kararını uyguluyoruz" karşılığı vermesi üzerine İlhan Cihaner "Bu karar da eşkiyalıktır" diye cevap veriyor. 

Aramaya katılan Terörle Mücadele Şubesi polislerinden mahkeme kararının bir fotokopisinin çekilerek Başsavcı Cihaner'e verilmesini isteyen Osman Şanal "Sizi yanımızda götüreceğiz İlhan Bey" diyerek gözaltına alınacağını söylüyor.

Görüntüler HSYK Başkan Vekili Kadir Özbek'i doğrulamıyor.
]]>
Taksim'de 'PKK operasyonu' protestosu! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87612/Taksim-de-PKK-operasyonu-protestosu.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87612/Taksim-de-PKK-operasyonu-protestosu.html#comments Fri, 05 Mar 2010 17:12:02 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87612&kategori_isim=
Ancak polis grubun yürüyüşüne izin vermedi. "Roj TV halkların özgür sesidir. Susturulamaz" yazılı pankart açan grup, "Roj TV'ye uzanan eller kırılsın" şeklinde sloganlar attı. 

Grup, basın açıklamasını Taksim Meydanı'nda yaptı. Açıklamada operasyonlar protesto edildi. Daha sonra göstericiler bir süre oturma eylemi yaptı.

Oturma eyleminin ardından grubu temsilen 3 kişi ellerindeki siyah çelenkle başkonsolosluğa doğru yürüyüşe geçti.

Gruptakiler üzerinde 'Roj TV'ye dokunma' yazılı siyah çelengi başkonsolosluk kapısına bıraktı. Kapı önünde hazırladıkları mektubu verebilmek için bir süre bekleyen grup, kapıyı açan açan olmayınca meydana geri döndü. Grup, daha sonra olaysız dağıldı.
]]>
PKK yöneticileri tutuklandı! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87572/PKK-yoneticileri-tutuklandi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87572/PKK-yoneticileri-tutuklandi.html#comments Fri, 05 Mar 2010 14:37:13 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87572&kategori_isim= Belçika'da PKK'ya yönelik dünkü geniş çaplı operasyonlarda gözaltına alınan 22 kişiden, örgütün üst düzey Avrupa yöneticilerinden olan, kapatılan DEP'in eski milletvekilleri Remzi Kartal ve Zübeyr Aydar dahil 8'i, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Federal savcılık, diğer 14 zanlının sorgusunun ardından serbest bırakıldığını açıkladı. Tutuklanan 8 kişinin ismi resmen açıklanmazken, savcılık kaynakları, dün Brüksel’de gözaltına alınan Kartal ve Aydar’ın tutuklular arasında bulunduğunu belirtti.

]]>
"Oylama bir komediydi" http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87557/Oylama-bir-komediydi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87557/Oylama-bir-komediydi.html#comments Fri, 05 Mar 2010 13:38:39 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87557&kategori_isim= Başbakan Erdoğan Ermeni tasarısının ABD Temsilciler Meclisi Dışilişkiler Komitesi'nde onaylanmasıyla ilgili "Oylama bir komediydi. Siyasi bir karar" yorumunda bulundu.

Ayrıntılar geliyor...

]]>
Dehşet anı kamerada! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87543/Dehset-ani-kamerada.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87543/Dehset-ani-kamerada.html#comments Fri, 05 Mar 2010 12:24:45 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87543&kategori_isim=


]]>
ABD Büyükelçisi çağrıldı! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87539/ABD-Buyukelcisi-cagrildi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87539/ABD-Buyukelcisi-cagrildi.html#comments Fri, 05 Mar 2010 12:10:57 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87539&kategori_isim=
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ABDTemsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarına yönelik karar tasarısının kabul edilmesiyle ilgili olarak, "ABD parlamentosunda böyle bir tablonun çıkmasının üzücü" olduğunu belirtti.

Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığında düzenlediği basın toplantısında, tasarıyla ilgili hem hükümet hem de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından gerekli açıklamaların yapıldığını ve bu konuda Türkiye'nin tutumunun net olduğunu söyledi.

Oylamanın neticesinden çok, oylamanın sürecine dikkati çekmek istediğini ifade eden Davutoğlu, tarihi olaylarla ilgili bir konunun değerlendirmesinin bir parlamento tarafından yapılmasının yol açabileceği tablonun çok açık bir şekilde göz önüne çıktığını kaydetti.

"ABD gibi küresel bir gücün, insanlık tarihinin en önemli güçlerinden birinin parlamentosunda böyle bir tablonun ortaya çıkması çok üzücüdür" diyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yüz yıl önce yaşanan olaylarla ilgili yapılan oylamada sürecin kendisi son derece gayri ciddi bir görüntü oluşturmuştur. Bu kararla bir millet hakkında hükmedilmiştir. Tarihi bir olay yargılanmıştır. Ancak bu oylamaya katılanların bu tarihi olayla ilgili ne kadar kanaat sahibi oldukları dün oylama sırasında takındıkları tavırla da ortaya çıkmıştır."
Aslında bunun son derece önemli bir tecrübe olarak düşünülmesi gerektiğini kaydeden Davutoğlu, 1915'de yaşananları en iyi o dönemi yaşayan halkların bileceğini belirterek, Ermeniler için 1915'in bir "tehcir" dönemi olabileceğini, ancak Türkler için de 1915'in aynı zamanda bir Çanakkale olduğunu ifade etti. Davutoğlu, "1915 bir milletin bekaasıyla ilgili büyük bir savunma içinde olduğu bir yıldır. Anadolu'da büyük acılar yaşanmıştır. O yıllarda Balkanlardan 2 milyon insanımız göç etmiştir. Kafkasya'dan göçler yaşanmıştır.

Bir imparatorluğun dağılış sürecinde büyük bir kaos yaşanmıştır. Biz Türk milleti olarak bu acıları paylaşmayı her zaman bildik. Bu acılardan siyasi dersler çıkarmak yerine insani dersler çıkarmaya çalıştık" dedi.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, dün oylamanın ardından Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Namık Tan'ın istişarelerde bulunmak üzere Ankara'ya çağrıldığını, şu saatlerde ise ABD'nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey'nin Dışişleri Bakanlığında görüşmelerde bulunduğunu söyledi.
]]>
"Türkiye muz cumhuriyeti değil" http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87489/Turkiye-muz-cumhuriyeti-degil.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87489/Turkiye-muz-cumhuriyeti-degil.html#comments Fri, 05 Mar 2010 02:05:24 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87489&kategori_isim= Aynı zamanda Ak Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı olan Kınıklıoğlu, "Türkiye muz cumhuriyet değildir. Böyle baskılarla bizi yıldıramazlar" diye konuştu.

 NTV televizyonuna konuşan Kınıklıoğlu, sonucun üzücü olduğunu ifade ederek, Washington büyükelçiliğiyle birlikte önemli bir mücadele verildiğini anlattı.

 Kınıklıoğlu, "Son dakikada ne yazık istemediğimiz bir sonuç elde ettik. Biz onlara önemli bir ders verdik. Tasarının Genel Kurul'a gelmeyeceğini düşünüyorum. Ben açıkçası daha iyi bir sonuç alacağımızı umuyordum" dedi.

]]>
ŞOK! "Soykırım" tasarısı kabul edildi! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87487/SOK-Soykirim-tasarisi-kabul-edildi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87487/SOK-Soykirim-tasarisi-kabul-edildi.html#comments Fri, 05 Mar 2010 01:58:40 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87487&kategori_isim=  46 üyenin 22'si ret yönünde oy kullanırken, 23 kişi kabul yönünde oy kullandı. Başkan tasarının kabul edildiğini açıkladıktan sonra salondan alkış sesleri yükseldi.

Yaklaşık beş saat süren oylama maratonu, bugüne kadar en heyecanlı Komite görüşmesi oldu. Son ana kadar sonuç belli değildi. İlk etapta tasarıya "hayır" oyları uzunca bir süre önde gitti. Daha sonra dört üyenin oturumdan ayrılmasıyla yaklaşık birkaç saat boyunca sonuçlar 22 "evet", 20 "hayır" şeklinde kaldı. Ancak daha sonra söz konusu dört üyenin üçünün salona girmesiyle bir oyla da olsa tasarı kabul edilmiş oldu.

 Komite'de kabul edilen tasarıda, ABD Başkanı'nın her 24 Nisan'da Amerikan halkını sözde "soykırım" sırasında hayatını kaybeden 1.5 milyon Ermeni'yi anmaya davet etmesi isteniyor.


 Tasarının Komite'de kabul edilmiş olması yasalaştığı anlamına gelmiyor. Karar tasarısının bundan sonra Temsilciler Meclisi Genel Kurulu'na sunulması bekleniyor. Genel Kurul gündemine alınıp alınmayacağı ise henüz belli değil.

 Türkiye, söz konusu tasarının geçmesi durumunda bunun hem Türk-Amerikan ilişkilerine hem de Ermenistan'la yürütülen sürecin olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, Washington Büyükelçisi Namık Tan'ın Ankara'ya çekilmesi de masada bulunan seçenekler arasında. 

 

]]>
Obama'dan "protokol" mesajı! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87474/Obama-dan-protokol-mesaji.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87474/Obama-dan-protokol-mesaji.html#comments Thu, 04 Mar 2010 21:29:33 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87474&kategori_isim= Amerikan yönetimi Kongreye, Ermeni iddialarının tanınmasına ilişkin tasarının geçirilmemesi çağrısında bulundu.

Öte yandan dün akşam Obama'yı arayan Cumhurbaşkanı Güli ile ABD Başkanı arasındaki telefon görüşmesinde, Obama'nın Ermenistan ile imzalanan protokollerin bir an önce Meclis tarafından onaylanmasını istediği bildirildi.

Beyaz Saray sözcüsü Mike Hammer, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Howard Berman’la dün görüştüğünü ve tasarının geçmesinin Türkiye ile Ermenistan arasındaki süreci riske atacağına işaret ettiğini belirtti.

DAVUTOĞLU BAŞBAKANLIK'TA

ABD Kongresi Dış İlişkiler Komitesi, "soykırım" tasarısını görüşmeye başladı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu görüşmeyi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte izlemek için Başbakanlık'a geldi.

46 üyeli komite tasarıyı görüşmeye başladı..

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, 1915 olaylarına ilişkin tasarıyı görüşüyor. Görüşme, Komite Başkanı Demokrat Parti milletvekili Howard Berman’ın yönetiminde açıldı. Komitenin üyeleri, tasarıyla ilgili görüşlerini dile getiriyor. Üyelerin görüşlerinin alınmasından sonra, komitenin tasarıyı oylaması bekleniyor. Tasarının komiteden geçmesi durumunda, Temsilciler Meclisi Genel Kurulu gündemine gelip gelmeyeceği, Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin kararına bağlı olacak. ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesinin 46 üyesi bulunuyor.

]]>
Flaş! ROJ TV kapatıldı! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87473/Flas-ROJ-TV-kapatildi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87473/Flas-ROJ-TV-kapatildi.html#comments Thu, 04 Mar 2010 21:25:33 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87473&kategori_isim= Belçika'dan yayın yapan ROJ TV ve Mezopotamya Radyo kapatıldı...

 

 

]]>
Döve döve tecavüz etti! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87443/Dove-dove-tecavuz-etti.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87443/Dove-dove-tecavuz-etti.html#comments Thu, 04 Mar 2010 16:10:39 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87443&kategori_isim= Antalya'da geçen yıl ekim ayında, bir kişi tarafından yaklaşık 1 yıl süreyle tehditle alıkonulduğunu ve cinsel saldırıya maruz kalıp, demir çubukla dövüldüğünü öne süren genç kız, iddiasını kanıtlamak için, vücudundaki darp izlerini gösteren fotoğrafları delil olarak mahkemeye sundu.

Antalyalı İşadamı Mehmet A.'nın, G.T.'nin arkadaşı A.A. ile eski sevgilisinin kızkardeşi M.D.'ye de tecavüz ettiği ileri sürüldü. Hakim, ifadelerini aldığı iki kadın için savcılığa iki ayrı suç duyurusunda bulundu.

KIZININ ARKADAŞINA TECAVÜZ ETTİ

İddiaya göre, Antalya'da oto galerisi bulunan 56 yaşındaki Mehmet A., 16 yaşındaki kızı S.A. ile arkadaş olan G.T.'ye evlerine yatılı olarak geldiği 1 Ağustos 2008 tarihinde tecavüz etti. Ailesine söyleyeceği tehdidiyle de ilişkiyi sürdürdü. Telefon mağazasında çalışan genç kızın geçen yıl Ekim ayında bir sevgilisi olduğunu öğrenen Mehmet A., ormanlık alana götürdüğü G.T.'yi demir sopayla dövdü. Vücudunun büyük bir bölümü moraran G.T. olanları ailesine anlattıktan sonra polis merkezine başvurdu. Tecavüzle suçlanan işadamı Mehmet A., 30 Ekim 2009 tarihinde tutuklanarak cezaevine konuldu. G.T. o tarihte verdiği ifadesinde şunları anlattı:

SİLAH ZORUYLA TECAVÜZ VE TERS İLİŞKİ

“Kızıyla arkadaştık. Onlarda zaman zaman yatılı kalmaya başlamıştım. Bir gece teras katındaki benim kaldığım odaya geldi, ‘Sen aklımdan hiç çıkmıyorsun. Seni çok arzuluyorum’ dedi. Karşı koyunca altın kaplama bir tabanca ile tehditle bana tecavüz etti. Sabah ise hiçbir şey olmamış gibi çıktı gitti. Daha sonra beni telefonla arayarak gece yaptıklarını kamera kaydına aldığını belirterek ‘Bu görüntüleri herkese gösteririm’ diyerek beni tehdit etti ve ilişkiyi sürdürdü. Sevgilim olduğunu öğrenince beni ormanlık alana götürüp dövdü, ters ilişkiye girdi. Artık dayanamayacağımı anladım ve aileme durumu anlattım.”

GENÇ KIZ CİNSEL DENEYİMLERİNİ GÜNLÜĞE YAZMIŞ

Antalya Cezaevi'nde tutuklu bulunan Mehmet A., dün Antalya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Mehmet A.'nın eşi S.A. mahkemeye G.T.'ye ait olduğunu ileri sürdüğü günlük sayfalarını sundu. Toplam 14 sayfalık günlükte genç kızın yaşadığı cinsel deneyimler yer alıyor.

SİLAH ZORUYLA YAZDIM

Duruşmada okunan günlüklerle ilgili olarak G.T. günlüğün kendisine ait olduğunu kabul etti; ancak bunları işadamı Mehmet A.'nın silah zoruyla yazdığını ileri sürdü.

Duruşmaya G.T.'nin arkadaşı 20 yaşındaki A.A. ile işadamının eski sevgilisi 36 yaşındaki Ü.D. ve onun kızkardeşi 28 yaşındaki M.D. de tanık olarak katıldı.

GRUP SEKS YAPTI

İfade veren A.A., işadamı Mehmet A.'nın G.T. ve kendisiyle grup seks yaptığını iddia etti. A.A., tecavüz gününü anlatırken, “Kızı bir gün villasına davet etti. Biz de ailelerimize yurtta kalacağımızı söyleyerek daveti kabul ettik. Oturup biraz sohbet ettik. G. ile yatmak üzere teras katına çıktık. Bu meyve kokteyli yapıp getirdi. İçinde alkol olduğunu düşünüyorum, çünkü içerken boğazımızı yaktı” dedi.

Bu sırada genç kızın ağlamaya başlaması üzerine sanık ve izleyiciler dışarı çıkartıldı. Tecavüz anını gözyaşları içinde anlatan A.A., “G. ile aynı yatakta yatıyorduk. Kendisi geldi ve yanımıza yattı. Biz istemedik, ama zaten saat 02.00 olmuştu. İkimizle de cinsel ilişkiye girdi. Direnemedik. Zaten evi çok tenha bir yerdeydi. ‘Sizi kapının önüne koyarım’ diye tehdit etti” diye konuştu.

DÖVE DÖVE İLİŞKİYE GİRDİ

İşadamının eski sevgilisi Ü.D. ise yaşadığı İstanbul’dan Antalya’ya gelerek duruşmada ifade verdi ve Mehmet A.'nın 1992 yılında da tehditle kendisiyle zorla ilişkiye girdiğini söyledi. Ü.D.'nin Bursa’da yaşayan kızkardeşi M.D. ise ifadesinde şunları söyledi: “2000 yılında otomobil galerisinin başına geçmemi istedi. Ben de kabul ettim. Bana yaklaşmaya başladı. Her itirazımda dayak yedim. Beni demirle dövdü. 15 gün dışarı bırakmadı. İntihar etmek istedim, zorla tecavüz etti. Psikolojik baskı nedeniyle şikayet edemedim. Benimle döve döve defalarca ilişkiye girdi. Sonra evden kaçtım.”

BUGÜNE KADAR YAKINMAMIŞLAR

Sanık avukatı Süleyman Çalışuku ise “Bugüne kadar yakınmada bulunmuş değiller. Reşit olan mağdurelerin, olayın üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen şikayet hakkını kullanmayarak ilişkiye devam etmiş olmaları ve ailecek çok sıkı ilişkilerin sürmesi, ilişkinin rızaya dayalı olduğunun kanıtıdır. Kaldı ki biz bu ilişkileri de kabul etmiyoruz” dedi.

SAVCILIĞA İKİ SUÇ DUYURUSU DAHA

Mahkeme tanık olarak dinlenen A.A. ile M.D. için savcılığa suç duyurusunda bulundu. Mehmet A.'nın Bursa’ya giden kızı S.A.'nın ifadesinin yeniden alınmasına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 28 Nisan'a erteledi.

]]>
FLAŞ! PKK'nın zirvesine darbe! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87414/FLAS-PKK-nin-zirvesine-darbe.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87414/FLAS-PKK-nin-zirvesine-darbe.html#comments Thu, 04 Mar 2010 13:17:52 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87414&kategori_isim=
Başta başkent Brüksel, Antwerpen ve Charleroi olmak üzere Belçika'nın beş kentinde eşzamanlı baskınlar gerçekleşti.

25 farklı PKK noktasının hedef alındığı operasyona 300 federal polis katıldı. Operasyonda aralarında PKK Kongra-Gel Başkanı Zübeyir Aydar ve Başkan Yardımcısı Remzi Kartal'ın da bulunduğu örgütün üst düzey 15 yöneticisi gözaltına alındı.


