Türkiye’den ABD’ye uzanan iki hikaye bu… Biri ismini kocaman harflerle Hollywood film müziklerine yazdırmış başarılı bir prodüktör, diğeri onunla benzerlikler taşıyan bir yolda ilerlemeye çalışan başarılı azimli çalışkan bir müzisyen.
Sizlere 2006 yılında kaybettiğimiz, Türkiye’nin göğsünü yaptığı başarılı eserlerle defalarca kabartmış bu haber vesilesiyle de kendisini rahmet ve özlemle andığımız bir üstadın, Arif Mardin’in arkasından minik adımlarla da olsa yürüyen genç bir yetenekten bahsetmek istiyorum.
40 yılı aşmış kariyerinde 60 'a yakın Altın ve Platin Plak Ödülü almış, 15 kez Grammy Ödülü'ne aday olmuş, 12 kez de Grammy ödülü kazanmış bir müzik üstadıydı O...
Arif Mardin
Hollywood filmlerinde kullanılmış ve altında imzasının olduğu bir çok film müziğiyle göğsümüzü kabartmasının yanında dünyanın en büyük konservatuarı Berklee Müzik okulunda Full burslu okuyan ilk Türk unvanına sahip . Dört senelik müzik eğitimini 1,5 yılda tamamlamış olan Mardin, henüz konservatuarda okuyan bir öğrenciyken bile Türkiye’nin adını başarılı bir şekilde duyurmuş, boşluğu kolay kolay doldurulamayacak büyük bir müzik adamıydı…
Ve Utar Artun…
Hacettepe üniversitesi konservatuarı okul 2’cisi, bölüm 1’incisi.
“ Utar’dan daha iyi bir öğrenci yetiştiremem! ” diyerek mesleğine veda eden Türkiye’nin en saygıdeğer müzik hocalarından Doç. Dr. Haşim Yedican’ın öğrencisi.
Utar Artun, Arif Mardin’in başarılı kariyerinde önemli yer arz eden Berklee Müzik okulunun Fransa’da düzenlediği yarışmayı kazanarak Hollywood’un film müziklerine imzasını atacak başarılı müzisyenlerden biri olma yolunda en büyük adımlardan birini attı.
Başarılı öğrenciliğini ABD’de sürdüren Artun’un konservatuara girdikten 2 ay sonra bulunduğu sınıftan üstün bir öğrenci görülmesi dolayısı ile 3’üncü sınıfa atlatılması, sonrasında Berklee’nin son sınıfların da dahil edildiği ve kendi bünyesinde yapmış olduğu yarışmadan “Onur Ödülü”nü almaya hak kazanması Türkiye’deki müzik hocasının istifa gerekçesine layık olma yolundaki azmini gösteriyor bence.
Yazıyı okurken, daha yolun başında olan genç bir yeteneğin bir iki benzerlikten yola çıkarak Arif Mardin’e benzetilmesinden dolayı kızabilir, söylenebilirsiniz de.
O’nu ilk tanıdığımda bana Arif Mardin’i anımsatması, benzer şeyleri söyletmişti sonrasında yaptığım özeleştirimde.
Ama bu gereksiz kibirli tavırdan çıkmamı sağlayan müthiş(!) bir şey keşfettim . Kalite kokan bir müziği ayırt etmek istiyorsanız, ikinci ders olarak dinlemenizi tavsiye ederim.
Not: Birincisi Ajdar’dan “Çikita Muz”!
“Sarı sarı gezerim bazı bazı yüzerim hayat böyle değil mi durmadan yenilerim… …. hesap veremem ben free free gezerim… sarışınım evet ama aptal değilim …” (Bu kadarına şükredin. Ben müziklisini dinledim!)
Şu sözlerin güzelliğini(!) anlattığı (!) ve bende yarattığı duyguları hissedince, kurduğum benzerliklerin üstada haksızlık değil, genç bir yeteneğin bizlere aynı gururu yaşatabileceği ümidi olduğunu anladım ve paylaşmak istedim.
Ümit ettiğim başka bir şey daha var…
Eğitimine devam etmek için çalışmak zorunda kalan Utar’ın, tıpkı kendisinin hayatından bazı kesitleri benzettiğim üstadı gibi burs almasını sağlayacak kimselerin O’nu fark etmesi.
Belki bu sayede bir gün biri de Utar Artun’un hayatından örneklerle başka bir genç yeteneğin hikayesini anlatır sizlere…
Haber24 Yaşam Editörü: Zeynep Fars