ROJ TV YAYINI DURDURULDU


Operasyonlarda Roj TV ve Mezopotamya Radyo stüdyoları da basıldı ve stüdyolar arandı. Baskınlarda vergi memurları da hazır bulundu.

Roj TV'nin üst düzey yöneticileri de operasyonda gözaltına alındı ve kanalın yayını durduruldu.

Operasyon sonucunda örgütün Belçika yapılanmasıyla ilgili birçok belge ve bilgiye ulaşıldı.

Konuyla ilgili Belçikalı makamların bugün basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor. Operasyonun akşam saatlerine kadar süreceği bilgisi de veriliyor.
]]>
Başbuğ, taktiksel olarak geri çekiliyor! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87393/Basbug-taktiksel-olarak-geri-cekiliyor.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87393/Basbug-taktiksel-olarak-geri-cekiliyor.html#comments Thu, 04 Mar 2010 11:59:49 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87393&kategori_isim=
Bu dönüşümün sonunda Türkiye'yi kimin yöneteceğine karar verilecek nihai bir mücadeleyi de tetikleyebileceğini savunan gazete “Bu da NATO üyesi, Avrupa Birliği adayı ve bölgesel diplomaside giderek daha başat bir rol üstlenen Türkiye'nin Batılı müttefikleri açısından hayati bir sorudur" ifadesini kullandı.

Financial Times, Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarıyla ilgili kaygı uyandıran bir başka noktaya daha dikkat çekti ve şu yorumu yaptı:

"Bu soruşturmalar ve anayasa reformu girişimlerinin, hükümetin muhaliflerini sindirme çabası olarak algılanmaları durumunda, toplumsal ayrışmaya ve siyasi istikrarsızlığa neden olabileceği vurgulanıyor. Ancak bazıları da bu soruşturmaların AKP tarafından değil, Fethullah Gülen hareketi gibi cemaatler tarafından yönlendirildiğini düşünüyor. Eurasia Group adlı danışmanlık kuruluşundan Wolfango Piccoli bu durumu şöyle yorumluyor: AKP ve Gülen hareketi, Türkiye'deki sekülarizmin katı unsurlarını yumuşatmak amacında birleşiyorsa da, cemaatin AKP'nin dini özgürlükleri genişletme vaadini yerine getirme konusundaki yetersizliğinden ya da gönülsüzlüğünden hayal kırıklığına uğradığı belirtiliyor."

Türkiye'de ordunun siyasete müdahale geleneğinin yeniçerilere kadar uzanan bir geçmişe dayandığını yazan Financial Times, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bugün durduğu yerin geçmişe göre değiştiğini belirtmekle beraber şu değerlendirmeyi yaptı:

“Ilımlı Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, ordunun artık demokrasinin yanında olduğunu ısrarla vurguluyor. Ancak Başbuğ bu yaz görevi bırakıyor. Buna ek olarak, kamuoyu önünde yaptığı açıklamalarla siyaseti ve kamuoyunu etkilemeyi sık sık denemesi, ordunun Türk kimliği algısını koruma hakkından feragat etttiğinden ziyade, taktik bir geri çekilmeye işaret ediyor."
]]>
Cumhurbaşkanı Gül, Bahçeli'yi kabul etti! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87392/Cumhurbaskani-Gul-Bahceli-yi-kabul-etti.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87392/Cumhurbaskani-Gul-Bahceli-yi-kabul-etti.html#comments Thu, 04 Mar 2010 11:56:06 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87392&kategori_isim= Belçika'da PKK operasyonu http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87389/Belcika-da-PKK-operasyonu.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87389/Belcika-da-PKK-operasyonu.html#comments Thu, 04 Mar 2010 11:07:00 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87389&kategori_isim=
Polisin çok sayıda belgeye el koyduğu belirtiliyor. Terörle mücadele şubesinin yürüttüğü operasyonla ilgili, akşamüstü saatlerinde açıklama yapılacak.

Geçen hafta İtalya'da ve dün de Fransa'da PKK'ya yönelik operasyonlar yapılmıştı. İtalya'da 11'i Türk 16 kişi, Fransa'da 9 kişi gözaltına alınmıştı.]]>
ABD'ye 45 milyar dolarlık Türk resti http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87385/ABD-ye-45-milyar-dolarlik-Turk-resti.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87385/ABD-ye-45-milyar-dolarlik-Turk-resti.html#comments Thu, 04 Mar 2010 10:58:00 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87385&kategori_isim=



Ankara'nın "Yasa çıkarsa 45 milyar dolarlık uçak, helikopter, silah, füze alımı anlaşmalarını iptal ederiz" resti üzerine telaşa kapılan dev ABD şirketleri devreye girdi.

Amerikalı vekillerden oluşan komitenin 46 üyesinden 25’i ya Ermeniler’in yoğun olarak yaşadığı bölgelerden seçilen ve tasarı lehine daha önce oy kullanmış ya da bu yılki tasarıya imza koymuş isimler. Yani bu vekillerin evet oyu kullanmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. ABD’de Ermeni nüfusunun en yoğun olduğu California eyaletinden komitede 9 üye bulunuyor ve bunların hepsinin tasarı yönünde oy kullanması bekleniyor. 26 Demokrat üyeden 18’inin, 20 Cumhuriyetçi üyeden de 7’sinin “evet” oyu kullanması bekleniyor. 2007 yılında yapılan oylamada komitede 48 kişi yer almış ve oylama 27’ye 21 sonuçlanmıştı. Ama komiteden geçen tasarının genel kurula gitmesini dönemin ABD Başkanı George Bush bizzat vekillere ve Meclis Başkanı Nancy Pelosi’ye telefon ederek engellemişti.

TÜRKİYE’DEN AMERİKAN ŞİRKETLERİNE ÜLTİMATOM

Bu tasarı geçerse silah ve uçak anlaşmasını unutun!

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi 1915 Ermeni olaylarının soykırım olarak tanınmasına yönelik tasarıyı bugün görüşecek. Oylama öncesinde Türkiye, milyarlarca dolarlık anlaşma yaptığı ABD savunma şirketlerine “anlaşmaları iptal ederiz” resti çekti. 5 şirketin CEO’su meclise mektup gönderip “sakın kabul etmeyin” dediTürkiye’nin yıllardan beri Amerikan meclisinden geçmesini engellemek için lobi şirketlerine para akıttığı Ermeni soykırımı yasa tasarısı bugün saat 17:00’de ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde oylanacak. 5-6 oy farkla kabul edilmesi beklenen tasarının geçmemesi için Türkiye tam saha presini sürdürüyor. Amerikan şirketleriyle milyarlarca dolar silah, uçak alımı ve füze anlaşması yapan THY ve Savunma Bakanlığı, bu şirketlere ültimatom vererek “Bu tasarı Amerikan meclisinden geçerse anlaşmaları iptal ederiz” resti çekti.

Bu restin ardından ABD’de savunma, havacılık ve uzay endüstrisi alanındaki önde gelen şirketler, Temsilciler Meclisi milletvekillerini, tasarıyı reddetmeye çağırarak, geçmesinin Türkiye’ye ihracatı tehlikeye atacağı uyarısında bulundu. Lockheed Martin, Boeing, Raytheon, United Technologies ve Northrop Grunman şirketlerinin CEO’ları, Komite Başkanı Howard Berman’a, ortak mektup göndererek, “tasarının komiteden geçmesinin Türk-Amerikan ilişkilerinde çatlağa yol açacağı ve Amerikalıların iş faaliyetlerini riske atacağı”nı söyledi.

‘Türkiye’yi küstüremeyiz’

“Önemli bir NATO müttefiki ve ticaret ortağını küstürmenin, ABD’nin jeopolitik çıkarlarına ve hem ihracat hem de iş sahalarını artırma çabalarına olumsuz etkilerinin olacağı” belirtilen mektupta, Türkiye’ye Amerikan savunma ve uzay endüstrisi ihracatının geçen yıl 7 milyar doları geçtiği ve bu yıl da “aynı sağlam vaziyetini” sürdürmesinin planlandığı ifade edildi.

ABD’de 270’den fazla şirketi temsil eden Havacılık ve Uzay Endüstrileri Derneği (AIA) de, ayrı bir mektupta, tasarının geçmesine ilişkin kaygısını, Türkiye’ye ihracatın 2008 yılında üçe katlanarak 10 milyar doların üzerine çıktığı ve Amerikan şirketlerinin şu anda daha fazla silah satışı peşinde olduğu sözleriyle dile getirdi.

AIA Başkanı Marion Blakey, “Mevcut ekonomide, en önemli ticaret ortaklarımızdan birini küstürerek, Amerikan ihracatının artırılmasına ve iş faaliyetlerinin sürdürülebilir kılınmasına sırtımızı çeviremeyiz” dedi. Berman’a bir uyarı da, Amerikan-Türk Konseyi Başkanı, ABD’nin eski dışişleri bakan yardımcısı Richard Armitage’dan geldi. Armitage, Berman’a gönderdiği mektupta, tasarı lehine bir kararın, “taraflı” olarak algılanacağı ve ABD’nin ihracatına uzun süreli olumsuz etkisinin olacağını belirtirken, “tasarının geçmesi “ABD’nin Türkiye’ye yatırımı ve Türkiye’deki yatırımlarına doğrudan ve uzun vadeli olumsuz etkisi olacaktır” dedi.

ABD Meclisi’ndeki Türkiye Dostluk Grubu’nda bulunan 24 kongre üyesi de bir mektup yazarak tasarının kabul edilmesinin Türkiye ile stratejik ilişkilere darbe vuracağı uyarısını yaptı. TBMM’den tasarının reddi yönünde lobi yapmak izere ABD’ye giden Türk vekiller heyeti de dün tüm günlerini Amerikalı vekillerle bire bir görüşme yaparak geçirdi. Özellikle Komite Başkanı Howard Berman’a tasarının geçmesinin doğuracağı sakıncalar anlatıldı.

45 milyar dolarlık rest!

ABD Meclisi’ne uyarı mektubu gönderen şirketlerle Türkiye arasında yaklaşık 45 milyar dolarlık silah, füze, uçak ve helikopter anlaşmaları ya da anlaşma potansiyeli var. Ayrıca ABD’nin Türkiye’ye 10 milyar dolarlık ihracatının tehlikeye gireceği belirtiliyor.

THY, geçen 8 yıl içinde Boeing’e 2 büyük sipariş verdi. 2010’dan başlayarak 2015’e kadar, 20’si kesin, 15’i opsiyonlu 35 adet 737-800 ve 737-900 tipi yolcu uçağı satın alınması planlanıyor. Ayrıca geçen temmuz ayında da 1.9 milyar dolarlık 7 777-300ER tipi uçakların da anlaşması yapıldı. Boeing önümüzdeki 20 yıl içinde Türkiye’ye 21 milyar dolarlık uçak satmayı öngörüyor. Ayrıca Kara Kuvvetleri ile de 1.2 milyar dolarlık 14 Chinook helikopteri anlaşması var.

İRAN ile sınır komşusu tek NATO ülkesi olan Türkiye, uzun yıllardır düşündüğü Patriot füze alımı ile ilgili Raytheon ve Lockheed Martin ile görüşüyor. NATO füze kalkanına Türkiye’yi de dahil etmek isteyen ABD hükümeti, geçen yıl eylül ayında Kongre’ye verdiği bilgide, Türkiye’ye 7.8 milyar dolarlık 13 Patriot ateşleme, 72 PAC-3 füze bataryasının satılabileceğini söylemişti.

Bu şirketin Lockheed Martin ile birlikte yürüttüğü ve Türkiye’nin de arasında bulunduğu 9 ülkenin yer aldığı 300 milyar dolarlık F-35 Joint Strike Fighter projesi bulunuyor. Türkiye bu projeye 11 milyar dolar yatırdı.

Hava Kuvvetleri’nde bulunan 216 adet F-16C ve F-16D savaş uçağının 2016’ya kadar modernizasyonu için Lockheed Martin şirketi ile üç yıl önce 635 milyon dolarlık sözleşme imzalandı. Ayrıca 50 F-16 satışı için de 2.9 milyar dolarlık bir anlaşma daha var.

TÜRK Kara Kuvvetleri’nin 109 adet çok maksatlı helikopter alımı için United Technologies tarafından üretilen Sikorsky’ler en büyük adaylardan. Anlaşmanın boyutunun 3-4 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Şirket, ihaleyi kazandığı takdirde bu helikopterleri Türkiye’de üretmek istiyor.

Süreç nasıl işleyecek?

- Ermeni yasa tasarısı ABD’nin iki yasama organından biri olan Temsilciler Meclisi’nin Dış İlişkiler Komisyonu’nda bugün oylanacak.

- Çok büyük ihtimalle kabul edilip meclis genel kuruluna sevkedilecek.

- Bu durumda yasa tasarısını genel kurulda oylatma kararı Meclis Başkanı Nancy Pelosi’ye ait.

- Yasanın geçmesi için 435 vekilden 218’inin oyu gerekiyor. Yasa tasarısının altında ise 137 vekilin imzası var. Komitede kabul edilmesinin ardından bu sayının artması bekleniyor.

- ABD’de bir tasarının yasa haline gelmesi için Temsilciler Meclisi, Senato ve Başkan’ın oyuna ihtiyaç var. Ermeni tasarısı da Temsilciler Meclisi’nin ardından Senato’ya gidecek.

- Tasarının Senato’dan geçme ihtimali düşük.

- Ermeni diasporası ise Amerikan Meclisi’ne bunu kabul ettirerek Türkiye’ye karşı sembolik ve stratejik bir zafer kazanma peşinde.

2007’DEKİ OTURUMU ERMENİ PATRİK AÇTI

ABD Temcilciler Meclisi’nin Dış İlişkiler Komitesi’nde 2007 yılının Ekim ayında kabul edilen Ermeni soykırımı yasa tasarısının açılışını Amerika’daki Ermeni patriği Karekin dualarla yapmıştı. Bu durum büyük tepkiye sebep olmuş, ayrıca sözde soykırımdan kurtulan Ermeniler’in de salona tekerlekli sandalye ile getirilmesi de vekiller üzerine baskı kurma çabası olarak değerlendirilmişti.

İşte oylanacak olan Ermeni tasarısı

Ermeni soykırımı 1915-1923 yılları arasında Osmanlı Devleti tarafından gerçekleştirilmiştir. 2 milyon Ermeni evlerinden olmuş, 1.5 milyon kadın, çocuk ve erkek hayatını kaybetmiştir. Kurtulan 500 bin kişi 2 bin 500 yıldır yaşadıkları topraklardan sürülmüştür.

24 Mayıs 1915 tarihinde İngiltere, Fransa ve Rusya ortak bir bildiri yayınlayarak tarihte ilk defa bir devletin insanlık suçu işlediğini belirten bir bildiri yayınladı.

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından iktidara gelen Türk hükümeti, zanlıları Ermeni katliamları konusunda yargıladı. Enver Paşa, Talat Paşa ve Cemal Paşa idam cezasına çarptırıldı ancak bu ceza hiç uygulanmadı.

Avusturya, Almanya, Fransa, İngiltere, Rusya, Vatikan ve ABD’deki ulusal arşivler Ermeni soykırımını ortaya koyacak kanıtlarla doludur.

1913-1916 arasında ABD’nin Osmanlı Büyükelçiliği’ni yürüten Henry Morgenthau soykırımı engellemek için eylemler organize etmiştir.

Adolf Hitler, Yahudi soykırımı için emir verirken, “Ermeniler’i kim hatırlıyor ki?” demiştir. Amerikan Soykırım Müzesi 1981 yılında Ermeni soykırımı müzesini de bünyesine almıştır.

İşte bu kanıtlar ışığında ABD Temsilciler Meclisi olarak, Amerikan Dış politikasının Ermeni Soykırımı ve diğer konularda insan hakları ihlalleri, etnik temizlik ve soykırım meselelerinde gerekli hassasiyeti ve anlayışı göstermesini ve ABD Başkanı’nın dış politikanın bu şekilde oluşturulmasını sağlamasını talep ediyoruz. ABD başkanları 24 Nisan’daki anma gününde de Ermeni olayları için “soykırım” ifadesini kullanmalıdır.

94 yıllık kavga

ABD’de, Osmanlılar’ın Ermeniler’e karşı “soykırım” suçu işlediğini savunan ilk yasa tasarısı 1916 yılında meclise geldi. Temsilciler Meclisi bu tarihten itibaren yaklaşık 10 kez Ermeni ’soykırım’ tasarısını oyladı. En son 2000 yılında dönemin ABD Başkanı Bill Clinton ve 2007 yılında da George Bush’un müdahalesiyle tasarı gündemden düştü. Temsilciler Meclisi 1975 yılında bugünküne benzer bir yasayı onaylamıştı.

Buna göre yaza Senato’ya gidecek sonra da yasalaşacaktı. Ama Temsilciler Meclisi’nin yasayı onaylamasının ardından Kıbrıs

çıkarması nedeniyle zaten gergin olan ilişkiler kopma noktasına geldi. Hükümet, ABD’nin Türkiye topraklarındaki faaliyetlerini tamamen dondurdu. Bunun üzerine Temsilciler Meclisi yasayı Senato’ya yollamaktan vazgeçti.

Ermeni iddialarını 19 ülke kabul etti

TÜRKİYE’NİN karşı çıkmasına rağmen şimdiye kadar 19 ülkenin parlamentoları sözde “Ermeni Soykırımı” iddialarını tanıdı. Sözde Ermeni iddialarını içeren tasarının ABD’de Kongre’den geçmesi halinde “Soykırım” iddialarını tanıyan ülkelerin sayısı 20’ye yükselecek. 1965’den bu güne kadar toplam 19 ülke sözde soykırımla ilgili iddiaları kabul etti. Bu ülkelerde, sözde soykırımla ilgili tasarılar en çok 2005 yılında kabul edildi. Toplam 7 ülkede sözde soykırım, 2005 yılında tanındı. Sözde Ermeni soykırımını kabul eden ülkeler ve kabul ettikleri yıllar şöyle:

- Uruguay: 1965, 2005.

- Kıbrıs Rum Kesimi: 1982

- Arjantin: 1993, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007.

- Rusya: 1995, 2005.

- Kanada: 1996, 2000, 2004

- Yunanistan: 1996

- Lübnan: 1997, 2000

- Belçika: 1998

- İtalya: 2000

- Vatikan: 2000

- Fransa: 2001

- İsviçre: 2003

- Slovakya: 2004

- Hollanda: 2004

- Polonya: 2005

- Almanya: 2005

- Venezuella: 2005

- Litvanya: 2005

- Şili: 2007

Vatan

Bu haber toplam 2 kez okundu.

]]>
Ah Dünya Kupası ah: 2-0 http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87330/Ah-Dunya-Kupasi-ah-2-0.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87330/Ah-Dunya-Kupasi-ah-2-0.html#comments Wed, 03 Mar 2010 22:14:18 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87330&kategori_isim= Honduras karşısında Ay-Yıldızlı takımımıza galibiyeti getiren golleri 41. dakikada Emre Güngör ve 55. dakikada Hamit Altıntop kaydetti.

Savunma adına rahat geçen özel maçta, hücum oyuncularımız etikili işler yaparak formda olduklarını gösterdiler.

2010 Dünya Kupası'na katılacak Honduras ise bu maçta sergiledği performansla hazır olmadığının sinyalini verdi. Böyle bir takımın Dünya Kupası'na katılıp bizim o kupada olmamamız ise tüm Türkiye'yi bir kez daha derinden üzdü.

OĞUZ ÇETİN'İN 11'İ

(A) Milli Futbol Takımı Sorumlu Yardımcısı Oğuz Çetin, Honduras maçında Ay-yıldızlı takımımızın başında ilk kez sahaya çıktı.

Oğuz Çetin, Honduras maçına Volkan, Sabri, Emre Güngör, Servet, Caner, Hamit, Mehmet Aurelio, Emre Belözoğlu, Arda, Volkan Şen, Mevlüt ilk 11'iyle başladı. Bursaspor'lu Volkan Şen, ilk kez çağırıldığı (A) Milli Takım'da ilk kez de 11'de başlamış oldu. Ayrıca karşılaşmaya yedek kulübesinde başlayan Onur Recep Kıvrak (Trabzonspor), Giray Kaçar (Trabzonspor), Necip Uysal (Beşiktaş), Ozan İpek (Bursaspor) ilk kez (A) Milli Takım'da kadroya giren futbolcular oldular.

İLK TEHLİKE BİZDEN


Karşılaşmanın ilk düğüyle birlikte oyun orta saha mücadelesi şeklinde başladı. İki takımın kontrollü başladığı maçta ilk tehlikeli atak Milli Takımımız'nda geldi. Maçın 15. dakikasında Emre'nin rakip ceza sahası içine doğru yaptığı ortada, top Mevlit'ün önüne düştü. Mevlüt harika bir şut çıkarak topu köşeye gönderdi ama Honsuras kalecisi Escober bu şutu kurtarmayı başardı.

ŞANSSIZ DAKİKALAR

Taraftarımızın desteğiyle oyuna daha da konsantre olan Ay-Yıldızlarımız, arka arkaya pozisyonlarda bulmaya başladı. Özellikle orta saha oyuncularımızla ilk yarıda gol aradık. Maçın 20. dakikasında Arda'nın sol kanatta harika çalımlarından sonra ceza sahasına yaptığı ortada Volkan Şen topu kafayla tamamladı. Ancak savunmaya çarpan top kornere gitti.

Baskıyı iyice arttıran millilerimiz, 30. dakikada şanssızlığını geçemedi. Arda'nın yine sol kanattan ceza sahasına yaptığı ortada, arka direkte bomboş durumda olan Mehmet Aurelio kafayı vurdu ama top direkten döndü. Bu pozisyondan bir dakika sonra ise rakip ceza sahası içinde yaşanan karambolde Arda topu Hamit'in önüne bıraktı. Hamit topa çok sert vurdu. Ancak bu topta direğin üzerinden dışarı gitti.

SAĞ VE SOL KANAT İYİ ÇALIŞTI

(A) Milli Takımız, Honduras maçına tek forvet şeklinde başlamasına rağmen gol pozisyonlarında çoğu zaman Volkan Şen ve Arda Turan'da vardı. Maça sol kanatta başlayan Arda ile sağ kanatta görev yapan Volkan, atak yaparken sürekli kanatlardan içer girerek gol aradılar. Zaman zaman Mevlüt ile ters koşular yapan iki futbolcumuz ilk yarıda Honduras'a zor anlar yaşattılar. Mevlüt'te performansıyla göz dolduran isimler arasındaydı.

Savunmamız ise ilk yarıda zaman zaman gelişen Honduras ataklarında iyi savunma yaparak kalemizde tehlike yaşatmadı.

NİHAYET GOL GELDİ!

Oyunu tek kaleye çeviren Ay-Yıldızlı takımımız aradığı golü 41. dakikada buldu. Sağ kanattan kazandığımız korneri Emre Belözoğlu kullandı. Arka direğe doğru gelen topu Arda kafayla kale sahasına indirdi. O bölgede Emre Güngör son dokunuşu yaparak Milli Takımımızı, Honduras karşısında öne geçirdi. Bu pozisyonun ardından ilk yarıda başka gol üretemedik ve devreye 1-0'lık üstünlüğümüz ile girildi.

18 MAÇ SONRA YENİDEN

Galatasaraylı Emre Güngör, 15 Haziran 2008 tarihinde Çek Cumhuriyeti ile yapılan 2008 Avrupa Şampiyonası finallerindeki maçın ardından, ilk kez ay-yıldızlı formayı giydi. 3. kez (A) milli olan Emre Güngör, resmi ve özel 18 milli maç sonra ay-yıldızlı formayla sahaya çıktı ve golünü de atmayı başardı.

İKİNCİ YARI DEĞİŞİKLERLERLE BAŞLADI

İkinci yarıya Milli Takımımız oyuncu değişiklikleriyle başladı. İlk yarı etkili performans gösteren Mevlüt ve Volkan oyundan çıkarken; yerlerine Tuncay ile Halil Altıntop girdi. Honduras'da ise Cesar de Leon, David Suazo ve Alvarez yerlerine Martinez, Guevera, Pavon girdi.

Maçın 63. dakikasında Arda'nın yerine Ozan İpek oyuna girdi. Ozan'da böylece ilk kez (A) Milli Takım forması giymiş oldu. (A) Milli Takım'a ilk kez çağırılan bir başka oyuncu Necip ise 81. dakikada Mehmet Aurelio'nun yerine oyuna girdi.

HAMİT'TEN HARİKA BİR GOL

Değişikliklerden sonra ilk yarıda savunma yönelik futbol oynayan Honduras daha atak oynamaya başladı. Honduras, ikinci yarının başlarında kalemize etkili gelmesine rağmen gole izin vermedik.

Bu baskıyı kıran Milli Takımız, ikinci golü bulmakta gecikmedi. Oyuna ikinci yarı giren Halil, pasında kardeşi Hamit'i topla buluşturdu. Hamit'in ceza sahası dışında yağtığı harika şut, 'çatal' diye tabir edilen bölgeden ağlarla buluştu.

2-0'DAN SONRA TEMPO DÜŞTÜ

Maçta 2-0 öne geçmemizden sonra karşılaşmada tempo düşüşe geçti. Milli Takımımız savunmada rakibine pozisyon vermeyince Honduras atak yapmakta zorlandı. Ay-Yıldızlılarımız ise önde olmanın verdiği rahatlıkla pek fazla rakip yarı sahada baskı yapmadı.

Kalan dakikalarda başka gol olmayınca, Milli Takımımız, Honduras'ı özel maçta 2-0 mağlup etmiş oldu.

GÖKHAN GÖNÜL ÇIKARILDI

Maçtan önce sağ ayak bileğindeki sakatlığı nedeniyle Milli Takım'ın Honduras maçı öncesindeki antrenmanlara katılamayan Gökhan Gönül'ün son kontrolleri yapıldı.

Yapılan muayenede, Gökhan'ın şikâyetlerinin azalmasına rağmen, maç oynayacak düzeyde iyileşmenin tamamlanmadığı kanısına varıldı. Bu durum üzerine, Milli Takım Teknik Heyeti ve Sağlık Ekibi'nin ortak görüşü doğrultusunda Gökhan Gönül, aday kadrodan çıkarıldı.

42. TEKNİK ADAM OĞUZ ÇETİN

(A) Milli Futbol Takımımız'ın Honduras ile yaptığı özel maçta ay-yıldızlı ekibin başında yer alan (A) Milli Takım Sorumlu Yardımcısı Oğuz Çetin, Türk Milli Takımı'nın başında sahaya çıkan 42. teknik adam oldu. Oğuz Çetin, aynı zamanda ay-yıldızlı ekibin başında sahaya çıkan 25. Türk çalıştırıcı olmayı da başardı.

Türk Milli Futbol Takımı, 87 yıllık tarihindeki 468 maçta 24'ü Türk, 17'si yabancı, toplam 41 teknik adam yönetiminde sahaya çıkmıştı.

(A) Milli Futbol Takımı'ndaki görevine 1 Ağustos 2010 tarihinde resmen başlayacak Guus Hiddink, ay-yıldızlı ekibin başında görev yapacak 43. teknik adam olacak. Hiddink, milli takımın başında görev yapacak ilk Hollandalı ve 18. yabancı teknik adam unvanlarını da alacak.

15 YIL ARADAN SONRA

Türkiye ile Honduras (A) Milli Futbol Takımları, tarihte 2. kez karşı karşıya geldi.

İki ülke (A) milli takımları, tarihteki ilk maçlarını 11 Haziran 1995'te yaptı. Kanada'nın Toronto kentindeki özel maçı Türkiye, halen Kayserispor'un teknik direktörlüğünü yapan Tolunay Kafkas'ın 89. dakikadaki golüyle 1-0 kazandı.

Teknik direktör Fatih Terim yönetimindeki milli takımın ilk Honduras maçı kadrosunda, bu akşamki maçta ay-yıldızlı ekibin başında sahaya (A) Milli Takım Sorumlu Yardımcısı olarak çıkan Oğuz Çetin, takım kaptanı olarak yer almıştı.

Bu akşamki maçla birlikte iki ülke (A) milli takımları yaklaşık 15 yıl sonra karşı karşıya geldi.

]]>
Köşk'teki kritik görüşme sona erdi! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87321/Kosk-teki-kritik-gorusme-sona-erdi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87321/Kosk-teki-kritik-gorusme-sona-erdi.html#comments Wed, 03 Mar 2010 19:44:25 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87321&kategori_isim=  Cumhurbaşkanı ile CHP Lideri Baykal'ın görüşmesi sona erdi

Cumhurbaşkanlığı tarafından basına dağıtılan görüşmeye ilişkin görüntüde, Cumhurbaşkanı Gül, Baykal'ı makam odasının kapısında karşılıyor. Görüntülerde, Baykal'ın "Son gelişimde oda bu şekli almış mıydı?" sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Gül'ün "Böyleydi. Vakit geçti epeyce" dediği duyuluyor.

Ayrıntılar geliyor...

]]>
CHP'li belediye başkanına 8 yıl hapis! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87282/CHP-li-belediye-baskanina-8-yil-hapis.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87282/CHP-li-belediye-baskanina-8-yil-hapis.html#comments Wed, 03 Mar 2010 15:27:44 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87282&kategori_isim= Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi, şehir içi içme suyu şebekesi imtiyaz ihalesi ve ihaleye danışman alınmasına ait iki ayrı suçlamadan toplam 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sedefçi daha önce de belediye spor sahası ihalesine fesat karıştırmaktan 4 yıl 2 ay ceza almıştı.

]]>
Samatya'da doğalgaz patlaması! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87276/Samatya-da-dogalgaz-patlamasi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87276/Samatya-da-dogalgaz-patlamasi.html#comments Wed, 03 Mar 2010 14:50:42 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87276&kategori_isim= Alevler, iki katlı bir binaya sıçradı. İtfaiye yangına müdahale ediyor. İlk bilgilere göre, olayda ölen ya da yaralan yok.

]]>
Erdoğan: Bizi medyatik vaizlerden kurtarın! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87242/Erdogan-Bizi-medyatik-vaizlerden-kurtarin.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87242/Erdogan-Bizi-medyatik-vaizlerden-kurtarin.html#comments Wed, 03 Mar 2010 12:20:43 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87242&kategori_isim= Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kuruluş yıldönümü ve ‘2010 Kur'an Yılı’ etkinlikleri açılış töreninde 'Halkın medya vaizleri tarafından doldurulduğunu görüyoruz. Bizi onlardan kurtarın' dedi.

İşte Başbakan Erdoğan'ın konuşmaları:


"BİZİ KURTARIN"

 Çatışmalardan, gerginlikten kaçınıyoruz. Ama halkın medya vaizleri tarafından doldurulduğunu görüyoruz. Bizi Medya vaizlerinden kurtarın.  Diyanet İşleri Başkanlığı'mıza bu konuda çok önemli görevler düşüyor.

 Sarsılmaz bağları koruma konusunda Diyanet’ten de destek bekliyoruz.

 Birliğin, beraberliğin adeta bir çimento gibi birleştiğimi bir milletimiz ve öyle olmamız gerekiyor. Kimse bunu farklı yere çekmeye çalışmasın. Bütün annelerimiz evladı için aynı duaları okuyorsa bunu düşünün.

 Erdoğan din üzerinden mi prim yapıyor dediler. Ben şarkıları da söyledim, şiirleri de söyledim. Ama temel ilkelerimizi de hatırlatmak zorundayım. Bunu bile kötü bir yere çektiler.

 Bizim tarihimizde Kerbela gibi acı bir vaka var, örnek var. Bu vakadan ders çıkarmamak yeni Kerbela'ya davetiye çıkarmaktır. Birbirimizi hoşgörüyle dinleyeceğiz. Aramızdaki konuları konuşarak, anlaşarak çözüm yolu bulacağız. Bize yakışan budur, inancımıza yakışan budur.

 

]]>
Karayılan'dan PKK'ya talimat! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87239/Karayilan-dan-PKK-ya-talimat.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87239/Karayilan-dan-PKK-ya-talimat.html#comments Wed, 03 Mar 2010 12:11:52 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87239&kategori_isim= Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, terör örgütünün yaşadığı parasal sorunları aşmak için paravan dernekleri aracılığıyla özellikle Avrupa ülkelerinde yaşayan Kürtlere yönelik “aidat”, “bağış”, “vergi”, “yardım” adı altında başlatacağı para toplama kampanyalarının yanı sıra Kürt kökenli iş yeri sahiplerinden aldığı “haraç” miktarını da artırma yönünde çalışma başlatıldı.

Terör örgütünün elebaşı Murat Karayılan'ın imzasını taşıyan ve “acil” koduyla Avrupa'daki kadrolara iletilen bir talimatta, örgüte yönelik operasyonlar sonrasında ekonomik kriz yaşandığı belirtilerek, “bir örgüt mensubunun yıllık maliyetinin 1150 avro olduğu” ifade edildi. Talimatta, “geçen sene başlayan ve bu yıl da devam eden yoğun operasyonlar nedeniyle ekonomik anlamda büyük sıkıntı yaşandığı ve herkesin üzerine düşen fedakârlığı göstermesi gerektiği”ne yer verildi.

Terör örgütünde yaşanan parasal sorunların aşılabilmesi amacıyla Avrupa ülkelerinde acil olarak para toplama kampanyaları düzenlenmesi ve katılımın yoğun olması için çaba gösterilmesini isteyen Murat Karayılan'ın, özellikle iş yeri sahibi Kürtlerin bu kampanyaya katılmaları için “her türlü tedbirin alınması” ve toplanacak paraların zaman kaybedilmeden Kandil'e aktarılması yönünde talimat verdiği belirlendi.

Terör örgütü elebaşı Karayılan'ın talimatın son bölümünde ise geçen yıl Avrupa sorumlularının finansman temininde olduğu gibi örgüte kadro aktarımı konusunda da başarısız oldukları ifade edilerek, örgüte katılım konusunda ailelere yönelik özellikle örgütün yayın organlarından yararlanılmasının da istenildiği kaydedildi.

]]>
İlaç sorunu çözüldü! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87238/Ilac-sorunu-cozuldu.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87238/Ilac-sorunu-cozuldu.html#comments Wed, 03 Mar 2010 12:03:02 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87238&kategori_isim= Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünün konuya ilişkin genelgesinde, 181 sayılı “Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”de Bakanlığa ilaç güvenliliğinin sağlanması görevi verildiği anımsatıldı.

Bu amaçla, söz konusu kanuna dayanılarak ilaçların izlenebilirliğinin sağlanması için “Beşeri Tıbbi Ürünler Ambalaj ve Etiketleme Yönetmeliği”nde yapılan bir değişiklikle ürünler üzerinden kupürün kaldırıldığı, yerine “karekod” adıyla yeni bir tanımlayıcı konulduğu kaydedildi.

İlaç Takip Sistemi'nin, karekodlu ürünlerin kontrol edileceği bir alt yapı olarak hayata geçirildiği, tüm paydaşların tanımlandığı ve bu paydaşların tüm işlevleri ile sistemde yer alması için çalışmalar yapıldığı belirtilerek, 1 Ocak 2010 tarihi itibarıyla ürünlere karekod koymanın mecburi hale geldiği kaydedildi.

Ancak ürünlerin çeşitli şekillerde ambalajlanması sebebiyle geri ödeme kurumları ve eczacılar arasında ihtilafların oluştuğu ifade edilen genelgede, bu olumsuz durumun sonlandırılması için yapılan çalışmalar neticesinde şu sürecin izlenmesine karar verildiği bildirildi:

-Üretici ve ithalatçılar tarafından ürünler sadece karekodlu olarak üretilecek, üretilen veya ithal edilen ürünler piyasaya verilmeden önce sisteme mutlaka bildirilecek.

-Genelgenin yayım tarihinden itibaren ürünlere kupür ve benzeri ödemeye esas olacak herhangi bir şey eklenmeyecek.

-Eczacılar, 16 Mayıs 2010 tarihine kadar sisteme satışlarını bildirmeksizin tüm ürünlerden karekod ve/veya barkod ve kupürleri kesip reçetelere ekleyerek geri ödeme kurumlarından ödenmesini talep edecekler. Sadece karekodlu üretilmiş ürünlerin karekodlarının kesilmesi yeterli olacak, kupürlü üretilen ürünlerin kupür ve barkodları, varsa karekodları birlikte kesilecek ve reçetelere eklenecek.

-Karekodsuz üretilmiş veya sisteme bildirilmemiş tüm ürünler 1 Haziran 2010 tarihine kadar kupürleri kesilerek ödenmeye devam edecek.

-İlaç Takip Sistemi eczacıların satışlarına 16 Mayısa kadar kapalı tutulacak ve bu tarih itibariyle sistem eczacıların satış bildirimlerine açılacak.

-1 Haziran tarihi itibarıyla piyasadaki tüm ürünler karekodlu olarak islem görmeye baslayacak. Bu tarih itibarıyla piyasada kalan tüm ürünler firmalar tarafından karekodlanacak, bu işlemler firma sorumluluğunda olarak ecza depoları ve eczanelerde de yapılabilecek.

Genelgede, “Tüm ilgililerin işlemlerini bu şekilde planlamaları, hastanın ilaca erişimine engel teşkil etmeyecek şekilde çalışması” gerektiği de bildirildi.

]]>
Erdoğan'ı eleştirdi, yayın kesildi! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87217/Erdogan-i-elestirdi-yayin-kesildi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87217/Erdogan-i-elestirdi-yayin-kesildi.html#comments Wed, 03 Mar 2010 10:45:55 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87217&kategori_isim=
BAŞBAKAN'I ELEŞTİRİNCE YAYINI KESTİLER

Programa talip olarak gelen adaylardan Benan Eroğlu, Esra Erol'un ekibini kandırdığını ve başka bir derdinin olduğunu söyledi. Bu durum karşısında sert tepki gösteren Esra Erdol gerildi. Ardından konuğun Başbakan'ı eleştiren sözleri gelince ATV anında önce sesi ardından da yayını kestti. Resmi nikahlı olmadığı Türkmenistan uyruklu eşinin çocuğunu alıp gittiğini ve bu durum karşısında Başbabakanlığa da başvurduğunu kaydeden Eroğlu, 'Başbakan öyle her gün takım elbiselerle çıkıp konuşmasını biliyor' deyince yayın kesildi.

ESRA EROL ÇILDIRDI: 'DANGALAK DANGUL DUNGUL KONUŞUYOR!'
Yayın dönüşü gerginliğini gizlemeyen Esra Erol adeta saydırdı: 'Geliyorlar buraya dangul dungul konuşuyorlar. Dangalak dangalak'. Bu sözler de Esra Erol'u sakinleştiremeyince zorunlu bir mola daha istedi.
]]>
Enflasyon beklentiyi aştı! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87203/Enflasyon-beklentiyi-asti.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87203/Enflasyon-beklentiyi-asti.html#comments Wed, 03 Mar 2010 10:10:35 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87203&kategori_isim= Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Şubat ayında tüketici fiyatları endeksinin (TÜFE) yüzde 1,45, üretici fiyatları endeksinin (ÜFE) yüzde 1,66 arttığını açıkladı.

TÜİK'e göre, Şubat ayı itibariyle yıllık enflasyon TÜFE'de yüzde 10,13, ÜFE'de yüzde 6,82 arttı.

]]>
"Vicdanım rahat" http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87202/Vicdanim-rahat.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87202/Vicdanim-rahat.html#comments Wed, 03 Mar 2010 10:00:26 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87202&kategori_isim= Başsavcı Cihaner’i tutuklatan, 3. Ordu Komutanı Org. Berk için de dava açtıran Erzurum Savcısı Osman Şanal, yakınlarına böyle dedi

“KAMPANYA YAPILDI”

Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner’in tutuklanması üzerine HSYK’nın yetkilerini aldığı Şanal, yakınlarına şöyle dedi: “Vicdanım rahat. Gerçekler ortaya çıkacak. Ancak maalesef karalama kampanyası oldu. Oysa görevimizi yaptık.”

“İFADESİZ DAVA OLMAZ”

Şanal, HSYK’nın savunmasını almaması için de “Hiçbir yerde şüpheli ifadesi alınmadan karar verilmez. İfade almadan dava açsak mahkeme iade eder” dedi. Ancak Org. Saldıray Berk’e, ifadesi alınmadan dava açıldı.

 

Şanal: Vicdanım çok rahat yetkimizle görevimizi yaptık

3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk’i defalarca ifadeye çağıran, aynı soruşturma kapsamında Erzincan Başsavcısı Cihaner’i tutuklattıktan sonra “özel yetkisi” HSYK tarafından alınan Erzurum Cumhuriyet Savcısı Şanal: “Yetkimizi aşmadık, görevimizi yaptık. Kimsenin tetikçisi değilim” dedi

HSYK tarafından yetkisi alınan Erzurum Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal’ın yakın çevresine “Vicdanım rahat. Görevimizi yaptık” dedi. Şanal’ın, HSYK’nın ifadelerine başvurmadan yetkilerini almasına ise “Biz kafamıza göre hareket etmeyiz. Kanunlara, Yargıtay kararlarına göre hareket ederiz. Dünyanın hiçbir yerinde bir şüphelinin ifadesi alınmadan hakkında karar verilmez. Kaldı ki biz şüpheli değiliz. Biri hakkında ifadesi alınmadan dava açsak
mahkeme dosyayı iade eder” sözleriyle sitemetti. Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner hakkında “Ergenekon terör örgütüne üye olmak, tehdit ve iftira” suçlarından soruşturma açtığı için HSYK tarafından “yetkisini aştığı” gerekçesiyle bu görevden alınan Şanal, yakın çevresine yaşananları ve kendisiyle birlikte yetkileri alınan 3 meslektaşıyla ilgili konuştu. Şanal, Cihaner ile ilgili soruşturmada herhangi bir usulsüzlük olmadığını savundu. İşte Şanal’ın soruşturmaya ilgili yakın çevresine anlattıkları: “Bizim vicdanımız rahat. Görevimizi yaptık.
Yaklaşık iki ay kadar önce Cihaner ile ilgili delilleri ‘Gereğinin takdir ve ifası’ için Ceza İşleri GenelMüdürlüğü’ne gönderdim. Operasyondan birkaç gün önce “Kişisel suçtur, gereğinin yapılması’ diye yanıt gönderildi. Eğer bu yazıya rağmen bir işlem yapmamış olsaydımo zaman görevimi kötüye kullanmış olurdum.”

‘YETKİMİZİ AŞMADIK’

Şanal, HSYK’nın ifadelerine başvurmadan yetkilerini almasına şu sözlerle sitemetti: “Biz yetkimizi aşmadık. Prof. Dr. Erdener Yurtcan, ‘Savcılar yetkilerini aşmamıştır’ diyor. Ergenekon terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturma yürütülüyor. Terör örgütüne üye olmanın görevle ne alakası var? Biz kafamıza göre hareket etmeyiz. Kanunlara, Yargıtay kararlarına göre hareket ederiz. Dünyanın hiçbir yerinde bir şüphelinin ifadesi alınmadan hakkında karar verilmez.”

‘Aramalara avukatları sonuna kadar nezaret etti’

Anlatımlarında Başsavcı Cihaner’in makamında 2, evinde ise bir kameranın sürekli çekim yaptığını, el koyduğu delilleri kamera önünde mühürlediğini ifade eden Cihaner, “‘Başka bir savcı da gelsin’ deyince ‘Kimi isterseniz o gelsin’ dedim. Onun istediği bir savcı ve avukatı aramalara başından sonuna kadar nezaret etti. Başsavcı Cihaner’in eşi aracıyla gelmişti. Delil kaybı olmasın diye anahtara el konuldu. Gözaltı sırasında bir başsavcının nezarette kalmasını nezaketime yakıştıramadım. Çok yorgun olmama rağmen bir an önce mahkemeye intikal etsin, emniyetin nezaretinde kalmasın diye ifadesini aldım. Bu bile yanlış yerlere çekildi” diye konuştu.

“VURUN ABALIYA” DENİLDİ

“Yetkimiz kaldırıldı. Vurun abalıya denildi” diyen Şanal, Dosyanın gizli tanığı dahi deşifre edildi. Bakanlığın, cemaatin, Başbakan’ın tetikçisi yaptılar. Kimsenin tetikçisi değilim. ‘Cihaner ile arasında husumet var o yüzden soruşturma açtı’ dediler. Zerre kadar alakası yok. Cihaner’e ifadesini alırken 26 soru sordum. Sorulardan biri bile İsmailağa Cemaati ile ilgili değildi” dedi.

]]>
Kızlar, yurdu ateşe verdi! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87166/Kizlar-yurdu-atese-verdi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87166/Kizlar-yurdu-atese-verdi.html#comments Tue, 02 Mar 2010 21:41:42 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87166&kategori_isim=
Olay, bugün aksam saat 17.30 sıralarında Van Kız Yetiştirme Yurdunda meydana geldi. Yurtta kalan bir grup kız, yurt müdürü Uğur Çimen'in yurtta başka bir göreve getirildiğini öğrenince kaldıkları yurdu ateşe verdi. Kaldıkları odalarda yatakları yakarak pencereden atan kızlar, ayrıca yurdun camlarını kırdı.

İsyanın kısa sürede yurda yayılması üzerine pencerelere çıkan kızlar, ağlayarak olayı protesto etti. Olay yerine itfaiye ekipleri, ambulanslar ve polis ekipleri sevk edildi. Yurt yetkilileri ve polisler kızları ikna etmek için büyük çaba sarfetti.

Kız yurdunda olaylar devam ederken, ağlamaktan sinir kirizi geçiren bazı kızlar, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

VALİ YARDIMCISI, KIZLARI İKNA ETTİ

Van Sosyal Hizmetler Müdürlüğü'ne ait Kız Yetiştirme Yurdu'nda çıkan olaylar, Vali Yardımcısı Hasan Yılmaz'ın devreye girmesi ile saat 18.45 sıralarında sona erdi. Vali Yardımcısı Yılmaz, yurda girerek psikolojik destek alan ve olayların çıkmasına neden olan, kapıların arkasına ranzaları koyan 13 kız öğrenci ile görüşerek onları ikna etti. Bunun üzerine kızlar eylemlerine son verdi.

MÜDÜR, GÖREVE DEVAM EDECEK

Vali Yardımcısı Yılmaz, çıkışta yaptığı açıklamada, kızların müdürlerinin eski görevine dönmesi için bu olayı çıkardıklarını söyledi. Vali Yılmaz, müdür vekili Uğur Çimen'in geçici olarak tekrar eski görevine alındığını belirterek, "Şimdilik herhangi bir problem kalmadı. Kızlar müdürlerinin görevinde kalmasını istiyor. Olay sırasında bazı öğrencilerin ellerinde kesikler oluşmuş. Onların da tedavilerini yurt içerisinde yaptırdık" dedi.
]]>
ŞOK tespitler! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87126/SOK-tespitler.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87126/SOK-tespitler.html#comments Tue, 02 Mar 2010 15:47:39 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87126&kategori_isim=
KARA KUVVETLERİNDEN GİZLENDİ

Kurmay Binbaşı Ahmet Erdoğan, belgelerin orjinalleri üzerinden yaptığı inceleme sonucunda 34 sayfalık bilirkişi raporu hazırladı. Binbaşı Erdoğan, 5-7 Mart 2003 tarihlerinde 1'inci Ordu Komutanlığı'nda yapılan 26'sı general 121'i subaydan oluşan 147 personelin katıldığı seminerle ilgili raporunda çok çarpıcı tespitlere yer verdi. Bilirkişi Erdoğan'a göre, Balyoz Harekat Planı'nın konuşulduğu ileri sürülen seminerde, "Olasılığı En Yüksek Tehlikeli Senaryo"nun Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndan gizlendiği belirtildi; üst komutanlığın emrine rağmen toplantıya katılan general ve subaylar emri yerine getirmedi.

SEMİNER AMACINDAN SAPTI

Bilirkişi raporuna göre plan semineri, 1. Ordu Komutanlığı tarafından Yunanistan'a karşı Trakya Bölgesi'nde düzenlenecek bir harekatta kullanılması planlandı ancak amacından saptı. Seminerde Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrine rağmen Alternatif Harekat Planlarına ağırlık verildi. Böylece "Kolordu plan tatbikatlarının ordu plan seminerinin başlangıçta konulan maksatlardan uzaklaştığı" belirtildi. Bu durumun Seminer Uygulama Emri ile Seminer Sonuç Raporundaki farklılıklardan tespit edildiği de vurgulandı.

GÖZLEMCİLER DE MÜDAHALE ETMEDİ

-Askeri bilirkişiye göre, Olasılığı En Yüksek Tehlikeli Senaryo'nun (OEYTS) uygulandığı gizli seminere 3 general ve 12 subay gözlemci olarak katıldı. Ancak bu gözlemciler, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın aksi yöndeki emrine rağmen "Olasılığı En Yüksek Tehlikeli Senaryo"nun konuşulmasına herhangi bir müdahalede bulunmadı. Gözlemci general ve subayların müdahale ettiklerini gösteren bir kayda da rastlanmadı.

ALTERNATİF SONUÇ RAPORU HAZIRLANDI


-Askeri bilirkişi Binbaşı Erdoğan, OEYTS'nin seminerde kullanıldığının gizlendiğini de vurgulayarak "Alternatif bir başka seminer sonuç raporunun hazırlandığının tespit edildiği ancak bunun yayınlanıp yayınlamadığını tespit edemediğini" belirtti.

PLANLAR BİRBİRİNE BENZİYOR


-Binbaşı Ahmet Erdoğan, 5-7 Mart tarihli seminerden sonra Kara kuvetleri Komutanlığı'nın bu seminerle ilgili herhangi bir değerlendirme yaptığını gösteren bir yazışmaya rastlanılmadığını da raporunda ifade etti. OEYTS'nin incelendiğinde, Balyoz Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından "Balyoz Güvenlik Harekat Planı" adıyla hazırlanan harekat planına ait olduğunu ve bu planın basında yer alan Balyoz Darbe Planı'na benzediği de vurgulandı.

SİLAHLI KUVVETLERİN YETKİSİ DIŞINA ÇIKILDI


Askeri savcı seminerde yapıldığı belirtilen ses kayıtlarını ve dökümanları da inceledi ve bu inceleme ile ilgili raporunda şok bir tespite yer verdi.. Binbaşı Erdoğan, seminerde bazı siyasetçilerin fotoğraflarının kullanıldığını kayda geçirdikten sonra, "Silahlı Kuvvetler'in yetki alanı dışına çıkan konuşmalara rastlanması nedeniyle seminerde Balyoz Güvenlik Harekat Planı'nın ifşa olmayacak bir seviyede görüşülmüş olabileceği"ni raporuna yazdı.

'BALYOZ SIKIYÖNETİMİN BİLE ÖTESİNDE'

Binbaşı Erdıoğan'ın rapordaki en çarpıcı tespiti ise, "Balyoz Harekat Planı'nı hükümeti devirip devlet idaresine el koymayı öngören bir plan" olarak tanımlaması oldu. Binbaşı Ahmet Erdoğan, bu tespiti yapmadan önce Sıkıyönetim Uygulamaları Yönergesi'ni de inceledi ve raporunda şu ifadelere yer verdi: "Balyoz Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından hazırlandığı anlaşılan Balyoz Güvenlik Harekat Planı'nın ise Sıkıyönetim Uygulama Esasları'nın ötesinde tedbirleri ve faaliyetleri içeren bir plan olduğu ve Hükümeti devirip devlet idaresine el koymayı öngören bir plan olduğu..."

SINIRLI SAYIDA PERSONEL KATILDI

Bilirkişi 'ÇARŞAF' , 'SAKAL' , 'ORAJ' ve 'SUGA' adlı kaos planlarında yer alacağı iddia edilen personel listesini de inceledi. Askeri bilirkişi, listede seminer çalışmalarına katılan ancak plan çalışmasına katılmayan isimler olduğunu belirterek, "Sınırlı sayıda personelin katılımı ile icra edileceği anlaşılmaktadır" dedi.

KOZMİK BÜRODA SAKLANMA EMRİ YERİNE GETİRİLMEDİ

Askeri bilirkişi Erdoğan, plan seminerinde askeri hiyerarşi ve usüllerin de toplantıya katılanlar tarafından ihlal edildiğini raporunda yer verdi. Seminerde kullanılan evrakın üst makamların emrine göre kozmik büroda saklanması ve seminere ait bilgilerin bilgisayarlardan silinmesi yönündeki emre rağmen, birliklerden bu emirlerin yerine getirildiği gösteren yeterli sayıda resmi yanıt verilmediğini söyledi...

SEMİNER PLANI DA 'PLANLI' KAÇIRILDI

Raporda, plan seminerindeki bilgilerin nasıl karargah dışına çıktığı da sorgulandı. Bilirkişi, bu konudaki tespiti ise Plan Semineri'ne ait bilgilerin uzun zamana yayılarak karargahtan çıkarıldığı yönünde oldu. Raporda "Başlangıçtan itibaren bilinçli ve uzun döneme yayılarak kaçırılmış olabileceği tespit edilmiştir" denildi..

Bilirkişi Erdoğan konu ile ilgili iddiaların açığa çıkarılması için, raporun son bölümünde 4 ayrı teklifte bulundu. Askeri savcının değerlendireceği teklifler arasında, o dönem Yunanistan'a karşı yapılan Egemen Harekat Planı'nın incelenmesi de var

1- 1'inci Ordu Seminer sonuçlarına göre EGEMEN Hrk. Planı'nın ilgili bölümlerinin ve özellikle Geri Bölge Eğitim Planı seminer sonuçlarının değiştirilip değiştirilmediğinin anlaşılması için Egemen Harekat Planı Ekleri incelenmeli.

2- Plan Semineri'ne katılan gözlemci general ve subayların hazırladıkları gözlemci sonuç raporlarında, seminerdeki uygulama biçimi konusunda, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın emrinin aksine, Olasılığı En Yüksek Tehlikeli Senaryo'nun seminerde kullanıldığına ilişkin, kendi komutanlarını bilgilendirip bilgilendirmediğinin incelenmeli.

3- Egemen Harekat Planı'nın aslı incelenmeli.

4-Seminerin nasıl yapıldığı ve nelerin konuşulduğunun anlaşılması için 1'inci ordu Komutanlığı'nın Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na gönderdiği seminer sonucunun arşivden çıkarılıp incelenmeli.

Askeri Savcılık "gerçek değil" açıklaması yapmıştı

Birinci Ordu Askeri Savcılığı, 26 Şubat'ta yaptığı açıklamada, inceleme ve araştırmalar sonucu "Balyoz Darbe Planı"nın gerçek olduğuna dair herhangi bir tespite varılmadığını belirtmişti.
Birinci Ordu Askeri Savcılığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, bugüne kadar yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda 'Balyoz Darbe Planı'nın ve bu plana dayanak teşkil eden çeşitli eylem planlarının gerçek olduğuna dair Askeri Savcılıkça herhangi bir tespite varılamadığı bildirilmişti.

Açıklamada, "Yapılmakta olan soruşturma kapsamında seminer faaliyetlerine yönelik teknik bilgiye ihtiyaç duyulmuş ve bu maksatla bilirkişi görevlendirmesi yapılmıştır. Bilirkişi; bu konudaki raporunu hazırlarken temin edilen söz konusu üç adet DVD, bir adet CD'de herhangi bir sahtecilik yapılmadığı düşüncesi altında, içeriğindeki bilgilerin gerçek olduğu, söz konusu plan seminerinin icrası kapsamında kullanıldığı faraziyesine dayanarak hareket etmiş, bu durum bilirkişi raporunun üçüncü maddesinde de açıkça belirtilmiştir" denilmişti. Bilirkişi raporunun da 24 Şubat 2010'da savcılığa gönderildiğini bildirmişti.
]]>
Bahçeli'den Erdoğan'a ağır eleştiriler! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87108/Bahceli-den-Erdogan-a-agir-elestiriler.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87108/Bahceli-den-Erdogan-a-agir-elestiriler.html#comments Tue, 02 Mar 2010 13:50:35 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87108&kategori_isim= Bahçeli'den Erdoğan'a ağır eleştiriler


Bahçeli: 'Milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırmak için hiçbir ahlaki kıpırdanma içine girmeyen iktidar partisinin, velev ki bir kapatma gerekçesinin doğması halinde bu kararı alacağına inanmak ve söylemek için ancak Recep Tayyip Erdoğan olmak gerekmektedir.”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan’a, “darbelere ve demokrasiye müdahalelere gerçekten karşı ise henüz eyleme geçmemiş planlardan önce bizzat yaşanmış ve aktörleri belli olan 28 Şubat denilen sürecin sorumlularından hesap sor. Gerçek samimiyet sınavı böyle belli olacaktır” çağrısında bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin Meclis grup toplantısında yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. “Sosyal ve siyasal hayatın her alanını zehirleyen ve bir kangren gibi saran hastalıklarla” yorgun düşen Türkiye’nin bugün içine girdiği bunalımdan kurtulabilmenin sancılarını yaşadığını söyledi. Vatandaşların gelişmeleri korku, kaygı ve ümitsizlikle izlerken Başbakan’ın süreci ‘normalleşme’ olarak adlandırdığını ifade eden Bahçeli, “Bu nasıl bir siyaset algısı ve terbiyesidir ki krizlerin normalleşme, buhranların demokratikleşme, bunalımların özgürleşme, yoksulluğun rahatlama, yıkımın açılım, çözülmenin kucaklaşma olarak çarpıtıldığı bir garabet zinciri topluma dayatılmaya çalışılmaktadır” dedi. MHP olarak kim ne derse desin ve nasıl yorumlarsa yorumlasın, yaşanan buhran kurtulmak için seçimi tarihi bir fırsat olarak gördüklerini belirten Bahçeli başka çare kalmadığını kaydetti. MHP olarak ağırlaşan ve yaygınlaşan yönetim krizinin Türkiye’yi etkisiz hale getireceğinden, devlet adı verilen kurumlar ve kurallar bütününü temelinden sarsacağından endişe ettiklerini söyleyen Bahçeli Cumhurbaşkanı Gül’ün yüksek yargı organlarının başkanları ve Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanıyla yaptığı toplantıları da değerlendirdi. Bahçeli şöyle konuştu:

“Herkesin birbirini suçladığı, kimsenin uzlaşmaya yanaşmadığı, tansiyonun giderek tırmandığı böylesi bir ortamda, artık kıpırdanmak gerektiğinin anlaşılmış olması ve yetersiz de olsa çağrımızın karşılık bulması olumlu bir gelişme olarak görülmelidir. Sayın Cumhurbaşkanı, Hindistan ile Pakistan’ı, Pakistan ile Afganistan’ı uzlaştırmak için yabancı ellerde gezerken, küresel sorunlara arabuluculuk yaparken sıranın nihayet ülkemizdeki kurumların uzlaştırılmasına gelmiş olması da bir zihniyet ilerlemesi sayılmalı ve memnuniyet verici bulunmalıdır. Ne var ki bu sınırlı görüşmelerden sonuç çıkacağını beklemek, hükümetle cumhurbaşkanı arasındaki mükemmel denecek ilişki ve uyum dikkate alındığında iyimser bir yaklaşım olacaktır. Bizim talebimiz sorunların parça parça ve kurumlar bazında ayrı ayrı çözümü değil, merkezinde hükümetin tavır ve üslubunun yer aldığı sıkıntılara doğrudan muhatap olan bütün tarafların bir araya geleceği bir devlet zirvesi yapılması yönündedir. Belki, böylesi bir zirve ile herkes eteğindeki taşları dökecek, cumhurbaşkanının taraf değil, hakem olduğu bu tür bir toplantıda ortaya çıkabilecek mutabakat irade beyanı ile kamuoyunun kaygılarını bir nebze olsun gidebilecektir.”

-“BUNU SÖYLEMEK İÇİN RECEP TAYYİP ERDOĞAN OLMAK GEREKİYOR”-

Dışarıda “sıfır sorun” arayanların içeride ‘yüzlerce sorun’ oluşturmaktan kaçınmadığını belirten Bahçeli, AKP’nin politika özetinin ‘dışarıda sıfır sorun içeride herkesle sorun’ olduğunu savundu.

Bahçeli Başbakan’ın ve hükümetin anayasa değişiklikleri için oynayacağı son kozdan ve yaratacağı gerilimden başka saklanacağı paravan kalmadığını da ifade ederek Başbakan’ın başarısız siyasetini, teslimiyetçi zihniyetini, iflas etmiş politikalarının bahanesini yedi yılın sonunda anayasaya bağlama arayışında olduğunu kaydetti. Bahçeli Başbakan’ın ‘Parti kapatma izni Meclis’e verilsin’ önerisini ise şöyle değerlendirdi:

“Parti kapatma izni Meclis’e verilsin önerisinin geri planındaki ruh hali, hesap vereceği günlerin kabuslarını gören bir zihniyetin filikalara binmek için köşe bucak tahliye kapısı aramasından başka bir sonuç değildir. Bugüne kadar hakkında yolsuzluk suçlamaları bulunan milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırmak için hiçbir ahlaki kıpırdanma içine girmeyen iktidar partisinin, velev ki bir kapatma gerekçesinin doğması halinde bu kararı alacağına inanmak ve söylemek için ancak Recep Tayyip Erdoğan olmak gerekmektedir.”

-“REFERANDUM YOLU AÇIK”-

Bahçeli Anayasa değişiklikleri konusunda TBMM’de temsil edilen siyasi partilerden oluşan bir Anayasa Değişikliği Uzlaşma Komisyonu oluşturulması ve değişikliklerin 24’ncü dönem TBMM’sinin iradesine bırakılması yönündeki görüşlerini bir kez daha dile getirirken bunların dışındaki görüş ve tekliflerin dikkate alınmayacağını bildirdi. Bahçeli, “Bu önerilerimize rağmen cumhuriyetin temel ilkelerini ve devletin siyasi yapısını yıkmayı amaçlayan siyasi faaliyetleri meşru hale getiren düzenleme yapmasının önünde Meclis çoğunluğu bakımından AKP’nin sayısal bir engeli yoktur. Bu konuda aralarında yakınlaşma görülen AKP ile BDP’nin işbirliği yaparak, anayasa değişikliklerini referanduma götürmelerinin önü açıktır, tercih, sorumluluk ve vebal kendilerinin olacaktır. Biz şimdiden Başbakan Erdoğan’a ve ittifak yapacağı arkadaşlarına referandum yollarının açık olmasını dileriz” diye konuştu. Başbakan Erdoğan’ı ucuz hesaplar ve nafile oyunlar peşinde olmakla suçlayan Bahçeli, “Bütün gayreti, bütün mücadelesi ne demokrasi içindir ne millet hayrınadır” dedi. Başbakan’ın devam eden hukuki süreçleri kullanarak bir yandan mağdur rolünü tekrarlamak bir yandan da sahte çıkışlarla sözde darbe karşıtlığına soyunmak peşinde olduğunu öne süren Bahçeli “Yaklaşan seçime girerken demokrasi arayanlar ile demokrasi karşıtları gibi sanal iki cephe oluşturarak bu ayrışmadan yararlanmak arayışındadır. Bu tarihi hesap gününden kurtulmak amacıyla yaptıklarını aklayacak suç olmaktan çıkartacak, soygunu, vurgunu ve talanı meşrulaştıracak, bölücülüğünü örtecek sipariş bir anayasanın peşindedir” diye konuştu.

-“AKP ARA REJİM ARAYIŞLARININ ÜRÜNÜ, SUNİ BİR İMALAT”-

Bahçeli grup konuşmasında 28 Şubat’ı da değerlendirdi. 1997 yılında gerçekleşen siyasete müdahale sürecinin sonrasında talihsiz gelişmeler olduğunu belirten Bahçeli şöyle konuştu:
“Yaşanan sürecin derin fay kırıkları incelendiğinde, AKP ara rejimin arayışlarının ürünüdür, suni bir imalattır. Varlığı ve devamı kendini var eden ortamın sürmesine ve yapay gerilimler üretmesine bağlıdır. Kendi köklerini inkar üzerine şekillenmiş bu reddi miras anlayışı ile marazi mevcudiyetlerine sığınma kapıları bulmaya çalışanlar, merhum Başbakan Menderes ve merhum Cumhurbaşkanı Özal çizgisi ile rabıta kurma arayışına girmişlerdir. Bugün medya kanallarında AKP ile Demokrat Parti ve Anavatan Partisi arasında kurulmaya çalışılan aldatıcı bağın, demokrasi havariliğinin ve mağduriyet edebiyatının nedeni de burada aranmalıdır. Bunlar tamamen siyasetin gerçekten vesayet altında olduğu bir dönemin eseri olan çarpık ve köksüz arayışların beyhude meşrulaşma çırpınışlarıdır. Tam bir siyaset garibesidir.”


-“28 ŞUBAT SORUMLULARINDAN HESAP SOR”-

Bundan önceki ihtilal ve ara rejimlerde ortaya çıkmış diğer partilerin ulaştığı kaçınılmaz sonunun AKP’yi de beklediğini, korkunun ecele faydası olmadığını ifade eden Bahçeli, seçimden ve milletten kaçışın da bu sonu değiştirmeye yetmeyeceğini kaydetti. Bahçeli şunları söyledi:

“Bugün kalkıp 28 Şubat sürecinin sona erdiğini söyleyerek kendilerine pay biçenler, aslında kendi varlıklarını tekzip etmiş olmaktadırlar. Zira bizzat AKP zihniyeti ve Başbakan Erdoğan bu ara rejim arayışlarının on üç yıl sonra can çekişen arızalı kalıntısından başka bir şey değildir. Ayrı partilerde siyaset yapıyor olabiliriz ama Allah ömürler versin bu müdahalelere doğrudan maruz kalan Sayın Necmettin Erbakan ve arkadaşları çok şükür ki hayattadır. Kurucusu olduğu parti ve kadroları siyasetlerini samimiyetle sürdürmektedir. Eğer, bir mağdur aranacak ise adres onlardır. AKP ise olsa olsa müdahale sürecinin kazançlı çıkan baş aktördür. Darbelere ve demokrasiye müdahalelere gerçekten karşı ise Başbakan Erdoğan’a çağrımız, henüz eyleme geçememiş planlardan önce bizzat yaşanmış ve aktörleri belli olan 28 Şubat denilen sürecin sorumlularından hesap sormaya başlamasıdır. Gerçek samimiyet sınavı böyle belli olacaktır.”

-“UMARIZ BÖYLE BİR SÜRECE TESLİM OLARAK SONA ERDİRMEZ”-

Partisinin mahkemelere intikal etmiş soruşturmalar konusunda mümkün olduğunca sessiz kaldığını ve adaletin tecellisini beklediğini ifade eden Bahçeli “Partimizin şimdiye kadar gösterdiği bu hassas tutum ve ölçülü davranış ne peşinen suçlu ilan edilenlerin yargısız bir infaza kurban verilmelerinin kabulüdür, ne de gerçekten bir siyaset dışı arayış varsa bunların zımnen kabulüne dönük bir siyaset fırsatçılığıdır” dedi. Bahçeli geçen hafta yaşanan tahkikatlar sonucunda bazı üst düzey emekli askerlerin tutuksuz yargılanmalarına ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcısının yaptığı açıklamanın güven sarsıcı olduğunu belirterek şöyle devam etti:
“Bu açıklamanın, TSK komuta kademesinin aralarında yaptığı toplantının akabinde yapılmış olması dikkat çekicidir. Biz yargının işine karışıp tutuksuz yargılananların mağduriyetine neden olacak bir girişim başlatmak niyetinde elbette değiliz ancak bugüne kadar ısrarla saygı duyduğumuzu söylediğimiz yargının da bu saygınlığı zedeleyecek telkin ve söylentilerden uzak durması gerektiğini açıklamak istiyorum. Zira bugüne kadar benzer suçlar kapsamında açılan soruşturmalarda hukuki ve insani teamüllere rağmen sanıkları tutuklu yargılayan makamlardaki bu ani uygulama değişikliği bazı güçlerin siyasete, siyasetin de adalete müdahale ettiği yönünde ciddi kuşkular uyandırmıştır. Tarafsız yargı arayanlarla ve bağımsız yargı peşinde olanların açtığı yeni bir kutuplaşma ve tartışma alanında dileriz ki bir yandan günlerdir meydan okuyan diğer taraftan karanlıkta ıslık çalan AKP hükümeti dayatmalara teslim olmuş olmasın. Temin ederiz ki bugüne kadar sözde darbe arayışlarına karşı sanal kahramanlık yaparken, kendisi zorlamalara teslim olmamış ve böylesi bir sürecin yeniden birinci aktörü haline gelmemiş olsun. ‘Türkiye’de hava puslanmayacak’ diyen Başbakan Erdoğan umarız ki 28 Şubat sürecinin ardından puslu havadan doğmuş olan siyasetini, yine böyle bir sürece teslim olarak sona erdirmesin."


-“ERMENİSTAN PROTOKOLLERİNİ GERİ ÇEKİN”-

Dış politikadaki gelişmeleri de değerlendiren Bahçeli, yıllardır tam bir teslimiyetle girişilen uluslar arası ilişkilerde artık sona yaklaşıldığını savundu. Geçen yıl ABD Başkanı Obama’nın soykırım sözcüğünün İngilizcesi yerine Ermenicesini kullanmış olmasını ayakta alkışlayan AKP zihniyetinin yanlış tutum ve politikalarının acı sonucu ve gerçeğiyle bu yıl da yüzleşmek zorunda kalacağını söyledi. Soykırım iddialarının, 4 Mart’ta ABD Temsilciler Meclisi’nde görüşülmeye başlanarak bu yıl ki baskı ve dayatma mevsiminin de açılmış olacağını ifade eden Bahçeli, “Kendi tarihini karalamayı marifet zanneden, yabancılara şirin görünme adına milli tarihini ve şahsiyetlerini suçlama yarışına giren Başbakan ve işbirlikçilerini, kimin katil olduğunu, kimin mezalim yaptığını, kimin soykırımcı olduğunu önce anlamaya ve sonra başkalarına anlatmaya, TBMM’nde beklettiği teslimiyetçi protokollerini geri çekmeye davet ediyorum” diye konuştu.

-“IRAK SEÇİMLERİNE GÖZLEMCİ GÖNDERELİM” ÖNERİSİ-

Irak’ta önümüzdeki hafta yapılacak genel seçimleri de değerlendiren Bahçeli, TBMM’de üyesi bulunan her siyasi partinin ve bağımsız üyelerin temsil edileceği bir gözlemci heyetin oluşturulması ve Irak seçimlerinin yerinde izlenmesini önerdi.

-ERDOĞAN’A “TİTANİK” YANITI-

Siyasi tartışmalara eşlik eden kurumlararası çatışmanın eşzamanlı olarak Türkiye ekonomisini yıprattığını ve ihtiyaç duyulan güven duygusuna büyük bir darbe vurduğunu söyleyen Bahçeli, “Bundan şikayetçi olan Başbakan Erdoğan suçlu arayacağına, önce aynaya bakmalı ve Türkiye’yi endişe verici derin çıkmazın içine sürükleyen yüz hatlarını bir kez daha görmelidir” dedi. Politik gerilim ve hizbin yoğunlaşmasının Türkiye’nin risk primini artıracağı, faizleri yukarı yönlü bir seyir izlemeye zorlayacağı ve finansman sorunlarının baş göstermeye başlayacağını kaydeden Bahçeli, “Tırmandırdığı siyasal gerilimlerle milletimizde çok büyük hasarların çıkmasına yol açan iktidar partisinin, çıkar ve menfaat dağıttığı kesimlerden başka düşüneceği ve kaygısını taşıyacağı kimsesi kalmamıştır. Ne yaparsa yahsın dünyalığını iktidarı süresince yedi sülalesine yetecek kadar toplayan Başbakan Erdoğan mutlak akıbetinden asla kurtulamayacaktır.”diye konuştu. Başbakan Erdoğan’ın Titanik’te gemiyi batıranların alt katlarda oturanlar olduğu ve şimdi de Türkiye’de gemiyi batırmaya çalışanların üst katlarda bulunduğuna ilişkin sözlerini hatırlatan Bahçeli konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Titanik isimli geminin nasıl battığı bilinmektedir ve bu konuda tarih yazılan, yapılan birçok yoruma şahitlik etmiştir. Asla batmayacağı yönündeki propagandayla yüzerken, bir buzdağına çarparak okyanusun dibini boylayan bu geminin Başbakan Erdoğan’a ne hatırlattığı ve bu olayla nasıl bir illiyet bağı kurduğu tam olarak belli olmamıştır. Ancak Başbakan Erdoğan’ın gemilere olan ilgisinden dolayı bu örneği vermesi bir bakıma normal görülmelidir. Eğer kendisini Titanik’le özdeş tutuyorsa diyebileceğimiz şudur; Bu gemiyi batıran bir buzdağıdır. Milliyetçi Hareket de dümeninde Başbakanın bulunduğu köhnemiş teknenin rotası üzerinde dimdik ve ayakta mukadder olan çarpışmayı beklemektedir. Sonuçta Başbakan Türkiye sevdalılarına çarpacak ve her taraftan su alacak olan partisiyle birlikte siyasi tarihin karanlıklarına gömülecektir.”

]]>
"Ben kovun demiyorum ki..." http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87092/Ben-kovun-demiyorum-ki.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87092/Ben-kovun-demiyorum-ki.html#comments Tue, 02 Mar 2010 12:24:18 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87092&kategori_isim= Askeri savcının kaleminden balyoz raporu! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87089/Askeri-savcinin-kaleminden-balyoz-raporu.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87089/Askeri-savcinin-kaleminden-balyoz-raporu.html#comments Tue, 02 Mar 2010 12:17:37 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87089&kategori_isim= Balyoz Darbe Planı, gündeme Taraf Gazetesi’nin haberiyle oturdu. 2003 yılında hükümeti devirmek için hazırlandığı iddia edilen ve 5 bin sayfadan oluşan plan için Askeri Savcılık da soruşturma başlattı. Askeri Savcı Albay Bülent Münger, sivil savcıdan gelen belgeleri incelemek için bilirkişi olarak Kurmay Binbaşı Ahmet Erdoğan’ı görevlendirdi. Binbaşı Erdoğan, kendisine teslim edilen 3 DVD ile 1 CD’deki dokümanları inceledi ve 32 sayfalık raporunu İstanbul Savcılığı’na gönderdi. Gözaltı dalgalarını başlatan Askeri Savcılık’ın bilirkişi raporu dün Kanal D Haber'de yayınlandı.

Raporunun başına, “Belgelerin gerçek olduğu” varsayımına dayanarak hazırlanmış notu düşen Binbaşı Erdoğan’ın bilirkişi raporunda, “Belgelerin tümü gerçekse bu devlet idaresine el koymayı öngören bir plandır” dedi. Rapor, dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman ve Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı İlker Başbuğ’dan habersiz hazırlandığı iddialarını da güçlendiriyor.

 İşte bilirkişi raporunun çarpıcı tespitleri şöyle:


Üç DVD ve bir CD incelendi

 Üç DVD ve bir CD üzerinde bilirkişinin yaptığı incelemede şu ifadelere yer verildi:

 Bu rapor, 1’inci Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından incelenmek üzere teslim edilen dokümanların 05-07 Mart 2003’de 1’inci Ordu Komutanlığı’nda icra edilen plan semineri öncesinde, icrasında ve sonrasında kaleme alınan evrakın ’gerçek nüshaları’ile aynısı olduğu faraziyesine dayanarak hazırlandı. Soruşturma süresince gerçekleri ile karşılaştırma imkanı bulunarak doğruluğu tespit edilen evrak, bu faraziyenin dışında tutularak raporda ayrıca belirtildi.

 Temel dokümanlar...

 Elektronik dokümanlardan ilgi olarak kullanılanlar incelenerek müteakip maddelerde şöyle sunuldu:

 OEYTS’nun BALYOZ Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından “BALYOZ Güvenlik Harekat Planı” adıyla hazırlanmış bir harekat planına ait olduğu ve bu planın ise basında yer alan “BALYOZ Darbe Planı”na benzer olduğu... Görüşülen alternatif harekat planlarının EGEMEN Harekat Planı ile ilgili olabileceği gibi seminerde yapılan bir takdimde bazı siyasetçilerin fotoğraflarının kullanılması ve silahlı kuvvetlerin yetki alanı dışına çıkan konuşmalara rastlanılması nedeniyle seminerde “BALYOZ Güvenlik Harekat Planı”nın ifşa olmayacak bir seviyede görüşülmüş olabileceği...

 Hükümeti devirme planı...

 BALYOZ Sıkıyönetim Komutanlığı’nca hazırlandığı anlaşılan “BALYOZ Güvenlik Harekat Planı”nın ise sıkıyönetim uygulama esaslarının ötesinde tedbirleri ve faaliyetleri içeren bir plan olduğu ve hükümeti devirip devlet idaresine el koymayı öngören bir plan olduğu...

 Ast birliklerin çalışmalara daha fazla ağırlık vermeleri nedeniyle kolordu plan tatbikatlarının ve ordu plan seminerinin başlangıçta konulan maksatlardan uzaklaştığı, nitekim seminer uygulama emri ile seminer sonuç raporunda yazılan maksatların bile tamamen farklı olduğu...

 Evraklar kozmik büroda...

 Seminerde kullanılan evrakın kozmik büroda saklanması ve bilgilerin bilgisayarlardan silinmesi konusunda verilen emirlerin yerine getirildiğine dair cevabi yazı alınamadığı...

 147 subay katılmış...

 - “Darbe koşullarını oluşturmak maksadıyla” Çarşaf, Sakal, Oraj ve Suga planları 1. Ordu Komutanlığı Semineri’nde yer almadığı...

 - Seminer çalışmalarına katılan ancak bu plan çalışmasına katılmayan personel de vardır. Yani plan sınırlı sayıda personelin katılımıyla hazırlanmış. Ve yine sınırlı sayıda ve seçilen personelin katılımıyla icra edilmesi planlandığı...

 26’sı general 147 subayın katıldığı “Balyoz” toplantılarında, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın emirleri açıkça ihlal edildiği...

 Seminerde bazı siyasilerin fotoğrafları kullanılmış, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yetki alanı dışına çıkılan konuşmalara rastlandığı...yer aldı.

 Rapora göre ‘Çarşaf’, ‘Sakal’, ‘Oraj’ ve ‘Suga’ planları seminerde yer almıyor.

 “Balyoz” darbe planı soruşturması kapsamında aralarından eski 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan ile Eski Özel Kuvvetler Komutanı engin Alan’ın da bulunduğu 35 asker cezaevinde tutuklu bulunuyor...

 

]]>
Tekel eylemine son! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87086/Tekel-eylemine-son.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87086/Tekel-eylemine-son.html#comments Tue, 02 Mar 2010 12:13:19 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87086&kategori_isim= İşte Türkel'in açıklamasından satırbaşları:

Saygıdeğer basın mensupları Tekel işçilerine sahip çıktığınız ve tarafsız haberciliğiniz için teşekkür ederiz. Ankara esnafı, Ankara halkı, belediye çalışanları hayatımızı normal koşullarda sürdürebilmemiz için bize desteklerini esirgemediler.

AKP hariç parlamento içindeki ve dışındaki tüm isyasi partilerimize şükranlarımızı iletmek istiyorum. Sivil toplum örgütlerimizden ve derneklerimizden olağanüstü destek gördük. Bize çorba veren, üşüdüğümüzde bize battaniye veren o isimsiz kahramanlara teşekkür ediyorum.

Türk-İş, DİSK, KESK ve KAMUSEN ellerinden geldiğince katkıda bulunmaya çalıştılar. Bu dört konfederasyonun emek ve işçi sınıfı mücadelesinde çok önemli bir mücadeler örneği gösterdiler.

Bildiğiniz gibi özelleştirme özel izinlerle başlanmış. Zarar eden işletmelerin özelleştirilmesiyle başlanmış ve daha sonra yağma ve talana dönüşmüş. Gelinen noktadan özelleştirme bir yalandır. Hırsızlığın bir başka boyutudur. İşte bu gerçeği TEKEL eylemiyle bunu anlayan ekonomistlerin, köşe yazarlarının aradan bunca yıl geçmiş olmasına rağmen bunu anlayabilmiş olmasına bile seviniyoruz.

Biz bir gün 'özelleştirme ile bu sigara fabrikalarının özelleştirileceğini' söylediğimizde 'Olur mu öyle şey' demişti. Biz önlemini alırız demişti. Artık TEKEL’e ait hiç bir şletme yok. Başbakan bunları satıp kimi yerde bütçe açıklarını kapatmak için kullanırken bize de 4/C'yi dayattı.

4/C kölelilk deyince çok tepki aldık. Oysa bizim söylediklerimiz insan hakları sözleşmelerine, hukuk anlamında herşeye uygundur dedik. Oldukça uygun dille eylemimizi gerçekleştirdik.

Yönetme sorumluluğundan bihaber bakanları gördük. Bize 40 katır mı 40 satır mı demeye çalıştılar. Biz yola çıktığımızda dönüş biletlerimizi almamıştık. Biz bu kadar net bir duruş sergiledik.

Biz AKP’yi ziyarete gittiğimizde polis barikatı tanklarla karşılaştık Bizi dinleyebilir memleketimize gönderebilirlerdi. Bir düşmanmışız gibi bizi olağanüstü tepkiler ile karşıladılar.

Abdi İpekçi’ye götürüldük. Bizi oraya götüren devlet bizi ordan çıkarmak için şiddetleri uyguladılar.

Türk-İş Türkiye’deki işçilerin evidir. Burası hiç kimsenin değildir. Burası işçilerin evidir kıblesidir. Artık onların dergahıdır. Her başı sıkışan buraya gelmelidir.

Bazı sendikacı arkadaşlarımız bunlar neden buraya geldi dediler.

Biz eylemlerimizi yaparken bir temel felsefemize oturduk .Gandi modeli deneyeceğiz. Kırmayacağız, dökmeyeceğiz. Bir çiçeği sapından koparmayacağız. Hatta canımıza kastedercesine inatla sürdüreceğiz.

Bizim mücadelemizden bir hafta once Türkiye açılımları konuşuyordu. Gazlar, molotof kokteylleri havalarda uçuşuyorlardı. Burda kardeşçe kimseyi incitmeden bir arada nasıl yaşanabilceğini gösterdik. Biz çocuklarımızla bu onuru paylaşacağız. Bu türk halkının kardeşliğinin bir göstergesidir.

Siz bir şirketin sahibi olsanız bu kadar parayı öder misiniz diye sordular. Bizde soruyoruz. O şirketin sahibi biz olsaydık, o şirketleri o arsaları böyle yok pahasına satmanıza izin verir miydik?

Bu mücadelenin başka bir boyutu daha var. 6 konfederasyonun aldığı ortak bir karar vardı.4 şubat kararlarında bir dayanışma grevi ya da bir eylem adına ne derseniz deyin. Türkiye’de bunu konuşmak artık anayasaya gore suç değildir. Bunlarla ilgili karar vermek de suç değildir. Artık grev kelimesini kullanarak ürkmemek gerekir.

Daha imzası kurumadan bazı konfedaderasyonların nasıl çark ettiğini biliyoruz. Onları biz tarihe bırakıyoruz. Günü geldiğine işçi dünyası onlarıda değerlendirecektir.

4 Şubat eylemi ilk defa kendi menfaatleri dışında bir destek göstermesi için yapılan ilk eylemdir. Ancak bu sefer kendilerinnin dışında bir işçi sınıfına destek vermek için bir karara ortaklık etmişlerdir. Bu karara katılan herkese şükranlarımı sunuyorum. Şubelerine bu iş bizim değildir diye talimatlar verdiklerini biliyoruz.

Konfederasyonumuza bağlı bir kaç sendikamız hariç sendika liderleri sınıfta kalmıştır. Bu mücadele sürerken bu kapıdan geçmemiş sendikacılar biliyoruz. Bu mücadelein başarısız olması için talimatlar verildiğini biliyoruz.

SIR LİMAN İŞLETMELERİNE DE GELECEK

Biliyoruz ki sıra liman işletmelerine, şeker fabrikalarına da sgelecek sendikacılar bunu farkında olmaları gerekiyor.

Bu mücadele içerisinde zaman zaman yalnız kaldık. Eğer Ankara'daki o yoksul insanlar, Türkiye’nin dört bir yanından bize destek olan işiçiler olmasa biz bu eylemi bu kararlılığı gösteremezdik.

ÇADIRLARI SÖKECEĞİZ

Bu mücadele burada bitmedi. Biz birazdan 12.00 itibari ile arkadaşlarımızla konuşup 13.00'de çadırlarımız kaldıracağız. 15.00'de burada çadır eylemini sona erdireceğiz.

Eyleme 15-20 günlük mola vereceğiz. Kendi içimizdeki şu anda işsiz olan işçilerimizi yeniden değerlendirerek 1 Nisan'da 1000 arkadaşımızla buraya gelip burada 1 gece kalacağız. Türkiye’deki her tarafında eylemleri serbest bırakacağız. İktidar partsinin bütün mitinglerinde Tekel işçileri olacak.

HÜKÜMET 1 AYLIK SÜREYİ İYİ KULLANSIN

4/C gibi bir ucube ortadan kalkmadan mücadelemizi bırakmayacağız. Hükümete bu anlamda diyoruz ki 1 aylık süreyi iyi kullanın. Bu fırsatı iyi değerlendirin ve Türkiye’yi hukuksuzluktan kurtarın lütfen. Bu ülkede iyiki hukuk var dedirtecek kararları alan yargıya şükranlarımızu iletiyorum.

]]>
Cihaner'e dava açıldı http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87004/Cihaner-e-dava-acildi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-87004/Cihaner-e-dava-acildi.html#comments Mon, 01 Mar 2010 19:19:49 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=87004&kategori_isim=
Hakim Mustafa Karatay başkanlığında toplanan, üye hakim Ali Kaya ile üye Hakim Sefa Bilak'tan oluşan 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, Erzurum Özel Yetkili Başsavcı Vekili Taner Aksakal'ın sunduğu iddianameyi kabul ederek davanın açılmasına karar verdi. Heyet, iddianamede yer alan Başsavcı Cihaner'in Ergenekon soruşturması kapsamındaki bölümün, Erzurum 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesine hükmetti. Cihaner'in görev sırasında işlediği öne sürülen tehdit, görevi kötüye kullanmak ve evrakta sahtecilik ile ilgili suçların ise dosyadan ayrılarak Yargıtay'a gönderilmesine karar verildi.

SALDIRAY BERK'İN DURUMUNA MAHKEME KARAR VERECEK

Bu arada iddianamenin içeriğinde Erzincan 3'üncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk'in durumuna ise davayı kabul eden Erzurum 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti karar verecek.

TUTUKLULUK KARARINI VEREN ŞAHİN'İN HEYETTEKİ GÖREV SÜRESİ DOLDU



Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in tutuklanmasına karar veren Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde nöbet değişimi yaşandı. Hakim Mustafa Karatay'ın başkanlığını yaptığı mahkemenin üye hakimlerinden İsmail Şahin'in yerine bugün Hakim Sefa Bilak görev aldı. Yapılan görev değişikliğinin aylık rutin üye değişimi olduğu ifade edilirken, üye Hakim İsmail Şahin, Başsavcı Cihaner'in hem tutuklanmasına ret kararı veren hakimdi.

ŞANAL'IN YERİNE KARADENİZ

Ayrıca HSYK tarafından yetkileri iptal edilen Osman Şanal'ın yerine Ender Karadeniz'in görevlendirildiği öğrenildi.

İTİRAZ KARARI GÖRÜŞÜLÜYOR

Öte yandan bugün sabah saatlerinde Başsavcı Cihaner'in avukatı Turgut Kazan tarafından özel yetkili Cumhuriyet Başsavcı vekilliğine sunulan tutukluluğun kaldırılmasına yönelik itiraz dilekçesi de halen görüşülüyor. Tutukluluğa itiraz ile ilgili kararın da cuma gününe kadar açıklanacağı bildirildi.
]]>
İşte Başbakan’ın malvarlığı! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-86977/Iste-Basbakan-in-malvarligi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-86977/Iste-Basbakan-in-malvarligi.html#comments Mon, 01 Mar 2010 15:01:56 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=86977&kategori_isim=
Erdoğan'ın, banka hesaplarında ise 2.366.109,95 TL'si (Şirket hisselerinin satış geliri, emekli ikramiyesi, emekli maaşı ve milletvekili maaşlarının toplamı) bulunuyor.


Başbakan Erdoğan'ın ayrıca 500.000 TL alacağı olduğu bildirildi.

'GEMİ VAR, GEMİCİK VAR'

Daha önce muhalefin oğlunun aldığı gemi nedeniyle eleştirdiği Erdoğan, olayın büyütüldüğünü belirterek “Gemi var, gemicik var” demişti.
]]>
AKP'nin kurucu isminden şok açıklama! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-86943/AKP-nin-kurucu-isminden-sok-aciklama.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-86943/AKP-nin-kurucu-isminden-sok-aciklama.html#comments Mon, 01 Mar 2010 12:26:05 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=86943&kategori_isim=
Siyasete 1970'li yıllarda CHP'de başlayan Yalçınbayır, 1995'te RP'li, 1999'da ANAP'lı, 2002'de de AKP'li olarak Meclis’e girdi. 22 Temmuz 2007’den bu yana kendi deyimiyle “sade bir parti üyesi” ve “her daim yaylacı.” Aslında Yalçınbayır’ın değişmez partisi, Meclis lisanına göre “sesi kısılamayan milletvekillerinin” oturduğu arka sıralar, yani “yayla” bölgesi. Yalçınbayır’a göre “yayla partisi”nin lideri “Anayasa, parti programı ve parti tüzüğü.”

Meslekten hukukçu olan Yalçınbayır ile 20, 21 ve 22. yasama dönemlerinde parlamentoda temsil ettiği Bursa’da görüştük. Söyleşi esnasında sesi kısık olan televizyonun ekranından “Çankaya’daki Balyoz Zirvesi”ne dair alt yazılar geçerken, Yalçınbayır Ankara’ya uzak ama bir o kadar yakın ve içeriden eleştirilerde bulundu. Yalçınbayır; yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklara karşı kurulan AKP'den sonra “Y'lerin arttığını” belirtiyor ve bunları “yiyicilik, yalakalık, yobazlık” diye sıralıyor. Abdullah Gül'e Cumhurbaşkanlığı'na aday olurken beş yıl için seçileceğini söylediğini, Gül'ün bu durumu bilerek Köşk'e çıktığını söylüyor. Güncel tartışmaya da değinen Yalçınbayır, “AKP kurulurken askeri vesayeti hiç düşünmediklerini” belirtiyor.

Belirtmek gerek; Abdullah Gül’ün Başbakan olduğu 58’inci Hükümet'te Başbakan Yardımcılığı görevinde bulunan Ertuğrul Yalçınbayır, ne parti kurdu, ne de partisi AKP’den gürültü ile ayrıldı. Önce Yalçınbayır’ın gündeme dair hiç de kekeme olmayan eleştirilerini madde madde aktaracağız, ardından da sorular:

AKP kurulurken askeri vesayet tartışması yaşandı mı, kurucuların böyle bir gündemi var mıydı? Başbakan Tayyip Erdoğan, Yalçınbayır’ın ismini neden çizdi? AKP 367 krizine karşı neden önlem almadı? Erdoğan’ın Başbakanlık koltuğuna oturduğu 59’uncu Hükümet nasıl kuruldu? Erdoğan bakanlardan istifa için boş kâğıda imza isterken Abdullah Gül’den de aynı talepte bulundu mu? Cumhurbaşkanı’nın görev süresi tartışmasını Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan arasındaki hangi söz çözecek? Ahmet Necdet Sezer, Yalçınbayır'a Anayasa kitapçığını fırlatma krizinin perde arkasını nasıl anlattı?

Ertuğrul Yalçınbayır www.t24.com.tr'ye AKP'ye ilişkin görüşlerini dile getirdi.


'Partiyi kurarken ‘3Y’ye dikkat dedik, ama Y’ler arttı; yandaşlık, yobazlık, yalakalık, yiyicilik, yağcılık…’


Bu tabirleri kullandığım için bağışlayın fakat demokrasinin en büyük düşmanı yağcılık ve yalakalıktır. AK Parti’yi kurarken “Üç Y” demiştik; yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar. Bu “Üç Y” ile yine “Üç Y” mücadele edecekti; yasama, yürütme, yargı. Ama Y’lerin sayısını arttırırsanız, yozlaşma, yağcılık, yalakalık, yobazlık, yiyicilik, yandaşlık gibi Y’ler eklerseniz, bu işin sonu gelir. İçinizde programı, tüzüğü hatırlatan, yanlış uygulamalar konusunda uyarı yapan kişiler bulunsun. AK Parti içinde bunu yapacak, apoletleri sökülmeyen “Abi” rolü oynayabilecek önemli insanlar mevcut. Örneğin Sayın Bülent Arınç. Ama kendisi bu rolü üstlenmesi gerekirken çok fazla konuşuyor, bazen faul yapıyor. Seçimi kazanmanız önemli değil. Karambol siyaseti yapmadan, kaliteli oynayarak, faul yapmadan oyunu oynamak gerek.


'Ortak akıl dedik, zümrenin aklına emanet olduk'


Biz bu partiyi ortak akıl ve ortak emek üzerine kurduk. Düşünceler korkusuzca, özgürce söylendiği takdirde ortak akıl teşekkül eder. Aksi takdirde tek akla, birkaç kişinin, bir zümrenin aklına emanet olursunuz. Milletvekilleri korktukları, sindirildikleri, azarlandıkları, disiplin tehdidi altına oldukları ortamda düşüncelerini özgürce söyleyemiyorlarsa ancak kalpleri ile buğz ederler. Bu da demokratik toplumlarda değil, antidemokratik toplumlar ve uygulamalarda olur. Sözünüzü söyleyip karar vericileri etkiliyorsanız, siz varsınızdır, demokrasi vardır, özgürlük vardır. Bunları yapmıyorsanız siyasetin büyük vesayetini görürsünüz. Parti içindeki azınlık görüş sahiplerinin hukukunun korunması AK Parti’nin programında mevcuttur. Bu program Tayyip Bey’i de bağlar diğer üyeleri de.


‘Tehlike, lider sultası altında parlamenter sistemin ortadan kalkmasıdır’


Biz lider sultasından kurtulmak üzere bir parti kurduysak bunun aksine yönelik davranışları işaret ederek partinin programının uygulanmasını isteme ve bunları söyleme hakkımız vardır. Eğer bunu ıskalarsanız bir rejim krizi de doğar. Tehlikeli olan da budur; parlamenter sistemin ortadan kalkması. En önemli demokratik açılım Ankara’ya gidenlerin demokrat olmalarını sağlamaktır.


‘Anayasa’ya aykırı kanunlar çıkarıldığı açıktır’


Bir dönemde çıkarılan 370 kanunun 70’e yakını Anayasa Mahkemesi’nde yürütmeyi durdurma ya da iptal kararıyla dönüyorsa burada bir kalitesizlik vardır. Meclis zaman zaman Anayasa’ya uygunluğu göz ardı etmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin bazı kararları itibariyle eleştirilebilirliliğini kabul etmekle birlikte Anayasa’ya aykırı kanunlar çıkarıldığı açıktır.


‘HSYK kararı yerinde, doğru, hukuki ve idari bir karardır’


HSYK’nın Erzurum'daki savcılara verdiği özel yetkiyi geri alması idari ve doğru bir karardır. Bu, yargılamaya müdahale etmek veya yargılamayı etkilemek değildir. Yetkisiz kişinin tasarrufunun ortadan kaldırılması da değil, yetkilerinin elinden alınmasıdır. Tamamen hukuki nitelikte bir karardır. HSYK’nın özel yetki verdiği kişilerden, idare hukukundaki paralellik ilkesi gereğince, bu yetkileri geri alma yetkisi de vardır.


‘Hukukçu kurmayları Başbakan’ı yanıltıyor’

Hukukçu kurmayları Sayın Başbakan’a hukuka uygun mütalaalar vermiyor. Siyasi sonuçları olan mütalaalarda bulunuyorlar. Bu yanıltmalar geçmiş dönemde de olmuştur. Onlar hukukun yanında olmaları gerekirken, siyasi görüşlerinin emrinde olmuşlardır. Hukuk yoluyla demokrasi yapmakla ilgili hukukçu kurmaylarının belirlenmesi çok önemlidir. Hukuk kanunun üzerinde olan bir hadisedir. Başbakan’ın ya da diğer bakanların kendilerine mütalaa verecek hukuk danışmanlarına özgürlük tanımaları gerekir. Hukuk kurmayları, kendisinden mütalaa isteyen kişinin arzusunu dikkate alıp ona göre mütalaa veriyorsa, kişinin isteğine aykırı bir mütalaa verilmesi halinde kendisinin görevden alınacağı, tasfiye edileceği, bir daha milletvekili olamayacağı, apoletlerinin söküleceğini tahmin ediyorsa, özgürlükleri sınırlıdır.


‘Sadullah Ergin ABD'de Adalet Bakanlığı yapamazdı’


AK Parti Tüzüğü'nün 21’inci sayfasında “Demokrasinin hukuk yoluyla varlık kazandığı demokratik hukuk devleti” ibaresi mevcuttur. Hukukun üstün kurallarını ihmal ederek demokrasi olmaz. Bir denetim mekanizması, kurallar manzumesi olmalıdır. Sayın Sadullah Ergin’in HSYK kararına ilişkin “ yetki gaspı” sözleri kabul edilemez. Hükümetin hukuken ve siyaseten bunlara girmemesi daha doğruydu. Ne yapabilirdiler; “Anayasa’nın HSYK kararlarını yargı denetimine kapatan 159’uncu maddesinde değişikliğe gidelim ki bu kararlar yargı denetimine açılsın” diyebilirlerdi. Siyasi etik kuralları önemlidir. Sayın Sadullah Ergin Antakya Doğumevi ihalesinin kimlere verilmesi yönünde el yazısını taşıyan notun kendisine ait olduğunu yalanlamamıştır. Sadece bu ihalelerin o notta adı geçen kişilere verilmediğini söylemiştir. Bu konuda da iki mahkeme kararı mevcuttur. Bunlar milletvekilliği ile bağdaşmaz, etik değildir. Bir Adalet Bakanı böyle etik değerlerden yoksun olmamalıdır. ABD'de bir Adalet Bakanı adayı yanında kanunsuz işçi çalıştırdığı için bakanlığa gelememiştir. Sayın Ergin ABD'de olsa Adalet Bakanlığı yapamazdı.


'Sami Selçuk gibi biri Adalet Bakanı olmalı’


Hükümette bir değişiklik yapılmalı; Adalet Bakanlığı’na Sami Selçuk gibi siyasete girmeyen, toplumda güven uyandıran, tecrübeli bir isim getirilmeli. Buna şiddetle ihtiyaç var, AK Parti’nin programında dışarıdan bakan atama ile ilgili geniş hükümler bulunmaktadır. Sayın Ahmet Davutoğlu’nun dışarıdan hükümete dahil edilmesi gibi Sami Selçuk’un da Adalet Bakanı olmasını isterim.


'Hoşgörüsüzlük de parti kapatma sebebidir, konuşmalara dikkat’


Partiler kapatılırken devlet onları susturdu. Ama parti yönetimleri de antidemokratik uygulamalarla üyelerin ağızlarını kapattı. Parti içinde bu noktada bir muhasebe yapılması gündeme gelmiyor. Elbette kapatılma tehdidi altında bir partinin siyaset yapması mümkün değildir. Ancak Yargıtay Başsavcısı yetkiler dahilinde rutin görevini yapıyor. “Savcı gazete kâğıtlarını topladı, kapatma için düğmeye bastı” şeklinde bir anlayış etik ve doğru değildir. Bu noktada Fazilet Partisi’nin kapatılmasından önceki süreçte Meclis Uzlaşma Komisyonu’nda Sayın Mehmet Ali Şahin’in zabıtlara geçen şu sözünü hatırlatmak isterim. Sayın Şahin’in “Bir parti hakkında kapatma davasının açılması bile fevkalade önemli bir konudur” sözünü partililer dikkate almalıdır. Venedik Kriterleri’ne göre hoşgörüsüzlük de bir kapatma sebebidir. Son zamanlarda bazı bakan ve milletvekillerinin konuşmaları hoşgörüsüzlükle özdeşleşmektedir.


'Türkiye, Ergenekon'da adil yargılama açısından AİHM'de mahkûm olacak’


Meclis’te “torba kanun” denen bir olay vardır. Birçok kanunda değişiklik tek bir torba kanunla yapılmaktadır. Korkumuz, Ergenekon’un (hukuken bu ismi kullanmanın yanlış olduğuna dikkat çekiyor) bir torba davası olmasıdır. Hukuka aykırı birçok şey iddia edilebilir, ama bunların tek bir dava içinde yer alması bana “torba kanun” anlayışını hatırlatıyor. Usul hükümlerinin dikkate alınmaması, adil yargılanma hakkı bakımından bu dava neticesinde Türkiye AİHM’de epey mahkûm olacaktır.


‘Tayyibe kelime-i Tayyib gerekir’


Şu benzetmeyi zaman zaman yaparım, Tayyibe kelime-i Tayyib gerekir. Kelime-i Tayyib, güzel sözdür. Ama bu güzel sözler iyi davranışlarla taçlandırılmadıkça hüküm ifade etmez. Söz ve eylem, eylem ve işlem arasındaki uyum önemlidir. Bunu yapmıyorsanız orada bir zafiyet vardır.


‘Onlar için faullü görünen çok hareketim oldu ve…’


- Şimdi bu değerlendirmelerinizden sonra birçok akıldan benzer bir yorum geçebilir: “Başbakan, isminizi eleştirileriniz nedeniyle mi çizdi?”

Sayın Başbakan’ın kişisel tasarrufudur. Onlar bakımından benim faullü görünen çok hareketim olmuştur.

- Ne gibi?

Zannediyorum; 1 Mart Tezkeresi, Cargill Yasası, dokunulmazlıklar, mal bildirimlerinin açıklığı, harç-haraç meselesi, 1 Mayıs’ın tatil ilan edilmesi, (Bu kanun 23. dönemde çıktı). Meclis CHP tarafından olağanüstü toplantıya çağrıldığında orada bulunan tek AK Parti’li olmam, birçok kere aykırı oy kullanmam ve konuşmam... Bakın ben tüzük ve program çerçevesinde konuşuyorum. Benim bunları uygulanmasını isteme hakkım var. Ama siz bunu yaptığınız diye “fitne, fesat, bozgunculuk” yapan olarak görülüyorsanız orada sorun vardır. Ne söylediğine bakmak yerine “CHP’liler gibi konuşuyorsun” diyerek politika yapamazsınız.


'367’nin ciddi sorun olduğunu söyleyince CHP’liler gibi düşünüyorsun dediler’


- Erdoğan'a “Köşk'e çıkmayın” dediğiniz bir efsane midir?

Tarihe tanıklık itibarıyla bunların söylenmesinde beis görmüyorum. Evet, Sayın Başbakan’a 30 kişinin olduğu bir ortamda bunu söyledim. Cumhurbaşkanı’nın uzlaşmayla seçilmesi gerektiğini, Anayasa’nın da bu doğrultuda olduğunu, 367 konusunun ciddi bir konu olduğunu, 367’nin yeni olmadığını, Sayın Erdoğan Teziç’in “Anayasa Hukuku” kitabında da yer aldığını, bunu da Sayın Gül’e takdim ettiğimi ifade ettim. Ayrıca şunu da belirttim; “Sayın Özal’ın seçimine itiraz olmadığı söyleniyor, ama bu doğru bir yorum değil. Çünkü Meclis kararları, Çumhurbaşkanı seçimi dahil, Anayasa Mahkemesi’ne gitmez. Fakat 1996 yılında Meclis İçtüzüğü’nün 121’inci maddesinde değişiklik yapıldı. Cumhurbaşkanı seçimi eylemli olarak İçtüzük değişikliği niteliğinde değerlendirilerek Anayasa Mahkemesi’ne gidebilir. Ve bununla ilgili karar verilebilir. Bütün bu uğraşlardan sonuç alamıyorsanız İçtüzüğün 121’inçi maddesini değiştirin, Anayasa Mahkemesi’ne gitmenin önünü tıkayın. Anayasa’nın 96’ıncı maddesinde yazılı “Anayasa'da başkaca bir hüküm yoksa” ibaresini değiştirin ki, bu madde Cumhurbaşkanı seçimine işaret ediyor. Nitekim daha sonra Anayasa’daki bu ibare kaldırıldı.
]]>
İşte Şubat ayı ihracat rakamları! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-86938/Iste-Subat-ayi-ihracat-rakamlari.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-86938/Iste-Subat-ayi-ihracat-rakamlari.html#comments Mon, 01 Mar 2010 12:16:59 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=86938&kategori_isim=
Geçtiğimiz ay Türkiye'nin ihracatı 2009'un aynı ayına göre yüzde 12.52 artış ile 7 Milyar 911 milyon dolar olarak gerçekleşmişti. Böylece 2010 yılının ilk iki ayında toplam ihracat 16.12 milyar dolar oldu.

Geçen yılın Şubat ayında ise Türkiye'nin toplam ihracatı 6 milyar 836 milyon dolar idi.

İhracatta 3 aydır devam eden çift haneli artışların altını çizen TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi yaptığı konuşmasında şöyle konuştu;

"İhracatımızda son aylarda ciddi bir toparlanma var. 2009'un Ekim ve Kasım aylarında ihracatta yaşadığımız tek haneli büyümeden sonra tekrar çift haneli büyüme rakamlarını yakalıyoruz. Aralık ayında ihracatımız yüzde 32, Ocak ayında yüzde 12,5 arttı. Şubat ayı için de % 20,34’lük yine çift haneli bir rakam yakaladığımızı görmekten dolayı büyük mutluluk duyuyoruz."


]]>
FLAŞ! Tarkan serbest! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-86912/FLAS-Tarkan-serbest.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-86912/FLAS-Tarkan-serbest.html#comments Mon, 01 Mar 2010 10:53:18 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=86912&kategori_isim=
]]>
"Muhtıra kağıt parçasına döndü!" http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-86866/Muhtira-kagit-parcasina-dondu.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-86866/Muhtira-kagit-parcasina-dondu.html#comments Mon, 01 Mar 2010 02:06:18 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=86866&kategori_isim=
Genelkurmay'ın resmi internet sitesinde yayınlanan 27 Nisan bildirisinin Cumhurbaşkanılğı sürecine müdahale olduğunu söyleyen Ömer Çelik, "Şimdi diyorlar ki muhtarıdır, muhtıra değildir, şudur budur. Arkadaşlar size çok açık bir şey söyleyeyim. Bir şeyin muhtıra olup olmaması onun niyeti ile ölçülmez onun muhatabı olanın nasıl davrandığı ile ölçülür" dedi.

Ömer Çelik, bu durum karşısında Başbakan Erdoğan'ın çıkıp "Bu bir müdahaledir" karşı çıktığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"O 27 Nisan'da verilen, yazılan yazı karşısında, hükümet bunu görmezden gelseydi bunu kabullenseydi, alttan alsaydı, 'Emredersiniz' deseydi o işte muhtıra olurdu. Ama dirayetli bir Başbakan çıkıp da 'Bu demokrasiye müdahaledir' diyerek ona karşı koyunca, o sözde muhtıra bir kağıt parçasına döndü. Dolayısı ile verenin niyeti değil, yani tebliğ edenin niyeti değil, tebellüğ edenin tavrı sonucu belirledi. Birisi hükümeti yıkmaya teşebbüs ederse, hükümet ona direnmez şapkayı alıp giderse onun adı darbe olur. Ama şapkayı alıp gitmezse 'One minute' derse onu yapanlar çete mensubu olur. Bugün yazılan tarih herkese nasip olmaz. Bakın Türkiye değişiyor. Dünyadan çok hızlı değişiyor. Bugünler tarihin büyük resmine baktığınız zaman yüzyılda olan değişimler Türkiye'de üç beş senede oluyor. Her kula nasip olmaz. Onun için hepimiz çok şanslıyız, çocuklarımızın geleceği için umutlu olmak zorundayız."

Milletvekili Ömer Çelik, Ak Parti'nin sadece bir parti değil, bir siyasi parti değil, Türkiye'nin değişiminin dönüşümün geleceğe yürüme iradesinin temsilcisi olduğunu söyledi. Bu nedenle Ak Parti'yi diğer partilerle karşılaştırmadıklarını anlatan Çelik, "Sayın Başbakan'ı da o yüzden diğer parti liderleriyle karıştırmıyoruz. Diğerlerinin hepsi genel başkandır. Sayın Başbakan ise liderdir. Türkiye'de bir tane lider var, diğerleri genel başkan" diye konuştu.

CHP'Yİ SUÇLADI

Konuşmasında CHP'nin verdiği İçişleri Bakanı Beşir Atalay hakkında verdiği gensoruya da değinen Çelik, Sırrı Sakık'ın ortaya attığı CHP'nin 1999 seçiminde HADEP'le ittifak görüşmelerinde 20 militan istediği iddiasının da ciddiye alınması gerektiğini söyledi. Çelik şöyle konuştu:

"Geçenlerde CHP tarafından İçişleri Bakanı hakkında gensoru verildi. Bu gensorunun içeriği neydi? Habur'dan gelenlere yargı yoluyla torpil yapıldığı, bu torpil çerçevesinde gelenlerin hemen serbest bırakıldığı şeklindeydi. Tabi burda garip bir durum var. Bu iddiayı öne süren kim? Cezaevindeki bir kişiydi. Peki bu iddiayı ciddiye alıp Meclis'e getiren kim? Cumhuriyet Halk Partisi. CHP ne yapmış oluyor? Meclis'in en önemli denetim mekanizmalarından birisi olan gensoru müessesesini hapisteki bir kişinin beyanı ile gündeme getirmiş oluyor. Hapisteki bir kişinin beyanı ile hükümete gensoru veren bir kurum kendisi için de şöyle bir kapı açmış oluyor: Eğer sen inanma düzeyini hapisteki birisinin sözlerine kadar indiriyorsan o zaman Meclis'te konuşan birisinin sözlerinin hapisteki birisinin sözlerinden daha itibarlı olduğu çok açıktır. Hapisteki birinin sözlerini dikkate alıp hükümet hakkında gensoru veren bir müessese, Meclis'teki birisinin iddia ettiği bir takım tezler karşısında da bunun ciddiye alınması konusunda hiçbir karşı tez öne süremez."

]]>
FLAŞ! İl Jandarma Komutanı tutuklandı http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-86865/FLAS-Il-Jandarma-Komutani-tutuklandi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-86865/FLAS-Il-Jandarma-Komutani-tutuklandi.html#comments Mon, 01 Mar 2010 01:13:06 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=86865&kategori_isim=
Özçoban ve Kelleli'nin, 'Anayasal düzeni cebir ve şiddet yolu ile yıkmaya teşebbüs' suçlaması ile tutuklandıkları öğrenildi.

Mahkemeye sevk edilen emekli Başçavuş Ertan Karagözlü'nün de aralarında bulunduğu 7'si muvazzaf asker, 8 kişi serbest bırakıldı. Daha önce de savcılık sorgusunun ardından 5 muvazzaf asker serbest bırakılmıştı.
]]>
Cim Bom'a 'Paşa'lık sökmedi: 4-1 http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-86858/Cim-Bom-a-Pasa-lik-sokmedi-4-1.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-86858/Cim-Bom-a-Pasa-lik-sokmedi-4-1.html#comments Sun, 28 Feb 2010 21:00:41 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=86858&kategori_isim= Galatasaray'a galibiyeti getiren golleri, 29. dakikada Arda, 75. ve 84. dakikada Keita ile 82. dakikada penaltıdan Jo kaydetti.

Kasımpaşa'nın tek golü ise 65. dakikada Yekta'dan geldi.

Fenerbahçe'nin puan kaybettiği haftada kazanmayı başaran sarı kırmızılı ekip, en yakın rakibi Bursaspor ile arasındaki puan farkını 4'e çıkardı.

Bu sonucun ardından Galatasaray puanını 50'ye çıkardı ve liderliğini sürdürdü. Kasımpaşa ise 27 puanda kaldı.

Önümüzdeki hafta Galatasaray deplasmanda Eskişehirspor ile, Kasımpaşa ise sahasında Kayserispor ile oynayacak.

CİM BOM'DA EKSİK ÇOK

Turkcell Süper Lig'de Kasımpaşa'yı ağırlayan Galatasaray'da yine çok sayıda oyuncusunun eksikliği dikkat çekti. Sarı-kırmızılı ekipte, uzun süredir sakatlıkları devam eden Harry Kewell, Milan Baros ve Gökhan Zan'a, UEFA Avrupa Ligi'ndeki Atletico Madrid maçında Elano Blumer, Hakan Balta ve Uğur Uçar da eklenirken, bu isimler Kasımpaşa mücadelesinde yer alamadılar. Galatasaray'da, Beşiktaş maçında gördüğü sarı-kart nedeniyle cezalı duruma düşen Barış Özbek de bu maçta oynayamadı.

SABRİ DÖNDÜ

Üst üste yaşanan sakatlıklardan dolayı sıkıntı yaşayan Galatasaray'da, Sabri Sarıoğlu'nun dönüşü teknik heyeti rahatlattı. Turkcell Süper Lig'in ilk yarısında 23 Aralık'taki Trabzonspor maçında sakatlanan Sabri, 2 ayı aşkın bir sürenin ardından yeniden sahalara Kasımpaşa maçıyla döndü.

KASIMPAŞA'DA TEK YABANCI

Lige kötü başlayan ve ardından Yılmaz Vural yönetiminde aldığı başarılı sonuçlarla dikkat çeken Kasımpaşa, Galatasaray karşısına tek yabancı oyuncuyla çıktı. Kasımpaşa'da Brezilyalı oyuncu Moritz'in sakatlığı devam ederken, Galatasaray maçının 18 kişilik kadrosunda Kasımpaşa'da yalnız Christian Keller yer aldı ve ilk 11'de görev yaptı.

SEVİNCİ YARIM KALDI

Ali Sami Yen Stadı'nda başlayan mücadelenin henüz ilk dakikasında Kasımpaşa öne geçme fırsatı yakaladı; ama değerlendiremedi. 1. dakikada ceza sahası içinde Şahin'in yaptığı sert vuruş sonrası kaleci Franco'dan dönen topu Emre tamamlayarak filelere gönderirken, yardımcı hakem Bahattin Duran'ın kaldırdığı ofsayt bayrağı, Kasımpaşalı oyuncuların sevincinin yarım kalmasına neden oldu.

G.SARAY'IN KAPTANI SAHNEDE

Sarı kırmızılılar seyircisinin desteğiyle oyunu rakip yarı alana yıkarken; Dos Santos, Jo, Arda ve Keita ile pozisyonlara girdi. Kasımpaşa savunmasında Keller, takımının toparlayıcı ismi olarak dikkat çekti. Galatasaray aradığı golü ise 29. dakikada buldu. Servet'in ceza sahasına indirdiği topu Jo, Arda'nın önüne bırakırken, bu futbolcu yaptığı düzgün vuruşla meşin yuvarlağı ağlara yolladı ve sarı kırmızılı ekip 1-0 öne geçti: 1-0

TOP BİR O KALEDE, BİR BU KALEDE!

İkinci yarıda iki takım daha ofansif bir görüntü sergilerken; savunmada büyük boşluklar oluştu. 51. dakikada sağ kanattan Sabri'nin orta-şut karışımı vuruşunu kaleci Murat Şahin son anda kornere çelerken; 57. dakikada Giovani dos Santos'un da 18 yayı üzerinden sert şutunu kurtardı.

Kasımpaşa ise Cenk ve Ali Güneş ile girdiği pozisyonları değerlendiremedi. Murat Erdoğan'ın pasında ceza alanı solunda topla buluşan Cenk'in şutu auta giderken; Ali Güneş'in ceza alanı dışından sert vuruşu direk dibinden auta çıktı.

KASIMPAŞA GOLÜ BULDU

Kasımpaşa iki dakika top çevirdikten sonra golü buldu. 64. dakikada ceza alanı sağ dış bölgesinde Ali Güneş'in yaptığı ortayı, arka direk bölgesinde Yekta kontrol etti. Galatasaray savunmasının hazırlıksız yakalandığı pozisyonda Yekta'nın vuruşu Leo Franco'nun yanından giderek ağlarla buluştu: 1-1

KEITA'DAN ŞIK BİR GOL!

Sarı kırmızılı ekip, beraberlik golünün ardından rakip kalede baskısını artırmaya devam ederken, 74. dakikada Kader Keita güzel bir voleyle takımını öne geçirdi. Giovani dos Santos'un ceza alanı üzerinden şutu Murat Şahin'den döndü. Arda Turan kafayla sola çıkardı. Ceza alanı sol köşesinden Keita topa müthiş vurdu ve meşin yuvarlak ağlara gitti: 2-1

KORAY KIZARDI! JO'NUN 2. GOLÜ!

Mücadelenin 79. dakikasında ceza alanı içinde Koray, Jo'yu formasından çekerek düşürdü ve Mustafa Kamil Abitoğlu penaltı noktasını işaret etti. Ardından Koray'a kırmızı kart çıkarken; penaltı atışını kullanan Jo meşin yuvarlağı filelere gönderdi: 3-1

KEİTA YİNE SAHNEDE

84. dakikada Giovani dos Santos sol kanattan çok etkili geldi. Keita'ya pasını verdi. Fildişili oyuncu 18 yayı üzerinden şutunu çekti ve Murat'ı bir kez daha mağlup etti: 4-1

DOS SANTOS KENDİNE GELDİ

Galatasaray'ın devre arasında transfer ettiği Giovani dos Santos, sağ kanatta Sabri ile birlikte iyi bir görüntü sergiledi. Jo'yu gol pozisyonlarına sokan Dos Santos'un, ilk yarının son dakikasında ceza alanı dışından şut denemesi direk dibinden auta gitti. İkinci yarıda takımının ofansif anlamda aktif olmasına katkıda bulunan Dos Santos, kaleci Murat Şahin'i geçemedi. Keita'nın ikinci golünde ise asisti yapan oyuncu oldu.

MAÇTAN DAKİKALAR (İLK YARI)

1. dakikada ceza sahası içinde Şahin'in yaptığı sert vuruş sonrası kaleci Franco'dan dönen topu Emre tamamlayarak filelere gönderirken, yardımcı hakem Bahattin Duran'ın kaldırdığı ofsayt bayrağı, Kasımpaşalı oyuncuların sevincinin yarım kalmasına neden oldu.
4. dakikada Galatasaray'ın sol taraftan kullandığı frikikte, Keita'nın vuruşunda, kaleci Murat Şahin son anda topu kornere çeldi.
5. dakikada ceza sahasında sağ çaprazda topla buluşan Jo'nun sert vuruşunda, top kaleci Murat Şahin'den döndü. Jo'nun dönen topa ikinci kez yaptığı vuruşta, meşin yuvarlak auta çıktı.
7. dakikada Ayhan'ın ceza yayı içinde yerden sert şutunda, top az farkla yandan auta gitti.
17. dakikada sağdan Giovani'nin ceza sahasına yaptığı ortada arka direkte iyi yükselen Jo, kafa vuruşunu yaparken, top savunmada Keller'e çarparak, kornere gitti.
25. dakikada sağdan Keita'nın ortaladığı topu ceza sahası içinde Giovani, ilk hamlede kontrol edemeyince kalesini terk eden Murat Şahin tehlikeyi önledi.
26. dakikada Mehmet'in ara pasıyla soldan Kasımpaşa defansının arkasına sarkan Giovani'nin kale önüne çevirdiği topa müdahale ederek kornere gönderen Barış, rakibinin önemli bir gol fırsatını bertaraf etti.
29. dakikada Galatasaray, Kasımpaşa karşısında 1-0 öne geçti. Servet'in ceza sahasına indirdiği topu Jo, Arda'nın önüne bırakırken, bu futbolcu yaptığı düzgün vuruşla meşin yuvarlağı ağlara yolladı.
42. dakikada Ayhan'ın pasında Giovani'nin sağ çaprazdan ceza sahasına girmeden yaptığı sert vuruşta, top üstten auta çıktı.
45+2. dakikada ceza sahası önünde Keita ile verkaç yapan Giovani'nin vuruşunda, top yandan az farkla auta gitti.

MAÇTAN DAKİKALAR (İKİNCİ YARI)

51. dakikada ceza sahası dışında sağ çaprazdan Sabri'nin direkt kaleye gönderdiği topu, kaleci Murat Şahin tokatlayarak güçlükle kornere gönderdi.
56. dakikada gelişen Galatasaray atağında Giovani'nin ceza sahasındaki vuruşunda, kaleci Murat Şahin topu iki hamlede kontrol etti.
57. dakikada Murat Erdoğan'ın ara pasıyla Galatasaray ceza sahasına giren Cenk'in vuruşu istediği gibi olmayınca, top yerden kaleye paralel olarak dışarı çıktı.
58. dakikada ceza sahası dışında Ali Güneş'in yaptığı sert vuruşta top yandan az farkla auta çıktı.
65. dakikada Kasımpaşa beraberliği sağladı. Sağdan Ali Güneş'in pasında kale önünde topu kontrol eden Yekta, düzgün bir vuruşla meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu: 1-1.
70. dakikada Mehmet'in pasıyla ceza yayı üzerinde topla buluşan Giovani'nin sert vuruşunda, top az farkla yandan auta çıktı.
75. dakikada Galatasaray skoru 2-1 yaptı. Çalımlarla ceza sahasına giren Giovani'nin sert vuruşunda top kaleci Murat Şahin'den döndü. Arda, dönen topu kafa ile ceza sahası dışında sağ tarafta bulunan Ketia'ya gönderirken, bu futbolcu gelişine yaptığı çok şık vuruşla topu ağlarla buluşturdu: 2-1.
80. dakikada Jo, ceza sahasında Koray'ın müdahalesiyle yerde kalırken, hakem Mustafa Kamil Abitoğlu penaltı noktasını gösterip, Kasımpaşalı oyuncuya da kırmızı kart gösterdi.
82. dakikada penaltı atışını kullanan Jo, meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu: 3-1.
84. dakikada Galatasaray farkı 3'e çıkardı. Giovani'nin pasıyla ceza sahasında topla buluşan Keita, meşin yuvarlağı kaleci Murat Şahin'in sağından ağlara yolladı: 4-1.
90. dakikada Keita'nın ara pasında Jo, Kasımpaşa defansının arkasına sarkarken, zamanında kalesini terk eden Murat Şahin meşin yuvarlağı uzaklaştırdı.

GALATASARAY: 4 - KASIMPAŞA: 1

Stat: Ali Sami Yen
Hakemler:
Mustafa Kamil Abitoğlu, Bahattin Duran, Serkan Ok 
Galatasaray: Franco, Sabri, Neill, Servet, Caner, Mehmet, Ayhan, Keita  (Dk. 90 Emre Güngör), Giovani  (Dk. 90+1 Emre Çolak), Arda  (Dk. 78 Mustafa ), Jo 
Kasımpaşa: Murat Şahin, Keller, Koray, Barış, Ergün, Yekta  (Dk. 85 Merthan), Murat Erdoğan, Emre, Sancak  (Dk. 46 Ali Güneş ), Şahin, Cenk
Goller: Dk. 29 Arda, Dk. 75 ve 84 Keita, Dk. 82 Jo (Penaltıdan) (Galatasaray), Dk. 65 Yekta (Kasımpaşa)
Kırmızı Kart: Dk. 80 Koray (Kasımpaşa)
Sarı Kart: Dk. 3 Barış (Kasımpaşa)

]]>
Anayasa değişikliği için tarih verdi! http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-86856/Anayasa-degisikligi-icin-tarih-verdi.html http://www.haber24.com/Manset-Haber/1-86856/Anayasa-degisikligi-icin-tarih-verdi.html#comments Sun, 28 Feb 2010 20:34:59 +0000 Haber24 http://www.haber24.com/index.php?sayfa=1&icerik_id=86856&kategori_isim= Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanlarında önemli atılımların gerçekleştirilmeye devam edebilmesi için başta Anayasa olmak üzere ilgili mevzuatta gereken değişikliklerin süratle hayata geçirilebilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, “Bu hususu teminen bir anayasa değişikliği paketi en kısa zamanda, farklı alanlarda yasa değişikliklerini içeren bir reform paketi de Mart ayı sonuna kadar TBMM'ye sunulacaktır” dedi.


Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın ev sahipliğinde  Yeni Başbakanlık'ta yapılan “19. AB Reform İzleme Grubu Toplantısı”nın ardından  yaptığı açıklamada, toplantı aracılığıyla AB'ye katılım noktasındaki gelişmelerin  ele alındığını, eksikliklerin gözden geçirildiğini ve ilerleyen döneme yönelik  takvimin, yapılacakların değerlendirildiğini söyledi.

Bugün Bağış'ın yanı sıra Adalet Bakanı Sadullah Ergin, İçişleri Bakanı  Beşir Atalay ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ilgili TBMM komisyon başkanları  ve bürokratların katılımıyla verimli bir toplantı yapıldığını ifade eden Başbakan  Erdoğan, TBMM'nin Türkiye'nin AB'ye katılım sürecindeki büyük desteği ve önemine  binaen, davetli meclis komisyon başkanları ile mevcut desteğin geliştirilmesi  amacıyla TBMM'de izlenebilecek özel çalışma usulleri üzerinde fikir alışverişinde  bulunduklarını kaydetti.

Başbakan Erdoğan, toplantıda, başta Türkiye'nin AB İletişim Stratejisi ve  İspanya dönem başkanlığı sırasında ağırlık verilecek konular olmak üzere, katılım  sürecinde ilerleyen döneme ilişkin yol haritasının değerlendirildiğini belirtti.
23 numaralı “Yargı ve Temel Haklar Faslı”nın fiili müzakerelere  açılabilmesi için 2008 yılı başından itibaren hazırlıklarına başlanılan ve  kapsamlı bir istişare süreci sonrasında kabul edilip 2009 yılı eylül ayında AB  Komisyonu'na gönderilen “Yargı Reformu Stratejisi ve Eylem Planı”nın uygulanma  sürecinin grup tarafından yakından takip edildiğini dile getiren Erdoğan, şunları  söyledi:
“Son günlerde kamuoyunda yoğun şekilde tartışılan bir husus yargı  bağımsızlığının güçlendirilmesi, yargının tarafsızlığının geliştirilmesi ve bu  bağlamda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun objektiflik, tarafsızlık ve  şeffaflık temelinde uluslararası belgeler ışığında geniş tabanlı temsil esasına  göre yeniden yapılandırılması konusudur. Bu konu söz konusu strateji ve eylem  planının kısa vadeli öncelikleri arasında yer almaktadır.

Yargı Reformu Stratejisi ve Eylem Planı, güncel tartışmalardan bağımsız  ve zamanlama bakımından da bu tartışmalardan çok önce hazırlanmıştır. Bu  çerçevede öngörülen tedbirlerin bir an önce hayata geçirilmesi için gereken  kararlılığın gösterilmesi hususu bu toplantıda bir kez daha vurgulanmıştır.

Ülkemizde demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanlarında  önemli atılımların gerçekleştirilmeye devam edebilmesi amacıyla başta Anayasamız  olmak üzere, ilgili mevzuatımızda gereken değişikliklerin geçmişteki gibi süratle  hayata geçirilebilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu hususu teminen bir anayasa  değişikliği paketi en kısa zamanda, farklı alanlarda yasa değişikliklerini içeren  bir reform paketi de Mart ayı sonuna kadar TBMM'ye sunulacaktır.”

]]>